Diplomasi
Putin, Vietnam Komünist Partisi Merkez Komite yayın organı Nyan Zan’a yazdı

Editörün notu: Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kuzey Kore’ye gerçekleştirdiği ziyaretin ardından Vietnam’a geçti. Putin, Vietnam’ı bir önceki ziyaretini 2017 yılında gerçekleştirmişti.
Rus heyetinde Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernişenko, Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov, Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin, Rosatom CEO’su Aleksay Lihaçov, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Direktörü Kirill Dmitriyev ve enerji devi Novatek’in CEO’su Leonid Mihelson yer aldı.
Putin halihazırda Vietnam Devlet Başkanı Tho Lam ile görüştü ve liderler, ‘Dostane İlişkilerin Temellerine Dair Rusya-Vietnam Anlaşmasının Uygulanmasının 30. Yıldönümü Bağlamında Kapsamlı Stratejik Ortaklığın Daha da Derinleştirilmesine İlişkin’ bir bildiri imzaladı. Rusya lideri, ziyaretin arifesinde Vietnam Komünist Partisi Merkez Komite yayın organı Nyan Zan‘da, iki ülke arasındaki ilişkileri ele alan bir makale kaleme aldı. Makalenin tam metnine, Kremlin’in resmi internet sitesinde yer verildi.
Rusya ve Vietnam: Zamanla sınanmış dostluk
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ne beşinci ziyaretimin arifesinde, Rus-Vietnam ortaklığının tarihsel, mevcut durumu ve geleceğine ilişkin görüşlerimi yetkili ve etkili bir yayın olan Nyan Zan‘ın sayfalarında paylaşmak istiyorum.
Vietnam’a yapacağımız ziyaretin, Rusya-Vietnam Dostluk İlişkilerinin Temelleri Anlaşmasının imzalanmasının 30. yıldönümünün kutlandığı günlerde gerçekleşecek olması manidardır. Bu stratejik belge, ikili ilişkilerin tüm yelpazesinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi konusuna geniş fırsatlar yaratmıştır. Bu, yeni bir tarihsel aşamada, ilişkilere güçlü bir ivme ve artan dinamikler kazandırmıştır.
Vietnam halkının büyük bir evladı ve ülkemizin büyük bir dostu olan Ho Chi Minh, ikili işbirliğimizin kökeninde yer almaktadır. Rusya, anayurdunun egemenliğini ve hürriyetini her zaman kararlı ve sarsılmaz bir şekilde savunan bu seçkin yurtsever, siyasetçi ve devlet adamının anısının önünde saygıyla eğilmektedir. Geçtiğimiz yıl, Vietnam’ın ilk devlet başkanının Rusya’nın Kuzey Başkentine yaptığı ziyaretin 100. yıldönümü onuruna St. Petersburg’da anıtının dikildiğini belirtmek isterim.
Ülkemiz, Vietnam halkının yabancı işgalcilere karşı verdiği kahramanca mücadeleye kayda değer yardımlarda bulunmuştur. Zaferden ve Vietnam topraklarının işgalcilerden tamamen kurtarılmasından sonra Sovyet inşaatçılar, mühendisler, doktorlar, pedagoglar, bilim insanları, Vietnam’ın ülkeyi yeniden inşa etmesine yardımcı olmuşlardı. Ülkenin ekonomik ve savunma potansiyelini geliştirmek, öncelikli sosyal sorunları çözmek adına çok şey yapmışlardı.
Dostluk ve karşılıklı yardımlaşmaya ilişkin bu tür zaman içinde sınanmış gelenekler, kapsamlı stratejik ortaklığa dayalı ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi için sağlam bir temel teşkil etmektedir.
Vietnam, çok kutuplu bir dünya mozaiğinde eski, canlı ve nev-i şahsına münhasır bir medeniyettir. Hanoi, uluslararası arenada bağımsız bir dış politika izlemektedir ve uluslararası hukuka, tüm devletlerin eşitliği ve içişlerine karışmama ilkelerine dayalı adil bir dünya düzeninin güçlü bir destekçisidir.
Ülkelerimizin uluslararası gündemdeki güncel konulara benzer ya da yakın yaklaşımlar sergilemesini son derece takdir ediyoruz. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere önemli çok taraflı forumlarda yakın işbirliği içerisindeyiz. Asya-Pasifik bölgesindeki duruma ilişkin benzer değerlendirmelerimiz var. Kapsayıcı ve ayrımcı olmayan bir temelde eşit ve bölünmez Avrasya güvenliğinin yeni mimarisinin şekillendirilmesinde Viet Nam’ı benzer düşünen bir ortak olarak görüyoruz.
Vietnamlı dostlarımıza Ukrayna krizi konusunda sergiledikleri dengeli tutum ve bu krizin barışçıl yollarla çözülmesi için gerçekçi yolların aranmasını teşvik etme çabaları için müteşekkiriz. Tüm bunlar ilişkilerimizin ruhu ve fıtratıyla tamamen uyumludur.
Her iki ülkenin de karşılıklı ticaretin derinleştirilmesine ve yatırımların teşvik edilmesine sürekli olarak ciddi önem vermesi önemlidir. Örneğin Rusya’nın istatistiklerine göre, ikili ticaret cirosu 2023 yılında yüzde sekiz ve bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre üçte birden fazla artmıştır. Vietnam’a gıda, mineral, makine ve ekipman ihraç ediliyor. Hazır giyim, meyve, sebze ve diğer tarım ürünleri de dahil olmak üzere birçok Vietnam malı Rusya pazarında tüketicisini bulmaktadır. Avrasya Ekonomi Birliği ile Vietnam arasında 2015 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması bu olumlu eğilimleri pekiştirmeye ve geliştirmeye yardımcı olmaktadır.
İki ülke işlemlerini kendi ulusal para birimleri olan Rus rublesi ve Vietnam dongu ile gerçekleştirebiliyor. Geçen yıl bu tür işlemlerin payı ikili ticaret hacminin yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyordu. Bu yılın ilk çeyreğinde ise bu oran neredeyse yüzde 60’a ulaştı. Bu durum, uluslararası ticaret ve yatırımlarda büyük ölçüde uzlaşılmış para birimlerinin kullanımından kademeli olarak vazgeçilmesi yönündeki küresel eğilimle uyumludur. 2006’da açılış törenine katıldığım Vietnam-Rusya Ortak Bankası, güvenilir mali anlaşmaların sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bankanın çalışmalarını sürdürmesini ve iki ülke arasındaki iktisadi işbirliğinin derinleştirilmesine aktif bir şekilde katkıda bulunmasını bekliyoruz.
Enerji sektörü, ikili işbirliğinin stratejik açıdan önemli bir alanı olmaya devam etmektedir. Kırk yılı aşkın bir süredir Vietnam kıta sahanlığında sahalar geliştiren Vietsovpetro ortak girişimi yüksek verimlilik göstermektedir. Yıllar boyunca üretilen petrol hacmi 250 milyon tonu aşmıştır. 2008’de kurulan bir ortak girişim şirketi olan Rusvietpetro, Rusya’nın Nenets Özerk Okrugu’nda başarıyla faaliyet göstermektedir. Uzak Kuzey’in zorlu koşullarında 35 milyon tondan fazla petrol çıkarmıştır. Buna karşılık Gazprom, Vietnam’da doğalgaz üretiyor ve bir başka büyük Rus şirketi olan Novatek de Vietnam topraklarında LNG projeleri yürütmeyi planlıyor.
Rosatom’un desteğiyle Vietnam’da bir nükleer bilim ve teknoloji merkezi kurma girişimi değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Rus devlet şirketinin, insan kaynakları potansiyelinin güçlendirilmesi de dâhil olmak üzere, ulusal nükleer enerji endüstrisinin inşasında Vietnamlı ortaklarına yardımcı olmaya genel olarak hazır olduğunu belirtmek isterim.
Ülkemiz geleneksel olarak Vietnam’ın hidroelektrik potansiyelinin geliştirilmesine büyük katkı sağlamıştır. Örneğin Rusgidro, Vietnam nehirleri üzerindeki hidroelektrik tesislerinin yeniden inşası ve kapasite artırımına katılmakla ilgilenmektedir.
Da Nang’da, Rus GAZ marka motorlu araçların montajını yapan GAZ-Thanh Dat ortak girişimi faaliyetlerini geliştirmektedir.
Vietnamlı yatırımcıların da Rusya pazarında çalışmak için geniş fırsatları daha aktif bir şekilde kullanmasını bekliyoruz. Bunu, örneğin, Moskova ve Kaluga oblastları ile Primorskiy Krayı’nda süt işleme tesisleri inşa eden Vietnamlı şirket TH Group yapıyor.
Ve tabii ki eğitim alanında uzun yıllara dayanan ikili işbirliği geleneğinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Geçtiğimiz on yıllar boyunca, çeşitli alanlarda on binlerce Vietnamlı uzman ülkemizde eğitim gördü ve niteliklerini artırdı ve birkaç bin kişi de akademik derece aldı. Bu alandaki ortaklığa daha fazla önem vermeye devam etme niyetindeyiz. Vietnam vatandaşlarını Rusya üniversitelerinde, masrafları federal bütçe tarafından karşılanmak üzere eğitmeye devam edeceğiz. Öğrenci değişimini teşvik etmek, ortak akademik projeler ve programlar başlatmak için elimizden geleni yapacağız. Ülkelerimiz arasındaki bu tür olumlu işbirliğinin canlı bir örneği, uzun yıllardır uygulamalı ve temel araştırmaların yürütüldüğü Rusya-Vietnam Tropikal Araştırma ve Teknoloji Merkezi’nin çalışmalarıdır.
Doğal olarak insani temaslarımızı daha da geliştireceğiz. Pek çok Vietnamlının Rus müziğini, edebiyatını ve sinemasını anladığını ve sevdiğini biliyorum. Ve Rusya’da orijinal Vietnam sanatına gerçek bir ilgi gösteriyorlar. Önümüzdeki ayın başlarında düzenlenmesi planlanan Rusya’da Vietnam Kültür Günleri, bu kültürü daha iyi tanımalarına yardımcı olacaktır.
Turizm şüphesiz halklarımız arasındaki karşılıklı anlayışın derinleşmesine katkıda bulunmaktadır. Vietnam, uzun zamandır Ruslar açısından popüler tatil destinasyonlarından biri haline gelmiştir ve Vietnam vatandaşları ülkemizin cazibesinden her zaman etkilenmişlerdir. Doğrudan uçuşların sayısının artması, karşılıklı turist akışının yoğunlaşmasına yardımcı olacaktır.
Vietnamlı dostlarımızla birlikte ikili bağlar kurmaya, halklarımızın yararına, bölgede ve bir bütün olarak dünyada istikrar ve refahın yararına işbirliğini geliştirmeye devam edeceğiz. Ülkelerimizin en iyi dostluk, karşılıklı güven ve karşılıklı yardım geleneklerine dayanarak, belirlenen tüm iddialı hedeflere ulaşacaklarından eminim.
Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti halkına barış, esenlik ve refah diliyorum.
Diplomasi
Aşı parasını tahsil etmek isteyen Pfizer hava sahası gelirlerine haciz koydurdu

Amerikan ilaç şirketi Pfizer, sipariş edilen Kovid-19 aşılarını teslim almayan Polonya ve Romanya’dan 2,2 milyar doları tahsil etmek için iki ülkenin hava seyrüsefer gelirlerine haciz koydurdu. Gelirleri bloke edilen hava trafik idareleri, maaş kesintileri ve acil devlet yardımlarıyla mali darboğazı aşmaya çalışıyor.
Amerikan ilaç şirketi Pfizer, sipariş edilen ancak teslim alınmayan Kovid-19 aşıları gerekçesiyle Polonya ve Romanya’dan 2,2 milyar dolar tahsil etmeye çalışıyor.
The Wall Street Journal gazetesinin aktardığına göre şirket, söz konusu meblağı alabilmek için havayolu şirketlerinin her iki ülkenin hava sahasını kullanım karşılığında ödediği seyrüsefer ücretlerine haciz koydurdu.
Pfizer, Nisan ayında sonuçlanan davalarda, Polonya ve Romanya’yı 90 milyondan fazla aşı dozunu kapsayan tedarik sözleşmelerine uymakla yükümlü kılan mahkeme kararları elde etti.
Talebin azalması üzerine sevkiyatları kabul etmeyen iki ülke, sözleşmeleri feshetme girişimine gitmişti. Şirket, bunun karşılığında Polonya’dan 1,3 milyar euro, Romanya’dan ise 600 milyon euro talep etti.
Temmuz ayında mahkeme, şirketin hava seyrüsefer gelirlerine ihtiyati haciz koymasını onayladı. Polonya ve Romanya hava trafik kurumları bu adıma karşı itiraz yoluna gitti; temyiz duruşmalarının Ekim ve Ocak aylarında yapılması kararlaştırıldı.
Söz konusu hukuki süreci pandemi döneminde ortaya çıkan “en sıra dışı davalardan biri” olarak niteleyen The Wall Street Journal, hükümetlerle ilaç devi arasındaki ihtilafın hem siyasetçilerin hem de kamuoyunun tepkisini çektiğini yazdı.
Polonya Sağlık Bakanı, şirketin talep ettiği tutarın ülkenin yıllık kanser ilacı harcamalarına denk geldiğine dikkat çekti.
Fonların dondurulması nedeniyle hava trafik idareleri ciddi mali darboğazla karşılaştı.
Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı acil devlet desteği almak zorunda kalırken, Romanya kurumu çalışan maaşlarında yüzde 20 kesintiye gitti ve tedarikçi ödemelerini yeniden düzenledi.
Pfizer cephesi ise haciz kararını, sözleşme şartlarının yerine getirilmesini amaçlayan “ölçülü ve orantılı bir adım” olarak savundu.
Merkezi New York’ta yer alan ve ana araştırma tesisi Connecticut eyaletinin Groton kentinde konumlanan Pfizer, dünyanın en büyük biyofarmasötik üreticileri arasında gösteriliyor.
Aşı ve ilaç portföyüne sahip şirket, Rusya’daki faaliyetlerini 1992 yılından bu yana sürdürüyor.
Şirketin geliştirdiği mRNA aşısının ilk adımları, Ocak 2020’de Alman BioNTech firmasının Pfizer ve Çin merkezli Fosun Pharma ile kurduğu ortaklıkla atılmıştı.
BioNTech ve Pfizer, aynı yılın Temmuz ayında ABD dahil çeşitli ülkelerden 30 bin gönüllünün katıldığı üçüncü aşama klinik denemeleri başlattı.
Kasım 2020’deki ara analiz sonuçları, aşının ikinci dozdan yedi gün sonra Kovid-19’a karşı yüzde 90’ın üzerinde koruma sağladığını ortaya koydu.
Kas içine üç hafta arayla iki doz halinde uygulanan ve uluslararası jenerik adı “tozinameran” olan aşı, piyasaya “Comirnaty” ticari markasıyla sürüldü.
İlk büyük satın alma anlaşmaları kapsamında, dönemin ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Pfizer ile 100 milyon doz karşılığında 1,9 milyar dolarlık sözleşme imzalamış ve buna ilave 500 milyon dozluk opsiyon eklemişti.
Japonya da aynı dönemde şirketle 120 milyon dozluk aşı tedariki için uzlaşmaya varmıştı.
Diplomasi
Çin, Anthropic’in yapay zekayı yavaşlatma çağrısını ‘Soğuk Savaş’ taktiği olarak nitelendirdi

Anthropic’in CEO’sunun yapay zekâ geliştirme sürecinin yavaşlatılması çağrısında bulunduğu makale, Çin’in Global Times gazetesi tarafından bir “Soğuk Savaş oyun planı” olarak değerlendirildi.
Cumartesi günü yayımlanan ve daha sonra OpenAI CEO’su Sam Altman ile SpaceX’in kurucusu Elon Musk tarafından da desteklenen makalede Dario Amodei, ileri düzey yapay zekâ modellerinin yeteneklerinin gelişim hızını kontrol altına almayı ve giderek artan güvenlik risklerini yönetmeyi amaçlayan bir çerçeve ortaya koydu.
Anthropic’in CEO’su Amodei ayrıca ABD’ye, Çin’e yönelik çip ihracat kontrollerini güçlendirme ve Çinli yapay zekâ laboratuvarlarının gerçekleştirdiği model “damıtma” faaliyetlerine karşı daha sert önlemler alma çağrısında bulundu. Pazar günü CBS News’e konuşan Amodei, yapay zekânın ilerleyişini yavaşlatma önerisinin önündeki “en zor ikilemin”, Çin ve diğer rakip ülkelerin aynı yönde hareket etmemesi ihtimali olduğunu savundu.
Global Times ise Amodei’nin makalesinin asıl amacının, “teknolojik engeller ve düzenleyici tekeller aracılığıyla Çin’in yapay zekâ alanındaki gelişimini sınırlamaya çalışmak, Washington’un ileri teknoloji alanındaki tekelci hegemonyasını korumak ve Çin’i küresel yapay zekâ yönetişim sisteminin dışında bırakmak” olduğunu değerlendirdi.
Gazete, “Bu ‘sessiz yapay zekâ Soğuk Savaşı ikiyüzlü ve kısa görüşlüdür” ifadelerini kullanarak, Çin’in küresel yapay zekâ inovasyonundan dışlanmasının “küresel yapay zekâ gelişiminde deneme-yanılma maliyetlerini ve kontrolün kaybedilmesi riskini önemli ölçüde artıracağını” belirtti.
İki Anthropic araştırmacısının, hızla ilerleyen yapay zekânın çok da uzak olmayan bir gelecekte insanlığın yok olmasına yol açabileceği yönündeki sert uyarılarının ardından ABD’li milletvekilleri yapay zekâ sistemlerini düzenleyecek yeni kurallar getirilmesi çağrısında bulundu.
Trump ise pazar günü yapay zekânın gelişiminin yavaşlatılması yönündeki çağrıları reddederek, “çok olumsuz güçlerin” abartılı endişeler ortaya attığını söyledi.
Trump, “Yapay zekâda Çin’in önündeyiz. Dünyanın teknolojik açıdan en gelişmiş ülkesiyiz ve açıkçası bunun böyle kalmasını istiyorum. Çünkü yapay zekâyı kim kazanırsa, o kazanır” dedi.
ABD’li teknoloji liderlerinin yapay zekânın gelişiminin yavaşlatılması yönündeki çağrılarının sorulması üzerine Çin Dışişleri Bakanlığı, tüm tarafları yapay zekâ konusunda “açık, kapsayıcı ve iyi niyetli bir yaklaşımı teşvik etmeye” çağırdı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, pazartesi günü düzenlenen günlük basın toplantısında, “Çeşitli tehditleri körüklemek, cepheleşmeye ve kötü niyetli rekabete girişmek, yalnızca yapay zekânın küresel yönetişim sürecini sekteye uğratacaktır ve hiçbir tarafın çıkarına değildir” dedi.
Kaynakların verdiği bilgiye göre ABD ve Çin, eylül ayı ortasında ileri düzey yapay zekânın güvenlik risklerini ele almak üzere görüşmeler yapmayı planlıyor. Konunun, Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 24 Eylül’de yapılması beklenen zirvede de gündeme gelmesi mümkün.
Diplomasi
Ukrayna Başsavcısı Kravçenko, yolsuzluk soruşturmasının ardından ülkeyi terk etti

Ukrayna Başsavcısı Ruslan Kravçenko, bağımsız yolsuzlukla mücadele organlarının yöneticilerini suçladıktan sonra makam aracıyla yurt dışına çıktı. Görevden uzaklaştırılması istenen Kravçenko, uluslararası ortaklara ülkedeki sistemin durumunu anlatacağını savunuyor. Devlet Başkanı Zelenskiy ise savcıların da adının geçtiği yolsuzluk operasyonunun ardından Kravçenko’nun azlini talep etti.
Ukrayna Başsavcısı Ruslan Kravçenko, Telegram kanalından yaptığı açıklamada yurt dışına çıktığını duyurdu.
Kravçenko, uluslararası ortaklara Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Özel Yolsuzlukla Mücadele Savcılığı (SAP) gibi kurumlardaki “gerçek durum” hakkında bilgi vereceğini belirtti.
Kravçenko, yurt dışında yapacağı temaslarda söz konusu organların “denetimsiz bir nüfuz toplama eğilimi gösterdiğini, bu uygulamanın ise Ukrayna’nın devlet egemenliği, hukukun üstünlüğü ve demokratik kurumları için riskler yarattığını” aktarmayı planladığını kaydetti.
Ukrayinska Pravda gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde Kravçenko’nun 14 Eylül gecesi makam aracıyla ülkeden ayrıldığını yazdı.
Haberde, Başsavcının sınırı geçebilmek adına Litvanya’ya yapacağı bir resmi görevi gerekçe olarak kullandığı öne sürüldü.
Kravçenko bu adımdan hemen önce NABU Direktörü Semen Krivonos hakkında suçlama kararı imzaladığını açıklamıştı. Başsavcı, Krivonos’u “özellikle büyük miktarlarda haksız menfaat sağlamak amacıyla resmi belgelerde sahtecilik yapmakla” suçladığını duyurdu.
Kravçenko ayrıca Krivonos’a, mahkemede cezai sorumluluktan kaçmak için sahte gerekçe yaratma amacıyla “evlat edinme sürecinde usulsüzlük yapma” suçlamasının yöneltildiğini aktardı.
Başsavcı, SAP Başkanı Oleksandr Klimento’ya yakın bir isme yönelik de ayrı bir suçlama belgesi hazırladığını bildirdi.
NABU basın servisi, Kravçenko’nun suçlamalarını “bağımsız yolsuzlukla mücadele organlarına yönelik sistematik saldırıların bir devamı” olarak nitelendirdi.
Başsavcılığın bu girişimlerinin yeni olmadığını savunan kurum, asıl amacın “NABU ve SAP’ı Başsavcılık Makamı’na bağlama çabası” olduğunu kaydetti.
Siyasi mücadelelerin tarafı olmadıklarını vurgulayan NABU, Krivonos’a henüz resmi bir suçlama tebliğ edilmediğini, bu nedenle Başsavcının açıklamalarının usule ilişkin değil kamuoyunu etkilemeye dönük olduğunu savundu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, NABU Başkanını hedef alan Kravçenko için istifanın “tek çıkar yol” olduğunu belirtti. Zelenskiy, parlamentodan (Verhovna Rada) Kravçenko’nun görevden alınması yönündeki kararı derhal onaylamasını talep etti.
Ukrayna’da başsavcılığa yolsuzluk soruşturması: Neler biliyoruz?
Kravçenko, NABU ve SAP tarafından yürütülen ve çok sayıda savcının adının karıştığı “Kartaca” operasyonu kapsamında 7 Eylül’de istifa dilekçesini vermişti.
Kararının bilinçli ve “siyasi” olduğunu söyleyen Kravçenko, “Başsavcılık makamının siyasi bir hesaplaşma aracına dönüştürülmesini istemiyorum” dedi.
Yolsuzlukla mücadele kurumları, Başsavcılık çalışanlarını dolandırıcılık amaçlı çağrı merkezlerini koruma altına alan ve mal varlığı aklayan bir suç örgütü kurmakla itham etti.
Soruşturma birimlerine göre bu yapının başında Başsavcılık birim yöneticilerinden Serhiy Kropiva yer aldı.
Kropiva, 6 Eylül’de 120 milyon grivna kefalet bedeliyle tutuklandı. Mahkemede SAP savcısı, Kropiva ile Kravçenko arasındaki bağlara değinerek; şüphelinin Başsavcının Kozin’deki evinin tadilatını finanse edip yönettiğini, eşine ABD vizesi alması için yardım sağladığını ve Madrid’deki doğum günü kutlamasını organize ettiğini öne sürdü.
Başsavcılık ofisinde aramaların yapıldığı gün Kravçenko, ismi geçen yetkilinin görevden uzaklaştırıldığını ve personelin yalan makinesine girmesi dahil geniş çaplı inceleme başlatılacağını açıklamıştı.
Zerkalo Nedeli gazetesine konuşan kaynaklar ise Kravçenko’nun bizzat bu koruma ağına dahil olabileceğini iddia etmiş, Başsavcı ise bu iddiaları reddetmişti.
Ukrayinska Pravda’nın haberinde, soruşturma kapsamında Kravçenko’nun, yardımcısı Mariya Vdoviçenko’nun ve Odessa Bölgesel Askeri İdaresi Başkanı Oleg Kiper’in adreslerinde arama yapıldığı ileri sürüldü.
Başsavcılık Sözcüsü Maryana Hayovska ise bu bilgiyi yalanlayarak Kravçenko’nun evinde ya da iş yerinde herhangi bir arama gerçekleştirilmediğini kaydetti.
Gazeteye konuşan kaynaklar, Başsavcı Yardımcısının adresindeki aramalarda NABU ve SAP yönetiminin izlendiğine işaret eden belgelerin ele geçirildiğini aktardı.
Avrupa1 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa7 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa1 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya6 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Ortadoğu6 gün önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti











