Diplomasi
Paşinyan ve Aliyev, Trump’ın arabuluculuğunda Washington’da masaya oturuyor

Ermenistan Başbakanı Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, 7-8 Ağustos tarihlerinde ABD Başkanı Trump’ın arabuluculuğunda Washington’da bir araya gelecek. The Washington Post’a göre, görüşmelerin ardından tarafların bir barış anlaşması imzalayabileceği belirtilirken, Zengezur koridoru ve Ermenistan anayasasındaki Dağlık Karabağ maddesi en önemli engeller olarak öne çıkıyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 7-8 Ağustos tarihlerinde Washington’a yapacağı ziyaret kapsamında önce ABD Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştirecek, ardından Trump’ın arabuluculuğunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelecek.
The Washington Post gazetesinin haberine göre Ermenistan Başbakanlığından 6 Ağustos’ta yapılan açıklamaya göre, görüşmelerin sonucunda Bakü ve Erivan arasında bir barış anlaşması ilan edilebilir.
Aynı zamanda, Paşinyan yönetimine yakınlığıyla bilinen Ermeni gazetesi Johovurd‘un bir kaynağı da Washington’da Ermenistan ile Azerbaycan ilişkilerinde “tarihi bir ilerleme” anlamına gelecek bir belgenin imzalanma ihtimalini dışlamadı.
Aliyev ve Paşinyan’ın Washington’da olası bir görüşme gerçekleştireceği haberini ilk olarak 4 Ağustos’ta Azerbaycan asıllı Foreign Press ve Kyiv Post muhabiri Aleks Raufoğlu, Beyaz Saray kaynaklarına atıfta bulunarak sosyal medyada duyurmuştu.
Aynı gün Middle East Eye (MEE) haber portalı da Amerikalı kaynaklara dayanarak, liderlerin bir barış anlaşması taslağı yerine bir mutabakat zaptı veya “niyet mektubu” imzalayacağını iddia etti.
Habere göre bu durum bile Trump’a “geçen aydan beri bölgede aradığı diplomatik başarıyı” sağlayabilir.
Rus basını: Zengezur hamlesi, Erivan ve Bakü’yü Washington’un denetimine sokacak
Anlaşmanın önündeki engeller
Bakü ve Erivan, 2025 yılının Mart ayı ortalarında barış anlaşması taslağı üzerinde tam mutabakat sağladıklarını açıklamış olsalar da belge henüz imzalanmadı.
Ermenistan-Azerbaycan ihtilafının resmi olarak sona ermesinin önündeki temel engel, Azerbaycan’ın batı bölgelerini Nahçıvan’a Ermenistan toprakları üzerinden bağlayacak olan Zengezur koridoru sorunu olmaya devam ediyor.
Erivan, bu güzergaha “koridor” statüsü verilmesinin ülkenin güney toprakları üzerindeki egemenliğini kaybetmesine yol açacağından endişe ederek bu mantığı kesin bir dille reddediyor.
Bu müzakere çıkmazını aşmak için ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 14 Temmuz’da Ermenistan’ın Sünik bölgesindeki 32 kilometrelik yolun 100 yıllığına ABD’ye kiralanmasını ve özel bir Amerikalı işletmeci tarafından yönetilmesini teklif etmişti.
Barrack, bunun her iki tarafın da ulaşım güzergahının güvenliği ve güvenilirliği konusundaki endişelerini gidereceğini belirtmişti. Ancak Ermenistan bu teklifi reddetmişti.
MEE‘nin müzakerelere aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Türkiye de koridoru yönetmek için kendi özel şirketini teklif ediyor.
Fakat Erivan, bu şirketin yolun Nahçıvan kısmında da faaliyet göstermesinde ısrar edince bu teklif Azerbaycan tarafından reddedilmişti. Johovurd gazetesi ise 6 Ağustos’ta kaynaklara atıfta bulunarak, Ermenistan tarafının “koridor” ifadesi kullanılmadan ve yetki devri olmadan, ancak dış denetim unsurlarıyla Amerikan teklifini kabul ettiğini yazdı.
Barış anlaşmasının önündeki bir diğer engel de Ermenistan anayasasının başlangıç bölümünde yer alan “Ermenistan’ın Dağlık Karabağ ile yeniden birleşmesi” hakkındaki madde.
Bu ifade, Ermenistan Yüksek Sovyeti ve Dağlık Karabağ Ulusal Konseyi’nin 1 Aralık 1989 tarihli ortak kararına dayanıyor. Azerbaycan makamlarına göre bu durum, Erivan’ın Azerbaycan’a yönelik toprak iddialarını hukuken sabitliyor.
Bu nedenle Bakü, bu hükmün anayasadan çıkarılmasında ısrar ediyor. Paşinyan hükümeti ise Ağustos 2024’te anayasayı değiştirme arzusunda olduğunu ve 2027’de referandum düzenleyeceğini açıklamıştı.
Uzmanlar ne diyor?
Aliyev ve Paşinyan’ın son görüşmesi 10 Temmuz’da Abu Dabi’de gerçekleşmiş ve taraflar “sonuç odaklı” diyaloğu sürdürme kararı almıştı.
Ermenistan ve Azerbaycan temsilcileri ABD’de en son Eylül 2024’te dışişleri bakanları düzeyinde bir araya gelmiş, ancak dönemin ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in arabuluculuğundaki bu görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.
Vedomosti gazetesine demeç veren Ermeni siyaset bilimci Conni Melikyan, Aliyev ve Paşinyan’ın Washington’daki görüşmelerinin Trump’ın küresel barış sağlama siyaseti çerçevesinde gerçekleşeceğini belirtti.
Melikyan, Trump’ın bu yolla Kafkasya’da da siyasi puan kazanarak gelecekte Nobel Barış Ödülü alma şansını artırabileceğini ifade etti.
Güney Kafkasya askeri güvenlik uzmanı Niyazi Niyazov, görüşmelerde tarafların öncelikle özel işletmeci önerileri de dahil olmak üzere Zengezur koridoru sorununu ele alacağını belirtti.
Niyazov, “Böyle bir seçenek Ermenistan için bu sorunun en iyi çözümü olurdu. Azerbaycan tarafı için bu güzergahın kim tarafından ve nasıl denetlendiği, güvenliğinin nasıl sağlandığı fark etmez. Önemli olan, Azerbaycan’ın yüklerinin ve insanlarının Nahçıvan’a engelsiz erişiminin sağlanmasıdır,” diye konuştu.
“Rusya’nın bölgedeki konumunun zayıflamasında Bakü’nün rolü oldu”
Melikyan, Moskova’nın Güney Kafkasya’da münhasır bir aktör ve Ermenistan-Azerbaycan müzakere sürecinde ana arabulucu olmaktan çıktığını, ancak bölgedeki çıkarlarını koruduğunu belirtti.
Melikyan, “Rusya’nın bölgedeki konumunun zayıflamasında, önce Moskova’nın arabuluculuk hizmetlerini reddeden, şimdi ise ülkesinin güçlenen jeopolitik konumunu ve enerji piyasasındaki etkisini Amerikalılara satmaya çalışan Bakü’nün siyasetinin kesinlikle rolü oldu,” diye konuştu.
Kafkasya Enstitüsü araştırmacısı Grant Mikaelyan da Rusya’nın Güney Kafkasya’daki etkisinin 2020’deki ikinci Karabağ savaşından sonra hızla azalmaya başladığını kabul etti.
O zamandan beri Bakü siyasetinde daha çok Ankara’ya, daha az ölçüde Londra’ya yönelirken, Erivan Brüksel, Paris ve Washington’a yöneldi. Niyazov’a göre, dış aktörlerin bölgeye artan ilgisine rağmen, Rusya ekonomisini bölge yaşamına sıkı bir şekilde entegre etme siyasetini sürdürdüğü sürece Rusya faktörünün önemi ortadan kalkmayacak.
Uzmanlar, tarafların anlaşma taslağındaki ihtilaflı konuları henüz çözememesi nedeniyle Washington’da bir barış anlaşması imzalanma ihtimalini son derece düşük olarak değerlendirdi.
Fakat uzmanlar, iki ülkenin barışa olan bağlılığını belirten bir mutabakat zaptı veya deklarasyon imzalanması ihtimalini dışlamadı. Niyazov’a göre, görüşmelerin ardından liderler, Bakü ve Erivan’ın 1990’ların başından beri Karabağ ihtilafının çözümü için müzakereler yürüttüğü AGİT Minsk Grubu’nun feshedildiğini de duyurabilir.
Diplomasi
UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.
FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.
Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.
UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.
Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.
Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.
Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.
Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.
Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.
Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.
En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.
POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.
Diplomasi
ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.
Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.
Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.
Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.
ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.
Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.
Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.
Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.
Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.
Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.
GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.
Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.
Diplomasi
Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.
Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.
The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.
ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.
Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu
Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.
Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.
Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi3 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını6 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa6 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’










