Amerika
Cumhuriyetçiler Trump’ın seçim yasası için formül arıyor

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Donald Trump’ın baskısı üzerine SAVE America Act seçim reformu yasası ile milyarlarca dolarlık ek savunma bütçesini geçirmek için formül arıyor. Demokratların engeli ve parti içindeki görüş ayrılıkları nedeniyle Cumhuriyetçi Senato çoğunluk lideri John Thune’un önünde zorlu bir süreç var.
ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Donald Trump ile bu hafta yapılan gergin toplantının ardından, kapsamlı seçim reformu öngören “SAVE America Act” yasa tasarısı ile 67 milyar ila 350 milyar dolar arasındaki savunma harcamalarını yasalaştırmak için strateji arayışına girdi.
Trump, Senatonun Mansfield Salonu’nda Çarşamba günü yapılan basına kapalı toplantıda Cumhuriyetçi senatörlere, kendi tercih ettiği seçim reformu tasarısını yasalaştırmanın bir yolunu bulmalarını kesin bir dille söyledi.
Toplantıya ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’i de getiren Trump, Pentagon için on milyarlarca dolarlık acil durum fonunun da onaylanması için baskı yaptı.
Trump’ın gündemindeki en önemli iki maddeye yönelik yürüttüğü bu yoğun baskı, Senato Çoğunluk Lideri John Thune’a, seçimlere kalan dört aylık sürede Demokratların Senatodaki “filibuster” olarak adlandırılan yasama engelini aşması için çok az zaman bırakıyor.
Bazı Cumhuriyetçi senatörler, Thune’un SAVE America Act tasarısını basit bir oy çokluğuyla Senatodan geçebilecek bir bütçe uzlaştırma tasarısına eklemesini istiyor.
Bu yöndeki bir girişim, bu ayın başlarında Senato Yasama Danışmanı Elizabeth MacDonough’un teklifin “Byrd Kuralı” ile uyumlu olmadığına karar vermesiyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Bütçe uzlaştırma tasarısına hangi düzenlemelerin eklenebileceğini belirleyen Byrd Kuralı çerçevesinde verilen bu karar Trump’ı öfkelendirmiş ve Trump, Thune’a defalarca MacDonough’u görevden alma çağrısında bulunmuştu.
Cumhuriyetçi Senatör John Kennedy, birkaç hafta önceki başarısızlığa rağmen Thune’u yasa tasarısı için bütçe uzlaştırma sürecini kullanmaya teşvik ettiğini belirtti. Kennedy, “Yasama danışmanı ‘hayır’ dedi diye duramayız, onun geri bildirimlerini alıp düzenlemeye devam etmeliyiz. Dünyada bize yardım edebilecek çok büyük hukuk beyinleri var” dedi.
Kennedy, danışmanı tasarıya veya en azından temel unsurlarına izin vermeye ikna etmenin ve filibuster engelini aşmanın en iyi yol olduğunu ifade etti.
Louisiana Senatörü Kennedy ayrıca Thune’a, SAVE America Act tasarısını, süresi 12 Haziran’da dolan Dış İstihbarat Gözetim Yasası’nın (FISA) yetki uzatımına bağlama önerisinde bulunduğunu da kaydetti.
Temsilciler Meclisi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Johnson da Çarşamba günü yaptığı açıklamada, SAVE America Act tasarısını üçüncü bir bütçe uzlaştırma paketine koyarak Senatoya göndermeyi planladığını duyurdu.
Johnson bu açıklamayı, Trump’ın seçim reformu yasasının geçmemesini protesto ederek kongrede geniş destek gören partiler üstü konut tasarısını imzalamayı reddetmesinin ardından yaptı.
Johnson, yasama danışmanının kararını aşmak için eyaletleri SAVE America Act hükümlerini uygulamaya teşvik edecek hibeler kullanmayı içeren bir formül önerdi. Ancak her iki meclisteki muhafazakarlar, bu öneriyi tasarının tamamını yasalaştırmaya kıyasla zayıf bir alternatif olduğu gerekçesiyle reddetti.
Cumhuriyetçi Parti senatörleri ise Trump’ın istediği SAVE America Act versiyonunun Senatoda salt çoğunluğu bile elde edemeyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
Temel yasa tasarısı, kişilerin seçmen kaydı yaptırırken vatandaşlık belgesi göstermesini ve oy kullanırken fotoğraflı kimlik ibraz etmesini zorunlu kılıyor.
Trump, Çarşamba günkü toplantıda mektupla oy kullanmayı önemli ölçüde kısıtlayan, trans sporcuların kadın sporlarında yarışmasını engelleyen ve reşit olmayanlara yönelik cinsiyet uyum ameliyatlarını yasaklayan versiyonu istediğini açıkça belirtti.
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham bu ayın başlarında geçen bütçe uzlaştırma tasarısına bu öneriyi bir değişiklik önergesi olarak sunduğunda, dört Cumhuriyetçi senatör karşı oy kullanmıştı.
Tasarıya “hayır” oyu veren Cumhuriyetçiler Susan Collins, Lisa Murkowski, Thom Tillis ve Mitch McConnell olmuştu.
The Hill gazetesine konuşan, Trump’ın Çarşamba günkü doğrudan talimatlarına aşina bir kaynak, Trump’ın senatörlere herhangi bir teklif sunmadığını, sadece “Bunu yapmalısınız” dediğini aktardı.
Kaynak, Trump’ın baskısının karşı oy kullanan dört Cumhuriyetçi üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Amaç fikirleri değiştirmek idiyse bu işe yaramadı, aksine muhtemelen olumsuz bir etkisi oldu. Başkan filibuster ve SAVE yasası hakkında konuştu. Daha çok ‘Bunu yapmalısınız, nasıl yapmazsınız?’ tonundaydı” dedi.
Trump’ın bu talepleri, kendisinin yakın müttefiki olan Senato Yönlendirme Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Rick Scott’ın toplantının başında Senatoda ne filibusterı kaldırmak ne de SAVE America Act’i geçirmek için yeterli oy olmadığını söylemesine rağmen geldi.
Thune’un da aylardır Trump’a bunu anlatmaya çalıştığı ancak bu tavsiyelerin Trump’ın tasarıyı geçirme konusundaki ısrarını değiştirmediği belirtiliyor.
Trump’ın bütçe uzlaştırma paketine dahil edilmesini istediği diğer önemli talep ise Pentagon için talep edilen 67 milyar dolarlık acil durum fonu.
Beyaz Saray bu fonun, Afrika’daki Ebola salgınıyla mücadele ve artan yakıt ve gübre maliyetleri ile Trump’ın küresel gümrük vergilerinin ABD ihracatına etkileri nedeniyle zorluk yaşayan çiftçilere yönelik yaklaşık 20 milyar dolarlık yardımla birlikte paketlenmesini istiyor.
Birkaç Cumhuriyetçi senatör, Trump ile yapılan toplantının ardından ek savunma bütçesini geçirme stratejisini görüşmek üzere Kongre binasında Savaş Bakanı Hegseth ile bir araya geldi. Senatör John Hoeven, Bakan Hegseth ile ek bütçe üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker’ın da Hegseth ile ek askeri fon ihtiyacı konusunda görüştüğü bildirildi.
Demokratlar ise Trump, İran ile olan çatışma için Kongre’den yetki almadığı sürece acil durum savunma harcamalarına oy vermeyeceklerini açıkça ifade ediyor.
Demokrat senatörler daha önce çatışmayı sona erdirmek için 11 kez İran savaş yetkileri tasarısı yönünde oy kullanmıştı.
Senato Ödenek Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Senatör Patty Murray, Trump’ın acil savunma fonu talebine tepki göstererek, “Ailelerin geçinmesine yardımcı olacak hiçbir şey yapmak yerine, vergi mükelleflerinden faturayı üstlenmelerini ve denizaşırı ülkelerde savaş yürütmesi için kendisine milyarlarca dolar daha vermelerini istiyor” dedi.
Trump, 10 Haziran’da Cumhuriyetçi milletvekillerinden 350 milyar dolarlık savunma fonunu bütçe uzlaştırma süreciyle “derhal” ilerletmelerini talep etmişti.
Cumhuriyetçi senatörler ise bir bütçe uzlaştırma paketine dahil edilecek savunma fonunun, harcama kesintileriyle dengelenmesi gerekip gerekmediği konusunda bölünmüş durumda.
Seçim bölgesinde risk altında olan bazı Cumhuriyetçiler, seçimlerden sadece birkaç ay önce popüler programlarda yapılacak kesintiler nedeniyle zorlu oylamalarla karşı karşıya kalmaktan kaçınmak istiyor.
Senato Cumhuriyetçi liderlik ekibinin danışmanlarından Senatör John Cornyn, SAVE America Act ve savunma fonunun seçimlerden önce bütçe uzlaştırma süreciyle geçirilmesi fikrine sıcak bakmadığını belirterek, “Bunu uygulanabilir görmüyorum. Bütçe tahsisatçıları bundan nefret ediyor çünkü para tahsis etme yetkisini ellerinden alıyor. Bu noktada çok fazla zorluk yaratacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Kevin Warsh yatırımcıları “rahatlattı”

Büyük fon yöneticileri, Kevin Warsh’ın enflasyonu dizginleme sözünün, yeni Fed Başkanı’nın finans piyasalarındaki güvenilirliğini artırdığını belirtiyor.
Tahvil piyasasının uzun vadeli enflasyona ilişkin görüşünü yansıtan 10 yıllık başabaş (break-even) faiz oranları, mayıs ortasındaki yüzde 2,5’in üzerindeki seviyeden bu hafta yaklaşık yüzde 2,2’ye geriledi ve bir yıldan uzun süredir en düşük seviyesine ulaştı.
Yatırımcılar, bu değişimin hem son dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşü hem de Fed’in geçen haftaki toplantısında sergilediği şahin tutumu yansıttığını belirtiyor.
Warsh, bu toplantıda sürekli yüksek fiyatların “Amerikan halkı için bir yük” olduğunu söylemişti.
Bu sert söylem, ABD Başkanı Donald Trump’ın, borçlanma maliyetlerini çok yüksek tuttuğu gerekçesiyle eski Başkan Jay Powell’a yönelik tekrarlanan sert eleştirilerinin ardından, Warsh’ın faiz oranlarını düşürme yönündeki baskıya boyun eğebileceğine dair yatırımcıların endişelerini hafifletti.
Fidelity International’da fon yöneticisi olan Mike Riddell, uzun vadeli başabaş noktalarındaki düşüşün “petrol hareketleri göz önüne alındığında beklenenden bile daha fazla” olduğunu belirterek, bunun muhtemelen merkez bankasındaki şahin tavrın “Fed’e piyasada enflasyonla mücadele konusunda daha fazla güvenilirlik kazandırması” nedeniyle olduğunu ekledi.
Warsh’ın karşı karşıya olduğu enflasyon sorunu, perşembe günü açıklanan ve mayıs ayında enflasyonun yüzde 4,1’e yükseldiğini gösteren verilerle daha da belirginleşti.
Bu rakam, Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksine (TÜFE) göre Fed’in yüzde 2’lik hedefinin iki katından fazlasına denk geliyor.
Fed’in uzun vadeli enflasyon baskılarını ölçmek için tercih ettiği gösterge olan çekirdek (PCE) enflasyonu da yüzde 3,4’e yükseldi.
Fakat mevcut fiyat baskılarına rağmen, piyasanın gelecekteki enflasyona ilişkin beklentileri bu hafta hafifçe geriledi.
Bir yıl sonra başlayacak ve önümüzdeki 12 aylık dönemin ortalama enflasyonunu ölçen swap oranı, 0,12 puan düşüşle yüzde 3,88’e geriledi.
Barclays’in ABD enflasyon stratejisi başkanı Jon Hill, “Şahin [Fed toplantısı] ve İran krizine ilişkin geçici çözümün oluşturduğu çifte darbe, algılanan enflasyon risklerini azalttı ve piyasa temelli enflasyon beklentisi göstergelerinde keskin bir düşüşe yol açtı,” dedi.
Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını yeniden sağlamak üzere varılan anlaşmaya rağmen, tüccarlar bu yıl Fed’in en az çeyrek puanlık bir faiz artışı yapacağına bahis yapmaya devam ediyor.
Bu durum, şubat ayı sonunda savaş başlamadan önce öngörülen bir dizi faiz indiriminden tam bir tersine dönüş anlamına geliyor.
Evercore ISI başkan yardımcısı Krishna Guha, “Genel olarak bakıldığında, şu andan Eylül ayına kadar enflasyonda iyileşme görülürse, Warsh sert bir tavır sergileyebilir ancak faizleri yükseltmek zorunda kalmayabilir. Fakat eylül ayına kadar verilerin bu yönde net bir şekilde hareket etmeye başlamadığı bir durumla karşı karşıya kalırsa, faizleri yükseltmek zorunda kalacak ya da güvenilirliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır,” dedi.
Öte yandan bazı yatırımcılar ve iktisatçılar, Warsh’ın yatırımcıları enflasyon konusunda “şahin” bir tutum sergilediğine ikna edebilmesi halinde, Fed’in çok fazla faiz artışı yapmasına gerek kalmayabileceğini ve bunun da piyasalardaki borçlanma maliyetlerini artıracağını düşünüyor.
Varlık yönetimi şirketi Aberdeen’in faiz oranları başkanı Aaron Rock, “Warsh’ın nihayetinde politika faizlerini yükseltmek zorunda kalmamak için sert bir tavır sergilediğini… sadece zaman gösterecek,” dedi.
Amerika
California’da milyarderlere ek vergi oylaması

California’da seçmenler, milyarderlerden geçici olarak ek vergi alınmasını öngören tasarıyı kasım ayında oylayacak. Girişimi destekleyen sendika ile Vali Gavin Newsom arasındaki uzlaşı görüşmelerinin başarısız olmasının ardından teklifin referanduma sunulması kesinleşti.
ABD’nin California eyaletinde seçmenler, milyarderlerin vergilerini geçici olarak artırmayı öngören tartışmalı yasa teklifini kasım ayında oylayacak.
Teklifi destekleyen sendika, perşembe günü yaptığı açıklamada girişimi referandum sürecine taşıyacaklarını duyurdu.
“California Milyarderler Vergisi Yasası” olarak bilinen tasarı, 1 Ocak itibarıyla eyalette ikamet eden ve net serveti 1 milyar doları aşan kişilerden bir kereliğe mahsus yüzde 5 oranında ek vergi alınmasını öngörüyor.
Girişim, Batı Sağlık Çalışanları Sendikası (SEIU Healthcare Workers West) tarafından destekleniyor.
Zenginlik vergisini savunanlar, bu düzenlemenin eyalete yaklaşık 100 milyar dolar gelir sağlayabileceğini belirtiyor. Elde edilecek gelirin büyük bölümünün, federal bütçe kesintilerinin ardından eyaletin Medicaid sağlık programını ve diğer kamu hizmetlerini finanse etmek üzere uzun yıllara yayılan bir süreçte kullanılması planlanıyor.
Sendika Başkan Yardımcısı Debru Carthan düzenlediği basın toplantısında, “Milyarderler vergisine yönelik ilgi daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor” dedi. Carthan, tasarıyı kasım ayı sandığına taşıyacaklarını ve kazanmayı hedeflediklerini ekledi.
Girişimi destekleyenlerin teklifi sandıktan çekmeleri için belirlenen yasal süre perşembe günü doldu. Normal şartlarda sendika yanlısı siyasetiyle bilinen California Valisi Demokrat Gavin Newsom ve diğer bazı siyasetçiler tasarıya karşı çıktı.
Vali yardımcılığı ve sendika arasındaki uzlaşı görüşmelerinden de yasal süre dolmadan önce bir sonuç alınamadı.
Sendika Başkanı Dave Regan, tasarıya tam destek verdiklerini ifade ederek teklife karşı çıkanları “gerçeklikten tamamen kopuk olmakla” suçladı.
SEIU şubesi geçen hafta, Vali Newsom’un desteğini almak karşılığında milyarderlere yönelik vergi oranını yüzde 2’ye düşürmeyi teklif etmişti.
Ancak Regan’ın aktardığına göre vali bu teklifi hızla reddetti. Regan, valinin eyaletin en zengin sakinleriyle ortak hareket ettiğini belirterek, “Milyarderlerin vergilendirilmesine yönelik hiçbir öneriyi veya uzlaşı seçeneğini değerlendirmeyi kabul etmedi” diye konuştu.
Bu oylama süreci, 2028 yılı başkanlık seçimleri için olası adaylar arasında adı geçen ve Demokrat Parti’nin güçlü figürlerinden biri olarak kabul edilen Vali Newsom için siyasi bir risk oluşturabilir.
Sağlık, eğitim ve iş dünyası temsilcilerinden oluşan bir koalisyon ise tasarıya karşı ortak bir açıklama yayımladı. Koalisyon, bu verginin zengin vatandaşları eyalet dışına çıkmaya zorlayacağını ve gelecekteki gelir vergisi akışını daraltacağını savunuyor.
Yapılan açıklamada, “Bu tehlikeli zenginlik vergisi, California’nın bütçe gelirlerini daha da istikrarsızlaştırarak eğitim, okullar, sağlık hizmetleri, klinikler, kamu güvenliği ve altyapı projelerine ayrılan hayati kaynakları doğrudan tehdit etmektedir” ifadelerine yer verildi.
Amerika
Beyaz Saray, OpenAI’ın yeni modelini kısıtladı

Beyaz Saray, OpenAI’dan bir sonraki modelinin piyasaya sürülmesini hükümetin onayladığı kullanıcılarla sınırlandırmasını istedi.
Bu hamle, Trump yönetiminin “yapay zeka müdahaleciliğine” doğru kayışını pekiştirmiş görünüyor.
Donald Trump hükümeti başlangıçta yapay zeka konusunda serbest piyasa yaklaşımını benimsemiş ve Biden döneminden kalma öncü modellerin güvenlik incelemelerini zorunlu kılan kuralları kaldırmıştı.
Fakat Beyaz Saray hızla yön değiştirerek, ordunun yapay zeka kullanımına ilişkin Anthropic ile hukuki bir çekişmeye girerken, yabancı uyrukluların şirketin en son teknolojiye sahip sistemlerine erişimini engelledi ve bu ay, yeni sürümler için nominal olarak gönüllü incelemeler dayatan bir kararname imzaladı.
POLITICO, bunun sonucunda “sınırsız ve kafa karıştırıcı bir düzenleme ortamı” oluştuğunu savunuyor.
New York Times’ın haberine göre OpenAI halka arzını ertelemeyi düşünüyor.
Şirket yöneticileri, SpaceX’in dalgalı halka arzı ve borsadaki dalgalanmalardan tedirgin olmuş durumda.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa2 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










