Diplomasi
Üç NATO üyesinden Karadeniz’de kritik altyapı adımı

Türkiye, Romanya ve Bulgaristan, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu kapsamında işbirliğini genişleterek kritik denizaltı altyapısının korunmasını bu misyonun görevlerine ekledi. Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinde imzalanan mutabakat muhtırası ek protokolüyle, üç ülkenin bölgedeki ortak deniz operasyonlarının kapsamı büyütüldü.
Karadeniz’e kıyısı bulunan NATO üyesi ülkeler Romanya, Bulgaristan ve Türkiye, kritik denizaltı altyapısını korumak amacıyla ortak mayın karşı tedbir grubu bünyesindeki askeri güçlerini ve görev alanlarını genişletme kararı aldı.
Karara ilişkin resmi açıklama Romanya Savunma Bakanlığının internet sitesinde yayımlandı.
Romanya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “Ankara’daki NATO zirvesi kapsamında Ulusal Savunma Bakanı, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nun (MCM Black Sea TG) kurulmasına ilişkin Romanya, Bulgaristan ve Türkiye hükümetleri arasındaki Mutabakat Muhtırası’na yönelik bir değişiklik protokolü imzalamıştır. Bu değişiklik, grubun görev alanının kritik denizaltı altyapısının korunmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesini amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, üç ülkenin Karadeniz’de güvenliği güçlendirme ve denizcilik alanındaki müttefik işbirliğini genişletme konusundaki kararlılığı vurgulandı.
Romanya Savunma Bakanlığı, Karadeniz’deki kritik altyapının korunmasının kapsamlı, entegre ve uzun vadeli bir yaklaşım gerektirdiğini altını çizerek belirtti.
Bakanlık, Romanya Deniz Kuvvetleri ve bölgesel ortakların ülkenin tüm münhasır ekonomik bölgesini kapsayan Karadeniz misyonları vasıtasıyla, “yalnızca bir caydırıcılık aracı olarak değil, aynı zamanda operasyonel müdahale mekanizması olarak da hizmet eden sürekli bir askeri deniz varlığının korunduğunu” ifade etti.
Reuters haber ajansı, söz konusu üç ülkenin de Karadeniz’de doğalgaz arama veya üretim projeleri yürüttüğüne dikkat çekti.
Romanya’nın açık deniz gaz projesi Neptun Deep’in 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor. Bu projenin işletmeye alınmasıyla Romanya’nın Avrupa Birliği içindeki en büyük doğalgaz üreticisi konumuna gelmesi bekleniyor.
Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’nin savunma bakanları, Karadeniz Mayın Karşı Tedbir Grubu’nun kurulmasına yönelik ilk Mutabakat Muhtırası’nı Ocak 2024 tarihinde imzalamıştı. Girişimin temel görevi, gözlem misyonları yürütmek, seyrüsefer güvenliğine yönelik potansiyel tehditleri etkisiz hale getirecek önlemleri almak ve deniz arama-kurtarma operasyonlarını gerçekleştirmek suretiyle Karadeniz sularında seyrüsefer serbestisini güvence altına almak olarak belirlenmişti.
Grup bünyesindeki komuta yapısı rotasyon usulüyle işletiliyor. Romanya, 9 Temmuz 2025 tarihinden 8 Ocak 2026 tarihine kadar misyonun komutasını üstlendi.
Şu an itibarıyla komutayı Türkiye yürütürken, 9 Temmuz tarihinden itibaren liderlik görevi Bulgaristan’a devredilecek.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ilkbahar aylarında yaptığı açıklamada, Türkiye ve Bulgaristan’ın NATO üyesi olduğunu hatırlatarak Kiev’e silah yardımı sağladıklarını belirtmişti.
Zaharova, Kiev’in bu silahları Karadeniz’de ekolojik tehdit oluşturan saldırılarda kullandığını ifade ederek, “Türkiye ve Bulgaristan, sundukları siyasi destek adımlarıyla, finansmanla, doğrudan silah sevkiyatlarıyla ve her türlü enformasyon yardımıyla, kendi ülkelerini de çevreleyen denize yönelik, yani Karadeniz’e yönelik esasen ekolojik bir darbe indirilmesine ortak olmaktadırlar” şeklinde konuşmuştu.
Diplomasi
Stubb, ABD’nin NATO anketini savundu

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Başkan Donald Trump’ın politikalarına yönelik desteği ölçen bir anketle ABD’nin NATO müttefiklerini zorlamakta olduğu yönündeki iddiayı reddetti.
Gazetecilerin, ABD’nin bu anketle müttefiklerine baskı uyguladığı şeklinde yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusu üzerine Stubb, “Bunu baskı olarak görmüyorum; bu, mevcut ABD yönetiminin işleyiş şekli,” dedi.
Finlandiya’nın güneybatısındaki askerden arındırılmış Åland takımadalarını ziyaret ederken basına konuşan Stubb, soruların çoğunun ABD’nin savunma stratejisinin şekillendirilmesiyle ilgili olduğunu belirtti.
Fin lider, “ABD ile birlikte, NATO içindeki sorumluluk devrini tartıştığımız daha küçük bir grup içinde yer alıyoruz,” dedi.
ABD, Washington’un Avrupa’daki askeri varlığını gözden geçirmesi kapsamında, NATO üyelerine Trump’ın politikalarına verdikleri destekle ilgili soruların yer aldığı bir belge gönderdi.
Anket, diğer konuların yanı sıra, ülkelerin ABD dış politikasını “kamuoyu önünde destekleyip desteklemediklerini” ve ABD ordusunun üs kullanımına kısıtlamalar getirip getirmediklerini soruyor.
Finlandiya’nın yanıtında ABD’yi eleştirip eleştiremeyeceği sorulduğunda Stubb, bunu yapmasını engelleyen hiçbir şeyin olmadığını söyledi.
Stubb, “ABD ile hemfikir olduğumuz konular da var, anlaşamadığımız konular da. Zamanı geldiğinde bu ankete de yanıt vereceğiz,” dedi.
Trump yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını gözden geçirme sürecinin aralık ayına kadar tamamlanması bekleniyor ve genel kanı, ABD’nin buradaki varlığını azaltacağı yönünde.
Diplomasi
Barrack: İsrail’in ez-Zuhur’a yaptığı saldırı nedeniyle endişeliyiz

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Suriye’nin İdlib kentinde bulunan Ebu ez-Zuhur hava üssüne yönelik saldırılarından sonra ABD’li elçi Tom Barrack açıklama yaptı.
“Ebu ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik teyit edilen İsrail hava saldırılarının, bölgesel istikrarı desteklemeyen gereksiz bir gerginlik artışı oluşturmasından derin endişe duyuyoruz,” diyen Barrack, Ahmed Şara hükümetinin “ne saldırgan bir tutum sergilediğini ne de vekil güçler bulundurduğunu” savundu.
Şara yönetiminin bunun aksine, İsrail ile gerginliğin azaltılmasını tercih ettiğini defalarca belirttiğini hatırlatan Türkiye Büyükelçisi, “Amerika Birleşik Devletleri, geçmişte olduğu gibi gelecekte de her iki ülke için askeri çatışmalar yerine diplomatik diyaloğu teşvik etmek amacıyla görüşmelere ev sahipliği yapmaya devam edecektir,” dedi.
Kalıcı gerilimi azaltma anlaşmalarının “ilgili tüm ülkeler ve taraflarla sürdürülen diyaloglar yoluyla oluşturulduğunu” söyleyen Barrack, “Amerika Birleşik Devletleri, itidal ve diyaloğun daha yapıcı bir yol sunduğuna inanmaya devam etmektedir. Tüm tarafları, yeni askeri olaylar yerine mantıklı bir diyaloga öncelik vermeye teşvik ediyoruz,” dedi.
Suriye devlet medyasının haberine göre, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de bir hava üssüne sekiz hava saldırısı düzenlendi. Saldırılar maddi hasara yol açarken can kaybı yaşanmadı.
Habere göre, hava saldırıları askeri üssün pistini vurdu. Devlet televizyonu, bir askeri kaynağa atıfta bulunarak saldırının İsrail güçleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.
Devlet televizyonu, kimliği açıklanmayan kaynağın, “İsrail işgal uçakları bu sabah erken saatlerde Ebu Zuhur askeri havaalanının pistini … sekiz hava saldırısıyla hedef aldı” dediğini aktardı.
Şam’dan haber veren El Cezire muhabiri Suheyb el-Halaf, saldırının niteliğinin, Suriye ordusunun yeteneklerini zayıflatmayı amaçlayan, Suriye’deki askeri hedef ve tesislere yönelik önceki İsrail saldırılarına benzediğini söyledi.
Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack İstanbul’da bir araya gelerek, yaptırımların kaldırılması ve Suriye’nin yeniden inşasını görüştü.
Görüşmenin ana odağını, yıllardır Suriye ekonomisini felç eden uluslararası yaptırımlar oluşturdu.
Bakan Şeybani, yeni yönetimin “demokratikleşme” adımlarını vurgularken; ABD’li temsilci Barrack ile yaptırımların tamamen kaldırılması için gerekli takvimi tartıştı.
İki yetkili, Suriye halkının refahı için iktisadi çarkların yeniden dönmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı.
Toplantıda, iç savaşın yarattığı büyük yıkımın ardından “Yeniden İnşa” süreci de ele alındı. Suriye Dışişleri’nden yapılan açıklamada, “Her iki taraf da Suriye’nin istikrarı için kentsel ve altyapısal dönüşümün hızlandırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı,” denildi.
Diplomasi
Polonya’nın vereceği MiG-29’lar Ukrayna için yetersiz kaldı

Ukrayna’nın Varşova Büyükelçisi Vasiliy Bodnar, Polonya’dan teslim alınacak MiG-29 savaş uçaklarının mevcut halleriyle muharebede kullanılamayacağını açıkladı. Uçakların ancak eğitim amaçlı değerlendirilebileceğini belirten Bodnar, cepheye sürülebilmeleri için modernizasyon finansmanı arandığını söyledi.
Ukrayna’nın Polonya Büyükelçisi Vasiliy Bodnar, RMF FM radyosunun YouTube kanalında yayınlanan mülakatında, Polonya’dan alınması planlanan MiG-29 tipi savaş uçaklarının mevcut durumlarıyla muharebe operasyonlarında kullanılamayacağını söyledi.
Uçakların kapsamlı bir modernizasyona ihtiyaç duyduğunu aktaran Bodnar, uzmanların yaptığı teknik değerlendirmelere değindi.
Bodnar, incelemelerin ardından uzmanların söz konusu MiG-29’ların eğitim faaliyetlerinde kullanılabileceği, ancak tam kapasiteyle operasyonel hale gelebilmeleri için ilave teknik çalışmalara tabi tutulmaları gerektiği sonucuna vardıklarını kaydetti.
Bodnar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Mevcut konfigürasyonlarıyla, Sayın Bakanın da daha önce ifade ettiği gibi, bu uçakları muharebe koşullarında kullanmak imkansız” dedi.
Büyükelçi ayrıca her iki ülkenin de savaş uçaklarının Kiev’e muhtemel teslimatı öncesinde modernizasyon sürecini finanse edebilecek uluslararası ortaklar aradığını dile getirdi.
Varşova yönetimi, Aralık 2025’te insansız hava aracı ve füze teknolojileri karşılığında Ukrayna’ya bir dizi MiG-29 savaş uçağı sevk edilmesini içeren müzakereleri başlatmıştı.
Süreç devam ederken 2026 yazında Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Kiev yönetiminin teknoloji transferine ilişkin taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle uçak teslimatının askıya alındığını açıklamıştı.
Bu gelişme, Kiev’in Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki bir birliğe UPA (Ukrayna İsyancı Ordusu) adını verme kararı üzerine Polonya ve Ukrayna liderlikleri arasında patlak veren gerilimle eşzamanlı yaşanmıştı.
Daha sonra taraflar sevkiyat için yeniden müzakere masasına oturdu.
Wirtualna Polska (WP) haber portalı, Ağustos ayında Polonya ordusuna dayandırdığı haberinde, çok sayıda Ukrayna üretimi İHA ve teknoloji karşılığında savaş uçaklarının transferini öngören görüşmelerin nihai aşamaya geldiğini duyurdu.
Portal, söz konusu savaş uçaklarının birkaç hafta içinde Ukrayna’ya teslim edileceğini bildirdi.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Asya2 hafta önceAlibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı









