Bizi Takip Edin

Amerika

Norman Finkelstein, Epstein ile görüşme teklifini reddetmiş: ‘Boğazlamanızı beklerdim’

Yayınlanma

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan belgeler, siyaset bilimci Norman Finkelstein’ın, Harvard Profesörü Robert Trivers’ın kendisini Jeffrey Epstein ile görüştürme girişimini sert bir dille reddettiğini ortaya koydu.

ABD Adalet Bakanlığı tarafından mühürleri kaldırılarak erişime açılan dava dosyalarında yer alan bir e-posta, siyaset bilimci Norman Finkelstein’ın Jeffrey Epstein ile temas kurma girişimlerine verdiği yanıtı gün yüzüne çıkardı.

Belgeler, Harvard Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Robert Trivers’ın 2015 yılında Finkelstein’ı Epstein ile bir araya getirmeye çalıştığını, ancak Finkelstein’ın bu teklifi reddederek sert bir yanıt verdiğini belgeliyor.

Yazışmalarda Dershowitz ve Epstein’a yönelik ifadeler

Dosyada yer alan 3 Şubat 2015 tarihli e-postada Finkelstein, Trivers’ın The Guardian gazetesine verdiği demeçte Epstein’ı “dost” ve “dürüst” bir kişi olarak tanımlamasını eleştirdi.

Finkelstein, yanıtında Epstein mağdurlarından “Jane Doe #3″ün yeminli ifadesinden bir bölümü doğrudan alıntıladı.

İlgili bölümde mağdurun şu ifadeleri yer aldı:

“Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz sık sık Epstein’ın yanındaydı. Dershowitz yaşanan cinsellikten o kadar rahattı ki, ben Epstein’a o** seks yaparken içeri girip Epstein ile sohbet ederdi.”*

Finkelstein, bu alıntının ardından Trivers’a hitaben yazdığı bölümde şu ifadeleri kullandı:

“Tahminim o ki, eğer Epstein sizin 15 yaşındaki kızınızı böyle bir konuma düşürseydi, onu kamuoyu önünde ‘dost’ ve ‘dürüst’ biri olarak tanımlamazdınız. Aksine, hem Epstein’ı hem de Dershowitz’i derhal boğazlamanızı (throttle) beklerdim.”

 

Öte yandan Finkelstein, kişisel Substack hesabında kaleme aldığı bir yazıda Profesör Noam Chomsky ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişkiye dair iddiaları değerlendirdi.

Chomsky’nin iletişim kurma konusunda ayrım gözetmediğini ve herkesle yazıştığını belirten Finkelstein, bu durumun Chomsky’nin çalışma prensibi (modus operandi) olduğunu vurguladı.

“Mektubun kaynağı belirsizliğini koruyor”

Finkelstein, Chomsky tarafından Epstein’ı desteklemek amacıyla yazıldığı iddia edilen ve tartışmalara konu olan mektuba ilişkin şüphelerini dile getirdi.

Söz konusu belgenin tarihsiz, imzasız ve hitap ettiği kişinin belirsiz olduğuna dikkat çeken Finkelstein, mektubun içeriğinin Chomsky’nin diline ve üslubuna benzemediğini kaydetti. Siyaset bilimci, açıklamasında “Mektubun büyük kısmı hiç de ona [Chomsky’ye] benzemiyor. Bu mektubun nasıl ortaya çıktığı şu aşamada kimsenin bilmediği bir konu” değerlendirmesinde bulundu.

Sızdırılan e-postalar: Epstein, Fidel Castro’nun ölümünü ‘fırsat’ olarak anmış

Amerika

SpaceX halka arzı sonrası bankalardan boğa piyasası raporları

Yayınlanma

Geçen ay gerçekleşen SpaceX halka arzına aracılık eden tüm yatırım bankaları, yasal kısıtlama süresinin dolmasının ardından şirket hisseleri için alım tavsiyesi yayımladı. Goldman Sachs hisse hedef fiyatını 205 dolar, Morgan Stanley 300 dolar, Raymond James ise 800 dolar olarak belirlerken halka arz konsorsiyumu dışındaki Morningstar hisse değerini 63 dolar düzeyinde hesapladı.

Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in geçen ay tamamlanan halka arzında görev alan yatırım bankaları, aracılara yönelik yasal sessizlik süresinin sona ermesinin ardından araştırma raporlarını yayımladı.

Halka arz konsorsiyumunda yer alan tüm bankalar şirket hisseleri için alım yönünde tavsiyede bulundu.

Halka arz izahnamesinde ana lider konumunda yer alan Goldman Sachs, SpaceX hisseleri için 205 dolar hedef fiyat belirledi.

Financial Times gazetesinin aktardığına göre Morgan Stanley hedef fiyatını 300 dolar olarak açıklarken, Raymond James 800 dolarlık hedef fiyat tahminiyle şirkete 10 trilyon doların üzerinde bir piyasa değeri biçti.

Raporlarda yer alan gerekçeler bankalara göre farklılık gösterse de ulaşılan sonuçlar boğa piyasası yönelimini korudu.

Deutsche Bank yayımladığı raporda SpaceX’i, “tarihin akışını değiştiren, çelik ve ateşle ifade edilen medeniyet iddialarının zirvesi” şeklinde tanımlayarak hedef fiyatını 255 dolar olarak kaydetti.

Bankaların olumlu değerlendirmelerine karşın, halka arz sonrası ulaşılan en yüksek seviyeden yüzde 44 düşüş kaydeden ve arz fiyatının yüzde 6 altına inerek 125 dolar civarında seyreden mevcut hisse fiyatı, yatırımcıların daha temkinli bir tutum sergilediğini ortaya koyuyor.

Konsorsiyum içerisinde yer alan kurumlar yalnızca büyüme potansiyelinin ölçeği konusunda farklı görüş bildirdi. Buna karşın konsorsiyum dışındaki bağımsız analiz kuruluşlarından farklı değerlendirmeler geldi.

Halka arzda görev almayan Morningstar, SpaceX hisselerinin adil değerini 63 dolar olarak hesapladı.

Aracılık yapan kurumların hedef fiyat ve tavsiye listesi Bloomberg verilerine göre şu şekilde sıralandı:

  • Morgan Stanley: 300 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık/Cazip tavsiyesi
  • Deutsche Bank: 255 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Bank of America: 235 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Wells Fargo: 230 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
  • JPMorgan: 225 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
  • RBC Capital: 225 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
  • Citi: 200 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • UBS: 210 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Goldman Sachs: 205 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
  • Bernstein: 239 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi

Tablo, New York Başsavcısı Eliot Spitzer’ın Wall Street’te hisse araştırmaları ile yatırım bankacılığı birimlerini birbirinden ayırmasından 23 yıl sonra düzenlemelerin yapısını yeniden tartışmaya açtı.

İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak

“Wall Street Şerifi” olarak anılan Spitzer, 2000’li yılların başında internet şirketi balonu patladığında analistlerin kamuoyuna övdüğü hisseleri kendi aralarındaki yazışmalarda kötülediğinin ortaya çıkması üzerine hukuki süreç başlatmıştı.

Düzenleyici kurumlar ile bankalar arasında 2003 yılında varılan küresel uzlaşma, yatırım bankacılarının analist primlerini belirlemesini yasakladı, araştırma ve bankacılık birimleri arasındaki iletişimi denetime tabi tuttu ve analistlerin halka arz sunumlarına katılımını engelledi.

Söz konusu küresel uzlaşma kararı geçtiğimiz yılın aralık ayında resmi olarak sona erdi ve yerini sektör kuruluşu gözetimindeki esnek kurallara bıraktı.

Bankalar bünyesindeki uyum departmanları birimler arasındaki sınırları korumayı sürdürüyor.

Analistlerin büyük ölçekli işlemlerde yer alma isteği, kurumsal yatırımcı müşterileri için şirket yönetimlerine erişim sağlama ihtiyacı ve üst yöneticilerin halka arzda lider rol almak için yürüttüğü temaslar sektörel dinamikler üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Ayrıca halka arz öncesindeki özel fonlama turlarına katılan ve hisse satış kısıtlaması süresi devam eden kurumlar, şirket değerlemesini sorgulayan raporlar hazırlamaktan kaçınıyor.

Sermaye piyasalarındaki kurumsal fon yöneticileri yatırım kararlarında aracı kurum tavsiyeleri yerine kendi analiz modellerini kullanıyor.

Kurumsal yatırımcılar bu tür büyük halka arzlarda aracı kurum araştırmalarının tarafsız olamayacağı varsayımıyla hareket ederken, bu raporları şirket verilerine ve yönetim kadrolarına erişim aracı olarak değerlendiriyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Amerikan işçilerinin yarısından fazlası yapay zeka kullanıyor

Yayınlanma

Amerikan işçilerinin yapay zekaya yönelik endişeleri, iş hayatında bu teknolojiyi kullanmalarını engellemiyor.

Gallup anketine göre, bu yılın ikinci çeyreğinde ABD’li çalışanların yüzde 52’si işlerinde yapay zeka kullandığını belirtti.

Bunların yüzde 30’u sık sık kullandığını, yüzde 15’i ise her gün kullandığını ifade etti. Bu oran, 2026’nın ilk çeyreğinden bu yana istikrarlı bir artış gösteriyor.

Amerikalı çalışanların yüzde 47’si, kuruluşlarının operasyonları iyileştirmek amacıyla yapay zeka araçlarını benimsediğini belirtiyor.

Bu oran ilk çeyrekteki yüzde 41’e kıyasla bir artış gösterirken, çalışanların üçte biri ise bu teknolojiyi günlük işlerine henüz entegre etmemiş durumda.

İş yerinde yapay zekadan yararlananlar, bu teknolojiyi en çok yazma, düzenleme veya araştırma amaçlı kullanıyor.

Yapay zeka kullanıcıları arasında en yaygın kullanım alanları yazma ve düzenleme (%51), arama veya araştırma (%49) ve genel destek veya problem çözme (%39) olarak öne çıkıyor.

Bu veriler, yapay zekanın işyerindeki en yaygın rolünün hâlâ bilgi desteği olduğunu gösteriyor: Yani; çalışanlara taslak hazırlama, düzeltme, bilgi bulma ve genel soru veya sorunları çözme konusunda yardımcı olmak.

Kodlama desteği ve otomasyon gibi daha teknik veya uzmanlık gerektiren uygulamalar daha az sıklıkta bildiriliyor: Her ikisi de AI kullanıcılarının %16’sı tarafından belirtilmiş.

Biraz daha yüksek oranlarda ise AI, veri bilimi veya analitik (%18) ile sunum veya slayt seti oluşturma (%17) amaçlarıyla kullanılıyor.

Bu rakamlar, çalışanların teknolojinin işgücü piyasası üzerindeki gelecekteki etkisinden endişe duymasına rağmen, yapay zekanın iş yerlerini şimdiden nasıl dönüştürdüğüne dair bir fikir veriyor.

Geçen haziran ayında yayınlanan bir Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların %53’ünün bu endişeyi paylaştığını ortaya koydu; bu endişe, yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre ankete katılanlar arasında oldukça eşit bir şekilde dağılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mamdani, hükümetten Netanyahu’yu tutuklamasını istedi

Yayınlanma

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail başbakanının bu yılın ilerleyen aylarında ABD’yi ziyaret etmesi halinde federal yetkililerden tutuklama talep etti.

Mamdani, sosyal medyada paylaşılan bir videoda, “Binyamin Netanyahu bir savaş suçlusu ve Filistin halkına karşı işlenen korkunç bir soykırımın mimarıdır,” dedi.

Mamdani, Netanyahu’ya yönelik savaş suçu iddiaları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı tutuklama emrinin haklı olduğuna inandığını belirtti ama bunu uygulamak için yasal yetkisi olmadığını kabul etti.

Mamdani, ABD’deki Yahudiler arasında Netanyahu’dan daha popüler

Mamdani şöyle konuştu:

“Yönetimim, Binyamin Netanyahu buraya gelirse New York Şehri’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama emrini uygulayıp uygulayamayacağını belirlemek için yürürlükteki yasalar çerçevesinde mevcut tüm yolları inceledi. Bu emri uygulamak için bağımsız yasal yetkimiz olmadığı açık. Fakat federal hükümetin bu yetkisi var ve ben onlara Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) katılmalarını ve bu tutuklama emrini yerine getirmelerini çağrıda bulunuyorum. Ve şunu da aynı derecede açıkça belirtmek istiyorum: Binyamin Netanyahu, New York Şehri’nde hoş karşılanmaz; kaçak durumdaki diğer hiçbir savaş suçlusu da hoş karşılanmaz.”

Netanyahu’nun eylül ayında BM Genel Kurulu için New York’a gelmesi bekleniyor.

Mamdani, geçen hafta, geçen yıl belediye başkanlığı kampanyası sırasında bunu taahhüt ettikten sonra, söz konusu ziyaret sırasında Netanyahu’yu tutuklayıp tutuklayamayacağını incelediğini söylemişti.

Mamdani, “Başbakan Netanyahu’nun yeri Lahey’dir,” dedi.

Zohran Mamdani: Canavarın ininde bir ‘nepo bebek’

ABD, UCM’nin yetkisini tanımıyor ve bu mahkemenin tarafı değil.

Mamdani’nin bu sözleri, Netanyahu’nun ABD topraklarında “tutuklanmayacağını” vurgulayan Donald Trump’tan tepki gördü.

Trump, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Netanyahu’nun “İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaştığını” ve “tutuklanması gereken tek kişilerin, İran’ı bu eşi görülmemiş ölüm ve yıkım sarmalına sürükleyenler olduğunu” belirtti.

Netanyahu ise Mamdani’nin yorumları konusunda “endişeli olmadığını” söyledi.

FT: Mamdani iş dünyası liderlerinin bir kısmını ikna etti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English