Rusya
Medvedev: Güvensizliği maskeleyen bir anlaşmadansa hiç olmaması daha iyi

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, 5 Şubat’ta sona erecek Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (Yeni START) ardından oluşacak küresel güvenlik tablosunu değerlendirdi. Washington’ın somut adımlar atmaması halinde Rusya’nın her türlü senaryoya hazır olduğunu vurgulayan Medvedev, nükleer kulübün genişleyebileceği uyarısında bulunarak Moskova’nın güvenliğini yeni nesil silahlarla sağlayacağı mesajını verdi.
Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Kommersant gazetesine verdiği mülakatta, 5 Şubat’ta süresi dolacak olan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (Yeni START) geleceğini ve Rusya-ABD ilişkilerinin seyrini ele aldı.
Kendi devlet başkanlığı döneminde imzalanan anlaşmanın tarihsel bir kesitte temel işlevini yerine getirdiğini belirten Medvedev, metnin stratejik istikrarı desteklediğini ve öngörülebilirliği sağladığını ifade etti.
Ancak Medvedev, Rusya’nın anlaşmanın belirli hükümlerine yönelik itirazları olduğunu ve Biden yönetiminin anlaşmanın önsözündeki temel ilkelere aykırı hareket ettiğini savundu.
Medvedev, 2023 yılında anlaşmanın askıya alınmasının, ABD’nin yükümlülüklerine ve ikili ilişkilere yönelik “sorumsuz yaklaşımından” kaynaklandığını dile getirdi.
Buna rağmen anlaşmanın askıya alındığı dönemde dahi olumlu etkisini yitirmediğine işaret eden Medvedev, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Eylül 2025’te sunduğu, anlaşma süresi dolduktan sonra bir yıl daha niceliksel sınırlamalara uyulması teklifini hatırlattı.
Medvedev, bu girişimin hayata geçirilmesinin küresel güvenliğe ve stratejik diyaloğun genişletilmesine önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.
“Kazan-kazan durumu hedeflenmişti”
2010 yılındaki müzakere sürecine değinen Medvedev, Washington’ın daha sonra anlaşmayı baltalayan adımlar atmasının, metni hazırlayan ve imzalayanların suçu olmadığını vurguladı.
Müzakere aşamasında her iki ekibin de profesyonelce çalıştığını belirten Medvedev, ortaya çıkan belgenin karmaşık, çok katmanlı ve her maddesi titizlikle hesaplanmış bir uzlaşı metni olduğunu kaydetti.
O dönemde her iki tarafın da bunu klasik bir “kazan-kazan” durumu olarak nitelendirdiğini hatırlatan Medvedev, anlaşmaya sonradan yüklenen olumsuz anlamların metinden değil, Amerikan tarafının sonraki tutumundan kaynaklandığını ifade etti.
“Güvensizliği maskeleyen bir anlaşmaya ihtiyacımız yok”
ABD ile iş birliğinin yeniden başlaması için temel şartın ilişkilerin normalleşmesi olduğunu vurgulayan Medvedev, yeni Amerikan yönetiminin önceki iktidarın “pervasız ve son derece riskli” rotasını yeniden değerlendirmeye çalıştığını ancak bu yöndeki hareketliliğin henüz çok zayıf olduğunu belirtti.
Medvedev, Washington’ın Rusya’nın temel güvenlik çıkarlarına saygı göstermesi ve eşit şartlarda çalışması gerektiğinin altını çizdi.
ABD’nin füze savunma sistemlerini içeren “Altın Kubbe” projesinin, Yeni START’ın önsözünde yer alan saldırı ve savunma silahları arasındaki kopmaz bağ ilkesine aykırı olduğunu savunan Medvedev, Washington’ın nükleer denemelere yeniden başlama yönündeki söylemlerinin de olası bir stratejik diyaloğu zorlaştırdığını belirtti.
Medvedev, “Taraflar arasındaki karşılıklı güvensizliği maskeleyen ve diğer ülkelerde silahlanma yarışını kışkırtan bir anlaşmadansa, hiç Yeni START-4 olmaması daha iyidir” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni tehditler Oreşnik ve Poseidon ile karşılanacak
Anlaşmanın sona ereceği 5 Şubat sonrasına ilişkin senaryoları da değerlendiren Medvedev, Washington’dan somut bir adım gelmemesi halinde Rusya’nın Amerikan tarafının fiili adımlarına göre hareket edeceğini bildirdi.
Moskova’nın her türlü gelişmeye hazırlıklı olduğunu vurgulayan Medvedev, ulusal güvenliğe yönelik yeni tehditlerin zamanında ve sert bir şekilde bertaraf edileceğini kaydetti.
Medvedev bu bağlamda, Rus ordusunun envanterine giren Burevestnik, Oreşnik ve Poseidon gibi yeni nesil stratejik silah sistemlerine dikkat çekti. Ayrıca, Rusya ve ABD dışındaki ülkelerin katılımıyla daha geniş kapsamlı bir kısıtlama anlaşmasını görüşmek için şu an herhangi bir talep olmadığını da sözlerine ekledi.
“Nükleer kulübün genişlemesi kaçınılmaz”
Küresel çelişkilerin birçok ülkeyi en etkili savunma yöntemlerini düşünmeye ittiğini belirten Medvedev, nükleer kulübün gelecekte genişleyeceği öngörüsünde bulundu.
Bazı ülkelerin nükleer silah edinmeyi en uygun seçenek olarak görebileceğini ifade eden Medvedev, insanlığın henüz bundan daha etkili bir savunma aracı icat etmediğini anımsattı.
Medvedev, “Sovyetler Birliği’nin ve bugün Rusya’nın nükleer silahı olmasaydı, muhtemelen ülkemiz de var olmazdı” diyerek nükleer caydırıcılığın hayati önemine işaret etti.
Nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin geleceği konusunda karamsar olduğunu belirten Medvedev, resmi nükleer güçlerin siyasi irade göstermesi halinde bu sürecin engellenebileceğini, ancak barışçıl atom ile askeri atom arasındaki sınırın oldukça geçirgen olduğunu vurguladı.
Medvedev, askeri nükleer kapasitenin bir yandan büyük bir gerilim yarattığını, diğer yandan ise “tehlikeli planları olanların zihnini berraklaştırdığını” ifade etti.
“Savunma sanayimiz düşmanlar için bir sakinleştirici”
Silahların kontrolü konusundaki yeni tedbirlere de değinen Medvedev, Rusya için temel ilkelerin “eşit ve bölünmez güvenlik”, birbirinin temel çıkarlarını zedelemekten kaçınma ve askeri çatışmaya yol açabilecek çelişkileri giderme olduğunu belirtti.
Bu ilkelerin karşılıklı olarak gözetilmesi durumunda stratejik risklerin azalacağını savunan Medvedev, silah kontrolünün her halükarda ikincil bir işlev gördüğünü, asıl olanın siyasi irade olduğunu vurguladı.
Medvedev, stratejik diyaloğun ve nükleer tehlikeyi azaltma çabalarının sistemli olması gerektiğini savunarak, “Eğer sesimiz duyulmazsa, pariteyi yeniden sağlamak için orantılı adımlar atarız ya da tamamen yeni bir şey yaratırız” dedi.
Medvedev sözlerini, Rus savunma sanayisinin başarılı çalışmalarının, “Rusya düşmanları kulübündeki nevrotikler için bir sakinleştirici işlevi gördüğü” benzetmesiyle noktaladı.
Rusya
Rusya’da kamu ihalelerinde kuralları esnetecek tasarıya kabine desteği

Rusya’da hükümet yasama komisyonu, kamu alımlarını ve ihale süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı değişikliklerini onayladı. Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in de aralarında yer aldığı parlamento üyelerince hazırlanan tasarı, teklif sorgulama limitlerinin artırılmasını ve ürün değişim kolaylıklarını içeriyor.
Rusya’da hükümetin yasama faaliyetleri komisyonu, 20 Temmuz’da yaptığı toplantıda, devlet ve belediye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal, iş ve hizmet alımlarındaki sözleşme sistemini düzenleyen 44-Fiziki nolu kanunda kolaylıklar öngören değişiklik tasarısını onayladı.
Vedomosti gazetesine konuşan ve görüşmelere katılan bir kaynak ile hükümete yakın bir başka yetkili bu bilgiyi doğruladı.
Parlamanterler ve her iki meclisin başkanları Vyaçeslav Volodin ile Valentina Matviyenko tarafından hazırlanan belge, komisyon toplantısı sonucunda, ikinci okuma sürecine kadar üzerinde çalışılması şartıyla hükümet tarafından desteklendi.
Kaynaklar, mevcut itirazların tasarının esasına yönelik olmadığını belirtti.
Yasama faaliyetleri portalında yer alan bilgiye göre, belgenin 21 Temmuz’da Devlet Duması’nda ilk okumada ele alınması planlanıyor.
Yasa tasarısı, elektronik ortamda yapılan ihale teklif sorgulamalarında sözleşme başlangıç azami bedel limitinin 2027 yılı sonuna kadar 10 milyon rubleden 20 milyon rubleye çıkarılmasını öngörüyor.
Ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle (KOBİ) yapılan sözleşmelerde bu limitin 20 milyon rubleden 30 milyon rubleye yükseltilmesi planlanıyor. Böylece basitleştirilmiş ihale usullerinin kapsamına daha fazla sözleşme dahil edilecek.
Düzenleme ayrıca, tek tedarikçiden yapılan alımlar da dahil olmak üzere, ihale konusu malların benzer özelliklere sahip başka ürünlerle değiştirilmesine olanak tanıyor.
Rus ürünlerine yönelik koruyucu önlemlere uyulması kaydıyla, ürünün menşe ülkesinin değiştirilmesi de mümkün hale geliyor.
Tasarı, Rusya Maliye Bakanlığına sözleşme sistemi mevzuatının uygulanmasına ilişkin zorunlu açıklamalar yapma yetkisi veriyor ve ihale katılımcılarının çalışmalarında bu açıklamalara uymasını zorunlu kılıyor.
Sözleşme fiyatının, diğer esaslı koşullar korunarak en fazla yüzde 10 oranında değiştirilmesi konusunda hem alıcıya hem de yükleniciye daha geniş haklar tanıyan tasarı, belirli alım türlerinin yetkili kurumlarla koordinasyon sürelerinin de kısaltılmasını içeriyor.
Vedomosti’nin konuyla ilgili görüş talep ettiği Başbakan Yardımcısı Dmitri Grigorenko’nun ofisi ile Maliye Bakanlığı temsilcileri ise henüz dönüş yapmadı.
Maliye Bakanlığının 2025 yılı ihale izleme raporu verilerine göre, alımların en büyük kısmını yüzde 26 ile (24 bin 338 adet) bölgesel ve yüzde 66,8 ile (62 bin 475 adet) belediye düzeyindeki alımlar oluşturuyor. Federal düzeydeki alımlar ise toplam hacmin yalnızca yüzde 7,1’ine (6 bin 671 adet) karşılık geliyor.
Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Aleksey Matuşanski’nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılı sonuçları itibarıyla, kamu katılımı olan şirketlerin sözleşmelerini düzenleyen 44 ve 223 nolu kanunlar kapsamındaki toplam alım hacmi 6,1 trilyon ruble olarak gerçekleşti.
Bu tutarın 4,6 trilyon rublelik kısmını Rus üreticilerin ürünleri oluşturdu.
Yasa tasarısının getirdiği avantajlar ve riskler
Rusya Halk Sağlığı ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANHiGS) Bölgesel Politika Merkezi Direktörü Vladimir Klimanov, mevcut devlet alım prosedürlerinin hızla değişen toplumsal koşullar karşısında aşırı katı kaldığını belirterek bu girişimin son derece gerekli olduğunu ifade etti.
Mevcut bilgi sisteminin yüklenicileri, geçmiş iş deneyimlerini ve ürün özelliklerini takip etmeye yeterli olduğunu kaydeden Klimanov, bu sayede prosedürlerin kolaylaştırılabileceğini aktardı.
Klimanov, bu değişiklik ihtiyacının, sorunların daha hızlı ve alışılagelmişin dışında çözülmesini gerektiren Ukrayna’daki savaş ile de bağlantılı olduğunu belirtti.
Birçok prosedür için başlangıç azami sözleşme bedellerinin mutlak değerler olarak belirlendiğine işaret eden Klimanov, birikmiş enflasyon koşullarında bu sınırların yükseltilmesinin ve belirli aralıklarla gözden geçirilmesinin mantıklı olduğunu vurguladı.
Kulik & Partners Law.Economics Kamu Alımları ve Zorunlu İhaleler Bölüm Başkanı Dmitri Pavlovski de limit artışının temel olarak değişen ekonomik koşullardan ve mal, iş ile hizmet maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı görüşüne katılıyor.
Pavlovski, gerekli güncellemeler yapılmadığı takdirde kolaylaştırılmış usullerle daha az alım yapılabileceğini, bunun da ihale sürelerini uzatarak hem alıcılar hem de piyasa oyuncuları üzerindeki idari yükü artıracağını ifade etti.
Kontur.Zakupki projesi uzmanı Yevgeniya Sergiyenko, önerilen değişikliklerin operasyonel yükü azaltmak ve alım süreçlerini hızlandırmak amacıyla getirildiğini söyledi.
Hız artışının yanı sıra bu normların alımların şeffaflığı ve nesnelliği açısından riskler barındırdığını dile getiren Sergiyenko, plansız denetimler ve yetki suistimallerine yönelik yaptırımlar dahil olmak üzere kontrolün sıkılaştırılması gerekebileceğini bildirdi.
Sergiyenko, kolaylaştırılmış usullerin kullanımına ilişkin şeffaf istatistiklere ihtiyaç duyulacağını ve tüm bunların idari yükün artmasına yol açma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Diğer taraftan Sergiyenko, tasarıda öngörülen tek tip resmi açıklamaların, kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin farklı yorumlanması riskini azaltabileceğini ve alıcıların hata yapma ihtimalini düşürebileceğini sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Sosyal Üniversitesi Rektör Danışmanı Konstantin Pozdnyakov, Devlet Duması’na sunulan tasarının, süreçlerde hız eksikliği yaşayan bölgesel alıcıların talepleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Elektronik teklif sorgulama sınırının 20 milion rubleye çıkarılmasının orta bütçeli alımları hızlandıracağını ifade eden Pozdnyakov, bu prosedürün tam kapsamlı ihaleler gerektirmediğini ve en düşük fiyatı veren tedarikçinin hızla belirlenmesine imkan tanıdığını açıkladı.
Pozdnyakov, KOBİ’lerle yapılan sözleşmelerde limitin 30 milyon rubleye yükseltilmesinin küçük şirketlerin daha büyük devlet projelerine erişmesini sağlayacağını ve bölgelerdeki rekabeti güçlendireceğini savundu.
Ayrıca, ihale konusu ürünlerin benzer özellikli mallarla değiştirilebilmesi imkanının, başlangıçta beyan edilen ürünün piyasadan çekilmesi durumunda sözleşmelerin iptal edilmesi problemini ortadan kaldıracağını ekledi.
Klimanov ise prosedürlerin kolaylaştırılmasının getirdiği risklere dikkat çekerek, bu durumun teslim edilen ürünlerin kalitesinde düşüşe veya teslimat sürelerinin uzamasına neden olabileceğini aktardı.
Alım kurallarının esnetilmesinin her zaman şeffaflık ve rekabetin korunması konularında soru işaretleri yarattığını belirten Pozdnyakov, ihale sisteminin etkinliğinin bürokratik engellerin sayısıyla değil, denetim kalitesiyle belirlendiğini, bu nedenle prosedürlerin serbestleştirilmesinin denetim organlarının izleme faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Rusya
Rusya hazine tahvili ihraçlarını durdurdu

Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığının finansmanında kullandığı federal borç tahvili ihalelerini piyasadaki çöküş gerekçesiyle belirsiz bir süre için durdurduğunu açıkladı. Geleneksel olarak çarşamba günleri düzenlenen devlet tahvili ihraçları, piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla askıya alındı.
Rusya Maliye Bakanlığı, bütçe açığını finanse etmek amacıyla kullandığı federal borç tahvili (OFZ) ihalelerini piyasadaki çöküş nedeniyle belirsiz bir süre için durdurma kararı aldı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, geleneksel olarak çarşamba günleri gerçekleştirilen devlet tahvili ihraçlarının, “piyasa durumunun istikrara kavuşmasına yardımcı olmak amacıyla” sonlandırıldığı bildirildi.
Federal borç tahvili fiyatları haziran ayının ortasından bu yana hızla düşüş gösteriyor. RGBI endeksi 119 puan seviyesinden yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 110 puan seviyelerine gerilerken vadesi 10 yılı aşan uzun vadeli tahvillerin getirileri yıllık yüzde 16,5’in üzerine çıktı.
Bu süreçte gerçekleştirilen son dört ihale başarısızlıkla sonuçlandı. Maliye Bakanlığı 24 Haziran’daki ihraç işlemini iptal etti.
1 Temmuz’da tahvil satışı yapmayı deneyen bakanlık, talep edilen 110 milyar rublelik tutarın yalnızca yüzde 10’una karşılık gelen 10,3 milyar rublelik kısmı elden çıkarabildi.
8 Temmuz’daki ihaleyi yeniden iptal eden bakanlık, 15 Temmuz’daki ihraç girişimini ise kabul edilebilir fiyat seviyelerinde teklif gelmemesi nedeniyle geçersiz saydı.
Vektor Kapital analistlerinin verilerine göre Maliye Bakanlığı, haziran sonu itibarıyla 5,7 trilyon rubleye ulaşan bütçe açığını kapatabilmek için üçüncü çeyrekte borçlanma piyasasından 1,5 trilyon ruble kaynak sağlamayı hedefliyordu.
Ancak kurum şimdiye kadar net fiyatlarla yalnızca 8,8 milyar ruble borçlanabildi. İhalelerin ne zaman yeniden başlayacağına yönelik bilgi vermeyen Maliye Bakanlığı, sürecin tekrar başlamasına ilişkin kararın ayrıca duyurulacağını belirtti.
Rikom-Trast yatırım şirketinin kurumsal finansman direktörü Nikolay Leonenkov, Rus devlet tahvillerindeki çöküşün arkasındaki temel etkenin yükselen enflasyon ve Merkez Bankasının politika faizi indirimlerine ara vereceğine yönelik beklentiler olduğunu ifade etti.
RSHB Upravlenie Aktivami şirketinin kredi analizi ve makroekonomi bölüm başkanı Pavel Paevskiy ise piyasanın, federal bütçe açığının daha da genişlemesinden ve bu durumun piyasaya yeni federal borç tahvili arzı getirmesinden endişe duyduğunu aktardı.
Bloomberg’in verilerine göre Maliye Bakanlığı, planlananı 4-5 trilyon ruble aşacak olan askeri harcamaları karşılamak amacıyla bu yıl 2 ila 3 trilyon ruble düzeyinde ek borçlanmaya gitmeyi planlıyor.
Ajansın kaynakları, hükümetin kalan bütçe ihtiyacını sivil harcama kalemlerinde kesinti yaparak bulmaya çalışacağını belirtiyor.
Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) kıdemli uzmanı Aleksandr Kolyandr, Maliye Bakanlığının mevcut piyasa faizleriyle borçlanmak istemediğini, çünkü bu oranların “yüksek maliyetli” olduğunu kaydetti.
Kolyandr, bankaların devlete borç vermeye razı olduğu faiz oranını gösteren tahvil getirilerinin on yıllık borçlanmada yüzde 16 seviyesine yükseldiğini, bunun yüksek bir oran olduğunu ve Maliye Bakanlığının bu faiz seviyesinden borçlanmaya istekli görünmediğini vurguladı.
Rusya
Rus e-ticaret devi Wildberries depolarına İHA saldırısı: Zarar devasa

Rusya’da Wildberries lojistik merkezlerine düzenlenen İHA saldırılarında 7 çalışan hayatını kaybetti, 40’tan fazla kişi yaralandı. Sektör uzmanları, 350 bin metrekarelik alanın kaybıyla toplam zararın 50 milyar rubleye ulaşabileceğini tahmin ediyor. Rusya Soruşturma Komitesinin terör soruşturması başlattığı olay sonrası şirket, hukuki muafiyete rağmen satıcılara destek sağlayacağını açıkladı.
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının 18 Temmuz gecesi Rusya’nın birkaç bölgesine düzenlediği saldırılarda, ünlü e-ticaret platformu Wildberries’in lojistik merkezleri hedef alındı.
Moskova bölgesindeki Elektrostal ile Tambov bölgesindeki Kotovsk şehirlerinde yer alan depolarda ağır hasar meydana geldi. Kotovsk’taki tesiste 7 şirket çalışanı yaşamını yitirirken, 40’ı aşkın kişi yaralandı.
Rusya Federal Soruşturma Komitesi, yaşanan can kayıpları ve yıkımın ardından Rusya Ceza Kanunu’nun 205. maddesinde yer alan terör eylemi kapsamında cezai soruşturma başlattı.
Wildberries, her iki tesiste de çalışanların hızlıca tahliye edildiğini bildirdi. Kotovsk’taki depoda saldırı sonrası çıkan yangın kontrol altına alınarak açık alevler söndürüldü; Elektrostal’de ise itfaiye ekipleri ve acil durum servislerinin çalışmaları sürüyor.
Wildberries kurucusu Tatiana Kim, kişisel Telegram kanalında yaptığı paylaşımda yaşananları “dehşet verici bir gece” olarak nitelendirdi ve ölenlerin ailelerine taziyelerini iletti.
Şirket ayrıca Kotovsk ve Elektrostal depolarında görev yapan çalışanların ve yüklenicilerin yakınları için acil yardım hattı kurdu.
Şirket yetkilileri, tahliye esnasında bazı çalışanların iletişim imkanından yoksun kaldığını, bu nedenle yakınlarının destek ekibine internet sitesindeki sohbet paneli üzerinden ulaşabileceğini açıkladı.
Yapılan açıklamada, acil durum servisleriyle sürekli iletişim halinde kalındığı, çalışanlara ve ailelerine gerekli her türlü yardımın sağlandığı belirtildi.
Toplam hasar 50 milyar rubleye ulaşabilir
Vedomosti gazetesi için özel olarak hesaplama yapan iki gayrimenkul danışmanı, saldırılar sonucunda Wildberries’in yaklaşık 350 bin metrekarelik lojistik alanını kaybettiğini belirtiyor. Bu miktar, şirketin ülke genelindeki toplam depo kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’sine denk düşüyor.
Sektör danışmanları, lojistik parkların kendi değerinin 20 milyar rubleyi aştığını, içindeki ekipmanlar ve ürün stokları da dahil edildiğinde toplam kaybın 50 milyar rubleye kadar çıkabileceğini öngörüyor.
Altyapının eski haline getirilmesinin ise bir ila iki yıl süreceği ifade ediliyor. Görüşlerine başvurulan Rusya’nın en büyük emlak brokerlerinin tamamı resmi açıklama yapmaktan kaçınırken, Wildberries temsilcisi ise olası zarar tahminlerine ilişkin yorum yapmayı reddetti.
“Vançugov ve Ortakları” şirketinin yönetici ortağı Aleksey Vançugov ile NF Group ortağı Konstantin Fomiçenko, kesin hasar boyutunun ancak teknik incelemelerin ardından netleşeceğini belirtiyor.
Aleksey Vançugov, tesisin İHA enkazı düşmesi gibi riskleri de kapsayacak şekilde sigortalanmış olması durumunda zararın bir kısmının tazmin edilebileceğini kaydediyor.
Uzmana göre en ciddi kayıp, depo binasındaki hasardan ziyade lojistik süreçlerin kesintiye uğramasından kaynaklanacak.
Şirketin kalan stokları diğer dağıtım merkezlerine taşıması muhtemelen iki ila dört hafta alacak. Bu süreç hizmet verimliliğini düşürebilir ve siparişlerin alıcılara teslimatında gecikmelere yol açabilir.
Vançugov, bu arka planda Wildberries’in lojistik giderlerinin önümüzdeki bir ay içinde en az iki katına çıkabileceğini tahmin ediyor.
Büyük pazaryerlerinin lojistik altyapısının bir dağıtım ağı prensibine göre kurulduğunu belirten Konstantin Fomiçenko ise bu sayede belirli merkezler geçici olarak devre dışı kalsa bile şirketin ürün akışını diğer tesislere hızla kaydırabileceğini vurguluyor.
Fomiçenko, bazı bölgelerde güzergah değişiklikleri gerekse de bu modelin teslimat sürelerindeki etkiyi asgari düzeyde tutmaya imkan tanıdığını ifade ediyor.
Satıcılara ait ürünlerin tazminat konusunun sadece pazaryeri sözleşmesiyle değil, Rusya Federasyonu Medeni Kanunu’nun 901. maddesi hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuatla da düzenlendiğini sözlerine ekleyen uzman, bu tür risklerin her büyük lojistik operatörü için geçerli olduğunu, kritik faktörün ise ağın olağan işleyişine ne kadar hızlı döneceği olduğunu belirtiyor.
Satıcılara yönelik yeni sevkiyat düzeni
Saldırının ardından Wildberries her iki tesisteki operasyonları askıya alarak buradaki ürünleri hasar tespit çalışmaları tamamlanana dek satıştan kaldırdı.
Şirket, satıcılar için çalışma şemasını revize etti. Kotovsk için planlanan teslimatların ceza uygulanmaksızın Ryazan ve Voronej’e; Elektrostal teslimatlarının ise ürün grubuna göre Ryazan, Vladimir, Tula ve Tver’e yönlendirilmesine izin verildi.
Hasar gören depolara daha önce tanımlanmış tüm sevkiyatların cezai yaptırım olmadan iptal edilebileceği aktarıldı. Bununla birlikte şirket, teslimatların başka lojistik merkezlerine yönlendirilmesi durumunda uygulanan ek lojistik ve depolama katsayılarını sıfırladı.
Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Elektronik Ticaret Konseyi Başkanı Aleksey Fedorov, Wildberries bünyesindeki satıcılar için fiilen iki koruma mekanizmasının devrede olduğunu belirtiyor.
Bunlardan ilki, depodaki yangın, su baskını veya hırsızlık gibi durumlarda platformun kendi kusurundan kaynaklanan kayıplar için uyguladığı temel tazminat programı. Ancak pazaryerinin 1 Temmuz’da yayımlanan ve 7 Temmuz’da yürürlüğe giren güncel kullanıcı sözleşmesinde mücbir sebep hallerinin kapsamı ciddi ölçüde genişletildi.
Yeni düzenlemeyle birlikte silah ve insansız hava araçlarının kullanımı, savaş hali, olağanüstü hal ilanı ve diğer özel hukuki rejimlerin sonuçları mücbir sebep sayılıyor.
Bu gibi durumlarda platform, ürünlerin zarar görmesi veya kaybolması konusundaki sorumluluktan muaf tutuluyor. Eski sözleşmede bu yönde detaylı bir liste yer almıyordu.
Diğer yöntem ise Wildberries’in 2025 yılı sonunda SberStrahovaniye ile ortaklaşa başlattığı isteğe bağlı sigorta sistemi. Fedorov, bu programın depolama ve nakliye esnasındaki kayıpları kapsadığını ve mevcut durumu da karşılaması gerektiğini ifade ediyor.
Ancak SberStrahovaniye temsilcisi Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, satıcılara sunulan sigorta ürününün İHA kaynaklı zararları kapsamadığını vurguladı. Poliçenin yalnızca nakliye sırasındaki hasar, ürün değişimi, kayıp veya teslimat noktalarındaki depolama gibi operasyonel riskleri teminat altına aldığı belirtildi.
Ayrıca alıcının ürünü teslim almaması veya iade etmesi durumunda, ürünün dağıtım merkezine geri gönderim maliyetlerinin de bu poliçeyle karşılandığı eklendi.
Buna rağmen Fedorov, devletin konuya müdahil olması ihtimali nedeniyle satıcılara ödeme yapılacağı görüşünü koruyor. Daha sonra açıklama yapan Tatiana Kim, ölen çalışanların ailelerine 2’şer milyon ruble, durumu ağır olan yaralılara ise 1’er milyon ruble ödeneceğini bildirdi.
Kim, zarar gören lojistik merkezlerindeki ürünler için satıcılara yönelik bir tazminat formülü üzerinde çalıştıklarını da aktardı.
Olağanüstü hal koşullarında kaybolan ürünler için ödeme yapma yükümlülükleri olmamasına karşın satıcılara finansal destek sunmaya hazır olduklarını ve ödeme sürecine dair detayların ilerleyen süreçte paylaşılacağını ekledi.
Alışveriş Dernekleri Federasyonu Başkanı Artem Sokolov ise tesis güvenliğinin güncel koşullar çerçevesinde ve ilgili kurumların katılımıyla çözülmesi gereken çok boyutlu bir konu olduğunu ifade ediyor.
Sokolov, mevcut gerçeklikte depoların güvenliğini sağlama meselesinin artık sadece pazaryerlerinin kendi sorumluluk sınırlarını aştığı değerlendirmesini yapıyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş1 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?










