Bizi Takip Edin

Asya

Trump’ın ‘Kurtuluş Günü’ vergileri Asya’yı nasıl etkileyecek?

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Asya ülkelerine yönelik %49’a varan kapsamlı gümrük vergilerini açıklayarak bu hamlenin gelirleri artıracağını ve yerli üretimi canlandıracağını savundu.

Yeni vergiler, Trump yönetiminin ABD ihracatına uygulanan vergiler ve tarife dışı engeller için “karşılıklı” önlemler olarak tanımladığı vergilerle birlikte 5 Nisan’da yürürlüğe girecek olan tüm ülkelere yönelik %10’luk bir temel tarifeyi içeriyor. Bu karşılıklı oranlar 9 Nisan’da 60 ülkeden ithalatı vuracak.

Nikkei Asia, gümrük vergilerinin Asya’ya olası etkilerini derledi.

Trump’ın kapsamlı gümrük vergileri uygulama gerekçesi nedir?

Trump diğer ülkelerin “adil olmayan” ticaret uygulamalarıyla mücadele etme sözü vermişti. ABD Başkanı çarşamba günü yaptığı açıklamada “yabancı liderlerin işlerimizi çaldığını, yabancı dolandırıcıların fabrikalarımızı yağmaladığını ve yabancı leş yiyicilerin bir zamanlar güzel olan Amerikan rüyamızı parçaladığını” söyledi.

Federal kurumlar aalı günü ortakların uygulamalarını değerlendiren raporlar sundu ve şu anda hedef alınan ekonomilerin çoğu ABD ile büyük mal ticareti fazlalıklarına sahipti.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında ABD en büyük mal ticareti açığını Çin ile verirken, onu Avrupa Birliği, Meksika, Vietnam, İrlanda, Almanya, Tayvan, Japonya, Güney Kore, Kanada, Hindistan ve Tayland takip ediyordu. Başkan, birçok ülkenin Amerikan ihracatına ticari kısıtlamalar ve gümrük vergileri koyduğunu belirterek Tayland, Vietnam ve Hindistan’ın ABD’den gelen motosikletlere %60’ın üzerinde gümrük vergisi uyguladığına işaret etti.

Bazı ekonomistler Vietnam’a uygulanan %46, Kamboçya’ya uygulanan %49 ve Laos’a uygulanan %48 oranındaki yüksek gümrük vergilerinin, Çinli şirketlerin ürünlerini bu Güneydoğu Asya ülkeleri üzerinden geçirerek Çin’e uygulanan gümrük vergilerinden kaçınmaları nedeniyle konulmuş olabileceğini belirtiyor.

Singapur’daki ISEAS – Yusof Ishak Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Jayant Menon şunları söyledi: “ Karşılıklı oranların nasıl hesaplandığı tam olarak belli değil, ancak ticaret açığının dolar miktarının ABD’ye yapılan ihracatın dolar miktarına bölünmesine ve ardından %10’luk bir tabanla yarıya indirilmesine dayanıyor gibi görünüyor. Daha önce açıklandığı gibi, ABD’li ihracatçıların karşılaştığı farklı tarife ve tarife dışı engellerin bir kombinasyonuna dayanmıyor gibi görünüyor.”

Menon sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuç olarak bu uygulama keyfi ve ticari alışverişin yürütülmesi açısından yararsızdır. Ayrıca ticaret politikasının silah haline getirilmesini de yeni boyutlara taşıyor.”

Trump ve ‘Kurtuluş Günü’: Gümrük vergilerinden ötesi

Yeni gümrük tarifeleri öncekilere kıyasla nasıl işliyor?

Trump yönetimi karmaşık bir tarife politikaları ağı oluşturdu ve tüm vergiler diğerlerinin üzerine yığılmadı.

Örneğin çarşamba günü Çin’e %34 gümrük vergisi getirildi. Bunun, Trump’ın fentanil akışları nedeniyle Çin mallarına zaten uyguladığı %20’lik ek vergilerin ve ABD’nin daha önce başlattığı mevcut tarifelerin üzerine geldiği anlaşılıyor. Gerçekte, bazı Çin ürünleri yaklaşık %80’lik toplam tarife oranlarına tabi olacak.

Citi analistleri Çin malları üzerindeki ortalama efektif tarife oranını %65 olarak tahmin etmiş ve bunu “ABD-Çin ticareti için neredeyse yasaklayıcı bir tarife seviyesi” olarak tanımlamışlardır. Analistler, “böylesine uç bir senaryoda”, potansiyel dengeleme önlemleri hesaba katılmadan önce, etkinin Çin’in büyümesinde yüzde 2,4 puan ve ihracatında 15,4 puanlık bir düşüşe yol açabileceğini yazdılar.

Öte yandan Trump’ın çarşamba günü yayınladığı kararnamede, yeni gümrük vergilerinin daha önce açıklanan çelik, alüminyum ve otomobil sektörlerine özel vergilerin üzerine eklenmeyeceği belirtildi. Bir Beyaz Saray yetkilisi gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni oranların yakında ulusal güvenlik tarifelerine tabi tutulacak olan yarı iletkenler ve ilaçlar için de geçerli olmayacağını söyledi.

Trump’ın küresel gümrük vergileri Çin’e ‘çok yönlü abluka’ işlevi görüyor

Asya ülkeleri nasıl etkilenecek?

Uzun vadede, ticaret yapan ülkeler ABD ile daha az iş yapmak isteyebilir.

Michigan Eyalet Üniversitesi’nde tedarik zinciri yönetimi profesörü olan Jason Miller, “Benim beklentim, bu gümrük vergilerinin dünyanın geri kalanının kendisiyle daha fazla, ABD ile daha az ticaret yapması için daha da fazla itici güç yaratacağı yönünde” dedi. “Bunu Çin, Güney Kore ve Japonya’nın bir ticaret anlaşması oluşturma görüşmelerinde zaten görüyoruz” diye ekledi.

Etkilenen Asya ülkelerinin çoğu kahve ve palmiye yağı ürünleri gibi tarımsal emtialar ya da düşük değerli mamul mallar ihraç ediyor. ABD Nüfus Sayım Bürosu’na göre Çin ABD’ye 6.4 milyar dolarlık tarım ve gıda ürünü gönderirken Hindistan’ın tarımsal gıda ithalatı 5.5 milyar dolar değerinde.

Bangladeş, Kamboçya ve Vietnam’dan gelen milyarlarca dolar değerindeki hazır giyim ve tekstil ürünleri de darbe alacak ve muhtemelen ABD’deki hazır giyim maliyetlerini artıracak.

ISEAS’tan Menon, “ABD ticaret politikasının belirsiz ve düzensiz doğası, ülkeleri Çin’den değil ama ABD’den risk almayı düşünmeye zorluyor. Stratejik anlamda Çin, bu tuhaf ticaret politikasının faydalanıcısıdır” dedi.

Avustralya Başbakanından Trump’ın gümrük vergilerine tepki: Bir dostun yapacağı iş değil

Müzakere için yer var mı?

Pek çok kişi Trump’ın gümrük vergilerinin ticaret ortaklarından taviz koparmak için bir müzakere taktiği olduğunu savundu. Şimdi savaş hatlarını çizmiş durumda.

ISEAS’tan Olson iki makul senaryo olduğunu söylüyor: “Etkilenen ticaret ortakları ya Trump’ın geri adım atmak zorunda kalacağı umuduyla sağlam durup misilleme yapacaklar ya da gümrük vergilerinden kaçınmak için Trump’la ‘anlaşma’ yapmaya çalışacaklar.”

Misilleme yapanların Trump’tan hızlı bir tırmanış bekleyebileceği konusunda uyardı. “Bu misilleme ve karşı misilleme döngüsü bir kez başladığında, tam olarak nerede sona ereceğini bilmek imkansızdır, ancak 1930’ların gümrük tarifesi kaynaklı küresel ticaret savaşının yarattığı hasar, kıyaslandığında çok sönük kalabilir.”

Diğer taraftan Olson, müzakere edilen tavizlerin kutlanacak bir şey olmayacağını savundu. “Bu noktada Trump, ticari ilişkileri karşılıklı olarak kabul edilen kurallara ve giderek daha serbest ticarete dayalı bir sistemden, organize bir suç örgütü tarafından yönetilen bir ‘koruma raketine’ benzer bir şeye dönüştürmüş olacak. Temel önerme, acıdan kaçınmak için ödeme yapmanız gerektiğidir.”

Olson ayrıca, Trump yönetiminin görüşme talep eden çok sayıda ülkeyle ne kadar bant genişliği ile uğraşmak zorunda kalacağı sorusunun da bulunduğunu sözlerine ekledi.

Gündem hakkında bilgi sahibi bir kişiye göre Vietnam başbakan yardımcısı, Sacombank ve VietJet başkanlarının da aralarında bulunduğu farklı sektörlerden iş dünyası liderlerinden oluşan bir heyetle önümüzdeki hafta ABD’ye gidecek.

Bir otomobil üretim merkezi olan Japonya da muafiyet umuyordu. Başbakan Shigeru Ishiba, Trump ile doğrudan müzakere etmek üzere Washington’a uçmaya hazır olduğunu söyledi.

Hindistan’ın Trump stratejisi işe yarıyor mu?

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English