Asya
Çin-Japonya gerginliği yeni yıla tırmanarak giriyor

Japonya’nın yeni ulusal güvenlik stratejisinde Çin’i “en büyük stratejik tehdit” ilan etmesinin ardından başlayan gerginlik devam ediyor. Yeni yıla günler kala, Tokyo’dan Pekin’i kızdıracak bir adım daha geldi.
İktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) Meclis Genel Sekreteri Seko Hiroşige öncülüğündeki heyeti, Çin’in “kırmızı çizgi” olarak kabul ettiği Tayvan’ı ziyaret etti ve bölgenin yöneticisi Tsai Ing-wen ile görüştü.
Görüşmede, Çin’i işaret eden Japon heyeti, yeni savunma stratejisini vurgulayarak, “Tayvan Boğazı’ndaki statükoyu değiştirmeye yönelik tek taraflı girişimlere tolerans göstermeyeceklerini” söyledi. Japonya’nın Tayvan’ı “son derece önemli ortak” olarak tanımladığını ifade eden Seko Hiroşige, Çin’e karşı “Japonya ve Tayvan’ın, bölgesel barışı korumak için el ele çalışması gerektiğini” savundu.
Tokyo’nun savunma stratejisi bölgeyi kızıştırdı
Tokyo yönetiminin “dönüm noktası” diye nitelendirdiği yeni savunma stratejisi ile 60 yıllık savunma doktrininden “karşı saldırı” pozisyonuna geçmek için üst düzey silahlanma kararı alması ve savunma bütçesini iki katına artırması Asya-Pasifik’te gerginliği had safhaya çıkardı. Güney Kore, Japonya’nın yeni savunma stratejisi belgesini şiddetle kınarken, Çin ve Rusya bölgede “barış ve istikrarı korumak” gerekçesiyle Doğu Çin Denizi’nde askeri tatbikat başlatmıştı. Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ise ilk tepki olarak füzen atışı yapmış ve ardından güçlü bir protesto açıklaması yayınlamıştı.
Karşılıklı gerilim sonrası bölgede askeri tatbikatlar ve hareketlilik artış gösterdi. Geçen hafta Güney Kore, Japonya’nın yeni savunma belgesinde hak iddia ettiği adacıkların etrafında askeri tatbikat düzenledi. Çin ve Rusya donanmalarının Doğu Çin Denizi’nde düzenlediği 2022 Ortak Deniz Tatbikatı ise dün sona erdi. Diğer yandan, ABD’de, “Çin’in çok boyutlu tehditlerine” dair hükümlerin yanı sıra Tayvan’ın kendi savunmasını güçlendirmesine destek için 5 yılda 10 milyar dolara kadar askeri yardım sağlanmasını öngören düzenlemelerin de yer aldığı 2023 Ulusal Savunma Yetki Yasası’nın yürürlüğe girmesinin ardından, Pekin yönetimi Tayvan etrafındaki askeri hareketliliğini artırdı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Batı Cephesi Komutanlığı, “ABD ile Tayvan adası arasında artan gizli yakınlaşmaya yanıt olarak” 71 askeri hava aracı ve 7 gemi ile tatbikat yürüttüklerini açıkladı.
Pazar günü ise, Japonya’nın 11. Bölgesel Sahil Güvenlik Karargahı, Çin Sahil Güvenlik gemilerinin Japonya karasularında 72 saatten uzun bir süre kaldığını ve bunun 2012’den bu yana Japon karasularındaki en uzun kesintisiz “izinsiz giriş” olduğunu açıkladı. Çin gemilerinin, Senkaku adalarının çevresinde olduğu bildirildi.
Diplomatik süreç yavaşladı
Normalde, Japonya, Güney Kore ve Çin liderleri her yıl üçlü müzakere için bir araya gelme konusunda anlaşmıştı. Ancak son 2 yıldır yapılamayan zirve bu yıl da gerçekleştirilemedi. Üç Doğu Asya ülkesinden liderlerin son toplantısı Aralık 2019’da Çin’in güneybatısındaki Chengdu şehrinde yapılmıştı. 2023’de üçlü zirvenin yapılacağına dair henüz bir işaret yok.
Geçen ay ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Japonya Başbakanı Fumio Kişida, Bangkok’taki APEC Liderler Zirvesinde yaklaşık üç yıl sonra ilk resmi yüz yüze görüşmeyi gerçekleştirmişti. İki lider görüşmede, denizcilik diyaloglarını derinleştirme, Tayvan ve toprak anlaşmazlıkları konusundaki farklılıkları yönetme ve bir askeri yardım hattı açma konusunda anlaşmıştı. Bu görüşmeden hemen birkaç gün sonra ise iki ülke, video konferans üzerinden denizcilik işleri konusunda istişare başlatmış ve yetkililer, iki ülke liderlerinin vardıkları anlaşmayı “ciddiyetle uygulama” sözü vermişti.
Ancak ilişkiler söz verilen seyirde ilerlemedi. Savunma stratejisini ABD ile tamamen uyumlu hale getiren ve Washington’ın bölgede Çin’i çevreleme politikasında öncü rol üstlenen Japonya, Çin’i “en büyük tehdit” ilan ederken, Pekin ise Tokyo’nun silahlanma kapasitesini ve savunma bütçesini artırmasını kendisine tehdit olarak görerek bölgedeki askeri tatbikatlarını yoğunlaştırdı.
Öte yandan bu yıl, Çin-Japonya diplomatik ilişkilerinin normalleştirilmesinin 50. yıldönümü idi. İki ülke yeni yıla aralarındaki bu krizle girerken, Japonya Dışişleri Bakanı Yoshimasa Hayashi önümüzdeki hafta Pekin’i ziyaret edecekti. Ancak artan Kovid-19 vakaları sebebiyle ziyaretin Ocak ayının sonuna ertelendiği bildirildi. Bu ziyaretin iki ülke liderinin Bangkok’taki görüşmesi sırasında kararlaştırıldığı kaydedilmişti. Ancak Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük askeri yığınak stratejisini açıklaması ve Çin’i de mücadele edilecek baş tehdit olarak ilan etmesi sonrası bu ziyaretin ve iki ülke ilişkilerinin yeni yılda umut vadedeceği düşünülmüyor. Nitekim Pekin, Japonya’nın, kendisini de hedef alan, üst düzey silahlanma planına şiddetle itiraz ediyor ve Hayashi’nin ziyareti bu itirazları yumuşatmak için yeterli olmayacaktır.
Japonya planlarını ABD ile uyumlulaştırıyor
Çin, diğer yandan Washington’ı Japonya’yı kendisine karşı kışkırtmakla suçluyor. ABD’nin, Çin’i komşuları aracılığıyla kuşatma stratejisinde Japonya en ön safta yer alıyor. Öyle ki, Japonya’nın yeni ulusal savunma strateji belgesinde, ABD-Japonya ittifakını daha da güçlendirmek temel hedeflerin başında yazılırken, Amerika Birleşik Devletleri ile ittifak, Japonya’nın güvenlik politikasının “mihenk taşı” olarak tanımlanıyor. ABD ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan da Tokyo’nun bu kararını “cesur ve tarihi” olarak nitelendirerek, “ABD-Japonya ittifakını güçlendireceğini ve modernize edeceğini” açıklamıştı.
Ayrıca ABD, İngiltere ve Avustralya ile Asya-Pasifik’te Çin’i baskılamak için geçen yıl Eylül ayında kurduğu AUKUS ittifakına Japonya’yı da dahil etme arayışı içerisinde. Tokyo geçen ay, bölgede güvenlik işbirliği amacıyla İngiltere ile askeri anlaşma imzalayacağını duyurmuştu. Bu anlaşmanın bir yandan Pasifik’te İngiltere’nin önünü açarken, diğer yandan da AUKUS’u genişletebilecek bir adım olduğu yorumları yapılıyor. ABD’nin gelecekte Çin’e karşı Japonya’yı ve hatta Kanada’yı AUKUS’a dahil etme planları yaptığı biliniyor.
Washington, Tayvan’ı silahlandırmaya devam ederken, Japonya’nın “tek Çin” ilkesini ihlal eden Tayvan ziyareti de aslında Tokyo’nun Pekin ile “ilişkileri düzeltme” niyetinin olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Japon istatistiklerine göre Çin, 2007’den beri Japonya’nın en büyük ticaret ortağı olsa da, Tokyo yönetimi Çin’e olan ekonomik bağımlılığı azaltmanın yollarını arıyor.
Asya-Pasifik gündemi ise yeni yılda sıcaklığını korumaya ve hatta artırmaya devam edecek gibi görünüyor.
Asya
Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.
Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.
Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.
Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.
Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.
Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.
Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.
Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.
Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.
Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.
Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Asya
Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.
Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.
Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.
Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.
Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.
Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.
Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.
Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.
Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.
Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.
Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.
Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.
Asya
Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.
Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.
Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.
Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.
Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.
ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.
Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.
Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.
Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.
Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.
Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.
Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.
Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.
Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.
Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.
“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.
“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.
Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı









