Asya
Taliban’ın savaşması gereken bir düşmanı var: IŞİD

ABD, 11 Eylül olayından sonra terörle mücadele bahanesiyle Afganistan’a girdi. O zamanlar Afganistan, mevcut Afganistan yönetimi olan Taliban’a ve El Kaide terörist grubuna ev sahipliği yapıyordu. ABD, ölümcül olaydan dolayı adı çıkmış El Kaide’yi suçladı ve intikam sözü verdi. El Kaide’nin kurucusu ve ilk lideri olan Usame bin Ladin’i 2011’de Pakistan’da ve halefi Eymen El Zevahiri’yi geçenlerde Afganistan’da bir insansız hava aracı saldırısında öldürmeyi başardı.
Ancak mesele şu ki, ABD Afganistan’a girdiğinde sadece Taliban hükümeti ve El Kaide terör grubu vardı, peki ABD’nin Ağustos 2021’de 20 yıllık askeri varlığı sona erdirdikten sonra şimdi Afganistan’da kaç terörist grup faaliyet gösteriyor? Çok daha fazla! ABD varlığının ve Batılı ülkeler tarafından desteklenen Afgan istihbaratının hemen burnunun dibinde ortaya çıkan İŞİD de dahil olmak üzere 20’den fazla terörist grup var.
IŞİD ilk olarak 2014’te ortaya çıktı ve hafife alındı ve hatta camileri, türbeleri, hastaneleri, kliniklerini, düğün salonlarını, yolcu otobüslerini, Sih tapınağını, Hindu Gurdwara’yı vb. yerleri hedef alan birkaç ölümcül saldırı gerçekleştirene kadar varlıkları şiddetle reddedildi. Bu saldırılar kapsamında IŞİD’in, Irak ve Suriye’de başarısız olduktan sonra, mezhep savaşı ideolojisi izlediği görülmektedir.
IŞİD, yıllardır Taliban komutanlarına, El Kaide savaşçılarına, Özbekistan İslami Hareketi ve Doğu Türkistan İslami Hareketi’ne, bağları güçlendirmek ve onların destekleriyle Afganistan’da güçlü bir dayanak bulmak için tam hazırlıklarla yaklaştı.
Taliban’ın ünlü komutanlarından Abdulrauf Hadim, 2013’te Pakistan’da Taliban’ın kurucusu ve lideri Molla Ömer’in ölümünün ardından IŞİD’e katıldı ve bazı üyeler de gruba bağlılık sözü verdi, ancak bu 2015’te kamuoyuna açıklandı.
Taliban IŞİD’e karşı savaşta kararlı
Ancak Taliban, IŞİD’e hiçbir zaman merhamet göstermedi ve asla kabul etmedi. Taliban, IŞİD teröristleriyle savaşmak ve onları Afganistan’dan ortadan kaldırmak için güçlü bir kararlılığa sahip.
Taliban, 15 Ağustos’ta iktidarının başlamasından itibaren son üç ayda 670’in üzerinde IŞİD militanını tutukladı ve ayrıca zaman içinde başkent Kabil’de ve doğu Nangarhar vilayetinde grubun 25 saklanma yeri imha edildi. Taliban ayrıca, eski Eşref Gani hükümetini, savaş sırasında Taliban’a karşı kullanmak için IŞİD’i güçlendirmekle suçladı.
Ama yine de IŞİD, Afganistan için büyük bir tehdit oluşturuyor ve aynı zamanda komşu ülkeler ve ötesindeki ülkeler için de endişe kaynağı. IŞİD Afganistan’da kan dökmeye devam ediyor ve son birkaç ayda saldırılarını yoğunlaştırdı ve görünüşe göre Taliban, bu terörü azaltmak için çabalıyor. Son birkaç ayda terör grubu, Balkh, Kunduz, Kabil’de en az 100 kişinin öldüğü ve 200 kişinin de yaralandığı ölümcül, dehşet verici saldırılar düzenledi.
Rusya, Çin ve İran yardım edebilir
IŞİD, dünyayı Darül İslam ve Darül Küfür olarak ikiye bölerek revizyonist bir politika izliyor ve ulus devlete sıfır tolerans ilkesini kabul ediyor. Rusya, Çin ve İran’ın diğer bölge ülkeleri arasında IŞİD’in Afganistan’daki varlığını kendi toprak bütünlükleri ve bölgenin barış ve güvenliği için büyük bir tehdit olarak tanımlamasının temel nedeni budur.
Harici’ye konuşan üst düzey bir Taliban yetkilisi, IŞİD’in dış güçler tarafından mevcut hükümeti korkutmak ve istihbarat departmanının kapasitesini baltalamak için baskı aracı olarak Taliban’a karşı kullanıldığını söyledi.
İsmini vermek istemeyen Taliban yetkilisi, “Masum insanlarımıza karşı bu ölümcül komployu durduracağız. IŞİD’li teröristleri etkisiz hale getirmek için gece gündüz çalışmaya başladık” dedi.
Yetkili, herhangi bir ülkenin adını belirtmeden, bazı Batılı ülkelerin Taliban yönetiminden memnun olmadığını ve Taliban’ı taleplerini kabul etmeye zorlamak için IŞİD’i desteklemeye yöneldiklerini söyledi. “Bağımsızlık için savaştık, yabancı ülkelerin mantıksız taleplerini asla kabul etmiyoruz” diyen Taliban yetkilisi, Afgan vatandaşlarına Taliban güvenlik güçlerinin Afganların barış ve güvenliğini sağlayacağına dair güvence verdi.
Tüm bölge için tehdit oluşturuyor

Afgan uzman Dr. Hikmetullah Hikmet Harici’ye verdiği demeçte, “IŞİD sadece Afganistan’a değil, bölge ve ötesine de tehdit oluşturan bir olgudur” dedi.
IŞİD ile ilgili endişelerin çeşitli boyutları ve yönleri var ve Dr. Hikmet’a göre bu, bölge ve dünya güçleri tarafından Taliban liderliğindeki mevcut Afgan hükümetine karşı yürütülen bir proje.
IŞİD’in mevcut hükümete karşı savaştığı çok net bir gerçek, ancak olumlu olan nokta Taliban’ın bu acımasız gruba karşı net bir bakış açısına sahip olması ve şimdiden düzinelerce kişiyi tutuklamış olması.
Dr. Hikmet, “Ama yine de büyük bir endişe var. Bölge ülkeleri ve diğerlerinin Afganistan’da çıkarları bozulursa, IŞİD’i birbirlerine karşı kullanmaya ve Afgan topraklarını suistimal etmeye yönelebilirler” dedi.
Dr. Hikmet, böyle bir senaryoda Çin, Rusya, İran ve Orta Asya ülkelerinin kendi kaygıları olduğunu ve bölgede barış adına IŞİD’e karşı her türlü çabayı desteklediklerini söyledi.
IŞİD’e karşı bölgesel bir koalisyonun kurulmasına ihtiyaç var, aksi takdirde yangın kısa sürede diğer ülkelere de sıçrayacak ve daha büyük bir vahşi yılanla uğraşmak çok daha maliyetli olacaktır.
Aynı zamanda, aktif olmayan diğer aşırılık yanlısı gruplar da yakında aktif hale gelebilir. Afgan uzman, “Aşırılıkçı gruplar Afgan halkı için kabul edilemez ve El Kaide lideri Ayman el-Zawahiri’nin öldürülmesi Afganların yaralarına daha fazla tuz basıyor” dedi.
Pakistan tartışması
Gerçekten de Taliban, IŞİD’e karşı, güçlü bir bağlılık ve dürüstlükle savaşıyor, ancak yine de IŞİD’in etkisini kontrol altına alamadı ve Afgan halkını terör belasından kurtaramadı.
Ancak, bu konudaki tüm suçlama tartışmalı komşu Pakistan’a atfediliyor ve Pakistan bu tür projeleri “batı ve doğudan” almakla ve uygulamakla suçlanıyor.
Başka bir savaş uzmanı, “Afganistan’daki çıkarlarını korumak için ABD ve İngiltere ile birlikte çalışan Pakistan ordusu ve istihbaratı (ISI) ve ne yazık ki Pakistan’ın yanlış politikası, terörist grupların bölgeye etki etmesine yol açıyor” diyor.
İyimser ve kötümser senaryolar
Bu arada, Taliban, IŞİD’in ciddi bir tehdit olduğu yönünde artan bölgesel algılardan faydalanabilir, Rusya, Çin ve İran gibi ülkeler Taliban’ın bu grupla savaşmasına yardım edebilir. Ayrıca, Taliban’ın terörle mücadele amacıyla diğer ülkelerden destek alma şansını da artırıyor.
İyimser bir durumda, IŞİD Afgan toplumu üzerinde önemli bir etkiye sahip olmayacak ve yabancı kökenli olması nedeniyle Afganlardan istediği karşılığı alamayacak, ancak bu sefer daha ölümcül saldırılar gerçekleştirebilir. Afganistan’ın başkenti Kabil’de Çarşamba akşamı bir camide meydana gelen patlamada 30’dan fazla kişi öldü ve düzinelerce kişi yaralandı.
Kötümser bir bakış açısıyla ise IŞİD, Taliban’ın Ağustos’ta iktidara geldikten kısa bir süre sonra ilan ettiği genel af doğrultusunda hapishanelerden serbest bırakılan suçluları toplama yoluna gidecek. Ayrıca yoksulluk, IŞİD’in kendisini güçlendirmek için kullandığı temel fırsatlardan biridir. Kış aylarında, birçok Afgan’ın yemek bulabilmek için mücadele ettiği zamanlarda, IŞİD personel toplamaya odaklandı, ancak çok geçmeden hemen yaz başında ölümcül saldırılara geçti.
Yoksulluğu kullanıyorlar
IŞİD, savaşının temel nedeni olarak İslami kuralları ve düzenlemeleri kullanamaz, ancak halkının ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğu bir ülkede kesinlikle işsizlik ve yoksulluğu propaganda aracı olarak kullanır. Sıradan Afganların dolar karşılığında IŞİD’e katılması büyük bir karar değil.
Üst düzey bir Taliban yetkilisi, “Afganistan asla IŞİD’in kalesi olmayacak, vatandaşlarımıza söz veriyoruz” dedi.
Afganlar, savaş nedeniyle son 43 yılda sefil bir şekilde acı çekti. Yetkili, Afganistan’ın kendisi, komşuları ve dünya ile barış içinde, aşırılıkçı gruplardan uzak yaşaması için çalışacağını garanti etti.
Asya
Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.
Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.
Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.
Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.
ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.
Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.
Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.
Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.
Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.
SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.
Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.
Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.
Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.
Asya
Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.
Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.
Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.
Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.
Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.
Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.
Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.
Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.
Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.
Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.
Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.
Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.
Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.
Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.
Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.
Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.
Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
Asya
Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.
Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.
Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.
Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.
Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.
Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.
Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.
Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek
Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.
Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.
Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.
Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı









