Amerika
Trump, Kirk suikastinde “radikal sol”a işaret etti

Sağcı-muhafazakâr medya yorumcusu Charlie Kirk suikastinin ardından açıklama yapan Başkan Donald Trump, cinayetten “radikal sol”u sorumlu tuttu.
Truth Social’da yayınlanan bir video mesajında Trump, “Charlie Kirk’ün iğrenç suikastı karşısında keder ve öfkeyle dolu” olduğunu söyledi.
ABD başkanı, “Charlie milyonlara ilham verdi ve bu gece onu tanıyan ve seven herkes şok ve dehşet içinde birleşti. Charlie, hayatını açık tartışma ve çok sevdiği ülke olan Amerika Birleşik Devletleri’ne adayan bir vatanseverdi. O, hakikat ve özgürlüğün bir örneğiydi ve gençler tarafından bu kadar saygı duyulan başka biri hiç olmadı,” dedi.
Trump, Kirk’ün aynı zamanda “derin bir inanca sahip bir adam” olduğunu söylerken, “Ve onun şimdi cennette Tanrı ile huzur içinde olduğunu bilmek bize teselli veriyor,” dedi.
“Bu korkunç keder ve acı dolu saatte” Tanrıdan Kirk’ün eşi ve çocuklarını korumasını istediğini ekleyen Trump, “Bu Amerika için karanlık bir an,” diye devam etti.
Yönetiminin “bu vahşete ve diğer siyasi şiddete katkıda bulunanların her birini bulacağını söyleyen Trump, “Radikal sol siyasi şiddet çok fazla masum insana zarar verdi,” dedi ve kendisine yönelik suikast girişimi ve geçen yıl UnitedHealthcare CEO’su Brian Thompson’ın öldürülmesini örnek gösterdi.
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Kirk’ün vurulmasının ardından Temsilciler Meclisinde üyelerle birlikte bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Louisiana Cumhuriyetçisi gazetecilere, “Herkesten kendisi ve ailesi için dua etmelerini rica ediyoruz. Siyasi şiddet Amerikan toplumunda çok yaygın hale geldi ve bu bizim kimliğimiz değil,” dedi.
Öte yandan saygı duruşu sırasında Cumhuriyetçi temsilci Lauren Boebert, “Sessiz dualar sessiz sonuçlar getirir,” diye bağırdı. Buna karşılık, Demokratlar çarşamba günü Boebert’in kendi eyaletinde meydana gelen bir okul saldırısı hakkında bağırarak tepki gösterdiler.
Saldırının üzerindeki sis perdesi ise henüz aralanmış değil. İki şüpheli gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı, bunlardan biri adaleti engellemekle suçlanıyor. Bu kişilerin saldırıyla herhangi bir bağlantısı olup olmadığı henüz belli değil.
Cinayetin işlendiği Utah’taki üniversite kampüsü çevresinde polis kapı kapı dolaşarak Kirk’ün katilini arıyor.
Yetkililer gazetecilere şüphelilerin gözaltında olduğunu söylemişlerdi ama bunun doğru olmadığı anlaşıldı.
Amerika
Meta, veri merkezi finansmanında daha yüksek borçlanma maliyetleri ile karşı karşıya

Tahvil yatırımcıları, Meta tarafından desteklenen ve değeri 12 milyar dolar olan en son veri merkezi anlaşmasında, sadece dokuz ay önce elde edilen koşullara kıyasla önemli ölçüde daha yüksek getiriler bekliyor.
Konuya yakın kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Teksas’ın El Paso kentinde yer alan yaklaşık bir gigawatt kapasiteli veri merkezi projesi, BlackRock’a ait bir özel amaçlı araç aracılığıyla tahvil satışı yapmaya hazırlanıyor ve ilk görüşmelerde yüzde 7’nin üzerinde getiri teklif ediliyor.
Bazı yatırımcılar, geçen ekim ayında rekor kıran bir kurumsal tahvil satışıyla 27 milyar dolar toplayan Meta’nın önceki “Hyperion” veri merkezi anlaşmasına kıyasla yaklaşık 0,4 puanlık bir risk primi talep ediyor.
Kaynaklar, fiyat görüşmelerinin henüz erken aşamalarda olduğunu ve anlaşmanın önümüzdeki Pazartesi günü resmi olarak başlatıldığında bu rakamların değişebileceğini de ekledi.
Yatırım notu yüksek tahvillere odaklanan bir kredi yatırımcısı, “On milyarlarca dolarlık tahvil sattığınızda, maliyetlerdeki 0,1 puanlık bir artış bile her yıl on milyonlarca dolarlık ek faiz giderine yol açar. Bu, yüksek notlu piyasada çok önemli bir husustur,” dedi.
Artan borç maliyetleri, son aylarda büyük teknoloji şirketlerinin öncülüğünde yaşanan borçlanma çılgınlığının ardından, kredi verenlerin yapay zeka alanındaki artan maruziyetlerine karşı giderek artan temkinli tavrını yansıtıyor.
Bu durum, hisse senedi yatırımcılarının sektördeki patlamanın sürdürülebilirliği konusunda endişelenmesi nedeniyle yapay zeka ile bağlantılı hisse senetlerinde yaşanan yoğun satış dalgasıyla eş zamanlı olarak ortaya çıkıyor.
Louisiana’daki Meta’nın “Hyperion” projesine bağlı, Beignet Investor adlı bir özel amaçlı şirket (SPV) aracılığıyla satılan tahviller perşembe günü dolar başına yaklaşık 96 sentten işlem görüyordu.
Yeni borç, Sopaipilla Investor adlı bir araç tarafından satılacak. Sopaipilla, Teksas projesinde yüzde 80 hisseye sahip olacak; kalan yüzde 20 ise Meta’ya ait olacak.
S&P analisti Viviane Gosselin, “Bu, önceki anlaşmanın neredeyse birebir aynısı,” dedi.
Teknoloji şirketleri, yapay zeka yarışında sermaye toplarken bilançolarını temiz tutmanın yollarını aradıkça, şirketin kendisi yerine bir proje kuruluşu aracılığıyla borçlanma giderek daha popüler hale geldi.
Geçen ay, Anthropic, grafik işlem birimlerinin kiralanması ve Broadcom’un garantisiyle desteklenen bir finansman paketi aracılığıyla 35 milyar dolar borç aldı.
2048’de vadesi dolacak olan Sopaipilla tahvili, 2028’de başlayacak Meta’nın 20 yıllık kira ödemeleriyle teminat altına alındı.
S&P Global’e göre, Meta’nın her dört yılda bir dört yenileme opsiyonu bulunmakla birlikte, kira sözleşmesini erken feshetmesi durumunda yüksek bir fesih bedeli ödemek zorunda kalacak ve bu da kredi verenlere daha güçlü bir koruma sağlayacak.
Meta ayrıca, başlangıç bütçesinin yüzde 105’ini aşan her türlü maliyet fazlasını karşılayarak inşaat risklerini üstleniyor.
Falat fiziki varlıklar üzerinde doğrudan bir rehin bulunmuyor. Derecelendirme kuruluşu bir raporunda, şantiyede projeyi 18 aydan fazla geciktirecek ciddi bir kaza meydana gelmesi durumunda Meta’nın herhangi bir ceza ödemeden kira sözleşmesini feshedebileceğini belirtti.
S&P, tahvillere Meta’nın AA- notunun bir basamak altında olan A+ notunu verdi.
Gosselin, “Bizim açımızdan bu çok sağlam bir yapı,” dedi.
Fitch ve KBRA ise anlaşmaya, Meta’nın kurumsal notuyla aynı olan AA- notunu verdi.
Amerika
Amerikalıların yüzde 36’sı Çin’i yapay zekada ABD’den önde görüyor

Pew Araştırma Merkezinin anketine katılan ABD’lilerin yüzde 36’sı Çin’in yapay zeka geliştirmede ABD’den daha ileride olduğuna inanıyor. Yalnızca yüzde 12’lik kesim ABD’nin ileride olduğunu düşünürken bu veriler, Trump yönetiminin Çinli Moonshot AI şirketine yönelttiği fikri mülkiyet hırsızlığı suçlamalarının ardından yayımlandı.
Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan yeni bir anket, ABD’deki katılımcıların çoğunluğunun yapay zeka geliştirme konusunda Çin’in ABD’den daha ileride olduğuna inandığını ortaya koydu.
Çıkan sonuçlar, Trump yönetimi yetkililerinin Çin merkezli bir girişimi fikri mülkiyet çalmakla suçladığı bir döneme denk geldi.
Ankete katılanların yüzde 36’sı Çin’in yapay zeka alanında ABD’den daha gelişmiş olduğunu ifade ederken aksi yönde görüş bildirenlerin, yani ABD’nin daha ileride olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 12 seviyesinde kaldı.
Katılımcıların üçte biri bu konuda emin olmadığını söylerken yüzde 18’lik bir kesim ise iki ülkenin eşit derecede gelişmiş olduğunu beyan etti.
Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikaları Ofisi Başkanı Michael Kratsios, çarşamba günü yaptığı açıklamada, yönetimin elinde Çin merkezli Moonshot AI şirketinin son modeli Kimi K3’ü geliştirmek için Anthropic firmasına ait Fable modelini damıttığına (distillation) dair bilgiler bulunduğunu kaydetti.
Çinli firmanın geçen hafta kullanıma sunduğu model; Anthropic’in Claude Fable 5 ve OpenAI’ın GPT-5.6 Sol gibi modellerinin kodlama alanındaki liderliğini tehdit ediyor.
Büyük ve daha yetenekli bir modeldeki bilginin daha küçük bir modele aktarılması tekniği şeklinde tanımlanan damıtma işlemine dair Kratsios, sosyal medya üzerinden şu açıklamayı yaptı:
“Bunu yapmak için ABD modellerine karşı büyük ölçekli damıtma yürütecek gelişmiş bir dahili platform geliştirdiler ve bu sayede tespit edilmekten kaçınmak amacıyla birden fazla erişim yöntemi arasında hızla geçiş yapabildiler.”
ABD Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi ile İngiltere’deki muadili tarafından yürütülen Kimi K3 testleri, modelin performans açısından önde gelen Amerikan öncü modellerinin “belirgin şekilde” altında kaldığını tespit etti.
Hızla ilerleyen sektörde ABD ile Çin’in yapay zeka alanında birbirine ne kadar yakın veya uzak olduğu konusunda tam bir fikir birliği yer almıyor.
Teknoloji uzmanları, The Hill gazetesine yaptıkları değerlendirmede Moonshot şirketinin Kimi K3’ü geliştirmesinin iki ülke arasındaki farkın küçük olduğunu gösterdiğini aktardı.
Çin Dışişleri Bakanlığından tepki
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, ABD hükümetinin Moonshot şirketine yönelik suçlamalarının ortasında çarşamba günü yaptığı açıklamada, ülkesinin “ticaret ve teknoloji meselelerinin siyasileştirilmesine ve araçsallaştırılmasına karşı çıktığını” vurguladı.
Lin, gazetecilere yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Çin’de yapay zekanın gelişimi, bilim ve teknolojideki daha büyük bir özgüvenden ve güçten kaynaklanmakta, Çin’in kapsamlı istişare ile ortak fayda için ortak katkı vizyonundan beslenmektedir.”
Pew anketinde yer alan, ABD’nin yapay zeka alanında liderlik etmesi gerekip gerekmediğine ilişkin soruya katılımcıların yüzde 43’ü bunun son derece veya çok önemli olduğunu yanıtını verdi.
Katılımcıların üçte birinden biraz fazlası bunu kısmen önemli gördüğünü belirtirken yüzde 22’lik kesim ise çok önemli olmadığını veya hiç önem taşımadığını düşündüğünü kaydetti.
Pew Araştırma Merkezi, araştırmayı 22-28 Haziran tarihleri arasında 3 bin 488 Amerikalı yetişkinle görüşerek gerçekleştirdi. Anketin hata payı 1,8 yüzde puan olarak açıklandı.
Amerika
WSJ: Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüşmekten kaçınıyor

Wall Street Journal gazetesinin haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yaşanan savaşın uzaması ve Türkiye’ye F-35 satışı tartışmaları nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile temas kurmaktan kaçınıyor. İsrail tarafının görüşme ayarlama girişimleri Washington’daki üst düzey idarecilerin itirazlarına takıldı.
İran ile yaşanan savaş, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkilerde belirgin bir gerilime yol açtı.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD yönetiminden üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre Trump, İsrail Başbakanı’na yönelik rahatsızlığını dile getirerek danışmanlarına Netanyahu ile konuşmak veya bir araya gelmek istemediğini bildirdi.
İran ile savaş sürecinin Trump ve yakın ekibi üzerinde doğrudan kişisel etkiler yarattığı kaydedildi. ABD istihbarat birimlerinin, İran kaynaklı olası tehditler gerekçesiyle yönetimin bazı üst kademe yetkililerini uyardığı ve bu kişilere taksi kullanmamaları yönünde talimat verdiği belirtildi.
Trump’ın İran ile yürütülen askeri sürecin birkaç hafta içinde tamamlanacağını öngördüğü, çatışmaların uzamasının ise ABD Başkanı’ndaki huzursuzluğu artırdığı aktarıldı.
Görüşme girişimleri sonuçsuz kalıyor
Tel Aviv yönetiminin iki lider arasında yeni bir görüşme organize etme çabaları henüz başarıya ulaşamadı. Netanyahu’nun, senatör Lindsey Graham’ın cenaze törenine katılmak üzere önümüzdeki hafta ABD’ye gitmeyi planladığı ve bu ziyaret kapsamında Beyaz Saray temaslarını sağlamayı hedeflediği kaydedildi.
Ancak İsrail Başbakanı’nın bu seyahati henüz resmiyet kazanmadı.
Öte yandan daha önce Trump, Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinin ardından Netanyahu’nun Washington’ı ziyaret edebileceğini beyan etmiş, fakat ABD Başkanı’nın dönüşünün ardından herhangi bir randevu takvimi oluşturulmamıştı.
Bazı İsrailli yetkililer, ertelemelerin olası bir misilleme saldırısı ihtimaline karşı Netanyahu’nun ülkede kalma zorunluluğundan kaynaklandığını savundu.
Yetkililer, bu tehdit zemininin ABD’nin İran’a yönelik yoğunlaşan saldırılarıyla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
F-35 satışı ve iyimser değerlendirmeler gerilimi tırmandırdı
İki lider arasındaki görüş ayrılıklarını gündeme getiren Axios internet sitesi, gerilimin arka planında İsrail idaresinin Türkiye’ye olası F-35 savaş uçağı satışına gösterdiği itirazların yer aldığını bildirdi.
Kaynaklar, Netanyahu’nun bu ticarete yönelik eleştirilerinin Trump’ı öfkelendirdiğini ve ABD Başkanı’nın İsrail Başbakanı’nın bu konuda değerlendirme yapma hakkı bulunmadığını düşündüğünü aktardı.
Netanyahu, Trump’ın görevdeki son bir buçuk yıllık döneminde Oval Ofis’i altı kez ziyaret ederek Washington’ı en sık ziyaret eden yabancı lider konumunda bulunuyordu.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance dahil olmak üzere Beyaz Saray’daki bazı üst düzey yetkililer iki liderin buluşmasını engellemek amacıyla girişimlerde bulunuyor. ABD idaresindeki bu isimlerin, Netanyahu’yu İran çatışmasına dair sahada karşılığı çıkmayan aşırı iyimser değerlendirmeler sunmakla suçladıkları kaydedildi.
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Avrupa1 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Görüş1 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Ortadoğu2 hafta önceİran Dışişleri: Hakan Fidan’ın karşılaştırması hayret verici ve yanlıştır
Rusya1 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Amerika2 hafta önceLindsey Graham’a muhtaç olan sistem
Asya2 hafta önceÇin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu











