Bizi Takip Edin

Asya

Çin ordusu Tayvan etrafında ‘abluka’ tatbikatı gerçekleştiriyor, ABD ‘endişeli’

Yayınlanma

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) pazartesi günü erken saatlerde Tayvan çevresinde abluka tatbikatı başlatırken, gözlemciler adanın doğusunda faaliyet gösteren PLA uçak gemisi Liaoning’in hareketlerini izliyordu.

Pekin’in ada yakınlarındaki askeri hareketleri, adanın lideri William Lai Ching-te’nin meydan okuyan ayrılıkçı konuşmasından günler sonra geldi.

PLA Doğu Cephesi Komutanlığı sözcüsü Kıdemli Deniz Yüzbaşı Li Xi, Ortak Kılıç-2024B tatbikatının Tayvan ve Tayvan Boğazı’nın kuzey, güney ve doğusundaki bölgelerde gerçekleştirildiğini ve PLA’nın müşterek operasyon kabiliyetlerini test etmeyi amaçladığını söyledi.

Sözcü, tatbikatın deniz ve hava savaşına hazırlık devriyeleri ile kilit limanları ve diğer alanları abluka altına alma becerisine odaklandığını söyledi.

“Bu, Tayvan bağımsızlık güçlerinin ayrılıkçı eylemlerine karşı sert bir caydırıcılıktır. Devletin egemenliğini ve bütünlüğünü korumak için meşru ve gerekli bir operasyondur” dedi.

Tatbikat, Lai’nin kışkırtıcı konuşmasından sonra geldi

Tatbikat, Lai’nin perşembe günü yaptığı ve iki tarafın “birbirine tabi olmadığını” ve Pekin’in adayı temsil etme yetkisi olmadığını savunduğu konuşmasından dört gün sonra başladı.

Lai, 1912’de Çin Cumhuriyeti’nin kurulmasına giden süreci başlatan 1911 Devrimi’nin başlangıç yıl dönümü olan ve Ada’da “Ulusal Gün” olarak kutlanan 10 Ekim’de yaptığı konuşmada, Pekin yönetiminin Tayvan’ı temsil etmeye hakkı olmadığını savunmuştu.

Tayvan lideri her yıl bu tarihte bir konuşma yapıyor ve bu etkinlik son yıllarda Taipei’nin Pekin’e ve gözlemcilere boğazlar arası ilişkiler konusunda mesaj gönderdiği bir platform olarak yakından izleniyor.

Bu konuşmada Lai, boğazın iki yakasının eşit statüye sahip olması gerektiğini savundu.

Tatbikatla ilgili açıklama yapan Amerika Birleşik Devletleri bu gelişmeden “ciddi endişe” duyduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Matthew Miller pazar günü (ABD saatiyle) yaptığı basın açıklamasında PLA’nın eylemlerini “yersiz” olarak nitelendirdi ve “tırmanma riski taşıdığı” uyarısında bulundu.

Miller Pekin’i itidalli davranmaya ve Tayvan Boğazı ile daha geniş bölgede barış ve istikrarı zedeleyebilecek eylemlerden kaçınmaya çağırdı. ABD’nin Tayvan İlişkileri Yasası, üç ortak bildiri ve altı güvence tarafından yönlendirilen uzun süredir devam eden tek Çin politikasına olan bağlılığını yineledi.

Anakara Çin’in sahil güvenliği de internet sitesinde pazartesi günü ada çevresinde devriye gezmek üzere dört filo görevlendirdiğini duyurdu.

Aynı anda yayınlanan bir harita dört filonun Tayvan ana adası etrafında döndüğünü gösterdi.

Ayrı bir açıklamada Fujian eyaleti sahil güvenliğinin Dongyin ve Matsu adaları yakınlarında “doğrulama, gemiye binme denetimleri ve kontrol ve sınır dışı etme tatbikatlarına” odaklanarak faaliyet göstereceği belirtildi.

Açıklamada “tatbikatın hızlı müdahale ve acil durum idare yeteneklerini test etmeyi amaçladığı” belirtildi.

Tayvan yönetimi pazar günü yaptığı açıklamada Liaoning uçak gemisinin Bashi Kanalı yakınlarındaki sulardan geçerek Batı Pasifik’e doğru ilerlediğini söyledi.

Liaoning test edildi

New Taipei’deki Tamkang Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve stratejik çalışmalar profesörü olan Lin Ying-yu, tatbikatların bir amacının da Liaoning’i büyük revizyondan sonra test etmek olduğunu söyledi.

“2023 Ortak Kılıç tatbikatı sırasında Batı Pasifik’te eğitim yapan Shandong uçak gemisi gibi, Liaoning de bu kez aynı şeyi yapıyor” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Lin, “Geçmişte Liaoning, sürekli savaş uçağı kalkış ve inişlerini idare etmekte yetersiz kaldığı için eleştirilmişti. PLA, büyük revizyondan sonra Liaoning’in en azından Shandong’un çift taşıyıcı operasyonları yürütmek için sahip olduğu savaş kabiliyetlerine ulaşacağını umuyor” dedi.

Lin, Tayvan’ın yeniden modellenen Liaoning’in PLA’nın taktik sistemleriyle ortak operasyonlar gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini ve 2023’te Batı Pasifik’teki tatbikatlar sırasında görüldüğü gibi çift taşıyıcılı “anti-taşıyıcı, vurucu taşıyıcı” çatışma tatbikatlarına katılıp katılmayacağını gözlemleyebileceğini de sözlerine ekledi.

İlk kuşatma tatbikatı da Lai’nin konuşmasından sonra gelmişti

Mayıs ayında PLA’nın Doğu Cephesi Komutanlığı, Lai’nin Pekin’in “bağımsızlık itirafı” olarak kınadığı açılış konuşmasından üç gün sonra Ortak Kılıç-2024A askeri tatbikatını gerçekleştirdi.

Komutanlığa göre iki gün süren tatbikat “Tayvan ayrılıkçılarını” cezalandırmak ve “dış güçlere” bir uyarı niteliğindeydi. Anakara Çin’in sahil güvenliği de bu tatbikat sırasında kolluk kuvvetleri tatbikatı yapmak üzere Tayvan’ın doğusundaki sulara bir filo göndermişti.

CCTV tarafından yayınlanan bir diyagrama göre komutanlık bu kez tatbikatı adayı çevreleyen toplam altı bölgede gerçekleştirdi.

En son tatbikattaki bölgelerin bazı kısımları mayıs ayındaki beş bölgeli tatbikatla biraz örtüşüyor. Bununla birlikte, Tayvan Boğazı’nda, Keelung Şehri’nin kuzeydoğusunda ve adanın güneydoğu bölgesindeki Taitung yakınlarında yeni alanlar da içeriyor.

Tayvan Savunma Bakanlığı bir açıklama yayınlayarak PLA’nın “mantıksız ve provokatif eylemlerini şiddetle kınadığını ve karşılık vermek ve adayı savunmak için uygun kuvvetleri konuşlandıracağını” duyurdu.

Pazartesi sabahı bir X gönderisinde bakanlık, 25 PLA uçağı, yedi PLAN gemisi ve dört resmi geminin pazartesi günü sabah 8’e kadar Tayvan çevresinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini ve uçaklardan 16’sının orta çizgiyi geçerek Tayvan’ın güneybatı ve doğu hava savunma tanımlama bölgesine (ADIZ) girdiğini söyledi.

Caydırıcılığı artırma hedefi

Pazar günü Pekin Savunma Bakanlığı’na bağlı bir sosyal medya hesabı, Pekin ve Taipei arasındaki bölünmeden Lai’yi sorumlu tutan bir köşe yazısı yayınladı.

“Lai’nin sözde Çifte Onuncu konuşmasına bakıldığında – ister boğazın ötesinden haykırdığı içi boş ‘iyi niyet’ olsun, ister göstermeye çalıştığı aldatıcı ‘yumuşak duruş’ olsun – bunların hiçbiri onun bölünmeyi savunmasının ve boğazın iki yakası arasında düşmanlık ve çatışmayı kışkırtmasının özünü değiştiremez” denildi.

PLA’nın Askeri Bilimler Akademisi’nden bir yorumcu olan Fu Zhengnan’ın, CCTV’ye yorumladığına göre, pazartesi günü yapılan tatbikat, PLA’nın Tayvan’ın bağımsızlığının “aldatıcı” ve “kademeli” bir biçimine izin vermeyeceği ve Lai’nin perşembe günü yaptığı konuşmanın “son derece aldatıcı” olduğu mesajını göndermeyi amaçladı.

PLA Ulusal Savunma Üniversitesi profesörlerinden Zhang Chi Global Times’a verdiği demeçte, pazartesi günkü tatbikatın caydırıcılık kapsamının genişlediğini ve tatbikatın öncekilere kıyasla Tayvan adasına yaklaştığını, özellikle de Çin Sahil Güvenlik gemilerinin ada çevresinde devriye ve kontrol operasyonları yürüttüğünü ve art arda yeni atılımlar gerçekleştirdiğini söyledi.

Zhang, ezici bir güç ve stratejik derinliğe sahip olan tatbikatın Tayvan ordusunun “savunma ve operasyon alanını” önemli ölçüde daralttığını da sözlerine ekledi.

Zhang, ayrıca Tayvan adası çevresindeki çoklu operasyonel alanlarda PLA’nın ortak operasyonel yeteneklerini tam olarak sergilediğini belirtti.

Asya

Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Yayınlanma

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.

Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.

Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.

Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.

Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.

Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.

Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.

Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.

Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.

Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.

Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.

Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.

Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.

Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.

Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yayınlanma

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.

Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.

Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.

Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.

Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.

Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.

Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.

Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.

Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.

Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.

Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.

Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.

Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Yayınlanma

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.

Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.

Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.

Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.

Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.

ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.

Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.

Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.

Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.

Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.

Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.

Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.

Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.

Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.

Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.

“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.

Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.

“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.

Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English