RUSYA
Abhazya’da cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldı

Abhazya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamadığı için seçimler ikinci tura kaldı. Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Badra Gunba ve Kasım 2024 protestolarının liderlerinden Adgur Ardzınba, 1 Mart’ta yapılacak ikinci turda yarışacak.
Abhazya’da 15 Şubat’ta yapılan erken cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamadı.
Apsnypress‘in haberine göre, oyların tamamı sayıldıktan sonra eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Badra Gunba yüzde 46’nın biraz üzerinde oy alırken, Kasım 2024 protestolarının liderlerinden ve eski Başbakan Yardımcısı Adgur Ardzınba yüzde 36,9 oy aldı. Seçimlerin ikinci turu 1 Mart’ta yapılacak.
Abhazya Merkezi Seçim Komisyonu’na göre, bu yılki seçime katılım oranı 2020’deki ile benzer seviyede gerçekleşti ve seçmenlerin yaklaşık yüzde 69’u (99 bin kişi) oy kullandı.
Rusya’nın Çerkesk kentindeki sandıklarda ise Ardzınba, Gunba’nın yüzde 42’sine karşılık yüzde 47,9 oy alarak ilk turu önde tamamladı.
Diğer üç aday ise oyların yüzde 10’unu dahi alamadı. Abhazya Kontrol Odası eski başkanı yüzde 7,5, bölgenin Rusya’daki eski ticari temsilcisi Oleg Bartsits yüzde 4 ve Karadeniz Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adgur Hurhumal yüzde 0,97 oyda kaldı.
Neden erken seçim gidildi?
Abhazya’da bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi aslında Mart 2025’in sonunda yapılacaktı. Fakat, 19 Kasım 2024’te bölgenin önceki cumhurbaşkanı Aslan Bjanya’nın istifa etmesi üzerine seçimler erkene alındı.
Bjanya, Rusya ile imzalanan bir yatırım anlaşmasının parlamentoya sunulması üzerine başkent Sohum’da günlerce süren protestolar sonucu istifa etmek zorunda kalmıştı. Söz konusu anlaşma, parlamento tarafından reddedilmişti.
Bjanya’nın istifasının ardından, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Gunba başkanlık görevini üstlendi. Ancak, seçim yarışına katılması nedeniyle yetkilerini geçici olarak Başbakan Valeri Bganba’ya devretti.
Seçim kampanyası sürecinde Abhazya, sosyo-ekonomik bir krizle karşı karşıya kaldı. Kış aylarında ülke, çalışan tek enerji tesisi olan Inguri hidroelektrik santralindeki yetersiz su akışı nedeniyle elektrik sıkıntısı yaşadı.
Elektrik kesintileriyle ilgili sorun, ancak Rusya’dan gelen insani yardımlar sayesinde çözülebildi. Bundan önce, 1 Kasım – 23 Aralık 2024 tarihleri arasında Sohum ticari fiyattan elektrik satın almak zorunda kalmıştı.
Bu gelişmelerin ardından, Rusya Devlet Başkanlığı İdaresi Birinci Başkan Yardımcısı Sergey Kiriyenko, ocak ayı sonlarında Abhazya’ya üç günlük bir ziyaret gerçekleştirdi.
Kiriyenko, Gunba ile yaptığı görüşmelerde yerel havaalanının yeniden inşası konusunu ele aldı. Sohum Uluslararası Havaalanı, 1993 yılında Abhaz-Gürcü savaşının en şiddetli döneminde kapatılmıştı.
Şubat 2025’te Moskova’dan ilk test uçuşunun yapılması planlanıyor. Kiriyenko, Moskova’nın yakın zamanda Rus-Abhaz kontrol noktası Psou’nun yeniden inşası için 10 milyar ruble tahsis edeceğini, Abhazya’da Rusya’nın Liderleri benzeri bir program oluşturulacağını ve başkentte bir çocuk hastanesinin inşasına yardım edileceğini açıkladı.
Dört gün sonra Gunba, Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ile bir araya geldi. Novak, Abhazya ile yatırım anlaşmasının revize edilebileceğini ve Abhaz küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek için 100 milyon ruble tutarında özel bir fon oluşturulacağını belirtti.
Ayrıca, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, Abhaz kamu çalışanlarının maaşları için 343 milyon ruble tahsis edildiğini duyurdu.
‘Kasımda yaşanan olaylar tesadüfi değil’
Öte yandan Rusya Bilimler Akademisi (RAN) Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IMEMO) Post-Sovyet Araştırmalar Merkezi Kafkasya Bölümü Başkanı Vadim Muhanov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarının tahmin edilebilir olduğunu ve adaylardan hiçbirinin siyasi bir ağırlığının olmadığını ifade etti.
Muhanov, seçim sonuçlarının Kasım olaylarının tesadüfi olmadığını ve Abhaz toplumundaki derin bölünmeyi gösterdiğini vurguladı.
Rus siyaset bilimci Andrey Areşev ise Abhaz elitleri arasındaki çatışmanın 2004 yılına kadar uzandığını ve Ardzınba’nın geleneksel olarak toplumun “milliyetçi yönelimli” kesimini temsil ettiğini belirtti.
Bunun yanı sıra Muhanov, Gunba’nın seçimi kazanma ihtimalinin daha yüksek olduğuna inanıyor. Uzman, Abhazya’da seçmenlerin çoğunlukla güç dikeyini temsil eden adaylara oy verdiğini söyledi.
Muhanov, “Moskova genel olarak Abhazya’da kimin cumhurbaşkanı olacağını umursamıyor. Rusya, sosyo-ekonomik ve siyasi istikrarı sağlayabilecek başkanla ilgileniyor ve Abhaz elitinde Rusya yanlısı bir fikir birliği var,” değerlendirmesini yaptı.
Herhangi bir adayın zaferinin Rus-Abhaz ilişkilerinde büyük değişikliklere yol açmayacağını ve taraflar ikili ilişkileri derinleştirmeye devam edeceklerini kaydeden uzman, “Abhaz siyasi eliti Rusya ile yüksek düzeyde ilişkiler sürdürmekle ilgileniyor, bu nedenle her durumda ikili ilişkilerde uzlaşma aramak zorunda kalacaklar,” diyerek sözlerini tamamladı.
RUSYA
Güney Koreli şirketler Rusya’ya dönmek istiyor

The Korea Times‘ın haberine göre, İtalyan Ariston’un ardından Güney Koreli Hyundai, Samsung ve LG gibi büyük şirketler de Rusya pazarına geri dönmeyi değerlendiriyor. LG Moskova’daki fabrikasını kısmen yeniden faaliyete geçirirken, Hyundai ve Samsung durumu yakından takip ediyor ve savaş sonrası döneme hazırlanıyor. Şirketler, yaptırımların kalkması ve Çinli rakiplerin artan pazar payı gibi belirsizliklere rağmen Rusya pazarının önemini vurguluyor.
The Korea Times‘ın haberine göre, İtalyan Ariston’un ardından Hyundai Motor Group, Samsung Electronics ve LG Electronics gibi Güney Koreli büyük şirketler de Rusya pazarına geri dönmeyi değerlendiriyor.
LG Electronics, şirketin Moskova’daki elektrikli ev aletleri fabrikasının kısmen yeniden faaliyete geçtiğini belirtti.
Şirket, bu adımın Ukrayna’daki savaşın başlangıcından beri atıl durumda olan üretim hatlarının bozulmasını önlemek amacıyla atıldığını ve “fabrikada mevcut olan malzemelerin kullanıldığını” ifade etti. Fabrikada çamaşır makinesi ve buzdolabı üretiliyordu.
LG CEO’su Cho Joo-wan ise 25 Mart’ta yaptığı açıklamada, savaşın devam etmesi nedeniyle şirketin hâlâ “temkinli davrandığını” söyledi.
CEO Cho, “Yaptırımlar [Rusya’ya yönelik] kaldırıldığında faaliyete yeniden başlayabileceğimiz için durumu dikkatle takip ediyoruz,” ifadesini kullandı.
Hyundai Motor Group da durumu takip ediyor ve savaş sonrası Rusya pazarına girme senaryosunu değerlendiriyor.
Şirket, “Henüz karar alınmadı ve şirket durumun gelişimini dikkatle izliyor,” dedi.
The Korea Times‘ın yazdığına göre Hyundai Motor’un iştirakleri Kia, Hyundai Mobis ve Hyundai Steel’in yakın zamanda Rusya’da iş ilanı vermesi, şirketin Rusya pazarına geri dönme “ihtimalinin yüksek” olduğunu gösteriyor.
Hyundai ve Kia, savaş öncesinde ülkede lider otomobil markalarıydı.
Fakat grup, Aralık 2023’te St. Petersburg’daki fabrikasını 10 bin ruble gibi sembolik bir fiyata satarken, iki yıl içinde geri satın alma opsiyonunu da anlaşmaya eklemişti.
Bu nedenle, şirketin Rusya’daki fabrikasının faaliyetlerini yeniden başlatma kararını bu yıl sonuna kadar vermesi gerekiyor.
Samsung Electronics, 2022 yılında Kaluga’daki fabrikasının faaliyetlerini askıya almıştı.
Bu fabrikada yılda 1 milyon adet televizyon, monitör ve çamaşır makinesi üretiliyordu.
Şirket, paralel ithalat yoluyla ülkedeki satış noktalarını desteklemeye devam etti ancak Rusya Federasyonu’nda üretim yapmadı ve savaşın başlamasının ardından bazı üretim hatlarını yerli şirketlere kiraladı.
Şubat ayında Kommersant gazetesi, Samsung’un pazarlama harcamalarının yıl başından bu yana yıllık bazda yüzde 30 arttığını yazmıştı.
Korea Times‘a konuşan adı açıklanmayan bir holding temsilcisi, Rusya’nın Koreli şirketler için hâlâ büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Temsilci, savaş sona erdiğinde “işleri yeniden başlatmak için muhtemelen her türlü çabanın gösterileceğini” ifade etti.
Ancak temsilci, Rusya Federasyonu’na yönelik hangi yaptırımların kaldırılabileceğinin ve “Koreli firmaların Çinli şirketlerin genişlettiği pazar payını nasıl geri kazanabileceğinin” henüz belli olmadığını da sözlerine ekledi.
Güney Kore Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, ülkenin Rusya ile ikili ticaret hacmi 2021’de 29,9 milyar dolara ulaşmıştı.
Rusya Federasyonu o dönemde Güney Kore’nin en büyük 12. ihracat pazarı konumundaydı.
İtalyan ev aletleri üreticisi Ariston, geçtiğimiz günlerde Batılı şirketler arasında Rusya’ya geri döneceğini açıklayan ilk şirket olmuştu.
Şirket, Rusya’daki iştiraki Ariston Thermo Rus’un kontrolünü yeniden ele aldığını duyurmuştu.
Ariston, Rusya Federasyonu’ndaki faaliyetlerine mevcut yaptırımlara uyarak devam edeceğini vurguladı.
RUSYA
Rusya, Elon Musk’a Mars görevi için küçük boyutlu nükleer santral teklif etti

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, milyarder Elon Musk’ın planladığı Mars görevi için Rusya’nın küçük boyutlu nükleer santral kullanımını önerebileceğini belirtti. Dmitriyev, Rusya’nın Mars görevi için sunabileceği gelişmiş teknolojik kabiliyetler olduğunu vurguladı ve Roskosmos ile Rosatom’un Musk ile çalışmaya ilgi duyduğunu ifade etti.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rusya’nın Amerikalı milyarder Elon Musk’ın planladığı Mars görevi için küçük boyutlu nükleer santral kullanımını önerebileceğini söyledi.
RIA Novosti ajansının haberine göre Dmitriyev, “Rusya, Mars görevi için küçük boyutlu nükleer santral ve diğer gelişmiş teknolojik imkanları sunabilir,” ifadesini kullandı.
Dmitriyev, nükleer santralin kullanımına ilişkin ayrıntı vermedi.
Bir yıl önce, Roskosmos’un eski başkanı Yuriy Borisov, Rusya ve Çin’in 2033-2035 yıllarında Ay’a nükleer güç ünitesi teslim etme ve kurma konusunda ortak projeyi görüştüklerini bildirmişti.
Rusya Devlet Başkanı tarafından Rusya ile ABD temaslarının yeniden kurulması sürecinde uluslararası işbirliği özel temsilcisi olarak atanan Dmitriyev, geçen haftalarda Roskosmos ve Rosatom’un özel Amerikan şirketi SpaceX’in başkanı Musk ile ortak çalışma konusundaki ilgisinden daha önce bahsetmişti.
RDIF başkanına göre, Rus şirketleri “Mars uçuşu da dahil olmak üzere yardımcı olabilirler”. Dmitriyev ayrıca yakın zamanda Musk ile olası görüşmelerin yapılacağını da duyurmuştu.
SpaceX’in kurucusu Musk, 2024 seçimlerinde Donald Trump’ın en büyük sponsorlarından biriydi ve Beyaz Saray’da başkanın en yakın danışmanlarından biri oldu.
Musk, mart ayında yaptığı açıklamada, Starship uzay gemisinin gelecek yılın sonunda Optimus adlı insansı robotla birlikte Mars’a gideceğini duyurdu.
Ayrıca Musk, 2029 gibi erken bir tarihte Kızıl Gezegen’e insan indirme olasılığını dışlamadığını, ancak bunun için 2031 yılını daha olası gördüğünü belirtti.
Daha önce X platformunda Musk’ın bir gönderisine Rusya ile ortak Mars görevi önerisiyle yanıt veren Dmitriyev, “Mars görevi için Rusya’nın sunabileceği çok şey olduğuna inanıyoruz, zira uygulanabilir olduğunu düşündüğüm bazı nükleer teknolojilere sahibiz,” dedi.
Moskova’nın Ukrayna’da askeri operasyon başlatmasının ardından ekonomik bağların çoğunun kopmasına rağmen, Rusya ve ABD uzay alanındaki işbirliğini sürdürüyor.
Özellikle Roskosmos ve NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) yönelik çapraz uçuş anlaşmasını birkaç kez uzattı; son uzatma 2026 yılına kadar geçerli olacak.
Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) ortak ExoMars gezegen araştırma projesinden çekilmesi ve Rus iniş platformu ile Avrupa yapımı gezgini taşıması planlanan görevin gerçekleşmemesi üzerine Rusya, 2022 yılında kendi Mars görevi üzerinde çalışmaya başlayacağını duyurdu.
RUSYA
Putin: Arktik’te işbirliğine hazırız

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Murmansk’taki Uluslararası Arktik Forumu’nda yaptığı konuşmada, ülkesinin Arktik’te hem dost hem de Batılı ülkelerle işbirliğine hazır olduğunu belirtti. Putin, Arktik Konseyi’nin zayıfladığını ifade ederken, NATO’nun bölgedeki artan faaliyetlerinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 27 Mart’ta Murmansk’ta düzenlenen Uluslararası Arktik Forumu’nun genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Rusya’nın Arktik’te hem dost ülkelerle hem de ilgi göstermeleri halinde Batılı ülkelerle işbirliğine hazır olduğunu belirtti.
Putin, Arktik’teki uluslararası etkileşimin şu anda en iyi dönemini yaşamadığını kaydetti.
Devlet Başkanı, daha önce işbirliği için Arktik Konseyi’nin kurulduğunu ancak bu mekanizmanın “bugün zayıfladığını” söyledi.
Putin, “Böyle durumlarda dedikleri gibi: İstemiyorsanız, siz bilirsiniz,” diye ekledi.
Vedomosti gazetesinin aktardığına göre Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı Danimarka’dan satın alma fikrine de değindi.
Putin’e göre, “bu yalnızca ilk bakışta şaşırtıcı görünebilir”. Bunun sıra dışı konuşmalar olduğunu düşünmenin yanlış olduğunu belirten Putin, “Aslında ABD’nin bu tür planları 19. yüzyılın 60’lı yıllarında ortaya çıkmıştı. O zamanlar Amerikan yönetimi Grönland ve İzlanda’yı ilhak etme olasılığını değerlendiriyordu, ancak bu fikir o dönemde Kongre’den destek görmedi,” dedi.
Putin, daha sonra İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’nin adada askeri üsler kurması ve savaşın bitiminden sonra Danimarka’ya Grönland’ı satın alma teklifinde bulunması da dahil olmak üzere konunun tarihçesini anlattı.
Devlet Başkanı’na göre, bu konu genel olarak iki ülke arasındaki ilişkilere dair ve Rusya’yı ilgilendirmiyor, ancak “bizi elbette endişelendiren tek gerçek, NATO ülkelerinin genel olarak Uzak Kuzey’i giderek daha fazla olası çatışmalar için bir sıçrama tahtası olarak belirlemesi ve bu koşullarda asker kullanımını tatbik etmesi”.
Bunun yanı sıra Putin, Rusya’nın Arktik’te kimseyi tehdit etmediğini ancak bir müdahale hattı oluşturduğunu söyledi.
Putin, Arktik bölgesinin Rusya topraklarının dörtte birinden fazlasını oluşturduğunu, burada yaklaşık 2,5 milyon Rusya vatandaşının yaşadığını, ülkenin GSYİH’sinin yüzde 7’sinin ve ihracatının yaklaşık yüzde 11’inin buradan sağlandığını sıraladı.
Devlet Başkanı, son 10 yılda Kuzey Deniz Yolu’ndaki kargo akışının on kat arttığını belirtti: 2014’te 4 milyon ton iken 2024’te bu rakam yaklaşık 38 milyon tona ulaştı. 2030 yılına kadar kargo akışının 70-100 milyon tona ulaşması bekleniyor.
Putin, ana görevlerin, Kuzey Deniz Yolu’nu St. Petersburg’dan Murmansk üzerinden Vladivostok’a uzanacak Trans-Arktik Ulaşım Koridoru’nun kilit bir bölümü haline getirmekle ilgili olduğunu söyledi.
Putin’e göre, bu güzergâh “dünya sanayi, tarım, enerji merkezlerini ve tüketici pazarlarını daha kısa, güvenli ve ekonomik olarak kârlı bir güzergâhla birbirine bağlamalıdır”.
Putin, Trans-Arktik Koridoru’nun geliştirilmesi için birkaç görev belirledi. Rusya’nın şu anda dünyanın en büyük buzkıran filosuna sahip olduğunu kaydeden Putin, bu pozisyonları güçlendirmek ve şu anda yalnızca Rusya’da bulunan nükleer olanlar da dahil olmak üzere yeni nesil buzkıranları hizmete sokmak gerektiğini vurguladı.
Putin, “Bunlardan dördü -en yeni 22220 serisi- halihazırda Arktik’te görev yapıyor. Bu seriden üç atomlu buzkıran daha inşa ediliyor -Çukotka, Leningrad ve Stalingrad- ayrıca süper güçlü 120 megavatlık Rossiya buzkıranı da yapılıyor,” diye konuştu.
Putin ayrıca, Rusya’nın Arktik’te taşımacılığı sağlayacak kargo ve acil durum kurtarma gemileri de dahil olmak üzere kendi ticaret filosuna ihtiyacı olduğunu belirtti.
Mevcut kapasitenin bunun için yetersiz olduğunu kaydeden Putin, “Tüm yönlerde hareket etmek; hazır gemileri satın almak ve sipariş etmek, dünya üreticileriyle işbirliği kurmak ve genel olarak tüm Rus gemi inşa sistemini önümüzdeki stratejik görevlere göre inşa etmek gerekiyor,” dedi.
Hükümetin ise Rus gemi inşa ve onarım işletmelerini desteklemesi, tersane inşaatı konusunu çalışması gerektiğini ifade etti.
Diğer yandan Putin, Rusya’da Arktik üzerinden yük taşımacılığı yapacak yerli operatörler için koşullar yaratılması gerektiğini ve Rusya’nın burada ortak girişimler kurmaya hazır olduğunu söyledi.
Putin, “Uluslararası lojistik operatörleri bu tür şirketlere sadece sermaye ve teknolojiyle değil, aynı zamanda ticaret gemileri filolarının bir kısmıyla da kârlı bir şekilde yatırım yapabilir,” değerlendirmesini yaptı.
Rusya’nın kuzey limanlarının kapasitesini ve cirosunu artıracağını belirten Putin, Belarus, Çin, BAE ve diğer ülkelerin Arktik’in ulaşım altyapısının geliştirilmesine ilgi gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Trans-Arktik Koridoru çerçevesinde çok modlu merkezler oluşturulacağını ifade eden Putin, hükümete Arktik’teki deniz limanlarının kapasitesini genişletme planlarını belirleme ve yenilerinin nerede ortaya çıkması gerektiğini tespit etme talimatı verdi.
Putin, Rusya’nın Arktik Demiryolu Poligonu geliştirme projesini de uygulayacağını söyledi: “Bugün RJD’nin (Rusya Demiryolları) gelişimi meselesini biliyoruz… Ancak bunun hakkında -şimdi söylediğim şey hakkında, Kuzey Demiryolu’nun geliştirilmesi hakkında- şimdiden düşünmek gerekiyor.”
-
ORTADOĞU3 gün önce
Suriye İnsan Hakları Takip Komitesi: Sahil bölgesinde soykırım işlendi
-
DİPLOMASİ2 hafta önce
İngiltere, Ukrayna’ya binlerce asker göndermeye hazırlanıyor
-
DÜNYA BASINI1 hafta önce
Batı medyası ve siyasetinden temkinli İmamoğlu değerlendirmeleri
-
DÜNYA BASINI2 hafta önce
Ekrem İmamoğlu’na gözaltı dünya medyasının gündeminde
-
DÜNYA BASINI2 hafta önce
Netanyahu’nun asıl hedefi
-
DÜNYA BASINI2 hafta önce
Şin-Bet Direktörü, “Qatargate” skandalı yüzünden mi kovuldu?
-
GÖRÜŞ1 hafta önce
Sosyalizmin yeni dünya-sistemindeki yeri – 2
-
DİPLOMASİ5 gün önce
Politico: İmamoğlu’nun tutuklanmasına rağmen AB, Türkiye’ye para göndermeye devam edecek