Rusya
Rusya yakıt açığı nedeniyle kalite şartlarını gevşetti

Rusya hükümeti, bazı rafinerilerin iç piyasaya Euro-5 standardından saparak benzin ve dizel yakıt satmasına izin veren uygulamayı belirsiz süreyle uzattı. Kommersant’ın kaynaklarına göre karar, Ukrayna’nın rafinerilere yönelik saldırıları nedeniyle ortaya çıkan yakıt açığı ortamında alındı. Uzmanlar ise daha yüksek kükürt içeren yakıtın modern araçlarda aşınmayı artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Ruyas hükümeti, bazı petrol rafinerilerinin iç piyasaya kükürt ve diğer göstergeler bakımından Euro-5 standardından saparak benzin ve dizel yakıt satmasına izin veren uygulamayı belirsiz süreyle uzattı.
Karar geçen yıl sonbaharda alınmış ve 1 Mayıs 2026’ya kadar yürürlükte kalması öngörülmüştü. Ancak Kommersant’a konuşan kaynaklara göre uygulama, Ukrayna’nın rafinerilere yönelik saldırıları nedeniyle yaşanan yakıt açığı ortamında süresiz olarak devam ettirildi.
Hükümet kararına göre benzinde kilogram başına en fazla 150 miligram, dizel yakıtta ise 350 miligrama kadar kükürt bulunmasına izin veriliyor.
Euro-5 standardında ise üst sınır 10 miligram olarak belirlenmiş durumda. Onaylanan değerlerin Euro-3 standardına karşılık geldiği belirtildi. Ayrıca benzinde aromatik hidrokarbonlar, monometilanilin, oktan artırıcı katkı maddeleri ve etanol bulunmasına da izin veriliyor.
Kommersant’ın görüştüğü kaynaklardan biri, piyasaya sunulan ürünlerin kalitesinin denetlenmesinin Rusya Enerji Bakanlığı’na verildiğini söyledi.
Aynı kaynak, bu tür yakıtların Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyesi diğer ülkelerde satışının yasak olduğunu da aktardı.
Rusya hükümeti, azalan arz koşullarında yakıt piyasasını istikrara kavuşturmak için çeşitli önlemler arıyor.
Bu kapsamda Rusya’dan benzin ihracatı tüm piyasa katılımcıları için 31 Temmuz’a kadar yasaklanırken, dizel yakıt ihracatı da tüccarlar açısından durduruldu. Havacılık yakıtı ihracatına yönelik kısıtlama ise 30 Kasım’a kadar uzatıldı.
Öte yandan, Ukrayna toprakları hariç tutulduğunda Rusya’nın en az 25 bölgesinin benzin sıkıntısıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Haziran ayının başında bu sayı 15 olarak kaydedilmişti. Yakıt kıtlığının özellikle ilhak edilen Kırım ve Sivastopol’da daha belirgin hissedildiği ifade edildi.
Kommersant’ın kaynaklarından biri, benzin ve dizel yakıta ilişkin kalite şartlarının gevşetilmesinin sorunu tamamen çözmediğini söyledi.
Kaynağa göre izin verilen kükürt seviyesinin yükseltilmesi bile çok sayıda küçük rafinerinin devreye alınmasına yetmiyor; çünkü bu tesislerin ürettiği yakıtın kalitesi hâlâ belirlenen sınırların önemli ölçüde altında kalıyor.
NEFT Research Yönetici Ortağı Sergey Frolov ise ek petrol ürünü hacimlerinin yerel düzeydeki bazı yakıt açıklarını hafifletebileceğini, ancak daha yüksek kükürt içeriğinin modern araçlar üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirtti.
Frolov’a göre bu tür yakıtların kullanımı motor, egzoz sistemi ve katalizörlerde aşınmayı artırabilir. Uzman ayrıca sorunun yalnızca yakıt üretiminden ibaret olmadığını, ürünlerin bölgelere zamanında ulaştırılmasının da önemli bir problem olmaya devam ettiğini vurguladı.
Yakıt krizinin temel nedeninin Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları olduğu belirtiliyor.
Bloomberg’in hesaplamalarına göre Rus petrol rafinerileri Ocak-Mayıs 2026 döneminde 38 saldırıya uğradı. Bunların 16’sı mayıs ayında gerçekleşti ve savaşın başlamasından bu yana aylık bazda en yüksek seviyeyi oluşturdu.
Ulusal Borsa Fiyatlandırma Ajansı’nın verilerine göre 11 Haziran itibarıyla karşılanamayan ödeme gücüne sahip talep hacmi AI-92 benzinde 21 bin 960 ton, AI-95 benzinde ise 13 bin 740 ton olarak kaydedildi.
Yılın başından bu yana borsada gerçekleştirilen benzin satışları da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,4 azalarak 4,12 milyon tona geriledi.
Rusya
Rusya, Nestle’ye kayyum atayabilir

Rusya’da bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda devi Nestle’nin ülkedeki varlıklarının kayyuma devredilmesi için Devlet Başkanı Vladimir Putin’e başvuruda bulundu. Beş işletmeyi kapsayan bu talebin teorik olarak mülkiyet değişimine yol açabileceği belirtiliyor.
Rusya’da faaliyet gösteren ve adı pek duyulmamış bir lojistik şirketi, İsviçre merkezli gıda grubu Nestle’nin Rusya’daki varlıklarının kayyuma devredilmesini istedi.
Kommersant gazetesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre talep doğrudan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletildi.
KS Logistika adlı şirket tarafından sunulan başvuru, Nestle’nin Rusya’daki beş tüzel kişiliğini kapsıyor. Haberde, söz konusu adımın teorik olarak mülkiyet değişimine zemin hazırlayabileceği aktarıldı.
Nestle, konuya ilişkin Reuters’a yaptığı açıklamada Rus makamlarının bu taleple ilgili olarak kendileriyle iletişime geçmediğini bildirdi. İsviçreli üretici, yürürlükteki tüm yasal düzenlemelere uyarak Rusya’daki ofis ve fabrikalarını işletmeyi sürdürdüğünü kaydetti.
Putin’in sözcüsünden ise konuya dair bir değerlendirme alınamadı.
Kommersant, 2025 yılı gelirini 1,6 milyon ruble (yaklaşık 18 bin 735 dolar) olarak bildiren KS Logistika’nın üçüncü tarafların çıkarlarını temsil ettiğinin düşünüldüğünü yazdı ancak ayrıntı vermedi.
Reuters söz konusu bilgileri bağımsız kaynaklardan doğrulayamadı.
Yabancı sermayeli varlıklar üzerindeki denetim sıkılaşıyor
Rusya, Ukrayna’da 2022 yılında başlayan savaşın ardından yabancı mülkiyetteki varlıklar üzerindeki kontrolünü belirgin şekilde artırdı. Putin tarafından 2023 yılında imzalanan kararname uyarınca Moskova yönetimi, “dost olmayan” ülkeler kategorisinde gördüğü devletlere ait varlıklara kayyum atama yetkisine sahip bulunuyor.
Bu mekanizma daha önce Danone ve Carlsberg gibi şirketlerin Rusya’daki iştiraklerinin kontrolünü ele geçirmek amacıyla da devreye sokulmuştu.
Temel tüketim maddeleri tedarik eden bir gıda üreticisi olduğunu savunan Nestle ise bugüne kadar Rusya’daki faaliyetlerini sürdürmeye devam etti.
Kommersant’a konuşan kaynak, devir talebinin gerekçesi olarak Nestle’nin Rusya’daki üretim kapasitesini genişletmeme ve Rus fabrikalarında üretilen ürünlerin ihracatını durdurma kararını gösterdi.
Rus danışman Natalya Popravko gazeteye verdiği demeçte, kayyum atanmasının her zaman doğrudan varlıklara el koyma anlamına gelmediğini belirtti. Popravko buna karşın bazı işletmelerin nihai aşamada kamulaştırıldığına veya Rus yatırımcılara satıldığına dikkat çekti.
Sektör analisti Mihail Burmistrov’un verilerine dayandırılan haberde, Nestle’nin Rusya’daki ticari faaliyetlerinin değerinin 160 milyar ile 175 milyar ruble (1,9 milyar ile 2,1 milyar dolar) arasında olabileceği ifade edildi.
Bu miktarın 120 milyar ile 125 milyar rublesini varlıklar ve markalar, 40 milyar ile 50 milyar rublesini ise dağıtılmamış kâr oluşturuyor.
Nestle’nin Rusya’nın Kaluga, Vologda, Samara, Vladimir, Perm ve Krasnodar bölgelerinde kahve, şekerleme, bebek maması ve evcil hayvan maması üreten altı ayrı üretim tesisi var.
Rusya
Rusya, NATO sınırlarında 10 yeni İHA üssü kurdu

The Telegraph gazetesinin haberine göre Rusya, sınır bölgeleri ile Ukrayna’da kontrol ettiği topraklarda uzun menzilli kamikaze insansız hava araçları için 10 yeni üs kurdu. Uydu görüntüleri ve kaynaklara dayandırılan incelemelerde bu tesislerde en az 59 fırlatma rampası ile binlerce İHA kapasiteli depolar tespit edildi.
Rusya, sınır bölgelerinde ve Ukrayna’da kontrolü altında bulunan topraklarda, menzili tüm Ukrayna’yı ve NATO’nun doğu kanadındaki ülkeleri kapsayan jet motorlu Geran-5 gibi uzun menzilli kamikaze insansız hava araçlarının (İHA) kitlesel fırlatımı için 10 üs kurdu.
The Telegraph gazetesinin kaynaklara ve uydu görüntülerine dayandırdığı haberine göre söz konusu tesisler; Smolensk Bölgesi’ndeki Şatalovo Havaalanı, Bryansk Bölgesi’ndeki Tsimbulovo, Navlya üssü ve Asovitsa sahası, Kursk Bölgesi’ndeki Halino Havaalanı, Rostov Bölgesi’ndeki Millerovo Havaalanı, Donetsk Halk Cumhuriyeti kontrolündeki Donetsk Havalimanı, Krasnodar Krayı’ndaki Primorsko-Ahtarsk üssü ile Kırım’daki Kaça Havaalanı ve Çauda Burnu’nda yer alıyor.
Araştırmacılar, bu tesislerde uçak tipi İHA’ların kalkışı için kullanılan raylı kızaklar şeklinde en az 59 fırlatma kılavuzunun ve binlerce hava aracını barındıracak depoların konuşlandırıldığını belirledi.
Bazı kilit noktalarda ek fırlatma rampalarının inşası ise sürüyor. The Telegraph, bu üslerin Ukrayna’ya yönelik saldırılarda kullanıldığını ancak aynı zamanda NATO müttefikleri için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.
İHA kaynaklı güvenlik tehditlerini inceleyen DroneSec şirketinin CEO’su Mike Monnik konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nun “Ukrayna’ya saldırmak ve NATO devletlerini benzer vuruşların tehdidi altında tutmak” amacıyla insansız hava aracı ağını “önemli ölçüde genişlettiğini” iddia etti.

Yeni fırlatma sistemleri Türkiye ve Avrupa ülkelerini menziline alıyor
DroneSec analizine göre, Rusya tarafından yakın zamanda monte edilen yaklaşık 20 fırlatma rampası artırılmış uzunluğa sahip bulunuyor.
Bu da sistemlerin, başta Varşova olmak üzere Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’ye kadar ulaşabilen uzun menzilli taarruz İHA’larını fırlatma kapasitesine işaret ediyor.
Bir NATO temsilcisi The Telegraph’a yaptığı açıklamada, ittifakın “müttefik topraklarının her bir karışını korumaya hazır olduğunu” ve “insansız hava araçları dahil her türlü tehdide karşı caydırıcılık ve savunma hazırlığını artırmayı” sürdüreceğini bildirdi.
Daha önce Avrupalı ve Amerikalı istihbarat servislerinin temsilcileri, Moskova’nın Polonya topraklarında silahlı provokasyon düzenleme, Baltık bölgesindeki kritik altyapı tesislerine füze veya İHA saldırıları gerçekleştirme ve sahte Ukrayna İHA’ları kullanarak yanıltma harekatı (false flag) yapma ihtimallerini değerlendirdiğini defalarca açıklamıştı.
Rusya
Zaharova: Türkiye ve ABD Kiev’e silah sevkiyatı planını açıklamalı

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD Kongresi belgelerine yansıyan ve Türkiye’nin elindeki Amerikan yapımı silahların Ukrayna’ya sevk edilmesini öngören planlara tepki gösterdi. Zaharova, söz konusu sevkiyatın özel askeri harekatın gidişatını değiştirmeyeceğini ancak Washington ve Ankara ile ikili ilişkilere ağır darbe vuracağını belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ve Türkiye’nin Kiev yönetimine silah temin etme planlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Zaharova, 15 Ağustos tarihli açıklamasında, son dönemde Türkiye’nin tasarrufunda bulunan ABD menşeli büyük miktardaki silah ve mühimmatın Ukrayna’ya teslim edilebileceğine yönelik haberleri ele aldı.
Zaharova, ABD Kongresi tarafından yayımlanan belgelere işaret ederek söz konusu planın taarruz silahlarını da içeren oldukça büyük bir cephaneliği kapsayabileceğini kaydetti.
Yayımlanan Kongre belgelerinde 12 adet çok namlulu roketatar sistemi, bu sistemler için 2 bin 500’den fazla güdümsüz misket mühimmatı, 47 bin adet 203 mm’lik misket mermisi ve 70 adet ATACMS kısa menzilli taktik füzesinin yer aldığı kaydedildi.
“Sevkiyat koşullarındaki çelişkiler dikkat çekiyor”
Böylesine büyük bir öldürücü ürün sevkiyatının koşulları ve şartlarına dair çelişkilerin ve tutarsızlıkların göze çarptığını vurgulayan Zaharova, şu ifadeleri kullandı:
“Silahların yeniden ihracına yönelik bu projeyi kimin başlattığı, bunların nasıl taşınacağı ve bu büyük ölümcül sevkiyatın Kiev’deki alıcılarına ne zaman ulaştırılacağı belirsizliğini koruyor. Son olarak, bu anlaşmaya taraf olanlar, yani ABD ve Türkiye, daha fazla can alırken Banderacı rejimin can çekişme sürecini uzatmak için bir Pandora’nın kutusunu daha açmaya karar verirken ne düşünüyorlardı?”
Zaharova, her iki ülkenin de Ukrayna krizinin çözümünde özel bir rol oynamayı arzuladığını ve siyasi-diplomatik bir çözüm bulmanın öncelikleri olduğunu dile getirdiğini hatırlattı.
“Ankara ve Washington ile ikili ilişkilere ağır darbe vurur”
Zelenski cuntasına silah pompalanmasının, Rusya’nın haklı senaryosundan saptırma noktasında özel askeri harekatın gidişatını anlamlı hiçbir şekilde etkilemeyeceğini savunan Zaharova, şunları kaydetti:
“Ancak bu teslimatların her alanda yaratacağı zararlardan kaçınmanın hiçbir yolu olmayacaktır. Bu durum yalnızca kurbanlar, yıkım ve Kiev’in daha büyük ölçekte zarar verme kararlılığı meselesi değil, aynı zamanda Rusya’nın Washington ve Ankara ile ikili ilişkilerine ağır bir darbe vurulması meselesidir.”
Ukraynalı Nazilere silah sağlarken barış söylemini istismar etme girişimlerinin karşılıklı güveni kaçınılmaz olarak sarstığını belirten Zaharova, Türk makamlarının Kiev’e öldürücü silah sevkiyatından kaçınma taahhüdüne bağlı kaldıklarına dair defalarca güvence verdiğini kaydetti.
Rusya Dışişleri Bakanlığının ABD Kongresi tarafından açıklanan bilgiler doğrultusunda Washington ve Ankara’dan izahat talep ettiğini duyuran Zaharova, “Tüm bu duruma sağduyulu bir şekilde bakmak için halen vakit var” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını6 gün önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio yapay zeka balonu ve küresel borç krizini değerlendirdi
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi











