Diplomasi
Silikon Vadisi’nin Ukrayna’daki ‘altın çocuğu’ savunma koltuğunda: Mihail Fedorov kimdir?

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ‘savaşın seyrini teknolojiyle değiştirme’ iddiasıyla 34 yaşındaki Mihail Fedorov’u Savunma Bakanı olarak atadı. Batı’nın “savunma teknolojilerinin yeni merkezi” olarak övdüğü, Moskova’nın ise “siber terörün mimarı” olarak nitelediği Fedorov, Silikon Vadisi modellerini cephe hattına taşıyarak asimetrik bir savaş stratejisi kurguluyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, savaşın uzama ihtimaline karşı ordunun “maksimum teknolojik kapasiteye” ulaşması gerektiğini ifade ederek, Savunma Bakanlığı koltuğuna 34 yaşındaki Mihail Fedorov’u getirdi.
Parlamentonun onayıyla göreve başlayan Fedorov, Ukrayna tarihinin en genç savunma bakanı unvanını aldı. Daha önce Başbakan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Bakanı olarak görev yapan Fedorov, “Diia” gibi e-devlet platformlarını hayata geçirmiş ve Zelenskiy’nin seçim kampanyasındaki dijital stratejiyi yönetmişti.
Fakat yeni görevi, sadece bürokratik bir atama değil; konvansiyonel savaşın yerini hibrit ve teknolojik yöntemlere bıraktığı yeni bir doktrinin ilanı niteliğinde.
“İnsan yerine dronların savaştığı bir ordu”
Zelenskiy, atama kararını duyururken Rusya’nın saldırı ölçeği ve baskı gücüne karşı Ukrayna’nın asimetrik bir yanıt vermesi gerektiğini belirtti.
Zelenskiy, “Savunmamızın teknolojik kapasitesi askerlerimizin hayatını kurtarmalı. Teknoloji kullanımını artırmalı, yeni silah türlerini hızla geliştirmeli ve yeni taktikler uygulamalıyız” ifadelerini kullandı.
Fedorov’un stratejisi, Ukrayna’yı sadece bir savaş alanı değil, aynı zamanda Avrupa’nın gelecekteki savaşlarına hazırlık yapan bir “eş-mimar” ve test sahası olarak konumlandırmayı hedefliyor.
Silikon Vadisi modeli, Brave1 girişimi, silah deneme sahası olarak Ukrayna
Fedorov’un vizyonunun merkezinde, Ukrayna’nın savunma teknolojileri kuluçka merkezi olan “Brave1” yer alıyor.
Savaşın başlamasıyla birlikte Ukrayna teknoloji sektörü, dış kaynak kullanımı (outsourcing) modelinden savunma sanayii üreticisine evrildi.
Brave1, geliştiricilerle askerleri doğrudan bir araya getirerek prototiplerin hızla cepheye sürülmesini sağlıyor.
Fedorov bu süreci, “Pazar için teknik görevler belirliyoruz, çözümler arıyoruz ve ardından bunları ölçeklendiriyoruz; hibe sağlıyor, test sahalarında ve savaş alanında deniyoruz” sözleriyle özetliyor.
Bu model, Avrupa Birliği’nin de dikkatini çekmiş durumda. Ukrayna ve AB, 100 milyon euroluk “BraveTech EU” kamu-özel savunma inovasyon ittifakını başlattı.
Girişim, Ukraynalı ve Avrupalı start-up’ları savaş alanı zorluklarına karşı ortak hackathonlarda birleştirmeyi ve başarılı projeleri 2026’da seri üretime geçirmeyi amaçlıyor.
Ukrayna Stratejik Endüstriler Bakan Yardımcısı Artyom Romaniukov, durumu “Rus saldırganlığına simetrik bir yanıt verilemez. Eksiklerimizi kapatmak için her zaman asimetrik bir şeyler icat etmek zorundayız” şeklinde değerlendiriyor.
Ukrayna, yabancı şirketlere silahlarını savaş alanında test etme teklifinde bulundu
Teknolojik terör
Fedorov’un “dijital savunma” olarak adlandırdığı bu yapı, Moskova tarafından “teknolojik terör” ve Batı istihbaratının güdümündeki bir siber savaş kampanyası olarak tanımlanıyor.
Fedorov’un övündüğü “IT Army of Ukraine” (Ukrayna BT Ordusu), Telegram üzerinden koordine olan yaklaşık 130 hacker grubu ve yüz binlerce katılımcıdan oluşan bir şemsiye yapı.
Sputnik’e konuşan kaynaklar, bu yapının Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU), NATO siber merkezleri ve ABD Siber Komutanlığı (US Cyber Command) ile doğrudan koordinasyon içinde çalıştığını öne sürüyor.
İddialara göre Google, Microsoft ve Amazon gibi teknoloji devleri, Rusya’nın IP engellemelerini aşmak ve kötü amaçlı yazılımları barındırmak için altyapı sağlıyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Fedorov’un El Pais gazetesine verdiği demeçte bahsettiği 300 bin kişilik “siber ordunun”, devlet kurumlarını, enerji şebekelerini ve finansal sistemleri hedef alarak sivil altyapıyı felç etmeyi amaçladığını belirtiyor.
Rusya’nın AGİT Daimi Temsilci Yardımcısı Maksim Buyakeviç, bu faaliyetlerin “teknolojik terörü teşvik ettiğini” ifade ediyor.
Ayrıca, Ukrayna’da faaliyet gösteren binden fazla dolandırıcılık çağrı merkezinin, Rusya vatandaşlarını hedef alarak milyarlarca rublelik zarara yol açtığı ve bu operasyonların Batılı hedeflere de sıçradığı belirtiliyor.
“Yolsuzluk dijitalleşmeyle çözülecek bir şey değil”
Fedorov’un ataması Kiev’de genel olarak olumlu karşılansa da, savunma uzmanları temkinli. Ukrayna Savunma Stratejileri Merkezi’nden Aleksandr Hara, “Cephede daha fazla robot ve drona ihtiyaç olduğu fikri doğru ancak bu, deneyimli bir dijitalleşme yöneticisinin savunma bakanı olması gerektiği anlamına gelmez” değerlendirmesinde bulundu.
Hara, silah üreticilerinin sorunlarının çoğunun bakanlığın yetki alanında olmadığını ve yolsuzluğun sadece dijitalleşmeyle çözülemeyeceğini vurguluyor.
Siyasi analist İgor Reyteroviç ise Fedorov’un bakanlık içindeki yerleşik çıkar gruplarının bir parçası olmamasını avantaj olarak görüyor.
Reyteroviç, “Devlet Başkanının tam desteğini alırsa sistemi hızla değiştirebilir ve popüler olmayan kararları alabilir. Başka seçeneğimiz yok; ya teknolojik ve idari değişiklikleri hızla uygularız ya da cephede daha büyük sorunlarla yüzleşiriz” uyarısında bulunuyor.
Diplomasi
BP net kârını Ortadoğu’daki savaşla ikiye katladı

İngiliz enerji devi BP, Ortadoğu’daki savaşın petrol ve doğalgaz piyasalarını sarsmasıyla ikinci çeyrek net kârını iki katından fazla artırdı. Şirket, nisan-haziran döneminde 3,91 milyar dolar net kâr elde ederken Kuzey Denizi’ndeki varlıklarını ve ABD’deki biyogaz işini satmayı planladığını duyurdu. ABD-İran savaşıyla fosil yakıt fiyatlarının yükselmesi, Batılı beş büyük enerji devinin toplam kârını 47 milyar dolara yaklaştırdı.
İngiliz enerji devi BP, nisan-haziran dönemini kapsayan ikinci çeyrekte net kârını iki katından fazla artırarak 3,91 milyar dolara çıkardığını duyurdu.
Şirket, geçen yılın aynı döneminde 1,62 milyar dolar net kâr açıklamıştı. Fosil yakıt fiyatlarının yıllık bazda keskin yükseliş kaydetmesi, BP’nin mali sonuçlarına doğrudan yansıdı.
ABD ile İran arasındaki savaşın etkisiyle kazançlarını katlayan Batılı en büyük beş enerji şirketi BP, Chevron, ExxonMobil, Shell ve TotalEnergies, ikinci çeyrekte toplam yaklaşık 47 milyar dolar net kâr bildirdi.
Nisan ayında göreve gelen BP Üst Yöneticisi (CEO) Meg O’Neill, bilanço açıklamasında son finansal dönemin “küresel enerji piyasasındaki en çalkantılı dönemlerden biri olarak kaydedildiğini” belirtti.
Dünya genelindeki enerji devleri, Ortadoğu’daki savaşa dair son haberlerle petrol ve doğalgaz vadeli işlem sözleşmelerinin sert dalgalanmalar yaşamasından ve ticaret hacimlerinden yüksek kazanç sağlıyor.
Küresel fosil yakıt arzındaki aksamalarla birlikte BP’nin toplam geliri ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 47 artarak 70 milyar dolara ulaştı.
Performansı son yıllarda rakiplerinin gerisinde kalan BP, O’Neill’ın atanması öncesinde temiz enerji yatırımlarında kesintiye gitmiş ve daha kârlı olan petrol ile doğalgaz faaliyetlerine yeniden ağırlık vermeye başlamıştı.
Ancak şirket, İngiltere’deki Kuzey Denizi operasyonlarını bu geleceğin parçası olarak görmüyor. Cuma günü yapılan duyuruda, Kuzey Denizi’ndeki işlerin satılmasının planlandığı bildirilmişti.
O’Neill, bilançoyla birlikte yaptığı açıklamada, “Potansiyelimizin tamamını kullanamıyoruz. Son birkaç yıldaki performansımız, hissedarlarımızın beklentilerini bir kenara bırakın, kendi beklentilerimizi bile karşılamadı” ifadelerini kullandı.
Salı günü çeyreklik temettü ödemesini yüzde 4 artıracağını duyuran BP’nin hisseleri, bilanço açıklamasının ardından Londra piyasasındaki ilk işlemlerde yüzde 0,5 değer kazandı.
Şirket, belirli kalemleri dışarıda bırakan temel kâr göstergesinin de beklentileri aşarak iki katından fazla artışla 5,7 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.
Bilanço yapısını güçlendirme konusunda iyi bir ilerleme kaydettiklerini belirten O’Neill, şu bilgileri verdi:
“Son haftalarda Almanya’daki Gelsenkirchen rafinerimizi sattık, Avusturya’daki perakende işimizi satmak için anlaşmaya vardık ve İngiltere’deki Kuzey Denizi faaliyetlerimizi satma niyetimizi duyurduk. Bugün ise ABD’deki biyogaz şirketimiz Archaea’yı satma niyetimizi açıklıyoruz.”
O’Neill, şirketi son dönemde yaşanan iç çalkantılardan uzaklaştırmayı da hedefliyor.
BP, nisan ayındaki yıllık genel kurul toplantısında yatırımcıların iklim raporlama gerekliliklerini azaltacak karar tasarısını reddetmesiyle hissedar tepkisiyle karşılaşmıştı.
Bu gelişmeden bir ay sonra şirket, kurumsal yönetim standartları, denetim ve yürütülen faaliyetlere ilişkin “ciddi endişeleri” gerekçe göstererek BP Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’u beklenmedik şekilde görevden aldı. Manifold ise hakkındaki suçlamaları reddetti.
ExxonMobil’de 23 yıl görev yapan ve daha önce Avustralyalı Woodside Energy grubunu yöneten Amerikalı O’Neill, BP’nin 117 yıllık tarihinde dışarıdan atanan ilk CEO oldu.
O’Neill, görevde iki yıldan az bir süre kaldıktan sonra istifa eden Murray Auchincloss’un yerini almıştı.
Diplomasi
AstraZeneca-Bristol Myers birleşme görüşmeleri şaşkınlık yarattı

AstraZeneca hisseleri, şirketin Bristol Myers Squibb ile olası bir birleşme konusunda görüşmeler yaptığına dair haberlerin ardından %7’ye varan bir düşüş yaşadı.
Analistler, bu anlaşmanın ilaç sektörünün en güçlü büyüme hikayelerinden biri için şaşırtıcı bir stratejik hamle olacağını belirtti.
Anlaşma gerçekleşirse, şirketlerin toplam değeri yaklaşık 400 milyar dolara ulaşabilir ve bu, tarihteki en büyük ilaç sektörü birleşmeleri arasında yer alabilir.
Görüşmelerin ayrıntıları henüz netleşmemiş ve kaynaklar Financial Times’a (FT) bir anlaşmanın “asla gerçekleşmeyebileceğini” belirtmiş olsa da, analistler, güçlü ilaç geliştirme portföyü sayesinde CEO Pascal Soriot yönetiminde piyasa değeri hızla artan AstraZeneca’nın neden böyle bir işlemi peşinde olduğunu sorguladılar.
Londra Borsası’nda işlem gören AstraZeneca hisseleri son olarak %4,7 düşüşle işlem gördü ve büyük ölçüde yatay seyreden İngiltere’nin önemli endeksi FTSE 100 üzerinde baskı yarattı.
Bristol Myers hisseleri ise ABD piyasa açılış öncesi işlemlerde %6 değer kazandı.
Pazartesi günkü işlem seansına girerken, AstraZeneca’nın piyasa değeri 264 milyar dolardı.
Bu rakam, şirketin sağlam bir yeni ilaç portföyü geliştirmesiyle birlikte, son on yılda ve CEO Pascal Soriot’un 2012’de göreve gelmesinden bu yana istikrarlı bir şekilde yükseldi.
Şirket, geçen yılki 58,7 milyar dolardan 2030 yılına kadar 80 milyar dolarlık satış hedefliyor.
Bristol Myers’ın piyasa değeri yaklaşık 133 milyar dolar ve şirket birçok ilacın tekel hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Patentlerin süresi doldukça ve kan inceltici Eliquis ile kanser ilacı Opdivo gibi en çok satan ilaçlar jenerik ilaçlarla rekabet etmeye başladıkça, şirketin büyüme oranının gelecek yıldan itibaren düşüş göstermesi bekleniyor.
Analistler, hem haberin kendisi hem de zamanlaması karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Jefferies analistleri pazartesi sabahı yaptıkları açıklamada şunları söyledi:
“AZ’nin büyüme ve inovasyon profilinin gücü göz önüne alındığında, biraz şaşkın durumdayız. Elbette finansal değer artışı iyi görünebilir ve belki de daha fazla nakit akışı, daha fazla Ar-Ge’ye olanak sağlayabilir. Fakat finansal mühendisliğe ihtiyaç duymayan bir şirket varsa, o da AZ’dir.”
RBC Capital Markets analistleri, Bristol Myers’ın yeni kan inceltici ilacı milvexian için önemli klinik deneme sonuçlarının açıklanmasının yaklaştığını ve şizofreni ilacı Cobenfy’nin kullanım alanının genişletilmesinin de iki şirket arasındaki ürün yelpazesi sinerjisini belirsiz hale getirdiğini belirtti.
Birleşme görüşmelerinin ardındaki gerekçelerden biri, AstraZeneca’nın bu yılın başlarında önceki ADR programının yerine New York Borsası’nda doğrudan halka arz işlemini tamamlamasının ardından, kilit öneme sahip ABD pazarına daha fazla yaklaşma yönündeki stratejik isteği olabilir.
AstraZeneca’nın 2026 yılının ilk yarısındaki toplam satışlarının %42’sini ABD satışları oluşturdu ve şirket, büyüme hedeflerini gerçekleştirmek için açıkça ABD pazarını hedefliyor.
Öte yandan, New Jersey’nin Princeton kentinde bulunan Bristol Myers Squibb, son çeyrekte gelirlerinin %69’unu ABD pazarından elde etti.
Jefferies, odak noktasının muhtemelen daha da büyük bir onkoloji devi oluşturma potansiyeli üzerinde olacağını ve AstraZeneca ile Bristol Myers’ın birleşik kanser ilacı portföyünün sektördeki en geniş portföy olmasının, potansiyel olarak antitröst incelemesine yol açabileceğini belirtti.
Şirketlerin onkoloji, kardiyovasküler hastalıklar ve immünoloji alanlarında çakışmalar olsa da, ürün geliştirme programları büyük ölçüde birbirini tamamlayıcı nitelikte.
AstraZeneca katı tümörlerde daha güçlüyken, Bristol Myers Squibb ise kan kanserleri ve hücre tedavilerine daha fazla odaklanıyor.
Citi analistleri, birleşme görüşmeleriyle ilgili haberlerin doğru olması halinde, AstraZeneca’nın “sınıfının en iyisi” ürün yelpazesi göz önüne alındığında bunun bir “sürpriz” olacağını belirtti.
Bununla birlikte AstraZeneca, bir kalp hastalığı ilacına yönelik geç aşama klinik denemenin bu ayın başlarında hedefine ulaşamaması nedeniyle nadir görülen bir aksilik yaşadı.
Sonuçlar açıklanmadan önce yönetimin sergilediği güven göz önüne alındığında, bu durum yönetimin güvenilirliği konusunda bazı soru işaretleri doğurdu.
Buna rağmen çoğu analist, 80 milyar dolarlık satış hedefinin on yılın sonuna kadar ulaşılabilir olduğunu düşünmeye devam ediyor.
Diplomasi
Zelenskiy büyükelçilere talimatı verdi: Herkes ülkeye silah getirecek

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, diplomatik misyon şefleriyle yaptığı yıllık toplantıda büyükelçilerin performansının artık sağladıkları askeri ve finansal desteğe göre ölçüleceğini açıkladı. Büyükelçilere bulundukları ülkelerden silah ve hava savunma füzesi temin etme talimatı veren Zelenskiy, Avrupa ortaklığıyla yürütülen FREYJA füze projesinin ve Drone Deal girişiminin yeni ayrıntılarını paylaştı
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, ülkenin dış diplomatik misyon şefleriyle gerçekleştirdiği yıllık toplantıda diplomasi anlayışında radikal bir değişime gidildiğini duyurdu.
Euractiv’in haberine göre Zelenskiy, büyükelçilerin başarısını belirleyen temel ölçütün bundan böyle Ukrayna’ya sağladıkları silah miktarı olacağını açıkladı.
Büyükelçilere protokol işlemlerini bir kenara bırakıp somut askeri yardıma odaklanmaları talimatını veren Zelenskiy, her diplomatın görev yaptığı ülkeden silah getirmesi ve hava savunma füzelerinin nereden tedarik edilebileceğini tam olarak bilmesi gerektiğini vurguladı.
Zelenskiy, büyükelçiliklerin performans göstergelerinin askeri teslimatlar ve finansal destek ekseninde yeniden yazılması çağrısında bulundu.
Askeri teçhizat ve savunma teknolojisi tedarikinin yalnızca askeri ateşelerin görevi olmadığını belirten Zelenskiy, bu sürecin doğrudan büyükelçilerin kendi diplomatik sorumluluğu haline geldiğini ifade etti.
Zelenskiy, diplomatik başarının düzenlenen toplantı sayıları veya sosyal medyadaki beğeni oranlarıyla değil; temin edilen silahlar, finansal kaynaklar ve alınan siyasi kararlarla ölçüleceğinin altını çizdi.
Konuşmasında Ukrayna’nın planlanan Avrupa anti-balistik füze projesi FREYJA hakkında da yeni ayrıntılar paylaşan Zelenskiy, bu çalışmayı ülkenin en iddialı fikirlerinden biri olarak tanımladı.
Tasarlanan girişim kapsamında Ukrayna, önleyici füze ile fırlatma sistemlerini üretecek; Avrupalı ortaklar ise radar, sensör ve diğer kritik teknolojileri sağlayacak.
Zelenskiy, şimdiden 10 ülkenin ve 12 savunma şirketinin katıldığı projenin yeni ortaklara açık kalmayı sürdürdüğünü kaydetti.
Kiev yönetiminin Drone Deal (İHA Anlaşması) girişimini de hızlandırdığını aktaran Ukrayna lideri, şu ana kadar dokuz ülkeyle anlaşma imzalandığını, 15 ülkeyle ise müzakerelerin devam ettiğini açıkladı.
Zelenskiy, oluşturulan bu çerçevenin Ukrayna savunma sanayisine her yıl düzenli finansman sağlayacağını, partner ülkelerin ise Ukrayna’nın muharebe sahasında test edilmiş teknolojilerine erişim elde ederek kendi güvenliklerini güçlendireceğini belirtti.
Güvenlik bürokrasisinde yeni atamalar
Zelenskiy, kabinede gerçekleştirdiği son revizyonun ardından güvenlik bürokrasisine yapılan iki yeni atamayı da duyurdu.
Eski Savunma Bakanı Rustem Umerov’un Ukrayna Dış İstihbarat Servisinin başına getirildiğini açıklayan Zelenskiy, bu görevlendirmenin diplomasiyi, savunma işbirliğini ve kilit ortaklarla yürütülen müzakereleri daha iyi koordine etmeyi sağlayacağını ifade etti.
Ukrayna Devlet Başkanı, İgor Klimenko’yu ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyinin yeni sekreteri olarak atadı. Konseyin, yaklaşan kış mevsimi öncesinde Ukrayna’nın direnç kabiliyetini koordine etmede daha büyük bir rol oynaması bekleniyor.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi5 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı












