Bizi Takip Edin

Amerika

ICE bir cinayet daha işledi, protestocular sokağa döküldü

Yayınlanma

Minneapolis’te operasyonlarına devam eden Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanları, cumartesi günü bir Amerikan vatandaşını daha silahla vurarak öldürdü.

ICE ajanlarınca vurularak öldürülen kişinin kimliği ailesi tarafından 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti olarak açıklandı.

İç Güvenlik Bakanlığı, tabanca taşıyan Pretti’nin silahını alma girişimlerine direnmesi sonrasında, kendilerini savunmak isteyen ICE ajanları tarafından vurulduğunu ileri sürdü.

Ailesi yazılı bir açıklamada Pretti’nin Minneapolis Gaziler Hastanesinde yoğun bakım servisi hemşiresi olarak çalıştığını belirtti. Associated Press’e (AP) konuşan aile, Pretti’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın göçmen politikalarından rahatsız olduğunu anlattı.

Pretti’nin ailesi ayrıca bir silaha ve Minnesota’da taşıma ruhsatına sahip olduğunu ama silah taşıdığını hiç görmediklerini de kaydetti.

Aile, videoların Pretti’nin ICE ajanları tarafından yere yatırıldığında elinde silah tutmadığını gösterdiğini savundu.

İç Güvenlik Bakanlığı cinayeti savundu

Trump yönetimi yetkilileri, bu iddiaları çürüten video görüntüleri olmasına rağmen, Pretti’nin, ajanları ateşli silahla tehdit ettiğini iddia etmeye devam etti.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, Pretti’nin “şiddeti sürdürmek için” orada olduğunu söyledi ve 9 mm’lik yarı otomatik tabancayla federal ajanlara yaklaştığını belirtti.

Sınır Devriye Şefi Greg Bovino CNN’e “kurbanlar orada bulunan Sınır Devriye ajanlarıdır” dedi. Cumartesi günü, memurlarının bir “katliamı” önlediklerini söyledi.

Olayın görüntüleri, Pretti’nin bir cep telefonu tuttuğunu fakat silah sallamadığını gösteriyor. Çeşitli açılardan çekilen videolarda, Pretti’nin biber gazı sıkılan başka bir protestocuya yardım etmeye çalıştığı, ardından ajanlar tarafından yere yatırıldığı ve yakın mesafeden birkaç el ateş edildiği görülüyor. Bir videoda, federal bir ajanın Pretti’yi silahsızlandırdığı ve ardından ona birkaç el ateş ettiği görülüyor.

Trump, “kaos”tan Demokrat yetkilileri sorumlu tuttu

Minnesota Valisi Tim Walz, Alex Pretti’nin öldürülmesinden bir gün sonra basına konuştu. “Planın nedir, Donald Trump? Planın nedir?” diye soran Walz. “Bu federal ajanları eyaletimizden çıkarmak için ne yapmamız gerekiyor? Eğer bizden istediğin korku, şiddet ve kaossa, o zaman bu eyaletin ve ulusun insanlarını açıkça hafife almışsın. Yorgunuz, ama kararlıyız. Barışçıyız, ama asla unutmayacağız. Öfkeliyiz, ama umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Ve her şeyden öte, açıkça birleşmiş durumdayız,” dedi.

Walz, Trump’ın niyetinin “Minnesota’yı ibretlik bir örnek yapmak” olduğunu ama bunun ters teptiğini söyledi:

“Bu eyalette kanun ve düzene inanıyoruz. Barışa inanıyoruz ve Donald Trump’ın, bu 3.000 eğitimsiz ajanı başka birini öldürmeden Minnesota’dan çekmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz burada, müdahale edilmeden hayatlarını yaşamaya çalışan bir Minnesotalının başka bir hikayesini anlatıyoruz. Şu anda bunu izleyen Amerikalılara, belki merak, şaşkınlık, dehşet, küçümseme veya sempatiyle izliyorsunuz. Hepinize bir sorum var. Hangi tarafta olmak istersiniz?”

Pazar günü yayınlanan Wall Street Journal mülakatında Trump, yönetiminin silahlı saldırı ile ilgili “her şeyi incelediğini” söyledi. Trump röportajda, “Her şeyi inceliyoruz ve bir karar vereceğiz,” dedi. Başkan, göçmenlik memurlarının “bir noktada” Minneapolis’ten çekileceğini söyledi.

Trump, pazar gecesi erken saatlerde, yerel Demokrat yetkililerin kaostan sorumlu olduğu yönündeki suçlamalarını derinleştiren bir dizi sosyal medya paylaşımı yaptı:

“Demokratların yönettiği Sığınak Şehirler ve Eyaletler, ICE ile işbirliği yapmayı REDDEDİYOR ve aslında solcu kışkırtıcıları, en kötü insanları tutuklamak için operasyonlarını yasadışı olarak engellemeye teşvik ediyorlar!” 

Minnesota yetkililerini tüm belgesiz göçmenleri teslim etmeye ve Kongreyi, onları federal sınır dışı etme prosedürlerinden korumak için tasarlanmış yerel yasaları yasadışı ilan etmeye çağırdı.

Binlerce kişi sokağa çıktı

Minneapolis’te yapılan göçmenlik baskınlarında bir ay içinde ikinci bir ABD vatandaşının öldürülmesi, öfkeli protestolara yol açtı.

Binlerce gösterici, Pretti’nin vurulması üzerine dondurucu soğuğa rağmen sokaklara döküldü.

Cumartesi gecesi yüzlerce kişi, Pretti’ye saygılarını göstermek için, vurulduğu yerin yakınında mumlar yakıp onun adını haykırdı.

Protestolar, insanların “Alex için adalet” ve “ICE’ı kaldırın” yazılı pankartlar taşıdığı New York’un yanı sıra Chicago, Los Angeles, Portland ve San Francisco gibi diğer ABD şehirlerine de yayıldı.

Chicago’da binlerce protestocu, Kongre Meydanını doldurdu. Kar, başlarını, omuzlarını ve kirpiklerini kaplarken, göçmenlere ve mültecilere destek sloganları attılar ve ICE’ın kaldırılmasını talep ettiler.

Illinois Göçmen ve Mülteci Hakları Koalisyonunun yönetici direktörü Lawrence Benito kalabalığa, “Dün ‘Ne zaman yeter artık?’ diye sordum. Çünkü her adımda, halkımız yeter artık dedi,” diye konuştu.

Pazar günkü miting ve yürüyüşte, Belediye Başkanı Brandon Johnson, Vali Yardımcısı Juliana Stratton, Temsilci Delia Ramirez ve Eyalet Senatörü Karina Villa dahil olmak üzere birçok yerel lider ICE’ın kaldırılmasını talep etti.

Stratton, “Onların bir VA hemşiresini vurduklarını, bu konuda yalan söylediklerini ve kendi gözlerimizle gördüklerimizi görmediğimizi söylemeye çalıştıklarını gördük. ICE’ı kaldırmakla başlamalıyız. İşledikleri suçlardan dolayı onları yargılamalıyız. Ve bu hafta DHS’nin [İç Güvenlik Bakanlığı] finansmanı konusunda oylama yapacak olan tüm senatörlere şunu söylemek istiyorum: Sizi izliyoruz,” dedi.

Cumhuriyetçilerde de rahatsızlık artıyor

Cumhuriyetçiler de Minneapolis’teki kaostan rahatsız olmaya başlamış görünüyor. Oklahoma’nın Cumhuriyetçi valisi Kevin Stitt, CNN’in “Face the Nation” programında, “Amerikalıların ölümü, televizyonda gördüklerimiz, federal taktikler ve hesap verebilirlik konusunda derin endişelere neden oluyor. Amerikalılar şu anda gördüklerinden hoşlanmıyorlar,” dedi.

Federal göçmenlik ajanlarının Minnesota’dan çekilip çekilmemesi gerektiği sorulduğunda, Cumhuriyetçi Valiler Derneği Başkanı Stitt, “Bence bu soruyu başkanın cevaplaması gerekiyor… Ve şu anda kötü tavsiyeler alıyor,” dedi.

Louisiana senatörü Bill Cassidy, “Minneapolis’teki olaylar inanılmaz derecede rahatsız edici” diyerek, baskınların ön saflarında yer alan İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE’ın güvenilirliğinin şu anda tehlikede olduğunu ekledi.

Kuzey Carolina Cumhuriyetçi Senatörü Thom Tillis, olayla ilgili “kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma” yapılması çağrısında bulundu.

Alaska Cumhuriyetçi Senatörü Lisa Murkowski, olayın “yönetim içinde göçmenlik uygulamaları eğitiminin ve memurlara verilen talimatların yeterliliği konusunda ciddi sorular ortaya çıkarması gerektiğini” söyledi.

Demokratlar hükümeti yeni kapanma ile tehdit ediyor

Pretti’nin öldürülmesi, eski Demokrat başkanlar Bill Clinton ve Barack Obama’nın kınama açıklamalarına neden oldu.

Obama, silahlı saldırıyı “parti ayrımı gözetmeksizin tüm Amerikalılara, ulus olarak temel değerlerimizin giderek daha fazla saldırı altında olduğu konusunda bir uyarı” olarak nitelendirdi.

Pazar günü Senato Demokratları, İç Güvenlik Bakanlığı için fon içermesi halinde önemli bir hükümet finansman paketini engellemekle tehdit ederek, Washington’un en uzun resmi kapanışından sadece birkaç ay sonra, önümüzdeki hafta federal hükümetin kapanma olasılığını gündeme getirdi.

Michigan’dan “ılımlı” bir Demokrat senatör olan Elissa Slotkin, “Tüm Amerikalıların kendi gözleriyle görebileceği gibi, ICE ve onun emrindeki kişiler sorumlu kolluk kuvvetleri gibi davranmıyorlar. Başkanın keyfi istekleri doğrultusunda pervasızca şiddeti kışkırtıyorlar,” dedi.

Senatonun en üst düzey Demokrat üyesi Chuck Schumer, partisinin federal göçmenlik kurumu ICE’ı denetleyen İç Güvenlik Bakanlığına fon sağlayan yasa tasarısına karşı oy kullanacağını söyledi.

Kongre, 30 Ocak tarihine kadar hükümete fon sağlamak zorunda, aksi takdirde kısmi hükümet kapanması riskiyle karşı karşıya kalacak.

Schumer, pazar günü yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin “halkı korumak için ICE ve CBP’yi [Gümrük ve Sınır Koruma] yeniden düzenlemek için Demokratlara katılmaları” gerektiğini söyledi.

Geçen yılki hükümetin kapanması sırasında partilerinden ayrılan ve kanun uygulayıcıları karşıtı görünmemek için son derece dikkatli davranan ılımlı Demokratlar da bu çağrıya katıldı.

Nevada Senatörü Catherine Cortez Masto, ICE operasyonu hakkında yaptığı açıklamada, “Bu açıkça Amerikalıların güvenliğini sağlamakla ilgili değil, ABD vatandaşlarını ve yasalara uyan göçmenleri acımasızca muamele etmekle ilgili” dedi.

İş dünyası da topa girdi: Patronlardan “yatıştırma” çağrısı

Bu olayın etkileri iş dünyasına da sıçradı ve Minnesota merkezli 60’tan fazla şirketin üst düzey yöneticileri, milletvekillerinden durumu yatıştırmak için önlemler almalarını istedi.

3M, Best Buy, General Mills, Target, UnitedHealth ve diğer birçok büyük şirketin yöneticileri, “Dünkü trajik haberler üzerine, gerginliğin derhal azaltılmasını ve eyalet, yerel ve federal yetkililerin gerçek çözümler bulmak için birlikte çalışmasını talep ediyoruz,” diye yazdı.

Mektupta, “Topluluğumuz için zor olan bu dönemde, Minnesota’daki ailelerin, işletmelerin, çalışanlarımızın ve toplulukların parlak ve müreffeh bir gelecek inşa etmek için çalışmalarımıza devam etmemizi sağlayacak hızlı ve kalıcı bir çözüm elde etmek için yerel, eyalet ve federal liderler arasında barış ve odaklanmış işbirliği çağrısında bulunuyoruz,” denildi.

Mektubu imzalayan CEO’lar arasında 3M CEO’su William Brown, Best Buy CEO’su Corie Barry, General Mills CEO’su Jeff Harmening, Target’ın yeni CEO’su Michael Fiddelke, UnitedHealth Group CEO’su Stephen Helmsley ve diğerleri yer alıyor.

Bu arada, Minnesota eyaleti ve İkiz Şehirler (Minneapolis ve St. Paul), bu ay dava açarak federal yargıçtan göçmenlik operasyonlarını durdurmasını talep ederken, yıkıcı iktisadi etkilerden bahsetti. Davada, bazı işletmelerin satışlarında %80’e varan düşüşler olduğu belirtildi.

Amerika

ABD’de enflasyon ara seçim öncesi yüzde 3,7’ye çıktı

Yayınlanma

ABD’de yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,7’ye yükselirken enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış devam ediyor. Benzin fiyatları yıllık bazda yüzde 35,3 artış kaydederken gıda maliyetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşti.

ABD’de ara seçimler yaklaşırken eylül ayı enflasyonundaki artış, Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden geri almaya çalışan Demokratların hayat pahalılığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Çalışma İstatistikleri Bürosunun yayımladığı tüketici fiyat endeksine göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,7 oldu; enerji, benzin ve elektrik maliyetleri aylık bazda yükseldi.

Gıda fiyatları ağustostan eylüle değişmeyerek sabit kalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti.

Demokratlar seçim kampanyalarını geçim sıkıntısını hafifletme vaadi üzerine kuruyor ve fiyat artışlarından Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleriyle İran savaşını sorumlu tutuyor.

Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu yıl çok sayıda sol adayın ön seçimleri kazanmasına işaret ederek muhalefetin parti içindeki “komünistlerin” esiri olduğunu savunuyor.

Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,4 düzeyindeyken ABD ve İsrail’in ayın son gününde başlattığı İran savaşı boyunca fiyatlar yükselişini sürdürdü.

Son dönemdeki tırmanış, enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9,1 ile gördüğü 40 yılın zirvesinden bu yana kaydettiği düşüşü tümüyle tersine çevirmiş değil; ancak oran beş yılı aşkın süredir Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Fed yetkilileri inatçı enflasyonla mücadele gerekçesiyle geçen ay politika faizini çeyrek puan artırdı. Yetkililer gelecek hafta yeniden toplanarak faizi artırma veya yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığında sabit tutma kararını değerlendirecek.

Enerji ve akaryakıt kalemi savaşın ilk ayından bu yana en sert yükselişini kaydetti

Eylül ayında enerji fiyatları, İran savaşının ilk tam ayı olan marttan bu yana görülen en büyük aylık sıçramayı yaparak yıllık bazda yüzde 20,4 arttı. Enerji maliyetleri temmuzdan ağustosa yüzde 2,1 artmış, hazirandan temmuza yüzde 1,5, mayıstan hazirana ise yüzde 5,7 gerilemişti.

Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik İran saldırıları son dönemde artarken Ukrayna güçleri de Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Küresel ham petrol ve işlenmiş yakıt piyasalarını zorlayan bu iki gelişme, ABD’de benzin ve motorin fiyatlarını yukarı çekti.

Benzin fiyatları da savaşın ilk ayından bu yana en büyük aylık artışını yaşayarak ağustostan eylüle yüzde 9,1 yükseldi ve yıllık artış yüzde 35,3’e ulaştı.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,26 dolar düzeyinde; bu rakam bir ay önceki yaklaşık 4,48 dolarlık seviyenin altında kalsa da bir yıl öncesine göre 1,20 dolardan daha yüksek. Ortalama galon fiyatı California’da 6 doların, Washington eyaleti ile Nevada’da ise 5 doların üzerinde seyrediyor.

Elektrik fiyatları ağustostan eylüle yüzde 0,2 yükselerek temmuz ile ağustos arasındaki yüzde 0,2’lik düşüşü telafi etti ve yıllık bazda yüzde 4,4 arttı.

Yeni veri merkezlerinin yüksek enerji talebi yerel toplulukların elektrik faturalarına yansıyor. Trump, şirketlerin veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektriğin maliyetini bizzat karşılaması gerektiğini savundu.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda büyük veri merkezlerine kendi elektriklerini üretme ve fazlasını yerel şebekeye devretme zorunluluğu getirdiğini belirterek elektrik fiyatlarında “önemli bir düşüş yaşanabileceğini” öne sürdü.

Gıda harcamaları dengelenirken ikinci el araç piyasasında aylık artış sürüyor

Eylülde evde tüketilen gıdanın maliyeti aylık bazda yüzde 0,1 azalırken dışarıda yenen yemeğin fiyatı yüzde 0,2 arttı.

Yumurta fiyatı bir düzine için 2,27 dolara gerileyerek Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 35 düştü; bu rakam Mart 2025’te görülen 6,23 dolarlık yirmi yılın zirvesinin oldukça altında kaldı.

Dana kıyma fiyatları Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 2,4 artış gösterse de libresi 6,48 dolardan satılarak haziran ayında kaydedilen 6,98 dolarlık yirmi yıllık zirvenin gerisinde durdu.

Tavuğun libre fiyatı geçen ay bir yıl önceki seviyesini koruyarak 2,06 dolar oldu; tavuk fiyatları Kasım 2024’ten bu yana 2,01 ile 2,09 dolar bandında dalgalanıyor.

İkinci el otomobil ve kamyonet fiyatları Eylül 2025’e kıyasla yüzde 1,5 gerilese de temmuz ve ağustostaki yüzde 0,4’lük artışların ardından eylülde aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi.

Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long, sektörün pahalı yedek parçalar ve nitelikli iş gücü açığı gibi etkenlerin birleştiği ağır bir baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

The Hill gazetesine konuşan Long, piyasadaki bütün maliyet baskılarının yerel oto tamircilerinde somut olarak hissedildiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English