Diplomasi
Japonya, Rusya ile barış anlaşması istiyor

Japonya Dışişleri Bakanlığı, yıllık diplomatik raporunda, Rusya ile ilişkiler gergin olsa da barış anlaşması imzalamayı ve Kuril Adaları sorununu çözmeyi hedeflediklerini belirtti. Tokyo, adaları ‘yasa dışı işgal edilmiş’ olarak nitelerken, enerji güvenliği gerekçesiyle Sahalin-1 ve Sahalin-2 projelerindeki varlığını sürdüreceğini açıkladı.
Japonya Dışişleri Bakanlığı, yıllık yayımladığı ve temel diplomatik eğilimleri içeren Mavi Kitap raporunda, zorlu ilişkilere rağmen Rusya ile barış anlaşması imzalanması ve “kuzey bölgeleri” (Tokyo’nun Güney Kuriller için kullandığı ifade) sorununun çözümü için müzakerelere devam etme niyetinde olduğunu açıkladı.
Söz konusu adalar Kunaşir, Şikotan, İturup ve Habomai takımadaları.
Bakanlık, bu toprakları bir kez daha “yasa dışı işgal edilmiş” olarak nitelendirdi ve Kuril Adaları sorununun Japonya-Rusya ilişkilerindeki en büyük endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Japonya ve halefi Rusya Federasyonu olan Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Güney Kuriller üzerindeki toprak anlaşmazlığı nedeniyle barış anlaşması imzalamamıştı.
Rusya, Ukrayna’daki askeri müdahalenin başlamasının ardından Japonya’nın yaptırımlar uygulaması nedeniyle 2022 yılında bu konudaki müzakerelere devam etmeyi reddetti.
Moskova, Güney Kuriller’de ortak ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesine yönelik diyalogdan da çekildi.
Raporda ayrıca, Japon hükümetinin, halkın yaşamı ve iş dünyası üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirecek şekilde hareket ederek, petrol ve kömür dahil olmak üzere Rus enerji kaynaklarına olan bağımlılığı kademeli olarak azaltma politikasını sürdürdüğü vurgulandı.
Aynı zamanda raporda, Japonya’nın Sahalin-1 ve Sahalin-2 projelerindeki katılımını sürdürme niyetinde olduğu belirtildi.
Belgede, “Sahalin-1 ve Sahalin-2 petrol ve doğalgaz geliştirme projeleri, orta ve uzun vadede istikrarlı tedarik sağlaması açısından Japonya’nın enerji güvenliği için önemlidir ve biz bunlardaki katılımımızı sürdürme niyetindeyiz,” ifadelerine yer verildi.
Mavi Kitap‘ın önceki versiyonunda da Japonya Dışişleri Bakanlığı, Sahalin-1 ve Sahalin-2 projelerindeki katılımını sürdürme niyetini beyan etmişti.
Sokol markalı petrolün üretildiği Sahalin-1 projesinde, Japon konsorsiyumu Sodeco (ana hissedarı Japon hükümeti olup, üyeleri Japex, Itochu, Marubeni, Inpex gibi özel şirketlerdir) yüzde 30 hisseye sahip.
Amerikan ExxonMobil şirketi de aynı oranda hisseye sahipti ancak 2022’de projeden çekildiğini açıkladı.
Sahalin-1’in yeni yönetici operatörü, Rosneft’in iştiraki olan Sahalinmorneftegaz-Shelf şirketi oldu (daha önce yüzde 11,5 hisseye sahipti).
Sahalin-1 projesini yürüten konsorsiyumun tüm mal varlığı Rusya’nın mülkiyetine devredildi.
Ayrıca, Sahalin-1’de Hindistan devlet petrol şirketi ONGC Videsh Ltd (yüzde 20) ve Rosneft’in iştiraki RN-Astra (yüzde 8,5) da hisse sahibi.
Japonya proje kapsamında yakıt ithal etmese de Tokyo, Sahalin-1’i tedarik çeşitliliği ve istikrarının sağlanması açısından önemli görüyor.
Dönemin Japonya Ekonomi Bakanı Yasutoşi Nişimura, 2022 sonbaharında yaptığı açıklamada bu konuya değinmişti.
Nişimura, Japonya’nın petrol tedarikinde yüzde 95 oranında Orta Doğu’ya bağımlı olduğunu kaydetmişti.
Japonya, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatçılarından biri olup, satın aldığı toplam LNG hacminin yaklaşık yüzde 9’unu Sahalin-2’den temin ediyor.
Japon şirketleri Mitsui ve Mitsubishi, Sahalin-2’de sırasıyla yüzde 12,5 ve yüzde 10 hisseye sahip ve 2022 sonbaharında projeye katılımlarını teyit etmişlerdi.
Japonya, Rusya ile ihtilaflı Kuril Adalarında balıkçılık faaliyetlerini müzakere etmeye hazır
Diplomasi
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ı boyun eğmeye zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği son girişim kapsamında cuma günü Türkiye’deki bir bankaya yaptırım uyguladı.
New York Post ‘un öğrendiğine göre İstanbul merkezli Golden Global Bank’ın, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları aktardığı ve bu gelirleri Devrim Muhafızları’na (IRGC) aktardığı iddia ediliyor.
Post’a göre bir NATO müttefikindeki finans kurumunu etkileyen bu yaptırımlar, Hazine Bakanı Scott Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun tırmanışa geçtiğini gösteriyor.
Bu operasyon, İran rejimine ağır ekonomik baskı uygulamayı ve bu yolla hükümetin çökmesini veya barış anlaşmasına zorlanmasını hedefliyor.
Bessent, cuma günkü eylemle ilgili olarak, “Finans kurumları, Ekonomik Dışlama Operasyonu konusunda ciddi olduğumuzu zor yoldan öğrenmeye devam ediyor,” dedi.
Bessent şöyle konuştu:
“Artık başka hiçbir bankaya yaptırım uygulanmasını istemiyoruz fakat bu, nihayetinde uluslararası toplumun ne kadar çabuk aklıselime kavuşup katil İran rejimine verdiği desteği keseceğine bağlı.”
“İran yılanının başını toprağa gömene kadar” harekete geçmeye devam edeceklerini söyleyen Bessent, müttefikleri ile birlikte hareket edeceklerini de sözlerine ekledi.
2019 yılında kurulan Golden Global Bank, kendisini “tüm faaliyetlerini faizsiz finans ilkelerine uygun olarak yürüten Türkiye’nin ilk yatırım bankası” olarak tanıtıyor.
Finansal bilgi sitesi TheBanks.EU’ya göre, banka Türkiye’nin en büyük 35. bankası ve pazar payı çok çok az.
Site, Golden Global’in 517 milyon dolarlık varlığı kontrol ettiğini belirtiyor.
Terör ve Finansal İstihbaratdan Sorumlu Hazine Müsteşar Vekili Gene Lange, “Bu banka yıllardır uyarılıyordu,” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu kuruluşları defalarca uyardık ve bugünkü eylem, bu uyarıların sonuçları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, diğer herkese yönelik bir mesajdır: Bakan, ‘Ekonomik Dışlama Operasyonu’nu duyuran basın toplantısında söylediği her kelimenin arkasında duruyor.”
Golden Global kendini profesyonel bir kuruluş olarak tanıtıyor olsa da, ABD Hazine Bakanlığı, bu bankanın İran’ın gizli “rahbar” döviz ağının bir parçası olarak kurulduğunu ileri sürdü.
Bu ağ, “Çin’den Türkiye’ye petrol gelirlerini aktaran ve bu gelirlerin daha sonra nakit ve altına dönüştürülebilmesini sağlayan” paravan kuruluşlardan oluşuyor; bu bulgu, alınan önlemi açıklayan bir belgede yer alıyor.
Bakanlık, bankanın ve bağlı kuruluşlarının “İslam Devrim Muhafızları-Kudüs Gücü (IRGC-QF) için on milyonlarca dolar değerinde işlemleri kolaylaştırdığını ve İran rejimine, fonlarını uluslararası alanda hareket ettirmesine olanak tanıyan önemli muhabir bankacılık erişimi sağladığını” belirtti.
ABD Hazine Bakanlığı’na göre, yaptırımlar Golden Global’i uluslararası finans sisteminden koparmış ve Türkiye’deki “İran rejiminin hayati önem taşıyan finansal yaşam hatlarını kesmiş” durumda.
New York Post’a göre Türk hükümetinin bankanın varlıklarına el koymak için gerekli adımları atıp atmadığı hemen anlaşılamadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Trump ile bu yaptırım hakkında görüşüp görüşmediği belli değil.
“Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında Hazine Bakanlığı’nın aldığı diğer önlemler, İranlı müşterilere hizmet verdiği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki finans kurumlarını hedef almıştı.
Diplomasi
Ukrayna hava savunması jet motorlu İHA’lara karşı zorlanıyor

New York Times gazetesinin haberinde Ukrayna’nın geliştirdiği hava savunma unsurlarının jet motorlu insansız hava araçlarına karşı düşük etkinlik gösterdiği bildirildi. Yüksek hız hedeflerin tespit ve imha süresini daraltırken Kiev yönetimi bu araçlara ilişkin kesin önleme oranlarını paylaşmadı.
The New York Times’ın haberine göre Ukrayna tarafından geliştirilen hava savunma sistemleri, jet motorlu insansız hava araçlarına (İHA) karşı düşük etkinlik gösteriyor.
Haberde Ukraynalı yetkililerin bu tür hedeflere yönelik kesin önleme oranını açıklamaktan kaçındığı, ancak başarı düzeyinin daha önceki modellere kıyasla daha düşük olduğunu kabul ettiği aktarıldı.
Jet motorlu İHA’ların ulaştığı yüksek hız, hava savunma unsurlarının hedefi tespit etmesi ve imha sürecini başlatması için gereken süreyi ciddi oranda daraltıyor.
Amerikan gazetesinin değerlendirmesinde makineli tüfekler ile kısa menzilli önleme füzeleriyle donatılmış mobil timlerin jet motorlu araçlara karşı yeterince etkili olamadığı kaydedildi.
Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy İgnat füzelerin yüksek maliyetine işaret ederek “Stoklarımız yetersiz” açıklamasında bulundu.
Ukrayna Cumhurbaşkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov ağustos ayı sonunda Radio NV’ye verdiği mülakatta yerli üreticilerin jet motorlu hedeflerle mücadele amacıyla söz verdiği reaktif önleme dronlarını henüz geliştiremediğini ifade etti.
Kış aylarında üreticilerin bu araçları birkaç hafta içinde teslim etmeyi öngördüğünü hatırlatan Beskrestnov, aradan aylar geçmesine rağmen etkili bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Beskrestnov durumu “Ne yazık ki bu zorluk tahmin edilenden çok daha çetin çıktı. Birçok ay geride kaldı ancak elimizde halen böyle bir imkan yok” sözleriyle aktardı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önceki konuşmalarında insansız hava araçları alanındaki teknolojilerin geliştirilmeye devam etmesi gerektiğini dile getirmişti.
Putin mayıs ayında yaptığı açıklamada araçların etkinliğinin arttığını ve yeni sistemlerin verilen görevleri çok daha başarılı yerine getirdiğini söylemişti.
Rusya’da Ukrayna’daki savaşın tecrübeleri dikkate alınarak Kasım 2025’te İnsansız Sistem Kuvvetleri kuruldu. Aynı yılın eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov insansız hava araçlarının ateş görevlerinin yüzde 80’e varan kısmını icra ettiğini duyurdu.
Ağustos 2026’da Rusya İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanlığı görevine Korgeneral Denis Lyamin getirildi. Lyamin bu atamadan önce Merkez Askeri Grubu Karargah Komutanlığı görevini yürütüyordu.
Diplomasi
Huckabee: Yerleşimcilerin eylemleri, İsrail’in ulus olarak imajına zarar veriyor

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Batı Şeria genelinde Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin, İsrail’in “dünya çapındaki itibarına” zarar verdiğini söyledi.
Huckabee, KAN’a bağlı radyo istasyonuna verdiği röportajda, “Bu durum sadece tüm halkın, yani Yahudiye ve Samiriye’de yasal, güvenli ve açıkçası son derece sorumlu bir şekilde yaşayan İsraillilerin itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda bir ulus ve halk olarak İsrail’in imajına da ciddi zarar veriyor,” dedi.
İsrail’de ABD elçiliği yapan ilk evanjelik Hıristiyan olan ve siyonizme verdiği büyük destekle tanınan Huckabee, “[Ve] bunu talihsiz buluyorum çünkü şu anda İsrail’in elde edebileceği tüm dostlara ihtiyacı var,” diye ekledi ve şöyle devam etti:
“[İsrail’in] Artık daha fazla düşmana ihtiyacı yok. Ve küçücük bir azınlığın eylemleri, saygı ve takdir edilmeyi hak eden insanların itibarını lekeliyor.”
İran’a karşı savaşın geleceği sorulduğunda Huckabee, “İranlılar askeri açıdan inanılmaz derecede zayıf bir konumdalar ve iktisadi açıdan da kesinlikle zayıflamış durumdalar. Başkanın hem askeri hem de ekonomik alanda attığı adımlar, onları çok zor bir duruma soktu. Her şey yolundaymış gibi davranabilirler ama durumlarına dürüstçe bakan hiç kimsenin buna inandığını sanmıyorum,” dedi.
Huckabee, Batı Şeria’daki Kasra köyünde 1 hafta boyunca Filistinlileri abluka altına alan yasa dışı yerleşimcilere sert çıkarak tüm dünyayı şaşırtmıştı.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu1 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Görüş6 gün önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını1 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”










