Amerika
NYT’den Trump yönetiminin mahkeme celplerine itiraz

New York Times gazetesi, yeni Air Force One uçağına dair haberlerinin ardından muhabirlerine gönderilen mahkeme celplerinin iptal edilmesi talebiyle mahkemeye başvurdu. Trump yönetimi tarafından geçen hafta hedef alınan dört gazeteci, federal ceza yasasının ihlal edildiği iddiasıyla bu hafta New York’ta federal büyük jüri önünde ifade vermeye çağrıldı.
New York Times gazetesi, yeni başkanlık uçağı Air Force One hakkındaki haberinin ardından Trump yönetiminin muhabirlerine gönderdiği mahkeme celplerine karşı hukuki mücadele başlattı.
Gazetenin çarşamba günü yayımladığı habere göre, celplerin iptal edilmesi talebiyle mahkemeye dilekçe sunuldu.
Gazetenin başhukukçusu David McCraw, çarşamba günü yaptığı açıklamada, söz konusu mahkeme celplerini “suistimal ve uygunsuz” olarak nitelendirdi.
McCraw, bu adımların New York Times’ı yaptığı haberler nedeniyle cezalandırmak amacıyla kötü niyetle atıldığını ifade etti.
Başhukukçu ayrıca, iptal başvurusunun mahkeme kararı uyarınca mühürlü olarak, yani kamuoyuna kapalı şekilde yapıldığını bildirdi.
Trump yönetimi geçen hafta, Katar tarafından hediye edilen ve yakın zamanda hizmete giren yeni Air Force One uçağına ilişkin riskleri ele alan bir haberin ardından dört New York Times gazetecisine mahkeme celbi göndermişti.
Gazete, haberinde yeni uçağın, başkanın taşınmasında kullanılan eski uçaktaki bazı gelişmiş güvenlik önlemlerine sahip olmadığını yazmıştı.
Mahkeme celbi gönderilen gazeteciler arasında Julian E. Barnes, Eric Lipton, Tyler Pager ve Eric Schmitt yer alıyor. Bu muhabirler, aynı hafta içinde, alınan bir güvenlik önlemi nedeniyle Başkan Trump’ın Türkiye’deki NATO zirvesinden eski Air Force One uçağıyla ayrılmak zorunda kaldığı bilgisini de haberleştirmişti.
New York Times gazetecileri, federal ceza yasasının ihlal edildiği iddiasıyla bu hafta New York kentinde kurulacak federal büyük jüri önünde tanıklık etmeye çağrıldı.
Gazetenin aktardığına göre, ABD Adalet Bakanlığı Sözcüsü Emily Covington, konuya ilişkin daha önceki açıklamasına atıfta bulunarak medyanın ABD için önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Covington, bununla birlikte Adalet Bakanlığının da ülkenin sırları emanet edilen kişilerin bu bilgileri gerektiği gibi korumasını sağlama konusunda önemli bir görevi olduğunu ifade etti.
Amerika
Trump mühimmat açığı nedeniyle Savaş Bakanı Hegseth’ten hesap sordu

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Camp David’deki kabine toplantısında Savaş Bakanı Pete Hegseth’ten hava savunma füzeleri dahil olmak üzere askeri envanterdeki eksikliklerle ilgili açıklama talep ettiği ileri sürüldü. Washington Post’un göre Trump, mühimmat miktarının yetersizliği konusunda kendisinin yanıltıldığını düşünürken, Pentagon iddiaları yalanladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Camp David’de düzenlenen kabine toplantısının oturum aralarında, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’ten, hava savunma füzeleri de dahil olmak üzere Amerikan cephaneliğindeki eksiklikler konusunda açıklama talep ettiği ileri sürüldü.
The Washington Post gazetesinin konuya vakıf iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, Trump mühimmat miktarı konusunda yanıltıldığını düşünüyor.
Kaynaklar, Başkan Trump’ın mühimmat açığı sorununun daha önce çözüldüğünü varsaydığını aktardı. Habere göre, kendisini Trump karşısında savunan Savaş Bakanı Hegseth ise mühimmat yetersizliği ve başkanın eksik bilgilendirilmesi konusunda suçu yardımcısı Stephen Feinberg’e yükledi.
Beyaz Saray ve Pentagon iddiaları yalanladı
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, gazetenin iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu yüzde 100 asılsız bir haber. Böyle bir şey kesinlikle hiç yaşanmadı. Başkan Trump, Hegseth’e tam bir güven duymaktadır” ifadelerini kullandı.
Pentagon da Trump ile Hegseth arasında bir tartışma yaşandığı yönündeki iddiaları kurgu olarak nitelendirerek reddetti. Pentagon Başsözcüsü Sean Parnell konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Hegseth, mühimmatımızın durumu hakkında hiç kimseyi yanıltmamıştır ve Bakan Yardımcısı Feinberg’i suçlamamıştır. Azalan stoklar, iç anlaşmazlıklar ve Bakan’ın İran konusundaki tutumuna dair bu iddiaların tamamı uydurmadır.”
Mühimmat eksikliği İran stratejisini etkiledi
Kaynaklar, bu olayın Trump’ın, kendisini başlangıçta İran’a karşı hızlı bir zafer kazanılacağına ikna eden Hegseth’e yönelik artan memnuniyetsizliğini netleştirdiğini belirtiyor.
Aktarılan bilgilere göre, Trump’ın İran’a yönelik yeni askeri operasyonlar düzenlemekten vazgeçmesinin arkasındaki temel neden, uzun menzilli füzeler ile hava savunma sistemlerindeki füze savar envanterinin yetersiz olmasıydı.
The Washington Post’a konuşan bir yetkili, İran ile yaşanan çatışmanın ilk haftalarında ABD’nin 1300’den fazla taktik balistik füze kullandığını, Ukrayna’nın da talep ettiği ATACMS stoklarının ise neredeyse tamamen tükenme noktasına geldiğini kaydetti.
Yetkili, füze savar sistemlerindeki eksikliğin ABD’nin askeri taktiğini değiştirdiğini, artık mühimmat kullanımına ilişkin kararların tehdidin yönüne ve taşıdığı öneme göre verildiğini ekledi.
CNN’in kısa süre önce yayınladığı bir haberde ise ABD’nin savaş öncesi dönemle karşılaştırıldığında THAAD füze savar stoklarının yaklaşık yüzde 80’ini, Patriot füzelerinin ise yaklaşık yarısını tükettiği bildirilmişti.
Trump ise daha önce, temmuz ayında yaptığı açıklamada ABD ordusunda mühimmat sıkıntısı yaşandığı yönündeki iddiaları reddetmişti.
Daha önce de The New York Times, Trump’ın danışmanlarının kendisini Ortadoğu’daki Patriot füze savar stokları ve diğer hava savunma araçlarının azaldığı yönünde uyardığını yazmıştı.
Haberlere göre bu uyarı, ABD Başkanı’nın İran’a yönelik askeri operasyonu sert bir şekilde tırmandırma planlarından vazgeçmesinde belirleyici etkenlerden biri olmuştu.
Amerika
Michigan Senato yarışında başabaş mücadele: Demokratlar belirsizlikte

Decision Desk HQ verilerine göre Michigan’daki Demokrat Parti Senato ön seçiminde Abdul El-Sayed, Temsilciler Meclisi Üyesi Haley Stevens karşısında yüzde 1’den az farkla liderliğini sürdürüyor. Salı günü gerçekleştirilen seçimler, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde partinin geleceğine yönelik iç çekişmeleri ve kilit eyaletlerdeki Temsilciler Meclisi ile valilik yarışlarını netleştirdi.
ABD’nin Michigan eyaletinde Demokrat Partinin Senato adayını belirleyecek ön seçim, oyların baş başa gitmesi nedeniyle sonuçlanamadı.
Seçim sonuçları, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Demokrat Parti içinde geleceğe dönük politik hat konusundaki rekabeti yeniden görünür kıldı.
Decision Desk HQ (DDHQ) verilerine göre, Doğu Yakası Saatiyle (EDT) 06.15 itibarıyla Abdul El-Sayed, Temsilciler Meclisi Üyesi Haley Stevens’ın (Demokrat) bir puandan az farkla önünde yer aldı.
Michigan’daki Senato yarışı, bu seçim döneminde Demokrat Parti içi yönelim mücadelesinin en belirgin sahnesi olarak değerlendiriliyor. Yılın ilk döneminde partinin sol kanadı bazı önemli ön seçimleri kazanmış ve uzun süredir görevde olan bazı milletvekillerini liste dışı bırakmıştı.
Partideki bazı kesimler, 2024 seçimlerinde yaşanan kayıpların ardından yeni liderlik için ilerici veya demokratik sosyalist figürlere yönelirken, merkez kanat temsilcileri El-Sayed gibi adayların kasım ayındaki ara seçimlerde genel seçmenden oy almasının zor olacağını savunuyor.
Salı günü yapılan ön seçimlerle birlikte Michigan, Virginia ve Washington eyaletlerinde Temsilciler Meclisi seçimleri için eşleşmeler kesinleşti. Görevdeki Demokrat valilerin görev sürelerinin dolduğu Kansas ve Michigan’da ise Donald Trump’ın desteklediği adaylar ön seçimleri kazandı.
Michigan’daki Senato yarışında baş başa mücadele
Michigan’da EDT 06.15 itibarıyla El-Sayed yüzde 49’a yakın oy oranıyla yarışı önde götürürken Stevens yüzde 47 seviyesinde kaldı. Düşük anket sonuçları nedeniyle temmuz ayı başında kampanyasını askıya alan Mallory McMorrow ise yüzde 4 oranında oy aldı.
Yarışın henüz sonuçlanmamasıyla birlikte McMorrow, çarşamba sabahı El-Sayed’e desteğini açıkladı.
McMorrow yaptığı yazılı açıklamada, “Kasım ayına birleşmiş bir parti olarak birlikte ilerlerken Abdul’e tam desteğimi sunmaktan gurur duyuyorum” ifadesini kullandı. Sert bir ön seçim süreci yaşandığını belirten McMorrow, adaylar arasındaki görüş ayrılıklarının kasım ayındaki genel seçimde ortaya çıkacak tabloyla kıyaslanamayacağını kaydetti.
Ön seçimi kazanacak aday, Cumhuriyetçi Parti cephesinde rakipsiz girdiği yarışı kazanan ve Trump tarafından desteklenen eski Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Rogers ile karşı karşıya gelecek.
Rogers, 2024 yılındaki Senato seçiminde Demokrat Senatör Elissa Slotkin’e az bir farkla kaybetmişti.
Stevens, taraftarlarına yaptığı konuşmada yarışın gidişatından memnun olduğunu belirterek oy sayımının çarşamba günü de sürebileceğini aktardı. Stevens, EDT 01.00 öncesinde yaptığı açıklamada, “Bu yarışın baş başa geçeceğini biliyorduk. Tam olarak da böyle bir durumla karşı karşıyayız” dedi.
El-Sayed de Michigan’da oy sayım süreçlerinin zaman aldığını kabul etmekle birlikte genel seçim hedefine işaret etti. El-Sayed, “Bu gece ne olursa olsun, bir araya gelerek Mike Rogers’ın ABD Senatosuna girmesini engellemek gibi bir sorumluluğumuz var” değerlendirmesinde bulundu.
Emekliye ayrılan Demokrat Senatör Gary Peters’ın boşaltacağı Michigan koltuğu, Senatoda çoğunluğu sağlamak isteyen her iki parti için de kritik önem taşıyor.
Cook Political Report bu yarışı şansı eşit görünen “baş başa” bir mücadele olarak sınıflandırıyor.
DDHQ tahminlerine göre yarış Demokratlara daha yakın duruyor; ancak Cumhuriyetçilerin bu koltuğu kazanması halinde Senatodaki çoğunluğu koruma olasılıklarının yüzde 86’ya yükseleceği öngörülüyor.
DDHQ baş seçim analisti Geoffrey Skelley, geçtiğimiz ay The Hill’e yaptığı değerlendirmede, “Demokratlar bir çoğunluk yolu bulacaksa Michigan’ı kaybetme lüksüne sahip değiller” demişti.
Demokrat Partideki iç tartışmalar belirginleşti
Salı gecesi sonuçlanan ön seçimler, son başkanlık seçiminde kayıplar yaşayan Demokrat Parti içindeki geleceğe dair tartışmaları gündeme getirdi.
Ara seçimlere 100 günden az bir süre kala, DDHQ tahminlerine göre Demokratların Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kazanma şansı yüksek görünürken, Senato mücadelesinde zayıf taraf konumunda bulundukları aktarılıyor.
Demokratların, iktidarda olmayan partinin ara seçimlerde mevzi kazandığı tarihsel eğilimden yararlanabileceği, Cumhuriyetçilerin ise ekonomi ve İran savaşı eksenindeki seçmen kaygılarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Ancak Demokratlar, Washington’da yeniden denge kurmak için izlenecek yol haritası konusunda farklı görüşlere sahip. Demokratik sosyalist ve yerleşik düzene karşı çıkan adayların elde ettiği ön seçim galibiyetleri sol kanadı hareketlendirirken, merkez sol kanat bu adayların genel seçimde aşırı olarak algılanabileceği yönünde endişe taşıyor.
Eyaletteki bazı yarışlar, kararsız seçmenleri çekmeye çalışan merkez sol Demokratlar açısından tartışma yarattı. Çekişmeli geçen 7’nci Kongre Bölgesinde, Sunrise Movement’ın kurucu ortaklarından Will Lawrence’ın, iki ılımlı adayın oyları bölmesinin ardından Demokrat Parti ön seçimini kazanarak Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Tom Barrett’ın rakibi olması bekleniyor.
AIPAC’in harcamaları
Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), ön seçimlerde etkisini sürdürürken Michigan Senato yarışı da bu durumun örneklerinden biri oldu.
AIPAC’in süper PAC’i United Democracy Project, Gazze’de yaşananları soykırım olarak niteleyen ve ABD’nin İsrail’e yardımını eleştiren El-Sayed aleyhine ve bu nitelendirmeye karşı çıkarak İsrail’e desteğin sürmesini savunan Stevens lehine 30 milyon dolardan fazla harcama yaptı.
Öte yandan Missouri eyaletinde Temsilciler Meclisi Üyesi Wesley Bell (Demokrat), Kongredeki ilerici gruptan eski Temsilciler Meclisi Üyesi Cori Bush’un (Demokrat) koltuğunu geri alma girişimini sonuçsuz bıraktı. Senatör Bernie Sanders’ın desteklediği Bush, 1’inci Kongre Bölgesinde yarışıyordu.
Bell, 2024 ön seçiminde AIPAC ile bağlantılı bir grubun desteğiyle İsrail politikalarını sert şekilde eleştiren Bush’u liste dışı bırakmıştı. Bu seçim döneminde Bush, Gazze’deki savaş nedeniyle yönetime yönelik eleştirilerin arttığı bir ortamda Bell’in İsrail’e verdiği desteğe odaklandı ancak ön seçimi kazanamadı.
Cumhuriyetçilerin eyalet yönetimleri hedefi
Başkan Trump’ın desteklediği aday, Görevdeki Vali Gretchen Whitmer’ın (Demokrat) görev süresinin dolduğu Michigan’da Cumhuriyetçi Parti ön seçimini kazandı.
Temsilciler Meclisi Üyesi John James (Demokrat-Michigan), sonbahardaki seçimde Michigan Dışişleri Bakanı Jocelyn Benson (Demokrat) ile karşı karşıya gelecek. Benson’ın yarıştaki konumu, eski Detroit Belediye Başkanı Mike Duggan’ın ilkbaharda bağımsız adaylıktan çekilmesiyle güçlenmişti.
Trump, Kansas eyaletinde de desteklediği adayın galibiyetiyle sonuç elde etti. Trump’ın işaret ettiği eyalet Senatosu Başkanı Ty Masterson, diğer altı Cumhuriyetçi adayı geride bırakarak ön seçimi kazandı.
James ve Masterson’ın galibiyetleri, Iowa, Georgia ve Güney Karolina’da desteklediği valilik adayları ön seçimleri kaybeden Trump’ın onay karnesine katkı sağladı. Trump’ın Kongre adaylarına yönelik desteklerinin başarı oranı ise yüksek kalmayı sürdürdü.
Cumhuriyetçiler, iki kez eyalet genelinde seçim kazanan Demokrat Vali Laura Kelly’nin görev süresinin dolması nedeniyle Kansas valiliğini alma şanslarını yüksek görüyor.
Cook Political Report, Kelly’nin koltuğunu “Cumhuriyetçilere yakın” olarak değerlendiriyor.
Trump’ın 2016 ve 2024’te kazandığı Michigan’daki yarış yakından takip ediliyor. Trump, hem James’e valilik yarışında hem de Rogers’a Senato yarışında açık destek verdi.
Temsilciler Meclisi seçim bölgeleri netleşti
Salı günü yapılan ön seçimler, sonbaharda Temsilciler Meclisindeki dengeyi etkileyebilecek bölgelerdeki adayları belirledi.
Virginia Beach’te Demokrat Parti eski Temsilciler Meclisi Üyesi Elaine Luria, Cumhuriyetçi rakibiyle yeniden karşı karşıya gelecek.
Eski deniz kuvvetleri komutanı Luria’nın, 2022’de kendisini mağlup eden Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Jen Kiggans ile yarışmak üzere ön seçimi rahat kazanması bekleniyor.
Cook Political Report bu yarışı “baş başa” olarak nitelendiriyor. Trump, 2’nci Kongre Bölgesini 2024’te yüzde 1’den az farkla kazanmış, Virginia Valisi Abigail Spanberger (Demokrat) ise 2025’te burada 8 puan farkla öne geçmişti.
Virginia’nın 1’inci Kongre Bölgesinde ise yerel savcı Shannon Taylor’ın, Temsilciler Meclisi Üyesi Rob Wittman (Cumhuriyetçi-Virginia) ile kasım ayında karşılaşmak üzere Demokrat Parti adaylığını kazanması bekleniyor.
Trump, Wittman’ın bölgesini 2024’te yaklaşık 5 puan farkla kazanmıştı. Cook Political Report bu koltuğu “Cumhuriyetçilere yakın” olarak sınıflandırıyor.
Tom Barrett’ın temsil ettiği 7’nci Kongre Bölgesi, 2024’te bir puandan biraz fazla farkla Trump’a oy vermişti. Lawrence’ın ön seçim galibiyeti, onu genel seçimde daha zayıf bir aday olarak gören Cumhuriyetçiler açısından avantaj olarak değerlendiriliyor.
Punchbowl News’un aktardığına göre, Michigan Sunrise PAC adlı grup, Lawrence’ı desteklemek ve Maasdam’ı eleştirmek amacıyla Demokrat Parti ön seçimine mali kaynak aktardı.
Trump’ın desteklediği aday, 8’inci Kongre Bölgesinde kaybetti. Kampanyasını geçen ay askıya alan Thomas Smith, Cumhuriyetçi ön seçimde Amir Hassan’ı mağlup etti.
Smith, sonbaharda Demokrat Kristen McDonald Rivet ile yarışacak.
Bir diğer çekişmeli yarış ise Washington eyaletinde şekillendi. Görevdeki Temsilciler Meclisi Üyesi Marie Gluesenkamp Perez (Demokrat) ve eyalet Senatosu Azınlık Lideri John Braun (Cumhuriyetçi), tarafsız ve ilk iki adayın çıktığı ön seçimden üst sıradan ayrıldı. Gluesenkamp Perez, 2024 yılında bu bölgeyi 4 puan farkla kazanmıştı.
Amerika
Bankalar, veri merkezi için 15 milyar dolarlık borcu elden çıkaracak

Bankalar, Anthropic’e kiralanmış olan ve Google’ın desteklediği Teksas’taki veri merkeziyle bağlantılı 15 milyar dolarlık borcu elden çıkarmayı planlıyor.
Konuya yakın kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Morgan Stanley liderliğindeki bir banka konsorsiyumu, krediler çekilir çekilmez, Teksas’ın Hubbard kentinde inşaatı devam eden yaklaşık 8.100 dönümlük veri merkezi kampüsüne taahhüt ettikleri borcu yeniden finanse etmek için tahvil piyasasına başvurmayı planlıyor.
Tahvil piyasası, devasa yapay zeka girişimlerinin uzun vadeli sermaye elde etmeleri için giderek daha popüler bir yol haline geldi.
Piyasanın derinliği, projelerin banka kredilerine kıyasla daha hızlı ve daha düşük maliyetle finanse edilebilmesini sağlıyor.
Bankalar açısından ise bu borcu elden çıkarmak, genel yapay zeka risk maruziyetlerini azaltmaya yardımcı oluyor ve daha fazla kredi verebilmek için kapasite yaratıyor.
Öte yandan, eskiden gaz boru hatları ve havaalanları gibi projeleri finanse eden, bankalar odaklı altyapı finansmanı piyasası, yapay zeka altyapı yatırımlarının devasa sermaye ihtiyaçları karşısında bunalmış durumda.
Wall Street’in büyük bankaları, bu yılın başlarında Oracle’a kiralanan çeşitli veri merkezi projelerine ait 50 milyar dolardan fazla inşaat borcunun alıcılarını bulmak için aylarca uğraştı.
Bazı kredi verenler ise risk transferi anlaşmaları yoluyla maruz kaldıkları riski yönetmeye çalıştı.
Kaynaklara göre, 15 milyar dolarlık borç paketi birden fazla tahvil satışına bölünmesi bekleniyordu.
Zira banka kredisi, proje geliştiricisi Nexus Data Centers’ın belirli inşaat aşamalarına ulaştıktan sonra bir süre boyunca borcu çekmesine olanak tanıyan “gecikmeli çekim” özelliğine sahip.
Borcun bir kısmı da kaldıraçlı kredi piyasasında yeniden finanse edilebilir.
Tahvilin, veri merkezi tamamen inşa edildikten sonra geçerli olacak olan Google’ın destek garantisine rağmen spekülatif derecelendirme alması bekleniyor.
Kaynaklar, bunun yatırımcıların inşaat gecikmeleri ve maliyet aşımları gibi riskleri üstlenmek zorunda kalacağı anlamına geldiğini ekledi.
Veri merkezi, ayrı olarak finanse edilecek olan Google’ın özel TPU çipleri ile donatılacak.
Teksas’taki yeni kampüs, gecikmeleri ve maliyet artışlarını önlemek için kendi doğalgaz santralinden enerji alacak.
Eyalette inşa edilmesi planlanan çok sayıda veri merkezi projesi, elektrik ve su kaynaklarındaki sıkıntıların yanı sıra kamu hizmetleri fiyatlarındaki artışa ilişkin endişelerin artmasına neden oldu.
Fakat veri merkezi ve enerji varlıklarının birleştirilmesi, kredi verenlerin aynı anda iki farklı türdeki riski üstlenmeleri gerektiğinden karmaşık bir finansman sürecine yol açabilir.
Meta tarafından yürütülen ve “behind-the-metre” enerji sistemine sahip benzer bir veri merkezi projesi olan Project Walleye, ek riskleri telafi etmek için yatırımcılara ek getiri sunmak zorunda kalmıştı.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi7 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı
Diplomasi1 hafta önceABD, Rusya ve Ukrayna’ya hava ateşkesi sunacak












