Amerika
Amerikan Newsweek dergisi: Joe Biden Suriye’de yenildi

Suriye lideri Beşar Esad 12 yıl sonra Arap Birliği toplantısına katılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bütün itirazlarına rağmen Suriye’nin birliğe geri dönüşünü Amerikan Newsweek dergisi “Biden Suriye’de Bu Güne Kadarki En Büyük Savaşını Kaybetti” başlığıyla haberleştirdi.
ABD yönetimi Suriye’ye yönelik ağır yaptırım politikası uygulaması ve Arap müttefiklerine “Esad yönetimiyle normalleşmeyin” uyarıları yapmasına rağmen Suriye’nin Arap Birliği’ne dönüşüne engel olmadı. Dahası 12 yıl sonra Suriye lideri Beşar Esad Suudi Arabistan’ın Cidde kentindeki Arap Birliği liderler zirvesine davet edildi.

Beşar Esad Suriye Cumhurbaşkanı (Solda), Abdulmecid Tebbun Tunus Cumhurbaşkanı (Sağda)
Zirve kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad Tunus Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve diğer Arap liderle ikili görüşmeler yapıyor. İsrail ve ABD’nin itirazlarına rağmen Suriye ile normalleşme gündemini ısrarla sürdüren Arap devletlerinin bölgesel inisiyatifi güç kazanıyor. Bu durumu analiz eden Amerikan Newsweek dergisi gelişmeyi “Biden Suriye’de Bu Güne Kadarki En Büyük Savaşını Kaybetti” başlığıyla yorumladı.
Suriye BM Misyonu: ABD’nin Suriye’deki varlığı yasa dışı
Newsweek dergisinin sorularını yanıtlayan Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Misyonu, “ABD güçlerinin Suriye Arap Cumhuriyeti topraklarının bir bölümünde yasadışı askeri varlığı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriye halkına yönelik tek taraflı zorlayıcı tedbirler uygulamasına ilişkin Suriye’nin pozisyonu, uluslararası hukuk hükümlerine ve BM Şartı’nın ilke ve amaçlarına dayanan ilkeli ve sağlam bir pozisyondur” değerlendirmesinde bulundu.
BM kuruluş belgesine atıfta bulunan Suriye BM Misyonu, “Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmaması veya tehdit edilmemesi” ve “Saldırganlık ve işgal suçlarını en ciddi ve vahim suçlar olarak reddettikleri” vurgusunu yaptı.
Newsweek’e yaptıkları açıklamada Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması çağrısında bulunan Suriye’nin BM Misyonu, “Burada, Birleşmiş Milletlerin periyodik olarak tek taraflı zorlayıcı önlemlerin yasa dışı olduğunu teyit eden birkaç karar aldığını hatırlıyoruz” notunu düştü.
Suriye BM Misyonunun görüşlerine geniş bir şekilde yer veren Newsweek dergisi, Şam’ın Biden yönetiminden taleplerinin ekonomik ve askeri olmak üzere iki yönlü olduğunu vurguladı.
Newsweek haberinde Suriye BM Misyonunun “ABD yönetiminin Suriye’ye yönelik düşmanca politikalarını bırakması, güçlerini Suriye topraklarından çekmeye başlaması ve yasadışı milisleri ve terörist oluşumları desteklemeyi bırakması gerektiğini” şeklindeki çağrısına yer verildi.
Suriye Misyonu ayrıca, “Amerikalıların maruz kaldığı ekonomik kriz ve büyük enflasyon, vergi mükelleflerinin parasını ABD’nin ulusal güvenliğini savunmak gibi yanlış olduğu kanıtlanmış bahanelerle Suriye’de yasadışı askeri üsler kurmaya harcamaktan vazgeçmelerini gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Amerika
ABD Senatosu Trump’ın İran yetkilerini sınırlayan tasarıyı reddetti

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı öngören karar tasarısını reddetti. Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan tasarı, Kongre onayı olmaksızın yürütülen askeri operasyonlardaki ABD askerlerinin geri çekilmesini şart koşuyordu.
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı hedefleyen girişimi reddetti.
CBS News kanalının aktardığı gelişmede, oylamanın Trump yönetimi ve Senatodaki Cumhuriyetçi liderlik açısından siyasi bir başarı olduğu kaydedildi.
Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan belge, Kongre tarafından yetki verilmediği sürece ABD güçlerinin İran’daki veya İran’a karşı yürütülen her türlü askeri çatışmadan çekilmesini öngörüyordu.
Yapılan usul oylamasında 47 kabul oyuna karşı 50 ret oyu kullanıldı. Tasarının ilerlemesi yönünde yalnızca iki Cumhuriyetçi senatör, Demokrat çoğunluğa katılarak oy verdi.
Başkan Trump, daha önce Kongrenin askeri yetkilerini sınırlandırma girişimlerini eleştirmiş ve bu tür adımların Washington ile Tahran arasındaki müzakerelere zarar verdiğini savunmuştu.
CBS News, Trump’ın 24 Haziran tarihinde, Temsilciler Meclisindeki benzer bir karar tasarısına destek veren Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy’nin tutumuna sert tepki gösterdiğini aktardı.
Cassidy, daha sonra Beyaz Saray’da Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’un katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısının ardından pozisyonunu değiştirdi.
Trump yönetimi, ateşkes rejiminin yürürlüğe girmesinden bu yana ABD’nin artık İran’a karşı herhangi bir çatışmada yer almadığını savunuyor. Beyaz Saray ayrıca, Kongrenin başkan tarafından askeri güç kullanımını sınırlandırmasına izin veren 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nı anayasaya aykırı bulduğunu ifade ediyor.
Trump, 18 Haziran’da İran ile iki ülke arasındaki ateşkesin 60 gün süreyle uzatılmasını ve İran nükleer programı üzerine müzakerelerin başlatılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşmanın temel amacı, yapılan anketlere göre Amerikan halkının çoğunluğu tarafından harcanan maliyetler açısından meşru görülmeyen bu çatışmayı nihai olarak sonlandırmayı hedefliyor.
Oylamanın ardından kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaşım yapan Trump, Senatodaki müttefiklerine teşekkür ederek alınan kararın “İran’a bir mesaj gönderdiğini” yazdı.
Amerika
Pentagon, Tomahawk çiplerinde tedarik sorunu yaşıyor

Financial Times’ın haberine göre ABD’li savunma şirketleri, Tomahawk füzelerinde kullanılan mikroelektronik bileşenlerin yerli tedarikinde zorluklarla karşılaşıyor. SkyWater Technology yöneticisi Jim Will, geçmişte bu çipleri üreten ABD’deki fabrikanın artık faaliyet göstermediğini söyledi. Pentagon ise mühimmat üretimini artırma çabaları kapsamında yeni nesil savunma şirketleriyle anlaşmalar yapıyor.
ABD’nin önde gelen savunma şirketlerinin, Tomahawk seyir füzelerinin üretimi için ihtiyaç duyulan yerli mikroelektronik tedarikçilerini bulmakta ciddi zorluklar yaşadığı bildirildi.
Minnesota merkezli çip üreticisi SkyWater Technology şirketinin Direktörü Jim Will, Financial Times (FT) gazetesine yaptığı açıklamada, tedarik zincirindeki aksamaları doğruladı.
Jim Will konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Tomahawk füzelerindeki elektronik aksam iki yıllık değil, 10 veya 15 yıllık teknolojilere dayanıyor. Ancak üretimin yurt dışına kaydırılması veya diğer belirsiz nedenlerden dolayı, 10 yıl önce bu çipleri üreten Amerikan fabrikası artık mevcut değil” ifadelerini kullandı.
Haberde, Pentagon’un üretimi artırma planları kapsamında, geleneksel yöntemler yerine ticari usullere ve teknolojilere daha fazla ağırlık veren yeni nesil savunma şirketlerine yöneldiği kaydedildi.
ABD’li savunma yüklenicilerinin, İran’daki savaş sürecinde tükenen askeri stokları hızla yenileme baskısı altında olduğu ve Pentagon’un mühimmat üretimini artırma taleplerini karşılamakta zorlandığı belirtildi.
Üretimdeki bu gecikmelerin, ABD Başkanı Donald Trump ile ülkenin önde gelen savunma sanayisi yöneticileri arasında yapılacak toplantının ana gündem maddesi olması bekleniyor.
Ulusal Savunma Sanayii Birliği Başkan Yardımcısı Jen Stewart, Washington’da şirketlerin önündeki engellerin kaldırılması ve daha hızlı hareket edilmesi konusunda partiler üstü bir uzlaşma olduğunu ifade etti.
Stewart, buna karşın ABD’deki savunma işletmelerinin sayısının 1990’lardan bu yana ciddi oranda azaldığına dikkat çekti.
FT’nin aktardığı bilgilere göre ABD hükümeti, Mayıs ayında Anduril, CoAspire, Leidos ve Zone 5 firmalarıyla, 2027 yılından itibaren başlamak üzere üç yıl boyunca düşük maliyetli seyir füzeleri üretilmesi amacıyla bir çerçeve anlaşma imzaladı.
Gelişmelerin öncesinde ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Ford ve General Motors dahil bazı otomotiv üreticilerinin Patriot ve Tomahawk füzeleri ile diğer silah sistemlerinin üretimine başlayabileceğini belirtmişti.
Savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Anduril Industries şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Brian Schimpf ise 14 Haziran’da yaptığı açıklamada, ABD’nin mevcut ihracat kontrol sisteminin gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu.
Schimpf, askeri ticaret alanındaki katı kuralların düşük maliyetli ve etkili silahların seri üretimini engellediğini savunmuştu.
Amerika
ABD’de CEO maaşlarında rekor artış

The Wall Street Journal’ın 391 üst düzey yöneticiyi kapsayan araştırmasına göre, 70 yönetici geçen yıl 100 milyon doların üzerinde gelir elde etti. Gazete, bu artışın temel nedeninin şirket performansına ve piyasa değerine bağlanan hisse ve opsiyon paketleri olduğunu yazdı. Bazı yöneticilerin yıllık tazminat paketleri 200 milyon doların üzerine çıktı.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) hazırladığı yeni sıralamaya göre, ABD’deki üst düzey yöneticilerin tazminat paketlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı.
Gazetenin araştırmasına göre 100 milyon doların üzerinde gelir elde eden yönetici sayısı belirgin şekilde yükselirken, bazı yöneticilerin yıllık kazançları 200 milyon dolar eşiğini de geçti.
Gazete, toplam 391 üst düzey yöneticinin verilerini inceledi.
Araştırmaya göre bu yöneticilerden 70’i 100 milyon doların üzerinde gelir elde etti.
Listenin zirvesinde yer alan Elon Musk’ın tazminat paketinin değeri 158 milyar dolar olarak hesaplandı. WSJ, bu tutarın sıralamadaki diğer tüm yöneticilere yapılan ödemelerin toplamının 16 katına karşılık geldiğini yazdı.
Gazetenin hesaplamalarına göre geçen yıl 200 milyon doların üzerinde tazminat paketi alan yöneticiler arasında Figma’nın kurucusu ve yöneticisi Dylan Field 864 milyon dolarla ilk sırada yer aldı.
Onu 821 milyon dolarla yatırım ortaklığı Welltower’ın yöneticisi Shankh Mitra, 741 milyon dolarla gayrimenkul işlem platformu Opendoor Technologies’in CEO’su Kaz Nejatian, 248 milyon dolarla siber güvenlik şirketi CrowdStrike’ın CEO’su George Kurtz ve 205 milyon dolarla yarı iletken üreticisi Broadcom’un CEO’su Hock Tan izledi.
Yaşlı bakım evleri, hastaneler ve polikliniklere yatırım yapan Welltower’da ise dört üst düzey yönetici 100 milyon doların üzerinde tazminat paketi aldı.
Bu dört yöneticiye verilen toplam ödeme 1,3 milyar dolara ulaştı. Şirketin finans direktörü Tim McHugh’un tazminat paketi ise 167 milyon dolar olarak hesaplandı.
Araştırmaya göre S&P 500 şirketlerindeki CEO’ların medyan yıllık geliri 17,9 milyon dolarla rekor seviyeye çıktı. Listede yer alan yöneticilerin yarısından fazlası bir önceki yıla göre yüzde 9,8’in üzerinde gelir artışı elde etti.
WSJ, bu yükselişin temel nedeninin nakit ödemelerden ziyade “moonshot packages” olarak adlandırılan uzun vadeli hisse ve opsiyon planları olduğunu belirtti.
“Moonshot” ifadesi, son derece iddialı ve dönüştürücü hedefleri ifade etmek için kullanılıyor. Bu tür planlarda yönetim kurulları, üst düzey yöneticilere belirli miktarda hisse veya opsiyon tahsis ediyor; ancak bu ödüller yalnızca şirketin piyasa değerinde çok büyük artışlar gerçekleşmesi halinde hak ediliyor.
Gazete ayrıca CEO ücretleri ile hissedar getirileri arasında güçlü bir ilişki bulunmadığını da kaydetti.
Örnek olarak Robinhood’u gösteren WSJ, şirketin CEO’sunun yıllık ücretinin 3 milyon dolar olduğunu, ancak geçmiş yıllarda verilen hisse bazlı ödüllerin şirket hisselerindeki yükseliş sayesinde yaklaşık 1,1 milyar dolar değerine ulaştığını aktardı.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4
Dünya Basını7 gün önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak










