Bizi Takip Edin

Avrupa

WaPo: Britanya, Apple’dan kullanıcıların hesaplarını gözetlemesine izin vermesini istedi

Yayınlanma

Konuyla ilgili bilgi sahibi kişilerin Washington Post’a (WaPo) verdiği bilgiye göre, Birleşik Krallık’taki güvenlik yetkilileri Apple’dan, dünya genelindeki tüm Apple kullanıcılarının buluta yüklediği tüm içeriğe ulaşmalarını sağlayacak bir arka kapı oluşturmasını talep etti.

İngiliz hükümetinin geçen ay yayınladığı gizli emir, yalnızca belirli bir hesabın kırılmasına yardımcı olmayı değil, tamamen şifrelenmiş materyalleri görüntülemek için genel bir yetenek gerektiriyor ve bunun G7 ülkelerinde bilinen bir emsali yok.

Söz konusu olan, Apple’ın değil yalnızca kullanıcının açabileceği bulut depolama alanı. Apple, Gelişmiş Veri Koruma adını verdiği bu seçeneği 2022 yılında kullanıma sunmaya başladı.

Apple bu hizmeti birkaç yıl önce sunmak istemiş fakat Başkan Donald Trump’ın ilk döneminde “katillerin, uyuşturucu satıcılarının ve diğer şiddet yanlısı suç unsurlarının” tutuklanmasına yardımcı olmadığı için şirketi eleştiren FBI’ın itirazları üzerine geri adım atmıştı.

Hizmet, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerdeki Apple kullanıcıları için mevcut bir güvenlik seçeneği.

Çoğu iPhone ve Mac bilgisayar kullanıcısı bunu etkinleştirmek için gerekli adımları atmasa da, hizmet bilgisayar korsanlığına karşı gelişmiş koruma sağlıyor ve kolluk kuvvetlerinin fotoğraflara, mesajlara ve diğer materyallere erişmek için kullandığı rutin bir yöntemi kapatıyor.

iCloud saklama alanı ve yedeklemeleri, kullanıcının haberi olmadan Apple’a tebliğ edilebilen ABD arama emirleri için tercih edilen hedefler arasında yer alıyor.

Yasal ve siyasi açıdan hassas konuları tartışmak üzere isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan kişiler, bu uygulamanın teknoloji şirketlerinin “kullanıcılarına karşı hükümetin bir aracı olarak kullanılmaktan kaçınmak için on yıllardır verdikleri mücadelede” önemli bir yenilgi anlamına geleceğini söyledi.

Bu kişiler, Apple’ın her yerdeki kullanıcılarına verdiği güvenlik sözünü tutmak yerine, Birleşik Krallık’ta şifreli depolama alanı sunmayı bırakabileceğini söyledi. 

Fakat bu taviz, Birleşik Krallık’ın ABD de dahil olmak üzere diğer ülkelerdeki hizmete arka kapıdan erişim talebini karşılamıyor.

Söz konusu kişiler, İçişleri Bakanlığının Apple’a teknik yeterlilik bildirimi adı verilen bir belge göndererek, kolluk kuvvetlerine kanıt toplamak için gerektiğinde şirketlerden yardım talep etme yetkisi veren 2016 tarihli geniş kapsamlı Birleşik Krallık Soruşturma Yetkileri Yasası kapsamında erişim sağlamasını emrettiğini söyledi.

Eleştirmenler tarafından “Snoopers’ Charter” olarak bilinen yasa, hükümetin böyle bir talepte bulunduğunu ifşa etmeyi bile suç haline getiriyor.

Apple, Birleşik Krallık’ın yeterlilik bildirimini, gerekliliğin maliyetiyle ilgili argümanları değerlendirecek gizli bir teknik panele ve talebin hükümetin ihtiyaçlarıyla orantılı olup olmadığını değerlendirecek bir hakime itiraz edebiliyor fakat yasa, Apple’ın temyiz sırasında uyumu geciktirmesine izin vermiyor.

Mart ayında, şirket böyle bir zorunluluğun gelebileceğinden haberdar olduğunda, Parlamentoya, “Birleşik Krallık [hükümetinin] dünya vatandaşlarının uçtan uca şifrelemenin sağladığı kanıtlanmış güvenlik avantajlarından yararlanıp yararlanamayacaklarına karar verme yetkisine sahip olması için hiçbir neden yoktur,” açıklamasını yapmıştı.

Biden yönetimindeki üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri, Britanya’nın şirkete ilk kez erişim talep edebileceğini söylemesinden ve Apple’ın bunu reddedeceğini açıklamasından bu yana konuyu takip ediyordu.

Konu hakkında bilgi sahibi olan ve ABD’ye şifreleme konularında danışmanlık yapan bir kişi, Apple’ın en gelişmiş şifrelemesinin artık tam güvenlik sağlamadığı konusunda kullanıcılarını uyarmasının yasaklanacağını söyledi.

Söz konusu kişi, Birleşik Krallık hükümetinin, hükümetlerinin bilgisi olmadan İngiliz olmayan kullanıcıları gözetlemek için Apple’dan yardım talep etmesini “şok edici” olarak değerlendirdi. Beyaz Saray’ın eski bir güvenlik danışmanı da İngiliz emrinin varlığını doğruladı.

Özellikle Birleşik Krallık ve FBI, şifrelemenin “teröristlerin ve çocuk istismarcılarının daha kolay gizlenmesine” olanak sağladığını ileri sürüyor.

Teknoloji şirketleri ise kişisel iletişimde mahremiyet hakkını vurgulayarak ve kolluk kuvvetleri için arka kapıların genellikle suçlular tarafından istismar edildiğini ve “otoriter rejimler tarafından kötüye kullanılabileceğini” savunarak karşı çıkıyorlar.

Çoğu elektronik iletişim hedefine ulaşmadan önce özel mülkiyete ait sistemlerden geçerken bir dereceye kadar şifreleniyor. Genellikle e-posta sağlayıcıları ve internet erişim şirketleri gibi aracılar, polisin istemesi halinde düz metni elde edebiliyor.

Bununla birlikte giderek artan sayıda teknoloji ürünü uçtan uca şifreleniyor, yani hiçbir aracı içeriğin kilidini açacak dijital anahtarlara erişemiyor. Signal mesajları, Meta’nın WhatsApp ve Messenger metinleri ve Apple’ın iMessages ve FaceTime aramaları da buna dahil.

Genellikle bu tür içerikler bulutta depolanmak üzere yedeklendiğinde uçtan uca korumasını kaybeder. Apple’ın Gelişmiş Veri Koruma seçeneğinde ise böyle bir durum söz konusu değil.

Avrupa

Polonya doğu sınırında uçuş kısıtlaması getirdi

Yayınlanma

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını duyurdu. Belarus ve Ukrayna sınırındaki özel bir bölgeyi kapsayan kısıtlamalar, yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşlar için geçerli olacak.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı, ülkenin doğu sınırındaki hava sahasında 10 Haziran ile 9 Eylül tarihleri arasında uçuş kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı.

Alınan karara göre kısıtlamalar, Belarus ve Ukrayna sınırına yakın özel bir bölgede yürürlükte olacak. Belirlenen kısıtlamaların yaklaşık 3 kilometre yüksekliğe kadar olan uçuşları kapsayacağı, bu irtifanın üzerinde seyreden yolcu uçaklarının ise yeni düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildi.

Uygulama kapsamında, kısıtlama getirilen bölgede gece saatlerinde uçuşlar tamamen yasaklanacak. Bu yasağın dışındaki istisnaların yalnızca askeri havacılık unsurları ile önceden koordine edilmiş belirli uçuşlar için geçerli olacağı aktarıldı. Gündüz saatlerinde ise askeri uçaklar, ambulans uçaklar, arama kurtarma ekipleri ve bazı insansız hava araçlarının uçuş yapmasına izin verilecek.

Polonya Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ajansı yetkilileri, söz konusu tedbirlerin devlet güvenliğini sağlamak amacıyla alındığını bildirdi. Kısıtlama bölgesinin, Polonya’nın doğu sınırından yaklaşık 20 ila 50 kilometre mesafedeki alanı kapsayacağı kaydedildi.

Ajans ayrıca, kuralların ihlal edilmesi durumunda bu durumun ülkenin havacılık kanunlarının ihlali olarak kabul edileceği uyarısında bulundu.

Polonya, Ukrayna topraklarındaki patlamalar nedeniyle son bir ay içinde birkaç kez savaş uçaklarını havaya kaldırmıştı.

Bununla birlikte Polonya Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen son önleme uçuşundan önce Polonya hava sahasına yönelik herhangi bir ihlalin tespit edilmediği bilgisi verilmişti.

Rusya Savunma Bakanlığı ise 2 Haziran tarihinde bir açıklama yaparak, Ukrayna’nın savunma sanayisi tesislerine, yakıt altyapısına ve askeri havaalanlarına yönelik kitlesel bir saldırı düzenlendiğini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English