Bizi Takip Edin

Asya

Japonya Merkez Bankası, 17 yıl sonra ilk kez faiz artırdı

Yayınlanma

Japonya, negatif faizleri sonlandırarak 17 yıl sonra ilk kez faiz artırdı. Japonya Merkez Bankası’nın dünyanın son negatif faiz oranı politikasını sona erdirdiğini açıklamasının ardından Japon Yen’i salı günü dolar karşısında sert bir düşüş yaşadı.

Büyük şirketlerdeki önemli ücret artışlarının ardından 2016’da başladığı negatif faiz politikasına son verme kararı alan Japonya Merkez Bankası (BoJ), kısa vadeli faiz oranlarını yüzde eksi 0,1’den yüzde 0 ila yüzde 0,1 aralığına yükseltti

BoJ’dan iki günlük para politikası toplantısının ardından yapılan açıklamada, kısa vadeli faiz oranlarının yüzde eksi 0,1’den yüzde 0 ila yüzde 0,1 aralığına yükseltme kararı alındığı belirtildi. Böylece, BoJ, 17 yıl sonra yaptığı ilk faiz artırımıyla, dünyanın önde gelen merkez bankaları arasında negatif faiz politikasını terk eden son banka oldu.

BoJ, negatif faiz politikasına (finansal kuruluşların merkez bankasına yatırdıkları belirli fazla rezervlere eksi 0,1 faiz ödenmesi) ilk olarak 2016 yılında deflasyonla mücadele kapsamında başlamıştı.

Banka, negatif faiz politikasına son vermenin yanında, 10 yıllık Japon devlet tahvillerine ilişkin getiri eğrisi kontrolünü de sona erdirdi. BoJ, tahvil alımlarına devam edecek, şirket tahvili ve benzeri varlıklarda alımlar 1 yıl içinde sonlanacak.

Dünyanın önde gelen merkez bankalarından ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) salgın sonrasında rekor seviyelere yükselen enflasyonu dizginlemek için faiz artırımlarına giderken, BoJ ise ekonomik büyümeyi canlandırmak için ultra gevşek para politikasını sürdürdü.

BoJ, güçlü ücret artışını, yıllardır sürdürdüğü aşırı gevşek para politikasından düzenli bir şekilde uzaklaşmanın koşulu haline getirmişti. Ülkede bu sene 33 yılın en yüksek seviyesindeki ücret artışları, BoJ’a negatif faiz oranlarını sonlandırmak için hareket alanı sağlayacağı beklentilerini artırmıştı.

Japonya’nın en büyük işçi örgütü Japon Ticaret Birliği Konfederasyonu (Rengo), işverenlerle bu yılki ücret müzakerelerinin ortalama yüzde 5,28 ile sonuçlandığını açıkladı. Bu oran 33 yılın en yüksek seviyesi oldu.

Analistler, enflasyonun bir yıldan uzun süredir BoJ’un yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmesi nedeniyle faiz oranlarında bir geri dönüş olasılığını Japon ekonomisi için olumlu olarak değerlendirdi.

Japonya’da bugüne kadar yapılan son faiz artışı 2007 yılına dayanıyor. Diğer önde gelen sanayileşmiş ülkelerin aksine Japonya uzun süredir enflasyondaki artışın yavaşlaması anlamına gelen dezenflasyonla mücadele ediyor.

BoJ’un agresif bir şekilde gevşetilen para politikası, Yen’in değerinin hızla düşmesine katkıda bulunurken, bunun sonuçları ülkede hane halkını olumsuz etkiledi.

Bankanın negatif faizlerden çıkışı sadece şirketleri ve hane halklarını değil, aynı zamanda küresel para akışını da etkilemesi bekleniyor.

Japon Yen’i, Japonya Merkez Bankası’nın negatif faiz oranı politikasını sona erdirdiğini açıklamasının ardından salı günü dolar karşısında sert bir düşüş yaşadı.

Yen, BOJ’un açıklamasının hemen ardından 149,90’a kadar geriledikten sonra ABD para birimi karşısında iki haftanın en düşük noktası olan 150,46’ya kadar geriledi.

Gösterge Nikkei Hisse Senedi Ortalaması, açıklamanın ardından seans başındaki kayıplarını tersine çevirdi ve salı günkü işlemlerini 263,16 puan veya %0,66 artışla 40.003,60 seviyesinden tamamladı. Daha geniş kapsamlı Topix endeksi daha da fazla değer kazanarak 28,98 puan ya da %1,06 artışla 2.750,97’ye yükseldi. Sumitomo Mitsui Banking Corp. baş döviz stratejisti Hirofumi Suzuki, “Hisse senedi fiyatlarındaki anlık yükselişle birlikte, dolar-yen [kuru] da anlık olarak 149,90 yene yükseldi, bunun algoritmik ticaret gibi hareketlere yanıt olduğu düşünülüyor,” dedi.

Suzuki, BOJ’un kararının büyük ölçüde piyasa beklentilerine uygun olduğunu ve emtia ticareti danışmanlarına – vadeli işlemler piyasasında çeşitli yatırımlar yapan ve trendleri takip eden para yöneticilerine – Japon hisse senetlerini almaları için yeşil ışık yaktığını söyledi.

Goldman Sachs’ın kıdemli ekonomisti Tomohiro Ota bu yıl için bir faiz artırımı daha öngörüyor.

Ota, BOJ’un ekim ayında faizleri %0,25’e yükseltmesini ve ardından gelecek yıl ekim ayında %0,25’lik bir artış daha yapmasını bekliyor.

Pazartesi günü yayınladığı bir notta, “İkinci ve üçüncü faiz artırımı arasında bir yıl gecikme bekliyoruz, çünkü gelecek yıl için daha düşük tüketici fiyat endeksi enflasyon oranı bekliyoruz” dedi.

Ancak HSBC’nin baş Asya ekonomisti Frederic Neumann gibi bazıları, BOJ’un politika normalleşmesinin etkisini gözlemlediği için bu yıl faiz artırma ihtimalinin düşük olduğunu tahmin ediyor.

Neumann, “BOJ için büyük bir risk” dedi ve ekledi: “Zayıf Yen Japon ekonomisi, reflasyon hikayesi ve hisse senedi piyasası için büyük bir avantaj oldu ve bu kazanımları erken sıkılaştırma ile söndürmek istemezsiniz.”

Asya

Kazakistan, yakıt ithalatında gümrük vergisini sıfırlıyor

Yayınlanma

Kazakistan hükümeti, iç pazarda yaşanabilecek olası tedarik aksaklıklarına karşı önlem amacıyla üçüncü ülkelerden akaryakıt ithalatında gümrük vergilerini sıfırlamayı planlıyor. Başta Çin olmak üzere alternatif tedarik kanalları oluşturmayı hedefleyen ülke, bu kapsamda vergisiz ithalat rejimini bir yıl süreyle uygulamaya geçirecek.

Kazakistan, iç pazarda yaşanabilecek olası tedarik sıkıntılarına karşı önlem olarak, üçüncü ülkelerden, özellikle de Çin’den yapılacak akaryakıt ithalatında gümrük vergilerini sıfırlamaya hazırlanıyor.

Tengrinews’in haberine göre, Kazakistan Ticaret ve Entegrasyon Bakan Yardımcısı Janel Kuşukova, konuya ilişkin kararın Avrasya Ekonomik Komisyonu (AEK) nezdinde olgunlaştırıldığını açıkladı.

Kuşukova, “Üçüncü ülkelerden, öncelikle de Çin’den yakıt ithalatını teşvik etmek amacıyla Avrasya Ekonomik Komisyonu çerçevesinde ithalat gümrük vergilerinin düşürülmesine yönelik karar alıyoruz” dedi.

Mevcut durumda Kazakistan’ın ana yakıt tedarikçisinin Rusya olduğunu belirten Kuşukova, iç pazarda bir yetersizlik yaşanması ihtimaline karşı alternatif bir tedarik mekanizması kurmak istediklerini ifade etti.

Bakan Yardımcısı, söz konusu muafiyet rejiminin benzin, dizel ve uçak yakıtını kapsayabileceğini doğrulayarak, bu adımla akaryakıtın gümrüksüz ithalatına hazırlık yapıldığını kaydetti.

Kuşukova, ithalat miktarı için önceden belirlenmiş bir kota planlamadıklarını, yakıtın iç pazarın ihtiyaç duyduğu hacimde ithal edileceğini belirtti.

Ülkede şu an için bir yakıt açığı bulunmadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, Kazakistan’ın amacının ihtiyaç duyulması halinde gerekli miktarda akaryakıtı hızlı bir şekilde ithal edebilme imkanına sahip olmak olduğunu dile getirdi.

Kazakistan, ithalata yönelik bu kolaylaştırma adımlarının yanı sıra kendi yakıt ihracatını kısıtlamaya devam edecek.

Kuşukova, öncelikli olarak iç pazar ihtiyaçlarını güvence altına almak amacıyla uygulanan ihracat kısıtlamalarının birkaç yıldır yürürlükte olduğunu ve her altı ayda bir uzatıldığını hatırlattı.

Kazakistan hükümeti daha önce ülkede akaryakıt sıkıntısı yaşanmadığını, benzin, dizel ve uçak yakıtı rezervlerinin 1 milyon tonun üzerinde olduğunu açıklamıştı.

Aynı zamanda petrol ürünlerinin yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılmasını önlemek amacıyla devlet sınırındaki denetimler de sıkılaştırıldı.

Söz konusu gümrüksüz ithalat rejiminin ise bir yıl boyunca yürürlükte kalması öngörülüyor.

Diğer yandan Rusya’da da yüksek talep sezonu öncesinde iç pazarda açık oluşmasını engellemek amacıyla 1 Nisan’dan 31 Temmuz’a kadar geçerli olan bir benzin ihracatı yasağı uygulanıyor.

Rusya içindeki yakıt piyasası, Kırım, Sivastopol ve Krasnodar gibi bölgelerdeki yüksek talep nedeniyle mayıs ayından bu yana hükümetin yakın takibinde bulunuyor.

Yakın tarihte, 23 Haziran’da, Rusya’nın 16 bölgesinde yakıt satışlarına kısmi veya tam kısıtlamalar getirildi.

Ayrıca Rusya Devlet Duması, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırılarından zarar gören rafinerileri desteklemek ve iç pazara benzin arzını teşvik etmek amacıyla Vergi Kanunu’nda değişiklikler öngören yasa tasarısını kabul etti.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Koreli SK Hynix, ABD borsalarında 29 milyar dolarlık halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Güney Koreli çip üreticisi SK Hynix, ABD’de 29,65 milyar dolar büyüklüğe ulaşabilecek bir halka arz planladığını duyurdu. Açıklamanın ardından şirketin hisseleri tarihi zirvesini yenilerken, yükselişte rakip üretici Micron’un güçlü çeyrek sonuçları da etkili oldu.

Güney Koreli bellek çipi üreticisi SK Hynix, ABD’de 29,65 milyar dolar büyüklüğe ulaşabilecek bir halka arz planladığını duyurdu.

Bu gelişmenin ardından şirketin hisseleri keskin bir yükseliş kaydetti. Yükselişte, şirketin ABD listeleme planlarının yanı sıra sektördeki en büyük rakiplerinden Micron’un güçlü çeyrek dönem sonuçları da etkili oldu.

25 Haziran Perşembe günü gerçekleştirilen işlemlerde SK Hynix hisseleri, bir önceki günün kapanışına göre yüzde 15,8 artışla gün içinde en yüksek 2.987.000 von seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini tazeledi.

Şirketin hisseleri günü yüzde 13,06 değer kazancıyla 2.917.000 von seviyesinden tamamladı.

Aramco halka arzına yakın büyüklük

SK Hynix, NASDAQ borsasında Amerikan Depozito Makbuzu (ADR) formunda 17,79 milyon yeni hisse senedi ihraç etmeyi planlıyor. İhracın toplam büyüklüğünün 45,45 trilyon vona (yaklaşık 29,65 milyar dolar) ulaşabileceği belirtiliyor.

Bu tutar, Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun 2019 yılında gerçekleştirdiği 29,4 milyar dolarlık rekor ilk halka arz (IPO) hacmiyle benzer bir büyüklüğe işaret ediyor.

Şirket, ADR işlemlerinin 10 Temmuz’da başlamasını beklemekle birlikte bu tarihin değişebileceğini ifade etti.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, ABD’deki listelemenin yatırımcı tabanını genişleteceği ve şirketin “gerçek kurumsal değerinin tam olarak takdir edilmesine” olanak tanıyacağı belirtildi.

CNBC’nin aktardığı şirket açıklamasına göre SK Hynix, yapay zeka alanındaki teknolojik inovasyonun merkezi olan ABD pazarına erişim sağlayarak küresel şirket statüsünü güçlendirmeyi hedefliyor.

Analistler değerleme farkının kapanmasını bekliyor

SK Hynix hisseleri son 12 ayda on kattan fazla (yüzde 950’ye yakın), yılbaşından bu yana ise 4,5 kat (yüzde 350’ye yakın) değer kazanmasına rağmen rakiplerine kıyasla iskontolu işlem görmeye devam ediyor.

Şirketin fiyata göre ileriye dönük kazanç oranı (F/K) 7,5 seviyesinde bulunurken, bu oran Micron için 9,5, TSMC için ise 21 seviyesinde seyrediyor. Analistler, ABD’deki listelemenin bu değerleme farkını kapatabileceğini düşünüyor.

Klay Group Hisse Senetleri Grubu Başkanı Adil Ebrahim, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, “ABD’de likit bir listeleme, SK Hynix’in yarı iletken sektörünün küresel liderleri arasında yer almasına yardımcı olabilir. Tıpkı ADR ihraçları büyük ölçekli kurumsal yatırımcı çeken ve primli değerlemeyle işlem gören TSMC gibi” ifadesini kullandı.

Uzmanlar ayrıca bu adımın küresel yatırımcıların hisseye erişimini kolaylaştıracağını belirtiyor.

Futurum Group Yarı İletken ve Altyapı Grubu Başkanı Rolf Bulk, CNBC’ye yaptığı açıklamada, “SK Hynix, yapay zeka odaklı bellek talebine yatırım yapmanın en belirgin yollarından biri ancak sadece Kore’de listelenmiş olması birçok küresel yatırımcının erişimini kısıtlıyordu” değerlendirmesinde bulundu.

Bununla birlikte, ABD’deki ADR fiyatlarının Güney Kore’deki hisselere kıyasla oluşturabileceği potansiyel primin, hisselerin birbirine dönüştürülebilirliğine bağlı olacağı ifade ediliyor.

Uzmanlar, dönüşümün TSMC örneğindeki gibi kısmi olması durumunda ABD’deki ADR priminin korunabileceğini, tam dönüşüm imkanı sağlanması halinde ise değerlemelerin eşitleneceğini kaydediyor.

İktisatçı Pettifor: Kredi piyasaları ile derecelendirme kuruluşları yangını körüklüyor

Yapay zeka çipi pazarında arz yetersizliği sürüyor

SK Hynix hisselerindeki yükselişi destekleyen bir diğer unsur, ABD merkezli rakip üretici Micron’un beklentilerin üzerinde gelen çeyrek dönem mali sonuçları oldu.

CNBC, bu sonuçların yapay zeka odaklı bellek çipi pazarında arz yetersizliğinin devam ettiğini doğruladığını ve sektördeki diğer şirketler için olumlu bir sinyal teşkil ettiğini aktardı.

Yatırımlarını artırmaya devam eden SK Hynix, Güney Kore’nin Yongin kentinde 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanan yarı iletken kümelenme projesini yürütüyor.

Şirket aynı zamanda ABD’deki ilk tesisi olacak Indiana’daki 4 milyar dolarlık çip paketleme fabrikasının inşaatına devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore, siyasete müdahale iddiasıyla Shincheonji kilisesi liderini tutukladı

Yayınlanma

Güney Kore’de bir mahkeme, Shincheonji İsa Kilisesi’nin kurucusu Lee Man-hee hakkında, takipçilerinin bir siyasi partiye katılması için yasa dışı bir plan organize ettiği iddiaları nedeniyle tutuklama kararı verdi.

95 yaşındaki Lee, dini grupların siyasete karışmasını yasaklayan Siyasi Partiler Yasası’nı ihlal etmekle ve büyük seçimler öncesinde on binlerce takipçisini muhafazakâr Halkın Gücü Partisi’ne katılmaya yönlendirmek suretiyle görevi engellemekle suçlanıyor.

Haberlere göre mahkeme, çarşamba günü geç saatlerde Lee hakkında delilleri yok etme riski bulunduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.

Çarşamba günü tutuklama talebine ilişkin duruşma için mahkemeye gelen Lee, hakkındaki suçlamalarla ilgili soruları yanıtlamadı.

Kendisini mesih ilan eden Lee, Shincheonji’yi 1980’lerde kurdu. Birçok ana akım Hristiyan grup, Shincheonji’yi “beyin yıkayan bir tarikat” olarak tanımlıyor.

Soruşturmacılar, 2021 ile 2024 yılları arasında 50 binden fazla Shincheonji üyesinin, 2022 başkanlık seçimi ve 2024 parlamento aday belirleme süreçlerinde Halkın Gücü Partisi adaylarını desteklemek üzere seferber edildiğini söyledi.

Suçlamaları reddeden Lee’nin, yetkililerin din ile siyaset arasında olası bir işbirliği vakası olarak tanımladığı operasyonun tepesinde yer aldığından şüpheleniliyor.

Shincheonji, Güney Kore’de 2020’deki COVID-19 salgını sırasında gündeme oturmuştu; erken dönem vakaların yarısından fazlası grubun takipçileriyle ilişkilendirilmişti.

Lee, 2021’de halk sağlığı yasalarını ihlal ettiği yönündeki suçlamalardan beraat etmişti.

Shincheonji’ye yönelik dava, dine dayalı siyasi müdahaleye ilişkin daha geniş çaplı bir soruşturmanın parçası. Savcılar ayrıca Birleşme Kilisesi’nin üyelerini Halkın Gücü Partisi’ne katılmaları için seferber ettiği ve bağışlar yoluyla siyasetçilerle ilişkiler geliştirdiği iddialarını da inceliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English