Rusya
“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”

Putin, gazeteci Zarubin’e genellikle ayaküstü mülakat verirdi; ne var ki bir dün bir değişiklik oldu: akşam Kremlin’deki ofisine çağırıp görüştü.
Önemli bir mülakat bu, hatta daha doğrusu mülakat değil de açıklama demek gerek. Bu yüzden dikkatli bir okumayı hak ediyor.
İlkin, birkaç not.
1) Cephedeki ve ülkedeki durumla ilgili abartılı, atalet ve rehavet oluşturmaya yönelik açıklama ve söylemlerden yahut pek az şey söylemek tutumundan kaçınıp tedirgin edici de olsa gerçekleri söyleme siyasetine kararlılıkla geri dönülmüş görünüyor. Bu siyaset 2023-2024’te de vardı ve o zaman hem ülke içinde konsolidasyon hem de cephe hattında hızlı ilerlemeye yardımcı olmuştu. Dahası, o zaman açıkça Stalin’e referansla yapılmıştı bu (gerçekleri söylemek davamıza hizmet eder); sonra (belki de “Anchorage ruhu” denen olmayan şey yüzünden) gevşedi.
2) Mülakat, kararlılık siyasetine de geri dönüşü yansıtıyor. Temel mesaj şu: görüşmeler mümkün, ancak savaş ancak bizim şartlarımızla sona erer. Bu bağlamda, son soru ve buna verilen cevaba özellikle dikkat çekmek gerek. En azından Alaska’dan bu yana açıklamalarda ABD’yi batı bloğunun dışında tutma çabası dikkat çekiyordu ve dahası, özellikle bu yılın başından beri Kiev rejiminin tırmandırdığı saldırılar devam ederken bu söylem pek çok kesimde tepki de doğuruyordu. Zarubin’in sorusundaki “Avrupalı liderler” vurgusu, onun belki de alışkanlıkla bu söylemi devam ettirdiğini gösteriyor. Putin’in cevabındaki “Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği” vurgusu ise, ABD’nin söylemdeki ayrıcalıklı konumunu giderek kaybettiğinin, dolayısıyla Ukrayna meselesinde ABD’nin olası bir arabuluculuğu ihtimalinin (beklentisinin) giderek kaybolduğunun işareti sayılabilir.
3) Putin’in askeri duruma son derece hakim olduğu açık; bunu özellikle göstermek mi istedi, yoksa tamamen doğal bir açıklama mı — kesin bir yargıya varmak güç, ancak ben ikincisi olduğu izlenimi edindim. Bu son derece ayrıntılı bir askeri rapor; çok uzun zamandır benzerine rastlamamıştım.
4) Mülakatın ruhu, “Bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok,” cümlesinde yatıyor. Burada bilinenin (veya zaten başka türlü olamayacak olanın) teyidiyle karşılaşıyoruz. İki nokta özel bir dikkati hak ediyor. Birincisi, rejim (veya rejimin sahipleri) tarafından teklifler yapılıyor ve bazı kanallar açık tutulmaya çalışılıyor; ancak bunlar şimdiye kadar rejime nefes aldırmaya yönelik Rusya’yı ikna çabalarından başka bir şey değil. Bunlar kabul edilmedi ve edilmeyecek. İkincisi, oluşturulmakta olan güvenli bölgenin (özellikle Sumı ve Harkov oblastlerindeki durum) Rusya’ya katılması planı şimdilik yok. Bu bölgelerle ilgili kararda askeri mülahazalar belirleyici; ancak genişleyeceği anlaşılıyor. Dahası, kalıcı bir barış (Kiev rejimiyle yapılması neredeyse imkansız bir şey) olmadıkça bu güvenli bölgelerin boşaltılması da herhalde söz konusu olmayacaktır.
Görüşmedeki sorular özet olarak, cevaplar ise tamamına yakın çevrilmiştir. Özellikle askeri durumla ilgili rapor niteliğindeki bölüm eksiksiz çeviridir.
Soru: Elektrik ve akaryakıt meselesi?
… altyapı tesislerimize saldırılar sorunlar yaratıyor, bu ortada. Şu anda belli bir açığımız var, ama kritik değil, şimdi söyleyeceğim. …
Birinci görev özel askeri harekatın en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin üretimini hızla ve önemli ölçekte artırmaktır. Bunları, askeri harekatın yürütülüşündeki ihtiyaçlara uygun olarak, düşmanın kullandıklarını da dikkate alarak, aynı Avrupa’nın onlara yeni teknolojiler taşıyan yeni hava araçları vermekte olduğunu da dikkate alarak devamlı şekilde iyileştirmek. Bütün bu savunma araçları esasen bizde mevcut. Mesele, üretim ve birliklere yahut kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin korunması için sevk hızını artırmak.
İnsansız hava araçlarının ve füzelerin altyapımıza ve en önemlisi insanlara yönelik saldırılarını püskürtmeye yönelik bütün kademe ve organların çalışmalarının da koordine edilmesi gerekiyor. Burada en önemli görev sivil halkın korunması; ekonomiye, muhtelif üretim kollarına, sanayiye verilecek zararın minimize edilmesi. Dediğim gibi, zarar var. Ama zarar gören bütün tesisler epey hızla onarılıyor ve ortaya çıkan problemler de kritik nitelik taşımıyor. …
Kırım’a enerji kaynağı sevkiyatına gelince, aylık ihtiyaç… 70 bin ton. Kırım’da birkaç günlük stok var, ama ihtiyaçlar karşılanacak. Bu sevkiyatları da hem karadan hem denizden artıracağız. …
Genel olarak… sivil altyapımıza saldırılar… bir enformasyon kampanyası için de yapılıyor; hatta daha kesin bir ifadeyle, kampanya için de değil, Rusya’ya karşı, en azından bizde kendimize, kuvvetlerimize güvensizlik doğurma, azami hedef olarak da Rusya toplumunda bölünmeye yol açma ve Rusya’yı kısa bir süreliğine de olsa birliklerimizin askeri temas hattı boyunca taarruzunu durdurmak zorunda bırakma ve kendileri, yani düşman için görüşme sürecinin başlamasında avantajlı şartlar yaratma amacı güden bir enformasyon harekatı için.
Onlara bu şansı vermeyeceğiz. Şu da çok önemli: bütün bu terörist sızmalar cephedeki durumu hiçbir şekilde etkilemiyor. Bu ilkesel bir nokta. Bütün bu saldırılar, altyapımızda nereye yapılırsa yapılsın, cephedeki duruma, askeri temas hattına kesinlikle hiçbir etkide bulunmuyor.
Soru: Görüşme süreci durdu; ancak Putin Petersburg’daki konuşmasında “başka kanallar da” olduğunu söylemişti — bu başka kanallardan başka talepler veya teklifler geliyor mu?
Evet, gerçekten de temaslar var ve bunlar bir dizi istikamette, bir dizi hatta kurulu. Burada bir sır görmüyorum.
Yeni teklifler de var. Ama Kiev’deki rejimin başıyla görüşme teklifleri yeterince iyi biliniyor. Askeri temas hattı boyunca askeri harekatın kısa bir süreliğine de olsa durması talebi de haber sayılmaz.
Ama birkaçını anmaya hazır olduğum yeni teklifler de var. Mesela, her iki tarafın topraklarının derinlerinde saldırıların durdurulması. Tabii, bu teklifin neden yapıldığı malum. Çünkü Ukrayna topraklarının derinlerine misilleme saldırılarımız çok daha güçlü, hissedilir ve, dosdoğru söyleyelim, yıkıcı; Kiev rejimi için gerçekten de ciddi sonuçlara yol açıyor.
Bir teklif daha var: askeri harekatların, dikkatinizi çekerim, sadece dört bölgeyle sınırlanması, yani askeri harekatın sadece Herson oblastinde, Zaporoje oblastinde, Donetsk halk cumhuriyetinde ve Lugansk halk cumhuriyetinde yürütülmesi ve geri kalan bütün topraklarda durdurulması. Bunun da nedeni belli. Çünkü bu, eğer kabul edersek, Ukrayna silahlı kuvvetlerine Nikolayev oblastindeki, Dnyepropetrovsk oblastindeki, Harkov ve Sumı oblastlerindeki birliklerini ve sınır bölgelerinden de bazı birliklerini çekme ve bu birlikleri yukarıda andığım dört bölgeye sevk etme imkanı verecek.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin korkunç ölçekte personel sıkıntısı yaşadığı şartlarda anlaşılan bunun kurtuluşları olabileceğini düşünüyorlar. Ama bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok. Her ne kadar dikkatli bir tutum sergilesek de şu an o taraftan gelen her teklife karşı hiçbir istihza yapmadan söylüyorum.
Doğru; hasıl olan durumda Ukrayna silahlı kuvvetleri tarafından gelebilecek, özel kuvvetler tarafından sınırlı görevlerle ve bizim dikkatimizi ve kuvvetlerimizi başlıca görevin (Donbass ve Novorossiya’nın nihai olarak kurtarılması) tamamlanmasından saptırmak hedefi güden beklenmedik, düşmanın bizim için beklenmedik saydığı olası girişimleri de göz ardı etmiyoruz.
Soru: Temas hattındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuzeyden, “Kuzey” grubundan başlayalım. Sumı ve Volçansk istikametlerindeki Rusya birliklerinin hedefinin sınırlarımız boyunca bir güvenli bölge yaratmak olduğunu hatırlatırım. Bu görev, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kursk oblastine saldırısından ve sınır bölgelerimize halen devam eden saldırılarından sonra önümüze konulmuştur.
Ukrayna rejimi Kursk topraklarında işlediği suçların bedelini bizim sınırda güvenli bir bölge yaratmamız için gereken toprakları kaybederek ödeyecek.
Bu arada, Sumı şehrine (oblast merkezi, sanırım çok büyük bir şehir değil, 30 binden çok bina) Sumı şehrine 10,5 kilometre kaldı. Bu şehir ve bölgeyle ilgili en genelde siyasi planlarımız yok. Savunma bakanlığı ve genelkurmayın tekliflerine göre hareket edeceğiz. Bu istikametteki birlikler aktif, kararlı şekilde hareket ediyor, hızlı bir tempoyla ilerliyorlar.
Devam — kuzeyden güneye gelirsek, “Batı” grubu; onun sorumluluk alanı büyük. Kiev rejiminin temsilcilerinin tabelası önünde fotoğraf çektirmeyi sevdikleri Kupyansk şehrinden başlayacağım. Birliklerimiz şehrin batı hattına 2,5 ila 4,5 kilometre mesafedeler. Düşman bir dizi karşı saldırıya girişti, başarılı olamadı.
Rubtsı adlı yerleşim yeri, bir sonraki istikamet — Rubtsı istikameti. Starıy Oskol ırmağının sol kıyısında yaklaşık 5 bin kişilik derme çatma bir düşman grubu tarafımızdan fiilen, neredeyse tamamen ablukaya alındı. Bu grup ırmağa sıkıştı. Yukarıdan Rusya silahlı kuvvetleri 1’inci tank ordusu geliyor ve düşmanı kuzeyden sıkıştırıyor. 3’üncü motorize tümen doğudan sıkıştırıyor; 144’üncü tümen güneyden. Ve tam bir kuşatmaya (oranın tamamı ateş kontrolü altında) tam, nihai bir kuşatmaya yaklaşık 2 kilometre var. 144’üncü tümen bu görevi yerine getirmekle ilgileniyor ve sanıyorum ki başarıyla tamamlayacaktır.
Bu grubun kaderi daha sonra Kupyansk-Uzlovoy mıntıkasındaki gibi olacaktır. Hatırlarsanız, oradaki grupda aşağı yukarı aynı durumdaydı ve tamamen yok edildi.
Devam. Krasnıy Liman şehri; Krasnıy Liman istikameti. Epey büyükçe bir yerleşim yeri, yaklaşık 11 bin bina. Ama mesele bu değil; mesele şu: burası eski Sovyetler Birliği topraklarındaki en önemli demiryolu kavşak istasyonlarından biri, Donetsk halk cumhuriyetindeki en önemli lojistik merkezi. Burada 11 bin binadan 149’u kurtarılmayı bekliyor.
Şimdi başka bir şeyi daha hatırlatayım. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin neredeyse 10 yıl boyunca, Slavyansk, Kramatorsk, Drujkovka, Alekseyevo-Drujkovka ve Konstantinovka şehri, keza biraz daha güneybatıda Dobropolye ve Oçeretino ortak kentsel alanında stratejik bir savunma hattı oluşturduğunu hatırlatayım. Bütün bunlar, “Güney” ve “Merkez” ordu grupları sorumluluk alanında bulunuyor.
Güney grubu 3’üncü ordusu iyi bir tempoyla Slavyansk şehrine doğru ilerliyor, Nikolayevka yerleşim yerine girdi. Slavyansk’a yaklaşık 8-9 kilometre kaldı. Taarruz 15 mıntıkada başarıyla devam ediyor. Birliklerimiz bu istikamette her gün ilerliyorlar.
Önemli bir olay, veya önemli olaylar, “Merkez” ordu grubunun sorumluluk alanında meydana geldi. Burada birliklerimiz dört mıntıkada birden yaklaşık 400 metre derinliğindeki üç kademeli bir mühendislik tahkimatını yardılar ve savunma hattını ele geçirmek için çarpışmalar yürütüyorlar.
Dobropolye istikametinde de çok önemli olaylar meydana geldi. Dobropolye istikametinde bizim çocuklar iyi hazırlanmış ve erişilmez sayılan üç sıralı mühendislik engellerini yardılar, Dobropolye’ye bitişik Annovka adlı yerleşim yerine girdiler, Dobropolye yerleşim yerinin hemen yanına ulaştılar. Ve Dobropolye şehrinin kuzeyinde, buna dikkatinizi çekerim, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin hazırlamış bulunduğu savunma hatları yok. Şu anda aceleyle yerel destek noktaları kurmaya çalışıyorlar. Dobropolye’den bizim sınırımıza ise 35 kilometre.
Ukrayna silahlı kuvvetlerinin stratejik savunma hattının en önemli destek noktalarından biri olan Konstantinovka şehrini kurtarmak için çatışmalar sürdüren Güney birlikler grubunun askeri faaliyetine dönebiliriz. Şehrin yüzde 96’sı elimizde. 4’üncü tugay şehri temizliyor, “Güney” grubu 6’ncı tümeni ise Konstantinovka’nın etrafından dolanıp Alekseyevo-Drujkovka’ya ulaşmış bulunuyor. Oraya girdi, Tuhaçevskiy caddesini ele geçirdi ve ilerlemeye devam ediyor. Soldaki komşuları da bu yerleşim yerine, Alekseyevo-Drujkovka’ya yaklaştılar, ardından Drujkovka’nın kendisi gelecek; burası epey büyük bir yerleşim yeri, 12 bin bina var, Alekseyevo-Drujkovka’ya bitişik. Drujkovka’dan (Kiev’deki bugünkü yetkililerin Donetsk’in geçici başkenti saydıkları) Kramatorsk’a sadece 4 kilometre var ve orada da özel bir tahkimat bulunmuyor.
Bilindiği kadarıyla, bu medyada da yer aldı, düşman bu kentsel bölgedeki sınai işletmelerini tahliye etmeye girişti.
“Doğu” grubunun faaliyetini özellikle anmak isterim. Düşmanın azimli savunmasına rağmen düşman Donetsk cumhuriyetindeki birliklerini, iyi hazırlanmış birliklerini Zaporoje istikametine sevk etti. Burada korgeneral İvanayev Andrey Sergeyeviç’in komutasındaki birliklerimiz Zaporoje oblastinin kurtarılmasına yönelik ve geniş bir cephe hattında bir kilometreden 1.300 metreye kadar yayılan muharip görevlerini yerine getiriyorlar.
“Dinyeper” grubunun büyük bir sorumluluk alanı var. Orehov istikametinde başarıyla savaşıyor ve Kahovka rezervuarı kıyısı boyunca Zaporoje istikametinde ilerliyor.
Soru: Kiev rejiminin sponsorları, AB liderleri geçtiğimiz günlerde dronların yenilikçi kullanımı ve Kiev kuvvetlerinin başarılarını kutlama konusunda anlaştılar. Ne dersiniz?
Bu açıklamayı gördüm. Gerçekten de orada (dürüst olmak gerekirse şaşkınlıkla okudum) Avrupalı liderlerin, dronların yenilikçi kullanımını memnuniyetle karşıladıkları söyleniyor. Doğrusu söylemek gerekirse aklıma hemen bir soru geldi. Sormak isterim: Starobelsk öğrenci yurduna yapılan saldırı da yenilikçi bir kullanım mıydı? Bunlar, batılı liderler onu da memnuniyetle karşılıyorlar mı? …
Gerçekten, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin toprakların kurtarılması için muharebe meydanındaki başarılarından söz ediliyor. Şu soru ortaya çıkıyor: Nerede bunlar, hangi topraklar? Ama bazen keşif ve sabotaj grupları sızıyor (yeri gelmişken bizim üniformalarla da), birliklerimizin işgali altındaki topraklara sızıyor, orada hızla tasfiye ediliyorlar, ama askeri harekat alanında böyle şeyler olur. Ama hangi bölgeleri kurtardıklarını ben bilmiyorum. Benim bildiğim başka bir şey var. Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği biliniyor. Yalnız orada artık bunu hedeflemiyorlarmış gibi şeyler de var. Ama kimse gündemden bu tezi resmi olarak kaldırmadı. Rusya’nın bozgununu, stratejik bozgununu hedefliyorlar.
Ama öyleyse askeri eylemlerin durdurulmasına, giderek daha sık bahsetmekte oldukları ve katılmak istedikleri barış görüşmelerine ne gerek var? Eğer Ukrayna, öyle ya, sürekli yeni topraklar ele geçiriyorsa, kurtarıyorsa (yani kazanıyorsa), eğer bütün bunlar böyleyse ve Ukrayna aslında zaferi kazanıyorsa, bu durumda batılı liderlerin sadece beklemesi gerek; Rusya’nın stratejik bozgunu hedefine kendiliğinden erişilecektir. Bırakın beklesinler. Bizim birliklerimiz ise işlerini görecekler, özel askeri harekatın hedeflerine ulaşılması için her şeyi yapacaklar.
Rusya
Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk Karadağ’da gözaltına alındı

Rus Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk ve ekibi, Karadağ’da AB entegrasyonu belgeseli çekme şüphesiyle yürütülen polis operasyonunda gözaltına alındı. Operasyonun Risan kentinde düzenlendiği ve Zvinçuk’un eşi dahil beş kişinin alıkonulduğu aktarılırken, ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce proje yöneticileri hakkında 10 milyon dolarlık bilgi ödülü duyurmuştu.
Rusya merkezli “Rıbar” (Rybar) adlı Telegram kanalının kurucusu Mihail Zvinçuk ve beraberindeki çalışanlar Karadağ’da gözaltına alındı.
Karadağ’da yayımlanan Vijesti gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Zvinçuk, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyonu ile bu sürecin Karadağ turizmi ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dair çekim yaptığı şüphesiyle alıkonuldu.
Haberde, Rıbar temsilcilerinin Karadağ’ın vize politikasını AB standartlarına uyarlama kararı üzerine bir belgesel çekmeyi planladığı kaydedildi.
Haberde ayrıca Karadağ istihbarat birimlerinin proje temsilcilerinin ülkeye gelişinden haberdar olduğu ve ekibi birkaç gün boyunca takip ettiği aktarıldı.
Operasyonun Karadağ polisi ile Ulusal Güvenlik Ajansı işbirliğinde yürütüldüğü bildirildi.
Zvinçuk ve beraberindekilerin 9 Ekim sabahı Karadağ’ın Risan kentinde gözaltına alındığı belirtildi.
Yakalananlar arasında Zvinçuk’un eşi ve projenin çalışanı Valeriya Zvinçuk ile üç kişinin daha yer aldığı kaydedildi.
Rıbar ekibi suçlamaları reddetti
Rıbar ekibi, kurucuları dahil Rus vatandaşlarının gözaltına alındığını doğrulayarak ülkede yasal gerekçelerle kaldıklarını ve yerel yasaları ihlal etmediklerini açıkladı.
Proje temsilcileri, Çetinye Manastırı’nda çekim yapmayı planladıklarını ve bunun için önceden resmi başvuruda bulunduklarını ifade etti. Ekip, Rusya Dışişleri Bakanlığı ile iletişim halinde olduklarını ve gözaltındakilerin serbest bırakılmasını beklediklerini duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Karadağ’daki Rusya Büyükelçiliğinin olayın ayrıntılarını araştırdığını bildirdi.
Bünyesinde Telegram kanalı, Rutube kanalı ve VKontakte topluluğu barındıran Rıbar projesi, internet sitesinde hedefini “Basit ve etkili bir şekilde bilgi savaşı yürütmeyi ve Rusya’yı doğru taraftan göstermeyi biliyoruz” ifadeleriyle tanımlıyor.
Şirketleşme adımı Mart 2023’te atılan “Rıbar” limited şirketinin genel müdürü ve kurucu ortağı Mihail Zvinçuk olurken, eşi Valeriya Zvinçuk da üç kurucu ortaktan biri olarak kayıtlarda yer alıyor.
Şirketin ana faaliyet alanı reklam ajansı hizmetleri, gazete basımı ve diğer matbaacılık faaliyetleri olarak belirtiliyor.
ABD ve İngiltere’nin yaptırım listesindeydi
ABD Dışişleri Bakanlığı, Ekim 2024’te Rıbar ile bağlantılı kişilerin tespit edilmesini veya yerlerinin belirlenmesini sağlayacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül koymuştu.
Yayımlanan listede Mihail Zvinçuk’un yanı sıra kurumun “kreatif direktör” olarak tanımladığı Valeriya Zvinçuk da yer almıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı, projenin “ABD seçimlerine müdahale faaliyetlerinde yer aldığını” kaydetmişti.
İngiltere yönetimi ise 9 Aralık 2025’te Zvinçuk ile Rıbar projesine yönelik yaptırım kararı almış, Temmuz 2026’da kısıtlamaları projenin 10 yönetici ve çalışanını kapsayacak şekilde genişletmişti. Yaptırımlar varlıkların dondurulmasını ve seyahat yasağını kapsıyor.
Rusya
Ryabkov: ABD ve Ukrayna ile üçlü müzakere planı gündemde değil

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik ABD arabuluculuğundaki üçlü müzakereleri yakın zamanda başlatma planlarının olmadığını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çatışmanın stratejik çıkmaza girdiğini ve diplomatik çözüm ihtimalinin görünmediğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik müzakereleri yakın zamanda yeniden başlatma planlarının olmadığını açıkladı.
RIA Novosti’nin aktardığına göre Ryabkov, “Bugün itibarıyla bu formatta temas kurmaya yönelik güncel bir plan yok. Bundan sonrasının nasıl gelişeceği bize bağlı değil” ifadelerini kullandı.
Üçlü çözüm görüşmelerinin durmasından Ukrayna’yı sorumlu tutan Ryabkov, Moskova’nın bu tür temaslara açık kalmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Gelişmenin öncesinde perşembe günü açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın “stratejik çıkmaza” girdiğini ve krizin diplomatik yollarla çözülme ihtimalinin şu aşamada “görünmediğini” belirtti.
Mevcut durumun “çatışmanın tırmanması” riskini barındırdığına dikkati çeken Rubio, sürecin diğer ülkeleri de içine çekerek daha geniş çaplı bir gerilime dönüşebileceği uyarısını dile getirdi.
Rubio, buna karşın ABD’nin barış anlaşmasına varılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu aktardı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Eylül’de yaptığı açıklamada Ukrayna ile müzakerelerin yeniden başlamasına dair önerilerin masada olduğunu belirtmiş, ancak Devlet Duması seçimlerinin ana gününden önceki gece düzenlenen geniş çaplı insansız hava aracı saldırısı nedeniyle verilecek karşılığı değerlendirmesi gerekeceğini söylemişti.
Oylamanın ardından diyaloğa dönmeye hazır olduklarını öne süren Putin’in yanı sıra Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Moskova’nın ekim ayında ABD’nin katılımıyla üçlü bir toplantı yapılmasını beklediğini duyurmuştu.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov da aynı formatta görüşmelerin ekim ayında düzenleneceğini bildirmişti.
Yaptırımlar ve diplomasi trafiği temasları tıkadı
Söz konusu müzakere sürecinin seyri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik ağır yaptırım yasasını onaylamasıyla değişti.
Peskov, kararın çözüm arayışlarını zorlaştırdığını ve barış odaklı müzakere zeminine dönüş için koşulların ortadan kalktığını ifade etti.
Savaşın sona erdirilmesine yönelik üçlü temaslar 2026 yılının ocak ve şubat aylarında iki kez Abu Dabi’de, bir kez de Cenevre’de düzenlendi. Hem İsviçre hem de BAE, diplomatik görüşmeler için yeniden ev sahipliği yapabileceklerini duyurdu.
Görüşmeleri sonbaharda yeniden başlatmak isteyen ABD’de Başkan Trump, eylül ayı başında temsilcileri Steve Witkoff ile Jared Kushner’ı Moskova ve Kiev’e gönderdi.
Financial Times’ın haberine göre temaslarda belirgin bir ilerleme kaydedilemedi; Putin Ukrayna’dan Donbass’ı teslim etmesini istemeyi sürdürürken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu şartı reddetti.
Bloomberg’e konuşan kaynaklar da Putin’in tutumunu yumuşatma eğilimi göstermediğini, aksine Ukrayna’yı teslim olmaya zorlamak amacıyla ülkenin enerji ve ısıtma altyapısına yönelik saldırıları artırma kararı aldığını öne sürdü.
Rusya
Rus ekonomistler Merkez Bankasının faiz indirimi takviminde ayrıştı

Rusya’da ekonomistler, Merkez Bankasının politika faizini yüzde 14 seviyesinde sabit tutarak indirim sürecine ara vermesinin ardından atılacak adımların zamanlaması konusunda görüş ayrılığı yaşadı. Uzmanlar mevcut kredi dinamiklerini, enflasyon beklentilerini ve aranın süresine bağlı olarak reel faizlerin yüzde 10 ila 11 düzeyine çıkma olasılığını tartıştı.
Rusya’da düzenlenen “Gerçek Gelecek” adlı yatırım forumunda bir araya gelen ekonomistler, Rusya Merkez Bankasının politika faizini indirme sürecine verdiği aranın ne kadar sürmesi gerektiği konusunda farklı görüşler dile getirdi.
Sberbank Başkan Yardımcısı Taras Skvortsov, Merkez Bankasının faiz indirimlerine uzun bir ara vermemesi gerektiğini belirtirken, İktisadi Bilimler Fakültesi Profesörü Oleg Vyugin bu aranın şubata kadar korunmasını önerdi.
Tretiy Rim Makroekonomik Araştırmalar Merkezi Başekonomisti Grigoriy Çepkov ise bekleme süresinin uzamasının ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceğine işaret etti.
Sberbank: Kredi artışı kalıcı değil, faiz indirimine ara verilmemeli
Mevcut kredi büyüme hızının kalıcı bir artış olarak görülmemesi gerektiğini savunan Skvortsov, temmuz ayında tüzel kişilere verilen kredilerdeki yaklaşık iki katlık artışın, büyük ölçüde tek bir banka içinde bankalar arası kredilerden şirket kredilerine aktarılan yaklaşık 1 trilyon rublelik borçtan kaynaklandığını ifade etti.
Skvortsov, konut kredilerinde ağustos ve eylül aylarında görülen büyümenin önemli bir bölümünün de “Aile İpoteği” programının koşullarında beklenen değişikliklerle ilişkili olduğunu bildirdi.
Merkez Bankasının bu ayrıntıları inceleme imkanı olduğunu kaydeden Skvortsov, mevcut politika faizinin genel olarak ekonomi için çok yüksek kaldığını ve uzun aralar verilmemesi gerektiğini söyledi.
Bütçe gerçekleşmeleri ve enflasyon baskısı farklı stratejiler doğuruyor
Bütçe planının nasıl uygulanacağını görmek amacıyla faiz indirimine verilen aranın şubata kadar sürdürülmesini öneren Vyugin, gelecek yılın ilk çeyreğinin durumu değerlendirmek için bir başlangıç noktası olacağını belirtti.
Vyugin, yüksek enflasyon beklentileri nedeniyle faizi indirmenin mümkün görünmediğini, aynı zamanda faiz artırımı için de yeterince güçlü gerekçeler bulunmadığını ifade ederek en iyi tercihin gelecek yılın ilk çeyreğindeki eğilimi görmek olduğunu kaydetti.
Merkez Bankasının verdiği arayı haklı gördüğünü ancak sürecin uzamasının orta vadede uzun vadeli ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirten Çepkov, genel enflasyonun yarısından fazlasının arz şoklarından kaynaklandığını ve ekonominin bu şoklarla başa çıktığını ifade etti.
Bu tür arz şoklarının ek bir parasal sıkılaşma gerektirmediğini dile getiren Çepkov, faizin yüzde 14 seviyesinde tutulması durumunda reel faizlerin mevcut yüzde 7,5 düzeyinden yüzde 10 ila 11 aralığına yükselebileceğini ve Merkez Bankasının gecikmemesi gerektiğini vurguladı.
Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 14 düzeyinde bırakmıştı. Bu adım, Nisan 2025’ten bu yana faizin sabit tutulduğu ilk karar oldu.
Banka, Haziran 2025 ile Temmuz 2026 döneminde art arda düzenlenen 10 toplantının tamamında faiz indirimine gitmişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında yönetim kurulunun indirim seçeneğini ele almadığını, yalnızca faizin sabit tutulmasını değerlendirdiğini belirtmişti.
Bankanın 2027-2029 dönemine ilişkin para politikası taslağındaki temel senaryoya göre, 2027 yılında ortalama politika faizinin yüzde 10,5 ila 12,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Görüş1 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceKuzey Kore’den Batı hava savunmasını zorlayacak yeni taktik
Asya1 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı
Dünya Basını1 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını5 gün önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor








