Avrupa
Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı

Editörün notu: Moskova’da yaşayan, İsviçre asıllı jeopolitik analist ve hukuk uzmanı Dr. Peter Hänseler, İsviçreli subay Pascal Kohler’in ASMZ’de yayımlanan ve askeri analist Jacques Baud’u hedef alan makalesine yanıt veriyor. Forum Geopolitica’da yer bulan makalesinde Hänseler, Kohler’in Buça, Skripal, Navalniy ve Ukrayna savaşı gibi konulardaki iddialarının Baud’un kitaplarındaki gerçek ifadelerle çeliştiğini kanıtlıyor ve Kohler’i kaynak belirtmeden Vikipedi’den intihal yapmakla suçluyor. Ayrıca Kohler’in, Baud’un analizlerini çarpıtarak ona iftira attığı ve bir subaya yakışmayacak amatörlükte bir karalama metni kaleme aldığına dikkat çekiyor.
Pascal Kohler: Kaja Kallas’ın borazanı
Peter Hänseler
8 Ocak 2026
ASMZ, 30 Aralık 2025 tarihinde Kohler’in “Kognitive Zermürbung: Die Logik hinter dem Fall Baud” (‘Bilişsel yıpratma: Baud vakasının ardındaki mantık’) başlıklı bir makalesini yayımladı. Bu makale, Batı yarımküredeki en objektif askeri analist Jacques Baud’a yönelik acımasız ve karalayıcı bir saldırıdır.
Kohler, makalenin giriş bölümünde yaptırımları ‘bir bireyin ifade özgürlüğüne indirilmiş bir darbe’ olarak tanımlamıyor. Bunun yerine bunları, ‘hibrit’ savaşın ne anlama geldiğine inandığını kasten belirtmeden, ‘modern hibrit savaş lojistiğine hassas bir müdahale’ olarak nitelendiriyor. Kohler böylece AB’nin savaş yürüttüğünü -özellikle belirtmek gerekir ki İsviçreli bir subay arkadaşına karşı- ve bunun ifade özgürlüğünün bastırılmasını meşrulaştırdığını ima ediyor. Kohler sadece AB’nin Baud’a yaptırım uygulamasını desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda İsviçre ordusunun bu mücadelede AB’ye destek vereceği konusunda da güvence veriyor. İsviçre ordusu liderliğinin bu stratejinin arkasında olduğu varsayılabilir, aksi takdirde bir ast, ASMZ web sitesinde böylesine kışkırtıcı bir makale yazamazdı. Ancak buna dair herhangi bir teyit bulamadım.
Kohler titiz çalışmıyor; aksine, Baud’a yönelik spesifik suçlamalarını bizzat formüle etmemiş, sadece Vikipedi’den kopyalamış gibi görünüyor; elbette kaynağı belirtmeden. Bu, hiçbir ciddi jeopolitik uzmanının el sürmeyeceği bir kaynaktan yapılan intihaldir.
ASMZ web sitesinde işini şöyle tanımlıyor:
‘Hâlihazırda Operasyon Komutanlığı’nda Uluslararası İşbirliği ve Eğitim Başkanıdır; uluslararası eğitim ve angajmanların koordinasyonundan ve uygulanmasından sorumludur.’ – Pascal Kohler, ASZM
Bu laf kalabalığı ne anlama gelirse gelsin, Kohler eğitim başkanıdır ve eğitim başkanı olarak örnek teşkil etmelidir. Bir rol model, kaynağını belirtmeden Vikipedi bilgi kopyalayıp bunu kendi bilgisiymiş gibi sunmaz. Ayrıca Kohler, gerçek kaynakları; Baud’un ifadelerini içeren kaynakları, yani bizzat Jacques Baud’un kitaplarını kasten tamamen göz ardı ediyor.
Jacques Baud’un çalışmaları
Jacques Baud’un birçok jeopolitik konudaki gerçek ifadeleri, saf analizlerden oluşan ve Baud’un yalnızca Batılı ve Ukraynalı kaynaklara dayandığı kitaplarında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.
Baud, yayınlarının hiçbirinde analiz ettiği çatışmaların herhangi birinde taraf tutmamıştır. Jacques Baud sosyal medya kanallarını kullanmadığı için kitaplarındaki ifadeleri kapsamlıdır. Bu nedenle Kohler’in iddialarını Jacques Baud’un gerçekte sarf ettiği ifadelerle karşılaştırıyoruz.
Karalayıcı ifadelere dair ön açıklamalar
Kohler’in yazısında gündeme getirdiği tüm konularla ilgili tüm pasajları Jacques Baud’un kitaplarında dikkatle okudum. Baud’un analizleri, bilimsel bir çalışmaya yaraşır şekilde çok isabetli, ayrıntılı ve dipnotlar ile kaynaklarla açıkça referanslandırılmıştır.
Bu makaleyi okuyucular açısından uzunluk bakımından yönetilebilir kılmak adına, Kohler’in Buça ile ilgili iftirasını Baud’un kitaplarından daha uzun pasajlar alıntılayarak ayrıntılı bir şekilde analiz edeceğim.
Diğer konular -Skripal, Navalniy vb.- için ise Baud’un çalışmalarından kısa pasajlar alıntılamakla yetineceğim; ancak bu, Baud’un tüm konular için referanslı ve ayrıntılı analizler yazmadığı anlamına gelmez.
Buça – 2022
Kohler, Buça ile ilgili şunları yazıyor:
“Buça vakasında, belgelenmiş katliamı İngilizler tarafından planlanmış ve Ukraynalılar tarafından gerçekleştirilmiş olarak yorumluyor; bu tez, Rus askerlerinin cinayetler hakkındaki konuşmalarını içeren Alman istihbarat kayıtlarıyla ve Rus işgali sırasındaki cesetlere ait uydu görüntüleriyle çelişiyor.”
Kohler, 30 Aralık 2025
Jacques Baud, ‘Operation Z’ adlı kitabının 7.3.2 bölümünde şunları yazmıştır:
“[…] Orada tam olarak ne oldu? Kimse bilmiyor. Ancak bazı siviller infaz edilirken, diğerleri çatışmaların ikincil kurbanları olmuş gibi görünüyor. Sorumluluğa gelince, Ukrayna Rus ordusunu suçlarken, Rusya bunun bir kurgu olduğunu iddia ediyor.”
Baud, olayların akışını şöyle tanımlıyor:
Tarih | Olay/Gerçekler |
|---|---|
29 Mart | Rus komutanlığı, operasyonun 2. aşamasını başlatmak üzere birlikleri Kiev’in batısından Donbas’a doğru çekmeye karar verir. |
30 Mart | Ruslar ayrılıyor. |
31 Mart | Buça Belediye Başkanı Anatoliy Fedoruk, Rus güçlerinin geri çekildiğini Telegram’da[i] memnuniyetle duyurur. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmez: “31 Mart, Buça topluluğumuzun tarihinde bir kurtuluş günü olarak hatırlanacak. Ukrayna silahlı kuvvetlerimiz tarafından Rus ‘orklarından’, Rus işgalcilerden kurtuluş. Bu yüzden bugünü sevinç günü ilan ediyorum. Sevinçli bir gün ve Kiev bölgesi için büyük bir zafer! Ve tüm Ukrayna’da büyük bir zafer olmasını kesinlikle bekleyeceğiz.”[ii] |
31 Mart-1Nisan | Ukraynalı medya şirketi Unian, Rus güçlerinin geri çekildiğini doğrular ve Buça belediye başkanının açıklamalarını haberleştirir; şehirdeki cesetlerden veya katliamlardan bahsetmez[iii].Ukrayna güçleri, sabotajcıları ve Rus işbirlikçilerini aramak için bölgeyi tarıyor (bir Ukrayna videosu, Ukraynalı paramiliterlerin mavi kol bandı takmayanları vurmak için izin istediğini gösteriyor). |
1 Nisan | Bir video, sokakta üç haftadır orada olmayan ancak konumları 11 Mart tarihli uydu görüntülerindekine benzeyen cesetleri gösteriyor. Bazıları beyaz kol bandı takıyor, bazılarının bilekleri beyaz bezle bağlanmış, bazılarının yanında Rus yardım paketleri var ve diğerleri bir bodrumda infaz edilmiş. |
2 Nisan | Ukraynalı blog yazarı Dimitry Komarov şehri dolaşıyor ve Rus birlikleri çekildikten sonra geride kalan hasarı gösteriyor. Cesetlerden veya katliamlardan hiç bahsetmiyor[iv]. Aynı gün, Ukrayna haber sitesi Unian, özel kuvvetlerin “şehri sabotajcılardan ve Rus birlikleriyle işbirliği yapanlardan kurtardığını” bildiriyor[v]. Ukrayna polisinin SAFARI birimi, Rusların şehri mayınlamış olma ihtimaline karşı mayın temizleme çalışmaları yapmak üzere şehre giriyor. Birim tarafından çekilen video[vi] bir katliam göstermiyor, ancak YouTube üzerinden erişimi kısıtlanmış durumda. |
3 Nisan | Ukrayna, Rus güçlerini Buça sokaklarında katliam yapmakla suçluyor. Toplu mezar haberleri aslında 13 Mart’ta kilise mezarlığında önceden kayıtlı bir defin alanının açılmasına atıfta bulunuyor. |
4 Nisan’da New York Times, cesetlerin “keşfedilmesinden” neredeyse üç hafta öncesine, 11 Mart 2022’ye ait bir uydu fotoğrafı yayımlıyor[i] (tarihi daha sonra sebepsiz yere 19 Mart olarak değiştiriliyor). İki gerçek şaşırtıcı: Rusların o dönemde bölgedeki diğer kurbanları özenle gömmelerine rağmen cesetleri iddiaya göre üç hafta boyunca sokakta bırakmış olmaları ve cesetlerin tüm bu süre boyunca tam olarak aynı pozisyonda kalmış olması.
Ayrıca New York Times görüntüsünün ABD hükümeti için çalışan Maxar şirketi tarafından sağlandığı biliniyor. Maxar’ın hangi uyduları kullandığını, yörüngelerini, belirli bir zamandaki konumlarını ve uçuş saatlerini de biliyoruz. Bu bilgileri kullanarak ve gölgeleri ölçerek fotoğrafın tam olarak hangi gün çekildiğini belirleyebiliriz. Bağımsız Rus analistlerden oluşan bir grup, fotoğrafın 1 Nisan günü yerel saatle 11:57’de (yerel saatle 14:57) çekildiğini belirleyebildi[ii]. Bu durum, 31 Mart’ı 1 Nisan’a bağlayan gece şehri vuran şiddetli fırtınanın izleriyle de doğrulanıyor. Garip bir şekilde Maxar, katalogda listelenmesine rağmen 21 ve 23 Mart tarihleri için bu bölgenin görüntülerini sunmuyor.
Dahası, diğer gerçekler de temkinli olmayı gerektiriyor:
- 4 Nisan’da Pentagon, Rusya’nın Buça olayındaki sorumluluğunu doğrulayamadığını duyuruyor.
- Ukraynalı Sosyalist Milletvekili İlya Kiva[iv], Telegram’da Buça trajedisinin İngiliz istihbarat teşkilatı MI6 tarafından planlandığını ve SBU tarafından gerçekleştirildiğini açıklıyor[v].
- Haziran 2022’de İtalyan televizyon kanalı TG24, Rus güçleriyle işbirliği yaptığı iddia edilen sivillere yönelik cinayetleri ve suçları araştırıyor ve Buça’da durumun böyle olduğu sonucuna varıyor.
- Maxar’ın aynı bölgeden farklı bir zamanda çekilen diğer görüntüleri 100 MB “ağırlığındayken”, “katliam” görüntüsü zar zor 50 MB; bu da manipülasyonu gizlemek için manipüle edildiğini düşündürüyor.
Bunların hiçbiri tek başına bir şeyi kanıtlamaz, ancak bize tartışılmaz olarak sunulan şeyin hiç de net olmadığını gösterir.
İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis’in açıkladığı üzere:
“Bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermedikçe, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022
İftira 1: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi
Baud, Buça’nın İngiliz istihbaratı tarafından planlandığını asla iddia etmedi. Orada ne olduğunu kimsenin bilmediğini açıkça belirtti.
Baud, açıklamalarında sadece, 6 Aralık 2023’te Moskova’da öldürülen Ukraynalı Milletvekili İlya Kiva’nın X üzerindeki bir paylaşımını alıntılıyor. 6 Aralık 2023’te BBC, Kiva’nın Ukrayna istihbarat teşkilatı SBU tarafından öldürüldüğünü bildirdi.
Kohler, bile bile, öldürülen Kiva’nın ifadesini Baud’un ifadesiymiş gibi aktarıyor.
Baud, 7 Nisan 2022’de İsviçre televizyonunda şunları söyleyen Federal Konsey Üyesi Ignazio Cassis ile hemfikirdi:
“Herhangi bir mahkeme bunların savaş suçu olduğuna karar vermediği sürece, bunlar savaş suçu değildir.” – Ingazio Cassis, 7 Nisan 2022
Skripal – 2018
Kohler, Skripal ile ilgili şunları yazıyor:
“2018’deki Skripal saldırısı vakasında, kanıtlanmış sinir gazını başka bir şey olarak yorumluyor.” – Kohler, 30 Aralık 2025
Jacques Baud, “Fake News” adlı kitabının 8.6.5 bölümünde şunları yazmıştır:
Burada Baud’un kitabından iki alıntıyla yetineceğiz; analizin tamamı kitapta bulunabilir.
“Ayrıca, kurbanlar hastaneye kaldırıldıktan sonra hazırlanan ilk raporda fentanil zehirlenmesinden bahsediliyordu; Radio Free Europe/Radio Liberty Eylül 2018’de ‘Noviçok’tan bahsetmeden bunu haberleştirdi[i]. 5 Mart tarihli Salisbury Journal da olası fentanil zehirlenmesinden bahsediyor[ii].”
“İngiliz ve Batılı yetkililerin bu konudaki sessizliği, analizin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığını düşündürüyor. Ancak aslında, bu konuda hiçbir şey bilmiyoruz.”
İftira 2: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi
Baud hiçbir şeyi yorumlamıyor; resmi bulguları ve açıklamaları kesin referanslarla analiz ediyor ve analizlerin Rusya’nın suçunu doğrulayamadığı sonucuna varıyor – hepsi bu.
Navalniy – 2020
Kohler, Navalniy ile ilgili şunları yazıyor:
“2020’deki Navalniy vakasında, Noviçok kullanımının bağımsız OPCW sertifikasyon laboratuvarları tarafından doğrulanmasına ve FSB ajanlarının dahlinin kanıtlanmasına rağmen, bunun bir mafya eylemi olduğunu iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025
Jacques Baud, “The Navalny Case” adlı kitabının 7.1 bölümünde şunları yazmıştır:
“Navalniy vakasının analizi, sürecin her aşamasında, olası açıklamalar yelpazesinden sistematik olarak seçilen açıklamaların Noviçok ile zehirlenme anlatısına uyan ve dolayısıyla Vladimir Putin tarafından emredilmiş olması gereken açıklamalar olduğunu gösteriyor. Skripal ve Navalniy’in semptomlarının tamamen farklı olması, ikisinin de sinir gazı zehirlenmesi belirtileri göstermemesi, ikisinin de Noviçok zehirlenmesiyle ilişkilendirilen uzun vadeli etkileri göstermemesi veya Noviçok’un Batılı ülkeler tarafından da üretilmesi, medyayı veya politikacıları temkinli olmaya itmedi.
Aksine, dış politika şekillendiriliyor ve belirsiz sonuçları olan tedbirler, yalnızca kimliği ve statüsü kimse tarafından doğrulanamayan bir ajanın telefon ‘itirafına’ ve gizli askeri raporlara dayanarak alınıyor.
Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarından ve OPCW’den gelen raporlar gizli olarak sınıflandırıldığı için içeriklerini bilmiyoruz. Ancak, sonuçları Noviçok’un varlığını açıkça doğrulasaydı, daha ayrıntılı olarak yayımlanacakları varsayılabilir.”
İftira 3: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi
Baud, Kohler’in iddia ettiği gibi “mafya benzeri” terimini asla kullanmadı. Ayrıntılı analizinde Baud, sadece Alman, Fransız ve İsveç laboratuvarlarının “istenen” sonucu doğrulayamadığı sonucuna varıyor. Kohler’in Noviçok’un ve FSB’nin dahlinin kanıtlandığına dair iddiaları yanlıştır.
Usame bin Ladin – 2001
Kohler, Usame bin Ladin ile ilgili şunları yazıyor:
“Tarihsel olaylar üzerine: Baud, Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etti.” – Kohler, 30 Aralık 2025
Jacques Baud, “Gouverner par les Fake News” (Yalan Haberlerle Yönetmek) adlı kitabının 5.4 bölümünde şunları yazmıştır:
“Haziran 2006’da FBI halkla ilişkiler başkanı Rex Tomb şunları doğruladı:
Usame bin Ladin aranıyor posterinde “11 Eylül”den bahsedilmemesinin nedeni, FBI’ın Bin Ladin’i 11 Eylül’e bağlayan hiçbir kanıtının olmamasıdır[iii].”
İftira 4: Baud, Kohler’in iddia ettiği şeyi asla yazmadı veya söylemedi
Jacques Baud kitaplarının hiçbir yerinde Usame bin Ladin’in 11 Eylül ile hiçbir ilgisi olmadığını iddia etmedi; sadece Batılı kaynakları analiz etti ve 11 Eylül’ün kökenleri hakkında çok fazla şey bilinmediği sonucuna vardı.
Ukrayna çatışması neden-sonuç ilişkisi – 2021
Kohler, 2021’deki Ukrayna çatışması ile ilgili şunları yazıyor:
“Ukrayna’nın işgaliyle ilgili neden-sonuç ilişkisini tersine çeviriyor. Ukrayna’nın 2022’de Donbas’ı geri almaya çalışarak Rusya’yı kışkırttığını iddia ediyor. İddialarını desteklemek için Zelenskiy’in danışmanı Arestoviç’in 2019’da yaptığı bir açıklamayı alıntılıyor; ancak bu, olası bir Rus işgaline karşı analitik bir uyarıydı, yani sonradan trajik bir şekilde gerçekleşen bir güvenlik politikası tahminiydi.” – Kohler, 30 Aralık 2025
Jacques Baud, “Ukraine Between War and Peace” (Savaş ve Barış Arasında Ukrayna) adlı kitabının 3.1 bölümünde şunları yazmıştır:
“Dolayısıyla Ukrayna’nın NATO’ya katılımı, ancak Rusya’nın onu tehdit edememesi durumunda mümkündür. Bu nedenle Rusya, ekonomisini yok eden, bir devrimi ve rejim değişikliğini tetikleyen, hatta Rusya’nın daha küçük birimlere bölünmesine yol açan ezici bir yenilgiye uğramalıdır. Arestoviç tam olarak bunu açıklıyor: ‘NATO’ya katılmamızın bedeli Rusya’ya karşı bir savaş ve onun yenilgisidir.’ Hatta bu savaşın beklenen tarihini bile belirtiyor: ‘2021 veya 2022′[iv] !”
İftira 5: Kohler’in iddia ettiği şeyi, Baud asla yazmadı veya söylemedi
Jacques Baud, Ukrayna’nın işgal edilmesiyle ilgili neden-sonuç ilişkisini asla tersine çevirmedi. Sadece Aleksey Arestoviç ile yapılan bir röportajdan alıntı yapıyor ve onun düşüncelerini açıklıyor.
Sonuç
İsviçre ordusunda kariyer sahibi, aynı zamanda eğitimden sorumlu bir subayın, eski bir meslektaşına karşı böylesine kolayca çürütülebilir bir yazı veya nefret söylemi kaleme alması ve böylece yaptırımlarla zayıflatılmış bir meslektaşını sırtından bıçaklaması biraz şaşırtıcıdır. Bunu bir üstünün emriyle yapıp yapmadığı sorusu cevapsız kalıyor.
Bu yazı sadece kötü niyetle değil, aynı zamanda neredeyse anlaşılmaz bir amatörlükle karakterize ediliyor. Jacques Baud’un bu ilkel ve yasal işlem gerektiren saldırıyı karşılıksız bırakmayacağını ve subay üniforması giymeyi hak etmeyen bu kişiden hesap soracağını ummaktan başka bir şey yapılamaz. Bu kişinin üstlerinin onun arkasında ne kadar duracağını zaman gösterecek. İftiradan hüküm giymiş bir eğitim subayı, İsviçre Ordusu için bir ilk olacaktır.
[i] Ron Synovitz, „Name Your Poison: Exotic Toxins Fell Kremlin Foes” (Zehirini Söyle: Egzotik Toksinler Kremlin’in Düşmanlarını Devirdi), Radio Free Europe/Radio Liberty, 18 Eylül 2018
[ii] “Man found seriously ill in Maltings, Salisbury, is former Russian spy Sergei Skripal” (Maltings, Salisbury’de ağır hasta bulunan adam eski Rus casusu Sergei Skripal), www.salisburyjournal.co.uk, 5 Mart 2018.
[iii] http://www.historycommons.org/entity.jsp?entity=rex_tomb_1
[iv] „Predicted Russian – Ukrainian war in 2019 – Alexey Arestovich” (2019’da Öngörülen Rus – Ukrayna Savaşı – Alexey Arestovich), YouTube, 18 Mart 2022 (https://youtu.be/1xNHmHpERH8).
[i]. Carole Landry, „The Horror in Bucha“ (Buça’daki Dehşet), The New York Times, 4 Nisan 2022 (https://www.nytimes.com/2022/04/04/briefing/russia-ukraine-war-briefing-bucha-warcrimes.html)
[ii]. https://t.me/rybar/30599
[iii]. „Pentagon can’t independently confirm atrocities in Ukraine’s Bucha, official says” (Yetkili, Pentagon’un Ukrayna’nın Buça kentindeki vahşeti bağımsız olarak doğrulayamadığını söylüyor), Reuters, 4 Nisan 2022 (https://www.reuters.com/world/pentagon-cant-independently-confirm-atrocities-ukraines-bucha-official-says-2022-04-04/?taid=624b43bd3225ef0001288ec4)
[iv]. https://en.wikipedia.org/wiki/Illia_Kyva
[v]. https://t.me/intelslava/24353
[vi]. Jacopo Arbarello, „Guerra in Ucraina, la questione dei collaborazionisti filorussi” (Ukrayna’da Savaş, Rus yanlısı işbirlikçiler meselesi), Sky TG24, 7 Haziran 2022 (https://tg24.sky.it/mondo/2022/06/06/guerra-russia-ucraina-filorussi)
[i]. https://t.me/vityzeva/52988.
[ii]. „Bucha liberated from Russian invaders – mayor” (Buça Rus işgalcilerden kurtarıldı – belediye başkanı), ukrinform.net, 1 Nisan 2022 (https://www.ukrinform.net/rubric-ato/3445989-bucha-liberated-from-russian-invaders-mayor.html).
[iii]. Violetta Orlova, „Мер Бучі підтвердив звільнення міста від російських військ” (Buça Belediye Başkanı şehrin Rus birliklerinden kurtarıldığını doğruladı), Unian, 1 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-novini-mer-buchi-zayavlyaye-pro-zvilnennya-mista-vid-okupantiv-novini-vtorgnennya-rosiji-v-ukrajinu-11769010.html).
[iv]„Буча после ухода русских военныхQ” (Rus ordusunun ayrılmasından sonra Buça), Kedrov Talks/YouTube, 2 Nisan 2022 (https://youtu.be/72TZbAeKPSE).
[v]. Violetta Orlova, „У звільненій Бучі розпочали зачистку території від диверсантів та російських пособників” (Kurtarılan Buça’da bölgenin sabotajcılardan ve Rus işbirlikçilerinden temizlenmesine başlandı), Unian, 2 Nisan 2022 (https://www.unian.ua/war/bucha-u-zvilnenomu-misti-rozpochali-zachistku-teritoriji-vid-diversantiv-ta-rosiyskih-posobnikiv-novini-kiyeva-11770498.html).
Avrupa
İspanya ve İtalya sınır kontrollerini bitirecek

İspanya ve İtalya, geçen Temmuz ayında göç krizinin ardından başlayan sınır kontrollerini askıya alma konusunda anlaşmaya vardı.
Yaz aylarında Fas’tan Ceuta’ya gerçekleşen kitlesel göçmen geçişinin tetiklediği, aylar süren Schengen anlaşmazlığı şimdilik sona eriyor.
Bu karar, geçen hafta düzenlenen AB zirvesinde İspanya Başbakanı Pedro Sánchez ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında yapılan toplantının ardından ayarlanan, İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ile İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska arasındaki telefon görüşmesinin ardından alındı.
Her iki ülke de ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda, bu kararın “durumun dikkatli bir şekilde analiz edilmesinin ardından” alındığını ve “Schengen bölgesinin tam güvenliğini sağlamak için bilgi paylaşımının güçlendirilmesiyle destekleneceğini” belirtti.
Kara sınırı paylaşmayan İspanya ve İtalya arasında yaşanan eşi görülmemiş gerginlik, hava ve deniz yoluyla gelen yolcular için rastgele pasaport kontrollerinin uygulanmasına yol açmış ve bu karar aylar boyunca sistematik olarak yenilenmişti.
İlk olarak 1 Ağustos’ta bir ay süreyle uygulamaya konulan bu önlemler, başlangıçta 48 saatlik bir süre içinde 80.000 göçmenin Fas’tan Kuzey Afrika’daki İspanyol eksklavı Ceuta’ya ani ve kitlesel geçişi nedeniyle tetiklenmişti.
İspanya İçişleri Bakanlığı’na göre, sonraki günlerde 72.000’den fazla göçmen Fas’a geri döndü.
Ardından AB liderleri Sánchez’e karşı birleşerek, onun göç yanlısı politikalarının bir çekim faktörü yarattığını iddia ettiler.
Finlandiya ve İtalya gibi ülkeler, İspanya ile Schengen bölgesinin kapatılmasını hızla talep ettiler
Bu göç akını, İspanya’yı eşi görülmemiş bir acil duruma sürükledi. Bu durum, geçiş girişiminde 141’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi ve binlerce kişinin hâlâ bu küçük şehirde mahsur kalmasıyla devam eden siyasi ve insani bir krize dönüştü.
Yerel yetkililer, çoğu çocuk olan yaklaşık 15.000 göçmenin Ceuta’da kaldığını iddia ediyor.
Avrupa
Saharov Ödülü’nü UCM kazandı

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve yetkilileri, 2026 Saharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü kazandı.
Bu ödül, insan hakları alanındaki çalışmalar için AB’nin verdiği en yüksek onur ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, perşembe günü kazananı açıkladı.
Metsola, Avrupa Parlamentosu üyelerinin ayakta alkışladığı konuşmasında, “AB, çok taraflılığa ve uluslararası kurumlara saygı üzerine kurulmuştur ve bu ödül, uluslararası hukuku ve adaleti korumadaki mahkemelerin önemli çalışmalarını takdir etmektedir,” dedi.
Savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı suçları yargılayan Lahey merkezli mahkeme, faaliyetlerini felce uğratma tehdidi oluşturan ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya.
Washington, en son önlemleri Ekim ayı başında, Nobel Barış Ödülü’nün, İsrail’in Gazze’de soykırım gerçekleştirdiği sonucuna varan bir BM raporunu denetleyen mahkemenin eski yargıçlarından Navi Pillay’e verilmesinden birkaç saat sonra duyurdu.
Sosyalistler ve Demokratlar, ödülün mahkemeye siyasi destek sağlamasını umarak UCM’yi aday göstermişti.
Adaylık sürecini başlatan Fransız sosyalist Chloé Ridel, bu zaferi “tarihi” olarak nitelendirdi.
Ridel, Rapporteur’e verdiği demeçte, “Bu, Donald Trump’a gönderilen bir umut ve direniş mesajıdır. Ne kadar sürerse sürsün UCM’nin yanında olacağız,” dedi.
Perşembe sabahı Parlamento’daki siyasi grup liderleri, kazananı belirlemek üzere kapalı kapılar ardında bir araya geldiklerinde, UCM’nin kazanma ihtimalinin düşük olduğu düşünülüyordu.
Sonuçsuz geçen ilk turda, üç sağcı grup –Avrupa Halk Partisi (EPP), Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) ve Egemen Ulusların Avrupası (ESN)– Tanzanyalı muhalefet lideri Tundu Lissu’yu destekledi.
S&D, Renew, Yeşiller ve Sol’dan oluşan sol koalisyon ise UCM’yi destekledi. Avrupa için Vatanseverler (PfE) ise kendi adayları olan İranlı Taraneh ve Romina Rahimi kardeşlerin arkasında durdu.
PfE’nin adayı daha sonra yarıştan elendi ve ikinci turda Tundu Lissu ile UCM arasında bir yarışma yaşandı.
Ardından istişareler için kısa bir ara verildi. Bir yetkiliye göre bu sırada EPP’den Manfred Weber, ECR’den PfE’yi Tanzanyalı adayı desteklemeye ikna etmesini istedi.
Ne var ki PfE, Tanzanyalı aktivisti desteklemek yerine nihai oylamada çekimser kaldı ve böylece UCM’yi destekleyenlere dar bir çoğunluk sağladı.
Bu zafer, UCM’ye Brüksel’de bir miktar siyasi destek sağladı. Fakat Hollandalı EPP milletvekili Dirk Gotink, ödülün mahkemeyi “kurtaramayacağını” söyledi.
Yine de Gotink, Rapporteur’e verdiği demeçte, bu zaferin “Parlamento’nun bu kurumu ve uluslararası hukukun önemini desteklediğine dair net bir sinyal” olduğunu belirtti:
“Bunun… UCM’nin Amerikan yönetiminin bu eşi görülmemiş saldırısı altında faaliyetlerine devam etmesini sağlayacağını tüm kalbimle umuyorum.”
ICC ve yetkilileri, 16 Aralık’ta Strazburg’da 50.000 avroluk ödülü alacaklar.
Avrupa
Avrupa, ABD’deki ara seçimlerin “Ukrayna’yı kurtarmasını” beklemiyor

Avrupalı yetkililer, Demokrat Parti’nin 2026 ara seçimlerini kazanmasının Ukrayna’yı Trump yönetiminin Rusya lehine politikasından kurtaramayacağını değerlendiriyor. Politico’ya konuşan müzakereciler, Kongre zaferinin kapsamlı askeri yardımlar yerine sadece uydu erişimi ve hava savunma füzelerinde sınırlı kazanımlar getirmesini bekliyor.
Avrupalı yetkililer, ABD’de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimlerinde Demokrat Parti’nin kazanmasının Ukrayna politikasını kökten değiştirmeyeceğini düşünüyor.
Politico‘ya konuşan ve Ukrayna müzakerelerinde yer alan beş Avrupalı yetkili, seçim zaferinin Kiev’i Başkan Donald Trump yönetiminin Rusya lehine yönelen çizgisinden kurtarmaya yetmeyeceği görüşünde birleşiyor.
Demokratlar seçimleri kazanmaları halinde Trump’ın son adımlarını soruşturma ve cephedeki Ukrayna birliklerini güçlendirecek yasa tasarılarını geçirme sözü veriyor.
Görüşlerine yer verilen Avrupalı yetkililer ise yalnızca Kiev’in uydu hizmetlerine erişiminin yeniden sağlanması ve hava savunma füzelerinin teslimatının hızlandırılması gibi sınırlı kazanımlar bekliyor.
Avrupalı kaynaklar, Kongre içindeki en kararlı Ukrayna destekçilerinin dahi askeri desteği keskin biçimde artıracak büyük çaplı bir yardım paketini geçiremeyeceğini vurguluyor.
Yetkililerden biri, genel ruh halini şu sözlerle aktarıyor:
“Seçim zaferi bir rahatlama yaratır ancak ABD hükümetinin nasıl işleyeceği sorusu açık kalır. Sanki her şeyi zaten gördük.”
Habere göre Demokratlar, Kongre’yi kazansalar bile yürütme organı üzerindeki denetim yetkilerini Temsilciler Meclisi ve Senato’nun yeni yasama dönemine başlayacağı 2027 yılının başında kullanabilecek.
Demokratların Kiev’e destek verebilmesi için dikkat bekleyen çok sayıda iç meseleye rağmen Ukrayna’yı öncelikli gündem maddesi yapması gerekiyor.
Temsilciler Meclisi üyesi Demokrat Adam Smith de CNN kanalına verdiği mülakatta bu sınırlara işaret ederek “Seçimi kazanmak iyi bir ilk adım olur ancak yeterli gelmez” değerlendirmesini yapıyor.
Avrupa kendi seçim takvimine odaklanıyor
Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülmesinde Avrupa tarafında da güçlükler yaşanıyor. Gelecek yıl kıtanın önde gelen bazı büyük ülkelerinde sandık başına gidilecek olması kararları doğrudan etkiliyor.
Politico‘ya konuşan yetkililerden biri, “Avrupalılar Demokratların zaferinin Ukrayna’ya desteği artıracağına bel bağlamıyor. Şu anda aralarında Fransa’nın da yer aldığı ülkelerdeki büyük seçimler öncesinde doğru adımları atmaya çok daha fazla odaklanmış durumdalar” diyor.
ABD’de Kongre ara seçimleri 3 Kasım 2026 tarihinde düzenlenecek. Oylamada Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamı ile 100 sandalyeli Senato’nun yaklaşık üçte biri belirlenecek.
Politico, Avrupalı diplomat ve yetkililerin Donald Trump’ın Vladimir Putin’e, Volodimir Zelenskiy’den daha fazla sempati beslemesinden çekindiğini daha önce aktarmıştı.
Bazı Avrupalı yetkililer Ukrayna’ya dönük mesafeli tutumu ABD Başkanı’nın kişisel tercihleriyle ilişkilendiriyor.
Eski bir üst düzey ABD istihbarat yetkilisine dayanan The Washington Post da Trump’ın Putin’in pozisyonunu desteklemeye yakın durduğunu yazmıştı. İstihbarat kaynağı, Trump’ın bu tavrını Ukrayna’nın askeri bir zafer kazanamayacağına inanmasına dayandırıyor.
Trump ise Zelenskiy’nin bir anlaşmaya varmak istememesi halinde bunun “çok kötü sonuçlar” doğuracağı uyarısını yapıyor. Rusya’yı “durmaksızın ilerleyen büyük bir makineye” benzeten Trump, Ukrayna liderinin uzun zaman önce barış yapabileceğini ve kendisini dinlemiş olsaydı “çok daha iyi bir anlaşma elde edebileceğini” öne sürüyor.
Trump, ABD’nin Ukrayna’ya çok şey verdiğini, karşılığında ise “acı, ölüm ve devasa mali kayıplardan” başka hiçbir şey almadığını savunuyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?
Amerika3 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceNükleer bilimci Hughes: Bölgesel nükleer savaş bile dünya genelinde üç milyar insanı aç bırakır
Dünya Basını1 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını1 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum










