Bizi Takip Edin

Amerika

Zohran Mamdani, New York’un yeni belediye başkanı

Yayınlanma

Zohran Mamdani, New York Belediye Başkanlığı için yürüttüğü kampanyayı zaferle taçlandırdı ve oyların yüzde 50,4’ünü alarak birinci oldu.

New York Seçim Kurulu’nun verilerine göre, haziran ayında Demokrat Parti ön seçimlerinde Mamdani’ye yenilen ve bağımsız aday olarak seçimlere giren, yarışın son saatlerinde Başkan Donald Trump’ın desteğini kazanan eski Vali Andrew Cuomo ise yüzde 41,6 oyda kaldı.

Curtis Sliwa ise yüzde 7,1 oyla üçüncü sırada yer aldı.

1 Ocak’ta Mamdani, şehrin ilk Müslüman belediye başkanı ve David Dinkins’ten sonra modern tarihte “demokratik sosyalist” olarak tanımlanan ikinci belediye başkanı olacak.

Mamdani’nin seçim kampanyası, özellikle konut sorununda düşük maliyetli barınma mesajına ilgi duyan sol eğilimli, genç seçmenler tarafından desteklendi. Demokratik ön seçimlerde, Mamdani’nin New York’un soylulaştırılmış mahallelerinde iyi oy aldığı görülüyordu.

Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Brooklyn Paramount Tiyatrosunda kalabalık bir dinleyici kitlesine hitap eden Mamdani, dinleyicilerinin “ilerici işçi sınıfı seçmenler, göçmenler ve Demokrat Parti içinde kendilerini tanıyamayan renkli halklardan” oluştuğunu söyledi.

Mamdani, kentteki siyasetin, hizmet ettiği halkın ihtiyaçlarını daha iyi yansıtacak şekilde yakında değişeceğini de sözlerine ekledi.

Zohran Mamdani: Canavarın ininde bir ‘nepo bebek’

Mamdani Trump’a da seslendi

Seçilmiş belediye başkanı, “Bu yeni çağ, çok uzun süredir birbiriyle çelişen yetkinlik ve şefkat ile tanımlanacak. Hükümetin çözemeyeceği kadar büyük bir sorun ve ilgilenemeyeceği kadar küçük bir endişe olmadığını kanıtlayacağız,” dedi.

Mamdani, 1 Ocak’tan itibaren “herkese yardım eden bir şehir yönetimi başlatacaklarını” sözlerine ekledi.

Mamdani, kampanya sırasında 273 New York mahallesindeki 3 milyondan fazla eve gitmek için 100.000’den fazla gönüllüyü harekete geçirmeyi başardı.

Mamdani, zafer konuşmasında ABD’deki sosyalist siyasetin tarihi figürlerinden Eugene Debs ve Fiorello Henry La Guardia’yı anarak, yönetiminin “yaşam maliyeti krizini çözmek için en iddialı gündemi” belirleyeceğini söyledi.

Demokratik sosyalist, “Sendikaların yanında yer alacak ve işçi haklarını genişleteceğiz, çünkü Donald Trump gibi biz de, çalışanların sağlam haklara sahip olduğu zaman, onları sömürmeye çalışan patronların çok küçük hale geldiğini biliyoruz,” diye söz verdi.

New York’un, “göçmenlerin şehri olmaya devam edeceğini” vurgulayan Mamdani, kentin göçmenler tarafından inşa edildiğini, göçmenler tarafından güçlendirildiğini ve “bu geceden itibaren bir göçmen tarafından yönetilen bir şehir” olacağını kaydetti.

Seçim öncesi Trump’ın sert hücumlarına uğrayan Mamdani, başkana da seslendi ve “Öyleyse beni dinleyin, Başkan Trump, herhangi birimize ulaşmak için hepimizi geçmeniz gerekecek,” diye ekledi.

Beyaz Saray’ın göçmenlere yönelik baskınlarını artırması üzerine Mamdani, sınır dışı edilmelere karşı çıkarak, seçimlerdeki güçlü tabanını işaret etti ve görevdeyken bu konuda sert önlemler alacağına söz verdi.

Mamdani, “Şehrimizin siyasetinde sıklıkla unutulan, bu hareketi kendilerininmiş gibi benimseyenlere teşekkür ederim. Yemenli bodega sahiplerinden Meksikalı abuelalara, Senegalli taksi şoförlerinden Özbek hemşirelere, Trinidadlı aşçılardan Etiyopyalı teyzelere, evet teyzelere kadar herkesten bahsediyorum,” dedi.

Başkana “despot” dedi, Trump meydan okumayı kabul etti

Zaferini “despot” olarak nitelendirdiği Trump’ı yenmenin yolu olarak nitelendiren Mamdani, kalabalığın coşkuyla alkışlaması eşliğinde, “Donald Trump, izlediğini biliyorum, sana dört kelime söyleyeceğim: Sesini aç,” dedi.

Öte yandan Trump, Mamdani’nin New York belediye başkanlığı seçimlerinde zafer kazanmasının ardından, “Demek böyle başlıyor…” yazarak Mamdani’ye bir uyarıda bulundu.

Trump, Mamdani’nin belediye başkanlığı zafer konuşmasının ortasında, ABD başkanına birkaç kez gönderme yapan kısa bir mesajı Truth Social’da paylaştı.

Bu paylaşım, Trump’ın 2026 ara seçimleri için kampanya başlangıç vuruşunu yaptığı şeklinde yorumlanabilir. Cumhuriyetçiler, Mamdani’yi solcu radikalizmin sembolü olarak Demokratlara karşı bir silah olarak kullanma niyetlerini ortaya koydular.

Mamdani’nin New York’u “mahvetmesini” engellemeyi planladığını ve şehre federal fonları kesmeyi düşündüğünü söyleyen Trump, yönetimi ile yeni belediye başkanı arasında sert bir çatışma olacağına da işaret ediyor olabilir.

Wall Street’ten temkinli destek

Financial Times’a (FT) göre ise New York’un finans elitleri, Müslüman demokratik sosyalist Zohran Mamdani’nin rekor bir katılımla şehrin belediye başkanlığı seçimlerini kazanmasının ardından ona temkinli bir destek verdi

Wall Street’teki pek çok kişi, finans ve emlak devlerinin hakim olduğu bir şehirde zengin sınıfa yönelik eleştirileri ve 1 milyon doların üzerindeki maaşlara ek gelir vergisi getirme vaadi nedeniyle 34 yaşındaki Queens milletvekilini şüpheyle karşılamıştı.

Fakat seçimden önceki son haftalarda Mamdani, kaçınılmaz bir zaferi garantilemek için bir dizi toplantıya katılarak New York’un iş dünyasına yönelik “kur yapma” çabalarını yoğunlaştırdı.

Yatırım bankası Evercore’un emekli başkanı ve Wall Street’in en etkili Demokratlarından biri olan Ralph Schlosstein, acı bir seçim yarışının ardından New York’un bir araya gelme zamanının geldiğini söyledi. 

Schlosstein, “Katılım harika. İnanılmaz. Sanırım belediye başkanlığı seçimlerinde şimdiye kadarki en yüksek katılım. Seçmenleri coşturduğu için ona büyük bir övgü borçluyuz. Umut ve fırsat sundu… Artık herkesin bir araya gelip onun mümkün olduğunca başarılı olmasına yardımcı olma zamanı,” dedi.

Mamdani’yi destekleyen bağımsız bir komite olan OneNYC’nin başkanı Yasser Salem, önümüzdeki haftalarda yeni belediye başkanıyla çalışmaya başlayacak bir iş danışma konseyi kurulmasına yardımcı oldu ve “telefonunun durmadan çaldığını” söyledi.

Fakat birçok finansçı Mamdani’ye şüpheyle yaklaşıyor. Bir hedge fon yöneticisi, Mamdani’nin belediye başkanı olması halinde suç oranının artacağından endişe duyduğunu söyledi ve “Dünyanın en büyük kapitalist şehrinde bir sosyalist olamaz” dedi.

Belediye başkanının seçilmesinden sonra yaptığı açıklamaları takdir ettiğini söyleyen bir başka üst düzey iş adamı ise, “orta yola yönelme hamlesinin biraz samimiyetsiz göründüğünü” savundu ve Mamdani’nin ekonomi ve İsrail-Filistin çatışması konusundaki görüşlerinin esnek olmadığını ekledi. 

Bill Ackman, Mamdani’ye zeytin dalı uzattı

Hedge fon yöneticisi Bill Ackman ve eski belediye başkanı Michael Bloomberg gibi Wall Street devleri ile Palantir’in kurucu ortağı Alex Karp gibi iş dünyası liderleri, Mamdani’nin ana rakibi Andrew Cuomo’nun kampanya fonuna milyonlarca dolar bağışladı.

Mamdani’yi özellikle eleştiren Ackman, salı akşamı yeni belediye başkanına zeytin dalı uzattı ve zaferinden dolayı onu tebrik etti. Milyarder, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda “Artık büyük bir sorumluluğunuz var. New York’a yardımcı olabilirsem, ne yapabileceğimi bana bildirin,” dedi.

Mamdani’nin Wall Street’teki rakipleri, son haftalarda zaferin giderek daha olası hale gelmesi karşısında giderek daha pragmatik hale geldiler ve yeni belediye başkanını desteklemenin daha iyi olacağına karar verdiler.

Mike Bloomberg’in belediye başkanlığı döneminde görev yapmış, Wall Street’te uzun yıllar yönetici olarak çalışmış Robert Steel, şu anda en önemli olanın Mamdani tarafından seçilen belediye binasındaki ınlarca kurum başkanı olduğunu söyledi.

Steel, “Şehri gerçekten yöneten 30 ila 50 kişi var,” dedi. Bir Wall Street ağır topu, daha yüksek vergilere destek verdiğini bile ifade etti.

New York şehrinin mali konularında aktif olarak danışmanlık yapan deneyimli Wall Street finansçısı ve eski ABD Hazine danışmanı Antonio Weiss, “Koalisyonunu genişletme ve ona ulaşma konusunda etkili oldu, bu da onun yönetimine güven duyulmasını sağlayacaktır. Hükümeti daha verimli hale getirmek için gerçek bir çaba ile birleştirilen ve daha sonra daha fazla genç ailenin şehirde kalmasını sağlayan çocuk bakımı gibi bir programa yatırılan küçük bir vergi artışı konusunda tartışma olmamalı,” dedi.

Amerika

Musk halka arzla ilk trilyoner olmaya yaklaşıyor

Yayınlanma

SpaceX şirketinin 12 Haziran’da başlayacak halka arzı kapsamında hisse fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesiyle Elon Musk’ın servetinin 988 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde yüzde 2,2 oranında değer kazanması yetecek.

Uzay teknolojileri firması SpaceX’in gerçekleştireceği ilk halka arz (IPO) sonrasında milyarder iş insanı Elon Musk’ın kişisel servetinin 988 milyar dolara yükseleceği bildirildi.

Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre dünyanın en zengin insanı unvanına sahip olan Musk’ın ilk trilyoner statüsüne ulaşması için 12 milyar dolarlık bir bakiye kalıyor.

Ajans, bu eksik miktarın ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün yaklaşık 12,2 milyar dolar değerindeki toplam servetine denk geldiğine dikkat çekti.

Halka arz sürecinde SpaceX hisselerinin birim fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesi planlanıyor. Borsadaki işlemlerin 12 Haziran tarihinde başlayacağı belirtilirken, hisse değerinin ilk gün yüzde 2,2 oranında artarak 138 dolara yükselmesi durumunda Musk’ın serveti 1 trilyon dolar barajını aşmış olacak.

Halka arz için 1,75 trilyon dolarlık piyasa değeri hedefleniyor

Musk tarafından 2002 yılında kurulan SpaceX, bugüne kadar halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.

Musk, geçtiğimiz yaz döneminde SpaceX için halka arz sürecini başlatma teklifinde bulunmuştu. Reuters ajansının elde ettiği bilgilere göre şirket, halka arzda hisse başı sabit fiyatı 135 dolar olarak belirleyerek 75 milyar dolarlık rekor bir kaynak yaratmayı amaçlıyor.

Bu süreçte 555,6 milyon adet hissenin satışını planlayan şirketin hedeflediği toplam piyasa değeri ise 1,75 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Geçtiğimiz şubat ayında Musk, yapay zeka girişimi xAI ile SpaceX şirketlerini birleştirme kararı almıştı. Bloomberg ve The Wall Street Journal’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberlerde, birleşen şirketlerin toplam piyasa değerinin 1,25 trilyon dolara ulaştığı aktarılmıştı.

Sabit fiyatlı halka arz yöntemiyle şirket, yatırımcı talepleri toplanmaya başlamadan önce her bir hissenin kesin satış bedelini önceden ilan etmiş oluyor.

Tesla hisselerinin performansı trilyonerlik sürecini etkileyebilir

Şu anda 54 yaşında olan Musk, dünyanın en zengin insanı konumunu sürdürüyor. Güncel verilere göre serveti 726 milyar dolar olarak hesaplanan Musk, Forbes’un en zengin milyarderler listesinde ilk sırada yer alıyor.

Musk, şubat ayında elde ettiği başarıyla tarihte serveti 800 milyar doları aşan ilk kişi unvanını kazanmıştı.

Bloomberg, Musk’ın gelecekteki servet seyrinin en büyük ikinci varlığı konumundaki Tesla Inc. hisselerinin performansına da bağlı olduğunu hatırlattı.

Tesla hisselerinin mayıs ayının ortasında kaydedilen 445 dolar seviyesine geri dönmesi durumunda, Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde hızlı bir yükseliş kaydetmesine gerek kalmayacağı belirtiliyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Temsilciler Meclisi, Trump’tan İran savaşını bitirmesini istedi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın Kongre onayı olmadan İran’la yürüttüğü savaşı sona erdirmesini öngören savaş yetkileri kararını kabul etti. Karar, dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlara katılmasıyla 215’e karşı 208 oyla geçti ve Temsilciler Meclisi’nin çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkmasına işaret etti.

ABD Temsilciler Meclisi çarşamba günü, Başkan Donald Trump’ın Kongre yetkilendirmesi olmadan İran’la yürütülen savaşı sona erdirmesini zorunlu kılacak tedbiri kabul etti.

Bu oylama, alt kanadın çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkması anlamına geliyor.

Temsilciler Meclisi, savaş yetkileri kararını dört Cumhuriyetçi vekilin desteğiyle 215’e karşı 208 oyla kabul etti.

Daha önceki üç başarısız girişimde karara karşı oy kullanan Maine Demokratı Jared Golden da bu kez tutumunu değiştirerek destek verdi. Böylece Demokrat Parti saflarında konuya ilişkin tam birlik sağlandı.

Kentucky’den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, Pensilvanya’dan Brian Fitzpatrick, Michigan’dan Tom Barrett ve Ohio’dan Warren Davidson Demokratlarla birlikte karar lehine oy kullandı.

Kararın kabul edilmesinin ardından Demokrat vekiller salonda alkışlarla tepki verdi.

Oylamanın, Kongre üyeleri Memorial Day tatili için Washington’dan ayrılmadan önce yapılması planlanıyordu. Ancak Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi liderler, kararı engelleyecek yeterli sayıya sahip olmadıklarının anlaşılması üzerine oylamayı son anda gündemden çıkardı. Birden fazla Cumhuriyetçi vekil oturuma katılmamıştı. Diğer bazı Cumhuriyetçilerin de kararı desteklemesi bekleniyordu.

ABD Senatosu da mayıs ayında Trump’ın İran konusundaki yetkilerini sınırlamayı amaçlayan benzer bir düzenlemeyi ilerletmişti.

Dört Cumhuriyetçi senatör, bir Demokrat dışında tüm Demokratlarla birlikte hareket ederek sürecin ilerlemesini sağlamıştı. Yedi başarısız oylamanın ardından gelen bu gelişmede üç Cumhuriyetçi senatörün yokluğu da etkili olmuştu.

Ancak Senato’daki usul oylaması yalnızca olası kabul sürecinin ilk aşamasıydı. Cumhuriyetçilerin önümüzdeki günlerde tasarıyı engellemek için yeniden fırsat bulması bekleniyor.

Senato’nun Temsilciler Meclisi’nden geçen versiyonu ne zaman oylayacağı ise henüz netleşmedi. Temsilciler Meclisi Demokrat liderleri yayımladıkları açıklamada Senato Cumhuriyetçilerine “doğru olanı yapmaları” çağrısında bulundu.

Bazı Cumhuriyetçilerin savaşa verdiği destek, çatışmanın 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nda öngörülen 60 günlük süreyi aşmasının ardından zayıflamaya başladı. Söz konusu yasa, Kongre savaş için yetki vermemişse başkanın silahlı kuvvetleri çatışma alanından çekmesini öngörüyor.

Çatışma 1 Mayıs’ta bu süreyi aşmıştı. Ancak Trump yönetimi, nisan ayının başlarında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesin süre hesabını durdurduğunu belirtti. Buna rağmen her iki taraf da o tarihten sonra saldırılar gerçekleştirdi.

Trump yönetimi ayrıca 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ediyor. Ancak bu görüş şimdiye kadar herhangi bir mahkeme tarafından test edilmedi.

Trump’ın İran konusundaki askeri yetkilerini sınırlayan girişimlere destek veren Cumhuriyetçiler, savaşın Kongre onayı olmadan sürdürülmesinden ve çatışmayı sona erdirecek bir stratejinin bulunmamasından rahatsızlık duyuyor.

Bazıları savaşın kamuoyundaki düşük desteğinin ve ekonomik sonuçlarının, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü sürdürme ihtimaline zarar verebileceğinden endişe ediyor.

Senato adaylığı için kampanya yürüten Iowa Cumhuriyetçisi Ashley Hinson, geçen hafta bir seçim etkinliğinde yaptığı özel bir görüşmede savaşın “önümüzdeki birkaç haftanın ötesine” uzaması halinde siyasi açıdan yük haline gelebileceğini söyledi.

CBS News’in ulaştığı ses kaydına göre Hinson, savaşın devam etmesinin “siyasi bir yükümlülük” oluşturabileceğini ifade etti.

Trump ise geçen ay yaptığı açıklamada ara seçimler öncesinde İran’la anlaşmaya varmak konusunda acele etmediğini söyledi.

Trump, “Herkes ‘Ara seçimler geliyor, acele ediyorum’ diyor. Hiç acelem yok” ifadelerini kullandı.

Çarşamba günü kabul edilen karar, Nisan ayında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi New York Temsilcisi Gregory Meeks tarafından sunuldu.

Karar, Kongre savaş ilan etmediği veya askeri güç kullanımına yetki vermediği sürece başkana “Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerini İran’la yürütülen çatışmalardan çekme” talimatı veriyor.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı olan Florida Cumhuriyetçisi Brian Mast ise çarşamba günü daha önce yaptığı açıklamada kararı “aptalca bir siyasi oylama” olarak nitelendirdi.

Mast, kararın “başkanın İran’la yürüttüğü müzakerelerde elini zayıflattığını” söyledi.

Oylamanın ardından konuşan Meeks ise savaş yetkileri kararlarının İran’la yürütülen müzakerelerde başkanı zayıflattığı yönündeki değerlendirmeyi reddetti.

Demokratların İran savaşını sona erdirmek için benzer oylamaları gündeme getirip getirmeyeceği sorulduğunda Meeks, gazetecilere, “Görevimizi yapmayı sürdüreceğimizi bekleyebilirsiniz” dedi.

Meeks, “Anayasal sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Mayıs ayında da benzer bir savaş yetkileri kararına destek veren Fitzpatrick ise, “Yasa yasadır” dedi.

Fitzpatrick, “Yasaya uymak zorundayız. Yürürlükte bir yasa var” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetçi vekil sözlerini şöyle sürdürdü:

“Önünüzde iki seçenek var. Ya yasaya uyarsınız ya da yasayı değiştirirsiniz. Yasayı ihlal edemezsiniz. Bu bir seçenek değil.”

20 Mayıs’taki genel kurul görüşmeleri sırasında Demokratlar, Cumhuriyetçilerin neden Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarına hukuki çerçeve sağlayacak bir askeri güç kullanım yetkisi oylaması düzenlemediğini sorguladı.

Meeks, “Cumhuriyetçi meslektaşlarım bunun haklı olduğuna inanıyorsa, askeri güç kullanım yetkisini öngören bir tasarıyı genel kurul gündemine getirmeliler” dedi.

Barrett tarafından mayıs ayının başlarında sunulan böyle bir askeri güç kullanım yetkisi tasarısının ise şimdiye kadar kayda değer destek toplamadığı belirtiliyor.

Cumhuriyetçilerle birlikte hareket eden Kaliforniyalı bağımsız Temsilci Kevin Kiley ise Kongre’nin yetkisini ortaya koyması için “daha iyi araçlar” bulunduğunu söyledi.

Kiley, Kongre’nin bütçe üzerindeki yetkisine atıfta bulunarak, “Fonların nasıl kullanılacağı konusunda yönlendirme yapma imkanımız var” dedi.

Kiley, “İnsanların eldeki bütün araçları kullanmak istemesini anlıyorum. Ancak Kongre’nin burada gerçekten etkili sonuçlar doğurabilecek gözetim araçlarını ve Anayasa’nın birinci maddesinden kaynaklanan yetkilerini kullanması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English