Bizi Takip Edin

Avrupa

Palantir, İngiliz devlet ve hükümet yetkililerini maaşa bağlamış

Yayınlanma

Palantir, İngiliz Savunma Bakanlığı ve Ulusal Sağlık Servisi’nden (NHS) yapay zeka stratejisi sorumluları da dahil olmak üzere 32 İngiliz hükümet ve devlet yetkilisini kadrosuna kattı.

Şeffaflık uzmanları, bu uygulamanın Birleşik Krallık’ı yolsuzluk açısından “ciddi bir risk” altına soktuğunu belirtiyor; zira mevcut yasalar, çok sayıda çıkar çatışmasına karşı koruma sağlamak için son derece yetersiz kalıyor.

Nerve, Peter Thiel’in kurucu ortağı olduğu tartışmalı Silikon Vadisi gözetim teknolojisi şirketinde, onlarca deneyimli Birleşik Krallık hükümet yetkilisi, eski bakan, istihbarat servisi şefi ve Lordlar Kamarası üyesinin kilit pozisyonlara gelmesine yol açan bir “döner kapı” mekanizması ortaya çıkardı.

Soruşturma şu gerçekleri ortaya koyuyor:

  • Birleşik Krallık’ın yapay zeka (AI) konusundaki askeri stratejisinin ortak yazarı ve bu görevde Palantir ile dokuz kez bir araya gelen Savunma Bakanlığı’nın üst düzey AI yetkilisi, şu anda Palantir CEO’sunun “jeostrateji” alanındaki baş danışmanı.
  • NHS’nin yapay zeka laboratuvarının kurulmasına öncülük eden NHS İngiltere’nin eski yapay zeka direktörü, 2022’de Palantir’in sağlık, araştırma ve yapay zeka direktörü olarak işe alındı.
  • Bilim ve teknoloji özel komitesinin eski başkanı da dahil olmak üzere Lordlar Kamarasının dört üyesi Palantir’e danışmanlık yaptı; ikisi bu görevi sürdürüyor.
  • Palantir’in ücretli danışmanlar listesinde iki eski hükümet bakanı, MI6’in eski başkanı, Birleşik Krallık ve ABD istihbarat servisleri arasındaki baş irtibat görevlisi, iki general ve başbakanın eski başdanışmanı yer alıyor.
  • Palantir’in işe alım stratejisi yalnızca üst düzey yetkililerle sınırlı değil: Nerve ordudan, NHS’den ve çeşitli devlet dairelerinden işe alınan 37 orta kademe personeli daha tespit etti.

Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması

2012 yılından bu yana Palantir, Savunma Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı, Ulusal Sağlık Servisi (NHS), İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı, Kraliyet Ticari Servisi, gizli servis ve Downing Street’in üst düzey kadrolarından personel istihdam etmiş.

Ayrıca çeşitli devlet dairelerinden, Ulusal Sağlık Servisi’nden (NHS) ve kamu hizmetinden –aralarında Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı, NHS Digital ve Nükleer Düzenleme Ofisi’nin de bulunduğu– orta kademe pozisyonlarda çalışanları işe almış. Bloomberg muhabiri Katrina Manson’ın yeni kitabı Project Maven’da belirttiği üzere, bu özenle tasarlanmış bir strateji: Palantir, yazılımını bizzat kullanmış ve en büyük müşterilerinin kültürünü anlayan çalışanları bilinçli olarak hedefliyor.

Manson, yakın zamanda Tech Policy podcast’ine verdiği demeçte şunları söyledi:

“Her savunma sanayi şirketi bir ‘döner kapı’ sistemine sahiptir, fakat onlarınki [Palantir] Lockheed Martin gibi geleneksel büyük savunma sanayi şirketlerinin sisteminden biraz farklıydı. Onlar genellikle orta kademe çalışanları işe alma eğiliminde.”

Palantir, “karanlık manifesto” yayınladı

Bu yılın başlarında, Başbakan Keir Starmer’ın Jeffrey Epstein ile olan bağlantılarının boyutunu açıklamaması nedeniyle Lord Mandelson’ı görevden almasının ardından, Mandelson’ın Palantir ile olan ilişkisi gündeme geldi.

Peter Mandelson’ın şirketi Global Counsel, Mandelson’ın Birleşik Krallık’ın Washington Büyükelçisi olarak atandığı sırada hâlâ Palantir’i temsil ediyordu.

Mandelson, Trump’ı ziyaret etmek üzere yaptığı bir gezide konumunu kullanarak Keir Starmer’ı Palantir’in kilit isimleriyle tanıştırma imkânı buldu.

Ama Mandelson, Palantir’den maaş alan tek Lordlar Kamarası üyesi değil. İşçi Partisi’nin eski genel başkan yardımcısı Tom Watson ve Gordon Brown’un eski özel danışmanı John Woodcock da dahil olmak üzere toplam dört Lord bu şirket için çalıştı. 

Watson, Palantir’in danışma kurulunda yer alıyor. Ayrıca, Palantir’in 2024 yılında anlaştığı lobi şirketi Lodestone Communications’ın danışma konseyinin başkanlığını da yürütüyor.

Bir başka meslektaşı olan Nicola Blackwood –Palantir’i denetleme görevi de bulunan parlamento organı Avam Kamarası Bilim ve Teknoloji Özel Komitesi’nin eski başkanı– Mandelson’s Global Counsel aracılığıyla şirkete danışmanlık hizmeti vermiş.

Palantir, İngiliz hükümeti ile 670 milyon sterlinlik iş yapıyor

Fakat bu, buzdağının sadece görünen kısmı. Laurence Lee, Palantir CEO’su Alex Karp’ın “jeostrateji” konusunda kıdemli danışmanı. Lee, 2024’te Palantir’e geçmeden önce Savunma Bakanlığının ikinci daimi sekreteriydi ve 2022’de “Savunma Yapay Zeka Stratejisi”nin yazılmasına yardımcı olarak, Bakanlığın tüm yapay zeka stratejisinde kilit bir rol oynadı. Kayıtlara göre, 2021 ile 2023 yılları arasında Palantir ile en az dokuz kez görüştü.

Britanya’da özellikle Palantir’in NHS verilerini işleme biçimi mercek altına alındı. Liberal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi liderleri Ed Davey ve Zack Polanski, şirketin sağlık hizmetleri ile imzaladığı 330 milyon sterlinlik sözleşmeden çekilmesini talep etti.

Nerve tarafından daha önce ortaya konduğu üzere, Palantir’in bilinen Birleşik Krallık hükümeti sözleşmelerinin toplam değeri, 2012 ile 2025 yılları arasında 10’dan fazla bakanlıkta en az 670 milyon sterlin tutarında olup, gelirlerin aslan payı Savunma Bakanlığı (MoD) ve Ulusal Sağlık Servisi (NHS) sözleşmelerinden geliyor.

Yeni araştırma, Palantir’in devletle yaptığı sözleşmelerin üçte ikisinden fazlasının yine bu iki alandan, yani savunma ve sağlık sektörlerinden geldiğini ortaya koyuyor.

Palantir, İngiltere Savunma Bakanlığından ihalesiz sözleşme almış

Avrupa

Burnham’ın ilk Palantir sınavı yaklaşıyor

Yayınlanma

Başbakan Andy Burnham’ın, Birleşik Krallık’ın dijital egemenliğini güçlendirmek amacıyla “İngiliz yapımı” yapay zeka ürünleri satın alma sözü Palantir ile sınanacak.

POLITICO’nun aktardığına göre İngiliz hükümeti, Palantir’in Ulusal Sağlık Servisi’ne (NHS) “Federated Data Platform”u (FDP) tedarik etmek üzere imzaladığı 330 milyon sterlinlik sözleşmeyi yenilemeyi bu yıl sonuna kadar karara bağlayacak.

Hükümet ayrıca, hastaların dağınık sağlık verilerini bir araya getirecek yeni bir dijital kayıt sistemi olan Tek Hasta Kaydı (SPR) kapsamında ilk sözleşmeleri de imzalayacak.

Palantir’in SPR ihalesine girip girmediği belirsiz olsa da, bazı İngiliz milletvekilleri, FDP’nin ardından hükümeti Palantir’i potansiyel tedarikçi listesinden çıkarmaya çağırdı.

Bu arada, İçişleri Bakanlığı da polis veri setlerini entegre etmek için yıllık maliyeti 250 milyon sterlin olarak tahmin edilen iddialı bir plan geliştiriyor; Palantir bu ihalede de yarışıyor.

Bu kararlar, milletvekilleri, aktivistler ve İngiliz teknoloji sektörünün bazı kesimlerinin, hükümetin ABD’li yabancı teknoloji devlerine olan bağımlılığını azaltması ve bunun yerine İngiliz alternatiflerini desteklemesi yönünde yoğun siyasi baskı uygulamasının ardından geldi.

Palantir, Britanya için savaş senaryoları oluşturuyor

Burnham, başbakan olduğundan bu yana Palantir konusunda henüz bir açıklama yapmasa da, selefi Keir Starmer döneminde başlatılan ihale reformlarını temel alarak “hükümetin gücünü İngiliz iş dünyasını desteklemek için kullanacağına” söz verdi.

Öte yandan bu karardan şüphe duyanlar, Birleşik Krallık’ın transatlantik gerilimleri alevlendirme ve en iyi teknolojilerden mahrum kalma riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor.

Hatta karara destek verenler bile, bu vaatlerin yerli işletmeler için somut anlaşmalarla sonuçlanmadığı sürece pek bir anlam ifade etmeyeceğini söylüyor.

İngiltere hükümetinin harcamalarını takip eden bir istihbarat platformu olan Tussell’e göre, İngiltere 2025 yılında 1,2 milyar sterlinlik yapay zeka hizmeti satın aldı ve bu rakamın önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artması bekleniyor.

2018’den bu yana, devletin yapay zeka harcamalarının yarısından fazlası Palantir, Microsoft ve IBM gibi ABD’li firmalara gitti.

Haziran ayında, dönemin Şansölyesi Rachel Reeves bu durumu değiştireceğine söz vermiş ve bakanlıklara, “dayanıklılığımızı güçlendirmek ve Birleşik Krallık’ın tedarik zinciri şoklarına karşı savunmasız kalmamasını sağlamak” amacıyla yapay zeka da dahil olmak üzere dört alandaki sözleşmelerde ihale kurallarını aşmak için “ulusal güvenlik istisnalarını” kullanma talimatı vermişti.

Birleşik Krallık, orduyu Palantir’in yapay zekası ile değerlendiriyor

Bir yapay zeka girişiminin başkanlığını yürüten İşçi Partisi üyesi ve eski bakan Paul Drayson, bu talimatın “gerçekten memnuniyet verici” olduğunu ve çoktan uygulanması gerektiğini belirterek, diğer ülkelerin yıllardır “ulusal çıkar” gerekçesiyle ihale süreçlerini kullandığını vurguladı.

Bu kılavuz, yetkililerin katı “paranın karşılığını alma” kriterlerinden saparak “yerli kapasitenin rolü” gibi faktörleri dikkate almalarına olanak tanıyor.

Fakat Drayson, bunun gerçek dünyadaki etkisinin “siyasetçilerin, bunun vergi mükellefleri için neden doğru bir adım olduğunu savunmasını” gerektireceğini belirtti ve “Gelire dönüşene kadar, startup’lar için hiçbir fark yaratmaz,” dedi.

Reeves’in halefi John Healey, son girişimin önceki hükümetin kamu alımları vaatleri gibi başarısız olmayacağı konusunda ısrarcı.

Healey bu ay, “Bunu, bir İngiliz hükümetinden daha önce görmediğiniz kararlı bir girişim olarak göreceksiniz,” diyerek, bakanlıkların “mümkün olduğunda değil, kasıtlı olarak İngiliz malı satın almasını” sağlayacağına söz verdi.

İngiliz yapay zeka firmaları şimdiden ihaleler kazanıyor ama bunlar henüz en hassas anlaşmalar değil ya da ABD’li rakiplerinin ölçeğinde değil.

Palantir, İngiliz devlet ve hükümet yetkililerini maaşa bağlamış

Savunma Bakanı Healey, aralık ayında Palantir ile 240 milyon sterlinlik bir sözleşme imzaladı ve bunun Birleşik Krallık Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek tek şirket olduğunu iddia etti.

Palantir’in İngiltere CEO’su Louis Mosley, ABD’li şirketlerle ilişkilerin kesilmesinin İngiltere’nin en gelişmiş teknolojilere erişimini kaybetmesine yol açacağı konusunda uyarıda bulundu.

Eski bir NHS üst düzey yetkilisi olan Tom Bartlett de benzer şekilde, FDP’de Palantir’i kullanmaya şu anda “inandırıcı bir alternatif” bulunmadığını savundu.

Hazine Bakanlığı’nın kılavuzuna göre, ulusal güvenlik istisnaları yalnızca “uygun ve gerekçelendirilmiş durumlarda” ve “Birleşik Krallık’ın uluslararası ticaret anlaşmalarıyla tutarlı bir şekilde” kullanılmalı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Fransız gazeteleri AI özetleri nedeniyle Google’ı şikayet etti

Yayınlanma

Yaklaşık 300 Fransız gazetesinden oluşan bir federasyon, Google’ın arama sonuçları için yapay zeka (AI) ile oluşturulan yeni özetleri nedeniyle şikayette bulundu.

Gazeteler, bu özelliğin kendi web sitelerine gelen trafiği azaltacağından endişe ederek ülkenin rekabet otoritesine başvurdu.

Bu, reklam gelirlerindeki düşüşle mücadele eden medya şirketlerinin, ABD’li teknoloji devinin makalelerini ve diğer içeriklerini kullanmasına karşı yönelttikleri en son hücum.

Google, temmuz ayı sonunda Fransa’da “AI Overviews” özelliğini kullanıma sundu. Bu özellik, arama sonuçlarına yönlendiren normal bağlantıların üzerinde yer alıyor ve çok çeşitli kaynaklardan gelen bilgileri derliyor.

Fakat gazete birliği APIG, ülkenin rekabet düzenleme kurumundan, Fransız medya gruplarıyla yapılan tazminat anlaşmasının bir parçası olarak “Google’ın 2022’de verdiği taahhütlere uymasını” sağlamasını istiyor.

“Bilgi, önemli bir değere sahiptir,” diyen APIG Başkanı ve merkez sağ Le Figaro gazetesinin genel müdürü Marc Feuillee, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Editörler yeniliği durdurmaya çalışmıyor. Bu değerin paylaşılmasını ve içeriklerinin kullanımı karşılığında tazminat ödenmesini istiyorlar.”

Dernek, Google’ın rızaları olmadan yeni yapay zeka özetlerini devreye soktuğunu ve bunun 2022 anlaşmasının ihlali olduğunu iddia etti.

Rekabet otoritesi, anlaşmanın bazı maddelerine uymadığı gerekçesiyle 2024 yılında Google’a 250 milyon avro (290 milyon dolar) para cezası vermişti.

Reklamcılığın giderek çevrimiçi ortama kaymasıyla birlikte, teknoloji şirketlerinin kârdan büyük bir pay aldığı son yirmi yılda birçok medya grubunun gelirlerinde azalma yaşandı.

Eleştirmenler, yapay zeka özetlerinin gazetelerin makalelerine gelen internet trafiğinde düşüşe yol açarak daha fazla zarara neden olduğunu belirtiyor.

Birçok kullanıcı, AI özeti nedeniyle, artık bilginin orijinal kaynağını okumak için bağlantıya tıklamıyor.

Google ise bu özetlerin kullanıcıların daha karmaşık sorular sormasına ve yeni içerikler keşfetmesine olanak tanıdığını savunuyor ve yayıncıların içeriklerini yönetmelerine yardımcı olacak denetim araçları sağladığını belirtiyor.

AB, Aralık 2025’te, Google’ın medya kuruluşları ve diğer yayıncılar tarafından çevrimiçi olarak yayınlanan içerikleri, uygun bir tazminat ödemeden yapay zeka hizmetlerini eğitmek ve sunmak amacıyla kullanarak rekabet kurallarını ihlal edip etmediğini araştırdığını duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Polonya, Boeing ile “Apache merkezi” için anlaşma imzaladı

Yayınlanma

İki Polonyalı savunma şirketi, Boeing ile Polonya’da Avrupa’nın en büyük Apache helikopter merkezinin kurulmasının önünü açacak anlaşma imzaladı.

Military Aviation Works No. 1 (WZL-1) ve Military Central Bureau of Design and Technology (WCBKT) ile yapılan anlaşma, Boeing’in Polonyalı silah üreticilerine helikopterlerin kullanımı, onarımı ve bakımı konusunda eğitim vermesine olanak tanıyacak ve Avrupa’nın en büyük AH-64E Apache Servis Merkezi’nin kurulmasını sağlayacak.

Hükümet üyeleriyle birlikte imza törenine katılan Başbakan Donald Tusk, sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Modern silahlar, Polonya teknolojileri. Güvenlik işte böyle inşa edilir!” dedi.

Polonya’nın orta kısmındaki Łódź’da kurulacak olan gelecekteki servis merkezi, diğer ülkeler tarafından satın alınan helikopterlere de destek verebilecek.

Polonya Savunma Bakanlığı Müsteşarı Magdalena Sobkowiak, “Merkez başlangıçta Polonya’nın satın alma ihtiyaçlarını karşılayacak, ancak sonraki aşamalarda diğer ülkelerin tedarik ihtiyaçlarına da hizmet verecek,” dedi.

Polonya, 2024 yılında silahlı kuvvetleri için 96 adet AH-64E Apache Guardian helikopterinin satın alınmasına yönelik uçak, silah ve lojistik dahil yaklaşık 10 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı.

İlk helikopterin 2028 yılında Polonya’ya ulaşması, son helikopterin ise iki yıl sonra teslim edilmesi bekleniyor.

Karşılıklı yatırım anlaşmaları, bu helikopterlerin işletilmesi, onarımı ve bakımı konusunda ulusal yetkinlikler oluşturarak ve Polonya sanayisini geliştirerek helikopter programını destekliyor.

Tusk, “Bu büyük projelerin gerçekte merkezinde yatan şey, her şeyden önce Polonya’nın güvenliği ve Polonya savunma sanayisinin gelişimi olmakla birlikte, aynı zamanda önemli bir teknolojik sıçramadır,” diye vurguladı.

Boeing Global Services Başkan Yardımcısı Marc-Olivier Sabourin, “Önümüzdeki on yıllar boyunca Polonya Apache filosunun operasyonunu destekleyecek endüstriyel temelleri, teknik yetkinlikleri ve nitelikli personeli oluşturuyoruz,” dedi.

Yeni anlaşmalar kapsamında WZL-1, denetimler, onarımlar ve belirli bileşen onarımlarını içeren bakım hizmetleri sunacak.

Boeing ve WCBKT ayrıca, WCBKT tarafından üretilen yer destek ekipmanlarının ABD yapımı uçaklarla uyumluluğunu test edecek.

Avrupa Komisyonu’nun savunma alımlarına yönelik “Avrupa için Güvenlik Eylemi” (SAFE) programı kapsamında Polonya’nın 43,7 milyar avroluk kredisinin işlenmesine öncülük eden Sobkowiak, muhalefet partisi Hukuk ve Adalet’in (PiS) programa yönelik eleştirilerine de değindi.

Sobkowiak, “Bugünkü tören, SAFE mekanizmasını devreye soktuğumuzda ABD ile kesinlikle artık işbirliği olmayacağını iddia edenlerin […] yanıldıklarını en iyi şekilde ortaya koyuyor,” dedi.

Müsteşar, Varşova’nın Washington ile imzaladığı silah sözleşmelerinin değerinin, ülkenin SAFE kredisinden daha fazla olduğunu da sözlerine ekledi.

SAFE, AB ülkeleri arasındaki ortak tedariki artırmayı amaçlamakta ve ABD şirketleri de dahil olmak üzere üçüncü ülke tedarikçilerinin katılımını, kredi yoluyla finanse edilen silahların toplam değerinin %35’i ile sınırlıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English