Bizi Takip Edin

Amerika

ABD stratejik petrol rezervlerinde tarihi yıpranma

Yayınlanma

ABD Hükümet Hesap verebilirlik Ofisi raporuna göre, Washington yönetimi 2022 yılında Ukrayna savaşı sonrası küresel enerji piyasalarını dengelemek amacıyla tarihinin en büyük acil petrol arzını gerçekleştirdi. Raporda, toplam 180 milyon varili bulan bu tahliyenin ülkenin stratejik petrol rezervlerindeki yaşlanan altyapı üzerinde ciddi hasara yol açtığı ve operasyonel kapasiteyi düşürdüğü belirtiliyor.

Rus haber ajansı Sputnik’in ABD Hükümet Hesap verebilirlik Ofisi (GAO) tarafından hazırlanan yakın tarihli bir rapor üzerinde yaptığı analiz, Washington yönetiminin 2022 yılında ülke tarihindeki en büyük ve en uzun süreli acil ham petrol satışını gerçekleştirdiğini ortaya koydu.

Ukrayna’da başlayan savaşın ardından küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaları ve arz aksaklıklarını hafifletmeyi amaçlayan bu operasyon kapsamında stratejik rezervlerden piyasaya toplam 180 milyon varil ham petrol sunuldu.

Rapora göre 180 milyon varillik bu tahliye, karar alındığı dönemde yaklaşık 580 milyon varil olan toplam stokun yüzde 31’ine denk geliyor. Söz konusu büyük çaplı satış, rezerv seviyesinin Temmuz 2023 itibarıyla 347 milyon varile kadar gerilemesine neden oldu.

Analiz edilen raporda, tahliye işleminin günlük maksimum tasarım kapasitesi olan 4,4 milyon varilin yüzde 20’sinin biraz üzerinde bir hızla gerçekleştirilmesine rağmen, stratejik rezervlerin yaşlanan altyapısı üzerinde sürekli ve yoğun bir baskı oluşturduğu kaydedildi.

Sürecin yarattığı bu yük nedeniyle bakım ekiplerinin sızıntı yapan boru hatları ve ham su pompaları için sık sık acil onarım çalışmaları yürütmek zorunda kaldığı ifade edildi.

Uygulanan acil tahliye programının, rezervlerin iyileştirilmesi için yürütülen 1,4 milyar dolarlık altyapı modernizasyon projesini de olumsuz etkilediği bildirildi. Bu kapsamda projenin kapsamının daraltıldığı ve bazı ana depolama sahalarında aşınmalar meydana geldiği aktarıldı.

Söz konusu yıpranmanın, Mart 2026’da İran ile yaşanan gerilim gerekçesiyle gerçekleştirilen 172 milyon varillik bir başka acil satış dalgasıyla daha da derinleştiği belirtiliyor.

Bu son tahliyenin, rezerv seviyesini Haziran 2026 itibarıyla 331,2 milyon varile düşürerek Haziran 1983’ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerilettiği kaydedildi.

Küresel enerji krizinin sürmesi halinde stokların 250 milyon varilin altına inebileceği, bunun da rezervleri Ağustos 1982’den bu yana en düşük düzeye çekeceği öngörülüyor.

Raporda, devam eden modernizasyon çalışmaları ve ertelenen bakım faaliyetleri nedeniyle stratejik petrol rezervinin fiili petrol çekme kapasitesinin tasarım oranının yüzde 61’ine, geri dolum kapasitesinin ise yüzde 56’sına kadar gerilediği vurgulandı.

Diğer yandan ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından çarşamba günü yayımlanan veriler, ülkedeki ticari ham petrol stoklarının 26 Haziran ile biten haftada, yerel rafinerilerden gelen güçlü talep nedeniyle 2018’den bu yana en düşük seviyesine gerilediğini gösterdi.

Açıklanan resmi verilere göre, ticari ham petrol stokları söz konusu haftada 3,8 million varil azalarak 408,4 milyon varile geriledi.

Bu miktar, Eylül 2018’den bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Veriler ayrıca, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili öncesinde benzin stoklarında da düşüş yaşandığına işaret etti.

Amerika

Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor

Yayınlanma

ABD yönetiminin, yeni yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik standartlar oluşturmak amacıyla teknoloji şirketleriyle aktif görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Beyaz Saray, ulusal güvenlik gerekçesiyle en gelişmiş sistemlerin sınırlarını ve kimlerin erişimine açılacağını belirlemeyi hedefliyor.

ABD hükümeti, yeni yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik standartlar oluşturmak amacıyla sektörün önde gelen geliştiricileriyle aktif görüşmeler yürütüyor.

Financial Times gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, yetkililer ile teknoloji şirketleri arasındaki bu temaslar, Donald Trump yönetiminin yeni yapay zeka modellerinin çıkış sürecine müdahale etmesinin ardından hız kazandı.

Haziran ayı başında ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka geliştiricilerine yeni ürünlerini piyasaya sürmeden 30 gün önce gönüllü olarak hükümetin incelemesine sunma çağrısı yapan bir kararname imzalamıştı.

Bloomberg’in aktardığı bilgilere göre, OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman geçen hafta çalışanlarına yaptığı açıklamada, hükümetin kendilerinden yeni GPT-5.6 modelini genel kullanıma sunmadan önce yalnızca sınırlı bir ortak grubunun erişimine açmalarını talep ettiğini bildirdi.

Hükümetin en gelişmiş modellerin yetenekleri konusunda giderek daha fazla endişe duyduğunu belirten Altman, resmi makamların tutumuyla aynı fikirde olmasalar bile yeni modellerin güvenliği ve sınırlamaları konusunda Trump yönetimiyle işbirliği yapmaları gerektiğini vurguladı.

Yapay zeka alanındaki kısıtlamalar daha önce diğer sektör temsilcilerini de etkilemişti.

Yapay zeka şirketi Anthropic, hükümetin ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı ülke vatandaşlarının erişimini sınırlama talimatı vermesinin ardından en gelişmiş iki ürünü olan Mythos 5 ve Fable 5’e yurt dışından erişimi kapatmıştı. Şirket daha sonra yaptığı açıklamada, yetkililerin Claude Mythos 5 modeline yönelik kısıtlamayı kısmen gevşeterek güvenilir ABD kuruluşlarının erişimine izin verdiğini duyurmuştu.

Son olarak ABD Ticaret Bakanlığı, her iki model üzerindeki ihracat kontrolünü kaldırarak yabancıların da erişimine onay verdi.

Sürece yakın kaynaklardan biri, standartların belirlenmesinde ve denetlenmesinde Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi ile Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) belirleyici rol oynayacağını aktardı.

Bir diğer kaynak ise yetkililerin yurt içinde ve yurt dışında kimlerin bu gelişmiş modellere erişebileceğini netleştireceğini ifade etti.

Görüşmelerde geliştiriciler ile Beyaz Saray’ın, modellerin inceleme sürelerini ve bir modelin hangi eşikten sonra en yüksek yeteneğe ve dolayısıyla en büyük risk düzeyine sahip “çığır açıcı” sınıfa dahil edileceğini tartıştığı belirtiliyor.

Teknik ekiplerin son bir hafta boyunca hükümet yetkilileriyle düzenli olarak bir araya geldiği kaydedildi.

Beyaz Saray’ın yeni standartları önümüzdeki hafta açıklaması bekleniyor ancak kaynaklar, konsensüs sağlanamaması durumunda bu tarihin ertelenebileceğine işaret ediyor.

Süreçte Google firmasının da gelişmiş kodlama modellerini piyasaya sürmeden önce hükümetle görüşmeler yürüttüğü ve sektörel standartların tartışılmasına katıldığı aktarıldı. OpenAI, Anthropic ve Google konuya ilişkin spesifik soruları yanıtsız bıraktı.

OpenAI CEO’su Altman, daha önce Financial Times’a verdiği demeçte yapay zekanın düzenlenmesi için küresel bir yapının kurulması önerisinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Microsoft binlerce çalışanını işten çıkarmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Microsoft’un gelecek hafta şirket genelinde, satış ve mühendislik birimleri ile Xbox oyun organizasyonunu da kapsayan binlerce kişilik işten çıkarma planı hazırladığı bildirildi. Şirketin yapay zeka altyapısına yönelik yüksek harcamalarını dengelerken personel sayısını bu yıl hafif azaltmayı hedeflediği aktarıldı.

Microsoft’un gelecek hafta şirket genelinde binlerce çalışanı işten çıkarmayı planladığı bildirildi. Konuya ilişkin bilgi sahibi olduğu belirtilen bir kişinin The Information portalına aktardığına göre işten çıkarmalar satış ve mühendislik birimlerinin yanı sıra, daha önce de işten çıkarma hazırlıklarıyla gündeme gelen Xbox oyun organizasyonunu da kapsayacak.

Microsoft, mali yılının salı günü sona ermesinin ardından işten çıkarmalara gitmeyi geleneksel olarak bu dönemde gerçekleştiriyor.

Şirket geçen yıl temmuz ayında 9 binden fazla çalışanını işten çıkarmış, bundan yalnızca birkaç ay önce de 6 bin kişiyi işten çıkarmıştı.

Kaynak, bu yıl planlanan işten çıkarmaların geçen yıla kıyasla belirgin ölçüde daha sınırlı olmasının beklendiğini söyledi.

Aynı kişi, bunun nedenlerinden birinin Microsoft’un yılın başlarında emeklilik yaşına yaklaşan çalışanlar için gönüllü ayrılma programı uygulamaya koyması olduğunu aktardı. Ancak prim usulü çalışan satış personelinin bu programa dahil edilmediğini de ekledi.

Planlanan işten çıkarmaların, Microsoft’un hem kendi yapay zeka uygulamalarını hem de müşterilerine sunduğu yapay zeka hizmetlerini eğitmek ve çalıştırmak için ihtiyaç duyduğu veri merkezlerine yaptığı eşi görülmemiş yatırımların maliyetini dengeleme hedefiyle gündeme geldiği belirtildi.

Geçen yıl gerçekleştirilen kapsamlı işten çıkarmalara rağmen şirketin çalışan sayısı 2024 ile 2025 arasında yaklaşık 220 bin düzeyinde sabit kaldı.

Microsoft, bu yılın başlarında satış başta olmak üzere bazı departmanlarda işe alımları dondurmuştu.

Mali İşler Direktörü Amy Hood da nisan ayında yaptığı açıklamada, şirketin çalışan sayısının geçen yılın aynı dönemine göre bir miktar azaldığını ve gelecek yıl da personel sayısının hafif düşmesinin beklendiğini söylemişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Demokrat Parti içindeki sol dalga Colorado’ya ulaştı

Yayınlanma

Colorado eyaletindeki ön seçimlerde sol adayların elde ettiği zaferler, Demokrat Parti içindeki ideolojik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kongre’nin deneyimli isimlerinin yenilgisiyle sonuçlanan bu süreç, partinin gelecekteki yönü konusunda merkez sol ile ilerici kanat arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor.

Demokrat Parti siyasetinde etkisini gösteren sol dalga Salı günü Colorado eyaletine ulaştı. Ön seçimlerde, uzun süredir Temsilciler Meclisi üyeliği yapan Demokrat Diana DeGette yarışı kaybederken, Senatör Michael Bennet’ın da eyalet valiliği adaylığı hedefleri son buldu.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından Demokratlar, partinin bundan sonra nasıl bir yön izlemesi gerektiğine dair acil sorular sormaya başladı.

Sol kanattan yükselen sesler, statükoya meydan okuyan adayların daha ilerici politikalara, şirket çıkarlarına karşı daha mesafeli bir duruşa, İsrail’in eylemlerine yönelik daha güçlü kınamalara ve Başkan Donald Trump’a karşı daha kararlı bir muhalefete yönelik toplumsal talebi karşıladığını belirtiyor.

Bu dünya görüşüne göre, Washington’daki Demokrat liderler çekingen ve etkisiz bir siyaset izliyor.

Merkez soldaki şüpheci isimler ise sol kanadın, özellikle de Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) üyesi adayların, Demokratların güçlü olduğu bölgelerde ön seçimleri kazansalar dahi ılımlı seçmenleri partiden uzaklaştırarak seçim yenilgilerine zemin hazırladığını ifade ediyor.

Bu çevreler, solun yükselişinin Cumhuriyetçilerin eline siyasi koz vermesinden çekiniyor.

Donald Trump da solun bu yükselişinden siyasi fayda sağlamaya çalışan isimler arasında yer alıyor.

Çarşamba günü Kuzey Dakota’da konuşan Trump, ABD’nin istisnai yapısının korunması gerektiğini vurgulayarak “Komünistlerin yolumuza çıkmasına izin vermeyeceğiz. Çok sevimsiz bir grup” ifadesini kullandı.

Bu sözler, Trump’ın hafta başında verdiği mesajları destekler nitelik taşıyor. Trump, Pazartesi günü Oval Ofis’te gazetecilere yaptığı açıklamada sol adaylara değinerek “Kulağa hoş geldiği için ‘sosyal demokrat’ ifadesini kullanıyorlar ancak aslında bahsettiğiniz şey komünizmdir” dedi.

Benzer eleştiriler Trump’ın müttefikleri tarafından da dile getiriliyor. ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Demokrat Parti’nin eski Başkan John F. Kennedy dönemindeki yapısından çok uzaklaştığını belirtti.

Mullin, partinin artık “kendisini açıkça sosyalist bir komünist olarak tanımlayan Bernie Sanders’ın” partisi haline geldiğini söyleyerek “Bu, ülkenin temelleriyle uyuşmuyor” değerlendirmesini yaptı.

Sanders uzun süredir kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor ancak kendisi bir komünist olmadığı gibi resmi olarak Demokrat Parti üyesi de değil.

Demokratik sosyalizm ile komünizm arasındaki temel farklar incelendiğinde, komünistlerin genel olarak özel mülkiyetin kaldırılmasını ve tek partili bir devlet yapısının kurulmasını savunduğu görülüyor.

Bu unsurların hiçbiri ne Sanders’ın ne de genel anlamda demokratik sosyalizmin hedefleri arasında yer alıyor.

Parti içindeki görüş ayrılıkları Colorado seçimleriyle belirginleşti

Ancak bu ideolojik ayrım, özellikle Colorado’daki ön seçim sonuçları dikkate alındığında, ılımlı Demokratlar için teselli edici bir anlam taşımıyor. Eyalet valiliği ön seçimlerinde Bennet, eyaletin Adalet Bakanı Phil Weiser karşısında yenilgiye uğradı. Weiser bir demokratik sosyalist olmasa da Trump’a karşı daha kararlı bir mücadele yürütme taahhüdünde bulunmuştu.

Colorado’nun 1. Seçim Bölgesi’nde ise daha keskin bir tablo ortaya çıktı. Bu bölgede DeGette, Amerika Demokratik Sosyalistleri üyesi olan 29 yaşındaki Melat Kiros karşısında seçimi kaybetti. DeGette, kürtaj haklarının güçlü bir savunucusu ve çevre koruma politikalarının destekçisi olarak partinin ilerici kanadına yakın bir profil çiziyordu.

Ancak İsrail meselesi, DeGette ile Kiros arasındaki en büyük yol ayrımını oluşturdu. Kiros, Kasım 2023’te sosyal medyada paylaştığı bir mesajın ardından çalıştığı hukuk firmasındaki işini kaybetmişti.

Kiros, söz konusu paylaşımında Filistinli silahlı grupların eylemlerini “şiddet içeren sömürgeciliğe karşı şiddetli direnişin bir belirtisi” olarak nitelendirmiş ve İsrail devletinin ortadan kaldırılmasına yönelik çağrıların neden antisemitizm olarak kabul edildiğini sorgulamıştı.

Kiros ayrıca “İsrail hükümetinin, Filistin halkına karşı işlediği suçları savunmak ve kendisine yönelik her türlü direniş veya eleştiriyi bastırmak için antisemitizmi bir silah haline getirdiğini” belirtmişti.

İsrail politikası ön seçimlerde belirleyici bir sınava dönüşüyor

Kiros’un DeGette karşısında elde ettiği zafer, bir önceki hafta New York’un 10. Seçim Bölgesi’nde yaşanan ön seçimlerle büyük benzerlik gösteriyor. New York’ta eski DSA üyesi Brad Lander, Temsilciler Meclisi Üyesi Dan Goldman’ı geride bırakmıştı.

Goldman da tıpkı DeGette gibi genel olarak sol eğilimli bir siyasetçi olmasına rağmen İsrail’i geniş ölçüde destekleyen bir çizgiye sahipti.

Birçok Demokrat seçmen için, Gazze’ye yönelik operasyonların ardından İsrail’e karşı takınılan tavır ahlaki bir sınav niteliği kazandı.

DeGette, Çarşamba günü yayımladığı video mesajında Kiros’u tebrik etti. Kendisini uzlaşıya açık ve yasama çalışmalarında karşı tarafla işbirliği yapmaya hazır bir siyasetçi olarak tanımlayan DeGette “Ne yazık ki mevcut zehirli siyasi iklimimizde bu tür siyasetçilere artık pek yer kalmamış görünüyor” dedi.

Bu sırada parti içindeki geniş kapsamlı tartışma giderek artıyor. İlerici Politika Enstitüsü Başkanı Will Marshall, Kiros’un zaferinin partinin sol kanadı tarafından sosyalist hareketin durdurulamaz olduğunun bir kanıtı olarak kutlanacağını belirterek “Bu durum aslında daha dar bir gerçeği kanıtlıyor: Seçmenler mevcut görev sahiplerine karşı bir tutum içinde” değerlendirmesini yaptı.

Marshall ayrıca Amerikalıların yüzde 58’inin Demokratları fazla liberal bulduğunu, partinin ihtiyaç duyduğu işçi sınıfı seçmenlerinin ise göç, suç ve kültürel konularda ılımlı veya muhafazakar bir eğilim sergilediğini ifade etti.

Sol kanat ise durumu tamamen farklı bir pencereden değerlendiriyor. Son dönemdeki zaferlerin örgütlenmesinde önemli rol oynayan sol eğilimli “Adalet Demokratları” (Justice Democrats) adlı kuruluş, Kiros’un başarısını halkın bağışçılara ve lobilere karşı kazandığı bir zafer olarak nitelendirdi.

Kuruluşun direktörü Alexandra Rojas, Kiros’un zaferinin Demokrat seçmenlerin gücünü ortaya koyduğunu belirterek seçmenlerin “fiyatları yükselten şirketlere, bitmek bilmeyen savaşlardan ve soykırımdan kâr sağlayan savaş lobilerine ve toplulukları terörize eden göçmenlik teşkilatına karşı mücadele edecek lider taleplerinin karşılık bulduğunu” söyledi.

Bu sonuç, New York’ta geçen hafta iki DSA üyesinin ve eski üye Lander’ın kazandığı başarıların ardından gelen son zafer oldu. New York’aki ön seçimlerde toplumsal örgütlenme uzmanı Darializa Avila Chevalier, Kongre Hispanik Grubu Başkanı olan Temsilciler Meclisi Üyesi Adriano Espaillat’ı geride bırakmıştı. Claire Valdez ise emekliye ayrılacak olan Temsilciler Meclisi Üyesi Nydia Velázquez’den boşalacak koltuk için yürütülen yarışı kazandı.

Tüm bu seçim bölgelerinin yoğun şekilde Demokrat seçmen ağırlıklı olması, Kasım ayındaki seçimlerin ardından Temsilciler Meclisi’ne yeni DSA üyelerinin girmesini kesinleştiriyor. Bu durum Cumhuriyetçiler ve ılımlı Demokratlar için kaygı verici bir tablo oluştururken, sol kanat için yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.

Geçen haftaki New York ön seçimlerinin dikkat çeken isimlerinden biri olan Avila Chevalier, Çarşamba günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda Kiros’u tebrik ederek “Kongre’de sizinle birlikte demokratik sosyalist gücü inşa edecek olmaktan büyük heyecan duyuyorum” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English