Diplomasi
Fransa, Türkiye’ye SAMP/T satışına yeşil ışık yaktı

Fransa, yıllarca süren muhalefetin ardından, Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP/T hava savunma sisteminin Türkiye’ye satılmasına açık bir tutum sergiliyor.
Reuters’a konuşan kaynaklar, bu tutum değişikliğinin, bu hafta Türkiye’de düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde 25 Haziran’da düzenlenen zirve sırasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında yapılan görüşmelerin ardından gerçekleştiğini belirtti.
Reuters bunlara rağmen müzakerelerin henüz erken bir aşamada olduğunu söyledi. Görüşmelerden haberdar olan bir kaynak, “Eskiden açıkça bir şeffaflık eksikliği vardı, şimdi ise şeffaflık var,” dedi.
Öte yandan Fransa cumhurbaşkanlığı, Reuters haberinde “önemli yanlışlıklar” olduğunu belirterek bu bilgileri doğrulamadığını söyledi.
Elysee Sarayı, haberde hangi yanlışlıklar olduğu konusunda bir açıklama yapmadı ve bunları açıklamayı reddetti.
Kaynaklar, Paris’in daha önce ilerlemeyi engelleyen bazı siyasi çekinceleri bir kenara bıraktığını ama tereddütlerin devam ettiğini belirtti.
Türkiye, Fransa ve İtalya, 2017 ile 2018 yılları arasında olası bir uzun menzilli hava savunma programı kapsamında, ortak geliştirme ve ortak üretim çalışmalarını da içeren bir işbirliği başlatmıştı.
Fakat proje, Suriye, Libya ve Yunanistan ile Kıbrıs’ın da dahil olduğu Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklar nedeniyle Paris ile Ankara arasındaki ilişkilerin bozulmasıyla durma noktasına geldi.
“Mamba” olarak da bilinen SAMP/T, MBDA Fransa, MBDA İtalya ve Thales şirketlerini bir araya getiren Fransız-İtalyan Eurosam konsorsiyumu tarafından üretiliyor.
Sistem, aynı anda düzinelerce hedefi takip edebilir, birden fazla tehdidi aynı anda önleyebilir ve balistik füzeleri önleyebildiğini iddia eden tek Avrupa yapımı sistem.
Genellikle ABD’nin Patriot sistemine en yakın Avrupa muadili olarak tanımlanan bu sistemin verimliliği konusunda analistler arasında görüş ayrılığı bulunuyor.
Analistler, sistemin yıllar boyunca hiçbir savaşta kullanılmamış olmasına dikkat çekiyor.
Türkiye, planladığı “Çelik Kubbe” adlı entegre hava ve füze savunma ağının bir parçası olarak bu sistemi edinmeye çalışıyor.
Bir kaynak, Meloni ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Temmuz’da yapılan bir telefon görüşmesi sırasında bu konuyu ele aldıklarını da ekledi.
Savunma Bakanı Yaşar Güler, haziran ayında Reuters’a verdiği demeçte, Ankara’nın ABD’nin Patriot ve SAMP/T sistemlerini de içeren seçenekleri değerlendirdiğini ve teknoloji transferi ile ortak üretimi içeren işbirliğine açık olduğunu belirtmişti.
Bir Türk yetkili, Doğu Akdeniz’deki gerginlikler ve Avrupa Birliği’nin yaptırımları nedeniyle sürecin 2020’den beri ilerleyemediğini belirtti.
Yetkili, “Şu anda, bu sürecin ilerlemesi için üç tarafın da (Türkiye, İtalya, Fransa) siyasi iradesi var gibi görünüyor,” dedi.
Paris ve Roma dışında, bu sistem yalnızca Singapur’a ihraç edildi. Fakat son yıllarda Ukrayna’ya devredilmiş ve Fransa, bu yıl Birleşik Arap Emirlikleri’nin İran’ın füze saldırılarına karşı kendini savunmasına yardımcı olmak amacıyla bu sistemi konuşlandırmıştı.
İtalya, NATO savunma planlamasının bir parçası olarak haziran ortasında bu sistemi Türkiye’ye gönderdi.
Herhangi bir anlaşma, muhtemelen Fransız ve İtalyan ordularına dağıtılmakta olan sistemin yeni nesli etrafında şekillenecek.
Yetkililer, Erdoğan ve Macron’un NATO zirvesi kapsamında ikili meseleleri görüşmek üzere bir toplantı yapacaklarını belirtti.
Erdoğan, 2025 yılında Lahey’de düzenlenen NATO zirvesinde, ikili ilişkilerin yumuşamasının ardından Macron’u muhalefetinden vazgeçmeye ikna etmeye çalışmıştı.
İki kaynak, olası bir satış konusunda Fransa’nın Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı yatıştırması gerekeceği konusunda uyarıda bulundu.
Fransa, her iki ülkeyle de stratejik savunma anlaşmaları imzalamıştı.
Yıllardır Türk yetkililer, hem özel hem de kamuoyu önünde Fransa’yı bu programın önündeki başlıca siyasi engel olarak görüyordu.
İtalya ise, savunma sanayisi işbirliğini derinleştirmek amacıyla SAMP/T sistemini Türkiye ile paylaşmaktan uzun süredir yanaydı.
Bölgesel istikrarsızlık ortamında Ankara’nın füze savunma kapasitesini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırması ve NATO müttefiklerinin savunma işbirliği ile kapasite ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmesi üzerine, geçtiğimiz yıl bu konuda yeniden bir ivme kazandı.
Kaynaklar, Fransa’nın bu yeni açık tutumunun bir satış onayı olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtti.
SETA’da savunma ve güvenlik araştırmacısı olarak görev yapan Murat Aslan, “Bu sadece bir başlangıç. Fransa’nın satışı kabul etmesi halinde önümüzde uzun bir yol var,” dedi.
Diplomasi
FT: ABD Kiev’e Rusya’daki İHA hedefleri için rota desteği sağladı

Financial Times gazetesi, ABD istihbaratının Ukrayna’ya Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik insansız hava aracı saldırılarında rota belirleme ve hava savunma sistemlerini aşma konusunda destek sağladığını bildirdi.
ABD istihbaratının, Ukrayna’ya Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarında en uygun rotaları belirleme ve Rus hava savunma sistemlerini aşma konularında yardımcı olduğu belirtildi.
Financial Times (FT) gazetesinin Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD tarafından sağlanan istihbarat verileri Kiev’in operasyonlarında kolaylık sağlıyor.
Gazete, daha önce yayımladığı bir haberde de ABD’nin Ukrayna’ya sunduğu istihbarat bilgilerinin, Moskova yakınları dahil olmak üzere çeşitli bölgelere düzenlenen saldırılarda kullanıldığını yazmıştı.
Rusya, Ukrayna çatışması süresince Kiev yönetimine yönelik her türlü askeri yardımı kınayan bir yaklaşım sergiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, askeri üniversitelerin mezunlarıyla gerçekleştirdiği gayriresmi görüşmede, tüm Batı dünyasının Ukrayna’ya destek verdiğini ifade etti.
Putin, Batı’nın Rusya’nın olası yanıtından çekindiği için kendi topraklarından doğrudan saldırı düzenlemeye ise yanaşmadığını dile getirdi. Rus lider ayrıca, Ukrayna’nın Rusya’daki sivil altyapıyı hedef alan saldırılarını, toplumun dengesini bozma girişimi olarak nitelendirdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov da konuya ilişkin açıklamasında, Berlin, Paris, Lahey, Oslo ve Washington gibi başkentlerin Kiev’in arkasında durması nedeniyle Ukrayna’daki askeri operasyonun farklı bir boyuta evrildiğini kaydetti.
Diğer taraftan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna konusundaki yaklaşımında bazı değişimlerin gözlendiği aktarılıyor.
Bloomberg’in haberine göre, Fransa’daki G7 Zirvesi sürecinde Trump’ın pozisyonunda bir kayma yaşandı. Cumhuriyetçi liderin, daha önce Kiev’e taviz vermesi yönünde yaptığı çağrıların ardından, çatışmadaki güç dengesine ilişkin görüşlerinin Avrupa’nın yaklaşımına yakınlaştığı belirtiliyor.
FT de Kiev yönetiminin Trump’ın pozisyonundaki bu değişimi yakından takip ettiğini aktardı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Beyaz Saray’dan gelen çelişkili açıklamaların, sürecin niteliğini değiştirdiğine işaret etti. Lavrov, Washington’dan önce tarafsızlık, ardından destek yönünde gelen farklı sinyallerin, çatışmanın seyrinde yeni bir aşamaya geçildiğini gösterdiğini ifade etti.
Rus diplomat, Trump’ın kendi kararlarını alan bir lider olması sebebiyle Avrupa’nın onu kendi çizgisine çekmesinin kolay olmadığını ekledi. ABD Başkanı Trump ise hem Moskova’dan hem de Kiev’den karşılıklı tavizler beklediğini dile getirdi.
Diplomasi
Hakan Fidan: NATO’nun gerekliliğini kimse tartışmıyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye ve diğer Avrupa ülkeleri arasında bir mutabakat olduğunu belirtti ve “Kimse NATO’nun gerekliliğini tartışmıyor,” dedi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki sıcak ilişkileri, Ankara zirvesi sırasında NATO içindeki görüş ayrılıklarını aşmak için kullanmaya çalışacaklarını belirtti.
Zirveden bir hafta önce New York Times’a konuşan Fidan, Erdoğan’ın ABD Başkanı ile olan ilişkisinin NATO içindeki gerilimleri hafifletmeye yardımcı olabileceğini söyledi.
Fidan, “Bu, Trump için sadece bir güven ve dostluk meselesi” dedi. Türkiye’nin “bu dostluğu, tüm NATO ailesinin yararına, daha büyük bir iyilik için kullanmayı” amaçladığını da sözlerine ekledi.
Zirvenin büyük bir kısmı askeri bütçelere odaklanacak ve müttefiklerin, gayri safi yurtiçi hasılalarının yüzde 5’ini savunma harcamalarına ayırma hedefi doğrultusunda ilerleme kaydetmeleri bekleniyor.
Fidan, röportajda Trump’ın NATO’ya yönelik tehditlerine rağmen bu teknik görüşmelerin sorunsuz geçeceğini umduğunu söyledi:
“Bu konuda herhangi bir sorun görmüyorum. Birçok söz söyleniyor. Fakat pratik açıdan hiçbir şey değişemez. Kuvvetler zaten orada.”
Fidan, Türkiye ve diğer Avrupa ülkeleri arasında ittifakın önemli olduğu konusunda bir mutabakat olduğunu belirtti ve “Kimse NATO’nun gerekliliğini tartışmıyor,” dedi.
Yaşar Güler: NATO, Avro-Atlantik güvenliği için eşsiz ve temel bir platform
Fakat Trump’ın ısrarlı eleştirileri, bazı NATO yetkilileri arasında, örneğin Rusya’nın bir Avrupa üyesine saldırması durumunda ABD’nin ittifakın karşılıklı savunma maddesine uymayabileceği endişesini uyandırdı.
Trump, ABD güçlerini Almanya’dan ve başka yerlerden çekmekle tehdit etti; bu da Avrupalılar arasında, Avrupa Birliği veya önerilen diğer oluşumlar çatısı altında kolektif savunmalarını nasıl güçlendireceklerine dair tartışmaları hızlandırdı.
Fidan, bu tür görüşleri “NATO içindeki yapısal bir sorun” olarak eleştirdi ve Avrupa Birliği içindeki savunma işbirliğinin artmasının, Avrupa ülkelerinin NATO’ya karşı taahhütlerine aykırı olduğunu savundu.
Bakan, Türkiye ve Avrupa’nın birbirlerini kolektif güvenlikleri açısından hayati öneme sahip olarak görmeleri gerektiğini belirtti:
“Biz de Avrupa’nın bir parçasıyız ve Avrupa coğrafyasında bir araya gelip kendi güvenlik platformumuzu oluşturmadıkça, kendimizi asla yeterince güvende hissetmeyeceğiz.”
Fidan, geçen ay ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının kalıcı bir barışa yol açıp açmayacağı konusunda “ihtiyatlı bir iyimserlik” sergiledi.
Fidan, “Siyasi irade açısından, her iki taraf da nihai hedefler konusunda çok ciddi,” dedi.
Fakat Fidan, 60 günlük anlaşmanın, İran’ın nükleer programı, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nı düzenleyecek kurallar da dahil olmak üzere birçok tartışmalı detayı gelecekteki görüşmelere bıraktığını belirtti.
Bakan, Türkiye’nin Ukrayna’daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan yeni görüşmelere aracılık etmeye hazır olduğunu fakat bunların yakın zamanda gerçekleşmesini beklemediğini belirtti.
Fidan, “Genel olarak vardığım sonuç, tarafların görüşme ve müzakerelere hazır oldukları yönünde fakat ABD’nin baskı yapması gerekiyor. Bizim için önemli olan, her iki taraftan da barış için gerçek ve samimi bir niyet ve çaba görmek,” dedi.
Diplomasi
Berlin NATO’nun 70 milyar avroluk Ukrayna paketine en büyük katkıyı sunacak

NATO bünyesinde Ukrayna için hazırlanan 70 milyar avroluk yeni yardım paketi kapsamında en büyük mali katkıyı Almanya’nın sağlayacağı açıklandı. Ankara’da düzenlenecek zirvede ele alınması beklenen pakete Slovakya karşı çıkarken, bütçenin sonraki yıllara uzatılmasına İtalya şerh koydu.
Almanya, NATO ülkelerinin Ukrayna için hazırladığı 70 milyar avro değerindeki yeni yardım paketi kapsamında en büyük mali katkıyı sunmaya hazırlanıyor.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Bild gazetesine verdiği mülakatta, Berlin’in bu yeni pakete sağlayacağı katkının büyüklüğüne yönelik soru üzerine, “Bu kesinlikle en büyük miktar olacak” ifadesini kullandı.
Savunma Bakanı Pistorius, Federal Hükümet’in bu çerçevede Ukrayna’ya tahsis edeceği net bütçe miktarını ise açıklamadı. Pistorius, Ukrayna’nın askeri süreçte başarıya ulaşması için Avrupa Birliği (AB) düzeyinde de mali destek sağlanmasının önem taşıdığını belirtti.
NATO bünyesinde Ukrayna için 70 milyar avroluk bir kaynak ayrılmasına yönelik müzakerelerin başladığı haziran ayı başında basına yansıdı.
Almanya tarafından önerilen bu girişimin, 7-8 Temmuz günlerinde Ankara’da yapılacak NATO liderler zirvesinde resmi olarak ele alınması planlanıyor.
Öte yandan Slovakya Başbakanı Robert Fico, ülkesinin bu finansmana katılımını engellemek için her türlü adımı atacağını duyurdu.
Fico, “Slovakya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri kredilere katılım göstermemesi için elimden gelen her şeyi yapacağım. Ukrayna’ya şimdiye kadar olduğu gibi insani yardım sağlamaya ise hazırız” diye konuştu.
Alman basınında yer alan bilgilere göre NATO ülkeleri, Kiev’e yönelik 70 milyar avroluk yardım taahhüdünün sadece 2026 yılı için geçerli kalmayıp 2027 yılında da sürdürülmesi yönünde bir taslak üzerinde uzlaştı.
Ancak İtalya, bu finansman süresinin uzatılmasına karşı çıktı ve bu nedenle İtalya’nın katılım durumu taslak metinde parantez içinde bırakıldı.
2026 yılı için planlanan 70 milyar avroluk yardım paketi, AB’nin Ukrayna’ya yönelik kredisinden karşılanacak 30 milyar avro ile 2024 yılındaki NATO zirvesinde Kiev’e taahhüt edilen 40 milyar avroluk kaynağın birleşiminden oluşuyor.
Daha önce AB ülkeleri, Ukrayna için 90 milyar avroluk bir krediyi onaylamıştı. Bu kredinin 30 milyar avroluk kısmının bütçe desteği, 60 milyar avroluk bölümünün ise savunma harcamaları için kullanılması kararlaştırılmıştı. Ukrayna, bütçe desteği kapsamındaki ilk taksit olan 3,2 milyar avroyu haziran ayı sonunda teslim aldı.
Almanya Federal Hükümeti de geçen yıl kasım ayında yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya yönelik mali yardımları 2026 yılında 3 milyar avro artırma niyetini beyan etmişti. Bütçe tasarısının önceki versiyonunda Ukrayna için 8,5 milyar avro kaynak ayrılmıştı.
Ukrayna Maliye Bakanlığı verilerine göre Kiev’in 2026-2029 döneminde ihtiyaç duyduğu toplam dış finansman miktarı 145,9 milyar doları buluyor. Ukrayna’nın 2026 yılı bütçesi yaklaşık 1,9 trilyon grivna (yaklaşık 47,5 milyar dolar) açıkla kabul edildi.
Avrupa Komisyonu’nun sunumlarına dayandırılan analizlerde, AB kredisi hesaba katılsa dahi Ukrayna ordusunun askeri harcamalarında 19,6 milyar avro seviyesinde bir bütçe açığıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.
Avrupa2 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Rusya1 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi1 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını2 hafta önce‘İran küresel ekonominin boğaz noktalarını silaha dönüştürdü’
Dünya Basını2 hafta önceFT: Müttefikleri ABD’den bağımsızlaşmaya çalışıyor









