Bizi Takip Edin

Amerika

Epstein’in Silikon Vadisi bağlantıları göründüğünden daha derin

Yayınlanma

Son yayınlanan belgeler, Jeffrey Epstein’in Silikon Vadisi çevresi ile kurduğu ilişkilerin tahmin edilenden çok daha karmaşık olduğuna işaret ediyor.

Dosyalar özellikle, dünyanın en zengin iki insanı olan teknoloji devi Elon Musk ve Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates’in iletişim ve toplantılarına atıfta bulunuyor. 

Fakat CNBC’nin araştırmasına göre bu iki milyarder, yeni belgelerde tekrar tekrar adı geçen tek teknoloji isimleri değil. Adı geçen diğer teknoloji yöneticileri arasında Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin, risk sermayedarı ve Palantir’in kurucusu Peter Thiel, eski Microsoft yöneticisi Steven Sinofsky ve LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman da bulunuyor.

Thiel, Musk ve Hoffman, “PayPal mafyası” olarak bilinen kurucu grubun üyeleri.

Bu yöneticiler geçmişte Epstein ile bağlantılı olsalar da, yeni açıklamalar, e-postalar, programlar ve fotoğraflardan oluşan kayıtlar aracılığıyla, hüküm giymiş seks suçlusu ile olan ilişkilerinden daha önce bilinenlerden daha fazlasını ortaya koyuyor.

Brin ve Sinofsky konuyla ilgili yorum yapmazken, Theil ve Hoffman Epstein ile yalnızca yasal ve meşru amaçlarla ilişki kurduklarını söylediler.

Yetkililer, kayıtlarda adı geçenlerin suç işlediğine dair bir kanıt olmadığını ve bu isimlerin sözde müşteri listesi veya şantaj planının bir parçası olduğunu kanıtlamadığını vurguladılar.

Yine de, dosyalar Epstein’in 2019’daki ölümünden önce Silikon Vadisi’nin en güçlü çevrelerine kendini yerleştirmek ve bazen de bu çevrelerin sırdaşı ve simsarı olmak için uzun süredir gösterdiği çabaların bir resmini çizmeye yardımcı oluyor.

Epstein e-postalarına kenar notları

Peter Thiel, PayPal ve Palantir’in kurucu ortağı

Palantir ve PayPal’un kurucu ortağı Peter Thiel de Epstein dosyalarında yer alıyor. Son yayınlanan dosyada ikisi arasındaki ve ikisiyle ilgili yazışmalar yer alıyor.

Bu yazışmalar 2014 civarında başlamış ve Epstein’in federal seks kaçakçılığı suçlamasıyla tutuklanmasından sadece birkaç ay önce, 2019 civarına kadar sürmüş görünüyor.

Bu, Epstein’in 2006’da ilk kez resmi olarak cinsel suçlarla suçlanmasından çok sonrasına sarkan bir ilişki demek.

Materyaller arasında, Epstein ve eski İsrail başbakanı Ehud Barak arasında tarihsiz bir konuşmanın kaydı da bulunuyor. Bu kayıtta Epstein, Thiel’den de bahsediyor.

Kayıtta Epstein, Barak’a bağlantılarını kullanarak bir şirkette kazançlı bir pozisyon elde etmek için nasıl hareket etmesi gerektiğini tavsiye ediyor ve Palantir’i potansiyel bir seçenek olarak gösteriyor.

Henüz Thiel ile tanışmadığını ama onu gelecek hafta görmeyi umduğunu da ekliyor.

İkili, yıllar boyunca toplantı planları, Trump kampanyası hakkında tartışmalar ve diğer gayri resmi yazışmalar içeren e-postalarla gerçekten daha iyi tanışacaktı.

Planlanan bir toplantı öncesinde, Thiel’in ekibi Epstein’in personeline onun diyet detaylarını bile göndermiş.

Kasım ayında Temsilciler Meclisi Denetim Komitesi tarafından yayınlanan belgeler, Epstein’in Thiel’i Karayiplerdeki kötü şöhretli adasına davet ettiğini de ortaya koyuyordu.

CNBC’nin yorum talebine yanıt olarak, Thiel’in bir temsilcisi, patronunun Virgin Adalarındaki özel adayı hiç ziyaret etmediğini ileri sürdü.

New York Times haziran ayında, Epstein’in 2015 ve 2016 yıllarında Thiel’in kurucu ortağı olduğu bir risk sermayesi şirketi tarafından yönetilen iki fona 40 milyon dolar yatırım yaptığını bildirmişti.

16 Ağustos 2024’te yayınlanan bir podcast’te Thiel, Epstein ile olan bazı karşılaşmalarını anlatmış ve LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman’ın tanıştırmasıyla 2014’ten itibaren birkaç kez görüştüklerini belirtmişti.

Thiel, görüşmelerin vergi ve finansal danışmanlık üzerine odaklandığını söylemişti. Epstein’in 2008’de aldığı hafif ceza ve ortak tanıdıklarının yargısına olan güveni nedeniyle Epstein’in önceki suçlarının ciddiyetini hafife aldığını da eklemişti.

Epstein, müesses nizama karşı

Reid Hoffman, LinkedIn’in kurucu ortağı

En son yayınlanan Epstein dosyaları, 2002’de LinkedIn’i kuran Reid Hoffman’a birçok atıfta bulunuyor ve ikili arasındaki yazışmalarda birkaç dostane e-posta alışverişi görülüyor.

Yazışmaların çoğu MIT Medya Laboratuvarı için bağış toplama üzerine olsa da, kişisel etkileşimler, vergi danışmanlığı, toplantı planları ve Hoffman’ın Epstein’e gönderdiği hediyelerden bahsediliyor.

Belgeler ayrıca Hoffman’ın 2014 yılında Epstein’in özel adasını ziyaret ettiğini de doğruluyor.

Hoffman daha önce adayı ziyaret ettiğini kabul etmiş ve gezinin tamamen hayırseverlik amaçlı olduğunu, daha sonra Epstein hakkında önceden daha kapsamlı araştırma yapmadığı için pişman olduğunu söylemişti.

Fakat diğer e-postalar, Epstein’in New Mexico’daki Zorro Ranch ve Manhattan’daki dairesi de dahil olmak üzere mülklerine ek ziyaretler planlandığını gösteriyor; bu gezilerin hangilerinin gerçekten gerçekleştiği belli değil. 

Hoffman kısa süre önce 2016 yılında Palo Alto ve Cambridge’de Epstein ile yaptığı görüşmeleri doğruladı.

Epstein, Hoffman’dan “çok yakın bir arkadaş” olarak bahsediyor ve bir noktada internet girişimcisini görmeyi ve onunla konuşmayı özlediğini söylüyor.

2014 tarihli e-postalar, finansörün Hoffman’ı Hindistan’daki yatırım fırsatlarıyla buluşturmaya çalıştığını da gösteriyor.

Bu arada, Epstein’in 2015 yılında gönderdiği bir e-postada, Hoffman’ın Palo Alto’da düzenlediği ve Zuckerberg, Musk, Thiel ve MIT sinirbilimcisi Ed Boyden’ın katıldığı bir akşam yemeğinden bahsediliyordu.

Hoffman, etkinlikten sonra Zuckerberg ve Epstein’i e-posta yoluyla birbirleriyle tanıştırdı.  

Bir Meta sözcüsü 2019 yılında yaptığı açıklamada, Zuckerberg’in akşam yemeğinden sonra Epstein ile bir daha iletişim kurmadığını öne sürmüştü.

Hoffman, CNBC’nin yorum talebine yanıt vermedi. Daha önce Epstein ile olan ilişkilerinden pişman olduğunu söylemiş ve Epstein dosyalarının tamamen açıklanmasını talep etmişti.

Epstein, Coinbase’in ilk yatırımcılarındanmış

Sergey Brin, Google’ın kurucu ortağı

Dosyalarda, e-posta yazışmaları da dahil olmak üzere Google’ın kurucu ortağı Sergey Brin’e yapılan birçok atıf da yer alıyor.

Nisan 2003’teki bir e-posta yazışması, Brin’in Epstein’in suç ortağı olarak hüküm giymiş Ghislaine Maxwell ile Epstein’in New York’taki malikanesindeki olası akşam yemeği planları hakkında iletişim kurduğunu gösteriyor.

Bu yazışmalar, ikilinin daha önceki bir karşılaşmasının devamı gibi görünüyor. Maxwell, “Jeffrey’in evindeki akşam yemekleri her zaman neşeli, rahat ve samimi geçer. Sizi görmek için sabırsızlanıyorum,” diye yazıyor.

Epstein ve Brin arasındaki bağlantılar daha önce de belgelenmişti ama herhangi bir suç iddiası yöneltilmemişti.

2004 yılında Epstein, ABD Virgin Adaları hükümetinin JPMorgan aleyhine ABD bölge mahkemesinde açtığı davada, Brin’i JPMorgan’a müşteri olarak yönlendirdiği ve daha sonra vergi danışmanlığı için banka yöneticileriyle bağlantı kurduğu iddia edilmişti.

ABD Virgin Adaları, Mart 2023’te Epstein’in JPMorgan ile olan ilişkilerine ilişkin belgeler için Brin’i mahkemeye çağırmıştı.

Bu arada, 2024 yılında Maxwell’in davasıyla ilgili olarak açığa çıkan mahkeme belgeleri, Epstein’i suçlayan Sarah Ransome’un Epstein’in adasında Brin ve o zamanki nişanlısı Anne Wojcicki ile tanıştığını iddia ettiği delilleri içeriyordu.

Brin, 3 Aralık 2019’da Google’ın ana şirketi Alphabet’in başkanlığından istifa etmiş ve o sırada bu rolde artık kendisine ihtiyaç olmadığını söylemişti.

Fakat Brin kontrol hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam etti.

2023’ün sonlarında yarı emeklilikten döndü ve Gemini üzerindeki çalışmalar da dahil olmak üzere şirketin yapay zeka girişimlerine aktif olarak katkıda bulunmaya başladı.

Epstein ve Avrupa: Eski kıtada kimin eli kimin cebinde?

Steven Sinofsky, eski Microsoft yöneticisi

Epstein ile Windows ve Office gibi önemli ürünleri yöneten eski Microsoft yöneticisi Steven Sinofsky arasındaki ilişkinin ayrıntıları da son dosyalarda ortaya çıktı.

Belgeler, Sinofsky’nin 2012’de Microsoft’tan ayrıldıktan sonra, ayrılma koşulları konusunda Epstein’in tavsiyesini aldığını gösteriyor.

Şu anda risk sermayesi şirketi Andreessen Horowitz’in yönetim kurulu ortağı olan Sinofsky, Microsoft’un 14 milyon dolarlık emeklilik anlaşmasının şartlarını açıklamasından yaklaşık üç ay sonra, Eylül 2013’te Epstein’e e-posta göndererek şöyle yazıyor: “Ödememi aldım. Sen de alacaksın :)”

Sinofsky, 2018 yılı boyunca Epstein’e e-posta göndermeye devam ederek, mali durumu, kariyer beklentileri ve New York, San Francisco ve Seattle’daki sosyal etkinlikleri hakkında konuşmuş.

Kasım 2012 tarihli bir e-posta yazışması da Epstein’in Sinofsky ile Apple CEO’su Tim Cook arasında, iş fırsatları konusunda olası bir görüşme konusuna atıfta bulunduğunu gösteriyor.

E-postada Epstein, bağlamı net olmasa da, Cook ile yakın zamanda konuştuğunu ve “Tim Cook’un Sinofsky ile görüşmekten heyecan duyduğunu” belirttiği görülüyor.

Aylar sonra Sinofsky, Cook ile yapılacak bir görüşme hakkında Epstein’e e-posta göndermiş.

Bill Gates, Microsoft’un kurucusu

Epstein’in, daha önceki belge yayınlarında adı geçen Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates ile olan ilişkisi de, son açıklamalarda bahsedilmesinin ardından son haftalarda yoğun bir incelemeye tabi tutuldu.

Bunlar arasında, Epstein’in Gates için evlilik dışı ilişkiler ve cinsel karşılaşmaların kolaylaştırılmasına yardımcı olduğunu ima eden, kendisine yazdığı e-posta taslakları da bulunuyordu.

Çarşamba günü Avustralya’nın 9News kanalına verdiği röportajda Gates, yeni dosyalarla ilgili suçlamaları reddetti ve Epstein’in iddialarını “kesinlikle saçma ve tamamen yanlış” olarak nitelendirdi.

Epstein ile olan etkileşimlerinin potansiyel hayırseverlik tartışmalarına yönelik akşam yemekleriyle sınırlı olduğunu vurgulayan Gates, “asla adaya gitmediğini” ve “hiçbir kadınla tanışmadığını” da ekledi.

Yeni Epstein belgelerinden Trump hakkında bilinmeyenler çıktı

Amerika

Cumhuriyetçiler Hegseth’in 37 milyar dolarlık savaş bütçesine şüpheyle yaklaşıyor

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Hegseth, İran savaşının hızla tüketen stokları ve bütçeyi karşılamak için talep ettiği on milyarlarca dolarlık finansman konusunda Senato’da kayda değer bir destek kazanamadı. Çarşamba akşamı iki saati aşan kapalı toplantıya rağmen Cumhuriyetçi senatörler, 73 milyar dolarlık savunma ve istihbarat fonunu içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketi konusunda ikna olmuş değil veya sessiz kalmayı tercih ediyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının hızla tükettiği ABD stoklarını ve Pentagon kasalarını yeniden doldurmak için Trump yönetiminin talep ettiği on milyarlarca dolarlık acil finansman konusunda Senato’da henüz kayda değer bir destekçi kazanamadı.

Savaşın sonu görünmeden altıncı ayına girmesiyle birlikte Cumhuriyetçi senatörlerin Hegseth’in ordu liderliğine olan güveni de azalıyor.

Parti içinde bazı isimler, yönetimin kendilerini çatışmanın maliyeti konusunda tam olarak hazırlamadığını belirtiyor.

Hegseth Temmuz ayı başında maliyetin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıklamıştı ancak Moody Analytics gibi bağımsız analistler rakamın en az 132 milyar dolar olduğunu öngörüyor.

Çarşamba akşamı Savaş Bakanı ile kilit senatörler arasında iki saatten uzun süren bir toplantı yapıldı.

Görüşmenin ardından Beyaz Saray’ın talebi konusunda hala kararsız olan milletvekilleri, 73 milyar dolarlık Pentagon ve ABD istihbarat teşkilatları finansmanını da içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketini ilerletip ilerletmeyecekleri konusunda ya ikna olmadıklarını belirtti ya da sessiz kaldı.

Yaz boyunca devam eden benzer görüşmeler zincirinin son halkası olan bu toplantı, yönetimin derin bir hoşnutsuzluğa yol açan savaşı finanse etme ve Başkan Trump’ın arzuladığı askeri planları hayata geçirecek başka bir uzlaşma tasarısını geçirme konusundaki sürekli mücadelesini gözler önüne serdi.

Cumhuriyetçi Alaska Senatörü Lisa Murkowski gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantının “bakan ve ekibinin savunma harcamaları vizyonunu ortaya koyması için daha çok bir fırsat” olduğunu söyledi.

Murkowski, “Bu tür brifingler partiler üstü olduğunda daha faydalı olur çünkü bence konu özellikle ülkemizin savunmasıysa hepimiz anlamalıyız” diye konuştu.

Murkowski’ye ABD’nin uzlaşma tasarısında yönetimin talep ettiği tutarı harcaması gerektiğine ikna olup olmadığı sorulduğunda, “Bence buna henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.

Hegseth talebe ilişkin soruları yanıtlamak üzere 21 Temmuz’da Senato Tahsisat Komisyonu huzuruna çıkmıştı.

Iowa Cumhuriyetçi Senatörü Joni Ernst, bu ifadenin ardından “Onu neden Kongre’ye çağırıp rakamları sunmasını istediklerini düşünüyorum ve hala bu konuda fazla bir netlik olduğunu sanmıyorum. Sanırım birçok insanın endişe duyduğu şey de bu” dedi.

Trump ile harcama yetkisi konusunda mücadele eden Maine Cumhuriyetçi Senatörü ve Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Susan Collins, geçen haftaki toplantı hakkında yorum yapmayı reddetti ve gerekçe olarak toplantının gizli niteliğini gösterdi.

Maine’de zorlu bir yeniden seçim kampanyası yürüten Collins, daha önce başka bir bütçe uzlaşma paketinin geçme ihtimaline şüphecilikle yaklaşmıştı.

Collins, komisyondan partiler üstü mutabakat gerektiren normal tahsisat süreci yerine uzlaşma sürecinin kullanılmasına uzun süredir mesafeli duruyor.

Trump parti çizgisinde bir harcama yasasını imzalamayı umuyor ancak Senato’da engellerle karşılaşıyor. Savunma şahinleri daha fazla harcama yapılması gerektiğini savunurken açığı dikkate alan diğer Cumhuriyetçiler daha düşük bir tutardan yana.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune Perşembe günü yaptığı açıklamada, Senato beş haftalık Ağustos tatili için Washington’dan ayrılmadan önce gelecek hafta oylama yapılabilmesi adına hükümet finansman anlaşmasının zamanında sonuçlanmasını umduğunu söyledi.

Temsilciler Meclisi yasa için 95 milyar dolarlık bir bütçe taslağını zaten kabul etti.

Uzlaşma paketi gündemdeyken Trump yönetimi ayrıca 87,6 milyar dolarlık bir ek paket talep ediyor. Bu paketin büyük kısmı, bu hafta Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’e düzenlenen saldırılarla yeniden alevlenen İran savaşı nedeniyle Pentagon’u takviye etmek için ayrılacak.

Trump ayrıca 2027 mali yılı için 1,15 trilyon dolarlık ana bütçe satırı ve 350 milyar dolarlık bir uzlaşma tasarısıyla birlikte tarihi bir 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi istiyor.

ABD Başkanı, Cuma günü Camp David’deki kabine toplantısında ABD ordusuna yapılan “emsalsiz yatırımı” vurguladı ve 1,5 trilyon doları “dört gözle beklediğini” söyledi.

Trump söz konusu tutar hakkında “İnsanlar artık bunun ne kadar önemli olduğunu görüyor. Güvenli bir ülke sağlamak istiyoruz” dedi. Ancak ordu için talep edilen toplam dolar miktarı Kongre için zorlu bir istek haline geldi ve bu durum Hegseth’i desteği pekiştirmek için son birkaç aydır çok sayıda kez Temsilciler Meclisi ve Senato Cumhuriyetçi milletvekilleriyle bir araya gelmeye sevk etti.

Hegseth’in Kongre’deki son toplantısından önce Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought ve Trump’ın en üst düzey yasama yardımcısı James Braid, günün erken saatlerinde Senato Cumhuriyetçileriyle kapalı kapılar ardında bir öğle yemeğinde buluştu.

Florida Cumhuriyetçi Senatörü Rick Scott, milletvekilleri ve yönetim yetkililerinin Hegseth toplantısından “çok iş çıkardığını” ancak Temsilciler Meclisi’nin belirlediğinden daha fazla para sağlamanın zor olacağını söyledi.

Scott, daha fazla finansman sağlamayı istese de Kongre’nin bunu ara seçimlerden sonra başka bir uzlaşma paketiyle yapması gerekeceğini ekledi.

Cumhuriyetçi Utah Senatörü John Curtis ise Kongre tarafından yetkilendirilmediği takdirde İran savaşı için finansmanı desteklemeyeceğini ima etti.

The Hill tarafından geçen hafta 73 milyar dolarlık savunma finansmanının önünü açacak bir bütçe kararına yönelik oylamayı destekleyip desteklemeyeceği sorulan Curtis, “İçinde ne olduğuna dair sıfır bilgim var” yanıtını verdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Senatosu, hükümetin kapanmasını engelleyecek bütçe tasarısında anlaştı

Yayınlanma

ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyeleri, eylül sonunda hükümetin kapanmasını önleyecek ve aralık ayına kadar finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısında uzlaştı. Tasarı kapsamında ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması ve Senato tatile girmeden metnin yasalaşması hedefleniyor.

ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyesi senatörler, eylül sonunda hükümetin kapanmasını engelleyecek ve hükümeti aralık ayının bir bölümüne kadar finanse edecek bütçe tasarısı üzerinde pazar günü anlaşmaya vardı.

Senato liderleri, tatile girmeden önce tasarıyı kabul etmeyi hedeflerken metne ilişkin ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması planlanıyor. Tasarının kabul edilmesi halinde hükümetin finansmanı 11 Aralıka kadar güvence altına alınacak.

Hazırlanan tasarı; Kadınlar, Bebekler ve Çocuklar İçin Özel İlave Beslenme Programı (WIC), Afet Yardım Fonu ve çeşitli deniz araçlarını kapsayan gemi yapımı için “gerekli ayarlamaları” içeriyor. Düzenleme aynı zamanda Beyaz Sarayın hibe onay süreçlerinde değişiklik yapmasını geçici olarak engelliyor.

Komisyonun Başkan Yardımcısı Demokrat Senatör Patty Murray yaptığı açıklamada, “Bu kısa vadeli finansman tasarısı, Trump’ın daha fazla federal hibeyi rehin almasına izin verecek yozlaşmış bir politikayı engelliyor ve Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin diğer kurumlardan fon çekip Sınır Devriyesine aktarmak için kullandığı açık kapıyı kapatıyor” dedi.

Komisyon Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins ise yaptığı açıklamada, “Partiler üstü bu anlaşmanın, Yönetim ve Bütçe Ofisinin (OMB) federal finansal yardımlara ilişkin önerdiği kuralın yürürlüğe girmesini engellemesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Collins açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu önlem, yıllık hükümet finansmanını yürütmede her zaman güçlü tercihim olan partiler üstü tahsisat tasarıları üzerindeki çalışmalarımıza devam etmemiz için Kongreye ihtiyacımız olan zamanı kazandırıyor. Meslektaşlarımın emeği için müteşekkirim; bu geçici bütçe tasarısı, yalnızca hayati programlara ve federal çalışanlara zarar veren yıkıcı bir kapanmayı önleme yolunda büyük bir adımdır.”

Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, X sosyal platformunda yaptığı paylaşımda Murray’nin adını anarak hibe onay sürecinin durdurulmasından dolayı kendisine teşekkür etti.

Schumer, geçici önlemi “Amerikalı ailelerin yararına sonuçlar üreten bir bütçe üzerinde partiler üstü müzakerelerin devam etmesine imkan tanıyan sorumlu bir ilerleme yolu” olarak niteledi.

Schumer, “Demokratlar, çalışkan Amerikalıların ilerlemesine yardımcı olan ve Trump’ın aileleri başarısızlığa uğratan israfçı ve yozlaşmış gündemini engelleyen finansman müzakerelerine bağlı kalmayı sürdürüyor” değerlendirmesini yaptı.

Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune’un sözcüsü Ryan Wrasse, Politico’ya yaptığı açıklamada tasarının “şimdi kabul edilmesinin sonbaharda maliyetli bir hükümet kapanmasını önleyeceğini” bildirdi.

Thune, perşembe günü yaptığı açıklamada, Senatonun bu hafta oylayabilmesine yetişecek şekilde bir finansman anlaşmasının hazırlanmasını umduğunu söylemişti.

Collins, hibeler üzerindeki nihai onay yetkisine ilişkin düzenlemeyi “son derece kusurlu bir kural” olarak nitelemiş ve geçen ayın başlarında OMB Direktörü Russell Vought’a bir mektup yazarak yapılması gereken değişiklikleri iletmişti.

Collins daha önce The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bir senatörden OMB’ye muhalefetimizi ifade eden ilk mektubu ben yazdım. Buna karşı çıkan devasa bir kuruluş grubu var” demişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Kripto sektörü ABD ara seçimlerine 200 milyon dolar yatırdı

Yayınlanma

Kripto sektörü, dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların Kongre’den geçmesi amacıyla kasım ayındaki ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktardı. Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen raporuna göre sektör, adaylara doğrudan bağış yapmayan ve bağımsız faaliyetleri fonlayan Fairshake adlı süper PAC üzerinden 189 milyon dolar harcadı.

Kripto sektörü, kasım ayında yapılacak ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktararak dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların geçmesi yönünde Kongre üzerindeki nüfuzunu ortaya koydu.

Sektör temsilcilerinin Senato’nun ağustos tatiline girmesinden önce tasarının yasalaşması için bu hafta kritik bir zaman dilimine girdiği belirtiliyor.

Sektörün bu harcama hamlesi, 2024 seçimlerinde Kongre adaylarını desteklemek için harcanan ve birçoğu yarışları kazanan 170 milyon dolarlık bütçenin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

Bu finansal destek, Kongre’nin geçen yıl dolar endeksli kripto jetonlar olarak bilinen sabit coin’ler için kurallar oluşturan ve bunların kullanımını artırma potansiyeli taşıyan Genius Yasası’nı kabul etmesinde rol oynadı.

Sektör ayrıca, destekçilerinin kripto endüstrisini daha güçlü bir yasal zemine oturtarak kullanımını yaygınlaştıracağını savunduğu daha kapsamlı Clarity Yasası’nın Kongre’den geçmesini talep ediyor.

Senato’da görüşülmeye devam eden tasarının ağustos tatilinden önce yasalaşması için sınırlı bir zaman aralığı bulunuyor.

Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre sektör, bu yılki seçimlere 189 milyon dolar harcadı. Bu miktarın büyük bir kısmı, kripto yanlısı adayları desteklemek amacıyla kurulan Fairshake adlı süper siyasi eylem komitesi (PAC) üzerinden aktarıldı.

ABD Federal Seçim Komisyonu (FEC) kayıtları, Fairshake’in fonlarını Demokrat ve Cumhuriyetçi ortaklı iki ayrı süper PAC aracılığıyla adayları destekleyen reklam ve benzeri bağımsız faaliyetlere yönlendirdiğini gösteriyor. Süper PAC’ler doğrudan adaylara bağış yapamıyor.

Reuters’ın haberine göre Fairshake’in seçim sürecinde en fazla harcama yaptığı 10 Kongre adayı ve detayları şu şekilde:

1. Barry Moore (Cumhuriyetçi): 9,43 milyon dolar

Alabama Cumhuriyetçi Temsilcisi ve Senato adayı Barry Moore, Genius Yasası dahil olmak üzere kripto dostu birden fazla düzenlemenin öne çıkması yönünde oy kullandı.

Moore, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’ndeki Clarity Yasası metnine de onay verdi. Temsilci Moore, stratejik bir bitcoin rezervi ile Hazine Bakanlığı bünyesinde bir dijital varlık stoku oluşturulmasını resmiyete dökecek bir yasa tasarısı sundu.

ABD Başkanı Donald Trump geçen yıl her iki yapının kurulması için bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ancak analizciler, bu kararların onun yönetiminden sonra da kalıcı olabilmesi için yasalaşması gerektiğini vurguluyor.

2. Andy Barr (Cumhuriyetçi): 7,17 milyon dolar

Kentucky’den Senato adaylığı koyan Cumhuriyetçi Temsilci Andy Barr, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’nde hem Genius hem de Clarity yasalarına evet oyu verdi. Barr ayrıca, eski Demokrat Başkan Joe Biden dönemindeki bankacılık düzenleyicilerinin kripto şirketlerini hedef aldığı ve haksız yere banka hesabı vermediği yönündeki iddialara destek sundu. Bankalar ve düzenleme kurumları ise bu iddiaları reddediyor.

3. Christian Menefee (Demokrat): 6,47 milyon dolar

Demokrat partili Christian Menefee, yapılan ara seçimin ardından şubat ayından bu yana Teksas Temsilcisi olarak görev yapıyor ve henüz kriptoyla ilgili bir yasa tasarısında oy kullanmadı. Teksas’taki seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi nedeniyle Menefee, kripto sektörünü “Kongre’yi kontrol etmek için milyonlarca dolar harcamakla” suçlayan uzun süreli Temsilci Al Green’e karşı ön seçimde yarıştı.

Ön seçimi kazanan Menefee, kasım ayındaki seçimlerde yeniden düzenlenen bölge sandalyesi için mücadele edecek.

4. Jasmine Clark (Demokrat): 4,21 milyon dolar

Georgia’da eyalet temsilcisi olan Demokrat Jasmine Clark, Georgia’nın 13. kongre bölgesini temsil etmek üzere adaylığını koydu. Clark, mart ayında Georgia’da sabit coin’ler için eyalet düzeyinde düzenleme ve lisanslama çerçevesi sağlayan yasa tasarısının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.

Clark mart ayındaki bir sosyal medya paylaşımında, “Kongre benzer düzenlemeleri değerlendirirken, dijital varlıkların geleceği temsil ettiğini ve bankacılık hizmetlerine erişimi olmayan topluluklar için gecikmiş finansal araçlar sunduğunu unutmamalıdır” ifadesini kullandı.

5. Adrian Boafo (Demokrat): 3,29 milyon dolar

Maryland Eyalet Temsilcisi olan Demokrat Adrian Boafo, Temsilciler Meclisi için yarışıyor. Boafo, mart ayında Maryland Genel Kuruluna eyalet kurumlarının dijital varlıklar üzerindeki belirli kısıtlamalarını yasaklayacak bir tasarı sundu ancak bu tasarı yasalaşmadı.

Boafo ayrıca ocak ayında Maryland’de kripto kullanımına ilişkin tavsiyelerde bulunmak üzere bir Dijital Varlık ve Blokzincir Teknolojisi Görev Gücü kurulmasını öngören yasa tasarısını Genel Kurula sundu. Yasa tasarısı Maryland Valisi Wes Moore tarafından onaylandı.

6. Randy Fine (Cumhuriyetçi): 1,67 milyon dolar

Cumhuriyetçi Temsilci Randy Fine, 2025 yılında Florida’da yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden seçilmek için yarışıyor. Fairshake’in Cumhuriyetçi ayağı olan Defend American Jobs, geçen yılki ara seçim sırasında Fine’ı desteklemek için 1,67 milyon dolar harcadı.

Fine, Genius ve Clarity yasalarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.

Ocak 2025’te yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, “Floridalılar kripto inovasyonu istiyor” değerlendirmesinde bulunan Fine, “yenilikçi istihdamı Amerika’da tutmak için” çalışacağını ifade etti.

7. James Walkinshaw (Demokrat): 1,01 milyon dolar

Demokrat Temsilci James Walkinshaw, geçen yıl Virginia’da eski Temsilci Gerry Connolly’nin yerine seçilmek üzere yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden aday oldu. Fairshake’in Demokrat kolu Protect Progress, ara seçim sürecinde Walkinshaw’u desteklemek amacıyla 1,01 milyon dolar harcadı.

Walkinshaw, Genius ve Clarity yasaları Temsilciler Meclisi’nde görüşülürken Kongre üyesi değildi. Ancak Haziran 2025’te yerel bir gazetede, blokzincir teknolojisinin kendi bölgesindeki ekonomiyi çeşitlendirebileceğini savunan bir makaleyi ortak yazar olarak kaleme aldı.

8. Jessica Hart Steinmann (Cumhuriyetçi): 771 bin 657 dolar

Trump’ın ilk başkanlık döneminde Adalet Bakanlığı’nda görev yapan Cumhuriyetçi Jessica Hart Steinmann, Teksas’ta bir bölgeyi temsil etmek için yarışıyor.

Kripto borsası Coinbase tarafından desteklenen ve adaylar ile seçilmiş yetkililerin kripto pozisyonlarını takip eden Stand With Crypto adlı savunma grubu, Steinmann’ın “dijital varlıkları düzenlemek için net yasal çerçeveleri” desteklediğini belirttiğini aktarıyor.

9. Houston Gaines (Cumhuriyetçi): 708 bin 828 dolar

Cumhuriyetçi Georgia eyalet temsilcisi Houston Gaines, Kongre için adaylığını koydu. Stand With Crypto’nun aktardığına göre Gaines, Genius ve Clarity yasalarını destekliyor.

10. Carlos De La Cruz (Cumhuriyetçi): 615 bin 885 dolar

Carlos De La Cruz, Teksas’taki bir kongre bölgesini temsil etmek üzere aday oldu. Stand With Crypto’nun aktardığı bilgilere göre Cumhuriyetçi aday De La Cruz, inovasyonu teşvik edecek net federal kuralları destekliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English