Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de gençlerin üçte biri ailesinin yanında yaşıyor

Yayınlanma

ABD’de 35 yaş altı gençlerin aileleriyle birlikte yaşama oranı, konut ve kira fiyatlarındaki keskin artış nedeniyle yeniden yükselişe geçerek rekor seviyeye ulaştı. Realtor.com analizine göre, bu durumun temel nedeni istihdam sorunları değil, konut erişilebilirliği krizi ve biriken öğrenci borçları olarak öne çıkıyor.

ABD’de 35 yaş altı genç yetişkinlerin aileleriyle birlikte yaşama oranı rekor seviyeye ulaştı. Realtor.com tarafından yapılan yeni analiz, 2025 yılında yaklaşık her üç gençten birinin, yani rekor düzeyde bir sayı olan 25,2 milyon kişinin ailesinin evinde yaşadığını ortaya koydu.

Pandemi dönemindeki zirve noktasından sonra bir miktar düşüş gösteren 18 ila 34 yaş arasındaki gençlerin aileleriyle yaşama oranı, yeniden yüzde 33 seviyesine tırmandı.

Bu oran, son yirmi yılda 6 yüzdelik puanlık bir artışa işaret ediyor.

Rapora göre, bu eğilimin arkasındaki ana etkenin istihdam sorunları olmadığı görülüyor. Ailesiyle birlikte yaşayan 25 ila 34 yaş grubundaki gençlerin yaklaşık yüzde 70’inin bir işi bulunuyor ve bu oran son 25 yıldır nispeten istikrarlı bir seyir izliyor.

Realtor.com Kıdemli Ekonomisti Hannah Jones, bu durumun “büyük olasılıkla öncelikli olarak konut erişilebilirliği krizinden kaynaklandığını” ifade etti.

Son yıllarda konut maliyetlerinde ciddi artışlar yaşandı. 2025 yılında ABD genelinde ortalama satılık konut fiyatı, 2019 yılına göre yüzde 34 artarak 430 bin dolara ulaştı. Ortalama talep edilen kira bedeli ise yaklaşık yüzde 18 artışla 1673 dolar oldu.

Realtor.com, piyasada yaklaşık 4 milyon konutluk bir arz açığı bulunduğunu tahmin ediyor; bu durum birçok genç yetişkinin bağımsız hane kurması için gerçekçi seçeneklerini sınırlıyor.

Son 25 yılda üniversiteye katılım oranlarındaki artışın da bu tabloda rolü olabileceği değerlendiriliyor. Jones, “Daha yaygın hale gelen öğrenci borçları, giriş seviyesindeki bir maaşın bağımsız bir yaşam için satın alabileceği imkanları kısıtlıyor olabilir” dedi.

Üniversite mezunlarının tarihsel olarak kiralama piyasasına girdiği yaş olan 22 yaşındakilerin neredeyse yarısı (yüzde 49) evde kalmaya devam ediyor. Bu oran pandemiden önce yüzde 46 seviyesindeydi.

Ancak bu eğilim sadece yetişkinliğe yeni adım atanlarla sınırlı kalmıyor. 30 ila 34 yaş grubundakiler arasında ailesiyle birlikte yaşayanların oranı 2025 yılında yaklaşık yüzde 13’e yükseldi.

Bu oran, 2000 yılındaki seviyenin neredeyse iki katına karşılık geliyor.

Realtor.com, yetişkinlerin aileleriyle birlikte yaşama oranındaki artışı iki belirgin döneme dayandırıyor: Büyük Resesyon ve Kovid-19 pandemisi. Her iki dönem de genç nesillerin bağımsız bir şekilde yaşamasını zorlaştıran ekonomik aksamalara yol açtı.

Gelişmeleri değerlendiren Jones, “Çocukluk odasında kalmaya devam eden her yetişkin, kurulamamış bir hane halkı, imzalanmamış bir kira sözleşmesi ve satın alınmamış bir ilk ev anlamına geliyor” ifadesini kullandı.

Amerika

Demokratlar, kasımda sandığa gidecek kürtaj maddelerini seçim kozu yapıyor

Yayınlanma

ABD’de dört eyalette kasım ayında yapılması beklenen kürtaj referandumları, konuyu yeniden ulusal gündeme taşıyarak Demokratlara ara seçimler için manevra alanı açıyor. Parti, özellikle Nevada ve Virginia gibi kritik seçim bölgelerinde kürtajı öne çıkararak seçmen katılımını artırmayı hedefliyor.

Kasım ayında ABD’nin dört eyaletinde kürtaj konulu referandumların sandığa gitmesi ihtimali, Demokratlara konuyu yeniden ulusal ilgi odağına taşıma ve Cumhuriyetçiler için rekabeti zorlaştırma fırsatı sunuyor.

Yüksek Mahkemenin 2022’de Roe v. Wade kararını bozmasının ardından kürtaj haklarına yönelik seçmen öfkesi, o yıl Demokratları bir dizi ara seçim zaferine taşımıştı.

Ancak dönemin Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in kürtaj mesajına öncelik vermesine rağmen Beyaz Saray’ı kaybetmesi ve seçmenlerin kürtaj referandumu yapılan eyaletlerde dahi Cumhuriyetçi adayları seçmesiyle, konu hayat pahalılığı, ekonomi ve geçim sıkıntısı endişelerinin gölgesinde kalmıştı.

Yeni bir referandum dalgası ise Demokratlar için bir alan, Trump yönetimi ve zorlu yarışlardaki Cumhuriyetçiler içinse siyasi bir baş ağrısı potansiyeli yaratıyor.

Demokratlar ve kürtaj hakkı savunucuları, 2024’ten farklı olarak bu yılki kürtaj referandumlarının, özellikle Nevada ve Virginia gibi kritik eyaletlerde diğer yarışlara katılımı artırabileceğine inanıyor.

İsmi açıklanmayan bir Demokrat stratejist, “Sanırım herkes bunun bir hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, ekonomik döngü seçimi olduğunda hemfikir; ancak bu, Cumhuriyetçilerin kürtaj konusunda hâlâ toplumla uyumsuz olduğu gerçeğini değiştirmiyor” dedi.

Anketler, Amerikalıların çoğunluğunun, bazı araştırmalarda yüzde 60’a varan bir kesimin, kürtajın çoğu veya tüm durumda yasal olması gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.

Aktivistler, tüm yarışlardaki Demokratların bu noktaya yaslanması ve Cumhuriyetçileri bu konuda sıkıştırması gerektiğini söyledi.

Reproductive Freedom for All adlı kuruluşun başkanı ve CEO’su Mini Timmaraju, “Demokratların üreme özgürlüğü ve kürtaj erişimi hakkında her yerde konuşması gerektiğine inanıyoruz. Seçmenlerin onlara güvendiği başlıca konulardan biri bu; bu da onu çok acil, zorlayıcı ve önemli bir karşıtlık unsuru haline getiriyor. Cumhuriyetçilere bu konuda güvenmiyorlar” diye konuştu.

Seçim analistlerine göre, 2024’teki kürtaj koruma referandumları, seçmenlere bir güvenlik duygusu vererek bölünmüş oy kullanmalarına yol açtı.

Seçmenler, kürtajın güvende olduğuna inanarak bir yandan referanduma evet oyu verirken, diğer yandan hayat pahalılığı veya başka bir ekonomik gerekçeyle Cumhuriyetçi adaya oy verdi.

Timmaraju, “Referandumun tek başına Demokratlar için bu meseleyi çözeceğini varsaymanın tehlikesi işte burada. Demokratlar yine de kendi politikalarıyla seçime gitmek zorunda, yalnızca referanduma bel bağlayamazlar” değerlendirmesinde bulundu.

Yine de Timmaraju, referandumların kürtajı yeniden haber gündemine taşıyacağını ve seçmenlere meselenin kapanmadığını anlatmaya yardımcı olacağını, bunun da Demokrat adaya Cumhuriyetçileri doğrudan referandumla ilişkilendirmek için kolay bir fırsat yaratacağını söyledi.

Virginia ve Nevada kritik görülüyor

Kürtaj koruma tedbirleri bu yıl Nevada ve Virginia’da sandıkta olacak. Nevada’da sıkı bir valilik yarışı yaşanırken, Virginia en rekabetçi Temsilciler Meclisi yarışlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor ve Meclis kontrolünü çevirmeyi uman Demokratlar için kilit bir eyalet konumunda.

Demokratik Kongre Kampanya Komitesi sözcüsü Eli Cousin, “Virginia’daki kürtaj referandumu katılımı daha da artıracak ve Jen Kiggans, Rob Wittman ve John McGuire gibi kilit Kongre yarışlarındaki Cumhuriyetçilerin sıradan Virginialıları umursamadığını ve yıllarını istisnasız kürtaj yasağı için çalışarak geçirdiğini açıkça vurgulama fırsatı yaratacak” ifadelerini kullandı.

Virginia’da Temsilciler Meclisi yarışları ve kürtaj referandumunun, insanları sandığa getiren başlıca konular olması bekleniyor. Özellikle genç seçmenlerin kürtaj haklarını destekleme olasılığının daha yüksek olduğu görüldü; dolayısıyla bu referandum, onları da sandığa çekmek için bir fırsat olacak.

Idaho’daki seçmenler de eyaletin katı kürtaj yasağını geri alma şansı yakalayabilir; zira organizatörler, girişimlerinin sandığa gitmek için yeterli imzaya ulaştığını söylüyor.

Missouri ise bu arada 2024 referandumunu iptal ederek kürtajı bir kez daha yasaklamayı deneyecek.

Ancak Yüksek Mahkemenin Dobbs kararının üzerinden dört yıl geçtikten sonra, kürtaj seçmenlerin zihninde aynı siyasi ağırlığı taşımayabilir. Seçmenler kürtaj haklarını desteklese de, kararın hemen sonrasındakiyle aynı acil tehdidi görmüyor olabilir.

Timmaraju, “Bizim için en büyük zorluk bilgiyi ulaştırmak. İnsanlar neler olduğunu duyup anladıklarında bizim yönümüze kayacaklardır, ancak haberlerde kürtaj hakları krizlerine dair hiçbir haber almıyorlar. Buna dair bir kanıt görmüyorlar” dedi.

Timmaraju’nun grubu, özellikle Arizona, Michigan, Nevada, California ve Georgia’da olmak üzere, kürtaj haklarını destekleyen Demokratları seçtirerek seçmenleri harekete geçirmek ve kilit seçim bölgelerini çevirmek için bu yıl 23,5 milyon dolar yatırım yapıyor.

Timmaraju, “Amaç, seçmenlerin rakiplerinin, ülkedeki ekonomiyi ve sağlık hizmetlerine erişim krizini ele almaktan çok kürtajı yasaklamayı önemseyen aşırılık yanlıları olduğunu anlamasını sağlamak” diye konuştu.

Cumhuriyetçiler: Tek başına seçim çevirmez

Cumhuriyetçi stratejistler ise partinin kürtaj konusundaki genel zayıflığını kabul etmekle birlikte, meselenin tek başına bir seçimi çevirmeye yetecek kadar güçlü bir konu olduğunu düşünmüyor.

Nevada’nın kıdemli Cumhuriyetçi stratejistlerinden Robert Uithoven, seçmenlerin eyaletteki kürtaj korumaları meselesini daha 1990’da çözüme kavuşturduğunu söyledi.

Demokratların bunu bir kampanya konusu haline getirmeye çalışması durumunda Cumhuriyetçilerin elinde kolay bir karşılık olduğunu belirtti.

Uithoven, “Seçmenler daha 90’ların başında Nevada’yı seçim yanlısı bir eyalet yapmaya karar verdi ve hiçbir vali, hiçbir Kongre üyesi, hiçbir senatör, hiçbir eyalet yasa koyucusu, hiçbir belediye başkanı bunu değiştiremez. Nevada’da bu ancak halk oylamasıyla değişebilir” dedi.

Uithoven ayrıca kürtajın Demokrat katılımını anlamlı ölçüde artırabileceğine de şüpheyle yaklaştı.

Uithoven, “Demokratların kürtajı bir seçimde kama konu olarak kullandığını görürsünüz, ama bu gerçekten o referandumları destekleyen insanlar için katılımı artırıyor mu? Hayır, artırmıyor” diye konuştu.

Arizona’da Cumhuriyetçilikten bağımsızlığa geçen danışman Chuck Coughlin, 2024’te Arizona’da görülen yüksek sayıdaki bölünmüş oy kullanan seçmeni, kürtaj referandumlarının solla umulan ölçüde katılımı artırmayacağının kanıtı olarak gösterdi. Coughlin, “Marjlarda işe yaradığını düşünüyorum” dedi.

Coughlin yine de rekabetçi bölgelerdeki Cumhuriyetçilere, kendilerine kürtaj üzerinden saldıran Demokratlarla muhatap olmamalarını tavsiye edeceğini söyledi.

Adayların, seçmenlerin iradesine saygı göstermekten bahsetmelerini önerdi; çünkü ona göre aksi takdirde bu, kazanabilecekleri bir tartışma değil.

Coughlin, “Bir Cumhuriyetçi olarak o tepede ölmeyi hayal bile edemem” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Venezuela depremlerinde can kaybı 164’e yükseldi

Yayınlanma

Venezuela’nın kuzey kıyılarında meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki depremde en az 164 kişi hayatını kaybetti, 971 kişi yaralandı. Ülkede olağanüstü hal ilan edilirken yetkililer, enkaz altında hala çok sayıda kişinin bulunabileceğini bildiriyor.

Venezuela’da 24 Haziran akşamı meydana gelen iki güçlü depremde en az 164 kişinin hayatını kaybettiği, 971 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Associated Press’in aktardığına göre, açıklamayı ülkenin geçici devlet başkanı görevini yürüten Delsi Rodriguez yaptı.

Kıyı bölgesinde, aralarında bir dakikadan daha az süre bulunan 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki sarsıntı, Venezuela’da son yüz yılı aşkın sürede kaydedilen en güçlü depremlerden biri oldu.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre, depremler başkent Caracas’a yaklaşık 160 kilometre mesafede gerçekleşti.

Sarsıntılar, Caracas’tan yaklaşık 1700 kilometre uzaklıktaki Brezilya topraklarında da hissedildi.

CNN’in USGS verilerine dayandırdığı haberine göre ise bu sarsıntılar, 1900 yılından bu yana ülkede kaydedilen en büyük depremler olarak kayda geçti.

En ağır yıkım, başkentin kuzeyindeki kıyı şehri La Guayra’da meydana geldi. Delsi Rodriguez, bu bölgede onlarca binanın çöktüğünü ve enkaz altında hala insanların bulunabileceğini belirterek, “Orada onlarca bina yıkıldı ve şu anda hayat kurtarmak için yoğun arama kurtarma operasyonları yürütüyoruz” dedi.

Yetkililer, ülkenin diğer bölgelerinden La Guayra’ya ek arama kurtarma ekipleri sevk ediyor ve hayatta kalanlara ulaşabilmek için gün ışığından azami ölçüde yararlanmayı hedefliyor.

Rodriguez, özel şirketlere de çalışmalara destek olmaları için ağır iş makineleri sağlama çağrısında bulundu.

Ayrıca depremlerden zarar gören hastanelerin ve konutların onarımı için 200 milyon dolar bütçeli bir yeniden inşa fonu kurulduğu açıklandı.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun oğlu ve Ulusal Meclis Milletvekili Nicolas Maduro Guerra, yıkımın boyutunu artıran etkenlerden birinin, bölgedeki binaların büyük kısmının 1950 ve 1960’lı yıllarda inşa edilmiş olması olduğunu ifade etti.

USGS, iki büyük depremdeki nihai can kaybına ilişkin tahminlerini paylaştı.

Kurum, ölü sayısının 10 bin ile 100 bin arasında olma olasılığını yüzde 37 ila yüzde 44 olarak değerlendirirken; can kaybının bin ile 10 bin arasında kalma olasılığını ise yüzde 39 olarak tahmin etti. Felaketin ardından Venezuela genelinde olağanüstü hal ilan edildi.

ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada deprem kaynaklı can kayıplarının “yıkıcı” boyutta olduğunu belirtti.

Trump, ABD’nin yardıma hazır olduğunu ifade ederek hükümete bu doğrultuda gerekli talimatları verdiğini açıkladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Utah’taki veri merkezi krizi Senato Başkanı’nı koltuğundan etti

Yayınlanma

ABD’nin Utah eyaletinde yer alan Box Elder Bölgesi’nde kurulması planlanan devasa veri merkezi projesine yönelik seçmen tepkisi, eyalet tarihinin en uzun süre görev yapan Senato Başkanı Stuart Adams’ın ön seçimi kaybetmesine yol açtı. Projenin çevreye ve su kaynaklarına zarar vereceğinden endişe eden bölge halkı sandıkta tepkisini gösterirken, projeyi destekleyen iki komisyon üyesi de seçimi kaybetti.

ABD’nin Utah eyaletinin Box Elder Bölgesi’nde hayata geçirilmesi planlanan devasa veri merkezi projesi, eyaletin en güçlü siyasetçilerinden Senato Başkanı Stuart Adams’ın koltuğunu kaybetmesine neden oldu.

Cumhuriyetçi Parti içindeki ön seçimlerde, projeye yönelik seçmen tepkisi Adams’ın mağlubiyetiyle sonuçlandı.

Eyalet tarihinin en uzun süre görev yapan Senato Başkanı unvanına sahip olan Adams, veri merkezi projesine karşı sesini yükselten eski üniversite avukatı Stephanie Hollist karşısında yenilgiye uğradı.

Hollist, Adams’ı ve eyaletteki genel siyasi elitleri, Stratos veri merkezi projesinin çevreye verebileceği ciddi zararlara yönelik halkın endişelerini görmezden gelmekle suçlamıştı.

Muhafazakar eğilimli eyaletteki önceki seçimleri kolaylıkla kazanan Adams, bu yılın başlarında projenin ilk planlarını onaylayan Utah Askeri Tesis Geliştirme Kurulunun başkanı olması sebebiyle seçmen tepkisinin odak noktası haline geldi.

ABD’de veri merkezleri hiç popüler değil

Projenin ilerlemesi yönünde oy kullanan Box Elder Bölge Komisyonu üyeleri Boyd Bingham ve Lee Perry de ön seçimleri kaybetti.

Çarşamba günü yenilgiyi kabul etmesinin ardından The Salt Lake Tribune gazetesine açıklamalarda bulunan Lee Perry, “Veri merkezi oylamasının bana seçimi kaybettirdiğini düşünüyor muyum? Evet, düşünüyorum. Farklı bir şey yapar mıydım? Farklı oy kullanmazdım ama eyalete karşı durur ve bunu neden zorla kabul ettirmeye çalıştıklarını halka açıkça anlatmalarını sağlardım” dedi.

Yatırımcı ve “Shark Tank” programı yıldızı Kevin O’Leary tarafından desteklenen Stratos projesinin, Utah genelinde birden fazla noktaya yayılarak dünyanın en büyük yapay zeka veri merkezlerinden biri olması planlanıyor.

Ancak bölge halkı, projenin Büyük Tuz Gölü yakınlarındaki hassas su kaynaklarını zorlayacağından ve aşırı miktarda elektrik tüketeceğinden endişe ediyor. Geliştiriciler ise tesisin istihdam yaratacağını ve milyonlarca dolar vergi geliri sağlayacağını savunuyor.

Tepkilerin artması üzerine Adams, seçim kampanyasının son haftalarında projenin önerilen 40 bin akrelik (yaklaşık 160 bin dönüm) büyüklüğünde ciddi kısıtlamalara gidilmesi çağrısında bulunarak projeyle arasına mesafe koymaya çalıştı.

Ancak bu hamle, modern Utah tarihinde ön seçimi kaybeden ilk görevdeki Senato Başkanı olan Adams için yeterli olmadı.

ABD’de yerel yönetimler, veri merkezi inşasına karşı harekete geçti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English