Amerika
DeepMind yöneticisi: AI asla bilinç kazanamayacak

Google’ın yapay zeka laboratuvarı DeepMind’da üst düzey bilim insanı olarak görev yapan Alexander Lerchner, yeni bir makalesinde yapay zeka (AI) veya başka bir hesaplama sisteminin asla bilinç kazanamayacağını savunuyor.
Bu sonuç, yapay genel zekanın (AGI) gelişinden defalarca bahseden DeepMind’ın CEO’su Demis Hassabis de dahil olmak üzere, yapay zeka şirketlerinin CEO’larının anlatılarıyla çelişiyor gibi görünüyor.
Hassabis kısa süre önce AGI’ın “Sanayi Devrimi’nin etkisinin yaklaşık 10 katı olacak, fakat 10 kat daha hızlı gerçekleşecek” olduğunu iddia etmişti.
Makale, yapay zeka şirketlerinin medyada tanıttığı kendi çıkarlarına yönelik anlatılar ile bunların titiz bir inceleme altında nasıl çöktüğü arasındaki farkı ortaya koyuyor.
404 Media’nın konuştğu felsefeciler ve bilinç araştırmacıları, Lerchner’in “Soyutlama Yanılgısı: Yapay Zeka Neden Bilinci Simüle Edebilir Ama Somutlaştıramaz?” başlıklı makalesinin güçlü olduğunu ve bu argümanın büyük bir AI şirketinden gelmesinden memnun olduklarını ama alandaki diğer uzmanların on yıllardır tam olarak aynı argümanları ileri sürdüklerini söylediler.
Örneğin evrimsel sistem biyoloğu ve filozof Johannes Jäger, “Bence o [Lerchner] bu sonuca kendi başına ulaştı ve tekerleği yeniden icat etti; özellikle felsefe alanında ve kesinlikle biyoloji alanında yeterince okumamış,” dedi.
Londra Üniversitesi Goldsmiths’te bilişsel bilgi işlem profesörü olan Mark Bishop da, “Onun [Lerchner] söylediği her şeyin yüzde 99’una katılıyorum. Tek itirazım, tüm bu argümanların yıllar ve yıllar önce ortaya atılmış olması,” dedi.
Lerchner’in makalesi karmaşık ve jargonlarla dolu, fakat argüman genel olarak herhangi bir yapay zeka sisteminin nihayetinde “haritacıya bağımlı” olduğu noktasına indirgeniyor.
Bu da “sürekli ortamlar fiziğini anlamlı durumlardan oluşan sonlu bir kümeye alfabetik sıraya koymak” için “aktif, deneyimleyen bir bilişsel ajanın” (yani bir insanın) gerektiği anlamına geliyor.
Başka bir deyişle, önce bir kişinin dünyayı AI sistemi için yararlı olacak şekilde düzenlemesi gerekiyor. Örneğin, Afrika’daki düşük ücretli işçi ordularının AI için eğitim verisi oluşturmak amacıyla görüntüleri etiketlemesi gibi.
Buna “soyutlama yanılgısı” deniyor. Bu, verileri AI’ın dil, semboller ve görüntüleri bilinçli davranışları taklit edecek şekilde manipüle etmesine olanak verecek şekilde düzenlediğimiz için, AI’ın aslında bilinç kazanabileceğine dair yanlış inanca verilen isim.
Fakat Lerchner’in savunduğu gibi, bu fiziksel bir beden olmadan imkansız.
Jäger şunları söylüyor:
“Bir insan olarak başka birçok motivasyonunuz vardır. Bu biraz daha karmaşıktır fakat bunların hepsi yemek yemeniz, nefes almanız ve hayatta kalmak için sürekli fiziksel çaba sarf etmeniz gerektiği gerçeğinden kaynaklanır ve hiçbir cansız sistem bunu yapmaz. Bir LLM [Büyük Dil Modeli] bunu yapmaz. O sadece bir sabit diskteki bir dizi kalıptır. Sonra bir komut alır ve görev bitene kadar çalışır, sonra işi biter. Yani kendiliğinden bir anlamı yoktur. Anlamı, dışarıdan bir insan aktörün ona bir anlam tanımlamış olmasından gelir.”
Hem Bishop hem de Jäger, Google’ın Lerchner’in makalesini yayınlamasına izin vermesinin iyi ama tuhaf olduğunu söyledi.
İkisi de, Lerchner’in öne sürdüğü ve kendilerinin de katıldığı argümanın, ortalama bir kullanıcıyla ilgisi olmayan belirsiz bir felsefi nokta olmadığını, fakat AI’ın bilinç kazanamayacağı iddiasının, AI’ın pratik ve ticari olarak başarabileceklerinin kesin bir sınırı olduğu anlamına geldiğini belirtti.
Örneğin, Jäger ve Bishop, bu bakış açısına göre AGI’ın ve DeepMind CEO’su Hassabis’in öngördüğü Sanayi Devrimi’nin 10 katı etkiye sahip olmasının olası olmadığını söyledi.
Lerchner’in makalesi, duygu sahibi olmayan AGI’ın mümkün olduğunu savunuyor ve “yüksek yetenekli Genel Yapay Zeka’nın (AGI) geliştirilmesinin, doğası gereği yeni bir ahlaki öznenin yaratılmasına değil, aksine son derece sofistike, duygu sahibi olmayan bir aracın geliştirilmesine yol açtığını” belirtiyor.
DeepMind de sanki AGI geliyormuş gibi aktif olarak faaliyet gösteriyor. Örneğin, geçen yıl bildirdiğim gibi, şirket “post-AGI” araştırma bilimcisi için personel alımı yapıyordu.
Lerchner’in makalesinin sonunda, “Burada ayrıntılı olarak sunulan teorik çerçeve ve kanıtlar, yazarın kendi araştırmalarını ve sonuçlarını yansıtmaktadır. Bunlar, işverenin resmi tutumunu, görüşlerini veya stratejik politikalarını yansıtmayabilir,” şeklinde bir sorumluluk reddi beyanı yer alıyor.
Makale ilk olarak 10 Mart’ta yayınlandı ve hâlâ Google DeepMind’ın sitesinde yer alıyor.
philpapers.org’da bulunan makalenin PDF’si, başlangıçta Google DeepMind antetini içeriyordu fakat 20 Nisan’da yorum talebinde bulunduktan sonra, Google’ın antetini makaleden kaldıran ve aynı sorumluluk reddi beyanını makalenin başına taşıyan yeni bir PDF ile değiştirilmiş görünüyor.
Bishop, Google’ın bu görüşleri savunan bir makaleye “izin” vermesinin finansal ve yasal gerekçeleri olabileceğini düşünüyor.
Bishop, “… Google’ın, insanların sistemlerinin bilinçli olduğunu düşünmemesinden oldukça memnun olacağını tahmin edebilirsiniz. Bu, ABD’de veya dünyanın herhangi bir yerinde yasal düzenlemelere daha az tabi olabilecekleri anlamına gelir,” iddiasında bulunuyor.
Jäger, bir Google DeepMind bilim insanının bu araştırmayı yayınlamasından memnun olduğunu söyledi fakat AI şirketlerinin araştırmacılarla konuşarak ve Lerchner’in makalesinde atıfta bulunmadığı ya da varlığından haberdar olmadığı çalışmalarla kendilerini eğiterek çok şey öğrenebileceklerini belirtti.
Jäger, AI araştırma topluluğunun “birçok açıdan son derece kapalı bir topluluk” olduğuna işaret ediyor:
“Örneğin, bu adamların hiçbiri, sürekli kullandıkları ‘faillik’ [agency] ve ‘zeka’ gibi kelimelerin biyolojik kökenleri hakkında hiçbir şey bilmiyor. Bu konuda kesinlikle korkutucu derecede hiçbir fikirleri yok. Ve ben Geoffrey Hinton ve en üst düzey isimlerden, Turing Ödülü ve Nobel Ödülü kazananlardan bahsediyorum; bu terimlerin kavramsal tarihi, AI tarihlerinde nereden geldikleri ve şu anda çok garip bir şekilde kullanıldıkları konusunda kesinlikle muhteşem bir şekilde hiçbir fikirleri yok. Ve bu konuya bu kadar az ilgi gösterilmesine her zaman çok şaşırıyorum. Sanırım sadece baskı altındaki bir ortam ve okumaya zaman bulamadıkları şeyleri geliştirmeye devam ediyorlar.”
Washington Üniversitesi Dilbilim Profesörü ve The AI Con: How to Fight Big Tech’s Hype and Create the Future We Want kitabının ortak yazarı Emily Bender’e göre de, normal bir hakem değerlendirme sürecinden geçseydi, Lerchner’a eski bir çalışmayı kopyaladığı veya en azından kaynak göstermesi gerektiği söylenebilirdi.
Amerika
ABD Senatosu, dijital dolar yasağını içeren tasarıyı kabul etti

ABD Senatosu, Fed’in 31 Aralık 2030’a kadar merkez bankası dijital para birimi (CBDC) niteliğinde bir dijital dolar çıkarmasını yasaklayan düzenlemeyi kabul etti. 85’e karşı 5 oyla geçen hüküm, 21st Century ROAD to Housing Act tasarısına Cumhuriyetçilerin girişimiyle eklendi. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi’nin de onayı ve Başkan Trump’ın imzası gerekiyor.
ABD Senatosu, Merkez Bankası’nın (Fed) merkez bankası dijital para birimi (CBDC) olarak dijital dolar veya CBDC’ye “esaslı ölçüde benzer” herhangi bir dijital varlık çıkarmasını 31 Aralık 2030’a kadar yasaklayan 21st Century ROAD to Housing Act tasarısını kabul etti.
Tasarı Senato’da 85’e karşı 5 oyla geçti.
CBDC, nakit ve kaydi paranın yanında ulusal para biriminin üçüncü biçimi olarak tanımlanıyor. Bu tür dijital para birimlerinin ihracı ve kontrolü doğrudan merkez bankaları tarafından yürütülüyor.
Bazı CBDC projelerinde kripto para ve blokzincir teknolojilerinden yararlanılsa ve dijital para birimleri kriptografik tokenlar şeklinde ihraç edilse de, bu varlıklar merkezi bir ihraççıya sahip olmaları nedeniyle kripto para olarak değerlendirilmiyor.
Dünyada birçok ülke kendi CBDC projelerini geliştiriyor veya test ediyor.
Çin, dijital yuanı 2020 yılından bu yana deneme programları kapsamında test ederken, Rusya’da dijital rublenin geniş çaplı kullanımına 1 Eylül’de başlanması planlanıyor.
Esasen emlak piyasasına ilişkin düzenlemeler içeren 21st Century ROAD to Housing Act tasarısındaki CBDC yasağı hükmü, Cumhuriyetçilerin girişimiyle metne eklendi.
Tasarının şimdi Temsilciler Meclisi’nde oylanması, ardından da Başkan Donald Trump’ın imzasına sunulması gerekiyor.
Trump yönetimi daha önce de dijital doların hayata geçirilmesine karşı çıkarken, sabit kripto para birimlerini destekleyen bir çizgi izledi.
ABD’de GENIUS Act adlı sabit kripto para yasasının kabul edilmesinin ardından Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD devlet tahvilleriyle desteklenen sabit kripto para birimlerinin Amerikan kamu borcuna yönelik yeni bir talep kaynağı oluşturacağını ve doların dijital ödemelerdeki konumunu güçlendireceğini söyledi.
Fed de dijital dolar fikrinden bir yıldan uzun süre önce uzaklaşmıştı.
Kurumun eski başkanı Jerome Powell, görev süresi boyunca ABD’de merkez bankası dijital para biriminin hayata geçirilmeyeceğini açıklamıştı. Powell’ın yerine gelen mevcut Fed Başkanı Kevin Warsh da CBDC karşıtı bir tutum sergiliyor.
Avrupa Birliği ise dolar bazlı sabit kripto para birimlerinin yaygınlaşmasına karşılık dijital euro projesini bir CBDC olarak destekliyor. Birlik, pazarını korumaya yönelik adımlar da attı.
Bu yıl yürürlüğe giren MiCA kripto varlık düzenlemeleri, Avrupa’daki kripto para borsalarında işlem gören tüm sabit kripto para birimlerinin, özel lisans almış ve AB içinde faaliyet gösteren ihraççılar tarafından çıkarılmasını şart koşuyor.
Toplam piyasa değeri 317 milyar dolar olan sabit kripto para piyasasının yüzde 90’dan fazlasını dolar bazlı ürünler oluşturuyor.
En büyük sabit kripto para birimleri, 186 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Tether’in USDT’si ile 74 milyar dolarlık piyasa değerine sahip Circle’ın USDC’si olarak öne çıkıyor.
Trump ailesiyle bağlantılı kripto para projesi World Liberty Financial tarafından yaklaşık bir yıl önce piyasaya sürülen USD1 adlı sabit kripto para birimi ise yaklaşık 4,5 milyar dolarlık piyasa değeriyle kategorisinde dördüncü sırada yer alıyor.
USD1 arzının yaklaşık yüzde 75’i Binance’te tutuluyor.
Amerika
Google yapay zeka için A24 stüdyosuna ortak oluyor

Google, yapay zeka alanında iş birliği geliştirmek amacıyla bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. The Wall Street Journal gazetesinin kaynaklara dayandırdığı habere göre ortaklık kapsamında sinema sektörüne yönelik yeni yapay zeka araçlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre Google, yapay zeka alanındaki ortaklık kapsamında bağımsız film stüdyosu A24’e yaklaşık 75 milyon dolar yatırım yapacak.
Gazete, bu adımın teknoloji devinin bir sinema stüdyosundan ilk kez hisse satın aldığı örnek olduğunu kaydetti.
Google bünyesindeki yapay zeka birimi DeepMind ile A24, filmlerin üretimi ve dağıtımı için yeni araçlar geliştirmeyi planlıyor.
A24 stüdyosunun teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını yürüten ortağı Scott Belsky, geliştiricilerin yapay zekayı film üretimini hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla öne çıkardığını, ancak bu durumun sinemacılar arasında memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti.
Sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Belsky, “Yaratıcı kontrolü koruyan ve risk alma isteğini teşvik eden daha etkili yapay zeka uygulama yöntemlerinin olduğuna inanıyoruz” dedi.
Yeni araçların, kullanıcı taleplerine göre doğrudan içerik üreten üretken yapay zekadan farklı olacağını belirten Belsky, Google’ın A24 stüdyosunun film ve televizyon arşivine erişim hakkı elde etmeyeceğini kaydetti.
DeepMind Başkan Yardımcısı Eli Collins ise ortaklığa ilişkin, “Teknolojinin, alanındaki en iyi uzmanların ellerine ulaştığı anlarda büyük ilerlemelerin kaydedileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
ABD merkezli bağımsız bir sinema şirketi olan A24 stüdyosu, özellikle yazar ve festival filmleri üzerine odaklanmasıyla tanınıyor. Yakın zamanda “Gerçekliğin Sahne Arkası” (Y2K) ve “Marty Supreme” filmlerini izleyiciyle buluşturan stüdyonun portföyünde, yedi Oscar ödülü kazanan “Her Şey Her Yerde Aynı Anda” (Everything Everywhere All at Once) yapımının yanı sıra “Yeşil Şövalye” (The Green Knight), “Deniz Feneri” (The Lighthouse), “Cadı” (The Witch), “Ritüel” (Midsommar), “Geçmiş Yaşamlar” (Past Lives), “Demir Pençe” (The Iron Claw), “When You Finish Saving the World” ve “İç Savaş” (Civil War) gibi filmler yer alıyor.
Amerika
SpaceX, 6,3 milyar dolarlık bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı

SpaceX, açık kaynaklı yapay zeka girişimi Reflection AI ile önemli bir bilgi işlem gücü anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Reflection, gelişmiş modelleri eğitmek ve çalıştırmak için kullanılan en üst düzey yapay zeka çipleri olan Nvidia GB300’lere anında erişim elde edecek.
CNBC’nin incelediği belgelere göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2029 yılına kadar SpaceX’e aylık 150 milyon dolar ödeme yapmayı kabul etti.
Anlaşma süresi sonuna kadar devam ederse, ödemelerin toplam tutarı yaklaşık 6,3 milyar dolara ulaşacak.
Her iki şirket de ilk üç ayın ardından 90 gün önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.
Anlaşma, SpaceX’in rekor kıran halka arzının ardından devasa veri merkezi altyapısını nasıl kullandığını gösteriyor.
Şirket, Colossus’u kısmen ChatGPT’nin rakibi olan Grok’a güç sağlamak amacıyla kurmuştu.
Şimdi ise SpaceX, bu altyapıyı dışardaki yapay zeka şirketlerine hesaplama gücü kapasitesi satmak için de kullanıyor.
SpaceX, daha önce Anthropic, Google ve Cursor ile hesaplama gücü konusunda anlaşmalar imzalamıştı. Musk’ın şirketi şu anda Cursor’u satın alma sürecinde.
Reflection, bu listeye stratejik açıdan farklı bir müşteri daha ekliyor: Hükümetlerin ve işletmelerin kapalı yapay zeka sistemlerine olan bağımlılığını yeniden değerlendirdiği bir dönemde, açık kaynaklı modellere odaklanan bir yapay zeka laboratuvarı.
Zamanlama dikkat çekici. Anthropic’in Fable ve Mythos’a erişimi kesmesinin ardından açık kaynaklı yapay zeka ivme kazandı.
Bu durum, kritik işler için kapalı model sağlayıcılarına güvenmenin riskleri konusunda soru işaretleri yarattı.
Bu olay, açık model şirketlerine, müşterilerin modelleri daha fazla kontrol sahibi olarak inceleyebilmesi, özelleştirebilmesi ve çalıştırabilmesi gerektiği yönünde daha güçlü bir argüman sağladı.
Reflection, son değerlemesi 25 milyar dolar olan bu girişim olarak, OpenAI, Anthropic ve Google’ın öncü sistemleriyle rekabet edebilecek Amerikan açık kaynaklı yapay zeka modelleri geliştirmeye çalışırken, hükümetlere ve işletmelere kapalı sistemlere kıyasla daha fazla esneklik sunma hedefiyle bu yaklaşımı doğrudan benimsedi.
Reflection sözcüsü yaptığı açıklamada, “Son zamanlarda yaşanan olaylar, açık kaynağın yapay zeka ekosistemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor; giderek daha fazla ülke ve işletme, yalnızca kapalı modellere bağımlı olmanın getirdiği riskleri ve maliyetleri fark ediyor,” dedi.
Reflection, bu anlaşmanın kendisine “Amerikan açık zekası” olarak adlandırdığı şeyi hızlandırmak için ek hesaplama gücü, yani hesaplama kapasitesi sağladığını belirtti.
Girişim henüz halka açık bir öncü açık kaynaklı model yayınlamadı fakat hükümet ve ulusal güvenlik müşterileriyle ivme kazanmaya devam ediyor.
Şirket, Enerji Bakanlığı’nın Genesis Misyonu ile birlikte çalışıyor ve Pentagon’un daha geniş kapsamlı yapay zeka çabalarının bir parçası.
SpaceX için bu anlaşma, hesaplama gücünün yapay zeka yarışında stratejik bir değer haline geldiğinin bir başka işareti.
Gelişmiş Nvidia çiplerine erişim, öncü modelleri eğitmeye ve kullanmaya çalışan şirketler için hâlâ en büyük kısıtlamalardan biri olmaya devam ediyor.
Colossus’u dış müşterilere açarak şirket, kıt grafik işlem birimi kapasitesini satmak için yarışan bulut sağlayıcıları ve yapay zeka altyapı şirketlerinin yanına konumlanıyor.
Bu aynı zamanda SpaceX’e, büyüyen yapay zeka altyapısı anlatısını haklı çıkarmak için başka bir yol sunuyor.
Yatırımcılar, SpaceX’in roketler ve Starlink’in ötesine geçerek yapay zeka, veri merkezleri ve hesaplama hizmetlerine genişleyip genişleyemeyeceğini izliyor.
Amerika6 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4











