Bizi Takip Edin

Diplomasi

Zelenskiy’nin 20 maddelik barış planı: Trump başkanlığında Barış Konseyi

Yayınlanma

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya ile savaşı sona erdirmeyi amaçlayan 20 maddelik planın detaylarını ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Belgede, Donald Trump liderliğinde bir Barış Konseyi kurulması, ihtilaflı bölgeler için referandum ihtimali ve 800 milyar dolarlık yeniden imar fonu öne çıkıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya ile devam eden savaşı sonlandırmayı hedefleyen 20 maddelik kapsamlı planı kamuoyuna duyurdu.

Belge, güvenlik garantilerinden toprak paylaşımına, nükleer santralin yönetiminden uluslararası denetim mekanizmalarına kadar birçok kritik başlığı içeriyor.

Planın güvenlik ayağında, Ukrayna’nın egemenliğinin teyit edilmesi ve Rusya ile temas hattının izlendiği bir saldırmazlık anlaşması imzalanması talep ediliyor. Kiev yönetimi, barış zamanında ordu mevcudunun 800 bin askerle sınırlandırılmasını kabul ediyor.

Buna karşılık ABD, NATO ve Avrupa ülkelerinden, Kuzey Atlantik İttifakı’nın 5. Maddesi benzeri güvenlik garantileri isteniyor.

Rusya’nın yeni bir askeri müdahalesi durumunda, bu garantörlerin askeri yanıt vermesi ve yaptırımları yeniden devreye sokması öngörülüyor. Ayrıca Rusya’nın, Avrupa ve Ukrayna’ya saldırmazlık politikasını yasalarla güvence altına alması talep ediliyor.

Ukrayna’nın nükleer olmayan statüsünün kayda geçirildiği belgede, ülkenin AB üyeliği için kesin bir tarih belirlenmesi ve sürecin takvime bağlanması şartı yer alıyor.

Toprak meselesinde ‘mevcut hatlar’ ve referandum şartı

Belgenin en tartışmalı maddelerinden biri toprak paylaşımını ilgilendiriyor. Ukrayna tarafı, Rusya’nın Dnepropetrovsk, Nikolayev, Sumı ve Harkov bölgelerinden tamamen çekilmesini istiyor. Donetsk, Lugansk, Zaporojye ve Herson bölgelerinde ise “olduğumuz yerde duralım” ilkesinin uygulanması teklif ediliyor.

Rusya’nın Ukrayna güçlerinin Donetsk bölgesinden çıkmasını talep ettiği, ABD’nin ise bu noktada “Serbest Ekonomik Bölge” formülüyle bir uzlaşı önerdiği belirtiliyor.

“Olduğumuz yerde duralım” ilkesi üzerinde anlaşma sağlanamaması halinde, Serbest Ekonomik Bölge seçeneğinin ancak Ukrayna’da yapılacak ve tüm belgenin oylanacağı bir referandumla mümkün olabileceği vurgulanıyor.

Yeniden imar için 800 milyar dolarlık fon

Zaporojye Nükleer Santrali’nin durumu konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı sürüyor. ABD, santralde Amerikan tarafının kilit rol oynadığı üçlü bir yönetim önerirken, Kiev yönetimi ABD ve Ukrayna’nın eşit şartlarda ortak yönetimini savunuyor.

Ekonomik başlıklar altında, Ukrayna’nın yeniden imarı için 800 milyar dolar büyüklüğünde fonlar oluşturulması ve ABD ile hızlandırılmış serbest ticaret anlaşması imzalanması hedefleniyor. Ayrıca küresel kalkınma paketini içeren ayrı bir yatırım anlaşması yapılması planlanıyor.

Trump liderliğinde ‘Barış Konseyi’

Anlaşmanın hukuki bağlayıcılığa sahip olacağını belirten Zelenskiy, uygulamanın denetimi için dikkat çekici bir mekanizma önerdi. Plana göre, anlaşmanın takibi ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki bir “Barış Konseyi” tarafından yürütülecek.

Belgede ayrıca şu maddeler sıralanıyor:

  • Rusya ve Ukrayna, anlaşmaları güç kullanarak değiştirmeme taahhüdünde bulunacak.
  • Rusya, Ukrayna’nın Dinyeper Nehri ve Karadeniz’i ticari faaliyetler için kullanmasını engellemeyecek.
  • Kinburn Burnu askerden arındırılacak.
  • Siviller, çocuklar ve siyasi mahkûmlar dahil olmak üzere “herkes için herkes” ilkesiyle esir takası yapılacak.
  • Ukrayna’da okullarda ırkçılık ve önyargıları gidermeye yönelik eğitim programları uygulanacak.
  • Anlaşmanın imzalanmasının ardından Ukrayna’da en kısa sürede seçimlere gidilecek.

Tüm tarafların belirtilen şartları kabul etmesi durumunda, tam kapsamlı ateşkes rejimi derhal yürürlüğe girecek.

Trump’ın ‘Barış Planı’ Avrupa’nın ‘Orta ve Doğu Avrupalılaşmasını’ Hızlandıracak

Diplomasi

AB, Airbus ile Boeing arasındaki ticaret ateşkesini sürdürecek

Yayınlanma

AB ülkeleri perşembe günü, uzun süredir devam eden Airbus-Boeing anlaşmazlığı kapsamında Birliğin ABD’ye uyguladığı misilleme gümrük vergilerini askıya almaya karar verdi.

İlk olarak POLITICO tarafından bildirilen bu adım, AB ile ABD arasındaki gerginliklerin azaldığı bir dönemde Brüksel’in transatlantik ticaret savaşının yeniden alevlenmesini önlemeye çalışmasıyla ortaya çıktı.

Bu hafta Avrupa Birliği, geçen yıl Başkan Donald Trump ile imzaladığı ticaret anlaşmasına nihai onayını verdi.

Perşembe günkü oylama, AB’nin misilleme gümrük vergilerinin askıya alınma süresini uzatıyor. Bu vergiler, uçak, tütün ve alkollü içecekler gibi 4 milyar dolarlık ABD menşeli ithalatı etkiliyor.

Bu vergiler, Airbus ve Boeing’e verilen sübvansiyonlar konusundaki transatlantik anlaşmazlığın doruk noktasında 2020 yılında uygulanmaya başlanmıştı.

Neredeyse yirmi yıl boyunca, Avrupa Birliği ve ABD birbirlerini Airbus ve Boeing’e yasadışı sübvansiyon sağlamakla suçladı.

Yıllar süren hukuki mücadelelerin ardından Dünya Ticaret Örgütü her iki tarafın da kuralları ihlal ettiğine karar verdi ve bu karar, 11,5 milyar dolarlık ikili ticareti etkileyen misilleme gümrük vergilerinin yolunu açtı.

2021 yılında Avrupa Komisyonu ile Biden yönetimi arasında varılan ateşkes, o günden bu yana anlaşmazlığı askıya almıştı. Ateşkesin süresi 11 Temmuz’da dolacaktı.

Bir AB yetkilisi, yeni askıya alma süresinin ne kadar olacağı konusunda Washington ile Brüksel arasında müzakerelerin halen sürdüğünü belirtti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO, Ankara zirvesinde dev silah anlaşmaları imzalayacak

Yayınlanma

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO zirvesinde müttefiklerin milyarlarca dolarlık yeni silah sözleşmeleri ve savunma sanayisi üretimi taahhüt etmesi bekleniyor. Politico’ya konuşan diplomatlar, liderler bildirisinin taslağında Ukrayna’ya askeri destek, Rusya ve İran’a dair kritik başlıkların yer aldığını bildirdi.

NATO müttefiklerinin, gelecek ay Ankara’da düzenlenecek ittifak zirvesinde milyarlarca dolar değerinde yeni silah sözleşmeleri imzalamayı ve silah üretimini artırmayı taahhüt etmesi bekleniyor.

Beş NATO diplomatının Politico’ya verdiği bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıl göreve dönmesinden bu yana müttefikleri sürekli eleştirmesine rağmen, ülkeler ortak bildiride NATO’nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma taahhüdünü teyit etmeye ve Rusya’yı yeniden uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlamaya hazırlanıyor.

Trump dahil NATO liderleri, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’nin başkenti Ankara’da bir araya gelecek. Zirve, Avrupa ülkelerinin İran’daki savaşta Washington’a yeterli desteği vermediğine yönelik ABD eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşecek.

Diplomatlar, konunun hassasiyeti nedeniyle gizli kalması koşuluyla taslak bildirinin ayrıntılarını paylaşarak ortak açıklamanın geçen yıl olduğu gibi kısa tutulacağını belirtti.

NATO büyükelçileri, son dakikaya kadar değişiklik yapılabilecek liderler bildirisinin detaylarını müzakere etmeyi sürdürüyor. Metin, Ankara’da devlet ve hükümet başkanları tarafından onaylanacak.

Silah sözleşmelerinin kesin tutarı henüz netleşmezken, tedarik anlaşmalarının en azından bir kısmının önceden kararlaştırılarak yeniden paketlenmesi öngörülüyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefikler arasındaki iç anlaşmazlıkları perdeleyecek birleştirici bir başlık bulma arayışıyla zirvenin odağını öncelikle savunma sanayisi üretimini artırmaya kaydırmak istiyor.

İttifak genelinde üretimi ölçeklendirme çabası, Avrupa savunma sanayisini yüksek maliyetli butik silahlardan hızlı kitle üretimine geçirme zorluğunu yansıtıyor.

Rutte, ABD’nin de yararına olacak yeni savunma anlaşmaları vaat ederek Trump’ın önemsediği ekonomik argümanları öne çıkarmayı hedefliyor.

Geçen hafta müttefiklerin 2035’e kadar GSYİH’lerinin yüzde 3,5’ini savunmaya harcamayı kabul ettiğini hatırlatan Rutte, Avrupa müttefikleri ve Kanada’nın geçen yıl, 2024’e kıyasla savunma bütçelerine 139 milyar dolar daha fazla kaynak aktardığını açıklamıştı.

Taslak metne göre NATO müttefikleri, Ukrayna’ya 70 milyar avroluk askeri destek sağlama taahhüdünde bulunurken gelecek yıl için de en az bu miktara eş değer bir kaynak vaat ediyor.

Politico’nun ilk kez duyurduğu ve ABD’nin katılması beklenmeyen bu finansman hedefi, bir diplomata göre zirvedeki en tartışmalı konulardan biri olmaya aday.

Ancak kıdemli bir başka NATO diplomatı, taslak bildiri üzerindeki görüşmelerin genel olarak pürüzsüz ilerlediğini kaydetti.

CSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması

Avrupa kendi savunmasında daha fazla rol üstlenmeyi taahhüt ediyor

ABD’nin önceliklerini başka bölgelere kaydırmasıyla birlikte, Avrupa’nın kıtanın caydırıcılık ve savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi konusu da bildirinin merkezinde yer alacak.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, geçen hafta müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları için baskı yapmak amacıyla Avrupa’daki Amerikan askeri varlığına ilişkin altı aylık bir inceleme başlatılacağını duyurmuştu.

Bu karar, Washington’ın müttefiklerine, savaş durumunda NATO’nun kullanabileceği uçak, denizaltı ve insansız hava araçları gibi muharebe teçhizatlarının tahsisini derhal azaltacağını bildirmesinden sadece haftalar sonra geldi.

Diplomatlar, Avrupalı müttefiklerin taslak metinde derin darbe yetenekleri, hava savunma sistemleri ve insansız hava araçlarına yatırımı vurgulayarak kıta savunmasında daha fazla rol üstlenme sözü verdiklerini aktardı.

Cephe hattının arkasındaki düşman hedeflerini vurabilen uzun menzilli füzeler, yani derin darbe yetenekleri, ABD ile Avrupa arasında anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.

Avrupalı ülkeler Rusya’yı caydırmak için bu teknolojiyi geliştirmek isterken, Washington bu tür silahların Avrupa tarafından operasyonel hale getirilmesine mesafeli yaklaşıyor.

Pentagon, Moskova’nın bunu bir gerilim tırmanışı olarak algılayabileceği gerekçesiyle son dönemde Almanya’ya Tomahawk füzeleri göndermeyi reddetmişti.

NATO müttefikleri, Avrupa ile Washington arasındaki bir diğer gerilim kaynağı olan İran’daki savaşı da yumuşatmayı hedefliyor.

ABD, çatışmayı sona erdirmek için ön bir anlaşma imzalamış olsa da Avrupalı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi çözülmemiş konuların Ankara’daki zirvede ana gündem maddesi haline gelmesinden endişe ediyor.

Diplomatlar, savaşa dair derin görüş ayrılıklarına rağmen Trump’a bir zeytin dalı uzatmak amacıyla taslak bildiride müttefiklerin İran’a kritik ticaret rotasında seyrüsefer serbestisine saygı gösterme çağrısında bulunacağını belirtti.

Taslak metinde ayrıca, İran’ın asla nükleer silah edinmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Donald Trump: Andy Burnham aşırı liberalmiş

Yayınlanma

Donald Trump, Birleşik Krallık’ın muhtemel başbakanı hakkında yaptığı ilk açıklamada, Andy Burnham’ın “aşırı liberal” olduğunu duyduğunu söyledi.

Greater Manchester’ın eski belediye başkanı hakkında ne bildiği sorulduğunda Trump şöyle dedi:

“Hiçbir şey bilmiyorum. Sanırım bir kasabanın belediye başkanıymış. Duyduğuma göre aşırı liberalmiş, gerçekten aşırı. Bu da muhtemelen Kuzey Denizi’ni açmayacağı anlamına gelir.”

Burnham’ın, İşçi Partisi lideri ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ı koltuğundan etmek için yürüttüğü kampanya iç politikaya odaklanmış olsa da, ABD başkanıyla ilişkisini yönetmek onun en büyük zorluklarından biri olacak.

6 Ocak 2021’deki Kongre Binası isyanları sırasında Burnham, X’te yaptığı açıklamada, “Trump’a zaman ayıran herhangi bir Birleşik Krallık politikacısı şu anda utanmalı,” demişti.

Geçen yıl Burnham, The London Economic’e verdiği bir röportajda ABD başkanını “dünyaya istikrarsızlık getirdiği” için eleştirmişti.

Makerfield ara seçim kampanyasının son günlerinde, Burnham, Birleşik Krallık’ın “toplumdaki insanların artık birbirleriyle işbirliği yapmadığı, kutuplaşmış, zehirli bir siyaset” olarak tanımladığı Amerikan siyasetine doğru bir yol izlemesinden duyduğu endişeleri dile getirmişti.

İngiltere’de Burnham adım adım başbakanlığa yürüyor

Fakat Burnham ABD başkanının adını açıkça anmaktan kaçınmıştı.

Starmer, İran’daki savaşı desteklememesi nedeniyle Trump tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. ABD başkanı onu “Winston Churchill değil” diyerek hedef almıştı. 

Trump ayrıca, Starmer hükümetini, Birleşik Krallık’ın petrol ve gaz endüstrisini yok etmeye yönelik bir girişim olarak nitelendirdiği politikalar nedeniyle defalarca eleştirdi.

Geçen hafta sonu Truth Social’da paylaştığı bir gönderide Trump, Starmer’ın enerji konusunda “büyük bir başarısızlık” yaşadığını söyledi.

Burnham’ın 2024 yılında İşçi Partisi’nden Liverpool şehir bölgesi belediye başkanı Steve Rotheram ile birlikte kaleme aldığı Head North adlı kitabında ikili, Trump’ın “politikacıların yaşadıkları yeri ihmal ettiğini düşünen; politikacıların kendi ailelerini değil, diğer aileleri etkileyen meselelere odaklandığını hisseden insanlarla bağlantı kurmada etkili” olduğunu kabul etmişti.

Ayrıca, ulusal siyaseti domine eden Washington ve Londra’daki elitlere karşı hayal kırıklığına uğramış ABD ve Birleşik Krallık seçmenleri arasında paralellikler kurdular.

Burnham uzun süredir daha radikal bir yetki devri çağrısında bulunuyor ve Başbakanlık faaliyetlerinin bir kısmını Manchester’a kaydırmayı düşünüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English