Diplomasi
Savunma teknolojisi sektörüne 12 milyar dolarlık risk sermayesi aktı

Ukrayna ve İran savaşlarının da etkisiyle risk sermayesi fonları pazara akın ediyor ve insansız hava araçları, otonom gemiler ile savaş alanında kullanılan yapay zeka, bu yılın en gözde yatırım alanları haline geliyor.
FT’ye sağlanan PitchBook verilerine göre, startup’lar bu yılın başından bu yana 12,3 milyar dolar fon topladı.
Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla neredeyse iki katı ve şimdiden geçen yılın toplam rakamı olan 9,95 milyar doları aştı.
Bu artış, çatışmaların daha ucuz ve üretimi daha hızlı olan yeni nesil silah sistemlerine olan talebi ortaya çıkarmasıyla birlikte gerçekleşiyor.
Fakat bazı fonlar, hükümetlerin savunma harcamalarındaki artışın devam edeceği yönündeki beklentilerle giderek daha yüksek meblağlar ödemeye hazır olduğundan, piyasanın bazı kesimlerinde aşırı ısınma yaşandığına dair endişeler de ortaya çıktı.
JPMorgan’ın Avrupa, Orta Doğu ve Asya bölgelerine yönelik güvenlik ve dayanıklılık girişiminin başkanı Daniel Rudnicki Schlumberger, “Savaşların yürütülüş biçiminde muhtemelen şimdiye kadarki en önemli değişimi yaşıyoruz,” dedi ve yatırımcıların “bunun uzun vadeli bir ihtiyacı olan bir sektör olduğunu” fark etmesiyle değerlemelerin keskin bir şekilde yükseldiğini ekledi.
Özel sermaye grubu Advent International’ın yönetici ortağı Shonnel Malani, bazı yüksek değerlemelerle ilgili “çok geçerli” endişeler olsa da, talebi destekleyen etkenlerin bugünkü çatışmalar sona erdiğinde bile devam edeceğini savundu.
Advent, mart ayında yeni nesil savunma teknolojilerine 1 milyar dolara kadar yatırım yapmayı planladığını duyurmuştu.
Malani şöyle devam etti:
“Savunma teknolojilerine ve bu savunma yeteneklerine neden ihtiyaç duyduğumuzun altında yatan itici güç… çok gerçek. Bu bir abartı değil. Bize karşı kullanılabilecek daha sofistike bir teknoloji yelpazesi var ve bu zorluğun üstesinden gelmeliyiz.”
FT, mayıs ayında Daniel Ek tarafından desteklenen Alman drone girişimi Helsing’in yaklaşık 18 milyar dolarlık değerlemeyle 1,2 milyar dolar sermaye artırımı yaptığını bildirdi.
Aynı ülkeden bir başka grup olan Stark da en az 300 milyon avro sermaye artırımı için görüşmelerde bulunuyor; bu da “kamikaze” drone üreticisinin değerini yaklaşık 2,5 milyar avroya çıkarıyor.
Yatırım grubu AVP’nin genel ortağı Benoit Fosseprez, “Bu çok hareketli bir pazar… Avrupa ordularının uzun vadeli bütçelerine uygun çözümler üzerinde çalışıyoruz,” dedi.
AVP, kısa süre önce risk sermayesi şirketi Earlybird ile birlikte 500 milyon avroluk yeni bir Avrupa savunma teknolojisi fonu kurmuştu.
Diplomasi
Hindistan, BAE’ye süpersonik BrahMos füzesi satmak için görüşmeler yürütüyor

Dört Hint kaynağın Reuters’a verdiği bilgiye göre Hindistan hükümeti, Orta Doğu’daki savaşın ardından silah tedarikini artıran Körfez ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), süpersonik seyir füzesi BrahMos da dahil olmak üzere bazı amiral gemisi savunma sistemlerini satmak için görüşmeler yürütüyor.
Daha önce haberleştirilmeyen görüşmeler, Hindistan’ın hava savunma sistemi Akashteer’in muhtemel satışını da kapsıyor. Konuya doğrudan vakıf iki kaynağın Reuters’a bu bilgiyi verdiği kaydedildi.
Konuya doğrudan vakıf üçüncü bir kaynak, “BAE, BrahMos ve Akashteer de dahil olmak üzere birçok silah sistemimize ilgi gösterdi. Hindistan ile BAE arasındaki görüşmeler ilk aşamada ve hızla ilerliyor” dedi.
Hint yetkililer ve BAE Dışişleri Bakanlığı, yorum taleplerine yanıt vermedi.
Hindistan ve Rusya tarafından ortak geliştirilen BrahMos, dünyanın en hızlı seyir füzeleri arasında yer alıyor ve kara, deniz ve hava platformlarından fırlatılabiliyor. Akashteer ise Hindistan devlet şirketi Bharat Electronics Ltd ve Hindistan Ordusu tarafından geliştirilen tam otomatik bir hava savunma sistemi.
BAE, savaş sırasında İran tarafından saldırılara uğramasının ve ortaya çıkan tehditlere yanıt verme kabiliyetini güçlendirme çabalarının ardından Hindistan’dan ve başka kaynaklardan savunma teçhizatı satın almayı değerlendiriyor. Ülkenin ayrıca enerji ihracatı açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı ile ilgili endişeleri sürüyor.
BAE bu yılın başlarında, değeri 35 milyar doları aşacak savunma işbirliğini teşvik etmek amacıyla Güney Kore ile bir mutabakat zaptı imzaladı.
Çatışma izleme grubu Armed Conflict Location & Event Data’nın Güney Asya kıdemli analisti Pearl Pandya, “Çeşitlendirilmiş bir tedarikçi tabanı BAE’ye daha fazla stratejik özerklik sağlar. Hindistan ile daha yakın bağların ek faydası ise, ülkeler müttefik olmaya devam ettiği için ABD’yi karşısına almamasıdır” dedi.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre ABD, 2021-2025 yılları arasında Orta Doğu’ya en fazla silah ihraç eden ülke oldu ve ithalatın yüzde 54’ünü karşıladı. ABD’yi yüzde 12 ile İtalya ve yüzde 11 ile Fransa izledi.
Hindistan’ın BAE’ye herhangi bir BrahMos satışı gerçekleştirmeden önce Rusya’nın onayını alması gerekecek; zira 290 kilometre, yani 180 mil menzilli füze ortak geliştirildi. Bir kaynak, Moskova’nın Abu Dabi ile yakın ilişkileri göz önüne alındığında bunun bir engel oluşturmasının beklenmediğini söyledi.
SIPRI’nin silah transferleri programında kıdemli araştırmacı olan Siemon Wezeman, Körfez ülkelerine silah satmak için uluslararası rekabet artsa ve BAE’nin başka tedarikçilerle deneyimi bulunsa da hem BrahMos füzesinin hem de Akashteer sisteminin BAE’nin ihtiyaçlarına potansiyel olarak hizmet edeceğini söyledi.
Hindistan ile BAE arasında daha sıkı bağlar
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne göre BAE’nin hâlihazırda azami menzili 300 kilometre olan ABD yapımı MGM-168 ATACMS balistik füzesi bulunuyor. Hava savunmasında ise gelişmiş ABD yapımı THAAD ve Patriot sistemlerine sahip.
Savunma uzmanlarına göre Akashteer, hava tehditleriyle mücadelede farklı cihazlardan gelen bilgilerin bir araya getirilmesine yardımcı olacak.
Hindistan’ın geçmişte her zaman sonuç vermeyen silah ihracatı anlaşmaları haberleriyle anılan bir sicili olsa da Wezeman, BAE’ye ve diğer Körfez ülkelerine yaklaşan satışların mümkün olduğunu söyledi.
Son yıllarda Hindistan ile BAE arasında yakınlaşan ilişkiler, ticaret ve enerji alanlarında çok sayıda anlaşmaya ve askeri donanımın ortak geliştirilmesine yönelik bir mutabakata yol açtı.
Hindistan’ın amiral gemisi silah sistemlerini satmaya yönelik görüşmeler, bölgedeki değişen hizalanmaların bir başka göstergesi. İki Hint hükümet kaynağına göre Hindistan, BAE ile derinleşen ortaklığını Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kısa süre önce imzalanan savunma paktına karşı bir denge unsuru olarak görüyor.
Pandya, “Büyüyen ilişkiler, daha geniş bölgesel jeopolitik dinamikler; özellikle de Riyad ile Abu Dabi arasındaki bölgesel liderlik rekabeti arka planında da anlaşılmalıdır” dedi.
Pandya ayrıca, “Hindistan ile BAE arasındaki genişleyen savunma bağları, esasen her iki ülkenin de ortaklıklarının gücünü ve derinliğini sergilemesine imkân tanıyan bir stratejik mesaj verme biçimi işlevi görüyor” ifadelerini kullandı.
Hindistan’ın savunma ihracatı artıyor
Hint kaynaklardan ikisine göre, Hindistan’ın BrahMos da dahil olmak üzere bazı silah sistemlerini ilk kez savaşta kullandığı Hindistan ile Pakistan arasındaki geçen yılki dört günlük savaş, başka ülkelerden alıcı ilgisini artırdı.
İki kaynağa göre Hindistan o tarihten bu yana BrahMos’u Vietnam ve Endonezya’ya satmak için anlaşmalar imzaladı. Ayrıca Tayland, Güney Afrika, Brezilya ve Şili’den de ilgi gördü.
BrahMos’un önceki tek satışı 2022’de Filipinler’e yapılmıştı.
Hindistan hükümetine göre ülkenin savunma ihracatı, Mart 2026’da sona eren yılda 4 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakam 2013-2014 döneminde yalnızca 7,26 milyon dolardı.
SIPRI’ye göre Hindistan aynı zamanda küresel silah ithalatının yüzde 8’inden fazlasını gerçekleştirerek dünyanın en büyük ikinci silah alıcısı konumunda.
Diplomasi
Çin misilleme olarak Pentagon’la bağlantılı Amerikan şirketlerini hedef aldı

Çin, Washington’ın bu ay bazı Çinli şirketleri kısıtlama kapsamına almasına misilleme olarak, ABD ordusuyla bağlantılı olduğunu söylediği MP Materials ve USA Rare Earth’ün yanı sıra sekiz ABD’li kuruluşu daha ihracat kontrol listesine ekledi.
Kritik görev uygulamaları için motor üreten Aveox da listeye alınan şirketler arasında yer aldı. Listeye dahil edilmek, Çin’in bu şirketlere çift kullanımlı ürün ihracatını durduruyor.
Pentagon destekli MP Materials, ABD’de faaliyette olan tek nadir toprak elementi madenini işletiyor. USA Rare Earth ise MP Materials ile birlikte madenden mıknatısa uzanan tedarik zincirinde yer alıyor.
Üç ABD’li şirket, mesai saatleri dışında yorum talebine yanıt vermedi.
Çin Ticaret Bakanlığı pazartesi günü yaptığı açıklamada, söz konusu tedbirlerin “ABD hükümetinin kötü niyetli uygulamalarına” yanıt olarak alındığını; ulusal güvenlik ve çıkarları korumanın yanı sıra silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülükleri yerine getirmeyi amaçladığını bildirdi.
Bakanlık, “Herhangi bir ülke veya bölgedeki kuruluş ve bireylerin, Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri bu kuruluşlara devretmesi veya tedarik etmesi yasaktır” dedi ve ihracat faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini ekledi.
Bu adım, adı geçen şirketlere yönelik çift kullanımlı ürün ihracatına fiilen tam yasak anlamına geliyor. Daha önceki kurallar yalnızca ihracat lisansı alınmasını gerektiriyordu; yeni düzenleme ise şartları daha da sıkılaştırıyor.
Ancak analistler, Çin’in bu hamlesinin, Pentagon’un Çin ordusuna destek verdiğine inandığı Çinli teknoloji şirketlerini içeren 1260H listesine büyük ölçüde sembolik bir yanıt yani misilleme olduğunu söyledi. Liste bu ay güncellenerek e-ticaret devi Alibaba, internet arama sağlayıcısı Baidu ve otomobil üreticileri BYD ile NIO’yu da kapsayacak şekilde genişletildi.
Jeopolitik danışmanlık firması Asia Group’un Büyük Çin bölgesi ortağı George Chen, “Şirketlerin çoğu ABD savunma sanayii oyuncuları ya da ABD hükümetiyle yakın bağlantıları var… Bu şirketler zaten Çin’de iş yapmayacak, dolayısıyla etkisi oldukça sembolik olacak” dedi.
Chen, “Pekin’in bugünkü hamlesi, Savaş Bakanlığı’nın 1260H listesine orantılı bir yanıt niteliğinde” ifadelerini kullandı.
Ayrı bir bildirimde Çin Maliye Bakanlığı, 46 ABD şirketine karşı tedbir alma kararı verdiğini açıkladı. Çinli alıcıların artık bu şirketler tarafından üretilen herhangi bir ürünü tedarik etmesi yasaklandı. Ancak Çin’de faaliyet gösteren ABD sermayeli işletmeler bunu yapmaya devam edebilecek.
Diplomasi
ABD ve İran görüşmeleri sonrası Avrupa’da doğalgaz fiyatları yükseldi

Avrupa’da doğalgaz fiyatları, ABD ile İran arasında İsviçre’de başlayan görüşmelerin ilk aşamasındaki belirsizliklerin etkisiyle yükseldi. Hollanda’daki TTF merkezinde işlem gören temmuz vadeli kontratın fiyatı gün içinde yüzde 3,94 artış kaydetti. Daha sonra arabulucuların görüşmelerde ilerleme sağlandığını açıklamasıyla yükselişin hızı yavaşladı.
Avrupa’da doğalgaz fiyatları, ABD ile İran arasında başlayan görüşmelerin ilk aşamasındaki gergin gelişmelerin ardından 22 Haziran Pazartesi günü yükseldi.
ICE verilerine göre Hollanda’daki TTF merkezinde işlem gören temmuz vadeli doğalgaz kontratının fiyatı gün içinde yüzde 3,94 artarak megavatsaat başına 43,75 avroya ulaştı. Bu seviye, mevcut kur üzerinden bin metreküp başına 526,6 dolara karşılık geldi.
Fiyatlardaki yükseliş, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin gergin başlamasının ardından yaşandı. Görüşmeler, İsrail’in Lübnan’a yönelik bir dizi saldırısı nedeniyle önce ertelendi.
Ardından Tahran, Hürmüz Boğazı’nı kapatma niyetinde olmadığını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu. Bunun üzerine İran heyeti İsviçre’deki görüşme alanını terk etti.
El-Meyadin kanalının aktardığına göre İran, Trump’ın özür dilemesini talep etti. Trump’ın İranlı müzakerecilere, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması halinde “ülkeniz kalmayacak” dediği belirtildi.
22 Haziran’da Moskova saatiyle 11.40 itibarıyla fiyat artışı yüzde 1,6 seviyesine geriledi. Arabulucuların görüşmelerde “umut verici ilerleme” sağlandığını bildirmesi bu yavaşlamada etkili oldu.
Bloomberg’in haberine göre savaşın aylar boyunca Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılığı neredeyse durma noktasına getirmesi, küresel sıvılaştırılmış doğalgaz arzının yaklaşık beşte birini etkiledi ve depolarını doldurmaya çalışan Avrupa üzerindeki baskıyı artırdı. Bu durum Avrupa’nın diğer alıcılarla rekabetini de güçlendirdi.
ING Groep NV stratejistleri Warren Patterson ve Eva Manthey yayımladıkları değerlendirmede, “Gaz depolama sezonunda ilerledikçe ve 2026-2027 kışına yaklaştıkça Avrupa gaz piyasası Ortadoğu’daki gelişmelere karşı daha hassas hale gelecek” ifadelerini kullandı.
Analistler, bölgedeki son gerginliğin daha kalıcı bir anlaşmaya ulaşmanın zor olacağını gösterdiğini belirtti. Ayrıca 60 günlük ateşkes döneminde çatışmaların yeniden başlaması riskinin de yüksek olduğunu değerlendirdi.
Piyasalar, Katar’daki gelişmeleri de yakından izledi. Bu gelişmeler, ABD ile İran arasındaki ateşkesin ardından üretimin artırıldığı dönemde bölgenin enerji altyapısına yönelik risklere işaret etti.
Katar’ın Ras Laffan’daki tesislerinde faaliyet gösteren QatarEnergy, 21 Haziran’da Barzan gaz dağıtım noktasında üretimin devreye alınması sırasında “patlama ve yangına yol açan bir olay” meydana geldiğini açıkladı.
Olayın LNG üretimini etkileyip etkilemeyeceği ise henüz netlik kazanmadı.
Fiyatlara destek veren bir diğer unsur da Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası oldu. Birçok ülkede klima kullanımına bağlı olarak kısa vadeli enerji talebinin artması bekleniyor.
İran ile ABD, 18 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzaladı. İki ülke 22 Haziran’da İsviçre’de yeniden bir araya gelerek nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını öngören yol haritasını onayladı.
Taraflar ayrıca Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik bir mekanizma üzerinde uzlaştı ve ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişini sağlamak amacıyla doğrudan iletişim hattı kurulmasını kararlaştırdı.
Amerika5 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya6 gün önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya2 hafta önceKuzey Kore, yaptırımlara rağmen özel tüketim, inşaat ve teknoloji hamlesi yapıyor
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı











