Amerika
Elon Musk yine neyin peşinde: Köpek logosu neden geldi, neden kayboldu?

Elon Musk’ın Twitter’ın mavi kuş logosu yerine kripto para birimi Dogecoin’in köpek ikonunu getirmesiyle başlayan fırtına kısa sürdü.
Twitter’a 3 Nisan Pazartesi günü Dogecoin logosunun eklenmesi, piyasalarda şok etkisi yaratmış, kripto paranın fiyatı dakikalar içinde yaklaşık yüzde 30 artarak, 0,102 dolara çıkmıştı.
Öte yandan sadece 4 gün sonra Twitter, Dogcoin logosunu kaldırdı ve eski orijinal logosuna geri döndü. Kripto para da tıpkı yükseldiği gibi hızla düşüşe geçti.
Peki biz ne izledik? Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından birine neden Dogecoin logosu geldi ve birkaç gün sonra neden yok oldu? Musk yine piyasaları manipüle mi ediyor?
Bu konuda birkaç teori var.
Teori 1: Dogecoin davası ve manidar zamanlama
Bu teorilerden ilki, Musk’a açılan Dogecoin davasıyla ilgili.
ABD’li Dogecoin yatırımcısı Keith Johnson, Haziran 2022’de Musk’ı dolandırıcılıkla suçlayarak dava etmişti.
Tam 258 milyar dolar istenen davada Musk’ın Dogecoin’i hiçbir değeri olmadığı halde meşru bir yatırım gibi gösterdiği ve dolayısıyla kripto parayla bir çeşit saadet zinciri kurduğu iddia ediliyordu.
Musk ve şirketlerinin Dogecoin’i teşvik etmesini engelleyecek bir kararın çıkarılması da talepler arasındaydı.
Yatırımcılar, Musk’ın Twitter’daki paylaşımları ve pazarlama teknikleriyle Dogecoin’den milyarlarca dolarlık kazanç elde ettiğini savunuyordu.
Tartışma sürüp giderken, 31 Mart Cuma günü Musk’ın bu Dogecoin davasının düşürülmesini istediği haberi geldi.
Davayı, “hayal ürünü” diye niteleyen Musk ve avukatları, kripto paraya dair tweet atmanın suç teşkil etmeyeceğini söylüyor. Bir yandan da davanın düşürülmesi için ABD’li yargıca bir talep dilekçesi göndermişler.
Twitter’ın simgesinin tam da bu esnada değişmesi, Musk’ın davacıları “trollediğini”, onlarla adeta alay ettiğini veya tam tersine gönüllerini almak istediğini düşündürüyor.
Musk’ın Dogecoin’le fırtınalı ilişkisi
Dogecoin ilk başta aslında bir “meme”den, yani karikatürden ibaretti. Kripto para piyasasının giderek yeni paralarla ve alt coinlerle dolmasını hicvetmek için bir şaka olarak yaratılmıştı.
Köpek logosu ise ilhamını Japonya’nın Sakuro kentinde yaşayan anaokulu öğretmeni Atsuko Sato’nun, Shiba İnu cinsi köpeği Kabosu’dan alıyordu.
Resmi olarak 6 Aralık 2013’te piyasaya sürülen Dogecoin, zaten arkasındaki hiciv ve espri nedeniyle bir grup insanın ilgisini hemen çekmişti. 2019’da ise devreye Musk girdi.
Musk, bir gün Twitter bilgilerini “Dogecoin CEO’su” diye değiştiriyor, başka bir gün Dogecoin’in en sevdiği kripto para olduğunu söylüyor, “Dogecoin en iyisi” diyordu.
Dogecoin’i Ay’a götüreceğini de iddia eden Musk’ın art arda gelen övgüleri sonrası paranın değeri giderek arttı ve işte hepimizin gündemini işgal eder hale geldi.
Ancak Musk, Dogecoin’e her zaman sadık davranmadı. 2021’de bir pazar günü Saturday Night Live adlı televizyon programına konuk olan Musk, bu kez Dogecoin’in “dalavere” olduğunu gülerek kabul ediyordu.
Kripto severler ekran başına kitlenmiş, Musk’ın ağzından çıkacak ve dolayısıyla yatırımlarının değerini yükseltecek övgü sözcüklerini beklerken, milyarderin Dogecoin için kullandığı niteleme işte buydu: Dalavere. Tabii ki bu programın ardından kripto paranın değeri hızla düşmüştü.
Yine Musk’ın kripto paralara ve özellikle Dogecoin’e desteği hiçbir zaman kesilmedi. Örneğin programdan sonra Tesla müşterilerinin belirli aksesuarların satışında ve süper şarj istasyonlarında Dogecoin kullanmasına izin verdi. Ayrıca, işlemlerin güvenliğini artırmak için Doge ekibiyle de teması sürdürdü.
Teori 2: Twitter ve Dogecoin entegrasyonu
Musk’ın ateşli bir kripto destekçisi olduğu zaten biliniyor. Ekonominin geleceğini kriptoda ve dijitalde gören milyarder, kripto paraların itibari parayı yeneceğini de dile getirmişti.
Bu yüzden milyarderin Twitter’ı satın alması, kripto camiasında heyecan yarattı. Zira Musk, kullanıcıların Twitter’dan para kazanmasını istiyor ve bunun önemli bir yolunun da kripto paralar olabileceğini söylüyor. En çok heyecanlananlar arasında da Dogecoin yatırımcıları yer alıyor.
Twitter’ın mavi kuşu yerine Dogecoin köpeğinin gelmesi de bu kitlede beklenti yarattı. İnsanlar, Twitter’ın yakında Doge’la entegrasyon kuracağı umuduna kapıldı. Twitter’ın yavaş yavaş kripto adımları atması, platformun Dogecoin için hazırlık yaptığına yönelik iddiaları da alevlendiriyor.
Teori 3: Sadece eğleniyor
Bu arada birçok Twitter kullanıcısına göre Musk’ın son logo hamlesi sadece eğlence amaçlıydı.
Musk’ın sıklıkla kripto paralar ve hatta genel olarak ekonomi, teknoloji ve politikayla ilgili sıradışı teoriler ortaya attığı, meme’ler paylaştığı ve espriler yaptığı biliniyor.
Dogecoin logosunun da bir şakadan ibaret olması mümkün. Musk da konuyla ilgili birden fazla “meme” paylaştı.
Bunlardan birinde kripto paranın yüzü olan Shiba İnu cinsi köpek, trafik çevirmesinde polise bir kimlik kartı uzatıyor ama karttaki fotoğrafta mavi kuş olduğu görülüyor. Bunun üzerine köpek, “O, eski fotoğrafım” diyor.
— Elon Musk (@elonmusk) April 3, 2023
Teori 4: Twitter’ın borçlarını ödemek için…
Musk’ın Twitter’ı yüklü bir borçla aldığı ve o zamandan beri platformun değerinin yarıya düştüğü biliniyor.
Milyarder platformu 44 milyar dolara almıştı. Ancak şirket içi yazışmalardan sızan bilgi, sosyal medya şirketine şu an için yaklaşık 20 milyar dolar değer biçtiğini ortaya çıkarmıştı.
İşte bazılarına göre Musk, Twitter’a gelir bulmak için başlattığı ücretli Blue gibi girişimlerinden sonra çareyi kripto paralarda aradı ve Twitter için para bulma amacıyla Dogecoin’in değerini kasten yükseltti.
Bu teoriyi savunanlardan biri, Bitcoin uzmanı Jimmy Song. Bitcoin üzerine 4 kitabın yazarı olan Song, Twitter’da yaptığı bir paylaşımda konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:
“Elon, Twitter borçlarını ödeyebilmek için Doge’u pompalıyor.”
Elon is pumping Doge so he can pay off his Twitter debt.
— Jimmy Song (송재준) (@jimmysong) April 4, 2023
Daha önce de Bitcoin yatırımı yaptığı ortaya çıkmıştı
Musk’ın favori kripto parası Dogecoin olsa da milyarderin piyasanın önde gelen kripto para birimi Bitcoin’le de ilişkisi var.
Daha önce Musk’ın kurucusu ve CEO’su olduğu Tesla’nın, Bitcoin’i ödeme aracı olarak kabul edeceği açıklanmıştı. Ama daha sonra milyarder, bu açıklamayı geri çekmiş ve kararından vazgeçmişti. Vazgeçme gerekçesi de Bitcoin madenciliği için çok fazla elektrik gerekmesi ve sonuçta çevreye zararlı olmasıydı.
Tabii ki bu süreçte Musk’ın açıklamaları Bitcoin’in değerine ve piyasalara da yansımıştı.
Temmuz 2022’de Tesla, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) şirketin dijital varlık yatırımlarına ilişkin bilgi verince büyük gümbürtü koptu.
Çünkü şirket, bütün bunlar olup biterken piyasa değeri o sırada 1,99 milyar dolar olan Bitcoin yatırımı yapmıştı.
Dolayısıyla yatırımcılar, Musk’ın bir yandan kripto para piyasasını manipüle ederken bir yandan da Bitcoin’e ve hatta başka kripto paralara yatırım yaptığını söylemeye ve milyarderi suçlamaya başladı.
StopElon (Elon’u Durdur) diye kripto para çıkardılar
Bu arada bazı yatırımcılar Musk’ın kriptoyla ilgili yorum yapmasından yıllardır rahatsız. 2021’de milyarderin piyasaya zarar verdiğini savunan bir grup kripto para uzmanı, yeni bir para icat etmişti.
Musk’a karşı geliştirilen kripto paranın adı, StopElon (Elon’u Durdur) olarak belirlenmişti.
StopElon’un resmi açıklamasında, “Elon Musk, Twitter hesabıyla kripto para pazarını sorumsuzca manipüle ediyor. İnsanların portfolyolarıyla şeker gibi oynuyor ve o kendini beğenmiş bir milyarder ve hep öyle kalacak. Buna yeter diyoruz” ifadeleri yer almıştı.
Musk’ın Twitter’la imtihanı kripto paralardan ibaret değil
Bütün bunlar, milyarderin son Dogecoin hamlesiyle ilgili bir arka plan oluşturmamızı sağlıyor. Ancak şunu da eklemek gerek: Söz konusu yatırımlar ve Twitter olduğunda Musk gerçek bir kural tanımaz.
Zira milyarderin başı, attığı tweetler yüzünden, SEC’le ve Tesla yatırımcılarıyla da uzun süredir dertte.
Musk, uzun süredir Tesla karşısında kısa pozisyon alan yatırımcıları eleştiriyor ve bu tutumun şirketin gerçek işine odaklanmasının önünde bir engel olduğunu söylüyordu.
2018’de Twitter’da yazdığı bir gönderide Tesla’yı borsadan çıkaracağını ve şirketin hisselerini kendi üstüne geçireceğini, bunun için yeterli miktarda para bulduğunu yazmıştı. Bu gönderide Musk, yatırımcılara hisse başına 420 dolar teklif edeceğini ifade etmişti.
Ancak Musk’ın kimseden böyle bir para almadığı, diğer bir deyişle yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek bu tweetleri “kafasına göre” attığı ortaya çıkmıştı.
Hemen ardından SEC, Musk’ın mali kaynak bulduğuna ilişkin Twitter mesajlarının yanıltıcı olduğu gerekçesiyle dava açmıştı. Davadan kurtulmak için SEC’le anlaşma yapan Musk da anlaşma uyarınca 3 yıl süreyle şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bırakma kararı almış ve 20 milyon dolar ceza ödemişti.
Ancak Musk’ın sözleri doğrultusunda Tesla’ya yatırım yapanlar da milyardere dava açmıştı. Yatırımcılar, tweetler nedeniyle milyarlarca dolar zarara uğradıklarını iddia ediyordu. Öte yandan bu ay San Francisco’da görülen davanın hakimi, Musk’ın yatırımcıları aldatmadığına karar verdi ve milyarder aklanmış oldu.
Musk’ın bu macerası da aslında bize önemli bir şey anlatıyor: Niyeti ne olursa olsun, dünyanın en zengini konumundaki iş insanı, Twitter’da yanıltıcı iddialarda bulunabiliyor.
Kripto paralara, Tesla’ya veya milyarderin diğer şirketlerine yatırım yapmayı düşünenlerin bu tweetleri baz alması çok tehlikeli olabilir.
Amerika
Musk halka arzla ilk trilyoner olmaya yaklaşıyor

SpaceX şirketinin 12 Haziran’da başlayacak halka arzı kapsamında hisse fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesiyle Elon Musk’ın servetinin 988 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde yüzde 2,2 oranında değer kazanması yetecek.
Uzay teknolojileri firması SpaceX’in gerçekleştireceği ilk halka arz (IPO) sonrasında milyarder iş insanı Elon Musk’ın kişisel servetinin 988 milyar dolara yükseleceği bildirildi.
Bloomberg’ün yaptığı hesaplamalara göre dünyanın en zengin insanı unvanına sahip olan Musk’ın ilk trilyoner statüsüne ulaşması için 12 milyar dolarlık bir bakiye kalıyor.
Ajans, bu eksik miktarın ünlü yönetmen Steven Spielberg’ün yaklaşık 12,2 milyar dolar değerindeki toplam servetine denk geldiğine dikkat çekti.
Halka arz sürecinde SpaceX hisselerinin birim fiyatının 135 dolar olarak belirlenmesi planlanıyor. Borsadaki işlemlerin 12 Haziran tarihinde başlayacağı belirtilirken, hisse değerinin ilk gün yüzde 2,2 oranında artarak 138 dolara yükselmesi durumunda Musk’ın serveti 1 trilyon dolar barajını aşmış olacak.
Halka arz için 1,75 trilyon dolarlık piyasa değeri hedefleniyor
Musk tarafından 2002 yılında kurulan SpaceX, bugüne kadar halka kapalı bir şirket olarak faaliyet gösterdi ve finansal verilerini resmi olarak kamuoyuyla paylaşmadı.
Musk, geçtiğimiz yaz döneminde SpaceX için halka arz sürecini başlatma teklifinde bulunmuştu. Reuters ajansının elde ettiği bilgilere göre şirket, halka arzda hisse başı sabit fiyatı 135 dolar olarak belirleyerek 75 milyar dolarlık rekor bir kaynak yaratmayı amaçlıyor.
Bu süreçte 555,6 milyon adet hissenin satışını planlayan şirketin hedeflediği toplam piyasa değeri ise 1,75 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Geçtiğimiz şubat ayında Musk, yapay zeka girişimi xAI ile SpaceX şirketlerini birleştirme kararı almıştı. Bloomberg ve The Wall Street Journal’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberlerde, birleşen şirketlerin toplam piyasa değerinin 1,25 trilyon dolara ulaştığı aktarılmıştı.
Sabit fiyatlı halka arz yöntemiyle şirket, yatırımcı talepleri toplanmaya başlamadan önce her bir hissenin kesin satış bedelini önceden ilan etmiş oluyor.
Tesla hisselerinin performansı trilyonerlik sürecini etkileyebilir
Şu anda 54 yaşında olan Musk, dünyanın en zengin insanı konumunu sürdürüyor. Güncel verilere göre serveti 726 milyar dolar olarak hesaplanan Musk, Forbes’un en zengin milyarderler listesinde ilk sırada yer alıyor.
Musk, şubat ayında elde ettiği başarıyla tarihte serveti 800 milyar doları aşan ilk kişi unvanını kazanmıştı.
Bloomberg, Musk’ın gelecekteki servet seyrinin en büyük ikinci varlığı konumundaki Tesla Inc. hisselerinin performansına da bağlı olduğunu hatırlattı.
Tesla hisselerinin mayıs ayının ortasında kaydedilen 445 dolar seviyesine geri dönmesi durumunda, Musk’ın trilyoner unvanını alabilmesi için SpaceX hisselerinin ilk işlem gününde hızlı bir yükseliş kaydetmesine gerek kalmayacağı belirtiliyor.
Amerika
ABD Temsilciler Meclisi, Trump’tan İran savaşını bitirmesini istedi

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın Kongre onayı olmadan İran’la yürüttüğü savaşı sona erdirmesini öngören savaş yetkileri kararını kabul etti. Karar, dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlara katılmasıyla 215’e karşı 208 oyla geçti ve Temsilciler Meclisi’nin çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkmasına işaret etti.
ABD Temsilciler Meclisi çarşamba günü, Başkan Donald Trump’ın Kongre yetkilendirmesi olmadan İran’la yürütülen savaşı sona erdirmesini zorunlu kılacak tedbiri kabul etti.
Bu oylama, alt kanadın çatışma konusunda ilk kez Beyaz Saray’a karşı çıkması anlamına geliyor.
Temsilciler Meclisi, savaş yetkileri kararını dört Cumhuriyetçi vekilin desteğiyle 215’e karşı 208 oyla kabul etti.
Daha önceki üç başarısız girişimde karara karşı oy kullanan Maine Demokratı Jared Golden da bu kez tutumunu değiştirerek destek verdi. Böylece Demokrat Parti saflarında konuya ilişkin tam birlik sağlandı.
Kentucky’den Cumhuriyetçi Temsilci Thomas Massie, Pensilvanya’dan Brian Fitzpatrick, Michigan’dan Tom Barrett ve Ohio’dan Warren Davidson Demokratlarla birlikte karar lehine oy kullandı.
Kararın kabul edilmesinin ardından Demokrat vekiller salonda alkışlarla tepki verdi.
Oylamanın, Kongre üyeleri Memorial Day tatili için Washington’dan ayrılmadan önce yapılması planlanıyordu. Ancak Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi liderler, kararı engelleyecek yeterli sayıya sahip olmadıklarının anlaşılması üzerine oylamayı son anda gündemden çıkardı. Birden fazla Cumhuriyetçi vekil oturuma katılmamıştı. Diğer bazı Cumhuriyetçilerin de kararı desteklemesi bekleniyordu.
ABD Senatosu da mayıs ayında Trump’ın İran konusundaki yetkilerini sınırlamayı amaçlayan benzer bir düzenlemeyi ilerletmişti.
Dört Cumhuriyetçi senatör, bir Demokrat dışında tüm Demokratlarla birlikte hareket ederek sürecin ilerlemesini sağlamıştı. Yedi başarısız oylamanın ardından gelen bu gelişmede üç Cumhuriyetçi senatörün yokluğu da etkili olmuştu.
Ancak Senato’daki usul oylaması yalnızca olası kabul sürecinin ilk aşamasıydı. Cumhuriyetçilerin önümüzdeki günlerde tasarıyı engellemek için yeniden fırsat bulması bekleniyor.
Senato’nun Temsilciler Meclisi’nden geçen versiyonu ne zaman oylayacağı ise henüz netleşmedi. Temsilciler Meclisi Demokrat liderleri yayımladıkları açıklamada Senato Cumhuriyetçilerine “doğru olanı yapmaları” çağrısında bulundu.
Bazı Cumhuriyetçilerin savaşa verdiği destek, çatışmanın 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nda öngörülen 60 günlük süreyi aşmasının ardından zayıflamaya başladı. Söz konusu yasa, Kongre savaş için yetki vermemişse başkanın silahlı kuvvetleri çatışma alanından çekmesini öngörüyor.
Çatışma 1 Mayıs’ta bu süreyi aşmıştı. Ancak Trump yönetimi, nisan ayının başlarında yürürlüğe giren kırılgan ateşkesin süre hesabını durdurduğunu belirtti. Buna rağmen her iki taraf da o tarihten sonra saldırılar gerçekleştirdi.
Trump yönetimi ayrıca 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nın Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ediyor. Ancak bu görüş şimdiye kadar herhangi bir mahkeme tarafından test edilmedi.
Trump’ın İran konusundaki askeri yetkilerini sınırlayan girişimlere destek veren Cumhuriyetçiler, savaşın Kongre onayı olmadan sürdürülmesinden ve çatışmayı sona erdirecek bir stratejinin bulunmamasından rahatsızlık duyuyor.
Bazıları savaşın kamuoyundaki düşük desteğinin ve ekonomik sonuçlarının, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından Cumhuriyetçilerin Kongre üzerindeki kontrolünü sürdürme ihtimaline zarar verebileceğinden endişe ediyor.
Senato adaylığı için kampanya yürüten Iowa Cumhuriyetçisi Ashley Hinson, geçen hafta bir seçim etkinliğinde yaptığı özel bir görüşmede savaşın “önümüzdeki birkaç haftanın ötesine” uzaması halinde siyasi açıdan yük haline gelebileceğini söyledi.
CBS News’in ulaştığı ses kaydına göre Hinson, savaşın devam etmesinin “siyasi bir yükümlülük” oluşturabileceğini ifade etti.
Trump ise geçen ay yaptığı açıklamada ara seçimler öncesinde İran’la anlaşmaya varmak konusunda acele etmediğini söyledi.
Trump, “Herkes ‘Ara seçimler geliyor, acele ediyorum’ diyor. Hiç acelem yok” ifadelerini kullandı.
Çarşamba günü kabul edilen karar, Nisan ayında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi New York Temsilcisi Gregory Meeks tarafından sunuldu.
Karar, Kongre savaş ilan etmediği veya askeri güç kullanımına yetki vermediği sürece başkana “Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetlerini İran’la yürütülen çatışmalardan çekme” talimatı veriyor.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı olan Florida Cumhuriyetçisi Brian Mast ise çarşamba günü daha önce yaptığı açıklamada kararı “aptalca bir siyasi oylama” olarak nitelendirdi.
Mast, kararın “başkanın İran’la yürüttüğü müzakerelerde elini zayıflattığını” söyledi.
Oylamanın ardından konuşan Meeks ise savaş yetkileri kararlarının İran’la yürütülen müzakerelerde başkanı zayıflattığı yönündeki değerlendirmeyi reddetti.
Demokratların İran savaşını sona erdirmek için benzer oylamaları gündeme getirip getirmeyeceği sorulduğunda Meeks, gazetecilere, “Görevimizi yapmayı sürdüreceğimizi bekleyebilirsiniz” dedi.
Meeks, “Anayasal sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Mayıs ayında da benzer bir savaş yetkileri kararına destek veren Fitzpatrick ise, “Yasa yasadır” dedi.
Fitzpatrick, “Yasaya uymak zorundayız. Yürürlükte bir yasa var” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetçi vekil sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önünüzde iki seçenek var. Ya yasaya uyarsınız ya da yasayı değiştirirsiniz. Yasayı ihlal edemezsiniz. Bu bir seçenek değil.”
20 Mayıs’taki genel kurul görüşmeleri sırasında Demokratlar, Cumhuriyetçilerin neden Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarına hukuki çerçeve sağlayacak bir askeri güç kullanım yetkisi oylaması düzenlemediğini sorguladı.
Meeks, “Cumhuriyetçi meslektaşlarım bunun haklı olduğuna inanıyorsa, askeri güç kullanım yetkisini öngören bir tasarıyı genel kurul gündemine getirmeliler” dedi.
Barrett tarafından mayıs ayının başlarında sunulan böyle bir askeri güç kullanım yetkisi tasarısının ise şimdiye kadar kayda değer destek toplamadığı belirtiliyor.
Cumhuriyetçilerle birlikte hareket eden Kaliforniyalı bağımsız Temsilci Kevin Kiley ise Kongre’nin yetkisini ortaya koyması için “daha iyi araçlar” bulunduğunu söyledi.
Kiley, Kongre’nin bütçe üzerindeki yetkisine atıfta bulunarak, “Fonların nasıl kullanılacağı konusunda yönlendirme yapma imkanımız var” dedi.
Kiley, “İnsanların eldeki bütün araçları kullanmak istemesini anlıyorum. Ancak Kongre’nin burada gerçekten etkili sonuçlar doğurabilecek gözetim araçlarını ve Anayasa’nın birinci maddesinden kaynaklanan yetkilerini kullanması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Amerika
Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler
Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.
Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.
Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.
404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.
Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.
Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.
Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.
Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.
Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.
Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.
Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.
Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











