Rusya
Çin, Rusya’ya sertifikalı ilaç sevkiyatını artırıyor

Rusya-Çin Dostluk, Barış ve Kalkınma Komitesi Rusya Tarafı Başkanı Boris Titov, Çin’in Rusya’ya yönelik sertifikalı ilaç sevkiyatını artırdığını açıkladı. Titov, iki ülke arasındaki ilaç ve takviye edici gıda ticaretinin yasal izinler doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.
Çin, Rusya’ya yönelik sertifikalı ilaç ve tıbbi ürün sevkiyatını artırıyor. Gelişmeyi, Rusya-Çin Dostluk, Barış ve Kalkınma Komitesi Rusya Tarafı Başkanı ve Rusya Cumhurbaşkanı’nın Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine Ulaşmak İçin Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Özel Temsilcisi Boris Titov, TASS haber ajansına verdiği demeçte duyurdu.
Titov, Rusya’ya yönelik sevkiyatlarda yalnızca sertifikalı ürünlerin hacminin arttığını vurguladı. Çin’in Rusya Sağlık Bakanlığının ilgili izni olmadan Rusya’ya tek bir tablet bile gönderemeyeceğini belirten Titov, sertifikasyon ve uyumlandırma sürecinin yıllar aldığını ve oldukça karmaşık bir prosedür olduğunu ifade etti.
Takviye edici gıda ticaretinde Rusya önde
Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Titov, takviye edici gıdaların da Rusya’da belirli bir izin sistemine tabi olduğunu açıkladı. Çinli tüketicilerin Rus bitkilerini ve Rus çayını (ivan-çay) çok sevdiğini dile getiren Titov, Rusya’nın Çin’e, Çin’in Rusya’ya ihraç ettiğinden daha fazla takviye edici gıda gönderdiğini belirtti.
Rus ürünlerinin organik ve temiz kabul edildiğini vurgulayan Titov, Rus gıda ürünlerinin Çin’de oldukça popüler olduğunu ve bu ülkede Rus ürünleri satan mağazaların sayısının giderek arttığını, dolayısıyla ticaretin tek taraflı olmadığını sözlerine ekledi.
Titov, tüm takviye edici gıdaların ve özellikle de farmasötik ürünlerin, yalnızca onay alındıktan sonra ve Rusya’nın ürün sertifikasyonuna ilişkin mevzuatına kesinlikle uygun olarak tedarik edildiğini kaydetti.
Sertifikalı ürünlerin onaylanmış kalite standartlarına uygun olmayan şekilde teslim edilmesi durumunda bazı sorunların yaşanabileceğini ifade eden Titov, bu durumu yasa dışı uygulamalarla ilgili “küçük sorunlar” olarak nitelendirdi.
Titov, bu tür aksaklıkların maalesef Rusya’daki yerel üreticiler ve tedarikçiler arasında da yaşandığını kabul etti.
Çin tarafından gerçekleştirilen bu tür ihlaller hakkında henüz bir bilgiye sahip olmadığını belirten Titov, teorik olarak bunun mümkün olduğunu ancak bu tür usulsüzlüklerle kolluk kuvvetlerinin mücadele ettiğini dile getirdi.
Ortak ilaç hammaddesi girişimi kuruluyor
Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında, Farmasintez bünyesinde faaliyet gösteren BratskHimSintez firması ile Çinli Zhejiang Hengkang Pharmaceutical şirketi arasında ilaç hammaddesi geliştirilmesi amacıyla bir ortak girişim kurulmasına yönelik anlaşma imzalandı.
Yatırım tutarının 2 milyar rubleyi aşması beklenen projenin ilk üretim tesisinin İrkutsk bölgesindeki Bratsk kentinde kurulması planlanıyor.
Çin’de gerçekleştirilen ilaç sanayisi reformu sayesinde, ülkede üretilen ilaçların pazar payı parasal değer bazında 2008 yılındaki yüzde 35 seviyesinden 2024 yılında yüzde 60’a yükseldi.
Çin’in farmasötik sektöründeki bu gelişim, 2009 yılında başlatılan sağlık reformunun bir parçası olarak gerçekleşti. Dönüşümün temelini, Çin Devlet Konseyi tarafından yayımlanan “Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Sistem Reformuna İlişkin Görüşler” başlıklı belge oluşturdu.
Hükümet bu belgeyle ilaç üretimi ve dolaşımı standartlarının tek tipleştirilmesi, pazarın ve tescil süreçlerinin denetlenmesi, inovasyonun teşvik edilmesi ve ilaç sanayisinin modernize edilmesi çağrısında bulunmuştu.
Rusya pazarında faaliyet gösteren en büyük ilaç, tıbbi malzeme ve ekipman üreticilerinin toplam cirosu ise 2025 yılında 3,5 trilyon rubleyi aştı.
Rusya
Rusya, Nestle’ye kayyum atayabilir

Rusya’da bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda devi Nestle’nin ülkedeki varlıklarının kayyuma devredilmesi için Devlet Başkanı Vladimir Putin’e başvuruda bulundu. Beş işletmeyi kapsayan bu talebin teorik olarak mülkiyet değişimine yol açabileceği belirtiliyor.
Rusya’da faaliyet gösteren ve adı pek duyulmamış bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda grubu Nestle’nin Rusya’daki varlıklarının kayyuma devredilmesini istedi.
Kommersant gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre talep doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletildi.
KS Logistika adlı şirket tarafından sunulan başvuru, Nestle’nin Rusya’daki beş tüzel kişiliğini kapsıyor. Haberde, söz konusu adımın teorik olarak mülkiyet değişimine zemin hazırlayabileceği aktarıldı.
Nestle, konuya ilişkin Reuters’a yaptığı açıklamada Rus makamlarının bu taleple ilgili olarak kendileriyle iletişime geçmediğini bildirdi. İsviçreli üretici, yürürlükteki tüm yasal düzenlemelere uyarak Rusya’daki ofis ve fabrikalarını işletmeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Putin’in sözcüsünden ise konuya dair bir değerlendirme alınamadı.
Kommersant, 2025 yılı gelirini 1,6 milyon ruble (yaklaşık 18 bin 735 dolar) olarak bildiren KS Logistika’nın üçüncü tarafların çıkarlarını temsil ettiğinin düşünüldüğünü yazdı ancak ayrıntı vermedi.
Reuters söz konusu bilgileri bağımsız kaynaklardan doğrulayamadı.
Yabancı sermayeli varlıklar üzerindeki denetim sıkılaşıyor
Rusya, Ukrayna’da 2022 yılında başlayan savaşın ardından yabancı mülkiyetteki varlıklar üzerindeki kontrolünü belirgin şekilde artırdı. Putin tarafından 2023 yılında imzalanan kararname uyarınca Moskova yönetimi, “dost olmayan” ülkeler kategorisinde gördüğü devletlere ait varlıklara kayyum atama yetkisine sahip bulunuyor.
Bu mekanizma daha önce Danone ve Carlsberg gibi şirketlerin Rusya’daki iştiraklerinin kontrolünü ele geçirmek amacıyla da devreye sokulmuştu.
Temel tüketim maddeleri tedarik eden bir gıda üreticisi olduğunu savunan Nestle ise bugüne kadar Rusya’daki faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.
Kommersant’a konuşan kaynak, devir talebinin gerekçesi olarak Nestle’nin Rusya’daki üretim kapasitesini genişletmeme ve Rus fabrikalarında üretilen ürünlerin ihracatını durdurma kararını gösterdi.
Rus danışman Natalya Popravko gazeteye verdiği demeçte, kayyum atanmasının her zaman doğrudan varlıklara el koyma anlamına gelmediğini belirtti. Popravko buna karşın bazı işletmelerin nihai aşamada kamulaştırıldığına veya Rus yatırımcılara satıldığına dikkat çekti.
Sektör analisti Mihail Burmistrov’un verilerine dayandırılan haberde, Nestle’nin Rusya’daki ticari faaliyetlerinin değerinin 160 milyar ile 175 milyar ruble (1,9 milyar ile 2,1 milyar dolar) arasında olabileceği ifade edildi.
Bu miktarın 120 milyar ile 125 milyar rublesini varlıklar ve markalar, 40 milyar ile 50 milyar rublesini ise dağıtılmamış kâr oluşturuyor.
Nestle’nin Rusya’nın Kaluga, Vologda, Samara, Vladimir, Perm ve Krasnodar bölgelerinde kahve, şekerleme, bebek maması ve evcil hayvan maması üreten altı ayrı üretim tesisi var.
Rusya
Rusya, NATO sınırlarında 10 yeni İHA üssü kurdu

The Telegraph gazetesinin haberine göre Rusya, sınır bölgeleri ile Ukrayna’da kontrol ettiği topraklarda uzun menzilli kamikaze insansız hava araçları için 10 yeni üs kurdu. Uydu görüntüleri ve kaynaklara dayandırılan incelemelerde bu tesislerde en az 59 fırlatma rampası ile binlerce İHA kapasiteli depolar tespit edildi.
Rusya, sınır bölgelerinde ve Ukrayna’da kontrolü altında bulunan topraklarda, menzili tüm Ukrayna’yı ve NATO’nun doğu kanadındaki ülkeleri kapsayan jet motorlu Geran-5 gibi uzun menzilli kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) kitlesel fırlatımı için 10 üs kurdu.
The Telegraph gazetesinin kaynaklara ve uydu görüntülerine dayandırdığı haberine göre söz konusu tesisler; Smolensk Bölgesi’ndeki Şatalovo Havaalanı, Bryansk Bölgesi’ndeki Tsimbulovo, Navlya üssü ve Asovitsa sahası, Kursk Bölgesi’ndeki Halino Havaalanı, Rostov Bölgesi’ndeki Millerovo Havaalanı, Donetsk Halk Cumhuriyeti kontrolündeki Donetsk Havalimanı, Krasnodar Krayı’ndaki Primorsko-Ahtarsk üssü ile Kırım’daki Kaça Havaalanı ve Çauda Burnu’nda yer alıyor.
Araştırmacılar, bu tesislerde uçak tipi İHA’ların kalkışı için kullanılan raylı kızaklar şeklinde en az 59 fırlatma kılavuzunun ve binlerce hava aracını barındıracak depoların konuşlandırıldığını belirledi.
Bazı kilit noktalarda ek fırlatma rampalarının inşası ise sürüyor. The Telegraph, bu üslerin Ukrayna’ya yönelik saldırılarda kullanıldığını ancak aynı zamanda NATO müttefikleri için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
İHA kaynaklı güvenlik tehditlerini inceleyen DroneSec şirketinin CEO’su Mike Monnik konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nun “Ukrayna’ya saldırmak ve NATO devletlerini benzer vuruşların tehdidi altında tutmak” amacıyla insansız hava aracı ağını “önemli ölçüde genişlettiğini” iddia etti.

Yeni fırlatma sistemleri Türkiye ve Avrupa ülkelerini menziline alıyor
DroneSec analizine göre, Rusya tarafından yakın zamanda monte edilen yaklaşık 20 fırlatma rampası artırılmış uzunluğa sahip bulunuyor.
Bu da sistemlerin, başta Varşova olmak üzere Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’ye kadar ulaşabilen uzun menzilli taarruz İHA’larını fırlatma kapasitesine işaret ediyor.
Bir NATO temsilcisi The Telegraph’a yaptığı açıklamada, ittifakın “müttefik topraklarının her bir karışını korumaya hazır olduğunu” ve “insansız hava araçları dahil her türlü tehdide karşı caydırıcılık ve savunma hazırlığını artırmayı” sürdüreceğini bildirdi.
Daha önce Avrupalı ve Amerikalı istihbarat servislerinin temsilcileri, Moskova’nın Polonya topraklarında silahlı provokasyon düzenleme, Baltık bölgesindeki kritik altyapı tesislerine füze veya İHA saldırıları gerçekleştirme ve sahte Ukrayna İHA’ları kullanarak yanıltma harekatı (false flag) yapma ihtimallerini değerlendirdiğini defalarca açıklamıştı.
Rusya
Zaharova: Türkiye ve ABD Kiev’e silah sevkiyatı planını açıklamalı

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD Kongresi belgelerine yansıyan ve Türkiye’nin elindeki Amerikan yapımı silahların Ukrayna’ya sevk edilmesini öngören planlara tepki gösterdi. Zaharova, söz konusu sevkiyatın özel askeri harekatın gidişatını değiştirmeyeceğini ancak Washington ve Ankara ile ikili ilişkilere ağır darbe vuracağını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ve Türkiye’nin Kiev yönetimine silah temin etme planlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Zaharova, 15 Ağustos tarihli açıklamasında, son dönemde Türkiye’nin tasarrufunda bulunan ABD menşeli büyük miktardaki silah ve mühimmatın Ukrayna’ya teslim edilebileceğine yönelik haberleri ele aldı.
Zaharova, ABD Kongresi tarafından yayımlanan belgelere işaret ederek söz konusu planın taarruz silahlarını da içeren oldukça büyük bir cephaneliği kapsayabileceğini kaydetti.
Yayımlanan Kongre belgelerinde 12 adet çok namlulu roketatar sistemi, bu sistemler için 2 bin 500’den fazla güdümsüz misket mühimmatı, 47 bin adet 203 mm’lik misket mermisi ve 70 adet ATACMS kısa menzilli taktik füzesinin yer aldığı kaydedildi.
“Sevkiyat koşullarındaki çelişkiler dikkat çekiyor”
Böylesine büyük bir öldürücü ürün sevkiyatının koşulları ve şartlarına dair çelişkilerin ve tutarsızlıkların göze çarptığını vurgulayan Zaharova, şu ifadeleri kullandı:
“Silahların yeniden ihracına yönelik bu projeyi kimin başlattığı, bunların nasıl taşınacağı ve bu büyük ölümcül sevkiyatın Kiev’deki alıcılarına ne zaman ulaştırılacağı belirsizliğini koruyor. Son olarak, bu anlaşmaya taraf olanlar, yani ABD ve Türkiye, daha fazla can alırken Banderacı rejimin can çekişme sürecini uzatmak için bir Pandora’nın kutusunu daha açmaya karar verirken ne düşünüyorlardı?”
Zaharova, her iki ülkenin de Ukrayna krizinin çözümünde özel bir rol oynamayı arzuladığını ve siyasi-diplomatik bir çözüm bulmanın öncelikleri olduğunu dile getirdiğini hatırlattı.
“Ankara ve Washington ile ikili ilişkilere ağır darbe vurur”
Zelenski cuntasına silah pompalanmasının, Rusya’nın haklı senaryosundan saptırma noktasında özel askeri harekatın gidişatını anlamlı hiçbir şekilde etkilemeyeceğini savunan Zaharova, şunları kaydetti:
“Ancak bu teslimatların her alanda yaratacağı zararlardan kaçınmanın hiçbir yolu olmayacaktır. Bu durum yalnızca kurbanlar, yıkım ve Kiev’in daha büyük ölçekte zarar verme kararlılığı meselesi değil, aynı zamanda Rusya’nın Washington ve Ankara ile ikili ilişkilerine ağır bir darbe vurulması meselesidir.”
Ukraynalı Nazilere silah sağlarken barış söylemini istismar etme girişimlerinin karşılıklı güveni kaçınılmaz olarak sarstığını belirten Zaharova, Türk makamlarının Kiev’e öldürücü silah sevkiyatından kaçınma taahhüdüne bağlı kaldıklarına dair defalarca güvence verdiğini kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığının ABD Kongresi tarafından açıklanan bilgiler doğrultusunda Washington ve Ankara’dan izahat talep ettiğini duyuran Zaharova, “Tüm bu duruma sağduyulu bir şekilde bakmak için halen vakit var” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını6 gün önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi











