Bizi Takip Edin

Rusya

“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”

Avatar photo

Yayınlanma

Putin, gazeteci Zarubin’e genellikle ayaküstü mülakat verirdi; ne var ki bir dün bir değişiklik oldu: akşam Kremlin’deki ofisine çağırıp görüştü.

Önemli bir mülakat bu, hatta daha doğrusu mülakat değil de açıklama demek gerek. Bu yüzden dikkatli bir okumayı hak ediyor.

İlkin, birkaç not.

1) Cephedeki ve ülkedeki durumla ilgili abartılı, atalet ve rehavet oluşturmaya yönelik açıklama ve söylemlerden yahut pek az şey söylemek tutumundan kaçınıp tedirgin edici de olsa gerçekleri söyleme siyasetine kararlılıkla geri dönülmüş görünüyor. Bu siyaset 2023-2024’te de vardı ve o zaman hem ülke içinde konsolidasyon hem de cephe hattında hızlı ilerlemeye yardımcı olmuştu. Dahası, o zaman açıkça Stalin’e referansla yapılmıştı bu (gerçekleri söylemek davamıza hizmet eder); sonra (belki de “Anchorage ruhu” denen olmayan şey yüzünden) gevşedi.

2) Mülakat, kararlılık siyasetine de geri dönüşü yansıtıyor. Temel mesaj şu: görüşmeler mümkün, ancak savaş ancak bizim şartlarımızla sona erer. Bu bağlamda, son soru ve buna verilen cevaba özellikle dikkat çekmek gerek. En azından Alaska’dan bu yana açıklamalarda ABD’yi batı bloğunun dışında tutma çabası dikkat çekiyordu ve dahası, özellikle bu yılın başından beri Kiev rejiminin tırmandırdığı saldırılar devam ederken bu söylem pek çok kesimde tepki de doğuruyordu. Zarubin’in sorusundaki “Avrupalı liderler” vurgusu, onun belki de alışkanlıkla bu söylemi devam ettirdiğini gösteriyor. Putin’in cevabındaki “Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği” vurgusu ise, ABD’nin söylemdeki ayrıcalıklı konumunu giderek kaybettiğinin, dolayısıyla Ukrayna meselesinde ABD’nin olası bir arabuluculuğu ihtimalinin (beklentisinin) giderek kaybolduğunun işareti sayılabilir.

3) Putin’in askeri duruma son derece hakim olduğu açık; bunu özellikle göstermek mi istedi, yoksa tamamen doğal bir açıklama mı — kesin bir yargıya varmak güç, ancak ben ikincisi olduğu izlenimi edindim. Bu son derece ayrıntılı bir askeri rapor; çok uzun zamandır benzerine rastlamamıştım.

4) Mülakatın ruhu, “Bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok,” cümlesinde yatıyor. Burada bilinenin (veya zaten başka türlü olamayacak olanın) teyidiyle karşılaşıyoruz. İki nokta özel bir dikkati hak ediyor. Birincisi, rejim (veya rejimin sahipleri) tarafından teklifler yapılıyor ve bazı kanallar açık tutulmaya çalışılıyor; ancak bunlar şimdiye kadar rejime nefes aldırmaya yönelik Rusya’yı ikna çabalarından başka bir şey değil. Bunlar kabul edilmedi ve edilmeyecek. İkincisi, oluşturulmakta olan güvenli bölgenin (özellikle Sumı ve Harkov oblastlerindeki durum) Rusya’ya katılması planı şimdilik yok. Bu bölgelerle ilgili kararda askeri mülahazalar belirleyici; ancak genişleyeceği anlaşılıyor. Dahası, kalıcı bir barış (Kiev rejimiyle yapılması neredeyse imkansız bir şey) olmadıkça bu güvenli bölgelerin boşaltılması da herhalde söz konusu olmayacaktır.

Görüşmedeki sorular özet olarak, cevaplar ise tamamına yakın çevrilmiştir. Özellikle askeri durumla ilgili rapor niteliğindeki bölüm eksiksiz çeviridir.

Soru: Elektrik ve akaryakıt meselesi?

… altyapı tesislerimize saldırılar sorunlar yaratıyor, bu ortada. Şu anda belli bir açığımız var, ama kritik değil, şimdi söyleyeceğim. …

Birinci görev özel askeri harekatın en çok ihtiyaç duyduğu malzemelerin üretimini hızla ve önemli ölçekte artırmaktır. Bunları, askeri harekatın yürütülüşündeki ihtiyaçlara uygun olarak, düşmanın kullandıklarını da dikkate alarak, aynı Avrupa’nın onlara yeni teknolojiler taşıyan yeni hava araçları vermekte olduğunu da dikkate alarak devamlı şekilde iyileştirmek. Bütün bu savunma araçları esasen bizde mevcut. Mesele, üretim ve birliklere yahut kritik önem taşıyan altyapı tesislerinin korunması için sevk hızını artırmak.

İnsansız hava araçlarının ve füzelerin altyapımıza ve en önemlisi insanlara yönelik saldırılarını püskürtmeye yönelik bütün kademe ve organların çalışmalarının da koordine edilmesi gerekiyor. Burada en önemli görev sivil halkın korunması; ekonomiye, muhtelif üretim kollarına, sanayiye verilecek zararın minimize edilmesi. Dediğim gibi, zarar var. Ama zarar gören bütün tesisler epey hızla onarılıyor ve ortaya çıkan problemler de kritik nitelik taşımıyor. …

Kırım’a enerji kaynağı sevkiyatına gelince, aylık ihtiyaç… 70 bin ton. Kırım’da birkaç günlük stok var, ama ihtiyaçlar karşılanacak. Bu sevkiyatları da hem karadan hem denizden artıracağız. …

Genel olarak… sivil altyapımıza saldırılar… bir enformasyon kampanyası için de yapılıyor; hatta daha kesin bir ifadeyle, kampanya için de değil, Rusya’ya karşı, en azından bizde kendimize, kuvvetlerimize güvensizlik doğurma, azami hedef olarak da Rusya toplumunda bölünmeye yol açma ve Rusya’yı kısa bir süreliğine de olsa birliklerimizin askeri temas hattı boyunca taarruzunu durdurmak zorunda bırakma ve kendileri, yani düşman için görüşme sürecinin başlamasında avantajlı şartlar yaratma amacı güden bir enformasyon harekatı için.

Onlara bu şansı vermeyeceğiz. Şu da çok önemli: bütün bu terörist sızmalar cephedeki durumu hiçbir şekilde etkilemiyor. Bu ilkesel bir nokta. Bütün bu saldırılar, altyapımızda nereye yapılırsa yapılsın, cephedeki duruma, askeri temas hattına kesinlikle hiçbir etkide bulunmuyor.

Soru: Görüşme süreci durdu; ancak Putin Petersburg’daki konuşmasında “başka kanallar da” olduğunu söylemişti — bu başka kanallardan başka talepler veya teklifler geliyor mu?

Evet, gerçekten de temaslar var ve bunlar bir dizi istikamette, bir dizi hatta kurulu. Burada bir sır görmüyorum.

Yeni teklifler de var. Ama Kiev’deki rejimin başıyla görüşme teklifleri yeterince iyi biliniyor. Askeri temas hattı boyunca askeri harekatın kısa bir süreliğine de olsa durması talebi de haber sayılmaz.

Ama birkaçını anmaya hazır olduğum yeni teklifler de var. Mesela, her iki tarafın topraklarının derinlerinde saldırıların durdurulması. Tabii, bu teklifin neden yapıldığı malum. Çünkü Ukrayna topraklarının derinlerine misilleme saldırılarımız çok daha güçlü, hissedilir ve, dosdoğru söyleyelim, yıkıcı; Kiev rejimi için gerçekten de ciddi sonuçlara yol açıyor.

Bir teklif daha var: askeri harekatların, dikkatinizi çekerim, sadece dört bölgeyle sınırlanması, yani askeri harekatın sadece Herson oblastinde, Zaporoje oblastinde, Donetsk halk cumhuriyetinde ve Lugansk halk cumhuriyetinde yürütülmesi ve geri kalan bütün topraklarda durdurulması. Bunun da nedeni belli. Çünkü bu, eğer kabul edersek, Ukrayna silahlı kuvvetlerine Nikolayev oblastindeki, Dnyepropetrovsk oblastindeki, Harkov ve Sumı oblastlerindeki birliklerini ve sınır bölgelerinden de bazı birliklerini çekme ve bu birlikleri yukarıda andığım dört bölgeye sevk etme imkanı verecek.

Ukrayna silahlı kuvvetlerinin korkunç ölçekte personel sıkıntısı yaşadığı şartlarda anlaşılan bunun kurtuluşları olabileceğini düşünüyorlar. Ama bizim planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok. Her ne kadar dikkatli bir tutum sergilesek de şu an o taraftan gelen her teklife karşı hiçbir istihza yapmadan söylüyorum.

Doğru; hasıl olan durumda Ukrayna silahlı kuvvetleri tarafından gelebilecek, özel kuvvetler tarafından sınırlı görevlerle ve bizim dikkatimizi ve kuvvetlerimizi başlıca görevin (Donbass ve Novorossiya’nın nihai olarak kurtarılması) tamamlanmasından saptırmak hedefi güden beklenmedik, düşmanın bizim için beklenmedik saydığı olası girişimleri de göz ardı etmiyoruz.

Soru: Temas hattındaki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuzeyden, “Kuzey” grubundan başlayalım. Sumı ve Volçansk istikametlerindeki Rusya birliklerinin hedefinin sınırlarımız boyunca bir güvenli bölge yaratmak olduğunu hatırlatırım. Bu görev, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin Kursk oblastine saldırısından ve sınır bölgelerimize halen devam eden saldırılarından sonra önümüze konulmuştur.

Ukrayna rejimi Kursk topraklarında işlediği suçların bedelini bizim sınırda güvenli bir bölge yaratmamız için gereken toprakları kaybederek ödeyecek.

Bu arada, Sumı şehrine (oblast merkezi, sanırım çok büyük bir şehir değil, 30 binden çok bina) Sumı şehrine 10,5 kilometre kaldı. Bu şehir ve bölgeyle ilgili en genelde siyasi planlarımız yok. Savunma bakanlığı ve genelkurmayın tekliflerine göre hareket edeceğiz. Bu istikametteki birlikler aktif, kararlı şekilde hareket ediyor, hızlı bir tempoyla ilerliyorlar.

Devam — kuzeyden güneye gelirsek, “Batı” grubu; onun sorumluluk alanı büyük. Kiev rejiminin temsilcilerinin tabelası önünde fotoğraf çektirmeyi sevdikleri Kupyansk şehrinden başlayacağım. Birliklerimiz şehrin batı hattına 2,5 ila 4,5 kilometre mesafedeler. Düşman bir dizi karşı saldırıya girişti, başarılı olamadı.

Rubtsı adlı yerleşim yeri, bir sonraki istikamet — Rubtsı istikameti. Starıy Oskol ırmağının sol kıyısında yaklaşık 5 bin kişilik derme çatma bir düşman grubu tarafımızdan fiilen, neredeyse tamamen ablukaya alındı. Bu grup ırmağa sıkıştı. Yukarıdan Rusya silahlı kuvvetleri 1’inci tank ordusu geliyor ve düşmanı kuzeyden sıkıştırıyor. 3’üncü motorize tümen doğudan sıkıştırıyor; 144’üncü tümen güneyden. Ve tam bir kuşatmaya (oranın tamamı ateş kontrolü altında) tam, nihai bir kuşatmaya yaklaşık 2 kilometre var. 144’üncü tümen bu görevi yerine getirmekle ilgileniyor ve sanıyorum ki başarıyla tamamlayacaktır.

Bu grubun kaderi daha sonra Kupyansk-Uzlovoy mıntıkasındaki gibi olacaktır. Hatırlarsanız, oradaki grupda aşağı yukarı aynı durumdaydı ve tamamen yok edildi.

Devam. Krasnıy Liman şehri; Krasnıy Liman istikameti. Epey büyükçe bir yerleşim yeri, yaklaşık 11 bin bina. Ama mesele bu değil; mesele şu: burası eski Sovyetler Birliği topraklarındaki en önemli demiryolu kavşak istasyonlarından biri, Donetsk halk cumhuriyetindeki en önemli lojistik merkezi. Burada 11 bin binadan 149’u kurtarılmayı bekliyor.

Şimdi başka bir şeyi daha hatırlatayım. Ukrayna silahlı kuvvetlerinin neredeyse 10 yıl boyunca, Slavyansk, Kramatorsk, Drujkovka, Alekseyevo-Drujkovka ve Konstantinovka şehri, keza biraz daha güneybatıda Dobropolye ve Oçeretino ortak kentsel alanında stratejik bir savunma hattı oluşturduğunu hatırlatayım. Bütün bunlar, “Güney” ve “Merkez” ordu grupları sorumluluk alanında bulunuyor.

Güney grubu 3’üncü ordusu iyi bir tempoyla Slavyansk şehrine doğru ilerliyor, Nikolayevka yerleşim yerine girdi. Slavyansk’a yaklaşık 8-9 kilometre kaldı. Taarruz 15 mıntıkada başarıyla devam ediyor. Birliklerimiz bu istikamette her gün ilerliyorlar.

Önemli bir olay, veya önemli olaylar, “Merkez” ordu grubunun sorumluluk alanında meydana geldi. Burada birliklerimiz dört mıntıkada birden yaklaşık 400 metre derinliğindeki üç kademeli bir mühendislik tahkimatını yardılar ve savunma hattını ele geçirmek için çarpışmalar yürütüyorlar.

Dobropolye istikametinde de çok önemli olaylar meydana geldi. Dobropolye istikametinde bizim çocuklar iyi hazırlanmış ve erişilmez sayılan üç sıralı mühendislik engellerini yardılar, Dobropolye’ye bitişik Annovka adlı yerleşim yerine girdiler, Dobropolye yerleşim yerinin hemen yanına ulaştılar. Ve Dobropolye şehrinin kuzeyinde, buna dikkatinizi çekerim, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin hazırlamış bulunduğu savunma hatları yok. Şu anda aceleyle yerel destek noktaları kurmaya çalışıyorlar. Dobropolye’den bizim sınırımıza ise 35 kilometre.

Ukrayna silahlı kuvvetlerinin stratejik savunma hattının en önemli destek noktalarından biri olan Konstantinovka şehrini kurtarmak için çatışmalar sürdüren Güney birlikler grubunun askeri faaliyetine dönebiliriz. Şehrin yüzde 96’sı elimizde. 4’üncü tugay şehri temizliyor, “Güney” grubu 6’ncı tümeni ise Konstantinovka’nın etrafından dolanıp Alekseyevo-Drujkovka’ya ulaşmış bulunuyor. Oraya girdi, Tuhaçevskiy caddesini ele geçirdi ve ilerlemeye devam ediyor. Soldaki komşuları da bu yerleşim yerine, Alekseyevo-Drujkovka’ya yaklaştılar, ardından Drujkovka’nın kendisi gelecek; burası epey büyük bir yerleşim yeri, 12 bin bina var, Alekseyevo-Drujkovka’ya bitişik. Drujkovka’dan (Kiev’deki bugünkü yetkililerin Donetsk’in geçici başkenti saydıkları) Kramatorsk’a sadece 4 kilometre var ve orada da özel bir tahkimat bulunmuyor.

Bilindiği kadarıyla, bu medyada da yer aldı, düşman bu kentsel bölgedeki sınai işletmelerini tahliye etmeye girişti.

“Doğu” grubunun faaliyetini özellikle anmak isterim. Düşmanın azimli savunmasına rağmen düşman Donetsk cumhuriyetindeki birliklerini, iyi hazırlanmış birliklerini Zaporoje istikametine sevk etti. Burada korgeneral İvanayev Andrey Sergeyeviç’in komutasındaki birliklerimiz Zaporoje oblastinin kurtarılmasına yönelik ve geniş bir cephe hattında bir kilometreden 1.300 metreye kadar yayılan muharip görevlerini yerine getiriyorlar.

“Dinyeper” grubunun büyük bir sorumluluk alanı var. Orehov istikametinde başarıyla savaşıyor ve Kahovka rezervuarı kıyısı boyunca Zaporoje istikametinde ilerliyor.

Soru: Kiev rejiminin sponsorları, AB liderleri geçtiğimiz günlerde dronların yenilikçi kullanımı ve Kiev kuvvetlerinin başarılarını kutlama konusunda anlaştılar. Ne dersiniz?

Bu açıklamayı gördüm. Gerçekten de orada (dürüst olmak gerekirse şaşkınlıkla okudum) Avrupalı liderlerin, dronların yenilikçi kullanımını memnuniyetle karşıladıkları söyleniyor. Doğrusu söylemek gerekirse aklıma hemen bir soru geldi. Sormak isterim: Starobelsk öğrenci yurduna yapılan saldırı da yenilikçi bir kullanım mıydı? Bunlar, batılı liderler onu da memnuniyetle karşılıyorlar mı? …

Gerçekten, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin toprakların kurtarılması için muharebe meydanındaki başarılarından söz ediliyor. Şu soru ortaya çıkıyor: Nerede bunlar, hangi topraklar? Ama bazen keşif ve sabotaj grupları sızıyor (yeri gelmişken bizim üniformalarla da), birliklerimizin işgali altındaki topraklara sızıyor, orada hızla tasfiye ediliyorlar, ama askeri harekat alanında böyle şeyler olur. Ama hangi bölgeleri kurtardıklarını ben bilmiyorum. Benim bildiğim başka bir şey var. Batının, Rusya’nın stratejik bozgununu hedeflediği biliniyor. Yalnız orada artık bunu hedeflemiyorlarmış gibi şeyler de var. Ama kimse gündemden bu tezi resmi olarak kaldırmadı. Rusya’nın bozgununu, stratejik bozgununu hedefliyorlar.

Ama öyleyse askeri eylemlerin durdurulmasına, giderek daha sık bahsetmekte oldukları ve katılmak istedikleri barış görüşmelerine ne gerek var? Eğer Ukrayna, öyle ya, sürekli yeni topraklar ele geçiriyorsa, kurtarıyorsa (yani kazanıyorsa), eğer bütün bunlar böyleyse ve Ukrayna aslında zaferi kazanıyorsa, bu durumda batılı liderlerin sadece beklemesi gerek; Rusya’nın stratejik bozgunu hedefine kendiliğinden erişilecektir. Bırakın beklesinler. Bizim birliklerimiz ise işlerini görecekler, özel askeri harekatın hedeflerine ulaşılması için her şeyi yapacaklar.

Rusya

Rusya’daki akaryakıt krizi lojistik sektörünü vurdu

Yayınlanma

Rusya genelinde etkili olan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektöründe ciddi aksamalara yol açıyor. Sektör temsilcileri, istasyonlardaki kota uygulamaları ve uzun kuyruklar nedeniyle teslimat sürelerinin uzadığını, artan maliyetlerin ise navlun fiyatlarına yansıtılmaya başlandığını bildiriyor.

Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerini etkisi altına alan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilemeye başladı.

Sektör temsilcilerinin Rusya’da yayımlanan Kommersant gazetesine aktardığı bilgilere göre, lojistik süreçlerinde ciddi aksamalar ve maliyet artışları gözleniyor.

VIG Trans kurucusu Igor Rebelskiy, Sibirya başta olmak üzere Rusya’nın güney kesimlerinde ve sınır bölgelerinde akaryakıt alımlarına kısıtlamalar getirildiğini, tedarik süreçlerinde yaşanan kesintilerin sefer planlamasını zorlaştırdığını belirtti.

Lojistik şirketi Optimalog’un yöneticisi Georgiy Vlastopulo ise istasyonlardaki bekleme sürelerinin bazen günleri bulduğunu, bu sebeple Çin hattında çalışan tırların günlük katettiği mesafenin 600 ila 700 kilometreden 500 kilometreye gerilediğini aktardı.

Lojistik şirketlerinin maliyetleri artıyor

Krizle birlikte akaryakıt şirketlerinin taşımacılara yönelik indirim ve bonus programlarını askıya aldığı veya iptal ettiği bildiriliyor.

Bayt Tranzit Genel Müdürü Aleksey Şpikel, daha önce istasyonlarda yüzde 16 seviyesine ulaşan indirim oranlarının günümüzde yüzde 3,5 seviyesine kadar gerilediğini ifade etti.

Hızlı teslimat şirketi PEK’in Genel Müdür Yardımcısı Vadim Filatov da küçük ölçekli taşımacılara bireysel tüketici statüsünde yakıt verildiğini ve araç başına 60 litreden fazla yakıt satışı yapılmadığını kaydetti.

Bu durumun tırların yakıt ikmali sıklığını 1,5 ila 3 kat artırdığına işaret eden Filatov, nakliyecilerin yüksek maliyetler, uzayan rotalar ve istasyon kuyruklarında yaşanan zaman kayıplarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde taşımacılık şirketleri navlun fiyatlarını yüzde 10 dolayında yükseltmeye başladı.

Fiyat artışları sevkiyatları yavaşlatıyor

Optimalog yöneticisi Vlastopulo, son bir buçuk haftada Çin’den yapılan karayolu taşımacılığında araç başına sefer maliyetinin ortalama 700 dolar arttığını dile getirdi.

AKFA Ticari Direktörü Aleksey Çernışev ise Mançurya ile Moskova hattındaki tır nakliye ücretlerinin bir haftada 50 ila 70 bin ruble yükseldiğini belirterek, fiyatların 200 bin ruble daha artmasının beklendiğini vurguladı.

Çernışev, navlun fiyatlarındaki daha keskin yükselişlerin, büyük taşımacıların akaryakıt şirketleriyle olan mevcut sözleşmeleri, Rusya’nın Asya coğrafyasındaki nispeten istikrarlı dizel arzı ve müşterilerin yeni fiyatlarla sevkiyat onaylamaktan kaçınması sebebiyle şimdilik sınırlandığını ifade etti.

Lojistik şirketi Pontis Expedition Genel Müdürü Andrey Zelinskiy, akaryakıt istasyonlarındaki belirsizlik sebebiyle pek çok araç sahibinin sipariş kabul etmediğini ve yurt içinde yük taşıyacak araç bulmakta zorluk yaşandığını belirtti.

NC Logistic yetkilileri de benzer şekilde küçük ölçekli taşımacıların beklemeye geçerek uzun mesafe seferlerini reddettiğini, sipariş kabul edenlerin ise fiyatları fahiş düzeyde yükselttiğini doğruladı.

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Alternatif taşıma yöntemleri yetersiz kalıyor

Transsertiko Genel Müdürü Aleksandr Sobolev, mevcut tablonun önümüzdeki haftalarda da sürmesi halinde tüm taşımacıların fiyat artışına gitmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.

Çoğu nakliyecinin halihazırda karlılık sınırında çalıştığını hatırlatan Sobolev, rotaların optimize edilmesi ve yakıt stokları oluşturulmasının ciddi ve uzun vadeli yatırımlar gerektirdiğini kaydetti.

AKFA yöneticisi Çernışev, uluslararası taşımacılıkta boş konteyner eksikliği ve yükselen lojistik maliyetleri nedeniyle yüklerin demiryoluna kaydırılmasının da kolay olmadığını savundu.

Gümrük ve lojistik holdingi KBT’nin Başkanı Yuliya Şlenskaya da taşımacıların yönelebileceği başka bir alternatif bulunmadığını doğrulayarak, “Elektrikli scooterlar ve yaya kuryeler, işte tüm alternatifimiz bu” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, hükümetin aldığı önlemleri de dikkate alarak yakıt fiyatlarındaki gelişmeleri değerlendireceklerini ve enflasyon tahminini temmuz ayındaki faiz toplantısında güncelleyeceklerini açıkladı. Zabotkin, yakıt sektöründe aylardır süren kapasite kaybının bu yılki gayri safi yurtiçi hasıla verilerinden düşüşe yol açabileceğini belirtti.

Rusya Merkez Bankası (CBR), yakıt fiyatlarındaki gelişmeleri, hükümetin piyasayı istikrara kavuşturmak amacıyla attığı adımları da göz önünde bulundurarak değerlendireceğini ve enflasyon tahminini temmuz ayındaki politika faizi toplantısında güncelleyeceğini duyurdu.

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, ülkede yaşanan yakıt krizi nedeniyle yönetim kurulunun olağanüstü toplanmasına gerek görmediklerini ifade etti.

Süreç hakkındaki değerlendirmesinde Zabotkin “Durumu ve hükümetin aldığı önlemlerin yakıt piyasasını ne ölçüde istikrara kavuşturacağını takip edeceğiz. Muhtemelen bu değerlendirmelerin ışığında, temmuz toplantısı itibarıyla öngörülerimizi güncelleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Fiyat dinamiklerinin enflasyon beklentileri üzerindeki etki derecesinin önemine değinen Zabotkin “Temmuz ayında hem hanehalkı hem de iş dünyası için yapacağımız ölçümlerde elde edeceğimiz enflasyon beklentilerinin, fiyat hareketlerinden ne ölçüde etkileneceği de bizim için önemli bir diğer unsur olacak” dedi.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, daha önce yaptığı açıklamada, yakıt sıkıntısını ve bunun olası ekonomik sonuçlarını haziran ayındaki faiz kararında değerlendirdiklerini belirtmişti. Banka, önceki toplantılarında faizi 50 baz puan indirirken, haziran ayında bu adımı 25 baz puanla sınırlı tutmuştu.

Rusya kritik sektörler için yeni destek adımları atacak

Gelişmelerin makroekonomik yansımalarını yorumlayan Zabotkin “Tahminlerimiz açısından bizim için kritik olan husus, yakıt fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini ne ölçüde güçlü etkileyeceğidir” dedi.

Yıllık hedefleri de hatırlatan Zabotkin “Bu yıl için mevcut enflasyon tahminimiz yüzde 4,5 ile yüzde 5,5 arasında yer alıyor. 2027 yılı için ise hedefimiz yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Gelecek yıl enflasyonun kesin olarak yüzde 4 seviyesine gerilemesini sağlamak için tüm koşulları dikkate alarak politikamızı yürütmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Zabotkin, Merkez Bankasının 24 Temmuz’da yapacağı bir sonraki toplantıda faiz artırımı seçeneğini masaya yatırıp yatırmayacağına ilişkin soruya net bir yanıt vermedi. Sonraki toplantıya kadar uzun bir süre olduğunu belirten Zabotkin, şu aşamada herhangi bir kararın değerlendirme aşamasında olmadığını ifade etti.

Yakıt piyasasındaki son verilerin geçmiş kaygıları doğruladığını kaydeden Zabotkin “Yakıt piyasasındaki durum, 19 Haziran’daki toplantıda ele aldığımız endişelerin haklı olduğunu teyit etti” dedi.

Temmuz ayındaki kurul toplantısında, cari yıla ilişkin gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) tahmininin de revize edilebileceği sinyalini veren Zabotkin, tahminleri tüm yönleriyle ve bir bütün halinde güncelleyeceklerini aktardı.

Zabotkin, enerji sektöründeki aksaklıkların ekonomik büyümeye doğrudan yansıyacağını belirterek “Yakıt sektörünün birkaç aydır tam kapasiteyle çalışmıyor olması, muhtemelen bu yılın GSYH sonuçlarından bir miktar eksilmeye neden olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Avrupalı üreticilerden Rus alüminyumu için menşe takibi çağrısı

Yayınlanma

Avrupa Birliği genelindeki alüminyum üreticileri ve bazı üye ülkeler, Rus metalinin üçüncü ülkelerde işlenerek birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla denetimlerin sıkılaştırılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, yaptırımların arkasından dolanılmasını önlemek için metalin ilk eritildiği ülkenin beyan edilmesini zorunlu kılacak bir takip sistemi öneriyor.

Avrupa’daki alüminyum üreticileri ve bazı Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, Rus menşeli metalin üçüncü ülkelerde işlendikten sonra birlik pazarına sunulmasını engellemek amacıyla Avrupa Komisyonuna denetimleri sıkılaştırma çağrısında bulundu.

Financial Times (FT) gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Avrupa genelinde Rus alüminyumunun dolaylı yollardan birliğe girişini sağlayan yasal boşlukların kapatılması yönünde Brüksel üzerindeki baskı artıyor.

AB, Şubat 2025’te kabul edilen 16’ncı yaptırım paketi kapsamında Rusya’dan birincil alüminyum ithalatına yönelik kısıtlamalar getirmişti.

Ancak Avrupalı sektör temsilcileri, Rusya’da üretilen metalin üçüncü ülkelerde işleme tabi tutulduktan sonra serbestçe Avrupa pazarına girmeye devam ettiğini belirtiyor.

Avrupa Alüminyum Birliği Genel Direktörü Paul Voss, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “AB sınırlarının Rus alüminyumunun doğrudan ithalatına kapatılması, buna karşın üçüncü ülkelerden gelen malzemelerin ithalatı için açık tutulması siyasi, ahlaki ve stratejik açıdan savunulamaz bir durumdur” ifadelerini kullanarak bu meselenin çözüme kavuşturulmasını talep etti.

Voss, birliğin tahminlerine göre Rusya’nın geçen yıl alüminyum ihracatından yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde ettiğini kaydetti.

Rus metalinin, AB’deki ortalama alüminyum ithalat fiyatına kıyasla yaklaşık yüzde 11 oranında indirimle satıldığı bilgisini paylaşan Voss, bu durumun yarattığı haksız rekabete işaret etti.

Avrupa Alüminyum Birliği, söz konusu boşluğu kapatmak amacıyla “eritme ve döküm kuralı” (melt and cast rule) olarak adlandırılan bir menşe takip sisteminin hayata geçirilmesini öneriyor.

Bu mekanizma, ithalatçıların alüminyumun sadece son işlendiği yeri değil, ilk kez eritilip döküldüğü ülkeyi de beyan etmesini zorunlu kılıyor.

FT’nin haberine göre, aralarında Litvanya’nın da bulunduğu bazı AB üyesi ülkeler, mevcut tedarik zincirindeki bu boşluktan duydukları endişeyi Avrupa Komisyonuna iletti.

Gazeteye konuşan kaynaklar, üye devletlerin ek kontrol mekanizmalarının devreye alınmasını talep ettiğini aktardı.

Diğer yandan AB içinde, Rus alüminyum üreticisi Rusal şirketine ait olan ve İrlanda’da faaliyet gösteren bir tesisten yapılan alüminyum oksit (alumina) tedariki konusundaki tartışmalar da sürüyor.

Söz konusu tesisin, Avrupa alüminyum endüstrisinin ihtiyaç duyduğu metalürjik alüminyum oksit ihtiyacının üçte birinden fazlasını tek başına karşıladığı belirtiliyor.

AB, 16’ncı yaptırım paketinin kabul edilmesinin ardından Avrupalı şirketlerin uyum sağlayabilmesi amacıyla, 2024 yılı ithalat hacminin yüzde 80’ine tekabül eden 275 bin tonluk bir geçici kota kapsamında Rusya’dan alüminyum alımına bir yıl boyunca izin vermişti.

Yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından Londra Metal Borsası (LME) da bir açıklama yaparak, AB ülkelerindeki depolarda bulunan Rus alüminyumu için yeni varantlar düzenlemeyi durduracağını bildirmişti.

Borsa, bu işlemi ancak metal sahiplerinin AB kısıtlamalarına tam uyum sağlandığını kanıtlaması durumunda gerçekleştireceğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English