Bizi Takip Edin

Asya

Yen dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 162 yen eşiğini aştı

Yayınlanma

Yen, gece saatlerinde dolar karşısında 161,96 seviyesini aşarak Aralık 1986’dan bu yana görülmeyen seviyelerde işlem gördü.

Pazartesi günü New York’ta kısa süreliğine 161,97 seviyesine dokundu ve salı günü Tokyo piyasası açılırken yaklaşık 161,92 seviyesine geri çekildi.

Yaklaşık bir haftadır Japon para birimi, kırk yılın en düşük seviyelerinin eşiğinde seyrediyor ve bu dip seviyeleri tekrar tekrar test ediyor.

Yen aynı zamanda analistlerin müdahale beklediği aralığın da oldukça içinde bulunuyor.

Maliye Bakanı Satsuki Katayama, hükümetin “kararlı adım” atmaya hazır olduğu uyarısında bulundu.

Piyasa, hükümetin yeni destekleme çabalarının yen üzerindeki etkisine kuşkuyla bakmayı sürdürüyor ve para birimi üzerindeki baskı istikrarlı biçimde devam ediyor.

Herhangi bir müdahalenin kısa vadede yeni bir ölçüde güçlendirmesi beklense de bazı yatırımcılar, para biriminin değer kaybını durdurmanın zor olacağına bahis oynuyor.

Endişeler büyük ölçüde maliye ve para politikasına odaklanıyor.

Japonya’nın politika faizi şu anda yüzde 1 seviyesinde bulunurken, ABD federal fonlama faizi yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında belirlenmiş durumda. ABD’de faiz artışı beklentileri güçlenirken, Japonya Merkez Bankası’nın faiz patikasının ise hâlihazırda fiyatlandığı düşünülüyor.

Yen, 3 Temmuz 2024’te 161,96 seviyesini görmüştü. Bunu müdahale izlemiş, Japon hükümeti para birimini desteklemek için yaklaşık 37 milyar dolar harcamıştı. Yen daha sonra dolar karşısında yaklaşık 140 seviyesine dönmüştü.

Nisan ayında Japon para birimi dolar karşısında 160,72 seviyesine ulaştı ve hükümet yeni destekleyici müdahalede bulundu; bildirildiğine göre yaklaşık 73 milyar dolar harcadı. Bu müdahalenin ardından para birimi dolar karşısında yaklaşık 155 seviyesine kadar geldi, ancak sonrasında yeniden zayıflayarak mevcut seviyelere geriledi.

Asya

Çin Komünist Partisi üye sayısı 101 milyonu aştı ancak üyeleri yaşlanmaya devam ediyor

Yayınlanma

Resmi veriler, dünyanın en büyük ikinci siyasi partisi olan Çin Komünist Partisi (ÇKP)’nin yaşlandığını gösteriyor; üyelerin neredeyse yüzde 30’u 61 yaş ve üzerinde.

Dünyanın en büyük ikinci siyasi partisine ilişkin resmi verilere göre, Çin Komünist Partisi’nin üye sayısı geçen yıl daha yavaş bir hızla arttı ve üyelerin ortalama yaşı yükselmeye devam etti.

Gelenek gereği veriler, partinin 1921’deki kuruluş tarihi olan 1 Temmuz’dan bir gün önce yayımlandı.

Partinin en üst düzey personel birimi olan Merkez Komitesi Örgüt Departmanı’nın salı günü yayımladığı rapora göre, partinin 2025 yılı sonu itibarıyla 101 milyon üyesi vardı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 1’lik artış anlamına geliyor.

Bu, en az beş yılın en düşük büyüme oranı oldu. Üye sayısındaki yıllık artış, üyeliğin yüzde 3,7 genişlediği 2021’den bu yana her yıl geriledi.

Rapora göre, üyelerin neredeyse yüzde 30’u 61 yaş ve üzerindeydi. Bu oran, en az beş yılın en yüksek seviyesi olurken, 2024’te yüzde 29’un biraz altındaydı.

Yaşlanma hızı da arttı. 2022’de kısa süreli bir düşüşün ardından, 60 yaş üstü üyelerin oranı istikrarlı biçimde yükseldi ve yalnızca 2023 ile 2025 arasında 1,43 puan arttı.

Aynı dönemde, 35 yaş ve altındaki üyelerin oranı geriledi. Bu yaş grubu 2025’te partinin yaklaşık yüzde 22’sini oluştururken, 2021’de bu oran neredeyse dörtte bire yakındı.

Bu eğilim, partinin gençleri üye yapmaya odaklanmasına rağmen devam ediyor. Nitekim 2025’te kabul edilen yeni üyelerin beşte dördünden fazlası 35 yaş ve altındaydı.

Partinin yaşlanması, Çin genelinde yaşanan daha geniş kapsamlı demografik krizle eş zamanlı ilerliyor. Ülkede doğum oranı düşük seyrediyor ve nüfus dört yıl üst üste azaldı. Bu durum, partinin Çin nüfusu içindeki payının da kademeli olarak artması anlamına geliyor: Parti üyeleri 2025 sonunda nüfusun yüzde 7,21’ini oluştururken, bu oran 2021’de yüzde 6,85’ti.

Kadınlar parti içinde hâlâ yeterince temsil edilmezken, 2025’te sınırlı artış kaydedildi. Kadınlar artık partinin yüzde 31,5’ini oluşturuyor; bu oran 2024’te yüzde 30,9’du.

Parti üyeleri aynı zamanda giderek daha eğitimli hale geliyor. Üniversite diploması veya daha yüksek eğitim derecesine sahip üyelerin oranı, 2024’teki yüzde 57,6 seviyesinden yüzde 59’a yükseldi.

Parti ayrıca geçen yıl iç ödül ve takdir uygulamalarını azalttı. 2024’te 175 bin taban örgütüne verilen takdir sayısı 108 bine düşerken, “seçkin” üye olarak ödüllendirilenlerin sayısı da bir önceki yılki 728 binden 583 bine geriledi.

Parti liderliği, “formalizm” olarak adlandırılan aşırı bürokrasiye karşı yıllardır süren bir kampanya yürütüyor. Bu kampanya 2025 boyunca yoğunlaştı ve bu yıl yetkililerin “doğru siyasi performans anlayışını” benimsemelerini hedefleyen yeni bir hamleyle devam etti. Bu kampanyanın gelecek ay sonunda tamamlanması bekleniyor.

Çin Komünist Partisi uzun süredir üye sayısı bakımından dünyanın en büyük siyasi partisi olarak görülüyordu. Ancak Hindistan’ın iktidardaki Bharatiya Janata Partisi, geçen eylül ayında 140 milyon üyeye ulaşarak Çin Komünist Partisi’ni geride bıraktığını ileri sürdü.

Çin Komünist Partisi’ne katılmak, mevcut üyelerin onayını, geçmiş ve siyasi incelemeleri ve kabul öncesinde deneme süreci kapsamında gözlemi gerektiriyor.

Parti üyeliği, Çin’in devlet kurumlarında ve kamu iktisadi teşebbüslerinde yükselmek için neredeyse bir ön koşul niteliği taşıyor. Büyük özel şirketlerdeki yöneticiler arasında da giderek daha yaygın hale geliyor.

Üyeler ileri yaşlara ulaşsa bile parti onları izlemeyi sürdürüyor. Çin Komünist Partisi 2022’de, “emekli yetkililer için parti inşası çalışmalarının güçlendirilmesine” ilişkin bir dizi yönerge yayımladı ve “emekli kadroların yeni katkılar sunmaları için örgütlenmesi ve yönlendirilmesi” çağrısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Asya

Hindistan’da Hamamböceği Partisi’nin protestoları sürüyor

Yayınlanma

Hindistan’da kendilerini “tembeller, işsizler ve kronik olarak haklılar” şeklinde tanımlayan Cockroach Janta Party (CJP) öncülüğündeki protestolar ikinci haftasını geride bırakırken, ünlü aktivist Sonam Wangchuk destek için açlık grevine başladı. Tıp fakültesi giriş sınavı sorularının sızdırılması nedeniyle Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını talep eden göstericiler, kabine revizyonuna odaklandı.

Hindistan’da gençlik hareketi olarak öne çıkan Cockroach Janta Party (CJP) liderlerinin başkent Yeni Delhi’de yürüttüğü oturma eylemi salı günü itibarıyla ikinci haftasına yaklaşırken, tanınmış aktivist Sonam Wangchuk de eğitim bakanının istifa etmesi talebiyle açlık grevine başladı.

Yeni Delhi’deki protestolar sürerken, hükümete yakın kaynaklar kabinede önemli değişikliklerin değerlendirildiğini aktarıyor.

Hindistan medyasında yer alan haberlerde ise Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın görevden alınabileceği ya da başka bir bakanlığa kaydırılabileceği belirtiliyor.

Geçen ay kurulmasının ardından birkaç gün içinde Instagram’da 22 milyon takipçiye ulaşan CJP, ulusal tıp fakültesi giriş sınavı sorularının sızdırılması gerekçesiyle Pradhan’ın istifasını talep ediyor.

Yeni Delhi’nin merkezindeki protesto alanında her gün yaklaşık 100 CJP destekçisi bir araya geliyor.

Bakan Pradhan’ın görevden alınması çağrısı içeren bir pankartın altında, toplumsal aktivist Sonam Wangchuk ile 30 yaşındaki parti kurucusu Abhijeet Dipke, Reuters ajansına yaptıkları açıklamada “Her geçen gün Hindistan’ın farklı bölgelerinden daha fazla insan buraya geliyor” ifadelerini kullandı.

Dipke, hükümetin kararını beklediklerini belirterek “Kabine revizyonu yapılacağına dair haberler var. Bu açıklama geldikten sonra bir sonraki adımımıza karar vereceğiz” dedi.

Eyleme destek veren Wangchuk, memleketi olan Himalayalar’daki Ladakh federal bölgesine eyalet statüsü verilmesi talebiyle geçen yıl düzenlenen ve şiddet olaylarına sahne olan protestoların ardından gözaltına alınmıştı.

“Altı haftalık açlık grevi ya da ölüm”

Platformdaki bir yatakta uzanan Wangchuk, yaşamını yitirmediği sürece altı hafta boyunca oruç tutacağını açıkladı.

Wangchuk “Ancak umarım işlerin bu noktaya varmasına gerek kalmaz. Demokrasilerde duyarlı bir hükümet halkın acılarını dinler ve umarım harekete geçerler” ifadelerini kullandı.

CJP, kendisini “tembellerin, işsizlerin ve kronik olarak haklıların” temsilcisi olarak tanımlıyor. Partinin internet ortamındaki hızlı yükselişi, 1,42 milyarlık nüfusunun yarısından fazlasını gençlerin oluşturduğu Hindistan’da, genç kuşak arasındaki huzursuzluğu yansıtıyor.

Resmi verilere göre Hindistan’da 15 yaş ve üzeri nüfusta işsizlik oranı 2025 yılında yüzde 3,1 olarak kaydedilse de bu oran 15-29 yaş grubunda yaklaşık yüzde 10’a ulaşıyor.

Kentlerde ise söz konusu oran yüzde 13,6’ya kadar yükseliyor.

Gençlerin tepkisini çeken bir diğer unsur ise 2,3 milyon adayın girdiği tıp fakültesi sınavının iptal edilmesine yol açan soru sızıntısı oldu.

Bu ay ikinci kez düzenlenen sınavda hükümet, soru kitapçıklarını taşımak için askeri uçakları görevlendirmiş ve sızıntının yayıldığını belirttiği mesajlaşma platformu Telegram’a erişimi geçici olarak engellemişti.

CJP’nin faaliyetleri, Başbakan Narendra Modi’nin liderliğindeki iktidar partisi BJP bünyesinde de tepkiyle karşılanıyor. BJP Genel Başkanı Nitin Nabin bu hafta yaptığı bir konuşmada, bu tür yapıların ülkeye zarar verdiğini ifade etti.

Nabin, konuşmasında “Bu virüs ve hamamböceği partileri ülkenin içini boşaltabilir. Bu tür insanlar Hindistan karşıtı bir çetenin parçasıdır ve onlara dersini yalnızca BJP kadroları verebilir” dedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Japon şirketlerine yönelik ihracat kısıtlamalarını genişletti

Yayınlanma

Çin, Japon şirketleri ve kuruluşlarının yer aldığı ihracat kontrol listesini genişletti. Bu adım, Pekin’in Başbakan Sanae Takaichi Sanae hükümetinin politikalarından kaynaklandığını savunduğu “yeni tür militarizmi” sınırlamaya yönelik son hamlesi oldu.

Pazartesi günkü karar, hem sivil hem de askeri amaçlara hizmet edebilecek “çift kullanımlı” ürünlerin Çin’den ihracatını kısıtlıyor. Bu karar, Japonya-Çin ilişkilerini son on yılı aşkın sürenin en kötü seviyesine sürükleyen gerilimdeki son tırmanış niteliğinde.

Pekin, Takaichi’nin geçen yıl Çin’in Tayvan’a müdahale etmesi halinde Japonya’nın bölgesel bir çatışmaya askeri olarak dahil olabileceği yönündeki sözlerine tepki göstermişti. Çin, Takaichi yönetimini defalarca “saldırgan yeniden silahlanma” ile ve Japonya’nın pasifist anayasasını ihlal etmekle suçladı.

Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu iddia eden Takaichi ise açıklamalarını geri çekmeyi reddetti.

İhracat kontrol listesine eklenen Japon şirketler arasında Mitsubishi Electric ve Mitsubishi Heavy Industries’in iştirakleri de bulunuyor. Kısıtlamalar, Japon hükümetine bağlı bazı araştırma kuruluşlarını da kapsayacak. Bunlar arasında Ulusal Savunma Araştırmaları Enstitüsü de yer alıyor.

Çinli ihracatçıların, kısıtlı listedeki kuruluşlara satış yapması yasaklandı. Yabancı kuruluşların veya bireylerin de Çin’de üretilmiş ya da Çin menşeli çift kullanımlı ürünleri satması yasaklandı.

Çin, listeyi son olarak şubat ayında 40 şirketi kapsayacak şekilde genişletmişti.

Genişletilen ihracat kontrol listesine paralel olarak, Çin Ticaret Bakanlığı pazartesi günü 20 Japon şirket ve kuruluşunu izleme listesine aldı. Bu, söz konusu şirketlerin potansiyel çift kullanımlı teknolojilerle bağlantılı her konuda daha yakından denetleneceği anlamına geliyor. Listede Fujitsu, Mitsui E&S, Hitachi, Komatsu ve Terra Drone’un iştirakleri bulunuyor.

Çin Ticaret Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Japonya pişmanlık göstermemiş, aksine yanlış yolda daha da ilerleyerek yeni tür militarizmini hızlandırmış, yeniden silahlanmayı süratlendirmiş, saldırı silahları konuşlandırmış ve denizaşırı ülkelere saldırı füzeleri yerleştirmiştir,” ifadelerini kullandı.

Geçen hafta Çin Dışişleri Bakanlığı da Japonya’nın ölümcül silah ihracatına yönelik kendi koyduğu yasağı kaldırma kararına ve Pekin’in bölgesel istikrara tehdit olarak nitelendirdiği “muharebe kabiliyetine sahip” bir askeri sistem inşa etme çabalarına dikkat çekti.

Pazartesi günü Japonya hükümetinin en üst düzey sözcüsü, Çin Sahil Güvenlik gemilerini Tayvan’ın doğusundaki bir bölgede Japonya’nın münhasır ekonomik bölgesi içinde zaman zaman seyretmekle suçladı ve gemilerin “bu sulara ilişkin tek taraflı iddialarda” bulunduğunu söyledi.

Japonya Kabine Baş Sekreteri Kihara Minoru, “Çin’in bu tür faaliyetleri Japonya açısından kabul edilemez ve diplomatik kanallar aracılığıyla defalarca protestoda bulunduk,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English