Bizi Takip Edin

Rusya

ABD’deki nükleer santrallerin dörtte biri Rus uranyumuyla çalışıyor

Yayınlanma

Rosatom Genel Müdür Yardımcısı Kirill Komarov, ABD’deki nükleer santrallerin yüzde 25’inin Rusya’dan tedarik edilen uranyumla çalıştığını söyledi. Rusya’nın uranyum zenginleştirme pazarındaki payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu belirten Komarov, Batı’nın bu durumu değiştiremediğini ifade etti.

Rosatom Genel Müdür Birinci Yardımcısı Kirill Komarov, ABD’deki nükleer santrallerin yüzde 25’inin Rusya’dan tedarik edilen uranyumla çalıştığını bildirdi.

Rus haber ajansı RIA Novosti‘nin aktardığına göre Komarov, bu açıklamayı Rusya Dışişleri Bakanlığı Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde düzenlenen uluslararası iş forumunda yaptı.

“Uranyum zenginleştirmede dünya lideriyiz”

Rusya’nın uranyum zenginleştirme alanında dünyada lider konumda olduğunu vurgulayan Komarov, “Uranyum zenginleştirme alanında dünyada hâlâ birinci sıradayız. Batılı bazı ortaklarımız bu konuda bir şeyler yapmak istese de henüz pek başarılı olamıyorlar,” diye konuştu.

Komarov, Rusya’nın pazar payının yaklaşık yüzde 40 olduğunu belirterek, “ABD, yaklaşık 100 GW ile en büyük kurulu nükleer santral gücüne sahip. Bu kapasitenin yüzde 25’i Rusya’nın zenginleştirilmiş uranyumuna dayanıyor,” ifadelerini kullandı.

Rusya’nın yurt dışında en büyük nükleer santral inşaatçısı olduğunu da kaydeden Komarov, dünyada ihracat sözleşmeleri kapsamında inşa edilen 25 nükleer enerji ünitesinden 22’sinin Rus teknolojileriyle yapıldığını söyledi.

Komarov, “Ekonomimizde yüzde 85 ila yüzde 90 arasında böyle bir dünya payına sahip olduğumuz başka sektörler olduğunu sanmıyorum. Rusya, bugün dünya nükleer enerjisinde bir numaralı ülkedir,” diye ekledi.

ABD, Rus uranyumuna alternatif arıyor

Bloomberg‘in 15 Eylül tarihli haberine göre, ABD Enerji Bakanı Chris Wright, ülkedeki 94 nükleer reaktörün Rus uranyumuna ihtiyaç duyduğunu ve bu reaktörlerin ABD’nin toplam elektriğinin beşte birini ürettiğini söylemişti.

Wright, bu nedenle alternatif bir kaynak olmadan Rus uranyumundan hızla vazgeçmenin mümkün olmadığını ancak ABD’nin Rusya’dan zenginleştirilmiş uranyum kullanmayacağı ana yaklaştığını belirtmişti.

Ocak-Haziran 2025 döneminde Rusya ile ABD arasındaki toplam ticaret hacmi 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde ABD’nin Rusya’dan ithal ettiği başlıca ürünler arasında 927,5 milyon dolarla gübre, 755,6 milyon dolarla zenginleştirilmiş uranyum, 594,4 milyon dolarla platin, 44,9 milyon dolarla turboreaktif motorlar ve türbinler ile 37,3 milyon dolarla ahşap ve ahşap ürünleri yer aldı.

Rusya

Rusya Merkez Bankası bu ay faiz indirimini değerlendirecek

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, bu ayki toplantıda faiz indiriminin uygunluğunu değerlendireceklerini açıkladı. Zabotkin, faiz indirimi için alan bulunmasına rağmen bu alanın önceki toplantıya kıyasla genişlemediğini belirtti. Kurulun her toplantıda faiz indirimine gitmesinin kesin bir kural olmadığını vurgulayan Zabotkin, temmuz ayındaki tahmin güncellemelerinde bütçe dengesi gelişmelerinin dikkate alınacağını ifade etti.

Rusya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin, bankanın bu ay gerçekleştireceği toplantıda politika faizinin daha da düşürülmesinin uygunluğunu değerlendireceğini açıkladı.

Zabotkin, faiz indirimi için alanın varlığını koruduğunu, ancak bu alanın bir önceki toplantı dönemine kıyasla genişlemediğini belirtti.

Rusya Merkez Bankası, nisan ayında gerçekleştirdiği toplantıda politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 14,50 seviyesine çekmişti. Banka, bu kararla birlikte son beş toplantısında üst üste 50’şer baz puanlık indirim uygulamış oldu.

Sberbank Yönetim Kurulu Birinci Başkan Yardımcısı Aleksandr Vedyahin, Reuters ile gerçekleştirdiği röportajda nominal faiz ile enflasyon arasındaki farkı gösteren reel faiz oranının şu anda yüksek olduğunu ifade etmişti.

Vedyahin, Merkez Bankasının 19 Haziran’da yapacağı bir sonraki toplantıda politika faizini 50 baz puandan fazla düşürebileceğini dile getirmişti.

Petersburg Ekonomi Forumu’nda ekonomik büyüme modeli tartışıldı

Gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Zabotkin, “Yönetim Kurulu önümüzdeki toplantılarda faiz indiriminin devam etmesinin uygun olup olmadığını değerlendirecek. Bu durum, sonraki her toplantıda faiz indiriminin kaçınılmaz olduğu anlamına kesinlikle gelmemektedir” ifadelerini kullandı.

Zabotkin, bütçe harcamalarının ekonomi üzerindeki etkisini şu aşamada değerlendirmenin zor olduğunu, çünkü güncellenmiş bütçe rakamlarının henüz netleşmediğini sözlerine ekledi.

Buna karşın Zabotkin, bütçenin sıfır birincil açık hedefine planlanandan daha geç ulaşacağı gerçeğinin, temmuz ayında güncellenecek tahminlerde ve faiz patikasının ayarlanmasında dikkate alınacağını aktardı.

Zabotkin, sürecin bütününe dair, “Ancak politika faizi patikasının güncellenmesi, tüm faktörlere ve verilerin bütününe dayanacaktır. Bu nedenle temmuz ayındaki tahmin turu sonunda öngörülerin nasıl güncelleneceğini şimdiden tahmin etmek imkansızdır” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Severstal ana hissedarı Mordaşov, Rusya ekonomisinde yavaşlama uyarısı yaptı

Yayınlanma

Severstal firmasının ana hissedarı Aleksey Mordaşov, Hazine ve Merkez Bankası işlemlerinin kur üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Ulusal Refah Fonu kaynaklarının ruble cinsinden biriktirilmesini teklif etti. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen kahvaltıda konuşan Mordaşov, Rus ekonomisinde “aşırı soğuma” belirtileri gördüklerini ve çelik talebinin üç yıldır üst üste düştüğünü bildirdi.

Severstal şirketinin ana hissedarı Aleksey Mordaşov, Maliye Bakanlığı ve Rusya Merkez Bankasının döviz işlemlerinin ruble kuru üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Ulusal Refah Fonu (FNB) kaynaklarının ruble cinsinden biriktirilmesi seçeneğinin değerlendirilmesini önerdi.

Mordaşov, bu öneriyi St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (PMEF) kapsamında düzenlenen Sber bankasının iş kahvaltısında dile getirdi.

Mordaşov, ekonominin durumunu etkileyen unsurlardan birinin rublenin önemli ölçüde değer kazanması olduğunu belirtti.

Rusya’da 2022 ile 2025 yılları arasında enflasyonun yüzde 42, ABD’de ise yüzde 19 düzeyinde gerçekleştiğine işaret eden Mordaşov, buna karşın dolar kurunun şu sıralarda 2021 yılı sonundaki seviye olan yaklaşık 72 ruble bandında seyrettiğini kaydetti.

İş insanı, 2021 yılı sonunda doların 74 rublenin hemen üzerinde olduğunu hatırlatarak, birikmiş enflasyon farkı dikkate alındığında kurun daha yüksek seviyelerde bulunabileceğini ifade etti.

Mordaşov, “Eğer enflasyon oranını ekstrapole ederek oranlarsak, kurun 89-90 ruble seviyelerinde olması gerekir” dedi.

Bununla birlikte 2021 yılı sonundaki kurun ne kadar adil olduğu konusunda “hüküm veremeyeceğini” vurgulayan iş insanı, ancak o dönemde Rus ihracatçıların rekabet gücünü şekillendiren faktörlerin yürürlükte olduğunu ve bu faktörlerin daha sonra önemli ölçüde değiştiğini dile getirdi.

Mordaşov’un görüşüne göre, bugün döviz piyasası üzerinde Maliye Bakanlığı ve Rusya Merkez Bankasının işlemleri ciddi bir etki yaratıyor.

Yaptırımların uygulanmasının ardından döviz piyasası hacminin daraldığına işaret eden Mordaşov, ihracat gelirlerinin önemli bir kısmının yurt dışında kaldığını ve iç piyasaya girmek yerine ithalatı karşılamak için kullanıldığını belirtti.

Piyasa katılımcılarının bu işlemlerin etkisini sıklıkla bütçe kuralı çerçevesindeki aynalama (mirroring) mekanizmasıyla ilişkilendirdiğini hatırlatan Mordaşov, bu bağlamda FNB kaynaklarının biriktirilmesi yaklaşımının değiştirilmesinin değerlendirilmesini teklif etti.

İş insanı, “Belki de FNB’nin ruble cinsinden biriktirilmesi imkanına bakmalı ve bu dalgalanmaların önüne geçmeliyiz” diye konuştu.

Mordaşov, rublenin değer kazanması durumunda döviz alımı da dahil olmak üzere döviz piyasasına müdahale mekanizmalarının korunabileceğini, ancak FNB kaynaklarının kendisinin ruble olarak biriktirilebileceğini söyledi.

Mordaşov, bunun döviz alım ve aynalama işlemlerinin kur dinamikleri üzerindeki etkisini azaltmaya imkan tanıyacağını ekledi.

Ekonominin genel durumuna değinen Mordaşov, bir “aşırı soğuma” belirtileri gördüğünü beyan etti. İş insanı bu belirtiler arasında yatırımların yavaşlamasını, iş gücü piyasasının soğumasını, yatırım mallarına yönelik talebin düşmesini ve ekonomik büyüme hızının yavaşlamasını sıraladı.

Mevcut durumda yatırım faaliyetlerinin göstergelerinden biri olan çelik talebinin üç yıldır üst üste düştüğünü hatırlatan Mordaşov, geçen yıl çelik piyasasının yüzde 14 oranında daraldığını, bu yılın ilk dört ayında ise yüzde 13 oranında bir düşüş daha yaşandığını bildirdi. Sonuç olarak üç yılda talepteki gerileme yaklaşık yüzde 30 seviyesine ulaştı.

Mordaşov ayrıca Severstal şirketinin yatırım programını gözden geçirdiğini açıkladı. Şirketin bir ay önce bu yıla ait yatırım portföyünü yüzde 24 oranında azalttığını belirten Mordaşov, gelecek yıl yatırımlarda daha fazla kısıntıya gitmeyi planladıklarını aktardı.

Mordaşov, “Halihazırda negatif nakit akışına girmiş durumdayız. Yatırımlara kazandığımızdan daha fazla harcıyoruz” ifadesini kullandı.

Daha önce Moskova Borsası Gözetim Kurulu Başkanı Sergey Şvetsov, Rusya döviz piyasasının sermaye çıkış kanallarının kapanması nedeniyle döviz geliriyle dolduğunu ve “semaver gibi şiştiğini” ifade etmişti.

Şvetsov, bu nedenle Rusya’ya yabancı yatırımcı çekmek kadar yurt dışına yatırım yapmanın da önemli olduğunu kaydetmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da sermaye yatırımları son 16 yılın en sert düşüşünü yaşadı

Yayınlanma

Rusya Federal İstatistik Kurumu verilerine göre, ülke ekonomisindeki sabit sermaye yatırımları 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 14,3 oranında gerileyerek son 16 yılın en büyük düşüşünü kaydetti. Şirketlerin azalan kârları, yüksek kredi yükümlülükleri ve bütçe kısıntıları nedeniyle yatırımlar durma noktasına geldi.

Rusya Federal İstatistik Kurumu (Rosstat) verilerine göre, Rusya ekonomisi 2026 yılına sabit sermaye yatırımlarında son 16 yılın en sert düşüşüyle başladı.

İnşaat, makine ve ekipman alımı ile modernizasyon ve yeniden yapılandırma çalışmalarını kapsayan sabit sermaye yatırım göstergesi, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,3 oranında geriledi.

Yatırımların yüzde 2,5 oranında azaldığı geçen yılla kıyaslandığında, düşüş hızının yaklaşık 6 kat arttığı görüldü. Bu gerileme, küresel finans krizinin yaşandığı ve Rusya gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) yıllık bazda yaklaşık yüzde 8 kayıp verdiği 2009 yılının ikinci çeyreğindeki yüzde 19,6’lık çöküşten bu yana kaydedilen en yüksek düşüş oranı oldu.

Expert RA Yönetim Kurulu Başkanı İgor Yurgens, mevcut tabloyu büyük oyuncuların yatırım süreçlerine ara vermesiyle açıklayarak, “Büyük oyuncular bir yatırım molası verdi, çünkü nasıl, nereye ve ne kadar yatırım yapılacağını kestirmek zor” değerlendirmesinde bulundu.

Hem ekonomik hem de siyasi koşulların yatırıma elverişli olmadığını belirten Yurgens, jeopolitik gelişmelerin her gün değişmesi sebebiyle üç ila beş yıllık stratejiler oluşturmanın imkansız hale geldiğini ve Rusya’daki makroekonomik ortamın da uzun vadeli planlamayı desteklemediğini kaydetti.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Öngörü Merkezi (TsMAKP) tarafından hazırlanan raporda ise yatırımlardaki düşüş, uzun süredir uygulanan sıkı para politikası ile şirket gelirlerindeki daralmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak nitelendirildi.

Rusya ekonomisindeki şirket kârları geçen yıl yüzde 4 azalırken, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 26 oranında daha geriledi. Bununla birlikte, ülkenin en büyük sanayi kuruluşlarının faiz, amortisman ve vergi öncesi kârlarının (EBITDA) üçte biri kredi ödemelerine gidiyor. TsMAKP, sadece yatırım hacminin değil, kalitesinin de düştüğünü vurgulayarak, iş dünyasının öncelikle makine ve ekipman yatırımlarını kıstığını, bu alandaki arzın 2024 yılına göre yüzde 16 daha düşük seviyede kaldığını bildirdi.

VTB Kurumsal Müşteriler Departmanı Başkanı Dmitriy Sredin, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “En kritik husus, şirketlerin yatırım potansiyelinin tükenmiş olmasıdır” ifadesini kullandı.

Rusya Bilimler Akademisi (RAN) anketlerine atıfta bulunan Sredin, gelişime yatırım yapan işletmelerin oranının 2024 yılındaki yüzde 63,7 seviyesinden 2025 yılında yüzde 50’nin altına gerilediğini hatırlattı. Şirketlerin kalkınma planlarını ertelediğini belirten Sredin, 2023 ve 2024 yıllarında aktif olarak yapılandırılan projelerin bugün rafa kaldırıldığını ifade etti.

Bütçe açığıyla karşı karşıya kalan ve askeri harcamaları Sovyetler Birliği döneminden bu yana en yüksek seviyeye ulaşan Rusya devleti de yatırım harcamalarında kesintiye gidiyor.

Geçen yıl tüm bütçe kademelerinden yapılan yatırımların tutarı 5,4 trilyon rubleden 5,2 trilyon rubleye gerilerken, bu yatırımların toplam içindeki payı da yüzde 16,6’dan yüzde 15,2’ye düştü.

Hükümetinki de dahil olmak üzere yapılan tahminlerin büyük çoğunluğu, yıl genelinde yatırımlarda bir düşüş beklendiğine işaret ediyor ancak bu beklentiler çift haneli oranlarda seyretmiyor.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı yıl genelinde yüzde 1,5, TsMAKP yüzde 2,2 ila 2,6, Rusya Bilimler Akademisi Ekonomik Öngörü Enstitüsü (INP RAN) ise yüzde 1,2 oranında düşüş öngörüyor. Rusya Merkez Bankası ise diğer kurumlardan farklı olarak yatırımlarda yüzde 2’ye kadar büyüme tahmininde bulunuyor.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, Rosstat’ın açıkladığı yatırım düşüşü verilerini istatistiksel bir uyumsuzluk olarak değerlendirdi. St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF) konuşan Reşetnikov, bu verilerin ilk çeyrekte yalnızca yüzde 0,2 oranında gerileyen GSYİH dinamikleriyle pek uyuşmadığını belirtti.

Reşetnikov, “Yatırımlar gelir yöntemiyle, çeyreklik GSİH ise üretim yöntemiyle hesaplanıyor. İkinci çeyrek verileriyle birlikte bir senkronizasyon göreceğimizi ve yatırımlardaki durumun en azından istatistiksel olarak düzene girip dengeleneceğini düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English