Bizi Takip Edin

Avrupa

AB savaş ekonomisine geçme hazırlığındayken tüm yetki Brüksel’e

Yayınlanma

Batılı hükümetlerin Ukrayna’ya silah ve mühimmat sevkiyatını hızlandırması ve AB’nin desteğinin ‘gerektiği sürece’ devam edeceğine dair tekrarlanan taahhütler, şu ana kadar talebi karşılayamayan Avrupa savunma sanayisini zorluyor.

Sektörün mühimmat üretimini artırmasına yardımcı olmak amacıyla Avrupa Komisyonu bu ayın başlarında Mühimmat Üretimini Destekleme Yasasını (ASAP) sundu.

Fakat Euractiv’e konuşan bazı AB diplomatlarına göre AB’nin desteği memnuniyetle karşılanmakla birlikte bazı üye ülkeler Brüksel’in fazla müdahaleci olabileceğinden endişe ediyor.

İki AB diplomatı, AB üye ülkeleri ve Avrupa Komisyonu’nun, endüstrilerin üretim kapasitesi hakkında bilgi paylaşımında doğru şeffaflık dengesini bulmaları gerektiğini söyledi.

Tüm iktidar Brüksel’e

Üye devletler, AB yürütme organının, hassas endüstri bilgilerinin uygun şekilde korunacağına dair çok az garanti ile kendisine geniş kapsamlı yetkiler vermesinden endişe duyuyor.

Brüksel’in hazırladığı teklife göre Avrupa Komisyonu, mühimmat endüstrilerinin üretim kapasitesiyle ilgili gizli bilgilerine erişebilecek. Komisyon daha sonra şirketin mevcut üretim kapasitesi, beklenen tıkanıklıklar, tedarik zinciri unsurları, stoklar veya belirli ürünlere erişimdeki zorluklarla ilgili veriler de talep edebilecek.

Komisyon’un teklif metninde, “Bu haritalama temelinde, Avrupa Komisyonu, (…) üretim kapasitelerini ve tedarik zincirlerini sürekli olarak izleyecek ve pazar talebinin beklenen gelişimine cevap verme yeteneklerini değerlendirecektir,” yazıyor.

Bir şirketin üretim malzemesi ve kapasitesinin bu haritası genellikle gizli tutulur ve yabancı hükümetlerden, uluslararası kuruluşlardan ve rakiplerden korunur.

Komisyon’un niyeti şüphe uyandırıyor

Şimdi asıl sorunun bu izinsiz bilgilerin nasıl kullanılacağı, güvence altına alınıp alınmayacağı ve rakipler ve diğer başkentlerle paylaşılıp paylaşılmayacağı olduğunu belirten bir AB diplomatı, üye ülkelerin verileri paylaşmayı kabul etmeden önce güvencelere ihtiyaç duyacaklarını söyledi.

AB diplomatları ve sektör temsilcileri, Avrupa Komisyonu’nun bu bilgileri nasıl ve neden kullanmayı planladığının net olmadığını belirtiyorlar.

Bu hamle ile birlikte Avrupa Komisyonu’na üretimin artırılmasına yardımcı olmak üzere kıtadaki üretim kapasitelerini denetleme yetkisi vermek amaçlanıyor.

Üye devletlerin bu endişesi, daha önce de savunma ile ilgili araştırma ve geliştirmede işbirliğini artırmak için oluşturulan Avrupa Savunma Fonu (EDF) çerçevesinde dile getirilmişti. 

Sektör kaynakları, bazen şirketlerden bu tür projelerde çalışanların listesini vermelerinin istendiğini, fakat bu hassas bilgilerin gizli kalacağına dair çok az garanti verildiğini ve bu tür hareketlerin amacının belirtilmediğini vurguluyorlar.

Üretimi örgütleme hakkı da Komisyon’a devrediliyor

Teklife göre Avrupa Komisyonu, Avrupa mühimmat endüstrisine öncelik dereceli siparişler verme hakkını da kendisine tanıyacak.

Örneğin metinde şu ifadeler yer alıyor: “Komisyon, ilgili teşebbüsün kurulduğu Üye Devlete danıştıktan sonra ve onun mutabakatıyla, öncelik dereceli bir sipariş verme niyetini Üye Devlete bildirebilir.”

Euractiv‘e konuşan endüstri kaynakları, üye ülkelerin konuya müdahil olmasının bir güvence teşkil edeceğini ve bu tür bir karardan korunacaklarını umduklarını söylediler.

Bir başka sorun da, önerilen mevzuat uyarınca üreticilerin, mühimmat ve bileşenlerini, kuruldukları ülkelerin hükümetlerinin ön izni veya gözetimi olmaksızın ihraç edebilecek olması. Bir AB diplomatına göre bu durum emsal teşkil edeceğinden, endüstrilerin yetkilerini kötüye kullanmalarını önlemek amacıyla dikkatle değerlendirilmek durumunda.

Avrupa Birliği’nin birçok ülkesinden ve Brüksel’den yöneticiler, özellikle Ukrayna savaşına desteğin devam edebilmesi için AB’nin bir tür ‘savaş ekonomisi’ne geçmesi gerektiğini açıklamışlardı. Bkz. AB’den ‘savaş ekonomisi’ planı

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English