Rusya
Bakü’de hüküm giyen Rusların takası gündemde

Rusya’nın Yekaterinburg kentinde iş insanlarının öldürülmesi nedeniyle 24 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Ural Azerbaycan diasporası lideri Şahin Şıhlinski’nin, Bakü’de hüküm giyen Rus vatandaşlarıyla takas edilmesinin değerlendirildiği bildirildi. E1 portalına konuşan kaynaklara göre takasın ağustos ayında gerçekleşmesi bekleniyor.
Rusya’nın Ural bölgesindeki eski Azerbaycan diasporası lideri Şahin Şıhlinski’nin, Bakü’de hapis cezasına çarptırılan Rus vatandaşlarıyla yapılması planlanan mahkum takası kapsamında serbest bırakılabileceği öne sürüldü. E1 portalının haberine göre konuya vakıf kaynaklar, takasın ağustos ayında gerçekleşebileceğini bildirdi.
Aynı kaynaklardan biri, “Onunla birlikte oğlu da takas kapsamına alınacak” ifadelerini kullandı. E1’e konuşan ikinci kaynak ise Şahin Şıhlinski’nin gelişmelere iyimser yaklaştığını belirterek, “Kendisi yüzde yüz takasa dahil olacağından emin” dedi.
Haziran ayı sonunda Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Rus tarafının mahkum takası konusunu Moskova’da Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile yapılacak görüşmede ele almayı planladığını açıkladı.
Galuzin, RTVI’ye verdiği demeçte, “Vatandaşlarımızın kısa süre içinde serbest bırakılacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı.
İki ülke arasındaki ilişkiler, 2025 yazında Yekaterinburg’da Azerbaycan kökenli kişilere yönelik, bir dizi cinayet ve cinayete teşebbüs soruşturması kapsamında gerçekleştirilen geniş çaplı gözaltıların ardından gerildi. 27 Haziran’daki operasyonlarda Şahin Şıhlinski ile oğlu Mutvalı Şıhlinski dahil onlarca kişi gözaltına alındı.
Soruşturma işlemleri sırasında Hüseyin ve Ziyeddin Safarov kardeşler yaşamını yitirdi. Bakü, ölüm olaylarında şiddet izleri bulunduğunu açıklayarak ceza soruşturması başlatırken, Rusya Soruşturma Komitesi kardeşlerden birinin ölüm nedeninin kalp yetmezliği olduğunu bildirdi.
Bu gelişmelerin ardından Azerbaycan’da 1 Temmuz 2025’te 11 Rus vatandaşı, İran’dan uyuşturucu transit geçişi sağlamak ve siber suç işlemek suçlamalarıyla gözaltına alındı. Mayıs ve haziran aylarında görülen davalar sonucunda sanıklar hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme kararı uyarınca Sergey Sofronov, Anton Draçev, Dmitriy Bezuğlıy, Valeriy Dulov ve Aleksandr Vaysero dörder yıl hapis cezası aldı. Dmitriy Fyodorov, Boris Timoşov, Aleksey Vasilyçenko, İlya Bezuğlıy, İgor Zabolotskih ve İlnur Valitov ise üçer yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Azerbaycanlı soruşturmacılara göre hüküm giyen Rus vatandaşları, İran’dan uyuşturucu madde getirerek bunları Bakü’de internet üzerinden dağıtan organize grubun üyeleriydi. Dosyada sanıklara, 4,153 gram eroin, 2 gram ağırlığında 50 metadon tableti ve 36,814 gram metamfetaminin büyük miktarda satışı suçlaması yöneltildi.
Sanıkların önemli bölümünün gözaltına alınmadan önce bilişim sektöründe faaliyet gösterdiği belirtildi. Bunlar arasında en tanınan isim, MTS ve T-Bank’a bağlı yatırım yapılarının yatırım yaptığı ev hizmetleri platformu Airo’nun kurucu ortaklarından 41 yaşındaki Anton Draçev oldu.
Draçev daha önce Red Star Asset Management adlı hedge fonunda çalışmıştı. Dmitriy Bezuğlıy, Sergey Sofronov ve Aleksandr Vaysero’nun da yazılım geliştiricisi ve bilişim girişimcisi olarak faaliyet gösterdiği aktarıldı.
Rusya
Rusya Merkez Bankası rublenin güçlenme nedenlerini açıkladı

Rusya Merkez Bankası, ulusal para birimi rublenin değer kazanmasında ithalat talebindeki düşüş, dış borcun azalması ve sıkı para politikasının belirleyici olduğunu açıkladı. Banka yetkilileri, finansal piyasadan yabancı yatırımcıların çekilmesinin de döviz talebini sınırlayarak bu sürece katkı sağladığına işaret ediyor.
Rusya para birimi rublenin 2025-2026 dönemindeki değer kazancı, ithalat talebindeki gerileme, dış borç stokundaki azalma ve uygulanan sıkı para politikasının birleşik etkisiyle açıklanıyor.
Rusya Merkez Bankası Para Politikası Departmanı Direktörü Andrey Gangan, katıldığı finans kongresinde konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Andrey Gangan, son bir buçuk yıllık süreçte ithalat talebinin yapısal olarak zayıf seyrettiğini belirtti.
Gangan, bu durumun temel nedenleri arasında yüksek faiz ortamını beraberinde getiren sıkı para politikasını, ithal ikameci adımları ve yürürlükteki yaptırım kısıtlamalarını gösterdi.
Rus yetkili, son üç dört yılda ülkenin dış borç yükümlülüklerinin ciddi oranda azaldığını, bu gelişmenin de borç servisi için ihtiyaç duyulan yabancı para talebini aşağı çektiğini ifade etti.
Rusya Merkez Bankası yetkilisi, yerleşik olmayan yabancı yatırımcıların büyük kısmının Rusya piyasasından ayrılmasının ardından, temettü ödemelerinin dövize dönüştürülme işlemlerinin kur oluşumu üzerindeki baskısının hafiflediğini kaydetti.
Banka yönetimi, bu faktörlerin bir araya gelmesiyle ulusal para biriminin direnç kazandığı görüşünü paylaşıyor.
Bloomberg’in yayımladığı veriler de rubledeki bu eğilimi destekliyor. İlgili analizde, nisan ayı başından itibaren Rus rublesinin ABD doları karşısında yaklaşık yüzde 12 değer kazandığı ve küresel ölçekte en hızlı yükselen para birimi olduğu belirtilmişti.
Değer kazancını tetikleyen bir diğer unsur olarak, Ortadoğu’da yükselen gerilimin etkisiyle artan petrol ihracatı gelirleri gösterilmişti.
Diğer yandan, Rusya Merkez Bankasının piyasalardaki döviz satış stratejisinde değişikliğe gitmeye hazırlandığı belirtiliyor.
Vedomosti gazetesinin aktardığı verilere göre, banka 2026 yılının ikinci yarısında iç piyasada günlük 0,58 milyar ruble tutarında döviz satışı gerçekleştirecek.
Yılın ilk yarısında günlük 4,62 milyar ruble seviyesinde olan bu operasyonların hacmi yaklaşık sekiz kat azaltılmış olacak.
Finansal analistler, bu kararın ruble üzerinde sınırlı bir baskı oluşturarak dolar kurunu 80 ruble seviyesinin üzerine taşıyabileceğini ve oynaklığı azaltacağını öngörüyor.
Rusya
Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor

Rusya’nın büyük tarım holdingleri, dizel yakıt sıkıntısı ve artan maliyetler nedeniyle gaz yakıtlı araç ve tarım makinelerine geçişi değerlendirmeye başladı. Sektör temsilcileri, doğalgazın önemli maliyet avantajı sunduğunu belirtirken, altyapı, güvenlik ve tedarik sorunlarının yaygın dönüşümün önünde engel oluşturduğunu ifade ediyor.
Rusya’nın büyük tarım ve gıda şirketleri, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle dizel yakıt kullanan araç ve tarım makinelerini gaz yakıtlı sistemlere dönüştürme olasılığını değerlendirmeye başladı.
Vedomosti gazetesine konuşan sektör temsilcileri, artan yakıt maliyetleri ve dizel tedarikindeki sıkıntıların şirketleri alternatif çözümlere yönelttiğini aktardı.
Et üreticisi Miratorg, dizel kullanan yaklaşık 300 kamyonu, başka bir ifadeyle dönüştürülmesi mümkün araçlarının yüzde 90’ını gaz yakıtlı sisteme geçirdi.
Tahıl işleme, keten üretimi ve kümes hayvancılığı alanlarında faaliyet gösteren Melkom da kamyon filosu ile tarım makinelerini gaz yakıtına dönüştürme seçeneğini değerlendirdi. Ancak şirket, mevcut araçları dönüştürmek yerine yalnızca yeni alınacak ekipmanların gazlı sistemlerle donatılmasına yatırım yapma kararı aldı.
Çerkizovo ise bu yıl araç filosunu gaz-dizel hibrit çalışma sistemine geçirmeyi planlıyordu. Ancak şirket bu kararı şimdilik askıya aldı.
Şirketin hesaplamalarına göre tek kamyonun dönüştürülmesi yaklaşık 1 milyon rubleye mal oluyor.
Agro and Food Communications Genel Müdürü İlya Bereznyuk, büyük tarım holdingleri açısından doğalgaza geçişin ekonomik açıdan cazip olabileceğini söyledi.
Bereznyuk’a göre yakıt giderleri bitkisel üretimde toplam üretim maliyetinin yüzde 15 ila yüzde 25’ini oluşturuyor.
Doğalgaz ise tarım üreticileri için dizelden 2 ila 2,5 kat daha ucuza mal oluyor. Bu nedenle traktörlerin dönüşüm maliyetinin üç yıldan daha kısa sürede geri kazanılması mümkün olabiliyor.
Devlet, leasing yoluyla satın alınan gaz yakıtlı tarım makinelerinin maliyetinin yüzde 35’ine kadarını sübvanse ediyor. Buna karşın Rosagroleasing verilerine göre bu araçlara ilgi sınırlı kalıyor.
Talep, traktör ve biçerdöver gibi kendinden tahrikli araçlardan çok ekipman ve diğer tarımsal makinelerde yoğunlaşıyor.
Vedomosti’ye konuşan büyük tarım şirketlerinden bir yetkili ise yüksek maliyetler ve güvenlik konusundaki soru işaretleri nedeniyle tarım makinelerinin yaygın biçimde gaz yakıtına geçirilmesine kuşkuyla yaklaştığını söyledi.
Aynı yetkili, hasat döneminde büyük bir tarım şirketinin araçlarını kesintisiz çalıştırabilmesi için 5 bin ila 8 bin ton ya da daha fazla dizel yakıta ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Yakıt depolamanın lisans ve yeterli depolama kapasitesi gerektirdiğini ifade eden yetkili, bu nedenle tarım işletmelerinin büyük yakıt stokları oluşturamadığını dile getirdi.
Halk Çiftçisi Derneği Başkan Yardımcısı Babken İspiryan da tarım makinelerinin gaz yakıtına geçirilmesinin çiftçilere kesintisiz yakıt tedariki sorununu çözmeyeceğini söyledi.
İspiryan, dizel yakıtın ülkenin neredeyse her noktasına ulaştırılabildiğini, ancak aynı durumun doğalgaz için geçerli olmadığını ifade etti.
Daha önce Rusya’nın güney bölgelerindeki çiftçiler, hasat sezonu öncesinde dizel yakıt sıkıntısı ve fiyatlarda yaşanan keskin artıştan şikayet etmişti. Rusya’daki yakıt krizi, Ukrayna’nın petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından derinleşti.
Bunun sonucunda Orta Rusya’daki petrol işleme faaliyetleri fiilen durma noktasına gelirken, rafinerilerin kapasite kullanım oranı 2009’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi.
RBK’nin hesaplamalarına göre bu gelişmelerin ardından Rusya’nın 40’tan fazla bölgesinde, Ukrayna’nın Rusya kontrolündeki bölgeleri de dahil olmak üzere, akaryakıt satışına resmi kısıtlamalar getirildi.
Yakıt tedarikindeki aksamalar ile boş ya da kapalı akaryakıt istasyonlarına ilişkin şikayetler ise toplam 85 bölgeden geldi.
Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı
Rusya
Gürcistan’daki Kulavi rafinerisi Rus petrolünü bırakıyor

Gürcistan’ın Kulavi Limanı’ndaki petrol rafinerisini işleten Black Sea Petroleum (BSP), Ağustos-Eylül 2026 döneminden itibaren yalnızca Rusya dışı kaynaklardan sağlanan ham petrol işleyeceğini açıkladı. Tesis, daha önce Rus petrolüyle bağlantılı faaliyetleri nedeniyle Avrupa Birliği’nin 20’nci yaptırım paketi taslağına alınmış, ancak Gürcistan makamlarının verdiği güvencelerin ardından listeden çıkarılmıştı.
Gürcistan’ın Kulavi Limanı’ndaki petrol rafinerisini işleten Black Sea Petroleum (BSP), Ağustos-Eylül 2026 döneminden itibaren Rusya’dan ithal edilen ham petrolün işlenmesini tamamen durdurmayı planladığını açıkladı.
Şirketin açıklamasında, “Bu yılın ağustos-eylül döneminden itibaren şirket yalnızca Rusya dışı kaynaklardan gelen ham petrolü işleyecek” ifadeleri kullanıldı.
BSP, yeni hammaddeye geçişin, rafinerinin ürettiği ürünleri daha yüksek kâr marjı sunan pazarlarda değerlendirmesine olanak sağlayacağını belirtti.
Şirket ayrıca, 2026 yılının ilk yarısında tesisin 650 bin tondan fazla ham madde işlediğini açıkladı.
BSP, ABD merkezli teknoloji şirketi Honeywell ile işbirliğini genişlettiğini de duyurdu. Şirketin planına göre rafineri, 2027 yılının ilk çeyreğinde iç ve dış pazarlar için yol bitümü üretimine başlayacak. İkinci çeyrekte ise havacılık yakıtı üretme kapasitesine kavuşacak.
Kulavi Limanı, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik 20’nci yaptırım paketinin ilk taslağında yer almıştı.
Brüksel, limanın Rus petrolüyle bağlantılı işlemlerde ve “gölge filo” olarak adlandırılan gemilerin faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirmesini yapmıştı.
Gürcistan makamları mart ayında Kulavi’nin yaptırım listesi taslağından çıkarıldığını açıkladı. Avrupa Komisyonu ise bu kararın, Gürcistan makamları ile terminal işletmecisi SOCAR’ın Rus petrolünün yeniden ihracatına son verecekleri yönünde Brüksel’e güvence vermelerinin ardından alındığını bildirdi.
AB ayrıca bu taahhütlerin yerine getirilmesini izlemeyi sürdüreceğini kaydetti.
Rus petrolünün Gürcistan’a ithalatı 2025 yılında keskin biçimde arttı. Ülkenin Ulusal İstatistik Servisi verilerine göre Gürcistan, Rusya’dan 225,3 bin ton ham petrolü 95,8 milyon dolar karşılığında ithal etti.
Bu miktar, bir önceki yıla göre 21 katı aşkın artışa işaret etti. Kayda değer sevkiyatlar, Kulavi Rafinerisi’nin faaliyete geçmesinin ardından 2025 sonbaharında başladı.
2026 yılının ilk çeyreğinde ise Gürcistan’ın Rusya’dan ham petrol ithalatı yaklaşık 300 bin tona ulaştı.
Aynı dönemde ülkenin petrol ürünleri ihracatı da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yedi katı aşkın artış gösterdi.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Rusya3 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını1 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Söyleşi4 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını1 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi











