Bizi Takip Edin

Diplomasi

Çin Trump’ın gümrük vergilerine nasıl karşılık verecek?

Yayınlanma

Goldman Sachs, Washington’un Çin’den ithal edilen mallara uygulanan gümrük vergilerini %10 daha artırma tehdidini yerine getirmesi halinde Çin’in ABD’ye karşı misilleme gümrük vergileri uygulayabileceğini öngördü.

Bu arada South China Morninh Post’a konuşan analistler, Pekin’in ihracatçılarını salı günü yürürlüğe girecek olan son ABD gümrük vergilerinden korumak için kısasa kısas vergileri daha geniş kapsamlı ekonomik önlemlerle destekleyebileceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, Çin’in yasadışı uyuşturucu fentanil yapımında kullanılan maddelerin Amerika’ya ulaşmasını engelleyemediği gerekçesiyle, geçen ay yaptığı benzer bir hamlenin ardından, Çin’den ithal edilen tüm ürünlere uygulanan gümrük vergilerini %10 daha artıracağını duyurdu.

Çin’in ‘iki toplantı’sı başlıyor: Teknoloji odaklı büyüme merkezde

Hong Kong’daki Pinpoint Asset Management’ın başkanı ve baş ekonomisti Zhang Zhiwei, Pekin’in Çinli ihracatçıların durumla başa çıkmasına yardımcı olmak için geçen yılki ekonomik teşvik politikalarını genişletmeye karar verebileceğini söyledi.

Zhang, Çinli kanun yapıcıların, Çin’in yılın en önemli siyasi toplantılarından biri olan bu haftaki “iki toplantı” sırasında 2025 mali açığını yüzde 4’e yükseltebileceğini tahmin etti. Zhang, ihtiyaç duyulması halinde hükümet harcamalarının artırılmasına izin vermek için açığın daha sonra tekrar yukarı doğru revize edilebileceğini de sözlerine ekledi.

İspanyol finansal hizmetler şirketi BBVA’nın baş ekonomisti Dong Jinyue, Pekin’in ayrıca “ABD ithalatına uygulanan gümrük vergilerini seçici olarak artıracağını” söyledi.

Çin’in Global Times gazetesi, pazartesi günü “güvenilir haber kaynaklarına” dayandırdığı haberinde Pekin’deki yetkililerin Amerikan tarımsal gıda ürünlerine yönelik gümrük vergileri de dahil olmak üzere misilleme önlemleri üzerinde çalıştığını belirtti.

Goldman Sachs, Çinli yetkililerin kritik minerallerin ihracat kontrollerine de “daha fazla eğilebileceğini” söyledi. Çin, Aralık 2023’ten bu yana bu kontrolleri artırdı.

Ticaret savaşı kızışıyor: Çin’den Trump’ın gümrük vergilerine misilleme

Ticaret savaşı devam

Analistler, arka arkaya gelen tarife artışlarının, bir dizi ekonomik sorunu çözmek için Çin-ABD müzakerelerinin bir turunun habercisi olabileceğini söyledi. Dong’a göre ABD, Trump ile Xi Jinping arasında haziran ayında yapılacak olası bir görüşme öncesinde gümrük vergilerini artırmaya devam edebilir.

Pazartesi günü düzenlenen basın brifinginde olası karşı tedbirler sorulduğunda Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian “ticaret savaşlarının ve gümrük vergisi savaşlarının kazananı olmaz” yanıtını verdi. Her türlü endişenin görüşmeler yoluyla çözülmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Uzmanlar, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin bel kemiği olan Çinli ihracatçıların, ABD’nin yeni bir gümrük vergisi artışıyla başa çıkmak için kendi stratejilerine sahip olduğunu söyledi.

Hollandalı finansal hizmetler şirketi ING’nin Büyük Çin baş ekonomisti Lynn Song, oyuncak ve elektronik parçalar gibi ürünlerin nakliyecilerinin ABD pazarında vazgeçilmez olabileceğini, yani Amerikalı ithalatçıların tarifelerin “maliyetini absorbe edebileceğini” söyledi.

Song, “Genellikle tüm ithalatın sihirli bir şekilde başka bir yerden temin edilebileceği veya yurt içinde üretilebileceği gibi yanlış bir varsayım var, ancak birçok niş mal için bu kesinlikle zaman alacaktır” dedi.

Song, bazı Çin ihracatlarının ABD tarifelerinden kaçınmak için başka ülkeler üzerinden yönlendirildiğini ve “bu tür ihracat yeniden yönlendirmelerinin, tarife oranları daha da artırıldıkça muhtemelen artacağını” sözlerine ekledi.

Çin Amerikan pazarına bağımlılığı azaltmaya çalışıyor

Geçtiğimiz altı yıl içinde Vietnam ve Meksika, Çinli üreticilerin mallarına değer katarak ABD pazarına yeniden gönderdikleri merkezler haline geldi.

Zhang, Çinli ihracatçıların, Trump’ın adil olmayan ticaret uygulamaları olarak nitelendirdiği uygulamalar nedeniyle Çin’e karşı bir ticaret savaşı başlattığı 2018’den bu yana Amerikan pazarına bağımlılıklarını azaltmaya çalıştıklarını söyledi.

Trump’ın ilk döneminde Çin’den yapılan ithalata uygulanan gümrük vergileri bazı kategorilerde %25’e kadar ulaşmıştı.

Çin’in toplam ihracatı 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,9 artarak 3,58 trilyon ABD dolarına ulaşırken, ABD’ye yapılan sevkiyatlar bu miktarın yüzde 15’inden azını oluşturdu.

10 üyeli Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) 2023 yılında Çin’in en büyük ihracat pazarı olarak ABD ve Avrupa Birliği’ni geride bırakırken, Çin’in ASEAN’a ihracatı geçen yıl yüzde 12 daha arttı.

Singapur’daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Jayant Menon, yüksek gümrük vergileri nedeniyle ABD’de rekabet gücünü kaybeden Çinli ihracatçıların, eninde sonunda ABD’nin diğer ülkelere uyguladığı vergilerle oyun alanını dengeleyebileceğini söyledi.

Trump ayrıca salı gününden itibaren Kanada ve Meksika’dan gelen mallara yüzde 25 gümrük vergisi uygulamayı planlıyor. Hükümeti ayrıca, Trump’ın ABD’den yapılan sevkiyatları aşırı vergilendirdiğine inandığı ülkelerden yapılan ithalata yönelik karşılıklı tarifeleri de araştırıyor.

Diplomasi

Çin ile Türkiye yeşil kalkınma ve modernleşmede ortaklık arıyor

Yayınlanma

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in yönetim felsefesini ele alan “Xi Jinping: Çin’in Yönetimi” kitabının beşinci cildi, Ankara’da düzenlenen resmi bir törenle kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım toplantısında bir araya gelen iki ülke yetkilileri, Pekin’in kalkınma vizyonu ile Türkiye’nin iktisadi hedeflerinin uyuştuğunu belirterek yeşil dönüşüm, teknoloji ve kültürel diplomasi alanlarında ortaklık mesajları verdi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in devlet yönetimi, reform politikaları ve küresel vizyonuna ışık tutan Xi Jinping: Çin’in Yönetimi adlı eserin beşinci cildi, Ankara’da düzenlenen resmi bir törenle tanıtıldı.

Siyaset, diplomasi ve akademi dünyasından çok sayıda ismin katıldığı tanıtım toplantısında, Çin ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklığın derinleştirilmesi, modernleşme süreçlerindeki deneyim paylaşımı ve yeşil kalkınma hedefleri ön plana çıktı.

Ankara’daki programa TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı Yetkilisi ve Merkezi Toplumsal Ahlak ve Kültür İnşası Ofisi Daimi Müdür Yardımcısı Hu Kaihong, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ve Çin Uluslararası İletişim Grubu Başkan Yardımcısı Yu Tao katıldı.

Davetliler arasında CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç ve CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile çok sayıda bürokrat ve akademisyen de yer aldı.

“Kalkınma hedefleri yüksek düzeyde örtüşüyor”

Toplantıda söz alan TBMM Başkanvekili Celal Adan, tanıtımı yapılan eserin Çin’in kendine özgü modernleşme modelini kapsamlı şekilde açıkladığını belirterek bu vizyonun Türkiye’nin kalkınma hedefleriyle yüksek düzeyde örtüştüğünü ifade etti.

Türkiye ile Çin’in karşılıklı stratejik güven zemininde modernleşme tecrübelerini paylaşmalarının ehemmiyetine değinen Adan, bu ortaklığın Küresel Güney ülkeleri için yeni bir işbirliği modeli sunabileceğini kaydetti.

TBMM Başkanvekili Celal Adan

ÇKP yetkilisi Hu Kaihong ise konuşmasında iki ülkenin yeşil dönüşüm ve bilimsel-teknolojik inovasyon alanlarında geniş bir ortaklık potansiyeline sahip olduğunu aktardı.

Hu, tarafların daha nitelikli ve sürdürülebilir bir kalkınma patikasında birlikte ilerlemesinin hem iki ülkenin modernleşme süreçlerini hızlandıracağını hem de küresel ölçekte kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtti.

Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin medya, düşünce kuruluşları, yayıncılık, sinema, televizyon, kültür ve turizm alanlarında önemli bir bağ oluşturduğunu ifade eden Hu, Türk tarafıyla ikili ve çok taraflı işbirlikleri kapsamında ortak küresel girişimleri hayata geçirmeyi arzuladıklarını dile getirdi.

ÇKP Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı yetkilisi Hu Kaihong

Orta Koridor ile Kuşak ve Yol uyumu

Türkiye’nin G20 üyeliği, Küresel Güney’deki konumu ve Şanghay İşbirliği Örgütü bünyesindeki diyalog ortaklığıyla bölgesel ve küresel meselelerde ağırlığı olan bir aktör olduğunu vurgulayan Hu, iki ülkenin somut işbirliklerini derinleştirdiğini söyledi.

Hu, nitelikli Kuşak ve Yol inşasını Türkiye’nin Orta Koridor planıyla uyumlaştırma sürecinin devam ettiğini sözlerine ekledi.

İki ülkenin modernleşme vizyonunun odağında insan odaklı kalkınmanın yer aldığını belirten Hu, diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yılına yaklaşırken Çin’in yüksek düzeyli dışa açılım politikalarını sürdürdüğünü aktardı.

Hu, bu kapsamda en az gelişmiş ülkelere sıfır gümrük tarifesi uygulandığını ve 70’i aşkın ülkeye tek taraflı vizesiz giriş veya karşılıklı vize muafiyeti sağlandığını anımsattı.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı da tarihi İpek Yolu’nun iki halk arasındaki kültürel etkileşimin en büyük tarihi kanıtı olduğunu vurguladı.

Günümüzde Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin yalnızca ekonomik bir proje olmadığını belirten Yazgı, bu yapının ülkeler arasında çok boyutlu bir kültürel iletişim ve karşılıklı öğrenme platformuna dönüştüğünü kaydetti. Yazgı, turizm kanalıyla iki halkın birbirinin tarihini doğrudan deneyimlemesinin ikili dostluğu pekiştireceğini ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı

Türkiye Yüzyılı ve Çin’in Beş Yıllık Planı

Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin ise bağımsız kalkınma modelini benimseyen iki ülkenin kalkınma vizyonları arasındaki paralelliğe dikkat çekti.

Çin’in 15. Beş Yıllık Planı ile Türkiye’nin Türkiye Yüzyılı vizyonunun yüksek derecede uyumlu olduğunu belirten Büyükelçi Jiang, iki ülkenin modernleşme yolunda birbirini destekleyen ortaklar olduğunu dile getirdi.

Xi Jinping: Çin’in Yönetimi kitabının Türkçe baskısının 2017 yılındaki yayımından bu yana Türkiye’de yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Jiang, eserin Çin’in yönetim modelini ve yeni dönemdeki politikalarını anlamak adına güvenilir bir başvuru kaynağı haline geldiğini aktardı. Jiang, tanıtılan yeni cildin Çin modernleşmesinin tecrübelerini bilimsel bir yaklaşımla özetlediğini belirtti.

Büyükelçi Jiang, iki ülkenin demiryolu taşımacılığında güney koridorunu geliştirebileceğini, yeni enerji, 5G ve biyofarmasötik gibi ileri teknoloji alanlarında işbirliği yapabileceğini vurguladı.

Türkiye’de düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) Çin’in aktif katılım göstermeye hazır olduğunu açıklayan Jiang, yeşil altyapı, temiz enerji ve döngüsel ekonomi alanlarında Türkiye ile ortak çalışmayı arzuladıklarını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Zalujniy, Ukrayna devlet başkanlığına aday olmayı planlıyor

Yayınlanma

Ukrayna’nın eski Genelkurmay Başkanı ve mevcut Londra Büyükelçisi Valeriy Zalujniy, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği görüşmede devlet başkanlığı seçimlerinde aday olma niyetini doğrudan iletti. Zelenskiy’nin iç bölünme uyarılarına rağmen kararından dönmeyen Zalujniy, halkın beklentilerini göz ardı edemeyeceğini belirtti.

Ukrayna’nın eski Genelkurmay Başkanı ve şu anda ülkenin Londra Büyükelçisi olarak görev yapan Valeriy Zalujniy, Kiev’de haziran ayında gerçekleştirdiği görüşmede Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e devlet başkanlığı seçimlerinde aday olma niyetini iletti.

Ukrainska Pravda gazetesinin her iki isme de yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, görüşmede ülkedeki siyasi gelecek ve seçim senaryoları ele alındı.

Kaynakların aktardığı bilgilere göre Zelenskiy, Zalujniy ile yaptığı görüşmede cephedeki durumun olumlu yönde geliştiğini ve Ukrayna toplumunun yeterince konsolide olduğunu belirterek, bu durumun sonbaharda seçimlerin yapılması için uygun bir zemin yarattığını ifade etti.

Devlet Başkanı Zelenskiy, bu süreçteki en önemli görevin iç bölünmenin önüne geçmek olduğunu vurgulayarak, eski genelkurmay başkanı ile karşı karşıya gelinecek bir siyasi rekabetin bu riski artırabileceğine işaret etti.

Görüşmeye aşina kaynaklar, Zelenskiy’nin Zalujniy’e doğrudan devlet başkanlığına aday olup olmayacağını sorduğunu, eski genelkurmay başkanının ise bu soruya “Evet, olacağım” yanıtını verdiğini bildirdi.

Zalujniy, siyasi bir kariyer peşinde koşmadığını ancak kendisine umut bağlayan Ukrayna halkını görmezden gelemeyeceğini dile getirdi.

Bu görüşmenin ardından Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Kurulu Sekreteri Rustem Umerov ile parlamentodaki iktidar partisi Halkın Hizmetkarı grubunun başkanı David Arahamiya, Zalujniy ile bir araya geldi.

Kaynaklar, bu iki ismin de Zalujniy’i adaylık kararından vazgeçirmeye çalıştığını, çatışmalı geçecek bir seçim kampanyasının toplumda derin bir bölünmeye yol açabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı.

Zalujniy’nin duruşunu değiştirmemesi üzerine taraflar, eski genelkurmay başkanından kararı üzerinde yeniden düşünmesini talep etti.

Sürece vakıf kaynaklar, Zalujniy’nin aday olmaması durumunda Zelenskiy’nin kendisine başbakanlık koltuğu da dahil olmak üzere her türlü devlet görevini teklif etmeye hazır olduğunu belirtti.

Kiev Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü tarafından mayıs ve haziran aylarında gerçekleştirilen kamuoyu araştırması, Ukrayna halkının yüzde 73’ünün Zalujniy’e güvendiğini, Zelenskiy’e yönelik güven oranının ise yüzde 61 seviyesinde kaldığını ortaya koydu.

Araştırmaya göre iki isme güvensizlik duyanların oranı sırasıyla yüzde 21 ve yüzde 34 olarak belirlendi.

SOCIS araştırma şirketinin aralık ayı verileri ise olası bir devlet başkanlığı seçiminde iki ismin ikinci tura kalacağını ve genelkurmay başkanının yüzde 64 oy oranıyla seçimi kazanacağını öngörüyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AB heyeti Türkiye’de temaslarda bulundu

Yayınlanma

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas liderliğindeki bir heyet Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.

Kallas, üçlü heyetin bir parçası olarak Genişleme Komiseri Marta Kos ve Göç Komiseri Magnus Brunner ile birlikte ziyaretini gerçekleştirdi.

Basına kapalı gerçekleşen kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da yer aldı.

“Türkiye, güvenlik, göç ve enerji konularında kilit bir ortak olmasının yanı sıra bir AB adayı ülkesi. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB-Türkiye ilişkilerini daha da güçlendirmek ve iyi komşuluk ilişkilerinin önemi hakkında konuşmak olumluydu,” diyen Kallas, ayrıca Ukrayna savaşını, Orta Doğu’daki çatışmaları ve Ankara’daki NATO Zirvesi için hazırlıkları ele aldıklarının altını çizdi.

Kallas, Türkiye’nin NATO’nun “Doğu Kanadını” korumaya önemli bir katkı sağladığını eklerken, Kos ise, “Türkiye ile daha yakın çalışarak kazanacağımız çok şey var,” dedi.

Ziyaret öncesinde POLITICO, “Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşların Avrupa’nın güvenlik önceliklerini yeniden şekillendirdiği bir dönemde Ankara ile daha derin bağlar kurmayı amaçlayan” üst düzey bir gezi olduğuna işaret etmişti.

Kallas’ın ekibinden bir üye POLITICO’ya, “Türkiye, savunma, göç, ticaret ve bölgesel istikrar konularında vazgeçilmez bir ortaktır. Salı günkü [30 Haziran] görüşmelerde, İran, Suriye, Gazze ve Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş gibi konularda izlenecek yol ele alınacak; bu konuların hepsinde Türkiye’nin sözü oldukça ağırlık taşıyor,” dedi.

Habere göre güvenlik konusunun ötesinde Brüksel, ticaret engellerini azaltma ve Rusya’yı devre dışı bırakarak Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan “orta koridor” olarak adlandırılan ticaret yolunu geliştirme planlarını da ilerletmek istiyor.

Kos, ziyaret öncesinde POLITICO’ya verdiği demeçte, “AB ile Türkiye arasındaki daha yakın işbirliği hepimizin yararına. Türkiye ile birlikte, daha geniş bir bölgede istikrarın ve kesinliğin artması yönünde ilerlemek istiyoruz,” dedi.

Ziyaret sırasında AA’ya konuşan Kallas, Ankara’daki NATO zirvesinin önemine işaret ederek, “Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli,” dedi.

Türkiye’nin “stratejik öneme sahip bir ortak” olduğuna işaret eden Kallas, göç gibi konuların yanı sıra savunma ve bölgesel istikrar konusundaki rolüne de dikkat çekti.

Kallas şöyle devam etti:

“Orta Doğu’nun ötesine, Kafkasya’ya baktığımızda da Türkiye’nin çok önemli bir rol oynadığını görüyoruz. Bu yüzden bu görüşmeleri yapmak ve birlikte neler yapabileceğimizi değerlendirmek önemli.”

Avrupa’nın ortak bir orduya ihtiyaç duymadığını, NATO içerisindeki Avrupa ayağını güçlendirmek gerektiğini savunan AB’nin diplomasi şefi, Avrupa’nın yeni kabiliyetler konusunda Ukrayna’dan da öğreneceği çok şeyin bulunduğunu ifade etti.

Türkiye’nin NATO içinde “son derece önemli bir konuma sahip” olduğunu hatırlatan Kallas, AB ile Türkiye’nin Kıbrıs meselesini de ele almaları gerektiğini dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English