Bizi Takip Edin

Asya

Vietnam Komünist Partisi’nin, liderlik ve ekonomik büyüme gündemlerinin ele alınacağı kongresi başladı

Yayınlanma

Vietnam için en önemli siyasi toplantı pazartesi günü başladı. İktidardaki Komünist Parti, önümüzdeki beş yıl için ülkenin liderliğini ve genel politika yönelimini belirlemek üzere bir araya geldi.

Vietnam’ın dört bir yanından gelen toplam 1.586 delege, partinin en yüksek karar alma organı olan ve her beş yılda bir toplanarak üst düzey liderliği seçen ve ülkenin siyasi ve ekonomik yönünü belirleyen öncelikleri saptayan 14. Ulusal Kongre için başkent Hanoi’de toplandı.

Delegeler, partinin Merkez Komitesi’ne yaklaşık 200 üye seçecek. Merkez Komite de Politbüro’ya 17 ila 19 üye atayacak.

Kongre yalnızca Vietnam’ı 2031’e kadar kimin yöneteceği sorusunu karara bağlamakla kalmayacak; aynı zamanda Güneydoğu Asya’nın ihracat odaklı bu ekonomik gücünün, ABD–Çin rekabetinin yoğunlaştığı ve küresel ekonominin parçalandığı daha çalkantılı bir dünyada, 2045’e kadar yüksek gelirli bir ülke olma iddiasını sürdürmek için nasıl bir yol izleyeceğini de belirleyecek.

Genel Sekreterlik makamı

Komünist Parti Genel Sekreteri To Lam’ın tam beş yıllık bir dönem için görevde teyit edilmesi bekleniyor.

Kritik soru, pek çok diplomat ve analistin öngördüğü gibi, parti liderliği ile devlet başkanlığı görevlerini de birleştirip birleştirmeyeceği. Bu adım, Çin’de Xi Jinping modeline benzer biçimde gücü yoğunlaştıracak.

Vietnam geleneksel olarak, parti genel sekreteri, devlet başkanı, başbakan ve Ulusal Meclis başkanının birbirini dengelediği “dört sütun” sistemiyle yönetiliyor. Bu rollerin birleştirilmesi bu dengeyi değiştirip, Genel Sekreter To Lam’ı Vietnam’daki en güçlü lider haline getirecektir.

Lam, 1980’lerin sonlarında Vietnam’ın ekonomisini dışa açmasından bu yana çok iddialı bir bürokratik ve ekonomik reform dalgasını yönetti. Bunlar arasında on binlerce kamu çalışanının işten çıkarılması, karar alma süreçlerini hızlandırmak için idari sınırların yeniden çizilmesi ve onlarca büyük altyapı projesinin başlatılması yer alıyor.

Lam, 2016’da bakan olmadan önce on yıllar boyunca Kamu Güvenliği Bakanlığı’nda görev yaptı. Selefi Nguyen Phu Trong’un öncülük ettiği yolsuzlukla mücadele kampanyasını yürüttü. Yükselişi, Politbüro’nun 18 üyesinden altısının, aralarında iki eski devlet başkanı ve Vietnam parlamento başkanının da bulunduğu isimlerin görevden alındığı yolsuzluk soruşturmaları dönemine denk geldi.

Singapur’daki ISEAS–Yusof Ishak Enstitüsü Vietnam Çalışmaları Programı’nda misafir araştırmacı olan Nguyen Khac Giang’a göre, Lam’ın parti içindeki grubu Kamu Güvenliği Bakanlığı ile uyumlu; diğer ana grup ise daha muhafazakâr olan orduya yakın.

AP’ye konuşan Giang, muhafazakârların Lam’ın reform gündeminden rahatsız olduğunu, “Vietnam sosyalist sisteminin raydan çıkabileceğinden” endişe ettiklerini ve güç yoğunlaşmasını dengelemek ve ülkeyi sosyalist bir çizgide tutmak için liderlik içinde muhafazakâr seslerin varlığını sürdürmesini istediklerini söyledi.

Vietnam nereye gidiyor

Kongrenin üzerinde belirleyici bir ulusal hedef duruyor: Vietnam’ın 2045’e kadar yüksek gelirli bir ülkeye dönüşüp dönüşemeyeceği. Bu hedef, ülkenin siyasetini, ekonomisini ve dünyadaki yerini şekillendirecek.

Delegeler, ekim ayında yayımlanan ve 2026–2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 10 veya daha fazla GSYH büyümesi hedefleyen taslak karar metnini kesinleştirecek. Bu hedef, on yılın ilk yarısı için belirlenen yüzde 6,5–7,0 büyüme hedefinin altında kalınmasının ardından gündeme geldi. Ülkenin 2025 GSYH büyümesi yüzde 8 oldu.

Bunu başarmak için taslak, ekonominin büyüme biçiminin değiştirilmesini; sanayinin üst seviyeye taşınmasını, üretimin modernleştirilmesini ve büyümeyi bilim, teknoloji ve dijital araçlarla desteklemeyi öngörüyor.

Örneğin orduya bağlı Viettel, ocak ayında ilk yarı iletken çip üretim tesisinin temelini attı. Projenin 2027’de deneme üretimine başlaması hedefleniyor ve bu adım, Hanoi’nin yüksek teknoloji kapasitesi oluşturma ve yabancı tedarikçilere bağımlılığı azaltma yönündeki daha geniş stratejisinin bir parçası.

Taslak ayrıca özel sektörü “ekonominin en önemli itici güçlerinden biri” olarak tanımlıyor. Bu ifade, To Lam’ın iş dünyası öncülüğündeki büyümeye verdiği önemi ve devlet işletmelerinin ağırlığından uzaklaşma eğilimini vurguluyor.

Giang’a göre To Lam, büyük özel holdinglere Vietnam genelindeki büyük projelerde daha fazla rol vererek bu yaklaşımı derinleştirmeyi hedefleyebilir.

Belge, “dış ilişkiler ve uluslararası entegrasyonu” ulusal savunma ve güvenlikle aynı düzeye koyuyor. Bu, Vietnam’ın ihracata dayalı ekonomisinin küresel piyasalara ve jeopolitiğe ne kadar bağımlı olduğunun altını çiziyor.

Belge ayrıca çevre korumayı, ekonomik ve sosyal kalkınmayla birlikte “merkezi” bir görev olarak yükseltiyor. Bu, hızlı büyümenin hava kirliliği ve diğer çevresel baskıları artırdığı Vietnam için dikkat çekici bir yön değişikliğini ifade ediyor.

2026 Asya Gündemi: Seçimler, diplomatik rekabet, zirveler

Asya

Anthropic, Alibaba’yı veri hırsızlığıyla suçladı

Yayınlanma

ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, Çinli teknoloji devi Alibaba’yı binlerce sahte hesap üzerinden Claude yapay zeka modeline yasa dışı erişim sağlamakla suçladı. Şirket, nisan ile haziran ayları arasında Claude üzerinde yaklaşık 29 milyon şüpheli işlem gerçekleştirildiğini bildirdi.

ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, Çinli teknoloji devi Alibaba’yı binlerce sahte hesap oluşturarak Claude adlı yapay zeka modeline yasa dışı erişim sağlamakla suçladı.

Bloomberg, Financial Times (FT) ve Reuters’ın şirketin mektubuna ve kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, söz konusu iddialar ABD’li senatörlere ve Beyaz Saray yetkililerine gönderilen resmi bir yazıyla iletildi.

Anthropic tarafından gönderilen mektupta, Alibaba ile bağlantılı operatörlerin yürüttüğü faaliyetlerin, Claude modelinin yazılım geliştirme de dahil olmak üzere en değerli yeteneklerini hedef aldığı savunuldu.

Şirket, yaşanan bu durumu, Çinli bir firmanın öncü ABD yapay zeka teknolojilerini kendi yararına kullanmaya yönelik bugüne kadarki en büyük girişimi olarak nitelendirdi.

Yeni Pentagon stratejisi: Çin ile denge arayışı ve “savaşçı ruhu”

Üç ayda 29 milyon şüpheli işlem yapıldı

Anthropic verilerine göre, nisan ile haziran ayları arasında yaklaşık 25 bin sahte hesap üzerinden Claude modeliyle bağlantılı yaklaşık 29 milyon işlem gerçekleştirildi.

Şirket, Alibaba ve diğer Çin merkezli firmaların, kendi sohbet botlarını geliştirmek amacıyla lider ABD teknolojilerini sistematik olarak kullandıklarını kaydetti.

Bloomberg tarafından aktarılan mektupta, Anthropic yetkilileri süreci şu sözlerle değerlendirdi:

“Bu distilasyon yöntemiyle yapılan saldırılar; lider laboratuvarların ileri ABD yapay zeka teknolojilerini kopyalamak, eğitim ile araştırma-geliştirme maliyetlerinden kaçınarak bunları kendi ürünleriymiş gibi sunmak amacıyla yasa dışı, sistematik ve endüstriyel ölçekte gerçekleştirilmiştir.”

Financial Times gazetesi, distilasyon yönteminin teknoloji sektöründe yapay zeka modellerinin daha ucuz ve daha küçük sürümlerini eğitmek için yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekti.

Ancak ABD’li yetkililer, Çinli rakiplerin kendi modellerini geliştirmek için bu yöntemi kullanmasının ulusal güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğinden endişe duyuyor.

Çin misilleme olarak Pentagon’la bağlantılı Amerikan şirketlerini hedef aldı

Kongreye boşlukları kapatma çağrısı

Financial Times’ın haberine göre Anthropic, ABD Kongresini, Çinli yapay zeka şirketlerinin gelişmiş ABD teknolojilerine erişmesini sağlayan yasal boşlukları kapatmaya ve bu siber saldırılardan sorumlu olan Çinli firmaları cezalandırmaya çağırdı.

Şirket ayrıca, Alibaba’nın bu faaliyeti, Beyaz Saray’ın yapay zeka şirketlerindeki fikri mülkiyet hırsızlığının önlenmesi gerektiğine ilişkin genelgesini yayımlamasından sonra küstahça yürüttüğünü belirtti.

Reuters’ın aktardığına göre Anthropic, mektubunda Washington yönetiminin siber saldırılarla mücadele çabalarını desteklediğini vurguladı.

Anthropic, 13 haziranda yaptığı açıklamada, ABD hükümetinin en gelişmiş yapay zeka modelleri olan Fable 5 ve Mythos 5’e yönelik erişimi, ABD vatandaşı olmayan tüm yabancı kullanıcılar için engellemesini zorunlu kıldığını duyurmuştu.

Daha sonra, ABD’li yatırımcı ve ABD Başkanı’nın Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi Eş Başkanı David Sacks, söz konusu kararın, modellerin yerleşik güvenlik mekanizmalarını devre dışı bırakma olasılığının tespit edilmesi üzerine alındığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Denizaltı kablolarını tahrip eden süper akıntılar sanıldığından daha yaygın

Yayınlanma

Tsinghua Üniversitesi’nin liderliğindeki uluslararası bir ekip, devasa denizaltı akıntılarının daha önce sanıldığından daha yaygın olduğunu ortaya çıkardı.

Çinli bilim insanları bu akıntıların daha önce bu tür akıntıların oluşmasının imkânsız olduğu düşünülen baraj gölleri ve göller gibi sakin ortamlarda da oluştuğunu da tespit etti.

Bilim insanları, “turbidite akıntıları” olarak adlandırılan devasa denizaltı akıntılarının okyanus tabanlarını yeniden şekillendirebileceğini ve dünyanın internet trafiğini taşıyan hayati öneme sahip kablolara zarar verebileceğini on yıllardır biliyorlardı. 

Fakat bu akıntıların nasıl oluştuğu ve nasıl davrandığına dair bir anlayış, şimdiye kadar tam olarak anlaşılamamıştı.

Bu bulgular, araştırmacıların bulanıklık akıntılarının oluşumunu anlamak için geliştirdikleri çerçeveyle birlikte, bu güçlü akıntıları daha iyi tahmin etmeye ve yönetmeye yardımcı olarak su altı altyapısını korumaya ve baraj göllerini yönetmeye katkıda bulunabilir.

SCMP’nin aktardığına göre 26 Mayıs’ta Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayınlanan makalede şunlar yazıyor:

 “Kendi kendine hızlanan bulanıklık akıntıları, kıtalararası telekomünikasyon kablolarını koparan ve su altı manzaralarını yeniden şekillendiren güçlü, aşındırıcı yerçekimi alt akıntılarıdır. Küçük ölçekli deneylerdeki başarıya rağmen, hızlanan bulanıklık akıntılarına ilişkin saha gözlemleri nadir olmuştur; bu gözlemler çoğunlukla denizaltı ortamlarında gerçekleşen birkaç vakayla sınırlıdır.”

Ekipte, Sarı Nehir Hidrolik Araştırma Enstitüsü, Wyoming Üniversitesi, Illinois Üniversitesi, Texas Tech Üniversitesi, Hokkaido Üniversitesi ve Durham Üniversitesi’nden araştırmacılar yer aldı.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), bulanıklık akıntılarını, depremler dahil jeolojik bozulmaların neden olabileceği, aktıkları yerlere büyük miktarda tortu biriktiren hızlı, yokuş aşağı su akışları olarak tanımlıyor.

Bu akıntılar, mikroplastikler gibi parçacıkların okyanusa taşınması da dahil olmak üzere, uzun mesafeli tortu taşınmasının başlıca mekanizmalarından biri.

Bu parçacıklar, dünyadaki kıtalararası dijital trafiğin yüzde 99’una kadarını taşıyan denizaltı kabloları için bir risk oluşturuyor.

Denizaltı fiber optik kabloların küresel ağında her yıl yüzlerce arıza meydana geliyor. Kazara yaşanan hasarların ardından, bilinen bir risk faktörü olan bulanıklık akıntıları da dahil olmak üzere doğal afetler bu arızalara neden oluyor.

Örneğin 1929’da, Kanada’nın Newfoundland kıyıları açıklarındaki Grand Banks’ta meydana gelen büyük bir deprem, bir sualtı heyelanını ve birkaç yüz kilometre yol alan bir bulanıklık akıntısını tetikleyerek 12 transatlantik iletişim kablosuna zarar vermişti.

Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu’na göre, o zamandan bu yana geçen neredeyse bir asırlık araştırma sürecine rağmen, bilim insanları bu akıntıların oluşumunu tam olarak anlamakta hâlâ zorlanıyor.

Bu akıntılar, hem denizaltı altyapısı hem de tortu taşınımı açısından büyük önem taşımasına rağmen, su altında meydana gelmeleri, öngörülemez olmaları ve araştırma ekipmanlarına zarar verebilmeleri nedeniyle doğal ortamlarda incelenmesi zor.

Çin liderliğindeki ekip, Çin’in en uzun ikinci ve en fazla tortu taşıyan su yolu olan Sarı Nehir üzerindeki Xiaolangdi Baraj Gölü’nü, 2018 ile 2020 yılları arasında ve 2023’te gerçekleştirilen dört yıllık saha araştırması için doğal bir laboratuvar olarak kullandı.

Kendi kendine hızlanan bulanıklık akıntılarının –aşağı doğru ilerledikçe tetiklenen veya şiddeti artan akıntılar– büyük miktarlarda sedimanın derin okyanusa taşınmasında kilit bir mekanizma olduğu düşünülüyor.

Illinois Üniversitesi’ne göre, bu fenomen 60 yıldır bilinmesine rağmen, daha önce laboratuvar dışında gözlemlenmemişti.

Çinli araştırmacılar, rezervuarı inceleyerek kendiliğinden hızlanan bulanıklık akıntılarının sık sık meydana geldiğine dair “net kanıtlar” buldu.

Araştırmacılar, aşındırıcı bulanıklık akıntılarının düşük eğimli ortamlarda bile gelişip kendiliğinden hızlanabileceğini göstererek, bu akıntıların hızlanması için dik eğimlerin veya yüksek su hızlarının gerekli olduğu yönündeki önceki inanışları sorguladılar.

Akıntıları tespit ettikten sonra ekip, oluşum koşullarını analiz etti ve bu verileri kullanarak, ortamdan bağımsız olarak bu akıntıların ne zaman başlayıp hızlanabileceğini belirleyen, akış, eğim, hız ve çökelme hızına dayalı evrensel bir eşik değeri oluşturdu.

Araştırmacılar, bu eşiğin bu tür bulanıklık akıntılarının oluşumunu tahmin etmek ve rezervuar yönetimi için mühendislik stratejileri geliştirmek amacıyla kullanılabileceğini belirtti:

“Bu bulgular, bu akıntıları kullanarak rezervuar sedimanlarını aşmak ve aşındırmak, sediman bağlantısını yeniden sağlamak ve şu anda küresel depolama kapasitesini yıllık yaklaşık yüzde 1 oranında azaltan küresel rezervuar sedimantasyon krizini hafifletmek için fiziksel bir temel oluşturmaktadır.”

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, nadir toprak elementleri ihracat kontrollerinin ihlalini bildirenlere ödül verecek

Yayınlanma

Açıklama, iki Japon vatandaşının kaçakçılık iddiasıyla tutuklanmasının ardından ve Pekin’in nadir toprak elementleri üzerindeki denetimini sıkılaştırdığı bir dönemde geldi.

Pekin, nadir toprak elementleri ve diğer stratejik minerallerin ihracatını denetlemek için kullandığı araçları güçlendiriyor. Çin, şüpheli ihlalleri bildiren şirket ve kişilere ödül verileceğini öngören yeni önlemler açıkladı.

Açıklama, Tokyo’nun iki vatandaşının nadir toprak elementleriyle bağlantılı ürünleri Çin dışına kaçırmaya çalıştıkları iddiasıyla ülkede gözaltına alındığını doğruladığı gün, çarşamba günü yapıldı.

Ticaret Bakanlığı, “Herhangi bir kuruluş ya da birey, çift kullanımlı stratejik mineral kalemlerinin ihracatında ilgili yasa ve düzenlemelerin ihlal edildiğinden şüphelenilen davranışları bildirme hakkına sahiptir” dedi.

Bakanlık, 1 Temmuz’da yürürlüğe girecek yeni önlemlerin amacının, Pekin’in ihlal ve usulsüzlüklerle “mücadele” çabaları kapsamında denetimi güçlendirmek olduğunu belirtti.

Bakanlık, doğru olduğu teyit edilen ihbarlar için ödül verileceğini duyurdu ve ihracat yapan kuruluşları herhangi bir ihlalden şüphelenmeleri halinde inisiyatif almaya çağırdı. Açıklamada, “Kendiliğinden bildirimde bulunulması, ilgili ihlal veya usulsüzlükler için daha hafif ya da indirilmiş ceza verilmesinde dikkate alınacak bir unsur olacaktır” denildi.

Açıklamada, gerekli lisanslar olmaksızın ihracat yapılması, kısıtlamaları aşmaya yönelik girişimler ve stratejik minerallerle bağlantılı teknolojilerin fikri mülkiyet lisanslaması, yatırım ve diğer kanallar yoluyla yasa dışı biçimde yurt dışına aktarılması dahil olmak üzere bir düzineden fazla ihlal türü sıralandı.

Önlemler, kontrollü mineralleri hukuka aykırı biçimde ihraç eden kişi veya firmalara bilerek hizmet sağlayanları da kapsayacak.

Bakanlık, stratejik mineraller kapsamındaki çift kullanımlı kalemlere ilişkin ihracat kontrolleriyle bağlantılı olarak yabancı hükümetlerin talep ettiği ziyaretleri önceden izin almadan kabul etmenin ya da kabul edeceğini taahhüt etmenin de ihlal sayıldığını ve bildirilmesi gerektiğini belirtti. Bakanlık, olası kötü niyetli ihbarlara karşı sıkı inceleme yapacağını da taahhüt etti.

Ticaret Bakanlığı ayrı bir açıklamada, “İhracat kontrolü ihlallerine karşı kamu ihbarlarının denetleyici rolünden yararlanmak yaygın bir uluslararası uygulamadır ve dünyadaki pek çok ülkede buna ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır” dedi.

Açıklamada, “Çin’in stratejik mineral çift kullanımlı kalemlerine yönelik ihracat kontrolü ihbar sistemini geliştirmek için uluslararası deneyimlerden yararlanmak, bu kalemlerin yasa dışı amaçlarla kullanılmasını etkili biçimde önleyebilir” ifadeleri kullanıldı.

Bakanlık, Pekin’in bu tür ihbarları ele alma konusunda deneyim kazandığını ve ihbar kanallarının netleştirilmesinin, gelen bilgilerin daha iyi işlenmesi için gerekli olduğunu ekledi.

Açıklama, Japonya’nın iki vatandaşının mayıs ayında gözaltına alındığını ve her ikisinin de kısıtlı malların ithalat ve ihracatını düzenleyen Çin yasalarını ihlal etmekle suçlandığını duyurmasının ardından geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü gözaltıları doğruladı. Bakanlık Sözcüsü Guo Jiakun, Tokyo’ya “Çin’deki Japon vatandaşlarını ve şirketlerini Çin yasa ve düzenlemelerine uymaları konusunda eğitme ve hatırlatmada bulunma” çağrısı yaptı.

Aynı gün Ticaret Bakanlığı, sanayi ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamak amacıyla internet sitesinde yeni önlemler yayımladı. Bu önlemler, bakanlığa, ayrımcı yasaklar, ticaret kesintileri veya benzeri eylemleri Çin’in sanayi tedarik zincirlerine zarar verdiği ya da zarar verme tehdidi oluşturduğu değerlendirilen yabancı hükümetler, kuruluşlar ve bireyler hakkında soruşturma başlatma yetkisi veriyor.

Bakanlık, soruşturmaların herhangi bir ihlali doğrulaması halinde kişi veya şirketlerin ticaret ve yatırımlarını yasaklayabileceğini ya da kısıtlayabileceğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English