Rusya
Rusya’da akaryakıt krizi: Perakende fiyatları ilk kez 100 rubleyi aştı

Rusya’nın Avrupa yakasındaki büyük petrol rafinerilerinin insansız hava aracı saldırıları nedeniyle faaliyetlerini durdurması, ülkede tarihi bir akaryakıt krizine yol açtı. Spot piyasada hızla yükselen fiyatlar sebebiyle bağımsız akaryakıt istasyonlarında litre fiyatları ilk kez 100 ruble eşiğini aşarak 140 rubleye kadar ulaştı.
Rusya’nın Avrupa yakasında yer alan çok sayıda büyük petrol rafinerisinin, son dönemde artış gösteren insansız hava aracı (İHA) saldırıları sonucu faaliyetlerini kısmen veya tamamen durdurması, ülkede benzeri görülmemiş bir akaryakıt krizine zemin hazırladı.
Piyasada mevcut olan sınırlı miktardaki spot benzin ve dizel yakıt fiyatlarının hızla yükselmesi, bağımsız akaryakıt istasyonları ile dikey entegre petrol şirketlerine ait zincir istasyonlar arasındaki fiyat makasını daha önce görülmemiş bir seviyede açtı.
Reuters ajansının sektör temsilcilerinden edindiği bilgilere göre, özel akaryakıt istasyonları yaklaşık iki hafta önce 100 rublelik psikolojik fiyat sınırına yaklaşmış ancak bu eşiği teknik bir yetersizlik nedeniyle aşamamıştı.
Rusya’da daha önce akaryakıt fiyatlarının hiçbir zaman üç haneli rakamlara ulaşmaması sebebiyle istasyonlardaki mevcut yazılımların üç haneli fiyat tabelalarını desteklemediği aktarıldı.
Fiyat tabelalarında yazılım güncellemesi yapıldı
Haziran ayının sonuna doğru krizin daha da derinleşmesiyle birlikte bağımsız istasyonlar, yazılımlarında gerekli teknik güncellemeleri gerçekleştirerek fiyatlarını artırdı.
Yapılan bu düzeltmelerin ardından özel istasyonlarda benzin ve dizel yakıtın litre fiyatı 120, hatta bazı bölgelerde 140 rubleye kadar yükseldi.
Piyasada faaliyet gösteren bir akaryakıt brokerı, yüksek fiyatların tüketicileri caydırmadığını belirterek “Büyük petrol şirketlerine ait istasyonların kapalı olduğunu gören sürücüler, fiyata bakmaksızın yakıt almak için buralara yöneliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak fiyatları artırmalarına rağmen bağımsız istasyonlar da kesintisiz hizmet sunmakta zorluk yaşıyor. Büyük petrol şirketlerine ait istasyonlarda fiyatlar, özel teşebbüslere kıyasla yaklaşık yarı yarıya daha düşük seviyede bulunuyor ve buralardaki satış hacmi çok daha yüksek bir seyir izliyor.
Bu şirketlerin istasyonlarına yakıt ulaştığı anda uzun araç kuyrukları oluşuyor, mevcut stoklar normalden çok daha kısa sürede tükeniyor ve istasyonlar yeni bir tanker gelene kadar faaliyetlerine ara vermek zorunda kalıyor.
Büyük petrol üreticisi şirketlerin zincir istasyonlarındaki fiyatlar ise kriz öncesi seviyelere yakın seyretmeye devam ediyor.
Bu istasyonlarda Ai-92 tipi benzinin litresi 63 ila 66 ruble, Ai-95 tipi benzinin litresi ise 70 ila 73 ruble arasında satılıyor.
Sektör temsilcileri, petrol şirketlerinin kıtlık koşullarına rağmen ekonomi yönetimi ve düzenleyici kurumlarla yaptıkları gayriresmi anlaşmaya sadık kaldıklarını, fiyat artışlarını resmi enflasyon sınırları içinde tuttuklarını aktarıyor.
Sektör uzmanlarının hesaplamalarına göre Rusya’da benzin üretimi mayıs ayından bu yana iç tüketimin altında kalırken, dizel üretimi ise tüketimle başabaş bir seviyede seyrediyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunların pazarda “kritik olmayan bir açık” yarattığını kabul etti.
Rusya hükümetinden rafineri saldırıları sonrası düşük standartlı yakıt adımı
Borsa satışları talebi karşılamakta yetersiz kalıyor
St. Petersburg Uluslararası Emtia ve Hammadde Borsası üzerinden gerçekleştirilen toptan akaryakıt satışları da piyasadaki yangını söndürmeye yetmiyor.
Sektör kaynaklarının verilerine göre, borsada işlem gören Ai-92 benzin ve dizel yakıt hacmi geçen yılın haziran ayına kıyasla yarı yarıya azalırken, Ai-95 benzin satışları ise yaklaşık 1,5 kat gerileme kaydetti.
Kaynaklar, talebin arzı büyük ölçüde aştığını ve borsa üzerinden yapılan alım taleplerinin çok büyük bir kısmının karşılıksız kaldığını belirtiyor.
Bunun yanı sıra, aracıların borsa üzerinden satın almayı başardığı akaryakıt hacmi de bürokratik ve lojistik engeller nedeniyle piyasaya zamanında ulaşmıyor.
Kontratlarda belirlenen 30 günlük yasal teslimat süresi içerisinde limanlara veya tesislere ulaşan borsa teslimatlarının oranı giderek düşüyor.
Borsa katılımcıları, satıcı firmaların sevkiyat tarihlerini sürekli olarak ileriye ertelediklerini, halihazırda sevkiyat aşamasında olan ürünlerde bir ila iki aylık gecikmelerin olağan hale geldiğini ifade ediyor.
Bazı aracı kurumların, ödemesini şubat ayında peşin olarak yaptıkları ürünleri dahi henüz teslim alamadıkları belirtiliyor.
Spot piyasada fiyatlar ikiye katlandı
Akaryakıt brokerları, spot yakıtın şu anda yalnızca borsadan teslimat alabilmiş veya kış döneminden kalan stoklarını koruyan petrol depolama tesislerinde bulunabildiğini aktarıyor.
Bu tesislerden tankerlerle hemen teslim alınabilecek küçük ölçekli toptan partilerin fiyatı, borsadaki ortalama toptan fiyatların iki katına ulaşmış durumda.
Mevcut fiyat tablolarına göre, depolama tesislerinden spot olarak alınacak Ai-92 benzinin tonu yaklaşık 155 bin rubleye, Ai-95 benzinin tonu 170 bin rubleye, dizel yakıtın tonu ise 135 bin ila 150 bin ruble seviyesine yükseldi.
Bu rakamlar litre bazına vurulduğunda, depolama tesislerindeki maliyet Ai-92 için 114 ila 118 rubleye, Ai-95 için ise 125 ila 128 rubleye denk geliyor.
Perakende satış yapan istasyonların asgari işletme giderleri de eklendiğinde, pompa satış fiyatının Ai-92 için en az 125 ruble, Ai-95 için ise 135 ruble olması gerekiyor.
Dizel yakıtın küçük ölçekli toptan satış fiyatı litre bazında 112 ila 125 ruble arasında değişirken, perakende işletme giderleriyle birlikte istasyonlardaki satış fiyatının en az 120 ila 130 ruble seviyesinde kurulması zorunlu hale geliyor.
Halihazırda stoklarında yakıt bulundurabilen Merkez Federal Bölgesi’ndeki bazı bağımsız istasyonlarda Ai-92 benzinin litresi 115 ruble ve üzerinde, Ai-95 benzinin litresi yaklaşık 120 ruble, dizel yakıtın litresi ise 130 ila 140 ruble arasında alıcı buluyor.
Piyasa analistleri ve brokerlar, piyasada istikrarın sağlanabilmesi için sadece talebi karşılayacak kadar değil, talebin çok üzerinde bir arz hacminin piyasaya sürülmesi gerektiğini savunuyor.
Sektör temsilcileri, tüketiciler arasında yayılan panik dalgasının sürücüleri ihtiyaç fazlası yakıt almaya, depoları sürekli dolu tutmaya ve kişisel stok yapmaya yönelttiğini, bu durumun da piyasadaki mevcut açığı daha da derinleştirdiğini vurguluyor.
Rusya
Euroclear Rusya Merkez Bankasına karşı Belçika’da dava açtı

Belçika merkezli menkul kıymet saklama kuruluşu Euroclear, Rusya Merkez Bankasının dondurulan rezervler nedeniyle Moskova’da açtığı ve kazandığı 18,17 trilyon rublelik davaya karşı Brüksel Ticaret Mahkemesinde hukuki süreç başlattı. Euroclear, Rusya’daki yargılamanın haksız olduğunu ve Rus mahkemelerinin bu konuda karar alma yetkisinin bulunmadığını belirtiyor.
Belçika merkezli menkul kıymet saklama kuruluşu Euroclear, Rusya Merkez Bankasına karşı Brüksel Ticaret Mahkemesinde dava açtı.
Belçika’da yayımlanan L’Echo gazetesinin haberine dayandırılan ve The Brussels Times tarafından aktarılan gelişmeye göre, Euroclear, Rusya’da aleyhine verilen devasa tazminat kararına hukuki yollardan itiraz ediyor.
Moskova Tahkim Mahkemesi, Rusya Merkez Bankasının Euroclear Bank aleyhine açtığı davayı mayıs ayı ortasında karara bağlamıştı.
Yaklaşık beş ay süren yargılamanın ardından Rus mahkemesi, Belçika merkezli kuruluşun Rusya Merkez Bankasına 18,17 trilyon ruble tutarında tazminat ödemesine hükmetmişti.
Rusya Merkez Bankası, Aralık 2025 tarihinde mahkemeye başvurarak, Euroclear hesaplarında bulunan uluslararası rezervlerinin dondurulması nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesini talep etmişti.
Euroclear ise daha sonra bu karara karşı Moskova Tahkim Mahkemesinde temyiz başvurusunda bulunmuştu.
Belçika’da açtığı davada Euroclear, Rus mahkemesinin bu uyuşmazlığı inceleme ve karara bağlama yetkisine sahip olmadığını savunuyor.
Kuruluşun hukuk temsilcisi, Rusya’daki yargılama sürecini “adaletsiz” olarak nitelendiriyor. Euroclear, söz konusu uyuşmazlıkta karar verme yetkisinin yalnızca Belçika mahkemelerine ait olduğunu vurguluyor.
Avrupa Birliği (AB) tarafından Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe konulan yaptırımların ardından, Rusya’nın altın ve döviz rezervlerinin büyük bir kısmı bloke edilmiş durumda yer alıyor.
Euroclear, bu dondurulan varlıkların en büyük kısmını elinde bulunduran finansal kuruluş olarak öne çıkıyor. Rus yetkililer, devlet varlıklarının dondurulmasını mülkiyet haklarının ihlali olarak gördüklerini sıklıkla dile getiriyor.
Rusya Merkez Bankası, açtığı davanın gerekçesinde Euroclear kuruluşunun 28 Şubat 2022 tarihinden itibaren kendisini nakit varlıklar, menkul kıymetler ve bunlardan elde edilen gelirler üzerinde tasarrufta bulunmaktan alıkoyduğunu belirtmişti.
Rusya Merkez Bankası, AB yaptırımlarına uyarak bu kısıtlamaları uygulayan Euroclear’ın tutumunu iyi niyet kurallarına aykırı davranış ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendiriyor.
Rusya
Rusya askeri İHA’larında yapay zekaya yöneldi

Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, savaş muhabirleriyle gerçekleştirdiği toplantıda Ukrayna insansız hava araçlarına karşı geliştirilen kademeli savunma sistemini ve askeri alandaki yapay zeka projelerini paylaştı. Görüşmede İHA birliklerinin etkinliği artırılırken, cephe hattında insansız araç üretimi yapan laboratuvarların desteklendiği ifade edildi.
Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, federal medya temsilcilerinin de aralarında yer aldığı savaş muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda, askeri operasyonlardaki son gelişmeleri ve teknolojik dönüşümleri paylaştı.
Görüşmede Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarına karşı kurulan savunma mekanizmaları, askeri yapay zeka projeleri, cephe hattındaki laboratuvarlar ve askerlere yönelik sosyal destek adımları ele alındı.
Vedomosti gazetesinin aktardığına göre, Rus ordusunun tüm askeri gruplarında taktik önleyici araçların kullanıldığı kademeli bir savunma sistemi kuruldu. FPV önleyicilerle donatılan mobil ateş gruplarının muharebe sahasında aktif şekilde görev aldığı belirtildi.
Durumsal farkındalığı artırmak amacıyla ortak bir bilgi ağı oluşturulduğunu dile getiren Belousov, taktik düzeyde hedef belirleme, saha analizi ve muharebe yönetimini kolaylaştıran özel yazılımların devreye alındığını açıkladı.
Savunma Bakanı, İHA karşıtı önlemlerin çok sayıda unsuru ve farklı görevleri barındıran entegre bir hava savunma sistemine dönüştürüldüğünü bildirdi.

Andrey Belousov
Rusya Silahlı Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan insansız sistem birliklerinin, standart askeri birimlere kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek bir etkinlik sergilediği ifade edildi.
Bakan Belousov, bu birliklerde tekil ekipler yerine ortak amaca odaklanan büyük askeri birimlerin görev yaptığını, bu birimlerin ikmal yollarını kesmek veya belirli bölgeleri izole etmek gibi kapsamlı görevleri icra ettiğini belirtti.
Yapay zekanın askeri alana entegrasyonu, Rusya Savunma Bakanlığının öncelikli projeleri arasında yer alıyor. Yapay zekanın İHA teknolojisindeki rolüne değinen Belousov “Yapay zeka şu an dronlarda temel olarak iki alanda uygulanıyor. İlki nesne tanımlama ile hedefe otomatik kilitlenme, ikincisi ise navigasyon. Sinir ağlarının eğitilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı
Ayrıca tüm insansız sistem birimleri için veri akışı sağlayan “DC” adlı donanım ve yazılım kompleksinin etkin şekilde kullanıldığı aktarıldı. Yapay zeka imkanlarından hava savunma faaliyetlerinde de yararlanıldığı, bu projenin yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan yedi temel çalışma arasında yer aldığı bildirildi.
Cephe hattındaki ileri laboratuvarlar
Savunma Bakanlığı, cephe hattında İHA ve karadaki robotik komplekslerin üretimi ile geliştirilmesi amacıyla kurulan laboratuvarları desteklemeyi sürdürüyor.
Benzer çalışmaların neredeyse her büyük askeri birimde yürütüldüğü ifade edildi.
Bakanlık, bu projelerin hayata geçirilmesi amacıyla bileşenlerin, yedek parçaların, 3D yazıcıların ve diğer teknik ekipmanların satın alınması için finansman sağlıyor.
Toplantıda savaş muhabirleri, askeri operasyona katılan personele yönelik sosyal destek önlemlerinin genişletilmesi ve iyileştirilmesi için çeşitli öneriler sundu. Görüşmede ayrıca asker ailelerine yönelik psikolojik destek sağlanması konusu da gündeme getirildi.
Rusya
Rusya Dışişleri: NATO, Ukrayna’yı silah test sahasına dönüştürdü

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO ile Ukrayna’nın Rus askeri havalimanları ve hava üslerini hedef alacak silah sistemleri geliştirdiğini açıkladı. Projenin NATO’nun dönüşüm komutanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü belirten Zaharova, ittifakın risk sınırlarını aşarak Ukrayna’yı bir test sahasına dönüştürdüğünü kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, NATO’nun Ukrayna ile birlikte, Rusya sınırlarının derinliklerindekiler de dahil olmak üzere askeri havalimanlarını hedef alacak yeni silah sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı.
Bakanlığın resmi internet sayfasında yayımlanan açıklamada Zaharova, bu girişimlerin askeri gerilimi öngörülemez bir noktaya taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Sözcü Zaharova, yürütülen çalışmaların niteliğine dair şu bilgileri paylaştı:
“Burada özellikle, ülkemizin derinliklerindekiler de dahil olmak üzere Rus havalimanları ve hava üslerinin kitlesel olarak vurulmasını ve uzun süreliğine devre dışı bırakılmasını sağlayacak silah araçlarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Stratejik nitelikte bir hedef belirlenmiş durumda: Düşmanın havalimanlarından gerçekleştirdiği operasyonların sürdürülebilir şekilde engellenmesi ve böylece karşı tarafın yürüttüğü hava harekatının temelden baltalanması hedefleniyor.”
NATO’nun rasyonel düşünce zemininden uzaklaştığını ve yüksek riskli bir alana doğru kaydığını belirten Zaharova, ittifakın Ukrayna’yı mevcut ve yeni askeri teknolojiler ile savaş sistemleri için bir “test sahası” olarak kullandığını ifade etti.
Rus diplomat, “Üstelik bu tür askeri deneylerin söz konusu post-Sovyet ülkesi için doğuracağı yıkıcı sonuçlar NATO stratejistleri tarafından açıkça göz ardı ediliyor, Ukrayna krizinin daha da yayılması ve yatay olarak genişlemesi tehlikesi ise açık bir şekilde hafife alınıyor” değerlendirmesini yaptı.
Savaş sanayilerinin birleşmesi
Zaharova, bu projenin NATO Dönüşüm Komutanlığı tarafından, ittifakın komuta yapısının bir parçası olarak konumlandırılan NATO-Ukrayna Ortak Analiz, Eğitim ve Öğretim Merkezi katılımıyla ilerletildiğini açıkladı.
Sürecin halihazırda bilinen genel tabloyla uyumlu olduğunu belirten Zaharova, şu ifadeleri kullandı:
“NATO komuta birimleri ile Kiev rejiminin ilgili yapılarının, Rusya’ya karşı kullanılacak askeri çözümlerin ortaklaşa aranması, geliştirilmesi ve uygulanması yönündeki faaliyetlerinin kademeli entegrasyonu hız kazanıyor. Aynı zamanda Ukrayna ile ittifak ülkelerinin askeri-endüstriyel kompleksleri de birleşiyor.”
Zaharova, ittifak üyelerinin Kiev yönetimi için stratejik bir arka cephe sağladığını ekledi.
Ukrayna’nın cephedeki konumunu düzeltebilmek amacıyla NATO ve Rusya’yı doğrudan bir askeri çatışmaya sürükleme çabalarını artırdığını belirten Zaharova, bu çabaları “gerçek dışı fanteziler” olarak nitelendirdi.
Gelişmelerin askeri sonuçlarına değinen Zaharova, açıklamasına şöyle devam etti:
“Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, Ukrayna-NATO ortaklığı, attığı pervasız ve saldırgan adımlarla Rus askeri unsurlarına, ülkemize karşı kullanılan silahların geliştirilmesi ve üretilmesinde rol oynayan her türlü tesise yönelik ilgisini artırması için ek gerekçeler sunuyor. Hem mevcut durumu hem de gerilimin gelecekteki gelişim potansiyelini tam olarak bu perspektiften değerlendireceğiz.”
Daha önce Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, NATO ve Avrupa Birliği’nin (AB) 2030 yılına doğru Rusya ile askeri bir çatışmaya hazırlandığını belirtmişti.
Gruşko, Moskova’yı stratejik bir yenilgiye uğratmayı amaçlayan askeri planlamalar açısından NATO ile AB arasındaki farkın asgari düzeye indiğini ifade etmişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da “Ukrayna, Avrupa ve Küresel Güvenlik” başlıklı makalesinde, NATO ile Rusya arasında yaşanabilecek doğrudan bir çatışmanın, yıkıcı sonuçlara yol açacak bir nükleer savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunmuştu.
NATO kanadı ise Rusya ile olası bir çatışmaya ilişkin endişelerini farklı düzeylerde dile getirmeyi sürdürüyor.
Almanya Kara Kuvvetleri Komutanı Christian Freuding, ülkesinin en geç 2029 yılına kadar bir askeri tehdide karşı hazır hale gelmesi gerektiğini belirterek, savaşa hazırlıklı olunması çağrısı yapmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Rusya’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için jeopolitik, ekonomik ya da askeri açıdan hiçbir nedeni olmadığını savunmuştu. Putin, Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki iddiaları gerçek dışı olarak nitelendirmiş, ancak ittifak üyelerinin Ukrayna üzerinden Rusya ile dolaylı bir mücadele içinde olduğunu kaydetmişti.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Rusya1 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?











