Ortadoğu
Gazze planına Filistinlilerden tepki: Bu maskaralığı reddediyoruz

Arap ve İslam ülkelerinden Trump’ın Gazze planına övgüler gelirken, Gazze’deki yetkililer Washington’ın İsrail işgalini meşrulaştıracak ve Filistinlilerin asli haklarını inkâr edecek bir “vesayet yönetimi” kurdurmaya çalıştığını savunuyor.
Gazze’deki Filistinli direniş grupları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile birlikte duyurduğu “barış planını” kınayıp “muğlak” olarak niteledi; metnin Gazze’deki soykırımın uzamasına hizmet ettiğini dile getirdi.
“Halkımızın kendi kaderini tayin hakkını ve katliamlardan korunmasını içermeyen hiçbir öneriyi kabul etmeyeceğiz” diyen Hamas lideri Mahmud Mardavi, Trump’ın açıklamasını “Filistin devletinin uluslararası arenada kazandığı ivmeyi ve tanınmayı boğma girişimi” olarak tanımladı.
El Cezire’nin aktardığına göre Katarlı ve Mısırlı arabulucular, ABD-İsrail ortak metnini gece saatlerinde Hamas’ın müzakere heyetine iletti.
Filistin İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nahale de teklif için sert ifadeler kullandı: “Bu, İsrail’in duruşunu bütünüyle yansıtan bir ABD-İsrail mutabakatıdır. Filistin halkına yönelik saldırının sürmesi için bir formüldür. İsrail, savaşla elde edemediğini ABD üzerinden dayatmak istiyor. Bu yüzden söz konusu açıklamayı bölgeyi ateşe vermenin tarifi olarak görüyoruz.”
Gazze Hükümeti Medya Ofisi Direktörü İsmail es-Sevbete, Trump’ın 20 maddelik planını reddederek bunun kalıcı çözüm getirmediğini; aksine İsrail işgalini meşrulaştıracak ve Filistinlilerin haklarını yok sayacak bir vesayet rejimi kurmayı hedeflediğini söyledi.
“Soykırımı durdurmanın tek yolu İsrail’in saldırılarını kesmesi, kuşatmanın kaldırılması, sistematik yıkımın bitirilmesi ve Filistinlilerin özgürce yaşama ile bağımsız devlet kurma hakkının güvenceye alınmasıdır. Gazze’yi silahsız, egemenlikten yoksun ve uluslararası idare altında bir güvenlik bölgesi gibi tasarlayan her öneri, Filistin ulusal vicdanınca kesin olarak reddedilir” ifadelerini kullandı.
Sahadan sesler: “Gerçekçi değil, manipülasyon riski var”
Gazze’nin güneyindeki sözde insani bölge El-Mevasi’de bulunan İbrahim Cudeh, AFP’ye “Planın gerçekçi olmadığı ortada. ABD ile İsrail, Hamas’ın asla kabul etmeyeceğini bildikleri koşullarla bir metin yazmış. Bu da savaşın ve acının devamı demek” dedi.
Ebu Mazen Nassar da benzer kaygılar dile getirerek ABD-İsrail önerisinin, Filistinli direniş gruplarını rehineleri serbest bırakmaya zorlayıp karşılığında barış garantisi sunmayan bir “hile” olabileceğini söyledi: “Bu düpedüz manipülasyon. Savaşın bitirilmesine dair resmi güvenceler yokken tüm tutukluları teslim etmek ne anlama gelir?”
“Bir halk olarak bu maskaralığı reddedeceğiz. Hamas şu an ne karar verirse versin, artık çok geç.”
Arap ve Müslüman liderlerden destek
Buna karşılık Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Katar ve Mısır’ın dışişleri bakanlıkları ortak bir bildiri yayımlayarak Trump’ın Gazze’deki soykırımı sonlandırmaya dönük “samimi çabalarını” övdü.
Metinde, “Bakanlar, anlaşmanın sonuçlandırılması ve uygulanmasının sağlanması için Amerika Birleşik Devletleri ve taraflarla olumlu ve yapıcı biçimde çalışmaya hazır olduklarını teyit eder; bunun bölge halkları için barış, güvenlik ve istikrarı temin edecek şekilde yapılması gerektiğini vurgular” ifadeleri yer aldı.
AB: En iyi fırsat
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’de ateşkes için sunduğu plana olumlu yaklaştıklarını ve AB’nin katkı sağlamaya hazır olduğunu belirtti: “Gazze halkına acil insani yardım ulaştırılması ve tüm esirlerin derhal serbest bırakılmasıyla çatışmalar son bulmalıdır. İsrail ve Filistin halkının barış ve güvenlik içinde, şiddet ve terörden uzak, yan yana yaşadığı bir Ortadoğu’ya giden tek uygulanabilir yol, iki devletli çözüm olmaya devam etmektedir.”
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise planın savaşı bitirmek için “en iyi fırsat” sunduğunu savundu.
Ramallah temkinli de olsa memnun
Filistin Yönetimi, plana olumlu atıf yaparak ABD ve ortaklarıyla çalışmaya, “iki devletli çözüme dayalı adil bir barışın yolunu açacak kapsamlı bir anlaşmaya” ulaşma taahhüdünü yineledi.
Filistin Devlet Başkanlığının yazılı açıklamasında, Filistin’in ABD Başkanının barışa giden bir yol bulacağına inandığı vurgulandı. Gazze’deki çatışmanın bitirilmesi için ABD, bölge ülkeleri ve diğer ortaklarla birlikte çalışma ve yapıcı biçimde etkileşime girme iradesi dile getirildi.
Gazze’ye ilişkin varılacak herhangi bir mutabakatın; “toprak ilhakının ve Filistinlilerin yerinden edilmesinin engellenmesi, uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı adımların durdurulması, İsrail’in Gazze’den bütünüyle çekilmesi ve Gazze Şeridi ile Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki topraklar ve kurumların tek çatı altında birleştirilmesi” hükümlerini içermesi gerektiği kaydedildi.
Ayrıca açıklamada, işgalin sona erdirilmesi ve İsrail ile bağımsız Filistin Devleti’nin barış, güvenlik ve iyi komşuluk ilişkileri içinde yan yana yaşamasını öngören iki devletli çözüme dayalı adil bir barışın önünün açılması gereği vurgulandı.
Ortadoğu
İran ile İsrail arasında karşılıklı füze saldırıları

İran ve İsrail, ateşkes ihlalleri ile askeri hareketliliğin ardından birbirlerinin askeri tesislerine ve stratejik noktalarına yönelik karşılıklı hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Trump taraflara müzakere masasına dönme çağrısı yaparken, İsrail tarafı vatandaşlarının güvenliği için her türlü önlemi alma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
İran Dışişleri Bakanlığı, İran Silahlı Kuvvetlerinin “meşru müdafaa hakkı kapsamında” İsrail’in kuzeyindeki birkaç askeri hedefi vurduğunu açıkladı.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Tahran’ın adımlarının, mükerrer ateşkes ihlallerine ve İsrail’in Lübnan ile İran’a yönelik saldırganlığına bir yanıt olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, ülkenin güneyindeki İran gemilerine ve tesislerine düzenlenen saldırılarda İsrail’in “ABD ile işbirliği yaptığı” ifade edildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ise saldırıların Ramat David Hava Üssü’ne yönelik balistik füzelerle gerçekleştirildiğini bildirdi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’ın ülkenin kuzeyine birkaç dalga halinde yaklaşık 10 balistik füze fırlattığı belirtildi.
Açıklamada, füzelerin tamamının hava savunma sistemleri tarafından engellendiği kaydedildi. Bu gelişmenin ardından İsrail Hava Kuvvetleri, İran’ın batı ve merkez bölgelerindeki askeri tesislere misilleme saldırısı düzenledi.
İsrail ayrıca Huzistan vilayetine bağlı Mehşehr kentindeki bir petrokimya tesisini de hedef aldı. İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre, saldırıda Karun adlı fabrika isabet aldı ve işletme çalışanları tahliye edildi.
Bu gelişmeler üzerine Devrim Muhafızları Ordusu, “Nasr” adlı askeri operasyonun başladığını duyurarak İsrail’in Tel Nof ve Nevatim hava üslerine füze fırlatıldığını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a müzakerelere geri dönme çağrısında bulundu. Trump ayrıca, bölgedeki yeni gerilimin nedeni olarak gördüğü İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırılarına tepki gösterdi.
Trump, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Her iki taraf da kendi payına düşeni yaptı. İsrail kendi darbesini vurdu, İran da kendi darbesini vurdu. Yeni bir darbeye ihtiyacımız yok” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Ofis Danışmanı Dmitriy Gendelman ise İsrail’in, vatandaşlarını korumak ve güvenliklerini sağlamak amacıyla gerekli her türlü önlemi alma konusunda “münhasır hakkını” saklı tuttuğunu dile getirdi.
ABD ve İsrail, 28 Şubat tarihinde İran’a karşı askeri operasyon başlatmıştı. Nisan ayının başında taraflar iki haftalık bir ateşkes üzerinde mutabakata varmış, bu süre daha sonra barış görüşmelerinin yürütülmesi amacıyla Trump tarafından belirsiz bir süreye kadar uzatılmıştı.
Mayıs ayının sonunda İsrail’in Hizbullah ile mücadele gerekçesiyle Lübnan’daki kara operasyonunu genişletmesi üzerine Tahran yönetimi müzakere sürecinden çekilme tehdidinde bulunmuştu.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından Trump, Netanyahu’dan Beyrut’a yönelik askeri eylemleri durdurmasını talep etmişti. Beyaz Saray tarafından 3 Haziran’da yapılan açıklamada, İsrail ve Lübnan’ın ateşkes ilan etmeye hazır olduğu bildirilmişti.
Ancak 7 Haziran’da İsrail ordusu, Beyrut’un güney banliyösü Dahiye’de bulunan bir Hizbullah tesisini vurmuş, saldırı sonucunda iki kişi hayatını kaybederken 11 kişi de yaralanmıştı.
Ortadoğu
ABD, dondurulan İran varlıklarını Körfez ülkelerine devredecek

Reuters’ın haberine ABD yönetimi, dondurulan İran varlıklarını, Tahran’ın bölgedeki misilleme saldırılarından doğan zararların tazmini ve gelecekteki hasarların onarımı amacıyla Körfez ülkelerine devretmeye hazırlanıyor.
ABD hükümeti, dondurulmuş haldeki İran varlıklarını, Tahran’ın Körfez’deki Washington müttefiklerine verdiği zararları tazmin etmek ve gelecekte oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla Körfez ülkelerine yönlendirmeyi planlıyor.
Reuters haber ajansının konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı gelişmeye göre, ABD Hazine Bakanı Scott Besent, İran’ın Körfez’deki müttefiklere verdiği zararın değerlendirilmesi ve bu varlıkların yeniden inşa çalışmalarında kullanılması imkanlarının araştırılması talimatını verdi.
Hazine Bakanlığının üzerinde çalıştığı yeni önlemlerin kapsamı hakkında detay vermeyen kaynak, adımların sadece Tahran’ın dondurulan nakit fonlarıyla sınırlı kalmayacağını aktardı.
ABD’nin bu kararı, İran Dini Lideri’nin Danışmanı Muhsin Rızai’nin CNN’e yaptığı ve bir barış anlaşmasının imzalanmasının ABD tarafından bloke edilen 24 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılmasına bağlı olduğunu belirttiği açıklamanın ertesi günü geldi.
Söz konusu karar, ABC televizyonuna konuşan ve Bakan Besent’in planları hakkında bilgi sahibi olan bir başka kaynak tarafından da doğrulandı.
Televizyon kanalına açıklama yapan kaynak, “Hazine Bakanlığı, İran varlıklarını Körfez’deki müttefiklerimize sunmak, yeniden inşa faaliyetlerini desteklemek ve İran tarafından gelecekte verilebilecek her türlü zararı onarmak için elindeki tüm araçları kullanacaktır” ifadesini kullandı.
Aynı kaynak, bahse konu varlıkların dondurulan fonların yanı sıra ABD tarafından el konulan gemileri de kapsayabileceğini ekledi.
Aktarılan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Körfez’deki müttefikleriyle şimdiden temasa geçerek kendilerinden durum değerlendirmesi yapmalarını talep etti.
Reuters, İran varlıklarının Arap ülkelerine devredilmesinin, ABD ile İran arasında daha önce karşılıklı saldırılarla ihlal edilen kırılgan ateşkes sürecinde yeni bir gerilim kaynağı oluşturabileceğine dikkat çekti.
El-Cezire’nin aktardığı verilere göre, İran’ın yurt dışında dondurulan varlıklarının kesin miktarı tam olarak bilinmiyor ancak İranlı resmi kaynaklar ve uzmanlar bu tutarın 100 milyar doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor.
Küresel İlişkiler Ortadoğu Konseyi Kıdemli Uzmanı Frederik Schneider, söz konusu varlıkların İran’ın hidrokarbon satışından elde ettiği yıllık gelirin yaklaşık üç katına denk geldiğini ifade etti.
Gelişmeler öncesinde, haziran ayı başında Mehr ajansının aktardığı açıklamaya göre İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, bir mutabakat zaptı imzalanmasının hemen ardından ABD’den varlıklarının en az yarısının derhal serbest bırakılmasını, geri kalan kısmının ise makul bir süre içinde çözüme kavuşturulmasını talep ettiklerini bildirmişti.
Ortadoğu
CNN: İsrail özel kuvvetleri Azerbaycan’da

CNN kanalı, İsrail’in İran ile gerçekleşen savaş döneminde Azerbaycan’a gizlice elit askeri ve istihbarat birimleri konuşlandırdığını bildirdi. Azerbaycan’ın Washington Büyükelçiliği, ülke topraklarının üçüncü ülkelere yönelik operasyonlarda kullanıldığı yönündeki iddiaları yalanladı.
CNN’in duruma aşina dört kaynağa dayandırdığı haberine göre İsrail, İran ile gerçekleşen savaş sırasında Azerbaycan’a gizlice elit askeri ve istihbarat birimleri yerleştirdi. Bakü yönetimi ise bu iddiaları yalanladı.
İsrail özel kuvvetlerinin Azerbaycan’ın güneyindeki birkaç farklı noktada faaliyet gösterdiği ileri sürüldü. Bu güçlerin sınıra en yakın noktada, savaş sırasında İsrail’in saldırılar düzenlediği İran’ın Tebriz şehrine 100 kilometre mesafede konuşlandığı aktarıldı.
İsrail komandolarından oluşan özel müfrezelerin, istihbarat toplama ve insansız hava araçlarını yönetme görevlerini yürüttüğü, bunun da İsrail’e İran’ın kuzey kesimini gözlemlemek için bir köprübaşı sağladığı kaydedildi.
Televizyon kanalının verilerine göre, Azerbaycan’daki operasyonda, aralarında İsrail özel operasyon kuvvetleri, elit muharebe ve kurtarma birimleri personelinin yanı sıra Mossad çalışanlarının da bulunduğu birkaç düzine askeri personel görev aldı.
Kaynaktan aktarılana göre, Azerbaycan’dan başlatılan kilit operasyonlardan biri, Devrim Muhafızları Ordusu’nun istihbarat birimi başkanı Rahman Mukaddem’in 4 Mart tarihinde öldürülmesi oldu. İsrail, Mukaddem’i 2024 yılında Donald Trump’a yönelik suikast girişiminin organizatörü olarak nitelendirmişti.
Azerbaycan’ın ABD Büyükelçiliği bu bilgileri yalanlayarak, “Azerbaycan topraklarının üçüncü ülkelere yönelik operasyonlar için kullanıldığı iddialarının” temelsiz olduğunu ifade etti.
CNN ayrıca yorum almak üzere İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail Savunma Kuvvetlerine başvurdu. Haberin yayınlandığı sırada bu taleplere herhangi bir yanıt verilmedi.
İran ve Azerbaycan ilişkileri, İsrail’in İran’a karşı savaş başlatmasının ardından karmaşık bir hal aldı. Mart 2026’da Azerbaycan makamları, 5 Mart’ta Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nde meydana gelen insansız hava aracı patlamalarının ardından ülkenin İran’daki diplomatik personelini çekme kararı aldı.
İki insansız hava aracının havalimanı binasına ve bir okulun yakınindeki bölgeye isabet ettiği, olay sonucunda dört kişinin yaralandığı bildirildi. Azerbaycan yetkilileri, İran’ın bölgeye doğru toplam dört insansız hava aracı yönlendirdiğini ifade etti.
İran ise suçlamaları tamamen reddetti. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Azerbaycanlı mevkidaşı Ceyhun Bayramov ile yaptığı görüşmede, Tahran’ın saldırıyı organize etmediğini belirterek, saldırının arkasında iki ülke arasındaki ilişkileri baltalamayı amaçlayan İsrail’in bulunabileceğini ifade etti.
Görüş6 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş6 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi4 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Asya2 hafta önceQUAD ülkeleri kritik mineral ortaklığını başlatıyor











