Bizi Takip Edin

Amerika

ICE bir cinayet daha işledi, protestocular sokağa döküldü

Yayınlanma

Minneapolis’te operasyonlarına devam eden Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanları, cumartesi günü bir Amerikan vatandaşını daha silahla vurarak öldürdü.

ICE ajanlarınca vurularak öldürülen kişinin kimliği ailesi tarafından 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti olarak açıklandı.

İç Güvenlik Bakanlığı, tabanca taşıyan Pretti’nin silahını alma girişimlerine direnmesi sonrasında, kendilerini savunmak isteyen ICE ajanları tarafından vurulduğunu ileri sürdü.

Ailesi yazılı bir açıklamada Pretti’nin Minneapolis Gaziler Hastanesinde yoğun bakım servisi hemşiresi olarak çalıştığını belirtti. Associated Press’e (AP) konuşan aile, Pretti’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın göçmen politikalarından rahatsız olduğunu anlattı.

Pretti’nin ailesi ayrıca bir silaha ve Minnesota’da taşıma ruhsatına sahip olduğunu ama silah taşıdığını hiç görmediklerini de kaydetti.

Aile, videoların Pretti’nin ICE ajanları tarafından yere yatırıldığında elinde silah tutmadığını gösterdiğini savundu.

İç Güvenlik Bakanlığı cinayeti savundu

Trump yönetimi yetkilileri, bu iddiaları çürüten video görüntüleri olmasına rağmen, Pretti’nin, ajanları ateşli silahla tehdit ettiğini iddia etmeye devam etti.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Pretti’nin “şiddeti sürdürmek için” orada olduğunu söyledi ve 9 mm’lik yarı otomatik tabancayla federal ajanlara yaklaştığını belirtti.

Sınır Devriye Şefi Greg Bovino CNN’e “kurbanlar orada bulunan Sınır Devriye ajanlarıdır” dedi. Cumartesi günü, memurlarının bir “katliamı” önlediklerini söyledi.

Olayın görüntüleri, Pretti’nin bir cep telefonu tuttuğunu fakat silah sallamadığını gösteriyor. Çeşitli açılardan çekilen videolarda, Pretti’nin biber gazı sıkılan başka bir protestocuya yardım etmeye çalıştığı, ardından ajanlar tarafından yere yatırıldığı ve yakın mesafeden birkaç el ateş edildiği görülüyor. Bir videoda, federal bir ajanın Pretti’yi silahsızlandırdığı ve ardından ona birkaç el ateş ettiği görülüyor.

Trump, “kaos”tan Demokrat yetkilileri sorumlu tuttu

Minnesota Valisi Tim Walz, Alex Pretti’nin öldürülmesinden bir gün sonra basına konuştu. “Planın nedir, Donald Trump? Planın nedir?” diye soran Walz. “Bu federal ajanları eyaletimizden çıkarmak için ne yapmamız gerekiyor? Eğer bizden istediğin korku, şiddet ve kaossa, o zaman bu eyaletin ve ulusun insanlarını açıkça hafife almışsın. Yorgunuz, ama kararlıyız. Barışçıyız, ama asla unutmayacağız. Öfkeliyiz, ama umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Ve her şeyden öte, açıkça birleşmiş durumdayız,” dedi.

Walz, Trump’ın niyetinin “Minnesota’yı ibretlik bir örnek yapmak” olduğunu ama bunun ters teptiğini söyledi:

“Bu eyalette kanun ve düzene inanıyoruz. Barışa inanıyoruz ve Donald Trump’ın, bu 3.000 eğitimsiz ajanı başka birini öldürmeden Minnesota’dan çekmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz burada, müdahale edilmeden hayatlarını yaşamaya çalışan bir Minnesotalının başka bir hikayesini anlatıyoruz. Şu anda bunu izleyen Amerikalılara, belki merak, şaşkınlık, dehşet, küçümseme veya sempatiyle izliyorsunuz. Hepinize bir sorum var. Hangi tarafta olmak istersiniz?”

Pazar günü yayınlanan Wall Street Journal mülakatında Trump, yönetiminin silahlı saldırı ile ilgili “her şeyi incelediğini” söyledi. Trump röportajda, “Her şeyi inceliyoruz ve bir karar vereceğiz,” dedi. Başkan, göçmenlik memurlarının “bir noktada” Minneapolis’ten çekileceğini söyledi.

Trump, pazar gecesi erken saatlerde, yerel Demokrat yetkililerin kaostan sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını derinleştiren bir dizi sosyal medya paylaşımı yaptı:

“Demokratların yönettiği Sığınak Şehirler ve Eyaletler, ICE ile işbirliği yapmayı REDDEDİYOR ve aslında solcu kışkırtıcıları, en kötü insanları tutuklamak için operasyonlarını yasadışı olarak engellemeye teşvik ediyorlar!” 

Minnesota yetkililerini tüm belgesiz göçmenleri teslim etmeye ve Kongreyi, onları federal sınır dışı etme prosedürlerinden korumak için tasarlanmış yerel yasaları yasadışı ilan etmeye çağırdı.

Binlerce kişi sokağa çıktı

Minneapolis’te yapılan göçmenlik baskınlarında bir ay içinde ikinci bir ABD vatandaşının öldürülmesi, öfkeli protestolara yol açtı.

Binlerce gösterici, Pretti’nin vurulması üzerine dondurucu soğuğa rağmen sokaklara döküldü.

Cumartesi gecesi yüzlerce kişi, Pretti’ye saygılarını göstermek için, vurulduğu yerin yakınında mumlar yakıp onun adını haykırdı.

Protestolar, insanların “Alex için adalet” ve “ICE’ı kaldırın” yazılı pankartlar taşıdığı New York’un yanı sıra Chicago, Los Angeles, Portland ve San Francisco gibi diğer ABD şehirlerine de yayıldı.

Chicago’da binlerce protestocu, Kongre Meydanını doldurdu. Kar, başlarını, omuzlarını ve kirpiklerini kaplarken, göçmenlere ve mültecilere destek sloganları attılar ve ICE’ın kaldırılmasını talep ettiler.

Illinois Göçmen ve Mülteci Hakları Koalisyonunun yönetici direktörü Lawrence Benito kalabalığa, “Dün ‘Ne zaman yeter artık?’ diye sordum. Çünkü her adımda, halkımız yeter artık dedi,” diye konuştu.

Pazar günkü miting ve yürüyüşte, Belediye Başkanı Brandon Johnson, Vali Yardımcısı Juliana Stratton, Temsilci Delia Ramirez ve Eyalet Senatörü Karina Villa dahil olmak üzere birçok yerel lider ICE’ın kaldırılmasını talep etti.

Stratton, “Onların bir VA hemşiresini vurduklarını, bu konuda yalan söylediklerini ve kendi gözlerimizle gördüklerimizi görmediğimizi söylemeye çalıştıklarını gördük. ICE’ı kaldırmakla başlamalıyız. İşledikleri suçlardan dolayı onları yargılamalıyız. Ve bu hafta DHS’nin [İç Güvenlik Bakanlığı] finansmanı konusunda oylama yapacak olan tüm senatörlere şunu söylemek istiyorum: Sizi izliyoruz,” dedi.

Cumhuriyetçilerde de rahatsızlık artıyor

Cumhuriyetçiler de Minneapolis’teki kaostan rahatsız olmaya başlamış görünüyor. Oklahoma’nın Cumhuriyetçi valisi Kevin Stitt, CNN’in “Face the Nation” programında, “Amerikalıların ölümü, televizyonda gördüklerimiz, federal taktikler ve hesap verebilirlik konusunda derin endişelere neden oluyor. Amerikalılar şu anda gördüklerinden hoşlanmıyorlar,” dedi.

Federal göçmenlik ajanlarının Minnesota’dan çekilip çekilmemesi gerektiği sorulduğunda, Cumhuriyetçi Valiler Derneği Başkanı Stitt, “Bence bu soruyu başkanın cevaplaması gerekiyor… Ve şu anda kötü tavsiyeler alıyor,” dedi.

Louisiana senatörü Bill Cassidy, “Minneapolis’teki olaylar inanılmaz derecede rahatsız edici” diyerek, baskınların ön saflarında yer alan İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE’ın güvenilirliğinin şu anda tehlikede olduğunu ekledi.

Kuzey Carolina Cumhuriyetçi Senatörü Thom Tillis, olayla ilgili “kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma” yapılması çağrısında bulundu.

Alaska Cumhuriyetçi Senatörü Lisa Murkowski, olayın “yönetim içinde göçmenlik uygulamaları eğitiminin ve memurlara verilen talimatların yeterliliği konusunda ciddi sorular ortaya çıkarması gerektiğini” söyledi.

Demokratlar hükümeti yeni kapanma ile tehdit ediyor

Pretti’nin öldürülmesi, eski Demokrat başkanlar Bill Clinton ve Barack Obama’nın kınama açıklamalarına neden oldu.

Obama, silahlı saldırıyı “parti ayrımı gözetmeksizin tüm Amerikalılara, ulus olarak temel değerlerimizin giderek daha fazla saldırı altında olduğu konusunda bir uyarı” olarak nitelendirdi.

Pazar günü Senato Demokratları, İç Güvenlik Bakanlığı için fon içermesi halinde önemli bir hükümet finansman paketini engellemekle tehdit ederek, Washington’un en uzun resmi kapanışından sadece birkaç ay sonra, önümüzdeki hafta federal hükümetin kapanma olasılığını gündeme getirdi.

Michigan’dan “ılımlı” bir Demokrat senatör olan Elissa Slotkin, “Tüm Amerikalıların kendi gözleriyle görebileceği gibi, ICE ve onun emrindeki kişiler sorumlu kolluk kuvvetleri gibi davranmıyorlar. Başkanın keyfi istekleri doğrultusunda pervasızca şiddeti kışkırtıyorlar,” dedi.

Senatonun en üst düzey Demokrat üyesi Chuck Schumer, partisinin federal göçmenlik kurumu ICE’ı denetleyen İç Güvenlik Bakanlığına fon sağlayan yasa tasarısına karşı oy kullanacağını söyledi.

Kongre, 30 Ocak tarihine kadar hükümete fon sağlamak zorunda, aksi takdirde kısmi hükümet kapanması riskiyle karşı karşıya kalacak.

Schumer, pazar günü yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin “halkı korumak için ICE ve CBP’yi [Gümrük ve Sınır Koruma] yeniden düzenlemek için Demokratlara katılmaları” gerektiğini söyledi.

Geçen yılki hükümetin kapanması sırasında partilerinden ayrılan ve kanun uygulayıcıları karşıtı görünmemek için son derece dikkatli davranan ılımlı Demokratlar da bu çağrıya katıldı.

Nevada Senatörü Catherine Cortez Masto, ICE operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, “Bu açıkça Amerikalıların güvenliğini sağlamakla ilgili değil, ABD vatandaşlarını ve yasalara uyan göçmenleri acımasızca muamele etmekle ilgili” dedi.

İş dünyası da topa girdi: Patronlardan “yatıştırma” çağrısı

Bu olayın etkileri iş dünyasına da sıçradı ve Minnesota merkezli 60’tan fazla şirketin üst düzey yöneticileri, milletvekillerinden durumu yatıştırmak için önlemler almalarını istedi.

3M, Best Buy, General Mills, Target, UnitedHealth ve diğer birçok büyük şirketin yöneticileri, “Dünkü trajik haberler üzerine, gerginliğin derhal azaltılmasını ve eyalet, yerel ve federal yetkililerin gerçek çözümler bulmak için birlikte çalışmasını talep ediyoruz,” diye yazdı.

Mektupta, “Topluluğumuz için zor olan bu dönemde, Minnesota’daki ailelerin, işletmelerin, çalışanlarımızın ve toplulukların parlak ve müreffeh bir gelecek inşa etmek için çalışmalarımıza devam etmemizi sağlayacak hızlı ve kalıcı bir çözüm elde etmek için yerel, eyalet ve federal liderler arasında barış ve odaklanmış işbirliği çağrısında bulunuyoruz,” denildi.

Mektubu imzalayan CEO’lar arasında 3M CEO’su William Brown, Best Buy CEO’su Corie Barry, General Mills CEO’su Jeff Harmening, Target’ın yeni CEO’su Michael Fiddelke, UnitedHealth Group CEO’su Stephen Helmsley ve diğerleri yer alıyor.

Bu arada, Minnesota eyaleti ve İkiz Şehirler (Minneapolis ve St. Paul), bu ay dava açarak federal yargıçtan göçmenlik operasyonlarını durdurmasını talep ederken, yıkıcı iktisadi etkilerden bahsetti. Davada, bazı işletmelerin satışlarında %80’e varan düşüşler olduğu belirtildi.

Amerika

ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.

ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.

Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.

CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.

Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.

Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.

Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.

Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.

Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.

Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.

ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.

Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.

Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.

Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.

Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.

Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.

En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.

Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.

USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Yayınlanma

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.

Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.

Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.

A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.

Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.

Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.

DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

Yayınlanma

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.

CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.

Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.

Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.

Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu. 

Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.

SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.

Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.

Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.

Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.

Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.

Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.

Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.

Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.

Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.

Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.

SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.

Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.

Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.

Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.

Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English