Rusya
Lavrov: ABD normalleşmeye dönüyor, Ukrayna’da barış için şartlar belli

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Mario Nawfal, Larry Johnson ve Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta, ABD’nin Trump yönetimiyle ‘normalleşmeye’ döndüğünü, Ukrayna’daki savaşın temel nedeninin NATO genişlemesi olduğunu ve Batı’nın Ukrayna üzerinden Rusya’ya karşı bir savaş yürüttüğünü belirtti. Lavrov, Ukrayna’da barış için Rus dilinin ve kültürünün korunması gerektiğini vurgularken, çok kutuplu bir dünya düzeninin kaçınılmaz olduğunu ve Avrasya’da yeni bir güvenlik mimarisinin oluşabileceğini ifade etti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Mario Nawfal, Larry Johnson ve Andrew Napolitano’ya verdiği özel mülakatta, ABD-Rusya ilişkilerinden Ukrayna’daki savaşa, NATO’nun geleceğinden Gazze’deki duruma kadar bir dizi önemli konuda açıklamalarda bulundu.
ABD’deki değişime ilişkin bir soruya yanıt veren Lavrov, “ABD’de olup bitenlerin normalleşmeye dönüş olduğunu düşünüyorum,” dedi.
Lavrov, Demokrat Parti liderliğinin Hristiyan değerlerinden uzaklaşarak LGBTQ+ gibi konuları sınırsızca teşvik etmesinin, toplumda derin bir bölünmeye yol açtığını ve Donald Trump’ın ilk seçim zaferinin bu bölünmenin bir sonucu olduğunu belirtti.
Lavrov, Trump yönetiminin dış politikasının temelinde ABD’nin ulusal çıkarlarının yattığını ve diğer ülkelerin de ulusal çıkarlarına saygı duyduklarını ifade etti.
Bakan Lavrov, “ABD ve Rusya gibi ülkelerin ulusal çıkarları hiçbir zaman aynı olmayacak. Belki yüzde 50 veya daha azı örtüşebilir. Ancak örtüştüğü durumlarda, sorumlu politikacılar olarak, bu durumu karşılıklı yarar sağlayacak pratik bir şeye dönüştürmek için kullanmalıyız,” şeklinde konuştu.
NATO’nun genişlemesi ve Ukrayna’daki savaşın kökenlerine ilişkin bir soru üzerine Lavrov, uzun bir tarihsel perspektif sundu. Jim Baker ve diğerlerinin Mihail Gorbaçov’a NATO’nun doğuya doğru bir santim bile genişlemeyeceği sözünü verdiğini hatırlatan Lavrov, bu sözün tutulmadığını ve NATO’nun Doğu Almanya’yı ve eski Sovyet cumhuriyetlerini içine alacak şekilde genişlediğini belirtti.
Lavrov, 1999’da İstanbul’da yapılan AGİT zirvesinde kabul edilen “güvenliğin bölünmezliği” ilkesine rağmen NATO’nun tam tersi yönde hareket ettiğini vurguladı.
Lavrov, “Özel askeri operasyonun başlamasından sonra, Devlet Başkanı Putin’in defalarca belirttiği gibi, bu karar, Kiev’deki yasa dışı darbeden on yıl sonra, diğer tüm girişimlerin başarısız olması nedeniyle alındı,” ifadelerini kullandı.
Lavrov, Ukrayna’daki savaşın Minsk Anlaşmaları’nın uygulanmaması nedeniyle çıktığını ve Batı’nın Ukrayna’yı silahlandırarak bu sürece katkıda bulunduğunu belirtti.
Bakan Lavrov, “Emmanuel Macron, Vladimir Putin’in Minsk Anlaşmalarını uygulamak istemediği yönünde bir yorum yapmaya çalışıyor. Bu çok komik bir bahisti,” diye konuştu.
Ukrayna’da barışın sağlanması için Rusya’nın şartlarına ilişkin bir soruya yanıt veren Lavrov, Rus dilinin ve kültürünün korunmasının önemine vurgu yaptı.
Dışişleri Bakanı, “Bu savaşın sona ermesi için gereken şey, Batı’nın Ukraynalılar aracılığıyla ve ordularının doğrudan katılımıyla bize karşı yürüttüğü bu savaşın sona ermesidir,” dedi.
“NATO birliklerinin Ukrayna topraklarında herhangi bir bayrak altında, herhangi bir sıfatla bulunması aynı tehdittir,” diyen Lavrov, Ukrayna’da barış gücü konuşlandırılmasına karşı olduklarını belirtti.
Dünyanın çok kutuplu bir düzene doğru ilerlediğini belirten Lavrov, “Çok kutupluluk, muhtemelen uzun bir süre boyunca gelişecek. Bu tarihi bir dönem ve benim görüşüme göre, büyüklükleri, ekonomik ağırlıkları, askeri güçleri, özellikle de nükleer güçleri nedeniyle süper güçlerden oluşabilir,” dedi.
Lavrov, Avrasya’da yeni bir güvenlik mimarisinin oluşabileceğini ve bu mimarinin tüm kıta ülkelerine açık olması gerektiğini ifade etti.
Bakan Lavrov, “Başkan Putin buna Büyük Avrasya Ortaklığı adını verdi. Kim bilir, belki yıllar sonra bu, kıtanın batı kısmına kapalı olmaması gereken bir güvenlik mimarisinin maddi temelini oluşturur,” değerlendirmesini yaptı.
Gazze’deki duruma ilişkin bir soru üzerine Lavrov, “Devlet Başkanı Putin, bu bölge hakkında her konuştuğunda, çözümün bir Filistin devleti ve İsrail için güvenilir bir güvenlik düzenlemesi olmadan imkansız olduğunu vurguluyor,” dedi.
İran’la ilgili bir soruya yanıt veren Lavrov, İran nükleer anlaşmasına geri dönülmesini desteklediklerini ve bu konuda bazı temasların olduğunu belirtti.
Bakan Lavrov, “Bazı göstergeler, Amerikalıların bu yeni anlaşmaya siyasi koşullar eşlik etmesini istediğini gösteriyor, ancak bunun işe yarayacağını sanmıyorum,” diye ekledi.
ABD’nin Rusya’yı Çin’e karşı kullanma stratejisine ilişkin bir soruya yanıt veren Lavrov, “Çin ile ilişkilerimiz hiç bu kadar iyi, bu kadar güvenilir, bu kadar uzun vadeli olmamıştı ve her iki ülke halkının desteğini almamıştı. Amerikalılar, Çin ile geliştirdiğimiz taahhütlerimize, yasal taahhütlerimize ve siyasi taahhütlerimize ihanet etmeyeceğimizi biliyorlar,” dedi.
Lavrov, ABD’nin bu konuda yanılgıya düştüğünü ve Rusya’nın Çin ile olan taahhütlerine ihanet etmeyeceğini de sözlerine ekledi.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı








