Bizi Takip Edin

Diplomasi

Bakan Fidan’dan Rusya’ya kritik ziyaret

Yayınlanma

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve Dışişleri Bakanı Lavrov başta olmak üzere üst düzey Rus yetkililerle görüşmek üzere dün Moskova’ya gitti. Görüşmelerin ana gündeminde Ukrayna’daki durum, ikili ilişkiler ve Suriye ile Gazze gibi bölgesel meseleler yer aldı. Fidan’ın ayrıca Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı Başkanı Sergey Narışkin ile de bir araya gelmesi bekleniyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna’daki savaş başta olmak üzere ikili ve bölgesel konuları ele almak üzere 26 Mayıs’ta Rusya’nın başkenti Moskova’ya resmi ziyaret gerçekleştirdi.

Fidan, Kremlin’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edildi. Kremlin’den yapılan yazılı açıklamaya göre, görüşmede Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da hazır bulundu.

TASS haber ajansının bir Türk diplomatik kaynağa dayandırdığı haberine göre, Fidan’ın bugün Lavrov ve Rusya Dış İstihbarat Teşkilatı Başkanı Sergey Narışkin ile görüşmelerine devam edeceği bildirildi.

Türk Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamaya göre Fidan, Putin ile görüşmesi öncesinde Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Medinskiy ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Medinskiy, Rusya’nın Ukrayna ile müzakerelerdeki heyetine başkanlık ediyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov daha önce yaptığı açıklamada, Putin ile Fidan arasındaki görüşmenin ana konusunun Ukrayna krizinin çözümü ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi olacağını söylemişti.

Peskov, Moskova’nın bir sonraki müzakere turunun yeri ve zamanı konusunda henüz netlik olmadığını da sözlerine eklemişti.

Anadolu Ajansı‘nın haberine göre, Fidan’ın Moskova’da Türkiye’nin Ukrayna sorunundaki arabuluculuk rolünü teyit etmeye çalışacağı belirtilmişti.

Bu ziyaret, Nisan 2022’de kesintiye uğrayan ve 16 Mayıs’ta İstanbul’da yeniden başlayan doğrudan Rusya-Ukrayna müzakerelerinin ardından Türkiye’den Rusya’ya yapılan ilk üst düzey temas oldu. Türkiye, İstanbul’daki bu görüşmelere aracılık etmişti.

Toplantı önemli bir ilerlemeyle sonuçlanmasa da taraflar, olası bir ateşkes vizyonlarını ortaya koyacakları memorandumlar sunma ve “1000’e 1000” esir takası yapma konusunda anlaşmışlardı. Esir takasının 25 Mayıs’ta tamamlandığı bildirilmişti.

Ankara, Nisan 2022’deki İstanbul müzakerelerindeki arabuluculuk deneyiminin yanı sıra, aynı yılın temmuz ayında Ukrayna’nın Karadeniz limanlarından tarım ürünleri için güvenli deniz koridoru oluşturulmasını sağlayan Karadeniz Tahıl Anlaşması’nın imzalanmasına da katkıda bulunmuştu.

Moskova, bir yıl sonra anlaşmanın Rusya ile ilgili kısmının Batı tarafından yerine getirilmediğini öne sürerek anlaşmayı uzatmayı reddetmişti.

Rusya ve Ukrayna, ‘1000’e 1000′ esasına göre esir takası konusunda anlaştı

Ukrayna gündemin merkezinde

Yakın Doğu Araştırmaları Merkezi Başkanı Murad Sadıgzade, Fidan’ın ziyaretinin ana gündem maddesinin Ukrayna’daki çözüm süreci olduğuna işaret etti.

Uzman, Ankara’nın ihtilaftaki temel moderatör rolünü korumasının önemli olduğunu ve Moskova ile Kiev için öneriler geliştirmek amacıyla Rus makamlarının vizyonunu ve beklentilerini öğrenmek istediğini açıkladı.

Sadıgzade, “Ankara, çatışan taraflar arasında ortak zemin bulmak için rutin bir arabuluculuk çalışması yürütüyor,” dedi.

Anadolu Ajansı‘na göre Fidan, Moskova’da ayrıca Rus üslerinin bulunduğu ve Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Türkiye’nin etkisinin arttığı Suriye’deki durumu, Gazze Şeridi ve Güney Kafkasya’daki gelişmeleri de gündeme getirecek.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan 25 Mayıs’ta yapılan açıklamada, dışişleri bakanları toplantısında Orta Doğu ve Libya’daki durumun (Ankara ve Moskova’nın farklı grupları desteklediği), Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğinin ve “3+3” platformunun (Rusya ve Türkiye’nin yanı sıra İran, Ermenistan ve Azerbaycan’ı içeriyor, Gürcistan ise Moskova’nın bulunduğu projelere katılmayı reddediyor) ele alınmasının planlandığı belirtilmişti.

Akkuyu ve Rus turistler de başlıklar arasında

Diğer önemli başlıklar arasında Akkuyu Nükleer Santrali’nin (Rosatom tarafından inşa ediliyor) inşaatının devamı, Mavi Akım ve TürkAkım doğalgaz boru hatlarının işletilmesi ve turizm alanındaki işbirliği yer alıyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında 6,7 milyon Rus turist Türkiye’yi ziyaret etti; bu rakam ülkeye gelen toplam turist sayısının yüzde 12,7’sine tekabül ediyor.

İkili işbirliği ve Suriye’de yeni fırsatlar Moskova Devlet Dilbilim Üniversitesi (MGLU) Yabancı Bölgesel Çalışmalar Bölümü Doçenti İkbal Dürre, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte Fidan için Moskova’da ikili işbirliği ve İran meselesi de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunmanın önemli olduğu konusunda hemfikir.

Dürre, “Donald Trump’ın Riyad ziyaretinin ardından ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının kaldırılması, Rusya ve Türkiye’nin Suriye konusunda işbirliği yapması için fırsat pencereleri açtı,” diye ekledi.

Dürre, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının artması ve bunun sonucunda Türk-İsrail ilişkilerinde gerilimin tırmanmasının ardından Ankara’nın Moskova’yı krizin çözümüne dahil etmek isteyeceğini kaydetti.

Dürre, “Fidan’ın Rusya Devlet Başkanı’na Türkiye’yi ziyaret etmesi için bir davet de iletmesi muhtemel,” diyerek sözlerini tamamladı.

WSJ: Rusya-Ukrayna müzakereleri haziran ortasında Vatikan’da yapılabilir

Diplomasi

Avrupa Birliği Çin, BAE ve Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji sevkiyatına kolaylık sağladığından şüphelenilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor. Dışişleri bakanlarının 15 Haziran’da onaylaması beklenen ara paket, Rusya’ya yönelik kısıtlamaları genişletmeyi öngörüyor.

Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji kaynaklarının sevkiyatına destek sağladığı iddia edilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere karşı yaptırım uygulamaya hazırlanıyor.

Politico’nun Avrupalı yetkililere ve AB dış ilişkiler servisinin kurum içi belgelerine dayandırdığı haberine göre, Brüksel bu ülkelerdeki bazı firmaları mercek altına aldı.

Avrupalı yetkililer, yaptırım uygulanması değerlendirilen Çin merkezli şirketlerin sayısının dört olduğunu belirtti. Bu firmaların yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nden beş, Türkiye’den üç ve Azerbaycan’dan bir şirkete karşı da yaptırım uygulanması teklif ediliyor.

Avrupa Birliği, söz konusu şirketlerin Rusya’dan yapılan deniz taşımacılığına ve enerji sevkiyatına kolaylık sağladığı görüşünü taşıyor. Politico, yaptırım listesine dahil edilmesi planlanan şirketlerin isimlerini kasıtlı olarak açıklamadığını belirtti.

Hazırlanan bu taslak, Avrupa Birliği’nin yaz aylarında kabul etmesi beklenen 21. yaptırım paketi niteliğini taşımıyor. Haber kaynağına göre bu adım, iki ana paket arasında devreye sokulacak bir ara “mini paket” olarak tasarlandı.

Kaynaklar, bu mini paketin 15 Haziran’da Lüksemburg’da düzenlenecek olan AB dışişleri bakanları toplantısında onaylanmasının beklendiğini aktardı.

Politico daha önce yaptığı yayınlarda, Avrupa Birliği’nin Rus enerji şirketlerine karşı da yaptırım uygulama olasılığı üzerinde çalıştığını yazmıştı.

Gazetenin elde ettiği bilgilere göre önerilen diğer önlemler arasında bankalara ve gemilere yönelik kısıtlamalar ile Rus petrolüne uygulanan tavan fiyat sınırının dondurulması ihtimali yer alıyor. Ayrıca yaptırım listesine Moskova ve Tüm Rusya Patriği Kirill’in ve bazı diğer gerçek kişilerin de dahil edilebileceği belirtildi.

Yaptırım kararlarının yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği üyesi olan 27 ülkenin tamamının oy birliğiyle onayı gerekiyor. Birlik, 20. yaptırım paketini nisan ayının sonunda onaylamıştı.

Rusya yönetimi ise Batılı ülkeler tarafından uygulanan yaptırımların yasa dışı olduğunu savunuyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB’den Ermenistan’a 50 milyon avroluk yardım

Yayınlanma

Avrupa Birliği, Rusya’nın uyguladığı ticari kısıtlamalar nedeniyle Ermenistan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi sağlayacağını duyurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Moskova’nın ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracına dönüştürdüğünü iddia etti.

Avrupa Birliği, Rusya’nın artan baskısı zemininde Erivan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi duyurdu.

Daha önce Moskova, Ermenistan’a yönelik olarak Ermeni meyve, sebze, çiçek, balık, maden suyu ve diğer ürünlerinin tedarikine yönelik yasak da dahil olmak üzere bir dizi ticari kısıtlama getirmiş, ayrıca AB ile yakınlaşma rotası nedeniyle “Ukrayna senaryosu” ile tehdit etmişti.

Reuters ajansının aktardığına göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya Federasyonu’nun bu eylemlerini “ekonomik zorlama” olarak nitelendirdi ve bu tür önlemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Reuters’ın aktardığına göre von der Leyen, “Moskova, Ermeni mallarının ihracatına yönelik kısıtlamaları uzatarak ekonomik ilişkileri siyasi bir baskı silahına dönüştürüyor. Bu senaryoya fazlasıyla aşinayız. Avrupa’nın Ermenistan’ı kararlılıkla desteklemesinin nedeni tam olarak budur. AB tarafından bir yardım paketi hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa Komisyonu Başkanı, bu kararın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yapılan görüşmenin ardından alındığını kaydetti.

Avrupa Komisyonu Başkanı ayrıca AB’nin Ermenistan’a yönelik desteğinin devam edeceğini bildirdi. Bu kapsamda başta tarım ürünleri olmak üzere bazı Ermeni mallarının ticaretinin kolaylaştırılmasına yönelik hazırlıklar yapılıyor.

Daha önce, neredeyse günlük olarak uygulanan Rus kısıtlamalarını değerlendiren Paşinyan, Erivan’ın Rusya Federasyonu’na girişi yasaklanan ürünlerin bir kısmını başka ülkelere yönlendireceğini açıklamıştı.

Ermenistan Başbakanı’nın ifadelerine göre, ilk partiler halihazırda AB’ye ihraç edildi. Paşinyan, “Bir dizi iş heyeti halihazırda çalışıyor, ilk parti gül ve sebze gönderildi. Hiçbir ürün talepsiz kalmayacak” bilgisini paylaştı.

Avrasya Ekonomik Birliği referandum çağrısı yaptı

Geçen hafta Kremlin’in internet sitesinde Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) liderlerinin ortak açıklaması yayımlandı ve bu metinde Ermenistan’a “mümkün olan en kısa sürede” AB’ye katılım ve birlikten ayrılma konusunda referandum düzenleme çağrısı yapıldı.

Rusya’nın öncülük ettiği organizasyon, Erivan’ın AB’ye katılım hazırlıklarının AEB ülkelerinin ekonomik güvenliği için “önemli riskler” taşıdığını değerlendiriyor.

Buna yanıt olarak Paşinyan, şu an için böyle bir halk oylamasının derhal yapılmasına yönelik bir gerekçe bulunmadığını bildirdi. Bunun öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yalnızca Ermenistan’ın tutumunu belirleyecek bir referandumun yapılmasının iki ülkenin “yumuşak, medeni ve karşılıklı yarar sağlayacak şekilde” ayrılmasına olanak tanıyacağını ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

NATO Ukrayna için füze bütçesini hedefin çok gerisinde bıraktı

Yayınlanma

Ukrayna ordusunun Rusya’nın yoğunlaşan şehir bombardımanları karşısında yaşadığı Patriot füzesi eksikliği kayıpları artırırken, NATO ülkelerinin Kiev için füze alım bütçesini planlananın çok gerisinde bıraktığı belirtildi.

Ukrayna, Rus ordusunun yoğun bombardımanları karşısında Patriot hava savunma sistemleri için füze tedarikinde ciddi bir kriz yaşamaya devam ediyor.

İran savaşı küresel ölçekte Patriot füzesi tedarikini daha da zorlaştırırken, NATO ülkelerinin Ukrayna için ABD’den yapılacak füze alımlarına ayırdığı bütçe de planlanan seviyenin çok gerisinde kaldı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bu kriz karşısında Avrupa ülkeleriyle yeni füze takas mekanizmaları kurmaya çalışıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, ittifak ortaklarının “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçları Listesi” (PURL) programı kapsamında yaklaşık 6 milyar dolar tahsis etmeyi taahhüt ettiğini bildirdi. Bu program çerçevesinde NATO üyeleri, Ukrayna için ABD’den doğrudan silah tedarik ediyor.

Ancak Politico’nun haberine göre, söz konusu bütçenin 5 milyar dolarlık kısmı halihazırda geçen yıl taahhüt edilmişti. Bu durum, NATO’nun 2026 yılının ilk beş ayında ancak 1 milyar dolarlık yeni bir kaynak üzerinde uzlaşabildiğini gösteriyor. Oysa Genel Sekreter Rutte, bu yıl için 12 milyar dolarlık bir finansman hedefi koymuştu.

İttifak yetkilileri ise üye ülkelerin aslında daha fazla kaynak aktarmayı kabul ettiğini, ancak resmi veriler olarak açıklanabilmesi için bu kararların nihai onay süreçlerinden geçmesi gerektiğini savunuyor.

Sürece aşina bir kaynak, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Biraz geriden geliyor olsalar da” şu ana kadar ayrılan miktarın Rutte’nin kamuoyuna açıklayabileceği rakamların “milyonlarca dolar” üzerinde olduğunu ifade etti.

Bir NATO resmi sözcüsü konuya ilişkin olarak, “Genel Sekreter, Ukrayna’ya PURL üzerinden verilen desteğin devam edeceğini net bir şekilde ortaya koydu, bu nedenle yakın gelecekte yeni finansman taahhütlerinin açıklanması beklenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise PURL programına yeni kaynak sağlamayı kabul eden altı ülke olduğunu bildirdi, fakat “füze teslimatlarının hızını ve hacmini yetersiz” olarak nitelendirdi.

Zelenskiy, Genel Sekreter Rutte ile gerçekleştirdiği görüşmede bu eksikliklerin giderilmesi için “ek önlemleri” ele aldıklarını dile getirdi.

Zelenskiy’nin açıklamalarına göre mevcut problem yalnızca bütçe yetersizliğinden kaynaklanmıyor. ABD’nin İran’daki askeri operasyonlarının ardından küresel sevkiyatların keskin bir şekilde azaldığını belirten Ukrayna Devlet Başkanı, bu durumun Körfez ülkeleri dahil olmak üzere birçok bölgede aktif olarak kullanılan Patriot hava savunma sistemlerinde ciddi bir tedarik açığı yarattığını vurguladı. Ukrayna ordusu için ise Patriot sistemlerinde kullanılan PAC-2 ve PAC-3 füzeleri, Rus füzelerine karşı en etkili önleyici mühimmat konumunda bulunuyor.

Zelenskiy, Patriot füzelerinin teslimat sıralamasında öne geçmek amacıyla “birkaç ülke” ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Devlet Başkanı, “Ancak bu sırada onların yerini alabilmeniz için öncelikle sözleşme bedelini ödemiş olmanız gerekiyor, bizim de bu ödemeyi yapmamız lazım” diyerek finansal yükümlülüğe dikkat çekti.

Ukrayna’nın bu kapsamda müzakere yürüttüğü ülkelerden birinin Almanya olduğu belirtiliyor. Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Kiev, Berlin yönetiminden bu yıl kendi mevcut stoklarından düzinelerce ek Patriot füzesi sağlamasını talep etti. Ukrayna, bunun karşılığında gelecekte üretilecek ve kendisine teslim edilecek füzeleri ilerleyen dönemde Almanya’ya devretmeyi teklif etti.

Kaynaklardan biri, Alman hükümetinin Ukrayna’nın bu takas talebini incelediğini ve henüz nihai bir karar vermediğini aktardı. Berlin’in konuya ilişkin resmi kararını temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde veya zirve sırasında açıklayabileceği belirtiliyor.

Almanya, nisan ayında Ukrayna için mevcut stoklardan Patriot füzelerinin gönderilmesini ve yeni füze alımlarını da içeren 4 milyar euro değerinde bir askeri yardım paketi açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English