Asya
Rusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 20 Mayıs’ta Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda kapsamlı görüşmelere başladı. Liderler, enerji, ticaret, sanayi, yüksek teknoloji, turizm ve küresel düzen başlıklarının yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın geleceğini ele aldı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki görüşmeler 20 Mayıs’ta Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda başladı. Görüşmelerden önce Büyük Halk Salonu önündeki meydanda Xi ile Putin için resmi karşılama töreni düzenlendi.
Vladimir Putin’in konvoyu yerel saatle 11.05’te, Türkiye saatiyle 06.05’te meydana ulaştı. Putin’i burada Xi Jinping karşıladı. Kısa selamlaşmanın ardından iki lider, Rus ve Çin heyetlerinin üyeleriyle tek tek görüştü. Rus heyetinin sayısının Çin heyetinden yaklaşık üç kat fazla olduğu belirtildi.
Daha sonra iki ülkenin milli marşları çalındı. Rusya marşı top atışları eşliğinde seslendirildi. Ardından liderler askeri kıtanın ve meydanda kendilerini karşılayan çocukların önünden geçti. Çocuklar Çince olarak Vladimir Putin’e “Hoş geldiniz” diye seslendi. Orkestra “Podmoskovnye Veçera” adlı parçayı çaldı. Daha sonra liderler onur kıtasının ve askeri bandonun geçişini izledi.
Büyük Halk Salonu’ndaki görüşmeler ilk olarak dar formatta başladı. Xi Jinping konuşmasına, “Sayın Devlet Başkanı Putin, eski dostum, sizi resmi ziyaret kapsamında Çin’de görmekten memnuniyet duyuyorum” sözleriyle başladı.
Xi, “Uzun yıllardır sizinle yakın temaslarımızı sürdürüyoruz. Birlikte Çin-Rusya kapsamlı stratejik ortaklığı ve yeni dönemde stratejik işbirliğinin güçlenerek ve verimli biçimde gelişmesinin yönünü belirliyoruz” dedi.
Çin lideri, iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, adalet ve karşılıklı yarara dayalı işbirliği temelinde şekillendiğini söyledi. Xi’ye göre bu yaklaşım, “kaotik dünyaya istikrar ve öngörülebilirlik” kazandırıyor.
Xi ayrıca 2026 yılında Çin ile Rusya arasındaki ortaklık ve stratejik işbirliği ilişkilerinin kuruluşunun 30’uncu yılı ile İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın imzalanmasının 25’inci yılının kutlanacağını hatırlattı.
Xi Jinping, “Çin-Rusya ilişkileri adım adım bugünkü yüksek seviyeye ulaştı. Bu, siyasi karşılıklı güvenin ve stratejik işbirliğinin sürekli derinleştirilmesi sürecindeki sarsılmaz irademiz, çok yönlü işbirliğini genişletmedeki girişimciliğimiz ve uluslararası durumdaki türbülansa rağmen insanlığın ortak kader topluluğunu oluşturma amacıyla uluslararası adaleti savunmadaki cesaretimiz sayesinde mümkün oldu” diye konuştu.
Xi, mevcut uluslararası ortamda “tek taraflılığın ve hegemonya anlayışının yaygınlaştığını” söyledi. Bununla birlikte barış ve işbirliği arzusunun halkların ortak talebi olmaya devam ettiğini ifade etti.
Çin ile Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olarak ulusal yeniden canlanmayı sağlaması ve daha adil, daha makul bir küresel yönetişim sistemi inşa etmesi gerektiğini belirten Xi, bu sorumluluğun iki ülkeye özel önem yüklediğini kaydetti.
Vladimir Putin konuşmasına bir Çin atasözüyle başladı: “Bir gün görüşmeyince sanki üç sonbahar geçmiş gibi oluyor.”
Putin, “Sizi gerçekten görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Gerek şahsen gerek yardımcılarımız aracılığıyla sürekli temas halindeyiz. Geçen yıl burada İkinci Dünya Savaşı’ndaki Zafer’in 80’inci yıl kutlamalarına birlikte katılma fırsatı bulduğumuzu sıcak biçimde hatırlıyorum” dedi.
Putin ayrıca iki ülke arasındaki iyi komşuluk anlaşmasının 25’inci yılına değindi. Rusya Devlet Başkanı, Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerin “eşi benzeri görülmemiş derecede yüksek bir seviyeye” ulaştığını söyledi.
Putin, “Heyetimizde Rusya Federasyonu hükümetinin büyük bölümünün, iş dünyasının yöneticilerinin ve toplumsal ile eğitim kuruluşlarının temsilcilerinin yer alması tesadüf değil” ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı, dar formatlı görüşmelerde ekonomik başlıkların ele alınacağını belirtti. Putin, Rusya ile Çin arasındaki ticaret hacminin son 25 yılda 30 kattan fazla arttığını, birkaç yıldır da 200 milyar doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Putin, bunun “olumsuz dış faktörlere rağmen” gerçekleştiğini vurguladı.
Putin’e göre iki ülke arasındaki işbirliğinin lokomotifi enerji alanı oldu. Rusya Devlet Başkanı, “Ortadoğu’daki kriz ortamında Rusya güvenilir kaynak tedarikçisi rolünü koruyor, Çin ise bu kaynakların sorumlu tüketicisi olmayı sürdürüyor” dedi.
Putin, sanayi, tarım, ulaşım ve yüksek teknoloji alanlarındaki ortak projelerin de öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti.
Turizm alanına özel vurgu yapan Putin, iki ülke arasında 2025 yılında yürürlüğe giren vizesiz rejime dikkat çekti ve bu uygulamanın sürdürüleceğini söyledi.
Putin de Xi gibi Rusya ile Çin arasındaki dış politika koordinasyonunu dünyadaki başlıca istikrar unsurlarından biri olarak tanımladı. Putin, çok merkezli dünya düzeninin şekillendiği süreçte Rusya ile Çin’in kültürel ve medeniyet çeşitliliğini ve devletlerin egemen gelişim hakkına saygıyı savunduğunu ifade etti.
Vladimir Putin konuşmasının protokol bölümünün sonunda Xi Jinping’i 2027 yılında Rusya’ya davet etti.
Rus tarafında dar formatlı görüşmelere Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov, Başbakan Yardımcıları Tatyana Golikova, Aleksandr Novak, Yuri Trutnev ve Dmitriy Çernişenko, Kremlin İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin, Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov, Rusya’nın Çin Büyükelçisi İgor Morgulov, Maliye Bakanı Anton Siluanov ve Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina katıldı.
Görüşmelerde ayrıca Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Başkanı Dmitriy Şugayev, Savunma Bakan Yardımcısı Vasiliy Osmakov, Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller, Rosneft Yönetim Kurulu Başkanı İgor Seçin ile Rusya-Çin İş Konseyi Başkanı Gennadi Timçenko da yer aldı.
Dar formatlı görüşmelerin ardından geniş katılımlı görüşmelere geçileceği bildirildi. Daha sonra Putin ile Xi’nin belge imza törenine katılması ve basına açıklama yapması planlanıyor.
Program kapsamında Putin’in Dyaoyutay Devlet Konukevi’nde mühendis Peng Pay ile görüşeceği belirtildi. Putin’in, Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret sırasında Peng Pay’i çocuk yaşta gördüğü ifade edildi. Peng Pay’in Moskova Otomobil ve Yol İnşaatı Devlet Teknik Üniversitesi’nden mezun olduğu ve şu anda Çin’de mühendis olarak çalıştığı kaydedildi.
Putin daha sonra Büyük Halk Salonu’na dönerek Çin Devlet Konseyi Başbakanı Li Çiang ile görüşecek. Putin ile Xi ayrıca Rusya-Çin ilişkilerine adanan fotoğraf sergisinin açılışına ve resmi resepsiyona katılacak.
Resmi ziyaretin, gelenek haline gelen çay sohbetiyle sona ereceği belirtildi. Putin ile Xi’nin bu görüşmeyi Büyük Halk Salonu’nda gerçekleştireceği ifade edildi.
Asya
SoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak

SoftBank, yatırımcılara satılan en büyük yüksek getirili tahvil işlemlerinden biri olacak şekilde 11 milyar dolardan fazla borçlanmayı hedefliyor.
Yatırımcılara sunulan şartlara göre, Japon şirketi, önümüzdeki ay tamamlanması beklenen OpenAI yatırımının üçüncü dilimini finanse edecek bir anlaşmanın parçası olarak, kredi yatırımcılarına 10 milyar dolarlık ve 1 milyar avroluk tahvil satışı gerçekleştiriyor.
Tahvillerin fiyatının perşembe günü belirleneceği tahmin ediliyor.
SoftBank’ın bu son işlemi, yapay zeka alanında dünyanın en büyük yatırımcılarından biri olan şirketin halihazırda biriktirdiği borç yığınına ekleniyor.
Şirket, OpenAI’a ve daha geniş kapsamlı yapay zeka patlamasına yönelik yatırımlarını desteklemek için milyarlarca dolar borçlanmıştı.
Bu işlem, bu yıl büyük teknoloji grupları tarafından gerçekleştirilen ve kurumsal kredi piyasalarının sınırlarını zorlayan tahvil ihraç seline bir yenisini ekliyor.
Fakat bu ihraçlar çoğunlukla daha güvenli yatırım notu seviyesindeki borçlanma araçlarıyla sınırlı kalmıştı.
Konuya yakın kaynaklar, yatırımcılarla yapılan ilk görüşmelerin, vade süreleri 3,5 ila 7,5 yıl arasında değişen dolar cinsinden tahvillerin yüzde 9 ile 10 arasında getiri sunacağını gösterdiğini belirtti.
Finans direktörü Yoshimitsu Goto da dahil olmak üzere SoftBank’ın üst düzey yöneticileri, geçen hafta New York’taki Citi genel merkezinde yatırımcılarla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdi.
Kaynaklardan biri, işlemin pazartesi günü resmi olarak başlamadan önce 8 milyar dolardan fazla ön sipariş topladığını belirtti.
SoftBank, bu yılın başlarında OpenAI’a yapılacak yatırımları finanse etmek üzere Japon Mizuho Bankası da dahil olmak üzere çeşitli kredi kuruluşlarından 40 milyar dolara kadar köprü kredisi almak üzere bir anlaşma imzalamıştı.
Yatırımların Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında üç taksitte gerçekleştirilmesi planlanıyordu.
Anlaşma, SoftBank’ın sektörü desteklemek için kendi belirlediği borçlanma sınırlarını zorlamaya hazır olduğunun bir göstergesiydi.
Grup, normal koşullarda kredi-değer oranını yüzde 25’in altında tutmayı hedeflediğini belirtmişti; fakat FT’ye verdiği demeçte, bu sınırın gelecekte geçici olarak aşılabileceğini de ifade etmişti.
Bu ayın başlarında SoftBank, 15 Eylül’de köprü kredilerindeki 25,9 milyar dolarlık bakiyeyi geri ödeyeceğini ve anlaşmayı daha uzun vadeli borçlarla yeniden finanse edeceğini açıklamıştı.
Grup, yatırımcılara, Ekim ayında tamamlanması planlanan ve tahvil ihracıyla finanse edilecek olan OpenAI’a yönelik üçüncü yatırım diliminin, köprü kredi anlaşması kapsamında kalan 10 milyar dolarlık yedek kapasitenin iptal edilmesiyle birlikte gerçekleşeceğini bildirdi.
FT’nin haberine göre, OpenAI, bilgi işlem gücüne erişimini genişletmek için agresif yatırımlar yaptığı için 2030 sonuna kadar yaklaşık 280 milyar doları harcamayı bekliyor ve yatırımcılardan bu agresif harcama planlarını desteklemelerini istiyor.
Şirketin finansman sağlama kabiliyeti, çip üreticisi Nvidia ve Oracle dahil olmak üzere diğer teknoloji gruplarıyla imzaladığı anlaşmalar ağı için hayati önem taşıyor.
SoftBank’ın veri merkezi işinin gelecekteki gelirleri de OpenAI ile yapılan sözleşmelere bağlı.
Ocak ayında OpenAI ve SoftBank, yapay zeka girişiminin veri merkezleri kurulumunu desteklemek amacıyla yapılan bir başka anlaşma kapsamında, Japon holdingin kısmen sahibi olduğu altyapı şirketi SB Energy’ye 1 milyar dolar yatırım yapmayı kabul ettiklerini duyurdu.
SoftBank’ın tahvil ihraçının dolar cinsinden kısmı üç vadeye, avro cinsinden kısmı ise iki vadeye yayılacak.
Citi, Goldman Sachs, JPMorgan ve Morgan Stanley gibi kredi kuruluşları bu ihraçın pazarlanmasını üstleniyor.
Asya
Güney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, cuma günü yaptığı açıklamada ülkenin vatandaşlarını ve ulusal çıkarlarını Hürmüz Boğazı’nda koruma ihtiyacını vurguladı. Ancak ülkenin yurt dışındaki bir çatışmaya dahil olmasına yol açabilecek herhangi bir asker gönderiminin söz konusu olmayacağını söyledi.
Lee, televizyondan yayımlanan basın toplantısında, “Şunu açıkça belirtelim. Bir çatışmaya dahil olmamıza yol açacak hiçbir asker gönderimi olmayacak. Savaşa katılım veya müdahil olma söz konusu olmayacak” dedi.
Güney Kore lideri, “Herhangi bir savaşa dahil olmama ve müdahil olmama ilkesi bugüne kadar korundu ve bundan sonra da korunmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.
Devlet başkanının açıklamaları, Seul yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen artan baskı karşısında, kritik ticaret güzergâhında deniz ulaşımının serbestliğini güvence altına almak için “katkı” olarak adlandırdığı olası adımları değerlendirdiği bir dönemde geldi.
Güney Kore: Trump’ın itirazlarına rağmen ortak tatbikatlar devam ediyor
Güney Kore’nin bir saha inceleme ekibi, olası bir askeri görevlendirme hazırlıklarının işareti olarak değerlendirilen bir süreç kapsamında, Orta Doğu’daki genel güvenlik durumunu değerlendirmek üzere Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı ziyaretin ardından geçen hafta ülkeye döndü.
Lee, diğer ülkelerin yaptığı gibi Güney Kore’nin de bölgedeki vatandaşlarını, gemilerini ve ham petrol taşıma güzergâhını korumak için “en azından asgari düzeyde faaliyetler” yürütmesi gerektiğinin açık olduğunu söyledi.
Güney Kore’nin Çeonghae askeri birliğinin bölgedeki ilgili faaliyetleri yürütmek amacıyla görev kapsamını genişlettiğini belirten Lee, ancak “bu konuda önlemleri güçlendirme yollarını değerlendirdiğimiz ve düşündüğümüz de doğrudur” dedi.
Trump, Kim Jong Un ile yeni bir görüşme istiyor Kuzey Kore ise acele etmiyor
Kuzey Kore-ABD diyaloğu ihtimali
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yeniden diyalog kurulması ihtimali sorulan Lee, “Bu ihtimal göz ardı edilemez ancak bunun zor olacağı da açık” dedi. Lee, olasılığın ne kadar yüksek olduğunu belirleyemeyeceğini ifade etti.
Lee, “Bu ihtimali gerçeğe dönüştürmek için elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiği açık” dedi.
Yeniden başlayacak bir diyaloğun, Koreler arası ilişkilerin geliştirilmesi ve Kore Yarımadası’nda barış ve istikrarın sağlanması açısından önemli bir basamak olacağını belirten Lee, şunları söyledi:
“Kuzey Kore-ABD diyaloğunun yeniden başlaması, iki Kore arasındaki diyaloğun yeniden başlamasından çok daha kolay olacaktır ve iki Kore arasındaki görüşmelerin yeniden başlamasına yardımcı olacaktır.”
Lee ayrıca, “Kuzey Kore-ABD diyaloğunu mümkün kılmak için ön arabulucu olarak üzerime düşen rolü oynamaya devam ediyorum” dedi.
İç politikada düşen destek ve yeniden seçilme tartışması
Lee’nin göreve gelmesinden bu yana yedinci basın toplantısı, kamuoyu desteğinin son haftalarda yüzde 30’ların ortalarına kadar gerilediği bir dönemde gerçekleşti. Özellikle genç seçmenler arasında desteğin azalmasının başlıca nedenleri arasında hızla yükselen konut fiyatları ve diğer siyasi tartışmalar gösteriliyor.
İç meselelerle ilgili konuşan Lee, anayasa değişikliği yoluyla yeniden seçilmeye çalışmayacağını bir kez daha vurguladı. Ayrıca mevcut anayasa kapsamında yeniden seçilmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Televizyondan yayımlanan basın toplantısında Lee, “Yeniden seçilmeyi amaçlamadığımı bir kez daha açıkça ifade ediyorum” dedi.
Lee’nin açıklaması, muhalefet bloğunun, cumhurbaşkanının yeniden seçilmek istediği iddiasıyla niyetini açıklaması yönündeki çağrılarının ardından geldi. Ancak anayasanın ilgili maddesi, cumhurbaşkanlığı sisteminde yapılacak değişikliklerin, değişiklik sırasında görevde bulunan cumhurbaşkanına uygulanamayacağını öngörüyor.
Lee, “Anayasa değişikliği yoluyla yeniden seçilmem anayasal olarak mümkün değildir” dedi. Mevcut anayasanın eskidiğini belirten Lee, makul tartışmalar ve toplumsal uzlaşı yoluyla değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güney Kore, Trump’la yaptığı 350 milyar dolarlık anlaşmanın gereğini yerine getirecek mi?
ABD ile yatırım görüşmeleri
Lee, Seul yönetiminin Trump yönetimiyle 2025 yılında varılan daha geniş kapsamlı gümrük vergisi azaltma anlaşması kapsamında ABD’deki ilk yatırım projesini sonuçlandırmak için yürüttüğü görüşmelere de değindi.
Lee, hükümetin Washington ile anlaşmayı her iki ülkeye de fayda sağlayacak şekilde sonuçlandırmak için “yoğun bir tartışma” yürüttüğünü söyledi.
Konut piyasası ve ETF tartışması
Lee ayrıca kontrolden çıkan konut piyasasını istikrara kavuşturma taahhüdünü yineledi ve konut arzını hızla artırmak da dahil olmak üzere gerekli tüm önlemleri alacağını belirtti.
Devlet başkanı, tek hisse senedine dayalı kaldıraçlı borsa yatırım fonlarının (ETF) uygulanmasında politika eksiklikleri bulunduğunu da kabul etti.
Hükümet, mayıs ayında piyasaya sürülen bu fonların borsa oynaklığını artırdığı yönündeki yoğun eleştirilerin hedefi olmuştu.
Asya
Japonya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti

Japonya Merkez Bankası, enflasyon risklerine dikkat çekerek faiz oranını yüzde 0,25 artırdı ve politika faizini yüzde 1,25’e yükseltti.
Japonya Merkez Bankası (BoJ), faiz oranlarını 31 yılın en yüksek seviyesine çıkararak, Washington’dan gelen artan baskılar ve küresel enflasyonla mücadele sürecinin etkisiyle para politikasını normalleştirme sürecini hızlandırdı.
BoJ’un politika kurulu, 7’ye karşı 2 oyla faiz oranını yüzde 0,25 puan artırma kararı aldı. Böylece hedef politika faizi yaklaşık yüzde 1,25 seviyesine yükseldi.
Cuma günü açıklanan karar, piyasalar tarafından büyük ölçüde bekleniyordu. Bu adım, yükselen fiyatlar ve zayıf yenin Japon tüketiciler üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde geldi.
Ancak karar, yılın başlarında dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyelerine gerileyen yeni desteklemedi. Japon para birimi açıklamanın ardından sert biçimde değer kaybederek dolar karşısında 157 yen seviyesini aştı. Nikkei 225 hisse senedi endeksi ise yüzde 1,9 yükseldi.
Moody Analytics’in Asya-Pasifik Başekonomisti Stephen Angrick, “BoJ’un piyasa beklentilerini aşması her zaman zor olacaktı çünkü çeyrek puanlık faiz artışı neredeyse tamamen fiyatlanmıştı” dedi.
Faiz artışı, Avrupa Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) benzer adımlarının ardından geldi. Dünya genelindeki merkez bankaları, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği fiyat artışları ve yapay zekâ patlamasının ekonomik sonuçlarıyla mücadele ediyor.
Haziran ayında faizleri yüzde 1 seviyesine çıkaran BoJ, daha önce faiz artışlarını yaklaşık altı aylık aralıklarla gerçekleştirmeyi planladığını belirtmişti. Ancak daha hızlı sıkılaştırma süreci, Japon yetkililerin temmuz ve ağustos aylarında yeni desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği 96 milyar dolarlık döviz piyasası müdahalesinin ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in faiz artışlarının hızlandırılması yönündeki çağrılarının ardından geldi.
BoJ’un karar metnine eşlik eden açıklamalar, yönetim kurulunun ekim ayındaki toplantıda yeni bir faiz artışını değerlendirdiğine dair güçlü bir işaret vermedi. Nomura’nın döviz analistleri, karar öncesinde piyasanın art arda faiz artırımlarına düşük ihtimal verdiğini belirtti.
Financial Times’a konuşan analistler, kurulda karara karşı çıkan iki üyenin de Japonya Başbakanı Sanae Takaichi tarafından atandığına dikkat çekti. Takaichi, kamu harcamaları yoluyla ekonomik canlanmayı destekleyen politikaları savunuyor ve geçmişte daha sıkı para politikalarına yönelik eleştirilerde bulunmuştu.
Capital Economics’in Asya-Pasifik Başkanı Marcel Thieliant, “En şahin iki Yönetim Kurulu üyesinin gelecek temmuz ayında görevden ayrılmasıyla birlikte kurulun yapısı muhtemelen daha güvercin bir hale gelecek” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak analistlere göre bankanın açıklamalarındaki genel ton hâlâ şahin nitelikteydi ve aralık ayına kadar en az bir faiz artışı daha yapılması ihtimalini açık bıraktı.
Analistler, merkez bankasının yeni desteklemede kritik bir rol oynayacağı beklentisinin de BoJ üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Japonya, ithal enerji, gıda ve diğer hammaddelerin maliyetlerindeki artışlarla mücadele ediyor.
BoJ açıklamasında, önceki toplantılarda dile getirilen endişeler tekrarlandı. Buna göre, işletmeler arası işlemlerden kaynaklanan fiyat baskılarının “tüketici fiyatlarına yansımaya başlaması” nedeniyle temel enflasyonun bankanın yüzde 2’lik hedefinin üzerine çıkabileceği belirtildi.
ABD Merkez Bankası (Fed) de çarşamba günü, 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırarak oranı yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Bu gelişme, piyasalarda merkez bankaları arasında bir “faiz artırımı yarışı” yaşanabileceği endişelerini artırdı.
Bu durum, Japon yenindeki düşük faizlerden yararlanarak daha yüksek getirili varlıklara yatırım yapılmasına dayanan “yen carry trade” işlemleri açısından sonuçlar doğuracak.
Japonya’nın gösterge 10 yıllık devlet tahvili getirisi kararın ardından fazla değişmedi ancak hâlâ yaklaşık yüzde 3 seviyesinde işlem görüyordu. Bu, son 30 yılın en yüksek seviyesine yakın bir düzeydi.
Avrupa Merkez Bankası da geçen hafta faiz oranlarını 0,25 puan artırarak yüzde 2,5 seviyesine çıkarmıştı. Bu, bankanın bu yıl gerçekleştirdiği ikinci faiz artışıydı.
ABD Hazine Bakanı Bessent’in bu ay yaptığı ve Japonya Merkez Bankası’nın “doğru şeyi yapacağı” ve para politikasının gelişmelerin gerisinde kalmasına izin vermeyeceği yönündeki açıklamaları, BoJ Başkanı Kazuo Ueda üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Avrupa2 hafta önceKoçbaşı olarak AfD
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya1 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Washington’dan gelen hiçbir açıklamaya güvenemezsiniz
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Asya2 hafta önceİran ile Çin arasında milyarlarca dolarlık gizli ticaret ağı
Asya2 hafta önceYatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor












