Avrupa
Alman hükümeti reform paketini açıkladı

Alman hükümeti, düşük gelirli kesimlere yönelik yıllık 10 milyar avro tutarında vergi indirimi, emeklilik sisteminde değişiklikler ve daha uygun fiyatlı konutların inşasını içeren bir reform paketi açıkladı.
Kamuoyu yoklamalarında Almanya için Alternatif’in (AfD) gerisinde kalan Merz, Avrupa’nın en büyük ekonomisini canlandırmak için reformları hayata geçirme konusunda yoğun baskı altında kaldı. Fakat koalisyon içindeki çekişmeleri aşmakta ve ivme kazanmakta zorlandı.
Merz perşembe günü gazetecilere, “Almanya’yı tekrar rayına oturtmak istiyoruz,” dedi.
Çeşitli sorunları ele almak ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan uzun önlemler listesi, “sosyal yardım dolandırıcılığına” karşı bir eylem planı ve çalışanların telefonla hastalık raporu alabilme imkânının kaldırılmasının yanı sıra, dijitalleşme yoluyla federal bakanlıklardaki personel sayısını %8 oranında azaltma hedefini de içeriyor.
Vergi indirimi, esas olarak yıllık geliri 280.000 avro veya üzerinde olan en yüksek gelir grubu için en yüksek vergi oranının %45’ten %47’ye çıkarılmasıyla finanse edilecek.
Deutsche Bank Research’ten Marion Muehlberger, “Hükümet, önemli yapısal reformlar üzerinde uzlaşma sağlama ve bunları yıl sonuna kadar hayata geçirme yeteneğini sergilemiştir,” diyerek bu paketi son on yılların en önemli reform paketlerinden biri olarak nitelendirdi:
“Bu durum piyasa duyarlılığını canlandıracak ve yılın ikinci yarısında iktisadi büyümenin hızlanacağına dair tahminimizi pekiştirecek.”
Merz hükümeti, büyümeyi hızlandırmak ve şirketlerin şiddetli dış rekabet ortamında daha “dayanıklı” hale gelmelerine yardımcı olmak amacıyla reformların aciliyetini vurguluyor.
Alman ekonomisi, pandemiden bu yana ivmesini yeniden kazanmakta zorlanıyor. Çin’den gelen artan rekabetin yanı sıra yüksek enerji fiyatları, ihracat odaklı iktisadi modelini zorluyor.
Hükümet, nisan ayında 2026 yılı büyüme tahminini yarı yarıya indirerek %0,5’e düşürdü ve 2027 yılı büyüme tahminini de önceki %1,3’lük tahmininden %0,9’a indirdi.
Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artışın olumsuz etkisiyle enflasyon tahminlerini de yukarı yönlü revize etti.
Avrupa
Finlandiya’da AB yaptırımlarını ihlal eden şirkete mahkumiyet

Finlandiya’da Güney Karelya Bölge Mahkemesi, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle lojistik şirketi Idän Liikenteenvälitys IL Oy’un sahibini 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, şirketin 2022 ve 2023 yıllarında kamyon ve römorkları Türkiye ile Kazakistan üzerinden ihraç edilmiş gibi göstererek fiilen Rusya’ya gönderdiğine hükmetti.
Finlandiya’da Güney Karelya Bölge Mahkemesi, Avrupa Birliği’nin Rusya’ya yönelik yaptırım rejimini ihlal ettiği gerekçesiyle Lappeenranta merkezli lojistik şirketi Idän Liikenteenvälitys IL Oy’un sahibini 3 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.
Söz konusu suç için öngörülen azami ceza 4 yıl hapis.
Mahkeme ayrıca şirketin yaklaşık 600 bin avro tutarındaki yasa dışı kazancına el konulmasına karar verdi. Bunun yanında toplam değeri yaklaşık 6 milyon avroya ulaşan şirket varlıklarının da müsaderesine hükmedildi.
Soruşturmaya göre şirket, 2022 ve 2023 yıllarında Finlandiya’dan Rusya’ya 164 kamyon ve römork sevk etti.
Resmi belgelerde araçların alıcısı olarak Türkiye ve Kazakistan’daki şirketler gösterildi. Ancak mahkeme, kamyon ve römorkların Rusya üzerinden transit geçiş yapmadığını, fiilen Avrupa Birliği yaptırımları aşılacak şekilde Rus şirketlerine teslim edildiğini değerlendirdi.
Yle’nin haberine göre bu düzenek, Avrupa Birliği yaptırımlarının malların Rusya topraklarından transit geçişini yasaklamamış olmasından yararlandı.
Bu sayede sevkiyatlar üçüncü ülkelere ihracat gibi gösterildi, ancak nihai varış noktası Rusya oldu. Girişimci suçlamaları kabul etmedi. Kazak şirketlerini nihai alıcı olarak gördüğünü ve araçların Rusya’da kalacağını bilmediğini ifade etti.
Avrupa Birliği, Rusya’ya yönelik yaptırımları Şubat 2022’de uygulamaya koymaya başladı. Bugüne kadar 20 yaptırım paketi kabul edildi.
Bu paketler finans sektörü, enerji, ulaştırma, teknoloji ve ekipman ihracatı ile çift kullanımlı ürünlerin sevkiyatını kapsadı.
Rusya’ya ihracatı yasaklanan ürünler arasında kamyonlar, römorklar ve diğer bazı araçlar da yer aldı.
Son yaptırım paketi nisanda kabul edildi. Paket kapsamında kişi ve kuruluşların yanı sıra 40’tan fazla gemi ile 20 banka da yaptırım listesine eklendi.
Avrupa Komisyonu aynı dönemde, bankacılık sektörü ile savunma sanayisini de kapsayacak 21’inci yaptırım paketini hazırladığını duyurdu. Daha önce yapılan açıklamalarda, Rus askerlerine Avrupa Birliği topraklarına giriş yasağı getirilmesinin de bu pakette yer alacağı bildirilmişti.
Alman Süddeutsche Zeitung gazetesi de bir gün önce, Almanya’da Rus Almanı aileden iki kardeşin Avrupa Birliği’nin Rusya yaptırımlarını ihlal ettiklerini kabul ettiğini yazdı.
Habere göre iş insanları, Kırgızistan ve Türkiye’de kurulan paravan şirketler üzerinden makine mühendisliğinde kullanılan parçaları Rusya’ya gönderdi.
Suçlarını kabul etmeleri karşılığında iki kardeş hakkında en fazla 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası verilmesi gündeme gelebilir.
Avrupa
AB’nin yeni giriş sistemi havalimanlarında bekleme sürelerini uzattı

AB’nin yabancı ülke vatandaşları için devreye aldığı yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES), Avrupa havalimanlarında pasaport kontrolü kuyruklarının belirgin biçimde uzamasına neden oldu. The Economist’in haberine göre teknik sorunlar nedeniyle bazı havalimanlarında yoğun saatlerde bekleme süresi üç buçuk saate kadar çıkarken, havayolu şirketleri yolculara uçuşlarından en az üç saat önce havalimanında olmalarını tavsiye ediyor.
Avrupa Birliği’nin yabancı ülke vatandaşlarının giriş ve çıkışlarını elektronik ortamda kaydeden yeni Giriş/Çıkış Sistemi’nin (Entry/Exit System, EES) tam olarak devreye girmesinin ardından Avrupa havalimanlarında pasaport kontrolü kuyrukları önemli ölçüde uzadı.
The Economist’in haberine göre bazı havalimanlarında yoğun saatlerde sınır kontrolü için bekleme süresi üç buçuk saate ulaşıyor.
Dergi, “Son aylarda AB’nin Giriş/Çıkış Sistemi (EES), kıtanın havalimanlarında gerçek bir kargaşaya yol açtı” ifadelerine yer verdi.
Havalimanı işletmecileri ile havayolu şirketlerinin temsilcileri, sistemin uygulanma sürecinin ciddi teknik sorunlarla ilerlediğini aktarıyor.
Avrupa Havalimanları Konseyi ACI Europe’un Genel Müdürü Stefan Schulte, self servis terminallerin istikrarlı çalışmadığını söyledi. Schulte, sıcak havalarda parmak izi tarayıcılarının verileri okuyamadığını da ifade etti.
Yazılım arızaları nedeniyle bazı yolcuların kayıt işlemlerini yeniden yapmak zorunda kaldığı da belirtildi.
Danışmanlık şirketi Veovo’nun değerlendirmesine göre, nisan ayından bu yana Avrupa’daki havalimanlarının büyük bölümünde AB üyesi olmayan ülkelerin vatandaşları için pasaport kontrolünden geçiş süresi iki katın üzerine çıktı. Bu gelişmenin ardından Wizz Air, yolcularına uçuşlarından en az üç saat önce havalimanına gelmelerini tavsiye etti.
The Economist, yeni sistemin yol açtığı sonuçlara ilişkin çeşitli örneklere de yer verdi. Buna göre nisan ayında Milano’dan Manchester’a gitmesi planlanan EasyJet uçağındaki 100’den fazla yolcu, pasaport kontrolünü zamanında geçemediği için uçağa binemedi. Dergi, en büyük sıkıntının AB üyesi olmayan ülkelerden çok sayıda turist ağırlayan küçük havalimanlarında yaşandığını yazdı. İspanya’daki Alicante ve Lanzarote havalimanları bu duruma örnek gösterildi.
EES sistemi aşamalı olarak geçen yıl ekim ayında uygulanmaya başladı. Sistem, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerin vatandaşları için pasaportlara vurulan giriş ve çıkış damgalarının yerini elektronik kayıt sistemine bıraktı.
Schengen Bölgesi’ne ilk kez giriş yapan yolcuların pasaportlarını, yüzlerini ve parmak izlerini taratmaları gerekiyor. Sonraki seyahatlerde ise bu biyometrik veriler kimlik doğrulaması amacıyla kullanılıyor.
Sistem bu yıl nisan ayında tam kapasiteyle devreye alındı. Amaç, yabancı ülke vatandaşlarının Schengen Bölgesi’nde kalış sürelerini takip etmek, göç kurallarını ihlal eden kişileri tespit etmek ve kişisel verilerle bağlantılı dolandırıcılığı önlemek.
Daha önce ACI Europe, Airlines for Europe (A4E) ve Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Avrupa Komisyonu’ndan havalimanlarına yoğun saatlerde biyometrik kontrolleri geçici olarak durdurma yetkisi verilmesini talep etmişti. Kuruluşlar, gecikmeler nedeniyle bazı uçuşların boş koltuklarla kalktığını ve sınır kontrolünde bekleme süresinin kimi durumlarda beş saate ulaştığını bildirmişti.
Avrupa
AP’nin en büyük grubu EPP “İslamcı ağların” haritalandırılmasını destekliyor

AP’nin en büyük siyasi gücü olan Avrupa Halk Partisi (EPP), salı günü ayrı ayrı kararlarla sığınma ve İslami ağlara yönelik geniş kapsamlı eleştirilerde bulundu.
İslam konusundaki kararda, bu dinin Avrupa demokrasisini zayıflatmak amacıyla “gizli sızma” yoluyla siyasi olarak istismar edildiği iddia ediliyor.
Ursula von der Leyen’in de mensup olduğu EPP, yetkililerden İslamcı örgütlerin ağlarını haritalandırmalarını, sivil topluma sağlanan finansmanı kesmelerini ve dinle ilgili daha fazla istihbarat toplanmasını sağlamalarını istiyor.
Kararda, “Avrupa’daki demokratik süreçlere yönelik siyasi-dini müdahaleyi, demokratik süreçlere yönelik dışsal ve haksız bir müdahale olarak görüyoruz,” denilerek, bu durumun Rusya ve Çin’in müdahalesiyle eşdeğer olduğu belirtiliyor.
Daha önce AB’nin Müslüman Kardeşler’e dolaylı olarak finansman sağladığına dair iddialar gündeme gelmişti.
“Avrupa Irkçılık Karşıtı Ağı” isimli STK, kararın Müslümanları Avrupa kurumlarına yönelik potansiyel tehditler olarak gösteren ırkçı imaları yinelediğini ve onlara yönelik artan denetim, dışlama, şüphe, ırkçılık ve şiddeti meşrulaştırdığını savunuyor.
Ağ, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Karar, tam tersini yapan politikaları meşrulaştırmak için özgürlük ve toplulukların korunması dilini kullanıyor. Ayrıca, EPP kararı gibi siyasi araçlara yerleştirilmiş çarpıtılmış anlatıların sonucunun, Avrupa’daki Müslümanların kapana kısıldığı bir ikilem olduğunu belirtmek de aynı derecede önemlidir: Eğer siyasete katılmaya ve aktif vatandaşlık sergilemeye cesaret ederlerse, ‘İslamcı’ ya da tehdit olarak etiketlenirler.”
Göç konusundaki EPP kararı, ikincil koruma statüsünün kaldırılmasını öngörüyor.
Kararda, bunun amacının “menşe ülkelerindeki iç savaşın sona ermesinden sonra mültecilerin daha hızlı geri gönderilmesini sağlamak” olduğu belirtiliyor.
AB’nin istatistik ofisi Eurostat’a göre, 2024 yılında 155.000’den fazla kişiye ikincil koruma statüsü verilirken, geçen yıl 72.000 kişiye verildi.
Prensip olarak, ikincil koruma, AB iltica kuralları uyarınca mülteci statüsüne hak kazanamayan fakat geri gönderildikleri takdirde ciddi zarar görme riskiyle karşı karşıya kalacak kişilere verilebilir.
AB’nin Malta merkezli sığınma ajansı (EUAA), bu tür zararın idam cezası veya infaz ile işkence ya da insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezayı içerebileceğini belirtiyor.
Ayrıca, uluslararası veya iç silahlı çatışma durumlarında ayrım gözetmeyen şiddetten kaynaklanan ciddi ve bireysel tehditle karşı karşıya kalan kişileri de kapsıyor.
AB İçişleri Komiseri Magnus Brunner, kararların alındığı grubun Viyana’daki siyasi genel kurulunda açılış konuşmasını yaptı.
Brunner, göç politikası konusunda EPP liderliğini övdü ve yakın zamanda kabul edilen sınır dışı etme yasasına atıfta bulunarak, grubun göç konusunda “yeni bir zihniyet değişikliği” yarattığını belirtti.
Göç kararında ayrıca, AB’nin “araçsallaştırma” olarak tanımladığı durum kapsamında, dış sınırı geçmeye zorlanan hiç kimseye sığınma hakkı verilmemesi öneriliyor.
Bu bağlamda, Belarus gibi bir ülkenin göçü Polonya’yı istikrarsızlaştırmak için kullandığı öne sürülüyor.
Brunner konuşmasında bu konuya değinerek, dinleyicilere Belaruslu yetkililerin göçmenleri sınırın ötesine ittiğini ve bu şekilde “göçmenleri Avrupa Birliği’ne karşı bir silah olarak kullandığını” şahsen gördüğünü söyledi.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Rusya3 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını1 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Söyleşi4 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını1 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi












