Avrupa
AB, yaptırım listesine 46 tanker ve 20 Rus bankasını ekledi

Avrupa Birliği Konseyi, Rusya ekonomisinin kilit sektörlerini hedef alan 120 kişi ve kuruluşu kapsayan, iki yılın en geniş kapsamlı kısıtlama paketi olan 20. yaptırım setini kabul etti. Yeni önlemler kapsamında 46 tanker “gölge filo” listesine alınırken, 20 Rus bankası ile enerji ve savunma sanayii ile bağlantılı çok sayıda uluslararası yapı yaptırım radarına girdi.
Avrupa Birliği (AB), Perşembe günü yaptığı açıklamayla Rusya’ya yönelik 120 kişi ve kuruluşu kapsayan “sert ve çok katmanlı” 20. yaptırım paketinin kabul edildiğini duyurdu.
AB Konseyi tarafından yapılan açıklamada, söz konusu paketin son iki yılın en kapsamlı kısıtlama dizisi olduğu ve Rusya’nın savaş bütçesini finanse eden ekonominin kritik sektörlerini doğrudan hedef aldığı vurgulandı.
Bu kapsamda, yaptırımları aşarak Rus petrolünü taşımak için kullanılan “gölge filo” siciline 46 yeni gemi eklendi. Yapılan bu eklemeyle birlikte, AB limanlarına girişi yasaklanan ve Avrupa merkezli şirketlerden hizmet alması engellenen toplam tanker sayısı 632’ye yükseldi.
Limanlar ve finans kuruluşları yaptırım listesinde
AB, petrol fiyat tavanı uygulamasını delmek amacıyla kullanılan Murmansk ve Tuapse limanlarının yanı sıra Endonezya’daki Karimun Limanı’nda bulunan petrol terminali ile yapılacak tüm işlemleri yasakladı.
Finans sektöründe ise aralarında Avangard, Poçta Bank, Russkiy Standart, Fora-bank, SDM-Bank ve Avers’in de bulunduğu 20 Rus bankası yaptırım listesine dahil edildi.
Ayrıca, AB yaptırımlarının aşılmasına aracılık eden veya Rusya’nın SWIFT alternatifi olan Mali Mesaj Aktarım Sistemi (SPFS) ile bağlantılı olan “üçüncü ülkelerdeki dört finans kuruluşuna” yönelik operasyonlar da yasak kapsamına alındı.
Enerji sektörüne yönelik yeni kısıtlamalar
Yeni paket, AB içerisinde gemi satışları sırasında “güvenilirlik denetimleri” yapılmasını zorunlu kılarak Rusya’nın gölge filosunun genişlemesini zorlaştırmayı amaçlıyor. AB ülkelerinde, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan Rus buz kıranlarına ve tankerlerine teknik bakım hizmeti verilmesi yasaklanırken; 2027 yılından itibaren Rusya ile bağlantılı şirketlere LNG terminal hizmeti sunulması da durdurulacak.
Kripto varlıklar alanında, RUBx kripto para birimi ile Moskova’nın yaptırımları aşmak için kullandığı A7A5 sabit coininin (stablecoin) işlem gördüğü borsayı yöneten Kırgızistan merkezli tüzel kişiliğe yaptırım getirildi. Söz konusu kuruluşun, yakın zamanda bir siber saldırıya uğradığını ve 1 milyar rubleden fazla varlığın çalındığını duyuran Grinex olduğu değerlendiriliyor. Öte yandan, Avrupalı şirketlerin dijital ruble geliştirme süreçlerine katılması da yasaklandı.
Savunma sanayii ve uluslararası tedarik zinciri
Yaptırım paketi, Rusya’nın askeri-endüstriyel kompleksiyle bağlantılı olan ve özellikle insansız hava araçlarının geliştirilmesi ile üretimiyle uğraşan 58 şirketi ve bu yapılarla ilişkili kişileri de kapsıyor. Listede, Rus savunma sanayisine silah veya çift kullanımlı ürünler tedarik eden Çin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Özbekistan, Kazakistan ve Belarus merkezli 16 yapı yer alıyor.
AB, ihracat kısıtlamalarını aralarında Çin (Hong Kong dahil), Türkiye ve BAE’den firmaların da bulunduğu 60 yeni şirketi kapsayacak şekilde genişletti. Kırgızistan üzerinden Rusya’ya yeniden ihraç edildiği gerekçesiyle, bu ülkeye yönelik CNC tezgahları ve radyo cihazları sevkiyatı da yasaklandı.
Petrol sektöründe ise Başneft, Slavneft ve Slavneft’in bazı alt birimleri ile Tuapse, Komsomolsk ve Açinsk rafinerileri dahil olmak üzere 36 şirkete yönelik doğrudan yaptırımlar yürürlüğe girdi. Gazprom ve Lukoil’in iştirakleri de bu listede yer aldı.
Son olarak, bireysel yaptırımlar listesine rapçi Timati, Ermitaj Müzesi Müdürü Mikhail Piotrovskiy ve Kalaşnikov Konserni Genel Tasarımcısı Vladimir Lepin eklendi. Birleşik Enstrüman İmalat Şirketi Genel Müdürü Sergey Sakhnenko ile Teçnodinamika Holding Genel Müdürü İgor Nasenkov da kısıtlama getirilen diğer isimler arasında yer buldu.
Avrupa
AB Savunma Komiseri, Ukrayna ordusunun birliğe entegrasyonunu istedi

Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Ukrayna’nın gelecekteki savunma birliğine entegre edilmesi gerektiğini belirterek, iki tarafın askeri sanayilerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulundu. Kubilius, AB ülkelerinin askeri güç açısından Rusya’yı geride bırakmak için önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini ifade etti.
Avrupa Birliği (AB) Savunma Komiseri Andrius Kubilius, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Savunma ve Güvenlik Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, AB’nin Ukrayna’yı gelecekte kurulacak savunma birliğine entegre etmesi gerektiğini söyledi.
Reuters’ın aktardığı açıklamaya göre Kubilius, “Avrupa’da Ukrayna silahlı kuvvetlerini kendi savunma mimarimize entegre etmeyi hayati bir mesele olarak görmezsek, bunu anlamlandırmak zor olurdu” dedi.
Kubilius, Ukrayna’nın askeri doktrinindeki dönüşüm sayesinde şu anda savaş alanında baskın durumda olduğunu vurguladı.
Avrupa askeri sanayisi ile Ukrayna üretim tesislerinin tek bir askeri yapıda birleştirilmesi çağrısında bulunan Kubilius, Ukrayna’nın AB askeri pazarına tamamen entegre edilmesi gerektiğini kaydetti.
Kubilius, Avrupa Komisyonunun önümüzdeki hafta savunma pazarına ilişkin ayrıntılı bir analiz ve sonraki adımları içeren ilk teklifleri sunabileceğini bildirdi.
Savunma Komiseri, daha sonraki aşamada ise savunma tedariki kurallarının ve diğer pazar normlarının değiştirilmesinin önerileceğini belirtti.
Kubilius, AB için stratejik bir hedef de ortaya koydu.
AB ülkelerinin askeri güç ve silah miktarı bakımından Rusya’yı geride bırakmak amacıyla önümüzdeki 10 yılda silah üretimine yaklaşık 7 trilyon avro harcaması gerektiğini savunan Kubilius, bu harcamaların NATO kapsamındaki savunma bütçelerini gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 5’ine çıkarma taahhütleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.
Kubilius, Avrupalıları bu bedeli ödemeye hazır olmaya çağırarak bunu “barışın bedeli” olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte Kubilius, büyük miktarlarda üretilmesi zor olan yüksek teknolojili silahların üretilmesinden vazgeçilmesini ve bunun yerine Ukrayna’da kullanılan insansız hava araçlarını örnek göstererek “muazzam miktarda tatmin edici silah” üretimine odaklanılmasını önerdi.
AB Savunma Komiseri ayrıca, Ukrayna’nın yenilikçi savunma sanayisinin Avrupa savunma ve teknoloji tabanına entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Avrupa
Macaristan, Ukrayna ve Moldova’nın AB üyeliği mektubuna onay vermedi

Macaristan, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin tamamının imzasıyla Ukrayna ve Moldova’nın birliğe katılımını desteklemek üzere hazırlanan ortak mektubun Avrupa Konseyi ile Avrupa Komisyonuna gönderilmesine karşı çıktı. Budapeşte’nin vetosu nedeniyle onaylanamayan taslak mektubun önümüzdeki hafta yeniden müzakere edilmesi bekleniyor.
Macaristan, Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne katılımını desteklemek amacıyla 27 üye ülke adına Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonuna gönderilmesi planlanan ortak mektubu reddetti.
Politico’nun konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Kiev ve Kişinev’in katılım başvurularının bir sonraki aşamaya geçebilmesi için bu belgenin gönderilmesi gerekiyor.
Kaynaklar, Macaristan’ın mektubu desteklemeyen tek üye ülke olduğunu belirtti. Kararın onaylanması için üye 27 ülkenin tamamının rızası gerektiğinden, konunun önümüzdeki hafta tekrar ele alınacağı kaydedildi.
Daha önce Ukrayna’nın katılım müzakerelerini uzun süre engelleyen Macaristan’ın eski Başbakanı Viktor Orban olmuştu. Göreve gelen yeni Başbakan Peter Magyar ise müzakere sürecinin başlatılmasına karşı çıkmadı ancak mektup taslağında yer alan ve Kiev’in katılımına atıfta bulunan “en kısa sürede” ifadesinin metinden çıkarılmasında ısrar etti.
Magyar, Ukrayna’nın üyeliğini hızlandırmak amacıyla tüm müzakere başlıklarının aynı anda açılmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. Macaristan Başbakanı bu tutumunu, “Kısmen, ilk başlığa ait belgelerin mürekkebi henüz kurumadığı için, kısmen de bu durum yıllardır Avrupa Birliği’ne üye olmak için çalışan Sırbistan, Arnavutluk, Karadağ ve Kuzey Makedonya gibi Batı Balkan ülkelerine yanlış bir mesaj göndereceği için” sözleriyle gerekçelendirdi.
Avrupa Birliği, haziran ayında Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerinin ilk faslını resmen açmıştı. Lüksemburg’da üye ülkelerin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen törenle başlayan süreç, farklı mevzuat ve politika alanlarını kapsayan altı tematik başlığa ayrılıyor.
Hukukun üstünlüğü, demokratik kurumların işleyişi ve kamu yönetimi gibi temel konuları içeren ilk başlığın açılması, hazırlık aşamasından üyelik koşullarına ilişkin pratik çalışmalara geçişi temsil ediyor.
AB’nin Ukrayna Büyükelçisi Katarina Mathernova, Kiev’in 2030 yılına kadar birliğe katılabileceğini ancak nihai takvimin Ukrayna makamlarının yasal ve kurumsal reformları tamamlama hızına bağlı olacağını açıklamıştı.
Mathernova, müzakerelerdeki 33 başlığın tamamının bu yaz açılabilmesini umduğunu da sözlerine eklemişti.
Avrupa
Çekya’da NATO zirvesine kim katılacak krizi

Çekya Başbakanı Andrej Babiš, ülkesinin cumhurbaşkanının önümüzdeki ay Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesine katılımını engelledi.
Bu durum, Prag’ı yurtdışında temsil etme yetkisine kimin sahip olduğu konusunda anayasal bir tartışmaya yol açtı.
Eski bir NATO komutanı ve Ukrayna’nın sadık bir destekçisi olan Cumhurbaşkanı Petr Pavel, salı günü yaptığı açıklamada, cumhurbaşkanının yetkilerini ihlal eden ve “benzeri görülmemiş ve son derece talihsiz bir adım” olarak nitelendirdiği bu durumla ilgili olarak anayasa mahkemesine başvuracağını söyledi.
Bu çatışma, Pavel ile Babiš arasındaki iktidar mücadelesinde yaşanan en son tırmanışı işaret ediyor.
Trump’ın da müttefiki olan milyarder başbakan Babiš, Çek vatandaşlarının Ukrayna’nın silah masraflarını karşılamasına karşı kampanya yürüttükten sonra aralık ayında yeniden göreve dönmüştü.
Pavel, 2023’teki cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Babiš’i mağlup etmişti. Fakat Babiš, geçen yıl ANO partisinin parlamento seçimlerini kazanmasının ardından koalisyon hükümetinin başında yeniden iktidara gelmişti.
Prag’daki bu gergin ortak yaşam ortamına rağmen Pavel, NATO zirvesindeki temsil konusunda hükümetle “aylarca sürecek kamuoyu önünde tartışmaları” önlemek için defalarca çaba gösterdiğini belirtti.
Her ikisinin de Ankara’ya gidebileceğini, kendisinin gayri resmi bir akşam yemeğine katılmakla yetineceğini, resmi müzakereleri ise Babiš’e bırakacağını önerdi.
Pavel şunları söyledi:
“Bu anlaşmazlık aslında tek bir dış toplantıdaki tek bir koltukla ilgili değil. Bu, cumhurbaşkanını, silahlı kuvvetlerin başkomutanını ve eski bir NATO yüksek temsilcisini, Çek Cumhuriyeti’nin ve vatandaşlarının güvenliği yararına hayat boyu edindiği uzmanlığını kullanabileceği bir zamanda ittifakın zirvesinden dışlamak için hükümetin bilinçli olarak aldığı bir kararla ilgilidir.”
Pavel, Anayasa Mahkemesi’nden zirveye katılım konusunda kimin karar verebileceğini netleştirmesini ve hükümete cumhurbaşkanını engellememesini, bunun yerine onunla işbirliği yapmasını emretmesini istedi.
Ayrıca, Çek cumhurbaşkanlarının sağlık sorunları nedeniyle bir kez hariç, son 20 NATO zirvesinin 19’unda ülkeyi temsil ettiklerini de belirtti.
Pavel salı günü yaptığı açıklamada şöyle devam etti:
“Bu gelenek herhangi bir nedenle değişecekse, bu yine müzakereler ve mutabakat yoluyla gerçekleşmeli, hükümetin tek taraflı bir kararıyla değil. Başbakan Andrej Babiš geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanının kendisinin üstü olmadığını söyledi. Bu konuda haklı. Ben sadece bunun tersinin de geçerli olduğunu eklemek isterim.”
Babiš, dışişleri ve savunma bakanlarıyla birlikte Ankara’ya gelmeye hazırlanıyor. Çek lider, Prag’ın NATO savunma harcamaları hedeflerini tutturamaması nedeniyle ABD başkanının öfkesinden kaçınmak için Trump’a olan yakınlığına güveniyor.
Babiš geçen ay Financial Times’a verdiği demeçte, hükümetinin bu yıl GSYİH’nın yüzde 2’sini savunmaya ayırma hedefini “muhtemelen” tutturamayacağını ama bölgedeki ABD başkanını açıkça destekleyen son liderlerden biri olmanın “avantajına” güvendiğini söylemişti.
Çek başbakanı, Ukrayna’yı silahlandırma konusunda da daha az kararlı bir tutum sergiliyor. Oysa Pavel, 2024 yılında Prag öncülüğünde Kiev’e top mermisi sağlayan uluslararası bir girişimin başlatılmasına yardımcı olmuştu.
Babiš, projeye finansman sağlamayı durdurdu ve projeye katılan ülke sayısı geçen yıldan bu yana yarı yarıya azaldı.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










