Amerika
Kanada, ABD’ye tarife misillemesi yaptı

Kanada, 700’den fazla ürünü hedef alan misilleme gümrük vergileriyle Trump yönetimine karşılık verdi.
Ottawa bu önlemlerle özellikle Amerikan çelik ve alüminyum sektörüne en ağır darbeyi indirdi.
Salı günü açıklanan mukabele niteliğindeki bu önlemler, geçen hafta iki ülke arasındaki müzakerelerin çökmesinin ardından ABD’nin Kanadalı ithalat ürünlerine uyguladığı yeni yüzde 50’lik gümrük vergilerine yanıt niteliğinde.
Üst düzey bir hükümet yetkilisinin gazetecilere yaptığı açıklamaya göre Kanada hükümetinin amacı, gümrük vergisi uygulanan ürünlerden gelir elde etmek değil.
Yeni misilleme önlemlerini tartışmak üzere konuşan yetkili, asıl amacın yeni ABD gümrük vergilerinden etkilenen Kanadalı şirketlerin iç pazar payını korumak olduğunu belirtti.
Gümrük vergileri yüzde 15, 25 ve 50 oranlarında ve esas olarak çelik ve alüminyum ürünleri, oltalar, spor salonu ekipmanları, deniz ürünleri, ev aletleri ve giysiler dahil olmak üzere Kanada’ya yapılan bir dizi ABD ihracatını hedef alıyor. Bu vergiler 8 Eylül’de yürürlüğe girecek.
Ottawa, müzakerecilerin yeni gümrük vergilerini önlemek için bir anlaşmaya varamaması üzerine ABD’nin geçen hafta Kanada’dan yaptığı yaklaşık 20 milyar dolarlık ithalata uyguladığı yüzde 50’lik yeni gümrük vergisine yanıt veriyor.
Hem Amerikalı hem de Kanadalı yetkililer, anlaşmayı nihayetinde bozan son dakika taleplerinde bulunmakla birbirlerini suçladı.
ABD’li yetkililer, Kanada’nın ağır kamyonlara yönelik daha düşük gümrük vergisi taleplerini gizlice gündeme getirdiğini iddia etti.
Başbakan Mark Carney ise, 72 saat içinde kabul edilebilir bir halden tanınmaz bir hale gelen anlaşmanın şartlarının değiştirilmesinden sorumlu olarak ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ile Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasındaki iktidar mücadelesine işaret etti.
Smoot-Hawley Gümrük Kanunu’nun 338. maddesi uyarınca ilk kez uygulanan bu gümrük vergileri, Kanada’yı süt ürünleri perakende satış politikaları, 232. maddeye dayalı gümrük vergilerine yönelik misilleme niteliğindeki otomobil gümrük vergileri ve eyaletlerdeki Amerikan alkollü içecek satış yasakları nedeniyle cezalandırmayı ve ABD-Meksika-Kanada Anlaşması’nın gözden geçirilmesine ilişkin ikili müzakerelerdeki çıkmazı aşmaya zorlamayı amaçlıyordu.
Kanada ayrıca, etkilenen işçiler için Ottawa’nın son 18 ayda ayırdığı yaklaşık 25 milyar Kanada dolarına ek olarak, küçük ve orta ölçekli Kanadalı şirketler için yeni gümrük vergilerinin yarattığı darbeyi hafifletmek amacıyla iç destek programlarına 7,5 milyar Kanada doları tutarında yeni bir fon ayırıyor.
Ontario Başbakanı Ford’dan sert tepki
Kanada’nın en büyük eyaleti Ontario’nun Başbakanı Doug Ford, ABD Başkanı Donald Trump hakkında sert sözler kullandı.
“Trump gibi bir diktatöre cevap vermem” diyen Ford, Başkan’ı “ezik” ve “iflasların kralı” olarak nitelendirdi ve “kıçımı öpebilir” diyerek Trump’ın aslında kendi halkına gümrük vergisi koyduğunu ileri sürdü.
Ford, “Başkan Trump gibi bir diktatöre, Başkan Trump gibi bir zorba adama yanıt vermem. İflasların kralı olan bir adamdan hiçbir tavsiye almayacağım,” demişti.
Ford, sözlerini, “Açık konuşalım, o adamdan hoşlanmıyorum; bu kadar basit,” diye sonlandırmıştı.
Daha sonra Amerikan medyasında bir tura çıkan Ford, daha uzlaşmacı bir dil tutturdu. Önce CNN’e konuşan başbakan, “ortamın biraz gerginleştiğini ve meselenin kişisel bir hale geldiğini” kabul ederek şunları söyledi:
“Bir anlaşma yapmak istiyorum. Amerikan halkı için iyi bir anlaşma, Kanadalılar için iyi bir anlaşma. Biz dünyanın en büyük iki ülkesiyiz, birbirimizin bir numaralı müşterisiyiz ve artık müzakere masasına geri dönme zamanı geldi.”
Trump Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda Ford’u, “merhum, büyük Rob Ford’un karizması daha az, zekası daha düşük ve genel olarak etkileyici olmayan kardeşi” olarak nitelendirmişti.
Ford daha sonra, CBS’in Washington baş muhabiri Major Garrett ile ABD’nin kuzey komşusuyla ilgili Trump’ın ticaret stratejisini tartışırken, “Bize sanki Komünist Çin’mişiz gibi davranıyor. Biz, ABD’nin tüm dünyada sahip olduğu en yakın dost ve müttefikleriz ve ben bunun böyle kalmasını istiyorum,” dedi.
Trump’ın Ontario Gölü’nün ismini “Amerika Gölü” olarak değiştirme önerisi hakkında da konuşan Ford, “Bu tür fikirler ortaya attığında gülmekten kendimi alamıyorum. Burada, Kanada’da burası her zaman Ontario Gölü olarak kalacak. … İster Amerika Gölü, ister Trump Gölü, ne isim vermek isterse istesin, bu onun hakkı,” dedi.
CNN’e yaptığı açıklamada ise şunları söylemişti:
“Bence bu tamamen laf kalabalığı. Başkan Trump, egemenliğimize, Ontario’daki işletmelerimize ve halkımıza saldırmak istediğinde, ben sessiz kalamam. Benim görevim Ontario’yu ve Kanada’yı korumak.”
“ABD kuralları sürekli değiştiriyor”
Ford, Washington’ın “kuralları sürekli değiştirdiğini” öne sürerek, “Bir anlaşmaya varacağımızı sanıyorduk, ama onlar bunu defalarca değiştirdiler,” dedi.
ABD’nin son anda herhangi bir talepte bulunup bulunmadığı sorulduğunda, Trump CNN’e “bu tam da bana göre bir şey,” cevabını vermişti.
Ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmemesi durumunda Ford, her iki ülkenin de, özellikle otomobil üretimi gibi sınır ötesi ticaretin yoğun olduğu sektörlerde zorluklarla karşılaşacağını savundu.
Geçmişte, Ontario’nun ABD’ye gönderdiği elektriğe ek ücret uygulanmasını da gündeme getirmişti.
Başbakan, “En büyük müşterinize saldırırsanız… sonuç pek iyi olmaz,” dedi.
Ford, Kanadalıların da ticaret savaşının bedelini ödeyeceğini kabul etti. Fakat ABD’nin 40 trilyon dolarlık ulusal borcuna işaret ederek, etkilenen işletmelere ve işçilere yardım sözü veren Kanada’nın bu fırtınayı atlatacak güce sahip olduğunu savundu.
Ford, “Sınırın her iki tarafında da sıkıntılar yaşanacak. Bu durum Kanadalıları ne kadar etkileyecekse, Amerikalıları da o kadar etkileyecek. Tek fark, bizim işletmelerimizi destekleyecek mali istikrarımız olması ve ticareti dünya çapında çeşitlendiriyor olmamız,” dedi.
Trump’tan Quebec’e Fransızca müdahalesi mi?
Öte yandan ticaret savaşının ortasında yaşanan bir başka gerilim de “Fransızca” olmuş gibi görünüyor.
Kanada Başbakanı Mark Carney cumartesi günü, “Fransızca diline yönelik tehditler” ve “Quebec kültürü” olarak nitelendirdiği durumdan yakındı ve gazetecilere Fransızca olarak bunların “kabul edilemez” olduğunu ve “müzakerelerin bu aşamasının sonunu getirmeye” katkıda bulunduğunu söyledi.
Salı sabahı ise Donald Trump, iki ülke arasında ticaret savaşının sorumluluğunun kime ait olduğu konusunda karşılıklı atışmaların sürdüğü bir ortamda, Beyaz Saray’ın Quebec’te konuşulan Fransızcaya müdahale etmeye çalıştığı iddialarını yalanladı.
Trump, “Kanadalıların Fransızca konuşmasına asla müdahale etmem! Aslında, böyle aptalca bir şeyi yapmayı aklımdan bile geçirmedim,” diye yazdı ve şöyle devam etti:
“Bu yalan, zayıf ve etkisiz bir başbakan tarafından, Quebec halkında tamamen yitirdiği siyasi desteği geri kazanma çabasıyla uyduruldu. Fransız Kanadalıları seviyorum!”
Beyaz Saray yetkilileri ekim ayında Quebec’te yapılacak seçimler öncesinde, Carney’in Fransızca meselesini abarttığını savunuyor.
Trump’ın ticaret temsilcisi Jamieson Greer, pazartesi günü CNBC’de yayınlanan bir röportajında bu suçlamaları “komik ve uydurma bir hikâye” olarak nitelendirdi.
Greer, anlaşmazlığın “Amerikalı teknoloji şirketlerini, kazançlarının bir yüzdesini Kanada’daki rakiplerine vermek zorunda bırakan” bir kural nedeniyle çıktığını söyledi.
Kanada’dan diğer Amerikan müttefiklerine “uyanma” çağrısı
Kanadalılar, bu seneki Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada “orta güçler”i bir araya gelmeye çağıran Carney’in sözlerinin boşa olmadığını düşünüyor.
POLITICO’ya konuşan ticaret görüşmelerine ilişkin bilgi sahibi bir Kanadalı yetkili, ABD başkanının geçen hafta 20 milyar dolarlık Kanadalı mallara uyguladığı yüzde 50’lik gümrük vergilerinin, Ottawa’nın müttefikleri için bir uyarı niteliğinde olması gerektiğini söyledi.
Diğer ülkelerin Trump’ı yatıştırmaya çalıştığını belirten yetkili, ABD ile iktisadi ve coğrafi açıdan çok sıkı bir şekilde iç içe olduğu için en çok kaybedecek olan Kanada’nın bile öne çıkıp “biraz gurur gösterdiğini” söyledi.
Carney, pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Bu sonbaharda, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Avrupa Birliği ile çok daha güçlü ve derin bir iktisadi ortaklık ve güvenlik ortaklığı kurmak üzere yoğun görüşmelere başlayacağız. Böyle benzersiz bir erişim imkânı sağlayabiliriz, çünkü bize güvenilebilir,” dedi.
Britanya Kolombiyası Eyalet Başkanı David Eby ise, “Açıkçası, diğer ülkelerin Kanada’nın aldığı önlemleri izlediğini düşünüyorum ve umuyoruz ki, ben umuyorum ki, onlar da bu örneği takip edecekler. Bir noktada, dünyanın geri kalanı ‘yeter artık’ diyecek,” dedi .
AB ve Birleşik Krallık temkinli
Avrupa Parlamentosu Ticaret Komisyonu Başkanı Bernd Lange, Kanada ile dayanışmasını hemen dile getirdi.
Fakat Avrupa Komisyonu, AB liderleri ve Birleşik Krallık, kamuoyu önünde taraf tutmaktan kaçındılar.
Perde arkasında ise Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, pazartesi günü Carney ile görüştü.
Trump’ın gümrük vergisi tehditlerinin ardından AB’nin Kanada’nın yanında yer alıp almayacağı sorulduğunda, baş sözcü yardımcısı Arianna Podestà salı günü yaptığı açıklamada, “ABD ve Kanada, Avrupa Birliği için önemli ticaret ortaklarıdır ve elbette, hem transatlantik hem de küresel ticarette istikrar ve öngörülebilirliği korumayı amaçlayarak her ikisiyle de yakın işbirliği içinde çalışmaya devam ediyoruz,” dedi.
Birleşik Krallık’ın da Trump’a karşı ortak bir direnişe katılma olasılığı düşük görünüyor. İngiliz Ticaret Odaları’nın ticaret politikasından sorumlu başkanı William Bain, “Hem ABD hem de Kanada, Birleşik Krallık’ın en önemli ticaret ve yatırım ortakları arasında yer alıyor” diyerek, “bu ticaret anlaşmazlığının tırmanmasından kimsenin kazançlı çıkmayacağını” ekledi.
Trump’ın, Birleşik Krallık’ın Dijital Hizmetler Vergisi nedeniyle bu ülkeye yeni gümrük vergileri uygulama tehditleri, Başbakan Andy Burnham’ın hükümetini de, ABD’li teknoloji şirketlerinden topladığı gelirlerle ilgili olarak “ABD’nin endişelerini görüşmeye açık” olduğunu açıklamaya sevk etti.
Amerika
ABD, yörüngedeki Çin uzay uçağının net görüntüsünü yayımladı

ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı, uydu görüntülerine yansıyan hava aracının Çin’e ait deneysel bir uzay uçağı olduğunu doğruladı. Teşkilatın yayımladığı raporda yüksek çözünürlüklü fotoğrafına yer verilen aracın, Amerikan X-37B uçağıyla olan yapısal benzerliği dikkat çekti.
ABD Savaş Bakanlığına (Pentagon) bağlı Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA), daha önce kamuoyuna sızan bir uydu görüntüsünde yer alan aracın Çin’e ait deneysel ve yeniden kullanılabilir bir uzay uçağı olduğunu resmen doğruladı.
The War Zone (TWZ) portalının DIA tarafından yayımlanan gizli olmayan yeni uzay tehditleri raporuna dayandırdığı habere göre, söz konusu doğrulama doğrudan istihbarat kayıtlarına girdi.
Kurum hazırladığı rapora, aracın bugüne kadar yayımlanmış en yüksek çözünürlüklü uydu görüntüsünü de ekledi.
Portalın aktardığı bilgilere göre bu kareyi, günümüzde Vantor adıyla faaliyet gösteren Maxar Technologies şirketi çekti.
Çekimin kesin tarihi raporda yer almazken görselin üzerinde 2024 yılına ait bir telif hakkı işareti dikkat çekiyor.
Amerikan istihbaratı, bu tip uzay araçlarının yörüngeye çeşitli nesneleri yerleştirmek, uzay ortamında testler yürütmek ve ardından Dünya’ya geri dönmek üzere tasarlanabileceğini vurguluyor.
TWZ’nin aktardığı ayrıntılara bakılırsa Çin uzay uçağının gövde mimarisi, ABD Uzay Kuvvetlerinin kullandığı Amerikan yapımı X-37B ile büyük benzerlikler taşıyor.
Çin aracında da küçük kanatlar, iki dikey kuyruk ve yukarı doğru açılan kargo bölümü kapakları yer alıyor.
Aracın kuyruk bölümünde ise her iki tarafında güneş panelleri taşıyan bir uzantı görülüyor.
Çin’e ait uzay uçağının görüntüsü açık kaynaklara ilk kez 2024 yılında yansıdı.
O dönem ABD Uzay Kuvvetlerinin Kore’deki birliğine komuta eden Albay John Patrick, Güney Kore’de düzenlenen Open Space forumundaki sunumu sırasında fotoğrafın daha düşük çözünürlüklü bir versiyonunu kamuoyuyla paylaştı.
Fakat o tarihte kadraja giren gövdenin tam olarak hangi araca ait olduğu kesinleşmemişti.
Haberde aktarılan askeri verilere göre ABD bugüne kadar iki adet X-37B uzay uçağı üretti.
Bu araçlar 2010 yılından bu yana toplam sekiz yörünge görevi gerçekleştirdi; serinin OTV-8 kodlu son görevi ise 22 Ağustos 2025 tarihinde fırlatıldı.
Daha önce Aralık 2023’te SpaceX şirketi, USSF-52 görevi kapsamında Amerikan ordusuna ait gizli uzay uçağını Falcon Heavy roketiyle yörüngeye taşımıştı.
Böylece ABD Uzay Kuvvetlerinin insansız ve yeniden kullanılabilir X-37B platformu bir kez daha uzaya gönderilmişti.
Amerika
Obama, El-Sayed ile birlikte miting düzenledi

Eski ABD Başkanı Barack Obama, cumartesi günü Detroit’teki kalabalığa, Demokrat Senato adayı Abdul El-Sayed ile birlikte seslendi.
Michigan için yarışan El-Sayed’in, “siyasetten parayı uzaklaştırıp parayı sizin cebinize koyacak bir değişim, gerçek bir değişim için mücadele ettiğini” söyleyen Obama, Michigan’daki erken oy kullanmanın ilk gününde diğer Demokrat adaylara da destek verdi.
Obama, Detroit’teki Cass Teknik Lisesi’nde binlerce izleyicinin önünde yaptığı konuşmada, El-Sayed’in “Uygun Fiyatlı Sağlık Hizmetleri Yasası [Obamacare] ile başlattığımız işi tamamlayacağını ve her bir Amerikalıya kaliteli, uygun fiyatlı sağlık hizmetini garanti edeceğini” savundu.
Eski başkan, “oy kullanma oranını artırmak” amacıyla düzenlenen akşam etkinliğinde, ABD Senatosu için Demokrat Parti adayı olan El-Sayed ve partinin vali adayı Jocelyn Benson’ın mitingine baş konuşmacı olarak katıldı.
Obama, Donald Trump’ı “kendisini ve ailesini zenginleştirmekle” suçladı ve yönetimin “en üst kademede” rüşvet almayı bir “kültür” haline getirdiğini söyledi.
Eski başkan, “Hiçbir başkanın bu kadar rüşvet satmaya bu kadar kararlı olduğunu görmedim,” dedi.
Miting, 3 Kasım’da yapılacak ara seçimler öncesinde Michigan’daki erken oy kullanma döneminin ilk gününde gerçekleşti.
Obama, Beyaz Saray ve Cumhuriyetçi Parti’yi hedef alan sert eleştirilerde bulundu.
Detroit ziyareti, Obama’nın El-Sayed’e yönelik ilk kamuya açık destek gösterisi. El-Sayed, eski başkanın kenarda kaldığı, Ağustos ayında yaşanan çekişmeli bir ön seçimden galip çıkmıştı.
Hekim ve eski sağlık yetkilisi olan El-Sayed, Demokrat Parti kurmayları ve İsrail yanlısı kuruluşların desteğini arkasına alan Kongre Üyesi Haley Stevens’ı mağlup etmişti.
Obama, yönetimi hedef alan bir tavır sergiledi ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’i, “askerlerimizin çene hatlarına ve testosteron seviyelerine” “lazer gibi odaklanmış” olarak alay ederek, “Sizce bu adam her gün aynanın önünde ne kadar zaman geçiriyor?” diye sordu.
Gümrük vergileri konusunda Obama, Trump’ın “o meşhur kötü imparatorluğa” karşı en sert tavrı sergilediğini söyledi ve Detroit’ten köprüyü geçip birkaç dakikalık sürüş mesafesindeki Kanada’ya atıfta bulundu.
Trump’ın Beyaz Saray’ı yenileme girişimlerine de bir gönderme yapan Obama, Beyaz Saray balo salonu ve Gül Bahçesi dahil olmak üzere Washington’daki pek çok yenileme çalışmasına ilişkin olarak, “O, HGTV’de olmalı. Beyaz Saray’ı, sanki Saddam Hüseyin bir Cheesecake Fabrikası açmış gibi göstermiş,” dedi.
Obama’nın El-Sayed’i destekleyip desteklemeyeceği konusunda şüpheler vardı. “Herkes için Medicare”in savunucusu olan El-Sayed, bir ara Obama’nın en önemli iç politika başarısı olan Obamacare’i “kademeli bir çözüm” olarak nitelendirmişti.
İki siyasetçi Demokrat ön seçiminlerden sonra telefonda görüştü ve El-Sayed o günden beri Obama’yı bir “akıl hocası” olarak nitelendiriyor.
Ekim ortasında eyalet genelinde muhtemel seçmenler arasında yapılan bir Marist anketi, El-Sayed’in oy oranını %50, Cumhuriyetçi rakibi Rogers’ınkini ise %48 olarak gösteriyor.
RealClearPolitics’in ortalamasına göre ise benzer bir dönemde El-Sayed yaklaşık 2,6 puan önde.
Amerika
Anduril bağlantılı bir startup genetiği değiştirilmiş askeri köpek üretecek

Geçtiğimiz perşembe günü kamuoyuna duyurulan Teksas merkezli startup Warhound, genetik mühendislik yoluyla daha üstün bir askeri köpek ırkı yaratacak.
Perşembe günü kamuoyuna duyurulan şirket şimdiden 200 milyon dolarlık başlangıç fonu elde etti.
Bu girişim, Anduril’in kurucu ortağı Palmer Luckey ile, yünlü mamut gibi soyu tükenmiş türleri yeniden hayata döndürmeye çalışmasıyla tanınan Colossal Biosciences şirketinin kurucu ortağı Ben Lamm tarafından kuruldu.
Lamm’ın şirketi, görme bozukluğu ve kalça displazisi gibi performansı engelleyen sorunlardan arınmış, daha sağlıklı ve daha dayanıklı köpeklerin geliştirilmesine ve klonlanmasına yardımcı olacak.
Bu köpekler ayrıca bomba koklama gibi faydalı özellikler açısından da optimize edilecek.
PAW Patrol dizisindeki Ryder gibi, Luckey de yavru köpekleri en son teknoloji ürünü ekipmanlarla (gözlükler, kurşun geçirmez yelekler vb.) donatacak.
Görevlendirilen köpeklere koruyucu zırh, kulak ve göz koruyucuları verilebilir ve Anduril’in geliştirme aşamasında olan, yapay zeka destekli askeri kask ve yüksek çözünürlüklü 3D baş üstü ekranı gibi EagleEye gibi askeri teknolojilerle entegre edilebilirler. Anduril ayrıca Meta ile birlikte savaş alanı artırılmış gerçeklik gözlükleri geliştiriyor.
Köpeklerin genetik yapısını optimize etmek, savaş faaliyetlerine daha uygun hayvanlar elde edilmesini sağlayabilir.
Şu anda, eğitime alınan köpeklerin yarısının eğitimi tamamlayamaması yaygın bir durum. Lamm şöyle diyor:
“Eğitimi standart hale getirebilirseniz ve genetik yatkınlık ile performans yeteneklerini bilirseniz, (başarısızlık oranını) %10’a veya daha azına indirebileceğimizi düşünüyoruz. En iyi köpekleri klonlayıp görevlere gönderebilmek için her şeyi dikey olarak entegre edelim. Böylece ne elde edeceğiniz konusunda endişelenmenize gerek kalmaz.”
Lamm, “Bu tedarik zincirini düzenlemenin (ve) köpekleri genetik olarak geliştirmenin yanı sıra, onları daha da iyileştireceğiz,” dedi.
Warhound’a göre, “hizmet köpekleri” bulmak aslında oldukça zor. Şirket, ABD ordusunun köpeklerinin yaklaşık %80’ini Avrupa’dan temin etmek zorunda olduğunu ve genellikle sağlık sorunları nedeniyle bu köpeklerin yalnızca yarısından azının hizmet için uygun kabul edildiğini belirtti.
Warhound, “her köpeğin bakımı ve refahını” sağlamak amacıyla American Humane Society ile ortaklık kurduğunu açıkladı.
Warhound, Sequoia, ARK Invest, CIA’in risk sermayesi birimi In-Q-Tel ve diğer yatırımcılar tarafından destekleniyor ve bu sayede yaklaşık 1,2 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşıyor.
Lamm, TechCrunch’a verdiği demeçte, ilk güçlendirilmiş yavruların önümüzdeki yılın başlarında doğmasını beklediğini söyledi.
Luckey, yaptığı açıklamada “İnsanın en iyi dostu, insanın en iyi teknolojisini hak eder,” dedi.
Luckey, geçen ay Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından duyurulan ve savaşın geleceği için gerekli teknolojik yetenekleri araştırmayı amaçlayan “Project Meridian” projesinin, SpaceX CEO’su Elon Musk ve eski Temsilciler Meclisi Başkanı Newt Gingrich ile birlikte eş direktörlerinden biri.
USA Today’de yer alan habere göre Lamm, Luckey’nin “çalışan köpekler ve tüm bu fikirler hakkında durmadan konuştuğunu” söyledi.
Yönetici, “İtfaiyecilere, ilk müdahale ekiplerine, polis teşkilatlarına, savaşçılara ve ordumuza yardım eden çalışan köpekleri destekleyebilir miyiz diye bir fikir ortaya attık,” dedi.
Amerika1 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi3 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını6 gün önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Ortadoğu2 hafta önceIsrael Hayom yazdı: İsrailli istihbaratçılar yıllardır Riyad’da
Ortadoğu2 hafta önceINSS: ABD gerileyen bir güç; artık etnik Yahudi kimliği demokratik normları önceliyor
Ortadoğu1 hafta önceMısır parlamentosu, Suudi Arabistan’a asker gönderme oylamasını erteledi
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını6 gün önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar









