Diplomasi
Putin, Vietnam Komünist Partisi Merkez Komite yayın organı Nyan Zan’a yazdı

Editörün notu: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Kore’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Vietnam’a geçti. Putin, Vietnam’ı bir önceki ziyaretini 2017 yılında gerçekleştirmişti.
Rus heyetinde Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernişenko, Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov, Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin, Rosatom CEO’su Aleksay Lihaçov, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Direktörü Kirill Dmitriyev ve enerji devi Novatek’in CEO’su Leonid Mihelson yer aldı.
Putin halihazırda Vietnam Devlet Başkanı Tho Lam ile görüştü ve liderler, ‘Dostane İlişkilerin Temellerine Dair Rusya-Vietnam Anlaşmasının Uygulanmasının 30. Yıldönümü Bağlamında Kapsamlı Stratejik Ortaklığın Daha da Derinleştirilmesine İlişkin’ bir bildiri imzaladı. Rusya lideri, ziyaretin arifesinde Vietnam Komünist Partisi Merkez Komite yayın organı Nyan Zan‘da, iki ülke arasındaki ilişkileri ele alan bir makale kaleme aldı. Makalenin tam metnine, Kremlin’in resmi internet sitesinde yer verildi.
Rusya ve Vietnam: Zamanla sınanmış dostluk
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ne beşinci ziyaretimin arifesinde, Rus-Vietnam ortaklığının tarihsel, mevcut durumu ve geleceğine ilişkin görüşlerimi yetkili ve etkili bir yayın olan Nyan Zan‘ın sayfalarında paylaşmak istiyorum.
Vietnam’a yapacağımız ziyaretin, Rusya-Vietnam Dostluk İlişkilerinin Temelleri Anlaşmasının imzalanmasının 30. yıldönümünün kutlandığı günlerde gerçekleşecek olması manidardır. Bu stratejik belge, ikili ilişkilerin tüm yelpazesinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi konusuna geniş fırsatlar yaratmıştır. Bu, yeni bir tarihsel aşamada, ilişkilere güçlü bir ivme ve artan dinamikler kazandırmıştır.
Vietnam halkının büyük bir evladı ve ülkemizin büyük bir dostu olan Ho Chi Minh, ikili işbirliğimizin kökeninde yer almaktadır. Rusya, anayurdunun egemenliğini ve hürriyetini her zaman kararlı ve sarsılmaz bir şekilde savunan bu seçkin yurtsever, siyasetçi ve devlet adamının anısının önünde saygıyla eğilmektedir. Geçtiğimiz yıl, Vietnam’ın ilk devlet başkanının Rusya’nın Kuzey Başkentine yaptığı ziyaretin 100. yıldönümü onuruna St. Petersburg’da anıtının dikildiğini belirtmek isterim.
Ülkemiz, Vietnam halkının yabancı işgalcilere karşı verdiği kahramanca mücadeleye kayda değer yardımlarda bulunmuştur. Zaferden ve Vietnam topraklarının işgalcilerden tamamen kurtarılmasından sonra Sovyet inşaatçılar, mühendisler, doktorlar, pedagoglar, bilim insanları, Vietnam’ın ülkeyi yeniden inşa etmesine yardımcı olmuşlardı. Ülkenin ekonomik ve savunma potansiyelini geliştirmek, öncelikli sosyal sorunları çözmek adına çok şey yapmışlardı.
Dostluk ve karşılıklı yardımlaşmaya ilişkin bu tür zaman içinde sınanmış gelenekler, kapsamlı stratejik ortaklığa dayalı ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi için sağlam bir temel teşkil etmektedir.
Vietnam, çok kutuplu bir dünya mozaiğinde eski, canlı ve nev-i şahsına münhasır bir medeniyettir. Hanoi, uluslararası arenada bağımsız bir dış politika izlemektedir ve uluslararası hukuka, tüm devletlerin eşitliği ve içişlerine karışmama ilkelerine dayalı adil bir dünya düzeninin güçlü bir destekçisidir.
Ülkelerimizin uluslararası gündemdeki güncel konulara benzer ya da yakın yaklaşımlar sergilemesini son derece takdir ediyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere önemli çok taraflı forumlarda yakın işbirliği içerisindeyiz. Asya-Pasifik bölgesindeki duruma ilişkin benzer değerlendirmelerimiz var. Kapsayıcı ve ayrımcı olmayan bir temelde eşit ve bölünmez Avrasya güvenliğinin yeni mimarisinin şekillendirilmesinde Viet Nam’ı benzer düşünen bir ortak olarak görüyoruz.
Vietnamlı dostlarımıza Ukrayna krizi konusunda sergiledikleri dengeli tutum ve bu krizin barışçıl yollarla çözülmesi için gerçekçi yolların aranmasını teşvik etme çabaları için müteşekkiriz. Tüm bunlar ilişkilerimizin ruhu ve fıtratıyla tamamen uyumludur.
Her iki ülkenin de karşılıklı ticaretin derinleştirilmesine ve yatırımların teşvik edilmesine sürekli olarak ciddi önem vermesi önemlidir. Örneğin Rusya’nın istatistiklerine göre, ikili ticaret cirosu 2023 yılında yüzde sekiz ve bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre üçte birden fazla artmıştır. Vietnam’a gıda, mineral, makine ve ekipman ihraç ediliyor. Hazır giyim, meyve, sebze ve diğer tarım ürünleri de dahil olmak üzere birçok Vietnam malı Rusya pazarında tüketicisini bulmaktadır. Avrasya Ekonomi Birliği ile Vietnam arasında 2015 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması bu olumlu eğilimleri pekiştirmeye ve geliştirmeye yardımcı olmaktadır.
İki ülke işlemlerini kendi ulusal para birimleri olan Rus rublesi ve Vietnam dongu ile gerçekleştirebiliyor. Geçen yıl bu tür işlemlerin payı ikili ticaret hacminin yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyordu. Bu yılın ilk çeyreğinde ise bu oran neredeyse yüzde 60’a ulaştı. Bu durum, uluslararası ticaret ve yatırımlarda büyük ölçüde uzlaşılmış para birimlerinin kullanımından kademeli olarak vazgeçilmesi yönündeki küresel eğilimle uyumludur. 2006’da açılış törenine katıldığım Vietnam-Rusya Ortak Bankası, güvenilir mali anlaşmaların sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bankanın çalışmalarını sürdürmesini ve iki ülke arasındaki iktisadi işbirliğinin derinleştirilmesine aktif bir şekilde katkıda bulunmasını bekliyoruz.
Enerji sektörü, ikili işbirliğinin stratejik açıdan önemli bir alanı olmaya devam etmektedir. Kırk yılı aşkın bir süredir Vietnam kıta sahanlığında sahalar geliştiren Vietsovpetro ortak girişimi yüksek verimlilik göstermektedir. Yıllar boyunca üretilen petrol hacmi 250 milyon tonu aşmıştır. 2008’de kurulan bir ortak girişim şirketi olan Rusvietpetro, Rusya’nın Nenets Özerk Okrugu’nda başarıyla faaliyet göstermektedir. Uzak Kuzey’in zorlu koşullarında 35 milyon tondan fazla petrol çıkarmıştır. Buna karşılık Gazprom, Vietnam’da doğalgaz üretiyor ve bir başka büyük Rus şirketi olan Novatek de Vietnam topraklarında LNG projeleri yürütmeyi planlıyor.
Rosatom’un desteğiyle Vietnam’da bir nükleer bilim ve teknoloji merkezi kurma girişimi değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Rus devlet şirketinin, insan kaynakları potansiyelinin güçlendirilmesi de dâhil olmak üzere, ulusal nükleer enerji endüstrisinin inşasında Vietnamlı ortaklarına yardımcı olmaya genel olarak hazır olduğunu belirtmek isterim.
Ülkemiz geleneksel olarak Vietnam’ın hidroelektrik potansiyelinin geliştirilmesine büyük katkı sağlamıştır. Örneğin Rusgidro, Vietnam nehirleri üzerindeki hidroelektrik tesislerinin yeniden inşası ve kapasite artırımına katılmakla ilgilenmektedir.
Da Nang’da, Rus GAZ marka motorlu araçların montajını yapan GAZ-Thanh Dat ortak girişimi faaliyetlerini geliştirmektedir.
Vietnamlı yatırımcıların da Rusya pazarında çalışmak için geniş fırsatları daha aktif bir şekilde kullanmasını bekliyoruz. Bunu, örneğin, Moskova ve Kaluga oblastları ile Primorskiy Krayı’nda süt işleme tesisleri inşa eden Vietnamlı şirket TH Group yapıyor.
Ve tabii ki eğitim alanında uzun yıllara dayanan ikili işbirliği geleneğinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Geçtiğimiz on yıllar boyunca, çeşitli alanlarda on binlerce Vietnamlı uzman ülkemizde eğitim gördü ve niteliklerini artırdı ve birkaç bin kişi de akademik derece aldı. Bu alandaki ortaklığa daha fazla önem vermeye devam etme niyetindeyiz. Vietnam vatandaşlarını Rusya üniversitelerinde, masrafları federal bütçe tarafından karşılanmak üzere eğitmeye devam edeceğiz. Öğrenci değişimini teşvik etmek, ortak akademik projeler ve programlar başlatmak için elimizden geleni yapacağız. Ülkelerimiz arasındaki bu tür olumlu işbirliğinin canlı bir örneği, uzun yıllardır uygulamalı ve temel araştırmaların yürütüldüğü Rusya-Vietnam Tropikal Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nin çalışmalarıdır.
Doğal olarak insani temaslarımızı daha da geliştireceğiz. Pek çok Vietnamlının Rus müziğini, edebiyatını ve sinemasını anladığını ve sevdiğini biliyorum. Ve Rusya’da orijinal Vietnam sanatına gerçek bir ilgi gösteriyorlar. Önümüzdeki ayın başlarında düzenlenmesi planlanan Rusya’da Vietnam Kültür Günleri, bu kültürü daha iyi tanımalarına yardımcı olacaktır.
Turizm şüphesiz halklarımız arasındaki karşılıklı anlayışın derinleşmesine katkıda bulunmaktadır. Vietnam, uzun zamandır Ruslar açısından popüler tatil destinasyonlarından biri haline gelmiştir ve Vietnam vatandaşları ülkemizin cazibesinden her zaman etkilenmişlerdir. Doğrudan uçuşların sayısının artması, karşılıklı turist akışının yoğunlaşmasına yardımcı olacaktır.
Vietnamlı dostlarımızla birlikte ikili bağlar kurmaya, halklarımızın yararına, bölgede ve bir bütün olarak dünyada istikrar ve refahın yararına işbirliğini geliştirmeye devam edeceğiz. Ülkelerimizin en iyi dostluk, karşılıklı güven ve karşılıklı yardım geleneklerine dayanarak, belirlenen tüm iddialı hedeflere ulaşacaklarından eminim.
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti halkına barış, esenlik ve refah diliyorum.
Diplomasi
Avrupa Birliği Çin, BAE ve Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazırlanıyor

Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji sevkiyatına kolaylık sağladığından şüphelenilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor. Dışişleri bakanlarının 15 Haziran’da onaylaması beklenen ara paket, Rusya’ya yönelik kısıtlamaları genişletmeyi öngörüyor.
Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji kaynaklarının sevkiyatına destek sağladığı iddia edilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere karşı yaptırım uygulamaya hazırlanıyor.
Politico’nun Avrupalı yetkililere ve AB dış ilişkiler servisinin kurum içi belgelerine dayandırdığı haberine göre, Brüksel bu ülkelerdeki bazı firmaları mercek altına aldı.
Avrupalı yetkililer, yaptırım uygulanması değerlendirilen Çin merkezli şirketlerin sayısının dört olduğunu belirtti. Bu firmaların yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nden beş, Türkiye’den üç ve Azerbaycan’dan bir şirkete karşı da yaptırım uygulanması teklif ediliyor.
Avrupa Birliği, söz konusu şirketlerin Rusya’dan yapılan deniz taşımacılığına ve enerji sevkiyatına kolaylık sağladığı görüşünü taşıyor. Politico, yaptırım listesine dahil edilmesi planlanan şirketlerin isimlerini kasıtlı olarak açıklamadığını belirtti.
Hazırlanan bu taslak, Avrupa Birliği’nin yaz aylarında kabul etmesi beklenen 21. yaptırım paketi niteliğini taşımıyor. Haber kaynağına göre bu adım, iki ana paket arasında devreye sokulacak bir ara “mini paket” olarak tasarlandı.
Kaynaklar, bu mini paketin 15 Haziran’da Lüksemburg’da düzenlenecek olan AB dışişleri bakanları toplantısında onaylanmasının beklendiğini aktardı.
Politico daha önce yaptığı yayınlarda, Avrupa Birliği’nin Rus enerji şirketlerine karşı da yaptırım uygulama olasılığı üzerinde çalıştığını yazmıştı.
Gazetenin elde ettiği bilgilere göre önerilen diğer önlemler arasında bankalara ve gemilere yönelik kısıtlamalar ile Rus petrolüne uygulanan tavan fiyat sınırının dondurulması ihtimali yer alıyor. Ayrıca yaptırım listesine Moskova ve Tüm Rusya Patriği Kirill’in ve bazı diğer gerçek kişilerin de dahil edilebileceği belirtildi.
Yaptırım kararlarının yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği üyesi olan 27 ülkenin tamamının oy birliğiyle onayı gerekiyor. Birlik, 20. yaptırım paketini nisan ayının sonunda onaylamıştı.
Rusya yönetimi ise Batılı ülkeler tarafından uygulanan yaptırımların yasa dışı olduğunu savunuyor.
Diplomasi
AB’den Ermenistan’a 50 milyon avroluk yardım

Avrupa Birliği, Rusya’nın uyguladığı ticari kısıtlamalar nedeniyle Ermenistan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi sağlayacağını duyurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Moskova’nın ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracına dönüştürdüğünü iddia etti.
Avrupa Birliği, Rusya’nın artan baskısı zemininde Erivan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi duyurdu.
Daha önce Moskova, Ermenistan’a yönelik olarak Ermeni meyve, sebze, çiçek, balık, maden suyu ve diğer ürünlerinin tedarikine yönelik yasak da dahil olmak üzere bir dizi ticari kısıtlama getirmiş, ayrıca AB ile yakınlaşma rotası nedeniyle “Ukrayna senaryosu” ile tehdit etmişti.
Reuters ajansının aktardığına göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya Federasyonu’nun bu eylemlerini “ekonomik zorlama” olarak nitelendirdi ve bu tür önlemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Reuters’ın aktardığına göre von der Leyen, “Moskova, Ermeni mallarının ihracatına yönelik kısıtlamaları uzatarak ekonomik ilişkileri siyasi bir baskı silahına dönüştürüyor. Bu senaryoya fazlasıyla aşinayız. Avrupa’nın Ermenistan’ı kararlılıkla desteklemesinin nedeni tam olarak budur. AB tarafından bir yardım paketi hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Avrupa Komisyonu Başkanı, bu kararın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yapılan görüşmenin ardından alındığını kaydetti.
Avrupa Komisyonu Başkanı ayrıca AB’nin Ermenistan’a yönelik desteğinin devam edeceğini bildirdi. Bu kapsamda başta tarım ürünleri olmak üzere bazı Ermeni mallarının ticaretinin kolaylaştırılmasına yönelik hazırlıklar yapılıyor.
Daha önce, neredeyse günlük olarak uygulanan Rus kısıtlamalarını değerlendiren Paşinyan, Erivan’ın Rusya Federasyonu’na girişi yasaklanan ürünlerin bir kısmını başka ülkelere yönlendireceğini açıklamıştı.
Ermenistan Başbakanı’nın ifadelerine göre, ilk partiler halihazırda AB’ye ihraç edildi. Paşinyan, “Bir dizi iş heyeti halihazırda çalışıyor, ilk parti gül ve sebze gönderildi. Hiçbir ürün talepsiz kalmayacak” bilgisini paylaştı.
Avrasya Ekonomik Birliği referandum çağrısı yaptı
Geçen hafta Kremlin’in internet sitesinde Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) liderlerinin ortak açıklaması yayımlandı ve bu metinde Ermenistan’a “mümkün olan en kısa sürede” AB’ye katılım ve birlikten ayrılma konusunda referandum düzenleme çağrısı yapıldı.
Rusya’nın öncülük ettiği organizasyon, Erivan’ın AB’ye katılım hazırlıklarının AEB ülkelerinin ekonomik güvenliği için “önemli riskler” taşıdığını değerlendiriyor.
Buna yanıt olarak Paşinyan, şu an için böyle bir halk oylamasının derhal yapılmasına yönelik bir gerekçe bulunmadığını bildirdi. Bunun öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yalnızca Ermenistan’ın tutumunu belirleyecek bir referandumun yapılmasının iki ülkenin “yumuşak, medeni ve karşılıklı yarar sağlayacak şekilde” ayrılmasına olanak tanıyacağını ifade etmişti.
Diplomasi
NATO Ukrayna için füze bütçesini hedefin çok gerisinde bıraktı

Ukrayna ordusunun Rusya’nın yoğunlaşan şehir bombardımanları karşısında yaşadığı Patriot füzesi eksikliği kayıpları artırırken, NATO ülkelerinin Kiev için füze alım bütçesini planlananın çok gerisinde bıraktığı belirtildi.
Ukrayna, Rus ordusunun yoğun bombardımanları karşısında Patriot hava savunma sistemleri için füze tedarikinde ciddi bir kriz yaşamaya devam ediyor.
İran savaşı küresel ölçekte Patriot füzesi tedarikini daha da zorlaştırırken, NATO ülkelerinin Ukrayna için ABD’den yapılacak füze alımlarına ayırdığı bütçe de planlanan seviyenin çok gerisinde kaldı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bu kriz karşısında Avrupa ülkeleriyle yeni füze takas mekanizmaları kurmaya çalışıyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, ittifak ortaklarının “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçları Listesi” (PURL) programı kapsamında yaklaşık 6 milyar dolar tahsis etmeyi taahhüt ettiğini bildirdi. Bu program çerçevesinde NATO üyeleri, Ukrayna için ABD’den doğrudan silah tedarik ediyor.
Ancak Politico’nun haberine göre, söz konusu bütçenin 5 milyar dolarlık kısmı halihazırda geçen yıl taahhüt edilmişti. Bu durum, NATO’nun 2026 yılının ilk beş ayında ancak 1 milyar dolarlık yeni bir kaynak üzerinde uzlaşabildiğini gösteriyor. Oysa Genel Sekreter Rutte, bu yıl için 12 milyar dolarlık bir finansman hedefi koymuştu.
İttifak yetkilileri ise üye ülkelerin aslında daha fazla kaynak aktarmayı kabul ettiğini, ancak resmi veriler olarak açıklanabilmesi için bu kararların nihai onay süreçlerinden geçmesi gerektiğini savunuyor.
Sürece aşina bir kaynak, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Biraz geriden geliyor olsalar da” şu ana kadar ayrılan miktarın Rutte’nin kamuoyuna açıklayabileceği rakamların “milyonlarca dolar” üzerinde olduğunu ifade etti.
Bir NATO resmi sözcüsü konuya ilişkin olarak, “Genel Sekreter, Ukrayna’ya PURL üzerinden verilen desteğin devam edeceğini net bir şekilde ortaya koydu, bu nedenle yakın gelecekte yeni finansman taahhütlerinin açıklanması beklenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise PURL programına yeni kaynak sağlamayı kabul eden altı ülke olduğunu bildirdi, fakat “füze teslimatlarının hızını ve hacmini yetersiz” olarak nitelendirdi.
Zelenskiy, Genel Sekreter Rutte ile gerçekleştirdiği görüşmede bu eksikliklerin giderilmesi için “ek önlemleri” ele aldıklarını dile getirdi.
Zelenskiy’nin açıklamalarına göre mevcut problem yalnızca bütçe yetersizliğinden kaynaklanmıyor. ABD’nin İran’daki askeri operasyonlarının ardından küresel sevkiyatların keskin bir şekilde azaldığını belirten Ukrayna Devlet Başkanı, bu durumun Körfez ülkeleri dahil olmak üzere birçok bölgede aktif olarak kullanılan Patriot hava savunma sistemlerinde ciddi bir tedarik açığı yarattığını vurguladı. Ukrayna ordusu için ise Patriot sistemlerinde kullanılan PAC-2 ve PAC-3 füzeleri, Rus füzelerine karşı en etkili önleyici mühimmat konumunda bulunuyor.
Zelenskiy, Patriot füzelerinin teslimat sıralamasında öne geçmek amacıyla “birkaç ülke” ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Devlet Başkanı, “Ancak bu sırada onların yerini alabilmeniz için öncelikle sözleşme bedelini ödemiş olmanız gerekiyor, bizim de bu ödemeyi yapmamız lazım” diyerek finansal yükümlülüğe dikkat çekti.
Ukrayna’nın bu kapsamda müzakere yürüttüğü ülkelerden birinin Almanya olduğu belirtiliyor. Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Kiev, Berlin yönetiminden bu yıl kendi mevcut stoklarından düzinelerce ek Patriot füzesi sağlamasını talep etti. Ukrayna, bunun karşılığında gelecekte üretilecek ve kendisine teslim edilecek füzeleri ilerleyen dönemde Almanya’ya devretmeyi teklif etti.
Kaynaklardan biri, Alman hükümetinin Ukrayna’nın bu takas talebini incelediğini ve henüz nihai bir karar vermediğini aktardı. Berlin’in konuya ilişkin resmi kararını temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde veya zirve sırasında açıklayabileceği belirtiliyor.
Almanya, nisan ayında Ukrayna için mevcut stoklardan Patriot füzelerinin gönderilmesini ve yeni füze alımlarını da içeren 4 milyar euro değerinde bir askeri yardım paketi açıklamıştı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu










