Bizi Takip Edin

Amerika

Eski ABD Adalet Bakanlığı personelinden Blanche’ın adaylığına ret çağrısı

Yayınlanma

ABD Adalet Bakanlığının eski çalışanlarından oluşan 1200’ü aşkın kişi, Senatoya çağrıda bulunarak geçici Adalet Bakanı Todd Blanche’ın bu göreve kalıcı olarak atanmasının reddedilmesini talep etti. Salı günü yayımlanan mektupta, Blanche’ın kurumdaki kariyer memurlarını şeytanlaştırdığı ve bakanlığın siyasetler üstü yapısını bozduğu savunuldu.

ABD Adalet Bakanlığının (DOJ) 1200’den fazla eski çalışanı, Senatoyu, geçici Adalet Bakanı Todd Blanche’ın bu göreve kalıcı olarak atanması yönündeki adaylığını reddetmeye çağırdı.

Eski bakanlık çalışanları salı günü kaleme aldıkları mektupta, Blanche’ın kurumun kariyer çalışanlarını “şeytanlaştırdığını” belirtti.

Adalet Bakanlığı eski çalışanlarının oluşturduğu “Justice Connection” adlı grup tarafından organize edilen mektupta şu ifadelere yer verildi:

“Önümüzdeki haftalarda pek çok kişi, Todd Blanche’ın liderliği altındaki Adalet Bakanlığını tanımlayan yolsuzluk ve suiistimallerin altını haklı olarak çizecektir: Başkan’ın düşmanlarına yönelik intikamcı kovuşturmalar ve soruşturmalar; yasa dışı davrananları vergi mükelleflerinin paralarıyla ödüllendirmek için tasarlanmış anlaşmalar; 6 Ocak olaylarına ilişkin hesap verebilirliğin silinmesi; Epstein dosyalarının yanlış yönetilmesi; yargıçların aşağılanması ve verdikleri kararların defalarca ihlal edilmesi. Ancak biz en az bunlar kadar ilgi hak eden bir alana odaklanmak istiyoruz: Todd Blanche’ın Adalet Bakanlığının siyasi olmayan kariyer iş gücünü yozlaştırması.”

Bir adayın onay süreci devam ederken bu tür mektupların yazılması olağan bir durum kabul edilse de bu denli yüksek sayıda imzaya ulaşılması nadir bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Girişim, Blanche’ın önümüzdeki hafta Senatodaki onay oturumuna çıkmaya hazırlandığı sırada gerçekleşti.

Mektupta, Donald Trump yönetimi döneminde bakanlıktan ayrılan çalışanların yüksek sayısına işaret edildi. Bu kişilerden bazılarının işine son verildiği, bazılarının ise “yasa dışı veya etik dışı talimatları uygulamaktansa istifa etmeyi tercih ettiği” aktarıldı.

İlk olarak adalet bakanı yardımcısı olarak görev yapan Blanche, Başkan Trump’ın eski Adalet Bakanı Pam Bondi’yi görevden almasının ardından adalet bakanlığı makamına aday gösterilmişti.

Söz konusu mektupta, Blanche’ın bakanlığı Trump’ın önceliklerini yansıtacak şekilde şekillendirmede kilit bir rol oynadığı savunularak şu ifadelere yer verildi:

“Blanche, yüzlerce çalışanın işine son verdi veya bu kişilerin işten çıkarılmasını denetledi; bu işlemler genellikle önceden bildirimde bulunulmaksızın, uygunsuz ve yasa dışı gerekçelerle yapıldı. Bazı personelin işine Başkan’ın hoşuna gitmeyen davalar üzerinde çalıştıkları için, bazı çalışanların Başkan’ın düşmanlarının akrabası oldukları için, bazılarının göçmenlik davalarını adil yargılanma hakkına uygun şekilde karara bağladıkları için, bazılarının intikamcı kovuşturmalar başlatmayı reddettikleri için ya da mahkemede yalan söylemeyi kabul etmedikleri için son verildi. Bu işten çıkarmalar, yolsuzluğu ve siyasi tasfiyeleri önlemek için tasarlanmış olan devlet memurluğu kanunlarını açıkça ihlal etmektedir.”

Adalet Bakanlığının 100 bini aşkın personelinden yaklaşık 16 bininin kurumdan ayrıldığı belirtiliyor. Bu ayrılıkların büyük çoğunluğunu, eski çalışanların bakanlığın “belkemiği” olarak nitelendirdiği, siyasi bağı olmayan kariyer memurları oluşturuyor.

Girişimin imzacısı olan eski bakanlık çalışanları, mektubun sonuç bölümünde şu değerlendirmeleri paylaştı:

“Blanche’ın Adalet Bakanlığı personeli üzerinde kurduğu korku kültürü sona ermelidir. Kariyer profesyonellerine yönelik saygı geri dönmelidir. İş başvurusunda bulunmayı düşünen adaylar, Adalet Bakanlığının adındaki erdeme uygun hareket ettiğine inanabilmelidir. Adalet Bakanı, başkana sadakat göstermek yerine, John Adams’ın cumhuriyetimizin bir ‘insanların değil, kanunların hükümeti’ olarak kalması yönündeki ihtarına kulak vermelidir.”

Amerika

Yapay zeka devlerinden ABD yönetimine temkinli ilerleme çağrısı

Yayınlanma

Önde gelen teknoloji şirketlerinden 1100’den fazla araştırmacı ve yönetici, ABD hükümetine başvurarak en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin geliştirilme hızını gerektiğinde yavaşlatabilecek araçların üretilmesini talep etti. Anthropic, Google, Meta ve OpenAI temsilcilerinin imzaladığı bildiride, mevcut ilerleme hızının insanlığın kontrol kapasitesini aşabileceği uyarısında bulunuldu.

Önde gelen yapay zeka şirketlerinde görev yapan 1100’den fazla araştırmacı ve yönetici, ABD hükümetine çağrıda bulunarak dünyanın en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ilerleme hızını denetim altında tutacak uluslararası çabalara destek verilmesini istedi.

Anthropic, Google, Meta ve OpenAI liderleri tarafından salı günü yayımlanan çevrim içi bildiride, yapay zeka alanındaki mevcut gelişim hızının, giderek daha yetkin hale gelen sistemleri anlama veya kontrol etme kapasitesini aşabileceği uyarısı yapıldı.

İmzacılar bildiride, “Yapay zekanın potansiyelini hayata geçirmek için sektörün, hükümetin ve genel olarak toplumun ortaya çıkan riskleri ele almak, güvenlik önlemleri geliştirmek ve denetimi güçlendirmek amacıyla zaman kazanma seçeneğine ihtiyacı olabilir. ABD hükümetinden, otonom yapay zeka gelişiminin sınırlarını temkinli bir tempoda tutmak için gerekli teknik ve yönetişim araçlarını geliştirmeye dönük uluslararası çabaları desteklemesini talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Çağrı, yapay zeka gelişiminin tamamen durdurulması veya yavaşlatılması yönündeki taleplerden farklılık gösteriyor.

Güvenlik taraftarlarının aksine bu girişim, küresel ölçekteki hükümetlerin ihtiyaç duyulduğunda gelişimi yavaşlatacak teknik altyapıyı inşa etmesini hedefliyor.

Büyük teknoloji CEO’ları yapay zeka görüşmeleri için Washington’da

Sektördeki çetin rekabete dikkat çekilen bildiride, “Yapay zekanın sunduğu imkanlardan yararlanabilmek adına risklerle mücadele etmek, güvenlik tedbirleri almak ve denetimi artırmak için zaman kazanmak gerekebilir. Ancak her şirket ve her ülke, bu ivmeyi tek taraflı olarak yavaşlatmama yönünde yoğun bir rekabet baskısı altındadır” değerlendirmesi yapıldı.

Bu girişim, Çin karşısındaki liderliği korumak amacıyla yapay zeka gelişimini hızlandırma politikasını benimseyen Trump yönetiminin göreve geldiği bir döneme denk geldi.

Müracaat aynı zamanda, teknolojinin ne kadar hızlı ilerlemesi gerektiği ve hangi güvenlik önlemlerinin uygulanacağı konusunda hem yapay zeka sektöründe hem de Washington’da derinleşen görüş ayrılığını gözler önüne seriyor.

Gelecekteki yapay zeka sistemlerinin güvenli bir şekilde yönetilemeyecek kadar güçlü hale gelmesi durumunda hükümetlerin “zaman kazanma” yetkisini elinde tutmasını isteyen bildiri; Anthropic kurucu ortakları Jared Kaplan, Jack Clark ve Benjamin Mann, OpenAI Başbilimcisi Jakub Pachocki, Google Araştırma Bilimcisi Laura Weidinger ve Meta Başbilimcisi Shengjia Zhao gibi isimlerin imzasını taşıyor.

Tahvil piyasalarında yapay zeka çılgınlığı

Okumaya Devam Et

Amerika

Anket: ABD halkından Netanyahu hakkında verilen tutuklama kararına destek çıktı

Yayınlanma

ABD’de düzenlenen yeni bir kamuoyu araştırmasına göre halkın neredeyse yarısı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki savaşta yürüttüğü eylemler nedeniyle ABD tarafından tutuklanması gerektiğine inanıyor. The Economist/YouGov tarafından gerçekleştirilen ankete katılanların yüzde 49’u tutuklama kararının uygulanmasını desteklerken, karşı çıkanların oranı yüzde 27’de kaldı.

The Economist/YouGov tarafından yürütülen yeni bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların neredeyse yarısının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’deki savaşta yürüttüğü eylemler nedeniyle ABD tarafından tutuklanması gerektiği görüşünü taşıdığını ortaya koydu.

Ankette katılımcılara ABD’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Netanyahu hakkında çıkarılan tutuklama kararını uygulayıp uygulamaması gerektiği soruldu.

Katılımcıların yüzde 49’u bu soruya “evet” yanıtını verirken, “hayır” diyenlerin oranı yüzde 27 seviyesinde kaldı. Katılımcıların yüzde 23’ü ise kararsız olduğunu bildirdi.

UCM, Kasım 2024’te Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Mahkeme, İsrail Başbakanı’nı açlığı bir savaş yöntemi olarak kullanmakla, cinayet ve zulüm de dahil olmak üzere insanlığa karşı suç işlemekle suçluyor.

İddianamede ayrıca başbakanın Gazze’deki sivil nüfusa yönelik saldırıları kasten yönlendirdiği belirtiliyor.

Diğer yandan New York Belediye Başkanı Demokrat Zohran Mamdani, Netanyahu’nun önümüzdeki birkaç ay içinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için şehre gelmesi halinde kendisini tutuklatma yönünde daha önce verdiği sözden vazgeçti.

Mamdani, X sosyal platformunda yayımladığı videoda, “Bu tutuklama kararını uygulama konusunda bağımsız bir hukuki yetkimizin bulunmadığı açıktır. Ancak federal hükümet bu yetkiye sahiptir” açıklamasını yaptı.

Mamdani değerlendirmesine, “Onları UCM’ye katılmaya ve bu tutuklama kararını infaz etmeye çağırıyorum” sözlerini ekledi.

İsrail ve ABD, mahkemenin kurucu antlaşmasını hiçbir zaman onaylamamış olmaları sebebiyle UCM’nin yargı yetkisi kapsamına girmiyor.

Ancak UCM, Filistin toprakları üzerinde yargı yetkisine sahip olduğunu vurguluyor.

The Economist/YouGov anketine katılanların yüzde 47’si Netanyahu’nun “Gazze’de savaş suçlarından suçlu olduğuna” inandığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 24’ü bu görüşe katılmadığını belirtirken, yüzde 29’luk bir kesim ise kararsız olduğunu kaydetti.

25-27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen The Economist/YouGov araştırması 1559 katılımcıyla düzenlendi. Çalışmanın hata payı artı veya eksi yüzde 3,3 puan olarak açıklandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

FIFA, Dünya Kupası’nın ticari haklarını özel yatırımcılara satmayı planlıyor

Yayınlanma

Tarihin en kârlı Dünya Kupası’nı düzenlemesinden sonra FIFA, en önemli etkinliğinin hisselerini özel yatırımcılara milyarlarca dolar karşılığında satmayı planlıyor.

FIFA, Kuzey Amerika genelinde 2026 Dünya Kupası bilet fiyatlarını aşırı derecede artırdığı için hâlâ şiddetli eleştirilerle karşı karşıya. 

Kurum, son dört yıllık döngüden en az 13 milyar dolar gelir elde etmeye hazır durumda; bu gelirin büyük kısmı, en önemli erkekler turnuvasından geliyor.

Fakat benzeri görülmemiş bir adım atan futbol kurumu, bu yeni ticari girişim için aktif olarak azınlık yatırımcıları aramayı planladığını açıkladı.

Bu, 4,2 milyar dolara kadar kaynak yaratma planının bir parçası olarak Dünya Kupası ve diğer turnuvalardaki hisselerin bir kısmını özel yatırımcılara satmak anlamına geliyor.

Salı günü yayınlanan bir açıklamada FIFA, erkekler ve kadınlar Dünya Kupası’nın yanı sıra yakın zamanda tanıtılan Kulüpler Dünya Kupası turnuvasının ticari haklarını yönetecek yeni ve ayrı bir şirket kurmayı planladığını duyurdu.

FIFA Forward Enterprise (FFE) adını taşıyacak bu yeni şirket, Dünya Kupası ve diğer FIFA turnuvalarının yayın ve ticari haklarına ilişkin kararlar dahil olmak üzere tüm ticari kararları alacak.

FIFA, Dünya Kupası’ndan 15 milyar dolar gelir bekliyor

Fakat FIFA ana yönetim organı olarak rolünü sürdürecek ve bu nedenle tüm sportif kararları almaya devam edecek.

Bu yeni yatırımları bulmak için FIFA, kendisini “kalıcı sermaye holding şirketi” olarak tanımlayan Thrive Eternal ile ortaklık kurmayı planlıyor.

Bu, şirketin hisselere veya şirketlere sahip olduğu ve bu yatırımları süresiz olarak elinde tuttuğu anlamına geliyor.

Şirket, Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Joshua Kushner tarafından yönetiliyor.

FIFA, JPMorgan’ın danışman olarak görevlendirildiğini de ekledi.

Öte yandan kurum, toplanan paranın büyük bir kısmını 211 üye federasyonu arasında paylaştıracağına söz verdi.

FIFA Başkanı Gianni Infantino yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Futbol, dünyanın en popüler sporu ve insani ve toplumsal kalkınmanın olağanüstü bir itici gücü. Futbolun bazı kesimleri bu popülerliği olağanüstü bir ticari değere dönüştürmüştür. Biz bu başarıyı kutluyoruz ve devam etmesini istiyoruz, çünkü bu durum futbolun tamamını yukarı taşıyor. Bizim görevimiz, futbolun geri kalan kısmının da bununla birlikte büyümesini sağlamak: FIFA, dünyanın her köşesinde sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınmayı desteklemek için var.”

Infantino, FIFA’ya finansman sağlamak amacıyla özel sermayeyi çekmeye ikinci kez girişimde bulunuyor.

2018 yılında, genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası ve küresel Uluslar Ligi için 25 milyar dolarlık finansman sağlanması konusunda Japon bankası SoftBank ile ilke olarak bir anlaşmaya varmış ama büyük ölçüde Avrupa’dan gelen muhalefet nedeniyle yeterli desteği elde edememişti.

UEFA ve kulüpler, FIFA’nın planlarına karşı yine birleşmiş durumda. Fakat Infantino, bunları göz ardı edebilecek kadar başka kaynaklardan yeterli destek bulmuş olabilir.

Avrupa’dan UEFA’dan sert tepki

Bu planların ortaya çıkması, UEFA’dan anında sert bir tepkiye yol açtı. Avrupa futbolunun yönetim organı, FIFA’yı “futbolun ruhunu satmaya çalışmak” ile suçladı.

UEFA, FFE planı hakkında “Bu, futbolun yönetim kurumlarının asla aşmaması gereken bir sınırı aşıyor,” dedi ve şöyle devam etti:

“UEFA bu konuyu son derece ciddiye almaktadır. Her ulusal futbol federasyonu da öyle yapmalıdır. Ligler, kulüpler, oyuncular, taraftarlar, hükümetler ve futbolun geleceğini önemseyen herkes de öyle yapmalıdır. Futbolun ruhu ve yönetimi, ticarete konu olacak varlıklar değildir – özellikle de kimin maddi kazanç elde edeceği konusunda hiçbir şeffaflık bulunmadığında. Hiçbirimiz futbolun sahibi değiliz. Futbolu satmak FIFA’nın görevi değildir.”

Everton taraftarı olan yeni Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham da FIFA’nın planına tepki gösterdi.

Futbolu ticarileştirme planına kınayan İngiliz lider, sosyal medyada şu mesajı paylaştı:

“Futbol yatırımcıların malı değildir. Futbol, tribünleri dolduran ve her hafta, yağmur çamur demeden saha kenarında bekleyen insanlara aittir. Dünya Kupası bir ürün değildir. Dünya spor tarihinin en büyük turnuvasıdır ve hiçbir zaman kimsenin satabileceği bir şey olmamıştır. Anlaşmayı istediğiniz gibi süsleyin. Bir parçasını sattığınız anda, kendinizi satmış olursunuz.”

İspanyol birinci ligi LaLiga gibi bazı Avrupa ligleri, özel yatırımcılara azınlık hisselerini şimdiden satmış durumda. 

Fakat FIFA, İsviçre merkezli kâr amacı gütmeyen bir kuruluş ve özel yatırımcıları bünyesine katma hamlesi, dünya futbolunun yönetim organı için bir ilk olacak.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English