Bizi Takip Edin

Amerika

ABD genelinde gıda kaynaklı parazit vakaları arttı

Yayınlanma

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, ülkede gıda kaynaklı bir parazit hastalığı olan siklosporiyazise yakalandığından şüphelenilen yaklaşık 7 bin kişiyi inceliyor. Laboratuvarda doğrulanmış 1645 vakanın yanı sıra 5 bin 100 şüpheli vaka üzerinde çalışan yetkililer, geçen yılın aynı döneminde bu sayının 250’nin altında olduğunu belirtiyor.

ABD’de güncel federal veriler, yaklaşık 7 bin kişinin, haftalarca süren bağırsak rahatsızlığı ve ishale yol açabilen gıda kaynaklı parazit hastalığı siklosporiyazise yakalanmış olabileceğini gösteriyor.

Laboratuvarda doğrulanmış 1645 yerli vaka kayda geçerken ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), normal düzeylerin oldukça üzerinde olan 5 bin 100 şüpheli vakanın daha araştırıldığını bildirdi.

Geçen yılın aynı döneminde incelenen vaka sayısı 250’nin altında seyrediyordu.

Hastalığa yol açan parazitin taze sebze ve meyvelere bulaştığı bilinse de sağlık yetkilileri henüz hangi ürün türlerinin veya hangi tedarikçilerin salgınla bağlantılı olduğunu tespit edemediklerini açıkladı.

Salgın nedeniyle bildirilen herhangi bir can kaybı yaşanmazken 141 kişi hastanede tedavi altına alındı. Vakaların 34 eyalete yayıldığı, enfeksiyonların büyük kısmının ise Michigan eyaletinde yoğunlaştığı belirlendi.

Michigan’daki yetkililer pazartesi günü yaptıkları açıklamada, marul veya salata yeşilliklerini salgının potansiyel kaynağı olarak ön bilgiyle tanımlarken Washington Post gazetesi hızlı servis restoran zinciri Taco Bell hakkında inceleme yürütüldüğünü yazdı.

Söz konusu restoran zincirinin, bazı malzemeleri seçili şubelerinden kendi isteğiyle çıkardığı bildirildi.

Sağlık yetkilileri salı günü düzenlenen basın toplantısında herhangi bir ulusal tedarikçi, dağıtıcı veya restoran zincirinin adını vermedi.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Gıdadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Vekili Don Prater, marulun incelenen çok sayıda tarım ürünü arasında yer aldığını kaydetti.

Prater, “Şu aşamada söyleyebileceğim tek şey, marul da dahil olmak üzere birden fazla tarım ürünü üzerindeki kaynak takip incelememizi sürdürdüğümüzdür” dedi.

Sağlık yetkilileri, hafif semptomlar gösteren birçok kişinin tıbbi yardım almadan iyileşmesi ve test yaptırmaması nedeniyle gerçek enfeksiyon sayısının çok daha yüksek olduğunu tahmin ediyor.

Ayrıca bir hastanın salgının parçası olup olmadığını belirlemek birkaç hafta alabiliyor ve belirtiler parazite maruz kaldıktan sonraki iki haftaya kadar ortaya çıkabiliyor.

CDC, en az dört Ortadoğu eyaletinde (Michigan, Ohio, West Virginia ve Kentucky) görülen 400’den fazla vakalık bir grup üzerinde salgın incelemesi başlattığını ve ek vakaların da araştırıldığını duyurdu.

Vakaların epidemiyolojik olarak bağlantılı görünmesi, ortak bir enfeksiyon kaynağına işaret ediyor.

CDC, geçen yılın temmuz ayında FoodNet programı aracılığıyla siklospora ve diğer bazı patojenlere ilişkin verileri düzenli raporlamayı durdurmuştu. Ancak yetkililer, bu gözetim azaltılmasının mevcut salgın üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını ifade etti.

CDC Gıda, Su ve Çevre Kaynaklı Hastalıklar Bölümü Direktör Yardımcısı Gwen Biggerstaff, programa dair şu bilgiyi paylaştı:

“FoodNet, temel amacı politikalarımızı ve önleme faaliyetlerimizi şekillendirmek üzere zaman içindeki eğilimleri incelemek olan güçlü bir programdır.”

Program, gerçek zamanlı salgın tespiti veya müdahalesi için tasarlanmadı. FoodNet kapsamında sadece 10 katılımcı saha yer alıyor ve bunlardan hiçbirinin Michigan’da olmadığı biliniyor.

Biggerstaff, “Dolayısıyla bu sistem bize ulusal gözetimden elde ettiğimiz türden verileri tam olarak sağlamıyor” diye ekledi.

Amerika

Trump yönetiminden Brezilya ithalatına yüzde 25 ek gümrük vergisi

Yayınlanma

ABD yönetimi, yürütülen soruşturmada bu ülkenin haksız ticaret uygulamaları yürüttüğünün belirlenmesi üzerine Brezilya’dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 25 ek gümrük tarifesi uygulayacağını duyurdu. ABD Ticaret Temsilciliği, bir yıl süren inceleme sonucunda Brezilya’nın dijital ticaret politikaları, zayıf yolsuzlukla mücadele uygulamaları ve gümrük tarifelerinin Amerikan üreticilerine makul olmayan yükler getirdiğini açıkladı.

ABD yönetimi, Güney Amerika ülkesinin haksız ticaret uygulamaları yürüttüğünü tespit eden bir soruşturmanın ardından Brezilya’dan ithal edilen belirli mallara yüzde 25 oranında gümrük tarifesi uyguluyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’ın ofisi tarafından çarşamba günü yapılan açıklamada, Brezilya’nın uygulamalarına yönelik bir yıl süren incelemenin, ülkenin dijital ticaret politikaları, yetersiz yolsuzlukla mücadele denetimleri ve kendi uyguladığı gümrük tarifeleri gibi önlemlerinin Amerikan çiftçileri, işçileri, yenilikçileri ve ihracatçıları üzerinde “makul olmayan” yükler oluşturduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

ABD, söz konusu ithalat vergilerini, federal hükümete yabancı ülkelerin haksız ticaret uygulamalarına karşı tarifelerle misilleme yapma yetkisi veren 1974 Ticaret Yasası‘nın 301. maddesi uyarınca yürürlüğe koyuyor.

Federal kayıt sisteminde yayımlanan ve tarifelerin çerçevesini çizen tebliğin bir kopyasına göre Greer; alüminyum hidroksit, sanat eserleri, belirli hayvan derileri ve bazı ilaç bileşenleri dahil olmak üzere bazı ürünleri bu vergilerden muaf tutuyor.

Ticaret Temsilciliği ofisi, yeni vergilerin Brezilya hükümetiyle “yoğun şekilde yürütülen müzakerelerin” ardından geldiğini kaydetti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çarşamba gecesi yaptığı açıklamada, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ve ekibinin ABD yönetimiyle “iyi niyetle müzakere etmediğini” ifade etti.

Rubio, sosyal medya platformu X üzerinden Brezilya liderine yönelik yaptığı paylaşımda, “Onun ekonomi politikaları hem Amerikalılar hem de Brezilyalılar için kötü. Lula geçen yıl boyunca Brezilya halkının refahı için bir anlaşma yapmak yerine kendi egosunu ön planda tuttu ve bu tarifeler de bunun bedelidir” değerlendirmesini yaptı.

ABD Nüfus Sayım Bürosu verilerine göre, ABD’nin Brezilya ile ticaret hacmi 2025 yılında toplam 94,2 milyar doları aştı. 2008 yılından bu yana, ABD’nin Brezilya’ya yaptığı ihracat, bu Güney Amerika ülkesinden yapılan ithalatın değerinden daha yüksek bir maliyete sahip oldu.

Greer, ofisinin yayımladığı bildiride, yüzde 25’lik tarifelerin “Amerikalı işçilerin ve şirketlerin Brezilyalı rakipleriyle eşit şartlarda rekabet edebilmesini sağlamak” için gerekli olduğunu vurguladı.

Greer, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Siyasi söylemleri sansürlemeyi reddettikleri için ABD teknoloji şirketlerini cezalandırmak, yolsuzlukla mücadele uygulamalarında geri adım atmak veya Brezilyalı çiftçilerin Amerikalı çiftçilere karşı avantaj elde etmek için yasa dışı kesilen orman arazilerini kullanmalarına izin vermek olsun, Brezilya’nın haksız ticaret uygulamaları, ABD’li işçilerin ve üreticilerin 210 milyondan fazla tüketicisi olan bu önemli pazara erişmesini engelledi.”

ABD’li ticaret yetkilisi ayrıca, “Brezilya ile geçen yıl boyunca yapılan kapsamlı görüşmeler bu sorunları çözmedi, ancak bu soruşturmada tespit edilen problemlerde uzun süredir ihtiyaç duyulan değişiklikleri gerçekleştirmek üzere Brezilya ile müzakereleri sürdürmeye açığız” sözlerini ekledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Lindsey Graham’in koltuğu için yarışan adaylar başa baş

Yayınlanma

ABD’nin Güney Carolina eyaletinde hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’in yerine geçecek ismi belirlemek için yapılacak ön seçim öncesinde yürütülen ankete göre yarışta belirgin bir favori aday öne çıkmadı. Emerson College ve Nexstar Media ortaklığıyla yayımlanan ankette, potansiyel adaylardan hiçbirinin yüzde 20 barajını aşamadığı ve yüzde 17,9 ile en yüksek oranı kararsız seçmenlerin oluşturduğu görüldü.

ABD’de geçen günlerde hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’in Kongre’nin üst kanadı Senatodaki koltuğunu devralacak adayın belirleneceği ön seçim yarışı öncesinde yapılan yeni bir anket, seçmenlerin net bir favorisinin olmadığını ortaya koydu.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Senatodaki beşinci dönemi için kampanya yürüttüğü sırada, aort yırtılması nedeniyle 71 yaşında ani bir şekilde yaşamını yitirmişti.

Emerson College Polling ve Nexstar Media tarafından perşembe günü yayımlanan anket sonuçlarına göre, potansiyel adayların hiçbiri katılımcılar arasında belirgin bir üstünlük sağlayamadı ve hiçbir isim yüzde 20 oranına ulaşamadı.

Ankette en çok tercih edilen yanıt, yüzde 17,9 ile “kararsızım” seçeneği oldu.

Aday adayları arasında Temsilciler Meclisi Üyesi Cumhuriyetçi Ralph Norman yüzde 16,4 destekle yarışı önde götürürken iş insanı ve kilise diyakozu Mark Lynch yüzde 12,5 destek oranıyla ikinci sırada yer aldı.

Diğer aday adaylarından Temsilciler Meclisi Üyesi Nancy Mace yüzde 10,1, Vali Yardımcısı Pamela Evette yüzde 9,9, Temsilciler Meclisi Üyesi Russell Fry yüzde 9,4, Güney Carolina Valisi Henry McMaster yüzde 7,7 ve eski Temsilciler Meclisi Üyesi Mark Sanford ise yüzde 5,4 oranında destek topladı.

Vali McMaster tarafından pazartesi günü ölen ağabeyinin yerine geçici olarak atanan ve görev süresi 3 Ocak 2027 tarihine kadar devam edecek olan mevcut Senatör Darline Graham Nordone ise ankete katılanların yüzde 5,9’unun desteğini aldı.

Güney Carolina seçmenlerinin kasım ayındaki genel seçim pusulasında yer alacak yeni Cumhuriyetçi adayı belirlemesi amacıyla 11 Ağustos tarihinde özel bir ön seçim gerçekleştirilecek.

Adaylardan hiçbirinin gerekli çoğunluğu sağlayamaması durumunda ise 25 Ağustos’ta ikinci tur oylamaya gidilecek.

Emerson College Polling ve Nexstar Media ortaklığıyla 14 ve 15 Temmuz tarihlerinde düzenlenen kamuoyu araştırması, Güney Carolina’da ön seçime katılması muhtemel 500 Cumhuriyetçi seçmenle yapıldı.

Çalışmanın hata payı ise artı veya eksi yüzde 4,3 olarak açıklandı.

Lindsey Graham’a muhtaç olan sistem

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic CEO’sundan yapay zeka düzenlemeleri için büyük bağış

Yayınlanma

Yapay zeka şirketi Anthropic’in Üst Yöneticisi Dario Amodei, yapay zekaya yönelik güvenlik düzenlemelerini savunan adayları destekleyen Public First adlı siyasi eylem komitesine mayıs ayında 1 milyon dolar bağışladı. ABD Federal Seçim Komisyonunun açıkladığı yeni kayıtlarda yer alan bu miktar, Amodei’nin kayıtlara geçen ilk yedi haneli siyasi bağışı oldu.

Yapay zeka şirketi Anthropic’in Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, şirketin yapay zekaya yönelik güvenlik düzenlemeleri getirilmesi hedefiyle aynı görüşleri paylaşan adayları destekleyen Public First adlı süper PAC’e (siyasi eylem komitesi) mayıs ayında 1 milyon dolar bağışladı.

ABD Federal Seçim Komisyonunun (FEC) çarşamba gecesi geç saatlerde yayımladığı kayıtlara göre, bu destek Amodei’nin kayıtlara geçen ilk yedi haneli siyasi bağışı niteliğini taşıyor.

Anthropic CEO’su, daha önce Demokrat siyasetçilere daha düşük miktarlarda bağışlar yapmıştı.

Yapay zeka yöneticisinin yaptığı bu büyük finansal destek, Anthropic ile yapay zeka kurallarını destekleyen adayları öne çıkarmak için kurulan harcama grupları ağı arasındaki bağı daha da güçlendirdi.

Bu bağış, Public First ve Anthropic çizgisine yakın diğer organizasyonların, ağır yapay zeka düzenlemelerine karşı çıkan rakip sanayi süper PAC ağı Leading the Future ile mücadele ettiği bir dönemde yapıldı.

Her iki taraf, emekli olacak Demokrat Milletvekili Jerry Nadler’ın New York’taki koltuğu için yapılan ve yakından takip edilen ön seçimde karşı karşıya gelen adaylara milyonlarca dolar akıttı.

Amodei’nin yaptığı bağış, Public First’ün kendi çatısı altında yer alan Jobs and Democracy süper PAC’ine 3 milyon dolardan fazla kaynak aktarmasından birkaç hafta önce gerçekleşti.

Jobs and Democracy, New York Eyalet Meclisi Üyesi Demokrat Alex Bores’un Nadler’ın koltuğu için yürüttüğü ön seçim kampanyasına destek amacıyla toplam 12 milyon dolar harcadı.

Bores’un haziran ayında az farkla kaybettiği bu seçim yarışı, yapay zeka endüstrisi içindeki savaşan gruplar arasında bir vekalet savaşı işlevi gördü.

Bores’un eyalette bir yapay zeka güvenlik yasası kaleme almış olması, OpenAI Başkanı Greg Brockman ile risk sermayesi şirketi Andreessen Horowitz’in finansal olarak desteklediği Leading the Future grubunun Bores’un kaybetmesi için 8 milyon dolar harcamasına yol açtı.

FEC’in çarşamba günü yayımladığı kayıtlar, diğer beş Anthropic çalışanının da New York’taki ön seçimden önceki günlerde Public First grubuna toplamda 2 milyon dolardan fazla bağış yaptığını gösterdi.

Kayıtlarda ayrıca, Google DeepMind bünyesindeki bir çalışandan gelen 250 bin dolarlık bir bağış ile Anthropic’in en büyük rakibi olarak görülen OpenAI’daki bir çalışandan gelen 5 bin dolarlık bağış da yer aldı.

Public First, eski Oklahoma Demokrat Milletvekili Brad Carson tarafından yönetilen ve bir 501(c)(4) (sosyal refah örgütü) statüsünde yer alan Public First Action çatı grubunun bünyesinde faaliyet gösteriyor.

Anthropic, şubat ayında Public First Action’a 20 milyon dolar aktarmıştı ancak grup, bu fonun yalnızca yapay zeka politikası konusunda kamuoyunu bilgilendirme amacıyla sınırlandırıldığını ve siyasi amaçlarla kullanılamayacağını belirtiyor.

Bores’un seçimi kaybetmesine rağmen Public First, Leading the Future ile giriştiği bu mücadeleden, kamuoyunun algısını daha sıkı yapay zeka kuralları lehine çevirmeyi başardığı inancıyla ayrıldı.

Ancak FEC kayıtları, grubun tüm kaynaklarını Bores’a yatırma stratejisinin, gelecekteki mücadelelerde kendisini mali açıdan zayıf bırakabileceğine işaret ediyor.

Leading the Future grubunun beyanlarına göre, yapay zeka yanlısı endüstri grubu daha önce topladığı 75 milyon doların üzerinde yeni bir kaynak yaratmadı. Buna karşın haziran ayının sonunda grubun kasasında hala 31 milyon dolar bulunuyordu ve bağlı iki süper PAC bünyesinde de milyonlarca dolar daha saklanıyordu.

Public First Action ile bağlantılı üç süper PAC’in banka hesaplarındaki toplam miktar ise yalnızca 1,8 milyon dolar seviyesinde kaldı.

Public First Action geçen yılın sonlarında kurulmasından bu yana 80 milyon dolar topladığını belirtse de bu kaynağın bir kısmı halihazırda harcandı ve kalan payın bir kısmının da siyasi kampanyalarda kullanılmasına yönelik kısıtlamalar mevcut.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English